Şub
04
2026
--

YANKI ODASI // 20. Bölüm // KUZGUN ACAR’A SAYGI // ÖZEL YAYIN // 13 Şubat 2025 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


Yankı Odası‘nın 20. Bölümü’nde ‘sıkı yontucu (heykeltraş) Kuzgun Acar’ı saygıyla andık ve evvel.org arşivinin içinde gezindik…


21. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Şub
04
2026
--

“Kuzgun Acar’a İşaret Etmek için 16 Neden” (Zafer Yalçınpınar)


Karga Mecmua, Şubat 2009, Sayı: 24
(Görseli büyütmek ve okumak için üzerine tıklayın…)

Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Kuzgun Acar başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
04
2026
0

Kuzgun Acar’ın tüm yontularında “çığlık” vardır.

4 Şubat 1976′da vefat eden
sıkı yontucu Kuzgun Acar’ı özlem ve saygıyla anıyoruz…


EVV3L kapsamında yayımlanan Kuzgun Acar ilgilerinden bazılarının bağlantı adresleri aşağıdadır:

Tiyatro Dergisi: Kuzgun Acar Özel Sayısı (Mayıs, 1976)
https://evvel.org/tiyatro-dergisi-kuzgun-acar-ozel-sayisi-mayis-1976

YANKI ODASI // 20. Bölüm // KUZGUN ACAR’A SAYGI // ÖZEL YAYIN // 13 Şubat 2025 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar
https://evvel.org/yanki-odasi-20-bolum-kuzgun-acara-saygi-ozel-yayin-13-subat-2025-youtube-canli-yayin-tekrari-zafer-yalcinpinar

Kuzgun Acar Özel Sayısı (Milliyet Sanat, 13 Şubat 1976)
https://evvel.org/kuzgun-acar-ozel-sayisi-milliyet-sanat-13-subat-1976

Kuzgun Acar sanatını anlatıyor… (TRT Arşivi’nden)
https://evvel.org/kuzgun-acar-sanatini-anlatiyor-trt-arsivinden

1967’den 1988’e Kuzgun Acar’ın Türkiye Rölyefi
https://evvel.org/1967den-1988e-kuzgun-acarin-turkiye-rolyefi

Kuzgun Acar’a İşaret Etmek İçin 16 Neden
https://zaferyalcinpinar.com/k10.html

Kuzgun Acar hakkında kupürler…
https://evvel.org/kuzgun-acar-hakkinda-kupurler

Kuzgun Acar Portresi (Burhan Uygur)
https://evvel.org/kuzgun-acar-portresi-burhan-uygur

KUZGUN ACAR’IN ESERLERİ SATIŞA ÇIKARILMASIN!
https://evvel.org/kuzgun-acarin-eserleri-satisa-cikarilmasin

Kuzgun Acar’ın “Haşim İşcan” Heykeli
https://evvel.org/kuzgun-acarin-hasim-iscan-heykeli

M. Aksoy’un “İnsanlık Anıtı” ve K. Acar’ın “Türkiye” Rölyefi
https://evvel.org/m-aksoyun-insanlik-aniti-ve-k-acarin-turkiye-rolyefi

Kuzgun Acar’ın desen defterinden…
https://evvel.org/kuzgun-acarin-desen-defterinden

Kuzgun Acar’ın Maskları Satıldı!
https://evvel.org/pes-ozgur-tiyatro-bugun-490000-tl-ediyor

Kuzgun Acar’ın İlk Yapıtı, Bir Yorum, Bir Soru ve İki Not!
https://evvel.org/kuzgun-acarin-ilk-yapiti-bir-yorum-bir-soru-ve-iki-not

Kuzgun Acar’ın Yontuları
https://evvel.org/kuzgun-acar-heykelleri

Allah’ın Kuzgun Bir Kuludur.
https://zaferyalcinpinar.com/s54.html

Kuzgun Acar’ın Maskları
https://evvel.org/kuzgun-acarin-masklari

Kuzgun’un Yeri (1972)
https://evvel.org/kuzgunun-yeri-1972

Marmara Adası ve Kuzgun Acar
https://evvel.org/marmara-adasi-ve-kuzgun-acar


Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Kuzgun Acar” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
01
2026
--

Sediri Kestiler Dolunayda (M.Ş.Ş.)

“Sediri Kestiler Dolunayda”
M.Ş.Ş.
Upas Şiir, Ocak 2026, 50 Sayfa
okumak/izlemek için: upas.evvel.org/sedirikestiler.pdf


Kargo adlı rock grubundan efsanevi şarkı sözleriyle tanıdığımız M.Ş.Ş.’nin (Mehmet Şenol Şişli‘nin) altıncı şiir kitabı yayımlandı. M.Ş.Ş. şiire sadakatin varoluşsal açıdan en zorlu -ya da sorumlu- biçimini irdeleyerek ‘kent ozanlığı’ kimliğine yeni bir ‘cesaret ve kopuş’ perspektifi ekliyor: “Dolunayda… ya şair ya da sedir!”


“Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.


BASLI NÜSHA, İMZALI ÖZEL NÜSHA…

Eserin, Plüton Yayın tarafından kitaplaştırılan basılı nüshası https://www.kitapyurdu.com/kitap/sediri-kestiler-dolunayda/744347.html adresinde online satışa sunuldu. M.Ş.Ş.’nin isme özel -sınırlı sayıda imzalayacağı- koleksiyon nüshaları ise https://mehmetsenolsisli.com/dukkan/sediri-kestiler-dolunayda-isme-ozel-mss-imzali/ adresinden talep edilebilir.


YA ŞAİR YA DA SEDİR…
“Birinin felâketi bir diğerinin başlangıcı.”

Hangi şaire sorulmuş; “Seni mi asalım yoksa sediri mi keselim?” diye… Hiçbirine…
Sedire sorsalar kendiliğinden tutuşurdu.
Dile gelirdi ormanın sesi. Öyle bir ayna ki hem her şeyi gösteriyor hem de hiçbir şeyi.
Kimim ben? Bir şair mi yoksa bir ağaç mı?
Eğilmedim mi fırtına çıktığında? Çekilmedi mi suyum? Silahımı gömmedim mi? Neden ellerinde meşalelerle, urganlarla toplanmış halk? Kime verilecek ilk konuşma hakkı? Herkes mal varlığını açıklasın, hiçbir şeyi olmayan bir adım öne çıksın! İlk o konuşacak… İlk o linç edilecek…

“Açılınca kitabın konusu
anlayınca nasıl yazacağını
yan yana birer harf gibi duran insanlar
bir araya gelince bir kelime etmiyorlar,
kimden geçtiysem
kendim oldum sonunda
yani bana ait olmayan
tek kişilik bir oda,
içinde binlerce kitap
elimde çakılmaya hazır bir kibrit,
duvarda bir ayna.”

