Kas
13
2018
--

İlhan Berk’in “Mısırkalyoniğne Günlüğü” UPAS Yayın’da…


İlhan Berk’in Mısırkalyoniğne adlı şiir kitabı için kaleme aldığı günlükleri http://upas.evvel.org/?p=430 adresinden okuyabilirsiniz. Bu günlük parçaları, İlhan Berk’in kurguladığı şiirsel alan derinliğinin sınırlarını sezmek ve ‘Mısırkalyoniğne’ için ‘doğru yan okumalar’ sağlamak adına önemli işaretler taşıyor.
(Ayrıca bkz: ilhanberkiğne)


(Ayrıca bkz: İLHANBERKİĞNE)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “İlhan Berk” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
12
2018
--

İLHANBERKİĞNE (Zafer Yalçınpınar)

İLHANBERKİĞNE, Zafer Yalçınpınar
UPAS Yayın/Anlatı, Ağustos 2018, 20 Sayfa
Okumak için: bit.ly/ilhanberkigne


2018 yılı, İlhan Berk’in doğumunun yüzüncü, ölümünün ise onuncu yılı olma özelliğini taşıyor. Zafer Yalçınpınar tarafından kaleme alınan İLHANBERKİĞNE, İkinci Yeni’nin “uç beyi” olarak tanınan İlhan Berk’in poetikasına dair izlenimleri, felsefi yaklaşımları ve çeşitli efemeraları içeriyor.



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
01
2018
--

Şiir: “Çan Sesleri”

Çan Sesleri

kendimden sonraki gökyüzü
ölülere makyaj yapan adam
ormanın içinde bir açık deniz
gizil ve kuyulaşmış aile evleriniz
çomarlar krallığı çomarlar sarayı
suyun altında
_______çan sesleri duyulur.

Zafer Yalçınpınar
Kasım 2018


Hamiş: Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve şiir kitaplarına bit.ly/zypsiir adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
28
2018
--

“Geceye Hû” (Mert Can Aksoy)

Geceye Hû, Mert Can Aksoy
(Çizimler: Eren Burhan)
UPAS Yayın/Şiir, Ekim 2018, 20 Sayfa
Okumak için: bit.ly/geceyehu


Mert Can Aksoy bu kitabında yer alan şiirleri tığ ile örmüş… Gececil duygulanımların kıvrımlarında şekillenen özen, Eren Burhan’ın çizimleriyle bütünleşerek iddialı bir eser oluşturuyor.” (Zafer Yalçınpınar)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
23
2018
--

Söyleşi: “Geçiş Nesneleriyle Sınanan Varoluş” (Tan Tolga Demirci)


Tan Tolga Demirci


Zafer Yalçınpınar: Varoluş Denemeleri‘nin oluşum sürecindeki detayları merak ediyorum. İmgesel açıdan ‘keskin’ diyebileceğimiz bu metin hangi dönemde, nasıl bir işlekte oluştu?

Tan Tolga Demirci: Varoluş Denemeleri’ni yazmaya 2009 yılının yaz aylarında başladım. Hedefim, Locus Solus’un laboratuvarında bir aşk deneyi yapmaktı. Bunun için gerekli tüm işaretler hiç de organize olmayan biçimlerde bir araya gelmişti. Ortada bir ilişki vardı, ilişkiyi sayısız noktada kesen biri tam iki özne vardı ve her şeyden önce kendini, önceden tasavvur edilmesi olanaksız bu ilişkinin gölgesinde askıya almış zamanın kendisi vardı. Yalnızca bana bahşedilmiş bu olağanüstü evrende deneyi harfiyen uygulamaya çalışıyor ve yaşıyor olduğum ilişkiyi hayatta tutmaya çabalıyordum. Yani bir yandan yazıyor, diğer yandan yakıyordum tüm yazdıklarımı. Varoluş Denemeleri, ateşler içinde yitik bir enkaza dönüşen Locus Solus laboratuvarından kurtarabildiğim notlardır.

(…) Söyleşinin tam metnini http://upas.evvel.org/?p=394 adresinde okuyabilirsiniz.

