Eki
21
2026
--

“Cezayir Türküsü” (Fazıl Hüsnü Dağlarca)

Fazıl Hüsnü Dağlarca
Şiir, Ekim 2026, 39 Sayfa
-Tıpkıbasım, Özel Edisyon-
okumak için: upas.evvel.org/cezayirturkusu.pdf


1961 yılında yayımlanan Cezayir Türküsü, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirini bir halkın özgürlük mücadelesiyle buluşturduğu özel bir yapıttır. Cezayir’in bağımsızlık mücadelesine ses veren bu kitap, şiir sanatının sınırları aşan dilini ve evrensel vicdanını ortaya koyar. Türkçe, Fransızca, İngilizce ve Arapça olmak üzere dört dilde biçimlenen eserde Cezayir coğrafyasının yaşadığı trajedi, şiir sanatının gücüyle insanlığın ortak hafızasına taşınır ve edebiyatın önemli bir tanıklık ile sorumluluk alanı olduğunu bizlere hatırlatır. 65 yıl sonra okura sunduğumuz bu tıpkıbasım eser, 1961 tarihli özgün kitabın biçimi ile tarihsel izlerini yeniden görünür kılıyor: Dört dilde yankılanan Cezayir Türküsü, özgürlük arayışının zamana direnen sesini günümüze taşıyor.


Önemli Not: Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın eserlerine dair efemeratik arşiv çalışmalarına https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.


“Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenini sürdüren UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
16
2026
--

Yaramaz Sözcükler’de Düş/Dil Oyunu (Fazıl Hüsnü Dağlarca)

Fazıl Hüsnü Dağlarca‘nın deneysel çocuk şiirleri kitabı Yaramaz Sözcükler, Türk dilinin zenginliğini merkeze alarak çocukların düş gücünü eğlenceli bir dil oyununa (kelime değiştirme oyunu) dönüştürür. Dışarıdan yeni kelime eklemeden yalnızca 14 sözcüğün sıralarını değiştirerek 12 ayrı şiir ürettiği yaratıcı bir deney barındıran eser, “Dünya Çocuk Yılı” ilan edilen 1979 yılının Ocak ayında, Kültür Bakanlığı Yayınları tarafından ilk kez basılmıştır. Bu baskının kapak tasarımı Sait Maden‘in imzasını taşırken, kitabın iç sayfalarında yer alan siyah-beyaz çizimler ise ressam ve illüstratör Berç Köçeoğlu tarafından yapılmıştır.(Zy)

(Görselleri büyüterek incelemek için üzerlerine tıklayınız)


Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan Fazıl Hüsnü Dağlarca arşiv çalışmalarına https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
15
2026
--

YANKI ODASI // 39. Bölüm // FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ÖZEL YAYINI // 15 Ekim 2026 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


Büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı saygı ve özlemle anıyoruz…

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın eserlerine dair efemeratik arşiv çalışmalarına https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.


40. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’a dair her şeye (yaşantı parçalarına, yazılarına, kitaplarına, söyleşilerine, fotoğraf, şarkı, şiir, poetika, edebiyat ve tüm arşiv çalışmalarına) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Eki
14
2026
--

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA’YA SAYGI (Zafer Yalçınpınar anlatıyor…)

15 Ekim 2008’de vefat eden büyük şair
Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı saygıyla anıyoruz…

10 Ekim 2024, Özel Çekim
“Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Poetikası” (Zafer Yalçınpınar)


Yankı Odası, Fazıl Hüsnü Dağlarca Özel Yayını
(39. Bölüm, 15 Ekim 2026)


“Dağlarca’nın Şiirlerindeki Sonsuzluk”
https://evvel.org/daglarcanin-siirlerindeki-sonsuzluk-zafer-yalcinpinar


Duyuyor musunuz / Bir betikti burda evren /
bin bir sözcüğü ışıldardı / birbirine
https://evvel.org/evren-bin-bir-sozcugu-isildardi
-birbirine-fazil-husnu-daglarca


“Yaşamamalarda”
https://evvel.org/yasamamalarda-fazil-husnu-daglarca


Güneşi Doğduran
https://evvel.org/gunesi-dogduran-fazil-husnu-daglarca


Haydi-2’den Dörtlükler (1)
https://evvel.org/haydi-2den-dortlukler-fazil-husnu-daglarca