Şimdi topla bohçanı, hazırlan uzun yola çıkmaya, cilalanmış sedir gibi sakla içinde nemli zamanları, görünen büyük bir kandırmacadan ibaret değil mi? Unutma: Acının yüzü gülümseyen bir kuzuya benzer.

M.Ş.Ş. (Tanıtım metninden…)

Oca
13
2026
--

Liberal solun yalan söyleme rahatlığı – Şairin 124. doğum gününde bir polemik… (Kaya Tokmakçıoğlu)

Nâzım Hikmet’in 124. doğum gününde, onun kavgasını hatırlamak ve hatırlatmak, salt bir anma değil; bugüne bir savaş ilanı. Birikim’in özel sayısı, Belge, Koçak ve Keser’in yazıları üzerinden, Nâzım’ı tarihsel olarak tutsaklaştırmak, kavgasını parçalamak ve liberal-estetik bir figüre indirmek istiyor. Bunu görmezden gelmek mümkün değil. Bu, sadece edebi bir tartışma değil, bugünkü politik kavganın da ta kendisi.

Nâzım Hikmet’in 124. doğum yılında Birikim dergisinin yayımladığı Nâzım Hikmet özel sayısının bir özel amaca istinaden hazırlandığını peşinen varsaymasak bile, ilgili sayının ufku meşhur İranlı şair Sadi’nin bir sözünü akıllara getiriyor: “Akrebin sokması kininden değil, tabiatındandır.” Birikim dergisi, Nâzım’ı anmaya kalkınca, Nâzım’ı yeniden düşünmekten çok, onu siyasetsizleştirip ehlileştirmeye vardırıyor. Onu komünist bir şair olarak değil, yorulmuş bir ihtiyar, pişman bir estet, ulusal bir alegori ya da apolitik fragmanlar toplamı olarak okura sunuyor.

Birikim çevresi bunu ilk kez yapmıyor. Yaklaşık yarım asırdır aynı işi yapıyor liberaller: düzenden kopma ihtimali taşıyanı yumuşatmaya, kavgayı yoruma, mücadeleyi metne, devrimi hatırata dönüştürmeye çalışıyorlar. Bugün hâlâ Nâzım’a yapmaya çalıştıkları da bu. Şaşırtıcı değil. Ama cevapsız bırakılacak türden hiç değil. Çünkü Nâzım Hikmet geçmişin zararsız bir sesi değil. Bugünün kavgasında şiiriyle, siyasetiyle, hayatıyla hâlâ taraf olan bir yoldaş. Onu şiirinden ayırmaya çalışanlar aslında onu kavgasından koparmaya çalışıyor. (…)

Kaya Tokmakçıoğlu’nun kaleme aldığı eleştirel inceleme yazısının tam metnine https://haber.sol.org.tr/haber/liberal-solun-yalan-soyleme-rahatligi-sairin-124-dogum-gununde-bir-polemik-405327 adresinden ulaşabilirsiniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında bulunan Nâzım Hikmet başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/tas-ucak adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
11
2026
--

“Toplumun işi savaşmak, sonra işsiz kalmak” (Fazıl Hüsnü Dağlarca)

(Görseli büyütmek için üzerine tıklayınız…)

Fazıl Hüsnü Dağlarca‘dan Engin Turgut’a,
“Toplumun işi Savaşmak, sonra işsiz kalmak” ithafıyla imzalı (16.10. 1988)
(Engin Turgut’un Facebook Sayfası’ndan…)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden, imzalı kitap ilgilerine ise https://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
10
2026
--

Başlangıç 2026!

Süper Kupa Finali’nde Fenerbahçe, Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda Galatasaray ile karşı karşıya geldi. Rakibini 2-0 mağlup eden sarı-lacivertliler Süper Kupa’yı müzesine götürdü. Süper Kupa finalinin ardından Avrupa basını da Fenerbahçe ve Galatasaray’ı konuştu. (10 Ocak 2026)

BILD: Yeni transfer, ilk maçında golü attı. Kış transfer döneminde Lazio’dan 28 milyon euro karşılığında transfer olan Matteo Guendouzi, Asensio’nun ortasından seken topu fırsat bilerek ceza sahası kenarından yaptığı şutla skoru 1-0’a getirdi (28′). Bundan sonra maç karşılıklı ataklarla geçti; Galatasaray oyuna daha çok hakim olsa da bir türlü gol bulamadı. Fenerbahçe ise devre arasından sonra Oosterwolde’nin akrobatik volesiyle farkı ikiye çıkararak skoru 2-0 yaptı. Ve stoper oyuncusu daha sonra Galatasaray yedek kulübesinin önünde, doğrudan televizyon kameralarına doğru kışkırtıcı bir şekilde gol sevincini yaşayarak büyük bir olay yarattı. Sonuçta bunun bir önemi kalmadı, çünkü skor Sané’nin takımı lehine 0-2 olarak kaldı. Diğer Alman oyuncu İlkay Gündoğan’ın (72. dakikada Lucas Torreira’nın yerine) oyuna girmesi bile sonucu değiştiremedi.

LEQUIPE: Perşembe günü yaklaşık 30 milyon Euro karşılığında Lazio’dan Fenerbahçe’ye transfer olan Mattéo Guendouzi, yeni takımına hemen uyum sağladı. Yeni kulübüyle ilk maçına çıktığı Cumartesi günü Galatasaray’a karşı oynanan Türkiye Süper Kupası finalinde ilk 11’de başlayan 26 yaşındaki Fransız orta saha oyuncusu, golünü kaydetti. Guendouzi’nin golü Fenerbahçe’nin 2-0’lık galibiyetine katkıda bulundu. İkinci golü ise eski PSG oyuncusu Marco Asensio’nun asistiyle Jayden Oosterwolde kaydetti.