 


Varoluş Denemeleri, Tan Tolga Demirci
UPAS Yayın/Anlatı, Eylül 2018, 20 Sayfa
Okumak için: bit.ly/varolusdenemeleri


“Gerçeküstücü imgelemiyle ve filmleriyle tanıdığımız yönetmen Tan Tolga Demirci, Varoluş Denemeleri adlı metninde sahne katmanlarına gerçektüstücü nüveler ekliyor ve okuyucunun zihninde felsefi bir alan derinliği  yaratmak için ontolojik deneyler uyguluyor.” (Zy)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
21
2018
--

Yeni Sinsiyet’in Peydahları

Yeni Sinsiyet’in güç kaybettiğini düşünen varsa, yerden göğe kadar yanılıyor. Aksine, Yeni Sinsiyet’in melek yatırımcılarının sınırsızca desteklediği “kuluçka dönemi” başarıyla tamamlanmıştır. Yeni Sinsiyet, sosyo-kültürel alanda oluşturduğu kötücül ekosistemin renklerle çeşitlendirilmiş zuhurlarını kullanmaya, icra ettiği yatırımların parlak meyvelerini toplamaya hazırlanıyor. Yeni Sinsiyet tipolojisi, peyda ettiği neslin zihnine yonga olarak nifak tohumları yerleştirmiş, söz konusu yongalar süreçte başarıyla yeşermiş ve artık her alanda tüketim çeşitlemeleri sunmaya başlamışlardır.

Ekosistemde zuhur eden peydahların birincil önceliği insanlık tarihinin hakikat yolunda taşıdığı kalb ve vicdan arayışını sıfırlamak ve sosyo-kültürel emek birikimini (rahle-i tedrisatı) hızlıca itibarsızlaştırmaktır. Peydahların gözünde, insanlık tarihi ve birikmiş zihinsel emeklerin tümü dünya kadar büyük bir çöplüktür ve bu tarihsel çöplük peydahların girişimci aksiyonlarına imkân vermemektedir, hareket kabiliyetlerini azaltmaktadır. Sonuçta, geçmişin rahle-i tedrisatı yeni neslin zihninden bıçakla kesilmiş gibi (keskin çizgilerle) ayrı tutulmalıdır. Çünkü geçmişin kökleri, gerici motifler olarak görülmekte ve kalkınmanın tüketimsel hareketliliğini yavaşlatmaktadır. Peydahlar yaşadıkları ve yaşayacakları her yer için insanlık tarihinin tüm aktörlerini ve tüm motiflerini topyekûn suçlamaktadırlar: Kendilerine yayılma alanları açmak için tüm tarihsel birikimin ortadan kaldırılması, yok edilmesi, yıkılması, yakılması bir ‘stratejik amaç’ olarak elzemdir ve ivedidir. Peydahlar tarafından yıkıldıktan sonra gene peydahlar tarafından inşa edilmek üzere işaretlenen her şey, didik didik analiz edilmeli, en küçük birimine kadar eleştirilmeli ve yeniden imar uygulamalarına açılmalıdır. Yapıcı yıkıcılık son hızda, en parlak görünümlerle sağlanmalı, her kriz fırsata dönüştürülmeli, her stratejik pozisyon çıkarlar doğrultusunda en uygun şekilde kullanılmalı, yapay zekânın ezberlenmiş matematiksel modelleri işlerliğini sürdürmeli ve endüstrileşme tartışmasız şekilde benimsenmelidir. Peydahlar yangın çıkaran itfaiyeciler gibidir: İtfaiye 4.0!