Haydi-2’den Dörtlükler (2)
https://evvel.org/haydi-2den-dortlukler-2-fazil-husnu-daglarca

Haydi-2’den Dörtlükler (3)
https://evvel.org/haydi-2den-dortlukler-3-fazil-husnu-daglarca


PEGÜ HÖS
https://upas.evvel.org/?p=1423


Fazıl Hüsnü Dağlarca Kitap Kapakları Seçkisi
https://evvel.org/fazil-husnu-daglarca-kitap-kapaklari-seckisi


‘Dağlarca’nın Haysiyeti’ bizim meşru direnişimizdir!
https://evvel.org/daglarcanin-haysiyeti-
bizim-mesru-direnisimizdir-z-yalcinpinar


Dağlarca’nın Önemi
https://evvel.org/daglarcanin-onemi


Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Sivaslı Karınca’sı için Çizimler
https://evvel.org/fazil-husnu-daglarcanin-sivasli-
karincasi-icin-cizimler-nurullah-berk-1960


Yanık Çocuklar Koçaklaması’ndan… (Resimler: Mustafa Aslıer)
https://evvel.org/yanik-cocuklar-kocaklamasindan-
fazil-husnu-daglarca-resimler-mustafa-aslier


Oranın Kör Basamakları
https://evvel.org/daglarca-oranin-kor-basamaklari



Dar olan…
https://evvel.org/dar-olan-daglarca


“Dağlarca 100 Yaşında” Sergisi’nden İzlenimler
https://evvel.org/daglarca-100-yasinda-sergisinden-izlenimler


Başlangıç Olayı
https://evvel.org/baslangic-olayi


Üç Şiir: “Yanmak, Gündüz, Yeşil”
https://evvel.org/uc-siir-yanmak-gunduz-yesil-f-h-daglarca


Ece Ayhan ve Dağlarca
https://evvel.org/ece-ayhan-ve-daglarca


Denizden Gelen…
https://evvel.org/denizden-gelen


Görmek
https://evvel.org/gormek


“Bir sanat eseriyle karşı karşıya olduğumuzu anlasak,
daha doğrusu anlasalar, bize yetecek.” (O. Rifat)
https://evvel.org/bir-sanat-eseriyle-karsi-karsiya-oldugumuzu
-anlasak-daha-dogrusu-anlasalar-bize-yetecek-o-rifat


Albüm: Banu Kanıbelli / Dağlarca
https://youtu.be/hZFQrerOQKY


Sessizlik
https://evvel.org/sessizlik


Meçhul Çocukların El İşi Vazifesi
https://evvel.org/mechul-cocuklarin-el-isi-vazifesi-daglarca


Kalıt
https://evvel.org/kalit


Kişilik
https://evvel.org/siir-kisilik-fh-daglarca


Dağlarca İmzaları ve “Karşı Duvar” Dergisi
https://evvel.org/daglarca-imzalari-ve-karsi-duvar-dergisi


Haz
20
2026
--

Kapak: “Üç Şehitler Destanı” (Fazıl Hüsnü Dağlarca)


Üç Şehitler Destanı, Fazıl Hüsnü Dağlarca
Varlık Yayınları, 1. Baskı, 1949
Kapak: Ali Suavi Sonar


(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız…)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
11
2026
--

“Toplumun işi savaşmak, sonra işsiz kalmak” (Fazıl Hüsnü Dağlarca)

(Görseli büyütmek için üzerine tıklayınız…)

Fazıl Hüsnü Dağlarca‘dan Engin Turgut’a,
“Toplumun işi Savaşmak, sonra işsiz kalmak” ithafıyla imzalı (16.10. 1988)
(Engin Turgut’un Facebook Sayfası’ndan…)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden, imzalı kitap ilgilerine ise https://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
16
2025
--

2024: DİĞER VİDEOLAR/ANLATIMLAR (Ece Ayhan, İlhan Berk, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Upas Yayın)

2024 yılından özel çekimler…


ECE AYHAN KİMDİR? (Temmuz 2024)


İLHAN BERK’İN POETİKASI (Ağustos 2024)


FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA VE ŞİİR EVRENİ (Ekim 2024)


UPAS YAYIN’A DAİR (Ağustos 2024)