MARCA: Eski Mallorca, Espanyol, Real Madrid ve Paris Saint-Germain oyuncusu Marco Asensio, Fenerbahçe’yi Süper Kupa’da Galatasaray’a karşı oynanan derbi maçında (0-2) zafere taşıdı. Domenico Tedesco’nun öğrencileri, Sané ve Icardi ile maça başlayan ancak Afrika Uluslar Kupası’nda bulunan Osimhen’in yokluğunu derinden hisseden Galatasaray’a 48. dakikada son darbeyi vurdu.

TUTTU MERCAO: Matteo Guendouzi, Fenerbahçe formasıyla rüya gibi bir başlangıç ​​yaptı . Sadece üç gün önce, Fransız orta saha oyuncusu, Lazio formasıyla Olimpico’daki son maçına çıkmaya hazırlanıyordu. Takımına Duygusal bir veda etmişti. Ancak bu akşam Galatasaray’a karşı oynanan Süper Kupa maçında derbide golü buldu ve Türkiye’nin ilgi odağı oldu.


Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/skorer/galatasaray-fenerbahce-super-kupa-finali-avrupada-gundem-oldu-ruya-gibi-baslangic-7518964


Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan Fenerbahçe başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
09
2026
--

İKİNCİ YENİ VE CEMAL SÜREYA’NIN ÖNEMİ (Zafer Yalçınpınar)

Cemal Süreya Anma Etkinliği Konuşması, Kadıköy-CKM, 9 Ocak 2018:

Zafer Yalçınpınar: “Çok daha kalabalık toplulukların karşısında hiç heyecanlanmadan çeşitli konuşmalar gerçekleştirmiş olmama rağmen bugün, burada, son derece heyecanlıyım. Demin, sizin oturduğunuz koltuklardayken bu durumun nedenini düşündüm.  Çünkü, Cemal Süreya -tıpkı Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Ece Ayhan gibi- çok büyük bir şairdir! İnanmasanız da fark etmeseniz de büyük ve küçük şairler vardır! Böyle bir ayrım vardır! Cemal Süreya büyük bir şair olduğu için, bugün, burada, çok heyecanlıyım!

Her şeyden önce, Cemal Süreya’nın Ece Ayhan ve Sezai Karakoç’la birlikte 1950’li yılların ortasında Türk Şiiri’ndeki aurayı değiştiren ve ‘İkinci Yeni’ ismini verdikleri yenilikçiliğin kurucusu olduğunu hatırlatmak, yani Cemal Süreya’nın ve arkadaşlarının Türk Dili üzerinde yeni bir duygu-durum, yeni bir şiirsellik oluşturduğunu söylemek, vurgulamak gerekiyor. Bu yeniliğin hem okurda hem de diğer -küçük, büyük- şairlerde karşılığı olmuştur ve söz konusu yenilik bir şiir akımına dönüşmüştür. Bu yeni şiirin özellikleri nelerdi… Neden bu kadar sevildi… Neden hâlâ çok büyük bir içtenlikle ve samimiyetle takip ediliyor! Bu büyüklüğü iyice düşünmek ve analiz etmek gerekiyor…

Cemal Süreya ve kendisinin “Güvercin Curnatası” olarak tanımladığı ikinci yeni akımı ne yaptı, neyi değiştirdi… 1950’li yıllarda dünya şiirinden çeviriler yaparak 2. Dünya Savaşı sonrası dünyada oluşan yeni hümanizmin duygu-durumunu, yeni şiirsel dili anlamaya ve Türkçe’ye aktarmaya başladılar. O dönemde Türkçe’de garip akımı kasırgası esiyordu. Garip akımı şiire sadeleşme ve imgede basitleşme getirmişti. Bu durum hikâyelemeci ve biraz da kuru bir şiir ve söylem ortaya çıkarmıştır. Cemal Süreya ve arkadaşları bu sade şiir dilini daha sofistike bir hâle çevirmek, şiir dilini ileriye taşımak için imgelemin güçlenmesini sağladılar. İmgelemin özgürlüğüne inandılar. Karmaşık bir yapıydı bu, ancak imgesel olarak dili geliştiren, Türk Dili’nin imgesel alan derinliğini arttıran ve genişleten bir söyleyiş, bir tını buldular. Zarif, tabii ki modern ve çok ama çok kuvvetli bir şiir oluşturdular. Öyle ki 80’lerin ve 90’ların şairleri bu akımın gölgesinde kalmışlardır! İkinci yeni öyle güçlüdür ki 80’lerin ve 90’ların şairlerini gölgede bırakmıştır! Bugün, 60 sene sonrasında bile bu hakikati görmeliyiz, kabul etmeliyiz artık!

İkinci yeni şiiri geleceğe uzanan, güçlü bir şiirdir! Bir zamanlar, bir edebiyat soruşturması kapsamında bir çakma profesör çıkıp ikinci yeni akımının etkisini kaybettiğini mırıldanmış, bir zamanlar… Bu mutat zevat hiçbir bilimsel açıklamaya, dahası poetikaya değinmeden niyet belirtmeye veya kendince, kendi çetesine ümit vermeye kalkmıştır. Bu komediyi gördüğümde emin oldum: 80’lerin, 90’ların bu şair profesörleri ve bağlı çeteleri acz içinde, ikinci yeninin büyük şiirinin gölgesinde kalmıştır! Çakma şairler acz içindedir bugün…

Sonuçta, hâlâ, burada, bu toplulukta, Türkçe’ye baktığımızda, zamanların sonunda, Cemal Süreya ve arkadaşlarının şiiri, yürürlükte olan baskın ve en güçlü şiir akımıdır… Geleceği belirlemektedir ve geleceğe uzanmaktadır. İkinci yeni şiiri yürürlükteki dili imgesel olarak geliştirmekte, tahayyül gücüne güç katmakta ve şiir dilini etkilemektedir; son derece de kuvvetlidir, etkindir ve insanlığı sürekli geliştirmektedir! Cemal Süreya’nın “Üvercinka” adlı şiirinde ifade ettiği gibi: “Afrika dahil!”

Zafer Yalçınpınar9 Ocak 2018
Cemal Süreya Anma Etkinliği Konuşması

Caddebostan Kültür Merkezi-Kadıköy


Cemal Süreya Arşivi: https://evvel.org/?s=Cemal+Süreya

Oca
06
2026
--

“Epika” (Emir Alisipahi)

“Epika”
Emir Alisipahi
Upas Şiir, Ocak 2026, 20 Sayfa
okumak/izlemek için: upas.evvel.org/epika.pdf


Emir Alisipahi, beş yıl boyunca, şiirinin özünü epik bir düzlemde işledi; büyük bir baltayı -günbegün- sabırla bileyledi, ışıldattı ve hazırladı. Şimdi, Epika‘da yer alan şiirler, geçmişten geleceğe uzanan keskin bir dille zamanın ruhuna etkili bir tarihsellik sağlıyor…


Hamiş: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Oca
01
2026
--

Koç’un Gözdesi Kalamış Yat Limanı’na Bakanlıktan Onay!