Peydahların bu kötücül alan açma gayretindeki güçlülük, kendi türü dışındaki her şeyi niteliksizleştirme ve içeriksizleştirme becerileriyle artmaktadır. Zaten, son yirmi yıldaki niceliksel yandaş-paydaş etkileşimleri, algı operasyonları, kopyala-yapıştır bilgilerden ve yanlış çevirilerden devşirme uyduruk yorumlamalar, niteliksel bütünlüğü onarılmaz şekilde gevşetmiş, derin çatlaklar oluşturmuştur. Böylesi bir melanet ortamında peydahların tek yapması gereken şey, mevcut yandaş-paydaş etkileşimlerinin niceliğini ve bu niceliğin imkân verdiği kavramsal geçişkenliği her alanda kullanmaktır. Geçmişten kalan özgün düşünce ve anlam kırıntılarının tamamı bu geçişkenliğin hızında yok edilmelidir, tüketilmelidir, bitirilmelidir. Her günün sonunda peydahlar, Yeni Sinsiyet tarafından yaratılan melanet ortamının etkileşimli niceliğine ve yönetişim kanallarına sızmaktadırlar. Geçmişe dair her iş, her emektar eylem peydahlar tarafından yanlış, tutarsız, eksik, eğri ve yetersiz gösterilmek üzere yapay zekâyla eleştirilmekte ve nihayetinde tüketilmektedir. Retorik arsızlığını karakter edinen peydahlar, bukalemunlar gibi her ortamın, her söylemin rengini taşıyarak, bulundukları ekosistemin özütünü emmeye, sonra da bozmaya çalışmaktadırlar. Her şeyin içi boşaltılmalıdır ki peydahlar yeni göz alıcı boyalar, renkler tüketebilsinler, boş alanlara zararlı çekirge istilası gibi zuhur edebilsinler. Daha da güçlenebilsinler!

Yeni Sinsiyet’in peyda ettiği zihinselliğin mottosu şudur: “Hiçbir şeyi umursama, her şeyi hızlıca tüket!” Peydahlar, tüketemediklerinde, kendi varoluşlarına anlam yükleyememektedirler ve sürekli olarak kendilerine tüketebilecekleri zihinsel alanlar yaratmak için devasa yıkımlar gerçekleştirmek istemektedirler. Yıkmak istedikleri de insanlık tarihinin birikmiş emeğidir, rahle-i tedrisattır. Peydahlar, yeni sinsiyet tipolojisinin yeni taşıyıcılarıdır. İstilacılar olarak sadece tarladaki hasadı değil, tarladaki toprağın özünü de bozmak, her şeyi yemek, yok etmek istemektedirler. İçlerindeki yonga, doğdukları anda, tüketmek ve istila etmek amacıyla tasarlanmıştır.

Hangi renkte olduğu fark etmez, yeni sinsiyet tipolojisinin peyda ettiği yeni zihinselliğe kanmamanızı ve peydahların retorik arsızlıklarına güvenmemenizi tavsiye ediyorum: Haysiyetinize sahip çıkmanızı…

Sahicilikle,
Zafer Yalçınpınar
21 Ekim 2018

Not: Yazının pdf dosyası biçemine http://bit.ly/yenipeydahlar adresinden ulaşabilirsiniz.


Yeni Sinsiyet Tipolojisi Üzerine Diğer Kavramsal Yazılar:

1/ “Yeni Sinsiyet ve Bazı Enstrümanları”
12 Nisan 2010, BirGün Gazetesi
Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i21.html

2/ “Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin ‘Biz’ Söylemi ve Retorik Arsızlığı”
26 Eylül 2010, BirGün Gazetesi
Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i22.html

3/ “Yeni Sinsiyet’in Seçkinlik Arayışı”
Ocak 2011, Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i23.html

4/ “Yeni Sinsiyet’in İkbal Ezberi”
11 Kasım 2012, Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i29.html

5/ “Yeni Sinsiyet’in Haksızlık Yordamı”
1 Haziran 2014, Bkz: http://bit.ly/haksizlik

6/ “Yeni Sinsiyet’in Kokmuş Tuz Çeşitlemesi”
11 Mayıs 2015, Bkz: http://bit.ly/kokmustuzcesitlemesi

7/ “Yeni Sinsiyet’in Yağmacılığı”
1 Eylül 2016, Bkz: http://evvel.org/yeni-sinsiyetin-yagmaciligi-1-eylul-2016

8/ “Neoliberalizm’in Kötü Yolu”
30 Haziran 2017, Aydınlık Gazetesi
Bkz: http://bit.ly/kotuyol

Eki
20
2018
--

Bekleyişler

“Bekleyişler” by Zy
Kadıköy, 2018

Tüm fotoğraflar:
zaferyalcinpinar.tumblr.com

 


“Bekleyişler” by Zy
Süleymaniye, 2018

Tüm fotoğraflar:
zaferyalcinpinar.tumblr.com

 

 

Eki
14
2018
--

Söyleşi: “Sanatı Saf Şiire Kavuşturmak için Kurulan Reddiye Hatları” (Rafet Arslan)


Rafet Arslan


Zafer Yalçınpınar: Kirli Çıkın… ki ilk şiir kitabın olarak tanımlıyorsun, Eylül’de yayımlandı. Kirli Çıkın’ın kökleriyle, doğuşuyla ilgili birçok ipucu içeren detaylı bir yazı kaleme aldın, ama tekrardan vurgulamak, sormak istiyorum: Şiir dilini ve tahayyülünü etkileyen süreci, o kimyayı, o birikimi anlatır mısın?