Hamişler:
1/ Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz: https://youtube.com/@zaferyalcinpinar

2/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

3/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Haz
05
2025
--

DÜĞÜMSÜZ YOL (Zafer Yalçınpınar)

Yol ayaklarınızı götürür sizin
Yürüdüm dersiniz
Köylere ilçelere kentlere
Girer çıkar o
Siz hepsinden kovulmuşçasına uzak
Kocaman körlüğünüzle kocaman uzak
Vardım dersiniz hep
(…)
Oysa
Öteki yolu aradığınızı sizin
Bir evrensel gök bilir
Bir ben bilirim
Bir siz bilmezsiniz 
[1]

Yol -yolun kendisi- sonsuz bir devinime işaret ediyor: -varlığı bir yere ulaşmak üzerine tasarlanmış olsa da- bir yere ulaşıldığında bile hareketlilik içeriyor. Yolun dünyayı çevrelemiş dev bir ejderha veya bir yılankavi süzülüş olduğunu söyleyelim artık… Aslında mecazlardan kurtulabiliriz ve yolun -gerçekten de- bir yılan olduğunu söyleyebiliriz; en geniş çerçeveden uzamla yoğrulmuş ‘doğa’ya baktığımızda! Misal; yolun çizgisi başka; ağaçların çizgisi gibi değil:- Keskinliği daha az, daha yuvarlak motiflerle dolu, çok daha kıvrımlı, çok daha yılankavi:- akışkan işte!

Yol unutkanlık ve umarsızlık içeriyor, yerleri unuttuğumuzu sanıyoruz, halbuki her yerde, ‘yeni yer’ diyebileceğimiz tüm varış noktalarında çok az yeni şey var. (Oruç Aruoba, “Yeni / yer / yoktur.” [2] der. Çünkü ‘Yeni yol vardır.’) Yenilik, bir ‘varış’ değildir, hayal etme becerisiyle biçimlenmiş bir düşünce kıvrımıdır. Yenilik; yolun yaratımı ve devinimiyle birlikte doğuşkan olduğu bilinen; öncesinde berrak, saydam, apaçık bir birikintidir belki de; bir göletin oluşumundan sonra yeraltı sularının diğer su kollarından biriyle buluşana kadar var gücüyle yönüne devam etmeye çalışması gibi!

Önemli bir soru: Kıvrımların, yolun kıvrımlarının akışkan yapısı, oluşturduğu motifler, daha çok düşünceye mi benziyor, yoksa daha çok hayale mi benziyor? Yoldaki yalnızlık, yolun biricik bütünlenişi, tedirginlik yaratması, temkinli olma ihtiyacı, tüm bunlar… Düşünce mi üretir, yoksa hayal mi?

Harita varışları (sonuçlar, başarılar, kilometre taşları veya yerleşik düzen) bir çözüm değildir: Varışların hepsi düğümlüdür. Çözüm dediğimiz şey bir düğüm gibi olamaz; düğümden türemiş, düğümden sıkıştırılmış bir noktasallık ya da çitlenmiş, duvarlanmış, etrafı çevrilmiş bir sınırlılık da olamaz. Çözüm:- yerleşik veya durağan olamaz, o bir yol gibi devingen (yeraltında veya yüzeyde, nerede hareketliyse orada) olmalıdır sanıyorum, çünkü kâinatta devinmeyen hiçbir şey (zerre) yoktur.

Geride bıraktığın yerdeki zorluklar ile varmak istediğin yerdeki zorluklar arasında bir bağ kurarsan eğer, bu bağın adına “yol” diyebilirsin.

Ve evet, yol da çözüm de düğümsüzdür!
Ve evet, Aruoba’nın dediği gibi “—özgürlük de, yol açabilmektir.” [3]

Nihayetinde; mücadele eden, yol açmaya çalışan, özgürlük ve anlam arayan genç arkadaşlarıma ‘Sahicilikle, bâki selamlar!’ diyorum.

Zafer YALÇINPINAR
23 Nisan 2025


[1]  Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Uzaklarla Giyinmek”, Tüm Zamanlar Yayıncılık, 2. Baskı, 1997, s. 49
[2]  Oruç Aruoba, “Yürüme”, Metis Yayınları, 5. Baskı, 2023, s.144
[3]  Oruç Aruoba, “Yürüme”, Metis Yayınları, 5. Baskı, 2023, s.114


Hamiş: Yalçınpınar’ın tüm yazıları ve eserlerini https://www.zaferyalcinpinar.info adresinden okuyabilir, arşivleyebilirsiniz.