9 Ocak 2026, BirGün Gazetesi, İlayda Sorku

Yıllarca süren ihalelerin ardından Koç Holding’e 40 yıllığına devredilen Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı’nın genişletme projesi için Bakanlık yeşil ışık yaktı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan projeyle birlikte yat kapasitesi bin 288 metrekareden 2 bin 120 metrekareye çıkarılacak, toplam alan 437 bin 788 metrekareye ulaşacak.

Mevcut durumda bin 288 yata hizmet veren marina; 24 bin 900 metrekare mendirek, bin 193 metre rıhtım ve 2 bin 666 metre iskeleyle faaliyet yürütüyor. Projede mendirek 36 bin 158 metrekareye, iskele 4 bin 54 metreye çıkarılacak; ayrıca bin 997 metrekarelik deniz dolgusu yapılacak. Kara alanında ise 12 bin 321 metrekare ticari alan, 5 bin 482 metrekare idari ve teknik alan, 22 bin 87 metrekare kapalı otopark, 13 bin 742 metrekare açık otopark ve 9 bin 150 metrekare çekek alanı planlandı. Projeye konu alan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından II. derece doğal sit ve III. derece arkeolojik sit olarak ilan edilen Fenerbahçe Yarımadası’nda yer alıyor.

EKOLOJİK FACİA

ÇED sürecinin ihale yapılmadan önce gerçekleşmesi gereken bir süreç olduğunun altını çizen Fenerbahçe Kalamış Dayanışması’ndan Ayşe Alev Ataç, “Şubat  ayında sözleşmesi imzalanan projenin Mart ayında ÇED süreci başladı. Böyle bir süreci kabul etmiyoruz. Halkın katılımı toplantısında bunun meşru olmayan bir süreç olduğunu söyledik. Her şeye rağmen çalışmalar devam etti. Taslak dosyayı ikinci defa halk onayına sundular. Yayınlanmasının ardından Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçelerimizi verdik. Fakat bugün ne yazık ki sonuç ortada” dedi. Ataç, şöyle devam etti: “Mevcut yat limanı alanı üç katına çıkıyor ve bunun ağırlığı denizde. Burası İstanbul’un en sığ kıyılarından bir tanesi. Dolayısıyla yatların yanaşması için elverişli değil. Bunun farkındalar ve denizde dip taraması yapacaklar. Dipten çıkardıkları malzemeyi de denize dökecekler veya mendireklerin dolgu alanlarında kullanacaklar. -3,5 ile 6 metre arasına indirecekler oradaki derinliği. Dolayısıyla denizde ekolojik facia yaratacaklar. Oranın habitatını oluşturan her çeşit canlı projeden etkilenecek.”

DENİZLE BAĞ KALMAYACAK

Öte yandan mendireklerin Kalamış koyunu tamamen kapattığını belirten Ataç, “‘Parka dokunmayacağız’ diyorlar da parkın önünü zaten kapatacaklar. Koca koca yatlar gelip yanaşacak, parkın denizle bağı kalmayacak. Beş çıpalı yat limanı süper lüks bir yat limanı demek. Alanda yüzme havuzundan tenis kortuna, otoparkına kadar her şey planlanmış. Alan 1980’lerde doldurulmuş bir alan. Dolgu alanın içine yeraltı otoparkı yapılacak. Nasıl yapılacak? AFAD proje alanında bölgede doğal afetle ilgili hiçbir sorun olmadığını belirtmiş. Kuzey Anadolu Fay Hattı 15 kilometre mesafede. Nasıl afet alanı değil? Gümrüklü saha da olmayacak. Uluslararası bir yat oradan elini kolunu sallayıp geçecek. Herhangi bir kontrol noktası olmayacak. Bu durum da güvenlikle ilgili ciddi bir sorun. Biz burada yaşayan insanlar olarak mücadelenin peşini bırakmayacağız” dedi.

14 YILDA 5 İHALE

Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı 1998 yılından beri Koç Holding tarafından işletiliyor. Liman, AKP’nin 2011’de başlattığı özelleştirme sürecinde 14 yılda beş kez ihaleye çıkarılmıştı. İlk ihale 2014’te yapılmış, Koç Holding 664 milyon dolarlık teklifini geri çekmişti. 2017’de yeterli talep oluşmadığı için bir ihale iptal edilmiş, 2021’de Koç Holding 2,5 milyar lira ile ihaleyi kazanmış fakat AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan sonucu iki ay sonra iptal etmişti. Son ihalede müteahhit Vahit Karaarslan 505 milyon dolar ile Koç’un önünde ihaleyi kazanmış ancak ardından ihaleden çekilmişti. İkinci yüksek teklif sahibi Koç Holding, 2025’in Şubat ayında imzalanan sözleşmeyle işletme hakkını 40 yıl daha almıştı.

Kaynak: https://www.birgun.net/haber/kocun-gozdesine-bakanliktan-onay-682684

Ara
30
2025
--

Yeni Kitap: “Orman Masalları” (Horacio Quiroga)

(…) “Hiçbir şey göremiyorum,” dedi sonunda. “Yakında göreceksin.” Hayal edelim ki, saat sabahın üçü, şafaktan hemen önce. Örneğin, yemek yemeyi bitirdik… Ormandayız, karanlıkta… Önümüzde bir dere var… Ne görüyorsun? Juan Darién bir an daha sessizlik içinde kaldı. Ve sınıfta ve yakındaki ormanda da büyük bir sessizlik vardı. Aniden Juan Darién ürperdi ve rüya görüyormuş gibi yavaş bir sesle şunları söyledi: “Gözümün önünden geçen taşları ve eğilen dalları görüyorum… Ve zemini… Ve taşların üzerinde ezilmiş duran kuru yaprakları görüyorum…” “Bir dakika bekle” diye sözünü kesti müfettiş. “Yanından geçen taşları ve yaprakları, hangi yükseklikte görüyorsun?” (…)

Horacio Quiroga, “Orman Masalları”
Çeviren: Taylan Onur
Eksik Harf Yayınları, Aralık 2025, 1. Baskı, s.28