Rafet Arslan: Kirli Çıkın; yazan, düşünen, resmeden ve performans yapan kişinin tüm biriktirdiklerinden damıttığı, otonom bir alanın kendisidir. Bu noktada kendi seçtiğim hayat; onu yaşamak için tüm çabalarım, girdiğim çıkmaz sokaklar, kazdığım tüm tüneller, keşfettiğim yeni yollar bu kitabın yazın öyküsünü oluşturmuştur. Ve bitmiş bir öykü değildir bu; o menzildeyim hâlâ; TV kanalları arasında çıkan sinyalsiz ekranın yarattığı metafizik boşluğun içinde. Hâlâ tutkuyla bağlı olduğu şairleri honore eden ve bunu yaparken kendine ait bir dili arayan, yoklayan bir kalem olarak. Hiçbirimiz bu dünyada neden olduğumuzu ve geleceğin bizi nerelere sürükleyeceğini bilmiyoruz. Apollon’un kehanet merkezleri çoktan toprak altında kaldı, Delphi kâhinleri ise yüzyıllardır sus pus. Şimdi makinesel bir kıyametin şafağında bir yazılıma henüz dönüşmeden zihnimin ve ruhumuzun özgürlüğünü aramaya devam ediyorum. Benim için bu arayışın tümünün adı: Şiir’dir.

(…) Söyleşinin tam metnini http://upas.evvel.org/?p=382 adresinde okuyabilirsiniz.

 


Kirli Çıkın, Rafet Arslan
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 30 Sayfa
Okumak için: bit.ly/kirlicikin


Rafet Arslan, gerçeküstü kolajlarında ve kadrajlarında imgesel açıdan külyutmaz bir devinim sergiler. Kendisinin “ilk şiir kitabı” olarak tanımladığı Kirli Çıkın, gerçeğin matematiğini yeniden oluşturmak ve sanatı saf şiire kavuşturmak için yazılmış modern bir hiyeroglif (yeni bir alfabe) şeklinde okunmalı… Belli ki Rafet, Kirli Çıkın’ında alev alacak türden bir poetikayı gerçeküstücü sanatın birikimiyle yıllarca kurgulamış.” (Zy)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
04
2018
--

“Mai” (Yonca Enderer)

Mai, Yonca Enderer
UPAS Yayın/Şiir, Ekim 2018, 66 Sayfa
Okumak için: bit.ly/maisiir


Yonca Enderer‘in kurduğu şiir dili, çağrışımsal bir zekâyla, karmaşık duygu-durumlarla ve ‘karanlık neşe’ olarak tanımlayabileceğimiz özel bir ironiyle biçimleniyor… Lirizmin günümüze ait yeni açılımlarını Mai‘nin çevikliğinde görecek, lirik imgelerin gerçeğe dönüşümünü Mai’deki müzikal tuşelerle fark edeceksiniz.”


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eyl
22
2018
--

“Bir Sayıklama ve Bellekte Kalan Fragmanlar” (Göktürk Yaşar)

 

Bir Sayıklama ve Bellekte Kalan Fragmanlar, Göktürk Yaşar
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 12 Sayfa
Okumak için: bit.ly/birsayiklama


Göktürk Yaşar, yoğunlaşmış bir uzamın görüngülerini kullanarak -güçlü ve dingin burçlarıyla ortaçağ kalelerine benzer- erişilmesi zor bir betik oluşturmuş. Bu betikte, karmaşıklaşan belleğin şaşırtmacaları ile imgelemin sonsuz değişkenliğini heyecanla takip edeceksiniz.”


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eyl
22
2018
--

“Sarı Kedinin Günlüğü” (Doğuş Furat)

 

Sarı Kedinin Günlüğü, Doğuş Furat
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 20 Sayfa
Okumak için: bit.ly/sarikedi


Doğuş Furat, toplumsal katmanlar arasındaki tarihsel çelişkileri işaret ederek, coğrafyamızdaki derin çatlakları ve kavuşmazlığı irdelemekten çekinmiyor; Sarı Kedinin Günlüğü‘ndeki şiirler ironik ve çevik bir dille ışıldıyor.”