Nis
25
2025
--

Uzaklarla Giyinmek’ten… (1) (Fazıl Hüsnü Dağlarca)


Fazıl Hüsnü Dağlarca
Uzaklarla Giyinmek (Sığmazlık Gerçeği)
Tüm Zamanlar Yayıncılık, 1997, 2. Baskı

(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız…)



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
24
2024
--

Albüm: DAĞLARCA (Banu Kanıbelli)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Haz
04
2024
--

Yeditepe Dergisi’nin ilk sayısında; Fazıl Hüsnü Dağlarca, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve İlhan Berk (Nisan 1950)


Yeditepe Dergisi’nin 1 Nisan 1950 tarihli ilk sayısında…
Fazıl Hüsnü Dağlarca, (N.) İlhan Berk ve
Bedri Rahmi Eyüboğlu‘ndan… kupürler…

(Görselleri büyüterek okumak/incelemek için üzerlerine tıklayın…)





Hamiş: EVV3L kapsamındaki Yeditepe Dergisi ilgilerine https://evvel.org/ilgi/yeditepe-dergisi adresinden, Fazıl Hüsnü Dağlarca ilgilerine https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden, İlhan Berk ilgilerine https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden, Bedri Rahmi Eyüboğlu ilgilerine ise https://evvel.org/ilgi/bedri-rahmi adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
16
2023
--

Güneşi Doğduran (Fazıl Hüsnü Dağlarca)


Güneşi Doğduran‘dan şiirler…
Fazıl Hüsnü Dağlarca, 3. Baskı, 1999, Doğan Kitap


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
15
2023
--

Duyuyor musunuz / Bir betikti burda evren / bin bir sözcüğü ışıldardı / birbirine (Fazıl Hüsnü Dağlarca)


(…) “Küçükken annemin üstümü örtüp gittiği gecelerde sözcükler gelirdi bana. Önce ayaklarımı ısıtırlar, sonra ellerimi, beni öperlerdi. Ben de öperdim onları. Birdenbire aydınlanırdı bir parmak, kolumdaki gaz lambası büyük avizelere dönüşürdü. Ben sözcüklerin nerelerden geldiklerini, evlerini, ağaçlarını, çiçeklerini düşünürdüm. Annelerini düşünürdüm sözcüklerin. Gece yaşamım sürüp giderdi, düş yaşamım da. Nasıl geçerdi uzun bir süre bilmiyorum. Yine sözcüklerin en güzeli uyandırırdı beni.

Sizler sevgili yapıtlarım, benim güneşlerimsiniz.

Hepinize başlarken ayrı ayrı sözlükler doğar içime. Ayrı ayrı gerçek basamakları, ayrı ayrı biçim yapıları, ayrı ayrı sesler, seslenmeler, ayrı ayrı sayı direnmeleri başlar bende.

Sizler odalarsınız. Birinden birine geçilen ya da geçilmeyen odalar. Ben bu odaların tümü. Sizlerin de bendeki kalabalık olmanız ne güzel. Taşıdığınız yönler yan yana getirilirse 360 dereceyi kaç kez aşar bilemiyorum. Bakış larınız öbür gerçekleri görürken, söylediğim bitiştirimlerle özel evreninizi yaratmaktasınız. Dışı dış doğaya değen, içi iç doğamızda olan.

Havaya Çizilen Dünya, ilk yapıtımsın. Sen kendi başına çok pencereli bir evsin. İçerdeki 21 yaşındaki çok elli bir genç, bütün yöreyi görmek için bütün pencereleri açmıştır. İnanıyor musun?



“Çocuk ve Allah”, 1. Baskı, 1935
Kapak: Ali Suavi Sonar

Çocuk ve Allah; İkinci kitabım; Sen bilinçaltımın biraz daha kalın çizgilerle yazıya geçirilmiş tasarımısın. En çok okunan yapıtımsın. ..Birbirinden ayrılmış ikişer dizeler büyük gerçekle yüz yüzedirler. Büyük gerçekle birleşmişlerdir. Seni bütün derinliğine dek inceleyecek birisi çıkarsa, işi çok güç. Diyebilirim ki ben seni açıklamak için sonraki yazdıklarıma ulaştım. Bitiremedim seni bugün bile.