Horacio Quiroga, “Orman Masalları”
Çeviren: Taylan Onur
Eksik Harf Yayınları, Aralık 2025

Satın almak için: https://www.kitapyurdu.com/kitap/orman-masallari/740551.html


‘’Özenle çevrilen Orman Masalları, büyülü gerçekçiliğin kurucu isimlerinden Horacio Quiroga’nın kaleminden çıktı. Türkçede yayımlanan ilk özgün baskısıyla okurla buluşan bu eser, Quiroga’nın doğa, insan ve hayvan arasındaki kırılgan ilişkiyi ustalıkla kurduğu anlatı dünyasını bugün yeniden keşfetme imkânı sunuyor.’’ (Tanıtım Metni’nden…)

Ara
27
2025
--

ŞAİRLER GELDİLER // Günümüz Türk Şiiri Soruşturması (Hazırlayan: Bayram Zıvalı)

Bayram Zıvalı‘nın hazırladığı oylumlu ve kapsayıcı poetika çalışması Matruşka Yayınları tarafından kitaplaştırıldı. Bu sıkı soruşturma, 21 Mart 2025 Dünya Şiir Günü için -‘bir temellük sanatı eylemi’ olarak- kaleme aldığım “Şiirimiz güncel değildir abiler, dom!” başlıklı bildiri/değini metninin bütünlenmesine vesile olmuştu. Bayram Zıvalı’ya ne kadar teşekkür etsem azdır. (Zy)


Satın almak için: https://www.kitapyurdu.com/kitap/
sairler-geldiler-gunumuz-turk-siiri-sorusturmasi/741232.html


“71 şairin yer aldığı bu çalışma, güncel Türk şiiri üzerine gerçekleştirilmiş en kapsamlı soruşturmalardan biri olmanın ötesinde; Türk şiirini estetik, kuramsal, tarihsel, sosyolojik, kültürel ve politik-dilsel düzlemlerde bütüncül kavrayabilmek adına “yan duvarda açılan bir pencere” işlevi görüyor. Dosyanın literatüre en önemli katkısı; şiirin bugün hangi kavramlar, şairler, ruh halleri ve tavırlar üzerinden şekillendiğini somutlaştırmasıdır. “Çoğul poetika”, “metinsellik”, “melez/deneysel estetik”, “zamansızlık”, “dilsel kırılma/sapma”, “yeni duyarlılıklar/yeni duyarsızlıklar”, “karşı-dil/beri-dil”, “belirsizlik estetiği”, “potansiyel şiir” ve “parçalı özne” gibi kavramlar, bu çeşitliliğin göstergeleridir. Tüm bu veriler, Türk şiirinin yalnızca bir edebi tür değil, aynı zamanda bir “oluş biçimi” (kaos-kozmos) olduğunu da gözler önüne seriyor.” (Tanıtım Metni’nden…)

Soruşturmaya Katılanlar: A. Barış Ağır / A. Samet Atılgan / Ali Ayçil / Ali Yoksuz / Alptuğ Topaktaş / Atakan Yavuz / Azimet Avcu / Batuhan Çağlayan / Berat Korkmaz / Bilgehan Tuğrul / Burak Ş. Çelik / Bünyamin Ayvaz / Can Ülgen / Cengizhan Genç / Deniz Schwarzwald / Durmuş Ongun / Ece Apaydın / Ekin Metin Sözüpek / Elif Akyol / Elif Mert Durmuş / Emin Metin / Emrah Yolcu / Emre Demir / Enes Talha Tüfekçi / Ersun Çıplak / Fuat Eren / Furkan Çirkin / Furkan Eren Ekici / Gönül Demircioğlu / Gün Ayhan Utkan / Hakan R. Temiz / Hasan Bozdaş / Hasan Kara / Hasan Temiz / Hümeyra Yargıcı / Işık Sungurlar / İbrahim Daş / İlke Kıratlı / İlker Hepkan / İlker Şaguj / Kadir Tepe / Kemal S. Sayar / Levent Karataş / Leyla Arsal / M. Tuğrul Çolak / M. Utku Yeşilöz / Muhammet Durmuş / Musa Günerigök / Oğuz Ertürk / Onur Köybaşı / Osman Hasdemir / Ozan R. Kartal / Ömer Yıldız / Özgür Ballı / Rafet Arslan / Raşit Ulaş / Rıdvan Ardıç / Salim Nacar / Seda Şaffak / Serdar Aydın / Süreyyya Evren / Taner Sarıtaş / Toprak Şems Tezcan / Tuba Kaplan / Umut Cemal / Ümit Erdem / Yusuf Araf / Zafer Yalçınpınar / Zeki Altın / Zeynep Karaca / Zeynep Oktay

Ara
26
2025
--

Uğur Yanıkel’in Glitchnâme’sinden…


Glitchnâme’nin yayımlanışını müjdeleyen (Banliyo Sanat taifesinin hazırladığı)
videoyu https://evvel.org/glitchname_ugur_yanikel.mp4 adresinden arşivleyebilirsiniz.


Hamiş: EVVEL kapsamında bulunan Uğur Yanıkel arşivine https://evvel.org/ilgi/ugur-yanıkel adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
25
2025
--

Saran operasyonunda ‘zaman ayarlı’ adım: ‘3 Temmuz’ dosyası yeniden açıldı…

Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’ın uyuşturucu operasyonuyla gözaltına alınmasının ardından, yargı eliyle bir “dengeleme” adımı atıldı. 2011 yılındaki “3 Temmuz” kumpasıyla ilgili yeni bir soruşturma dalgası başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “şike kumpası” olarak bilinen sürece dair yeni bir karara imza attı. Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’ın Savcılıkta yeniden ifade verdiği saatlerde Lütfi Arıboğan, Ahmet Gülüm, İlhan Helvacı ve Ebru Köksal hakkında “FETÖ” suçlamasıyla işlem başlatıldı. (…)


Haberin tamamını okumak için: https://haber.sol.org.tr/haber/saran-operasyonunda-zaman-ayarli-adim-3-temmuz-dosyasi-yeniden-acildi-lutfi-aribogan-dahil-4

Güncelleme için bkz: https://haber.sol.org.tr/haber/3-temmuz-dosyasi-yeniden-acilmisti-lutfi-aribogan-dahil-4-kisi-serbest-birakildi-404654