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eyl
21
2018
--

“Yeni Gelen” Dergi’nin yeni sayısı yayımlandı…


Yeni Gelen‘in Eylül 2018 tarihli 7. sayısı yayımlandı…
Bkz: http://gazetemanifesto.com/2018/
yeni-gelen-dergisi-yedinci-sayisi-cikti-206923/

Kapak: Aptülkadir Elçioğlu


Dergide kötü şiirlerimden biri olan Küresel Sessizlik‘le
yer almaktan onur duydum. (Zy)

Eyl
17
2018
--

UPAS’a gelin… UPAS sizi çok sevecek…

UPAS Yayın‘da -yıllardır üzerinde sürekli düşündüğümüz ve genişletmeye çalıştığımız-  imgesel bir alan derinliğini önceliklendirmeye uğraşacağız. Geçmişte, bu zihinsellik türüne ilişkin birçok inceleme ve araştırma yaptık. İmlemeye çalıştığımız alan derinliğinin çeşitli uçları, çıkıntıları, yapay sınır ağları, ânları, özel konuları, kilometre taşları, tarihselliği, dilbilimsel motifleri ve deneysel yönleri var. İlhan Berk’le ve Ece Ayhan’la başlıyor bizim şiirsel çizgimiz; 1955 şiir hareketiyle… Dikkat ederseniz “ikinci yeni” demiyoruz! “1955 şiir hareketi” diyerek farklı bir konumlandırmaya sahip olan Ece Ayhan ile İlhan Berk’in poetikasını önceliklendiriyoruz! Söz konusu başlangıç çizgilerini, uçları, çıkıntıları ya da imgesel alan derinliğinin o noktadaki sınırlarını zihninizde genişlettiğinizde (geleceğe uzattığınızda) oluşan yeni çizginin, oluşan yeni alanın üzerinde Rafet Arslan’ın imgelemini rahatlıkla görebilirsiniz. Yani, UPAS’ın bir zihinselliği, özel bir bilişsel ve imgesel haritası var. Tabiî ki bu haritada herkesin ismi veya her şeyin kavramsal bir karşılığı olmak zorunda değil. O nedenle “Şiir herkesi sevmek zorunda değil!” diyoruz.

Herkes şiiri kolay sanıyor… Şiir, yüz yüze bakan sonsuz sayıda uçurumun tahayyül edilmesidir. Bu tahayyülün de kelimelere, dizelere sığdırılması, dilin semantik, morfolojik ve dizgesel imkânlarının sınanması -ya da işte Ece Ayhan’ın veya İlhan Berk’in poetikasında olduğu gibi ‘dilin imkânlarının genişletilmesi’- gerekir. Şiir imgesel açıdan yüklüdür ve çok zor bir edebi türdür.

Bir devlet dairesinde, nüfus müdürlüğünde, belediyede ya da üniversitenin öğrenci işlerinde çalışan memurlar değiliz. Bir plazanın kapısındaki özel güvenlik görevlileri, danışma/kayıt görevlileri veya insan kaynakları uzmanları da değiliz. ‘Dosya kabul süreci’ ifadesi insanları yemlemek için piyasanın ve popüler kültürün ezberlettiği söylemlerin bir parçasıdır. ‘Beğeni kriteri’ ifadesi de öyle… Biz böyle ifadeleri önemsemiyoruz. Süreçler ve geyikler icat etmedik, etmeyeceğiz. Eskilerin bir tabiri vardır; “Götüne güvenen borazancıbaşı olur.”

Basılı nüshalarımız olacak mı? Gelecekte… Belki olacak, belki de olmayacak. Şu an, böyle, iyiyiz. Ticari bir oluşum değiliz, hâlimizden memnunuz. Ayrıca, bir şiir kitabı kâğıt olarak basılınca, içindeki şiirler daha doğru, daha kuvvetli, daha sıkı mı yazılmış oluyor? Hayır. Sıkı bir şiir kitabı koleksiyoneri olarak söylüyorum; tarihin ve teknolojinin şu merhalesinde şiir, dijital açıdan yayına en elverişli edebi türdür! Statükocuların icat ettiği söylemlere inanmayın… Yapay ifadeleri ve diğer ezberleri icat edenler gene plaza piyasacılarıdır ve şu an “öğrenilmiş çaresizlik” içindedirler!