Bana verdiğin evren, ne güzel ki sende bitmiyordu. Sen benim açık kapılar ülkemsin.

Seni yazarken İstanbul’dan ayrılmıştım. Anadolu’ya ilk doğu görevimi yapmak üzere atanmıştım. Bu süre, o günlerde üç yıl olarak belirlenmişti. Kendimi bilmediğim bölgelere götürürken İstanbul’dan evden o mutlu ortamlardan ayrılmıştım. Bir elimde bilinmez, bir elimde senin tasarın vardı. Sana “romanım” gözüyle bakıyordum. Bütün yaşamımı kapsıyordu biraz. … Yapıtın yürüyüşü kalın çizgileriyle bir ölümlüyü anlatır. Onun çocukluğundan başlayan sıcaklığı önce kendi gövdesini bulmuştur. Sonra yeryüzündeki öbür gövdeleri bulmuştur: ağaç, su, dağ, ova, dizi dizi kışlalar.

Kimi yerde 5 numaralı gaz lambalarının ışığı altında, kimi yerde mumla Ağrı dağı sırtlarında, Aras kıyılarında, çadırda, kağnı üzerinde, üç yıl bütün boş vakitlerimde, görev dışı sürelerimde yapıtımı ortaya çıkarmaya uğraştım. Açılır kapanır masa, açıır kapanır iskemle yaptırdım bu amaçla. Katır sırtında taşınsın, her yerde çalışabileyim diye. Üç yıllık zorunlu Doğu görevi biterken, bir şansla İstanbul’a atandım. Yeni yapıtım bitmişti. Onu bağrıma basarak İstanbul’a geldim.



Dağlarca’ya ithafen imzalı kitaplar…

Yayımlandığın günlerde Peyami Safa Cumhuriyet gazetesinin ikinci yüzünde iki büyük yazı yayımlamıştı. O yazılarda senin Türkçeye kazandırılmış, Türkçeye özgü bir “sürrealizm” olduğunu ileri sürmüştü. (ki sonradan birçok yazar bu konuda birleşmişlerdi.) Peyami Safa’nın bu yazısı Çocuk ve Allah’ın kimliği olmuştur. Yıllar sonra arkadaşım Cemal Süreyya’nın “Çocuk ve Allah yeni şiirimizin anayasasıdır” yargısına dek uzamıştır.” (…)


Kaynak: https://acikradyo.com.tr/arsiv-icerigi/fazil-husnu-daglarca-sohbeti


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
02
2023
--

Yanık Çocuklar Koçaklaması’ndan… (Fazıl Hüsnü Dağlarca) (Resimler: Mustafa Aslıer)


Fazıl Hüsnü Dağlarca
“Yanık Çocuklar Koçaklaması”
Arkın Kitabevi, 1975
Resimler: Mustafa Aslıer



İşbu özel kitaptan ve kitabın içerdiği resimlerden haberdar olmamızı sağlayarak eserden iki sayfa/şiiri bizlerle paylaşan sıkı araştırmacı H. Can Yücel‘e çok teşekkür ediyoruz. H. Can Yücel daha önce (Adalı Dergisi, 2016) ressam Mustafa Aslıer hakkında çok kapsamlı bir inceleme yazısı kaleme almıştı. Yazının tam metnini https://arsiv.adalidergisi.com/cms/2010-2019/2016/sayi-130-nisan-2016/makale/1274/sanata-adanmis-bir-omur-mustafa-aslier adresinden okuyabilirsiniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Mar
12
2022
--

Kar Fırtınası’nda, Kadıköy’de, Dağlarca…


Yediyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla (…)

F.H. Dağlarca

Aybar Kar Fırtınası, Kadıköy, Mart 2022
Fotoğraf: Zafer Yalçınpınar


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca ilgilerine https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
17
2020
--

Haydi 2’den Dörtlükler (3) (Fazıl Hüsnü Dağlarca)


Ayrıca bkz:
Haydi 2’den Dörtlükler (1)
Haydi 2’den Dörtlükler (2)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
26
2020
--