Ara
24
2025
--

EGELİ AİLESİ’NE DAİR: Bir Yaman Vardı (Bir Ananın Defterinden…)(Erman Harun Karaduman)

Cumhuriyet Gazetesi, 2 Aralık 1952

(…) 2 Aralık 1952’nin gazete manşetleri, evvelki gece 560 plakalı otomobilin Tarabya’da rıhtımdan denize uçtuğu kazada iki kişinin hayatını kaybettiği haberini veriyordu. Prof. Dr. Ekrem Şerif Egeli adına kayıtlı otomobilin şoför mahallinde bulunan Yaman Egeli ile Sümerbank memurlarından Haluk Kanad kazadan sağ çıkamamış; diğer üç kişi (Mehmet Felek, Haluk Günseli ve Semih Önemli) ise son anda denize atlayarak kurtulmayı başarmıştı. (1)

Vecihe ve Ekrem Egeli çiftinin İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisiyken hayata veda eden oğullarının ölümüne Faruk Nafiz Çamlıbel (ö. 1973) ebced hesabıyla tarih düşer (2):

Târîh-i Elem
(fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün)

Daha eyyâm-ı bahârında bütün tedbîrât,
Bir acep cilve-i takdîre zebûn oldu, Yaman.

Ne kadar varsa bu âlemde bugün anne, baba,
Baban, annenle yek-âvâz-ı cünûn oldu, Yaman.

Yâr u ağyârı berâber görerek mâtemde,
Bağrı ahcâr u nebâtın bile hûn oldu, Yaman.

Âh ü feryâd ile yandıkça cihân hasretten,
İstikâmet sana vâdî-i sükûn oldu, Yaman.

Yazdı târîhini Fârûk mücevher yaşla,
“Seferin halka bugün dâğ-ı derûn oldu, Yaman.” (3)

(…)

Egeli ailesi, biricik evlatlarının beklenmedik ölümüyle sarsılır. Yaman’sız geçen üç yılın ardından, 1955 yazının sonlarına doğru, ıstırabı dinmeyen anne baba İtalya ve İsviçre’yi içine alan bir seyahate çıkar. Ne var ki, bu teselli yolculuğu ailenin acılarını sağaltmak şöyle dursun daha da şiddetlendirir. Doğrusu, Vecihe Hanım’ın –bu defa oğlunun rehberliğinden mahrum hâlde– çıktığı yolculuktan muradı da unutmak değil, bilakis anbean o günleri hatırlamaktır. Anne Vecihe Egeli’nin yolculuk boyunca tuttuğu notlar böylece bir seyahat güncesinden çok Yaman’la hasbihal olur. (…)

(…)
Erman Harun KARADUMAN
Bir Yaman Vardı (Bir Ananın Defterinden…)
Zemin Dergisi, 2025, Sayı:10, ss. 414-427


Makalenin tam metnini https://evvel.org/zemin10karaduman.pdf adresinden -pdf dosyası biçeminde- okuyabilirsiniz.


(1) Reşad Ekrem Koçu, meşhur İstanbul Ansiklopedisi’nin “Denize Uçan Otomobiller” maddesinde 1952 ve 1966 yılları arasında tespit edebildiği 7 kazayı nakleder. Bunlardan biri Yaman Egeli’nin öldüğü “Rumeli Hisarı Vak‘ası”dır. Ancak söz konusu maddede belirtilen kazada, Yaman’ın yanında bulunan iki arkadaşıyla birlikte boğuldu, bilgisi hatalıdır. Reşad Ekrem Koçu, İstanbul Ansiklopedisi (İstanbul: Koçu Yayınları, 1966), 8:4436.

(2) Faruk Nafiz’in mersiyesi Hattat Macid Ayral’a (ö. 1961) eski ve yeni harflerle yazdırılıp Emin Barın’a (ö. 1987) tezhibi yaptırılır (Yavuz Yalçın Koleksiyonu).

(3) Mücevher tarihtir. Son beytin ilk mısraında işaret edildiği gibi ikinci mısraın noktalı harflerinin toplamı 1952 yılını verir.

Ara
23
2025
--

YANKI ODASI // 36. Bölüm // KİTAP FUARI ÖZEL YAYINI // 17 Aralık 2025 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


Yankı Odası’nın 36. bölümünde kitap fuarlarının hakikatini anlattık…


42. İstanbul Kitap Fuarı’na karşı Yalçınpınar tarafından
sergilenen “temellük sanatı eylemi”nin afişi…
(Büyütmek için üzerine tıklayınız..)


37. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Ara
22
2025
--

Uğur Yanıkel’i saygı ve özlemle anıyoruz…


22 Aralık 2022’de -henüz 27 yaşındayken- kaybettiğimiz
sıkı dostumuz Uğur Yanıkel‘i saygı ve özlemle anıyoruz.


Uğur Yanıkel Arşivi’ne Bağlantılar:
1/ https://evvel.org/ilgi/ugur-yanikel
2/ https://evvel.org/ilgi/ugur-yanikel/page/2
3/ https://evvel.org/ilgi/ugur-yanikel/page/3

Ara
21
2025
--

Hem özelleştirdiler hem genişletmek istiyorlar: Yurttaşlardan Koç’un Kalamış Limanı hamlesine itiraz…

40 yıllığına Koç Holding’e devredilen Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı, “revizyon” iddiasıyla genişletilmek isteniyor. Söz konusu genişletme için hazırlanan ÇED raporu ve projeye karşı çıkan yurttaşlar ise itiraz dilekçesi verdi.

1980’lerden bu yana kamu işletmelerinin, fabrikaların ve limanların sermayeye devriyle ilerleyen özelleştirme süreci hız kesmeden devam ediyor.

40 yıllığına Koç Holding’e devredilen İstanbul’daki Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı’nı genişletmek için hazırlanan çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporuna ve projeye itiraz edildi.

Projeye karşı mücadele veren yurttaşlar, geçtiğimiz perşembe günü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İstanbul İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçesi verdi. 