Kısacası, UPAS’a gelin…

UPAS sizi çok sevecek; upas.evvel.org

Zafer Yalçınpınar
17 Eylül 2018

Eyl
06
2018
--

“Çeviri Şiirler” (Duygu Gündeş)

 

Çeviri Şiirler, Duygu Gündeş
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 30 Sayfa
Okumak için: bit.ly/cevirisiirler


William Blake, Charles Bukowski,
Leonard Cohen,
Emily Dickinson,
George Eliot, John Milton, Pablo Neruda,

Carl Sandburg, Sappho, Robert Snyder,
Humbert Wolfe,
Andrei Voznesenski,
William Butler Yeats


“Yeni Harman ve Kaçak Yayın gibi edebiyat dergilerinden tanıdığımız Duygu Gündeş‘in 2000’li yılların başından günümüze özenle gerçekleştirdiği şiir çevirileri (13 şairden 21 şiir) bu kitapta bütünleniyor. Çeviri Şiirler, William Blake‘den Charles Bukowski‘ye uzanan geniş bir yelpazede edebiyatın güçlü şairlerinden imgesel kıvılcımlar yansıtıyor.”


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eyl
03
2018
--

UPAS Şiir: “Kötü” (Zafer Yalçınpınar)

 

Kötü, Zafer Yalçınpınar
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 28 Sayfa
Okumak için: bit.ly/kotusiir


Yalçınpınar’ın poetikasına yeni motiflerle birlikte yeni çıkıntılar sağlayan Kötü Şiirler, sezgisel, tekinsiz ve yadsımacı diyebileceğimiz özel bir üslup bozukluğunu ön-plana alarak imgesel alan derinliğinin sınırlarını genişletmeye çalışıyor…”


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Ağu
28
2018
--

UPAS’ın ilk kitabı “İLHANBERKİĞNE” yayımlandı…


UPAS‘ın ilk kitabı “İLHANBERKİĞNE” yayımlandı…


 

“Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” için yola çıkan UPAS Yayın, sıkı şiirin kurucularından İlhan Berk‘le birlikte özgür yayıncılık serüvenine başlıyor!

2018 yılı, İlhan Berk’in doğumunun yüzüncü, ölümünün ise onuncu yılı olma özelliğini taşıyor. Zafer Yalçınpınar tarafından kaleme alınan İLHANBERKİĞNE, İkinci Yeni’nin “uç beyi” olarak tanınan İlhan Berk’in poetikasına dair izlenimleri, felsefi yaklaşımları ve çeşitli efemeraları içeriyor.

İLHANBERKİĞNE‘nin tam metnini bit.ly/ilhanberkigne adresinden pdf dokümanı olarak okuyabilirsiniz.

UPAS Yayın, Eylül 2018’de dolaşıma girecek olan “Kirli Çıkın”(Rafet Arslan), “Varoluş Denemeleri”(Tan Tolga Demirci), “Ölü Deve Dikeni”(Eren Burhan) ve “Kötü”(Zafer Yalçınpınar) başlıklı kitaplarla özgür yayıncılık serüvenini sürdürecek…

 

Detaylar için upas.evvel.org adresini ziyaret edebilir, şiirsel materyallerinizi
ve kitap dosyalarınızı upasnesriyat@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Son olarak, şunu unutmayın;
“ŞİİR, herkesi sevmek zorunda değildir!”