Haydi 2’den Dörtlükler (2) (Fazıl Hüsnü Dağlarca)



Ayrıca bkz:
Haydi 2’den Dörtlükler (1)
Haydi 2’den Dörtlükler (3)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
15
2020
--

Haydi 2’den Dörtlükler (Fazıl Hüsnü Dağlarca)


Ayrıca bkz:
Haydi 2’den Dörtlükler (2)
Haydi 2’den Dörtlükler (3)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
04
2020
--

Zabilo’nun Dilinden: “PEGÜ HÖS” (Fazıl Hüsnü Dağlarca)


Fazıl Hüsnü Dağlarca
AYLAM (uzay çağında olmak), 1962, Kitap Yayınevi, s.74


Zabilo’nun dilini anlamak için
https://upas.evvel.org/?p=1423
adresini ziyaret ediniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
30
2020
--

Fazıl Hüsnü Dağlarca Kitap Kapakları Seçkisi (2. Edisyon)


2017 yılının Ekim ayında büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca‘nın poetikasını saygıyla anmak ve yayımlanan şiir kitaplarının kapak tasarımları ile imgesel alan derinliğine katkılarını işaret etmek amacıyla koleksiyon öğeleri taşıyan kısa bir seçki hazırlamıştık. Bugün, seçkiye yeni kapaklar/buluntular ekleyerek 2.edisyonu oluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Fazıl Hüsnü Dağlarca Kitap Kapakları Seçkisi’ne https://bit.ly/daglarcakitapkapak adresinden -pdf dosyası biçiminde- ulaşabilirsiniz. İyi okumalar/izlenimler dileriz…” (Zy)



Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
16
2019
--

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Arşivi ve Cavit Mukaddes’in Çalışmaları Hakkında…

“2008 yılında şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın vefatından sonra İstanbul-Kadıköy mahkemesinin kararıyla Dağlarca’nın evi mühürlendi; geride bıraktığı şiir dosyalarıyla, terekeleriyle ve kişisel eşyalarıyla beraber… Aynı mahkemenin aldığı karar doğrultusunda Cavit Mukaddes, Dağlarca’nın geride bıraktığı edebi mirasını (şiirleri-el yazıları-tuttuğu notlar dahil) toparlamakla görevlendirildi. Şairin vefatından sonra evini (mahkeme heyetiyle beraber) ilk ziyaret eden kişi Cavit Mukaddes’tir. Çok zor bir süreç ve çalışmayla tüm şiir dosyaları toparlandı, tutanaklar tutuldu ve 11 ciltlik muazzam bir şiir dosyası hazırlanarak, yayınlanması için Cavit Mukaddes tarafından Kadıköy Adliyesi’nin ilgili birimine teslim edildi. Çalışma aşamasında Cavit Mukaddes kendi tercihiyle şair-ressam Ruşen Eşref Yılmaz’ı (uzun yıllar Dağlarca’nın yanı başında ona her alanda yardım eden kişiyi) da bilgilendirdi, desteğini aldı ve nihai karar ile toparlanma çalışmasını beraberce yaptılar. Eserler toplu dosya biçimde (tek nüsha olarak) mahkemeye emanet edildi. Dağlarca’nın vefatından sonra yayımlanan tüm şiir kitapları-çalışmalarında Cavit Mukaddes’in emeği ve titiz çalışmasının sonucunu görmek mümkündür.”


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Nis
16
2019
--

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Aforizmaları’ndan… (I)

“Eskiden kurtulmak, bir an bir önceki andan kurtulmakla başlar.” (Eskiden Kurtulmak, s.13)

“Yapışkandır eski. Birçok uluslar eskilerinden kurtulduklarını “sanırlar”. İşte asıl eski, bu sanı içinde sürüp gidendir. (Eskiden Kurtulmak, s.14)

“Dalkavuklar eskiden yalnız söylerlerdi. Bugün yazıyorlar da. Bu yüzden inandırdıkları daha çok.” (Dalkavuk, s.19)

“Devletler, hükûmetler değişir, dalkavuklar değişmez.” (Dalkavuk, s.19)

“Dalkavuklar unutkanlığımızla yaşarlar. Bu unutkanlıkta onları geçmişlerinden kurtarmışızdır.” (Dalkavuk, s.19)

