İlk burgaçta yok olur
Sandalların çoğu
Kırmızı çizgilerle açılır
Kapalı boş avuçlarımız(Boşluk, s.14)
O en uzak
En iri gezegenler var ya
Belki de sıcak değildir
Bendekinden
…
Evrenin
Kendini döndüğü
Uzun değildir
Benim kendimi döndüğümden(Uzun Dede, s.19)
Elimle sundum yavaş yavaş
İşitiliyordu otların içindeki özsu
Neden sonra gözlerim kamaştı?
Yanıt:
Işığın sesinde değil aradığımız
Sesin ışığında(Karanlığa Başlamak, s.24)
Yok olmuş evlerin kapısında asılıdır ormanın yangını
Yokluğumuz aramaktadır ilk yokluğumuzu bizim
(Boş Salı, s.40)
Bütün doğa köprüdür
Ulaştırır beni sana
Ulaştırmıştır çünkü
Gökyüzünü yeryüzüne(Köprülerimiz, s.42)
Dengesi bozulmaz güzelliğin
Daha kırmızı açılır zakkumlarımız
Karanlığı eksilir karanlığın(Günlerden Düşen Yaprak, s.46)
Bir sürüdür yinelenen sözcükler
Ağızları açık yaradılışa
Oluşturur ilk özneleri, ilk dizeleriNereye gitseler
Çobanı ararlar ayakları birer bakış
Yeraltını da görürler öbür gökyüzünü de(Aydınlatma, s.50)
Sokak lambaları bekler
Yarını değil
Dünü beklerKışın kıyılarda sandallar
Tersine çevrilmiş yüzüdür
Göğün(Adı Konmamış Yaratıklarla Yüz Yüze, s.67)
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
“Yaşamamalarda” (Kaçaklar-3), YKY, Ekim 2017
Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.