 

Ağu
21
2018
--

Rüzgâr Defteri’nin 2. edisyonu yayımlandı…

Zafer Yalçınpınar​, “Rüzgâr Defteri”
YAYINPasaj69.org, Ağustos 2018, 2. Edisyon, 34 Sayfa

Okumak için: http://bit.ly/ruzgardefteri2


(…) “Rüzgârı düşünüyorum” deseydim, inanır mıydın buna? Örneğin, rüzgârın resmi nasıl çizilir, nasıl boyanır? Evet, eğilmiş ağaçlar, uğuldayan tepeler, dolgun yelkenler, sallanan yapraklar, vuran kapılar, kepenkler, toz bulutları: Hızla büyüyen sarmaşıksı bir duygu. Ancak, hiçbirisi rüzgârın anlamını karşılamıyor: Bunlar rüzgârı algılamamızı sağlayan imgeler, göstergeler; yani, gördüklerimiz: Rüzgârla -rüzgârın etkisiyle- devinen şeyler bunlar, rüzgâr değil. (…)


Deftere dair Uğur Yanıkel’le birlikte gerçekleştirdiğimiz “Rüzgârı Şiirlemek”
başlıklı söyleşiyi http://bit.ly/ruzgarisiirlemek adresinden okuyabilirsiniz.

Ayrıca bkz: http://evvel.org/ilgi/ruzgar-defteri

Ağu
13
2018
--

Deliyiz Biz

Deliyiz Biz

şarkılar her şeyi silsin
her sözün bokunu
temizler
bizim sevgimiz
büyüktür
herkesin her şeyinden
insanlık tarihini de
severiz affedersiniz

Zafer Yalçınpınar
Ağustos, 2018


Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve şiir kitaplarına
http://bit.ly/zypsiir adresinden ulaşabilirsiniz

Ağu
06
2018
--

“Rüzgâr” veya “Rüzgâr Defteri” kaç yaşında? 5,4,3..?

Rüzgâr Defteri‘nin Bozcaada’da kaleme alınmasının üzerinden 5 yıl, e-kitap olarak yayımlanmasının üzerinden 4 yıl, matbuat nüshası olarak yayımlanmasının üzerinden de 3 yıl geçmiş… Rüzgâr Defteri’nin içerdiği anlam-arayış, bir yazar-şair olarak savunduğum(veya koruduğum) imgesel alan derinliğini en iyi işaret eden örneklerden biridir. Bunca ‘tuhaf zamanlar’ sonrasında okuyucuyla defterin tekrardan buluşmasını (veya defterin okuyucuyla paylaşılmasını) istemek, dahası, bu paylaşımı gerçekleştirmek hakkımdır, sanıyorum… Sonuçta, Rüzgâr Defteri’nin tam metnini http://bit.ly/ruzgardefteri2014 adresinden okuyabilirsiniz.

Sahicilikle,
Zafer Yalçınpınar


Önemli Bir Hamiş: Rüzgâr Defteri, Ağustos 2018’de -gene Bozcaada’da- “Bağ Defteri” olarak yazılmaya/örülmeye devam edecek… (14 Ağustos’ta Bozcaada’yız!) Rüzgâr Defteri’ndeki alegoriye dair –Uğur Yanıkel‘le birlikte- sıkı bir söyleşi de gerçekleştirmiştik ve söz konusu söyleşi çeşitli platformlarda yaygınlaşmıştı; “Rüzgârı Şiirlemek” başlıklı söyleşinin tam metnini de http://bit.ly/ruzgarisiirlemek adresinden okuyabilirsiniz. (Gerçi, her zaman yaptığınız gibi “okumayarak” işbu önemli söyleşiyi yok saysanız da, olur… Sıkıntı yok!)


Standart Hamiş:

Zafer Yalçınpınar’ın tüm eserlerine ve edebi çalışmalarına http://zaferyalcinpinar.info adresinden ulaşabilirsiniz. EVV3L kapsamında yayımlanan “Rüzgâr Defteri” başlıklı ilgilerin tümünü http://evvel.org/ilgi/ruzgar-defteri adresinden okuyabilirsiniz.

Tem
27
2018
--

Şiir: “Doğum Günü” (Zafer Yalçınpınar)

Doğum Günü

zamanımız sonsuzdur “abiler”
ve yeryüzündeki süs çiçekleri
_________herkes için mutludur.
kırmızı bulutun arkasında
ay, buğulanıyor mimoza kokulu.
üzerinden uçaklar geçiyor,
hiçbir yerde rahat yok şimdi
“adalar hariç değil” Cemal Abi.

Zafer Yalçınpınar

Önemli Not: İşbu şiir, Cemal Süreya’ya ithafen 2018 yılı Temmuz ayı İstanbul Adaları’nda kaleme alınmıştır.


Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve şiir kitaplarına
http://bit.ly/zypsiir adresinden ulaşabilirsiniz.