“Dalkavuk “yavaşça”dır. Yavaşça değiştirir efendisini.” (Dalkavuk, s.19)

“Bir elma dalından düşse, biraz daha kızarsa bir üzüm, sen de, ben de, öteki de kıpırdamışızdır. Biz düşünürken elmanın, üzümün titrediği gibi. Çünkü genel olay’ın, doğanın içindeyiz hep.” (Olay, s.21)

“Bütün doğa bir tek olaydır, aralıksız sürüp gider. Bizler de ona, bilmeden, biraz bilerek, sonra yine bilmeden katılır gideriz. (Olay, s.21)

“Aydın kimdir? İlkin ışıyan.” (Aydınla Toplum, s.27)

“Işımayan yanıdır toplum aydının. Bu ışımamış yan büyük olursa aydın büyük olmaz.” (Aydınla Toplum, s.27)

“Gözlük bakma gücümüzü çoğaltır. Görme gücümüzü değil.” (Gözlük, s.30)

“Güçsüz, güçlünün karşıtı değildir. Onun yoğudur.” (Güç, s.33)

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
“Karşıdüşünce”, Vatan Gazetesi Yazıları (1961-1962)
Hazırlayan: Erol Gökşen, YKY, 1. Baskı, 2018


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
11
2018
--

Afrika dahil: “Cemal Süreya Anma Etkinliği Konuşması” (9 Ocak 2018, CKM-Kadıköy, Tam Metin)

Zafer Yalçınpınar
Cemal Süreya Anma Etkinliği, 9 Ocak 2018
Caddebostan Kültür Merkezi-KADIKÖY


Konuşmanın pdf dokümanı biçimini
https://bit.ly/cemalsureya2018 adresinden arşivleyebilirsiniz.


“Çok daha kalabalık toplulukların karşısında hiç heyecanlanmadan çeşitli konuşmalar gerçekleştirmiş olmama rağmen bugün, burada, son derece heyecanlıyım. Demin, sizin oturduğunuz koltuklardayken bu durumun nedenini düşündüm.  Çünkü, Cemal Süreya -tıpkı Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Ece Ayhan gibi- çok büyük bir şairdir! İnanmasanız da fark etmeseniz de büyük ve küçük şairler vardır! Böyle bir ayrım vardır! Cemal Süreya büyük bir şair olduğu için, bugün, burada, çok heyecanlıyım!

Her şeyden önce, Cemal Süreya’nın Ece Ayhan ve Sezai Karakoç’la birlikte 1950’li yılların ortasında Türk Şiiri’ndeki aurayı değiştiren ve ‘İkinci Yeni’ ismini verdikleri yenilikçiliğin kurucusu olduğunu hatırlatmak, yani Cemal Süreya’nın ve arkadaşlarının Türk Dili üzerinde yeni bir duygu-durum, yeni bir şiirsellik oluşturduğunu söylemek, vurgulamak gerekiyor. Bu yeniliğin hem okurda hem de diğer -küçük, büyük- şairlerde karşılığı olmuştur ve söz konusu yenilik bir şiir akımına dönüşmüştür. Bu yeni şiirin özellikleri nelerdi… Neden bu kadar sevildi… Neden hâlâ çok büyük bir içtenlikle ve samimiyetle takip ediliyor! Bu büyüklüğü iyice düşünmek ve analiz etmek gerekiyor…

Cemal Süreya ve kendisinin “Güvercin Curnatası” olarak tanımladığı ikinci yeni akımı ne yaptı, neyi değiştirdi… 1950’li yıllarda dünya şiirinden çeviriler yaparak 2. Dünya Savaşı sonrası dünyada oluşan yeni hümanizmin duygu-durumunu, yeni şiirsel dili anlamaya ve Türkçe’ye aktarmaya başladılar. O dönemde Türkçe’de garip akımı kasırgası esiyordu. Garip akımı şiire sadeleşme ve imgede basitleşme getirmişti. Bu durum hikâyelemeci ve biraz da kuru bir şiir ve söylem ortaya çıkarmıştır. Cemal Süreya ve arkadaşları bu sade şiir dilini daha sofistike bir hâle çevirmek, şiir dilini ileriye taşımak için imgelemin güçlenmesini sağladılar. İmgelemin özgürlüğüne inandılar. Karmaşık bir yapıydı bu, ancak imgesel olarak dili geliştiren, Türk Dili’nin imgesel alan derinliğini arttıran ve genişleten bir söyleyiş, bir tını buldular. Zarif, tabii ki modern ve çok ama çok kuvvetli bir şiir oluşturdular. Öyle ki 80’lerin ve 90’ların şairleri bu akımın gölgesinde kalmışlardır! İkinci yeni öyle güçlüdür ki 80’lerin ve 90’ların şairlerini gölgede bırakmıştır! Bugün, 60 sene sonrasında bile bu hakikati görmeliyiz, kabul etmeliyiz artık!