Dilekçede, Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı’nı özelleştirilmeden önce, yurttaşların anayasal haklarını yok sayacak şekilde imar planları yapıldığı ve kıyıyı halka kapatacak şekilde ticari yapılaşmanın önünün açıldığı belirtilerek, “Bu aşamada yürütülmesi gereken ÇED süreci – zamanında – gerçekleşmemiştir. Gerçek bir çevre etki değerlendirmesi yapıldığında hayata geçmesi mümkün olmayan bir proje, ihale süreci tamamlandıktan sonra yaptırılmak suretiyle tamamen göstermelik bir rapor olmaktan öteye geçmemektedir” ifadelerine yer verildi.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından “Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanının 40 yıl süreyle işletme hakkının verilmesi” şeklinde tanımlanarak ihale edilen projenin, kazanan firma tarafından “Fenerbahçe- Kalamış Yat Limanının Revizyonu” olarak tanımlanmakta olduğu ve ÇED raporunun da bu tanım üzerinden düzenlenmekte olduğu hatırlatılarak şöyle devam edildi:

Oysa toplam 103.000 metrekare olan mevcut yat limanı, raporda da belirtildiği gibi, dalgakıran dahil 111.840 metrekaresi kara alanı ve 314.541,29 metrekaresi deniz alanı olmak üzere toplam 437.788,92 metrekareye çıkarılmak suretiyle 3 katından daha fazla büyütülecektir. Bu mevcut yapının revizyonu, yenilenmesi değil, mevcudun çok üzerinde bir alanda yeni bir marina inşa etmektir.

Diğer taraftan, raporda da belirtildiği üzere, mevcut marina 1288 adet tekne/yata hizmet veriyorken, ‘yenileme/revizyon’ çalışması sonrasında 90 adedi 25 metre ve üzeri süper yat olarak tanımlanan yatlar olmak üzere bu sayı 2120 yat adedine ulaşacak ve kapasite neredeyse 2 katına çıkacaktır. 

Dilekçede, söz konusu projenin mevcut yapının revizyonu veya yenilenmesi değil, mevcuttan çok daha büyük kapasiteli yeni bir marina inşası olduğıu belirtildi.

Marina projesinde kamu yararının gözetilmediği vurgulanarak, “Bu projenin yat sahibi olan üst gelir grubuna mensup bir avuç çok zengin insanın korunaklı tatil ihtiyacını karşılamaya yönelik bir proje olduğu adeta teyit edilmektedir” denildi.

İtirazlar sıralandı

Dilekçede, Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı Revizyonu Projesi’ne ilişkin itirazlar şöyle sıralandı:

  1. Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı, II. Derece Doğal Sit Alanı ve III. Derece Arkeolojik Sit alanı olup, I. Derece Doğal Sit Alanı olan Fenerbahçe Yarımadasının komşusudur. Tarihi ve doğal özellikleri nedeniyle koruma altında olması gereken bu alanın denizde ve karada herhangi bir ek yapılaşma baskısına maruz bırakılması kesinlikle uygun değildir.
  2. Bilinen tarih boyunca doğal zenginliği, güzelliği, denizi ve doğası ile halkın kullanımında olan, halkın huzur ve güzellik simgesi olarak kabul edip değer verdiği, şarkılara, şiirlere konu olmuş Kalamış’ta insanlar hala yeşil ve mavinin uyumu içinde nefes alabiliyorken, kıyı halka kapatılacak, planlama ilkelerinin bir gereği olan toplum ve kıyı ilişkisi yok edilecek, çok küçük bir azınlığın yararına bölgenin geleneksel kentsel doku özelliği bozulacaktır.
  3. Fenerbahçe ve Kalamış’ın mimari yapısı, tarihi ve sosyal dokusu bozulacak, mahalle kültürü yok olacak ve tarihsel belleği zarar görecektir.
  4. Bölgede betonlaşma, insan ve araç yoğunluğu artacak, halihazırda Fenerbahçe Stadı’nın getirdiği trafik yükü ile birleşerek büyük bir trafik yükünün var olduğu alanda trafik yoğunluğu kapasiteyi daha da zorlayacak ve hem bölgede yaşayanların, hem de İstanbul halkının yaşam kalitesi açısından bir tehdit haline gelecektir. Zaten var olan trafik keşmekeşi, daha da çekilmez hale gelecektir.
  5. Uzun yıllar sürecek olan inşaat faaliyetinin neden olduğu partiküller halihazırda çok düşük olan ilçe hava kalitesini daha da düşürecek, akciğer-solunum rahatsızlıklarına neden olacak zaten az olan yeşil alanlar daha da azalacaktır. Bu anlamda proje, halk sağlığı açısından da büyük bir tehdit unsuru oluşturmaktadır.
  6. Uzatılacak mendirek, yapılaşma, artan tekne sayısı ve otopark yapımı sonucu hava koridorlarının kapanması, ısı adalarının oluşması ile hava ve deniz kirliliği fazlasıyla artacak, denizde ekolojik denge bozulacak, musilaj ve kötü koku gibi sorunlar çoğalacaktır. Bu nedenle, Kıyı Kanunu’nun, kıyıların ve denizlerin “doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek korunması ve toplumun yararlanmasına açık ve kamu yararına kullanılması”na yönelik amaçlarına ve ayrıca Anayasa’nın 43. Maddesi gereği herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olan ve kamu yararına kullanılması zorunlu olan kıyı tanımına açıkça aykırılık söz konusudur.
  7. Su kıtlığının her geçen gün daha gerçek bir tehdit haline geldiği günümüzde toprak alanlarının azalması ile su döngüsünde su kaybı meydana gelecek, yağmur suları toprak ile buluşup yer altına inemeyecektir.
  8. Dolgu alan üzerinde kurulmuş olan Kalamış Yat Limanı için planlanan ve hem karada hem de denizde yapılaşmayı genişletecek bu proje gerçekleştiğinde deprem, tsunami gibi afetler açısından da çok büyük bir tehlike oluşacaktır. Hem doldurma alan olması ve hem de Kuzey Anadolu Fay hattına sadece 15 km mesafede olması nedeniyle, yat limanı afet riski taşımaktadır. Afet bölgesi içinde yer alan yat limanı alanında afet riski de büyüktür. (Olası bir depremde tsunami riski taşıyan söz konusu bölgede Kadıköy Belediyesi’nce, tsunamiden kaçış yolları belirlenmiş ve tabelalarla bölge halkına gösterilmiş olmasına rağmen, ÇED raporuna AFAD tarafından verilen görüş “bölgenin afet bölgesi olmadığı” yönünde olmuştur.)