Tem
25
2018
--

Yavaştan başlıyoruz: UPAS, neşriyat!


“Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla UPAS neşriyatı oluşturduk! Sözün özü şu: Dijital yayıncılık alanındaki serüvenimize başlıyoruz. Detaylar için upas.evvel.org adresini ziyaret edebilir, şiirsel materyallerinizi ve kitap dosyalarınızı upasnesriyat@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

İlk kitaplarımız ile UPAS~zine‘in ilk sayısı, Eylül 2018‘de (pdf dokümanı biçeminde) yayımlanacak. Bakalım neler olacak! Tüm gelişmeleri instagram hesabımızdan (@upasyayin) takip edebilirsiniz.

Son olarak, şunu unutmayın; “ŞİİR, herkesi sevmek zorunda değildir!”

Görüşmek üzere…

Zafer Yalçınpınar
7/7/2018


Tem
02
2018
--

Şiir: “Küresel Sessizlik” (Zafer Yalçınpınar)

yüreğine sıkıntı örülmüş
_____________denizlerde,
yeryüzünün kuşlarıyla
____________karıncalarıyla,
uzanmışım ağaçlardan
___________kendime doğru
zihnimdeki resimlerin yuvasına:

sesi kapanmış otoyol, köhne,
sesi kapanmış inşaat, köhne,
sesi kapanmış ağlayan bir çocuk,
sesi kapanmış bir orman, şelale,
sesi kapanmış liman, köhne,
sesi kapanmış hesap makineleri,
sesi kapanmış düşünücüler,
sesi kapanmış dikenli teller,
sesi kapanmış gişeler, köhne,
sesi kapanmış çınlayıcılar,
sesi kapanmış televizyonlar,
sesi kapanmış duvarlar…

Ey sesi kapanmış herşey!

yazısız bir gazete
________satılıyor,
okunaksız bir kitap
________yazılıyor.

büyük bir terslik var;
sessizlik çağıdır bu.

yeraltına uzanıyor gökyüzü,
göğe ağarıyor deniz,

ve sahneye çıkıyor
küresel sessizlik.

Zafer Yalçınpınar
Temmuz, 2018

Not: Şiirin “pdf” biçemini http://bit.ly/kureselsessizlik adresinden arşivleyebilirsiniz.


Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve şiir kitaplarına
http://bit.ly/zypsiir adresinden ulaşabilirsiniz.


Haz
26
2018
--

Karga Mecmua’nın yeni yayın süreci…

Körler Ülkesi Kadıköy’de, KargaBAR ve KargART ekseninde; 2007 yılında yayın hayatına başlayan Karga Mecmua Haziran 2018 tarihli 127. sayısıyla birlikte yeni bir yayıncılık sürecine yöneliyor; dönüşüyor. Tayfun Polat‘ın 127. sayıda kaleme aldığı “O zaman, görüşürüz…” başlıklı yazı, yeni sürecin ve dönüşümün özelliklerini anlatıyor…

Tayfun Polat’ın yazısını okumak için tıklayınız…

Karga Mecmua’nın 11 yıldır sürdürdüğü yayın serüvenine, ağırlıklı olarak 2007-2013 yılları arasında yayımlanmış 25 betikle (bkz: http://bit.ly/kargaca) katılmaktan onur duyduğumu ifade etmeliyim. Bu süreçte Tayfun Polat ile Utkan Çınar‘a -sahici/sıkı insan oldukları için- ne kadar teşekkür etsem azdır: Beni, metinlerimi, şiirlerimi ve evvel.org‘u hiçbir zaman, hiçbir sıkıntıda yalnız bırakmadılar… Her daim sağolsunlar, varolsunlar.

Yeni süreçte, dönüşümde tüm taifeye başarılar diliyorum.

Sahicilikle
Zafer Yalçınpınar

Haz
05
2018
--

Yeni Çöl

“Yeni Çöl” by Zy
Bağcılar, 2018


Tüm fotoğraflar:
http://zaferyalcinpinar.tumblr.com


May
12
2018
--

Çizgi: Zafer Yalçınpınar (by Zafer Temoçin)

Sıkı karikatürist -ve ‘iğneli fırça’- Zafer Temoçin‘in
çizgileriyle Zafer Yalçınpınar (2018)

 

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com