İkinci yeni şiiri geleceğe uzanan, güçlü bir şiirdir! Bir zamanlar, bir edebiyat soruşturması kapsamında bir çakma profesör çıkıp ikinci yeni akımının etkisini kaybettiğini mırıldanmış, bir zamanlar… Bu mutat zevat hiçbir bilimsel açıklamaya, dahası poetikaya değinmeden niyet belirtmeye veya kendince, kendi çetesine ümit vermeye kalkmıştır. Bu komediyi gördüğümde emin oldum: 80’lerin, 90’ların bu şair profesörleri ve bağlı çeteleri acz içinde, ikinci yeninin büyük şiirinin gölgesinde kalmıştır! Çakma şairler acz içindedir bugün…

Sonuçta, hâlâ, burada, bu toplulukta, Türkçe’ye baktığımızda, zamanların sonunda, Cemal Süreya ve arkadaşlarının şiiri, yürürlükte olan baskın ve en güçlü şiir akımıdır… Geleceği belirlemektedir ve geleceğe uzanmaktadır. İkinci yeni şiiri yürürlükteki dili imgesel olarak geliştirmekte, tahayyül gücüne güç katmakta ve şiir dilini etkilemektedir; son derece de kuvvetlidir, etkindir ve insanlığı sürekli geliştirmektedir! Cemal Süreya’nın “Üvercinka” adlı şiirinde ifade ettiği gibi: “Afrika dahil!”

Zafer Yalçınpınar, 9 Ocak 2018
Cemal Süreya Anma Etkinliği Konuşması’nın tam metni…

Caddebostan Kültür Merkezi-Kadıköy



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Poetika Çalışmaları’na https://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
29
2017
--

“Yaşamamalarda” (Fazıl Hüsnü Dağlarca)

İlk burgaçta yok olur
Sandalların çoğu
Kırmızı çizgilerle açılır
Kapalı boş avuçlarımız

(Boşluk, s.14)


O en uzak
En iri gezegenler var ya
Belki de sıcak değildir
Bendekinden
…
Evrenin
Kendini döndüğü
Uzun değildir
Benim kendimi döndüğümden

(Uzun Dede, s.19)


Elimle sundum yavaş yavaş
İşitiliyordu otların içindeki özsu
Neden sonra gözlerim kamaştı?
Yanıt:
Işığın sesinde değil aradığımız
Sesin ışığında

(Karanlığa Başlamak, s.24)


Yok olmuş evlerin kapısında asılıdır ormanın yangını

Yokluğumuz aramaktadır ilk yokluğumuzu bizim

(Boş Salı, s.40)


Bütün doğa köprüdür
Ulaştırır beni sana
Ulaştırmıştır çünkü
Gökyüzünü yeryüzüne

(Köprülerimiz, s.42)


Dengesi bozulmaz güzelliğin
Daha kırmızı açılır zakkumlarımız
Karanlığı eksilir karanlığın

(Günlerden Düşen Yaprak, s.46)


Bir sürüdür yinelenen sözcükler
Ağızları açık yaradılışa
Oluşturur ilk özneleri, ilk dizeleri

Nereye gitseler
Çobanı ararlar ayakları birer bakış
Yeraltını da görürler öbür gökyüzünü de

(Aydınlatma, s.50)


Sokak lambaları bekler
Yarını değil
Dünü bekler

Kışın kıyılarda sandallar
Tersine çevrilmiş yüzüdür
Göğün

(Adı Konmamış Yaratıklarla Yüz Yüze, s.67)

 

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
“Yaşamamalarda” (Kaçaklar-3), YKY, Ekim 2017


Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com