Kaynak: https://haber.sol.org.tr/haber/hem-ozellestirdiler-hem-genisletmek-istiyorlar-yurttaslardan-kocun-kalamis-limani-hamlesine

Ara
18
2025
--

EVVEL DÜKKÂN’da; Feyyaz Kayacan Kitapları



Feyyaz Kayacan (d. 19 Aralık 1919 / ö. 05 Nisan 1993) Asıl adı Feyyaz Fergar’dır. Babası Abdullah Ziya (Levon) ve büyük babası Abdullah Şükrü (Viçen Abdullah) Ermeni kökenli birer muhtedidirler. Kayacan’ın annesi ise Reşat Paşa’nın ikinci çocuğu Fatma Ubeyde Hanım’dır. 19 Aralık 1919 tarihinde İstanbul’da Reşat Paşa Köşkü’nde dünyaya gelen Feyyaz Kayacan, ilk ve ortaöğrenimini İstanbul’da Saint Joseph Fransız Lisesi’nde tamamladı. Daha sonra Paris’te École Libre des Sciences (Siyasal Bilgiler Fakültesi)’ta bir yıl siyaset okuyan Kayacan, II. Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine Londra’ya giderek Durham Üniversitesi’nde iktisat öğrenimi gördü. Feyyaz Kayacan, ilk evliliğini 1942 yılında Jula Ellis ile yaptı ve bu evlilikten Rana ile Julian adında bir kızı bir oğlu oldu. Yazarın ilk karısı Jula, 1957 yılında amansız bir hastalıktan öldü. Feyyaz Kayacan, ertesi yıl BBC’den meslektaşı Mary Saunders’la evlendi. Bu evlilikten de Andrew, Ghislaine, Miriam ve Daniel adlarında iki kızı iki oğlu dünyaya geldi. Bütün çocukları ve ikinci karısı hâlen hayattadır. Feyyaz Kayacan, uzun yıllar Londra’da BBC Türkçe Yayınlar Servisi’nde çalıştı. Emekli olduktan sonra Londra’da yaşamaya devam eden yazar, 5 Nisan 1993 tarihinde geçirdiği kalp krizi neticesinde vefat etti.

(…) Yazar; alışılmışın dışında bir dil mantığı ile yazdığı öykülerinde iç monolog, iç diyalog, bilinç akışı, anlık geriye dönüş gibi modern anlatım tekniklerini sık sık kullanır.

Kayacan, Türkçenin olanaklarını genişleten öykülerinde dengeli ironisi, ince zekâsı ve özgün anlatımıyla dikkat çeken bir yazardır. Yapıtlarındaki gerçeküstücü öğeler ve soyut ifadelerle İkinci Yeni akımına yakın bir öykücü portresi çizer. O; öykülerinde biçime ve kurguya önem veren, gerçeküstü ve somut öğeleri kaynaştırmaya çalışan bir yazar olarak ön plana çıkar. Feyyaz Kayacan, imgeye yaslanan şiirli-soyut diliyle, gerçeküstücü ve ironik anlatımıyla, öykülerinde kullandığı orijinal biçimlerle kendine has bir öykü dünyası kurmayı başarmıştır ve bu bakımdan Türk öykücülüğünün önemli isimlerinden biri olarak anılmalıdır.

(Kaynak: https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/kayacan-feyyaz)


Ayrıca bkz: https://evvel.org/?s=Feyyaz+Kayacan


shopier.com/evveldukkan


Koleksiyonumdan bazı eserleri (kitapları, belgeleri, efemeraları ve objeleri) “kıymet bilen” veya “kıymet veren” insanlara -yani, yeni koruyucularına- devretmeyi amaçlıyorum. Hepsi bu… (Zafer Yalçınpınar)

Ara
17
2025
--

YANKI ODASI // 18. Bölüm // UĞUR YANIKEL’E SAYGI // ÖZEL YAYIN // 22 Aralık 2024 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar & Azimet Avcu

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


22 Aralık 2022 tarihinde 27 yaşında vefat eden sıkı dost -ve genç yayıncı- Uğur Yanıkel‘i saygıyla anıyoruz. Vefatının ikinci sene-i devriyesinde Uğur Yanıkel’in yaşamı, poetikası, edebiyat/şiir direnişi ve özgür yayıncılık vizyonuna dair Azimet Avcu ile birlikte özel bir yayın gerçekleştirdik.

Uğur Yanıkel (1995-2022)


EVV3L kapsamında yer alan Uğur Yanıkel arşivine https://evvel.org/ilgi/ugur-yanikel adresinden ulaşabilirsiniz. Uğur’un hazırladığı özgür yayıncılık platformu ise https://pasaj69.org adresinde incelenebilir…


19. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Ara
16
2025
--

EVVEL DÜKKÂN’da; İlhan Berk Kitapları


İlhan Berk (18 Kasım 1918 – 28 Ağustos 2008), Türk şair, çevirmen. Asıl adı Emrullah İlhan Birsen’dir. Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulundan mezun oldu, Espiye’de iki yıl ilkokul öğretmenliğinden sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’ne girdi. Enstitünün Fransızca bölümünden 1944’te mezun olan Berk, 1945-1955 yılları arasında Zonguldak, Samsun ve Kırşehir’de ortaokul ve liselerde Fransızca öğretmenliği yaptı. 1956 yılından itibaren 13 yıl boyunca Ankara’da Ziraat Bankası’nın Yayın Bürosu’nda çevirmenlik yaptı. Bu süre içinde modern dünya şiirinin iki büyük şairi sayılan Arthur Rimbaud ve Ezra Pound’un şiirlerini çevirerek kitaplaştırdı. Bu tarihten sonra kendini tümüyle yazmaya verdi ve bir anlatı kitabı dışında, sadece şiir ve şiire ilişkin eserler üretti. Kül adlı kitabıyla 1979 yılında Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü ve İstanbul Kitabı ile de 1980 yılında ilk Behçet Necatigil Şiir Ödülünü kazandı. 1983’te Deniz Eskisi adlı kitabıyla, Yeditepe Şiir Armağanı’nın 1988’de de Güzel Irmak adlı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü aldı.

(Devamı: https://tr.wikipedia.org/wiki/İlhan_Berk)

(Zafer Yalçınpınar tarafından evvel.org kapsamında hazırlanan İlhan Berk Arşivi’ni şu adresten inceleyebilirsiniz: https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk)






shopier.com/evveldukkan


Koleksiyonumdan bazı eserleri (kitapları, belgeleri, efemeraları ve objeleri) “kıymet bilen” veya “kıymet veren” insanlara -yani, yeni koruyucularına- devretmeyi amaçlıyorum. Hepsi bu… (Zafer Yalçınpınar)

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com