Mar
20
2019
--

“Sonnet XXV” (Pablo Neruda)

Çeviren: Duygu Gündeş
Üvercinka Dergisi, Mart 2019,No. 53

Duygu Gündeş’in Çeviri Şiirleri:
bit.ly/cevirisiirler
Mar
09
2019
--

‘Birkaç kuşak sonra, örgütlü insan toplumu diye bir şey kalmayabilir’ (Noam Chomsky)

(…)
Peki propaganda modelinde belirlediğiniz türden filtreler medyanın bu konudaki tutumunu açıklıyor mu yoksa başka faktörler de mi söz konusu?

Noam Chomsky: Son derece şeffaf bir şekilde açıklıyor. Büyük şirket işletme modeline göbekten bağlılar: yani yarın kar etmeniz gerek. Ve ekonomi büyümeli. Ne türden bir büyüme olduğu umurlarında değil, sadece büyümek zorunda. Bu şekilde içselleştirmiş durumdalar. Dolayısıyla, evet, reklam verenlerin etkisi var ve kendilerinin de bir şirket olması çok belirleyici. Ama ondan daha derin olan şey, George Orwell’ın vurgusu, ki ben hafife alındığını düşünüyorum (ve Rızanın İmalatı kitabında ele almadık aslında bunu). Hayvan Çiftliği’nin önsözünü okudunuz mu bilmiyorum. 30 yıl sonra orijinal yazıları bulunduğunda keşfedildi. Kitapta İngiltere halkına hitap ederek diyor ki, ‘Bu kitap totaliter düşman üzerine bir taşlama elbette.’ Ama sonra şöyle devam ediyor: ‘Ama kendinizden çok fazla emin olmayın. Özgür İngiltere’de, fikirler zor kullanılmaksızın bastırılabilir.’

Orwell bazı örnekler veriyor ve iki cümlelik bir açıklama yapıyor. Biri basının zengin adamların elinde olduğu ve bu adamların belirli fikirlerin ifade edilmemesini istemek için her türden çıkarı olduğu. Diğeri ise temel olarak ‘iyi eğitim’ ile ilgili. En iyi okullara gidiyorsanız, Oxford ve Cambridge’den mezunsanız, belirli şeyleri söylememenin – hatta artık düşünmemenin – daha iyi olduğu anlayışını içselleştirmişsiniz demektir. Bu, Gramsci’nin “hegemonik sağduyu” dediği şey haline gelmiştir, hiç lafını etmezsiniz belli şeylerin. Ve bu, bu şeylerin nasıl içselleştirildiği, çok büyük bir faktör. Bunları gündeme getiren insanlara deli gözüyle bakılır. (…)


Söyleşinin tam metnine https://dunyadanceviri.wordpress.com/2019/03/09/noam-chomsky-birkac-kusak-sonra-orgutlu-insan-toplumu-diye-bir-sey-kalmayabilir/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Mar
06
2019
--

Üvercinka Dergisi’nin Mart 2019 tarihli 53. sayısı yayımlandı…

Üvercinka Dergisi’nin Mart 2019 tarihli 53. sayısı yayımlandı…
(Büyütmek için resme tıklayın…)
Mar
04
2019
--

Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, Orhan Kemal Özel Sayısı, 1951 (Abidin Dino’nun Çizimleriyle…)

Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, Sayı: 30-31, 1951
Orhan Kemal Özel Sayısı (Abidin Dino‘nun çizimleriyle…)
(Kemal) Sülker’e ithafen imzalı (Zafer Yalçınpınar Koleksiyonu’ndan…)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “İmzalı” ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Mar
01
2019
--

“İlhan Berk Şiirinin Atardamarı: Günaydın Yeryüzü” (Seyyit Nezir)


İlhan Berk’in 1952 yılında yayımlanan
“Günaydın Yeryüzü” adlı şiir kitabının kapak görüntüsü…

Yazko Edebiyat’ın Ağustos 1983 tarihli 34. sayısında Seyyit Nezir tarafından kaleme alınan “İlhan Berk Şiirinin Atardamarı: Günaydın Yeryüzü” başlıklı yazının tam metnini http://evvel.org/ilhanberkseyyitnezir.pdf adresinden okuyabilirsiniz.



Ayrıca Bkz:
“Şairler Bizim İçin Övünür” (Seyyit Nezir)
(Aydınlık Gazetesi, 4/3/2019)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “İlhan Berk” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
25
2019
--

Canımız, biriciğimiz Duygu Gündeş’i yitirdik…

Canımız, biriciğimiz, güzeller güzeli çevirmen Duygu Gündeş, 26 Ocak 2019 tarihinde Kadıköy’de hayatını kaybetmiştir. Duygu’nun Çeviri Şiirler adlı eserini Eylül 2018’de yayımlamıştık. Duygu için gerçekleştireceğimiz anma programına dair bilgiler önümüzdeki günlerde hem web sitemizden hem de sosyal medya platformlarımızdan duyurulacaktır. (Zafer Yalçınpınar)

Duygu Gündeş (1976-2019)

10 Kasım 1976 tarihinde Ankara’da dünyaya gelen Duygu Gündeş, 1994’te Kadıköy Anadolu Lisesi’nden, 1996’da İstanbul Üniversitesi Turizm Otelcilik Meslek Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 2005 ile 2007 yılları arasında Kanada’da yer alan Güney Alberta İngilizce Dil Vakıfları’nın “Amerikan Edebiyatı ve Yaratıcı Yazarlık” bölümünde eğitimini sürdürdü. Çevirileri ve yazıları birçok edebiyat platformunda (Kaçak Yayın, Yeni Harman, Koridor, Patika, EVV3L, Karga Mecmua, Üvercinka) yayımlanan Duygu Gündeş’in “Psikopat, Keith Ablow” (Pegasus Yayınları, 2008) ile “Duman Hırsızı, Shana Abe” (Erko Yayıncılık, 2007) adında iki roman çevirisi de bulunmaktadır.

Yaşamının büyük bölümünü İstanbul Kadıköy’de (Fenerbahçe-Dalyan ve Erenköy-Ethem Efendi’de) geçiren Duygu Gündeş, 26 Ocak 2019 tarihinde Kadıköy’de yaşamına son vermiştir. Bilinen tüm çevirileri ve yazıları duygugundes.info adresinde toplanmıştır.


Çeviri Şiirler, Duygu Gündeş
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 30 Sayfa
(2. Edisyon, 3 Şubat 2019)
Okumak için: bit.ly/cevirisiirler


William Blake, Charles Bukowski,
Leonard Cohen,
Emily Dickinson,
George Eliot, John Milton, Pablo Neruda,

Carl Sandburg, Sappho, Robert Snyder,
Humbert Wolfe,
Andrei Voznesenski,
William Butler Yeats


“Yeni Harman ve Kaçak Yayın gibi edebiyat dergilerinden tanıdığımız Duygu Gündeş‘in 2000’li yılların başından günümüze özenle gerçekleştirdiği şiir çevirileri (13 şairden 21 şiir) bu kitapta bütünleniyor. Çeviri Şiirler, William Blake‘den Charles Bukowski‘ye uzanan geniş bir yelpazede edebiyatın güçlü şairlerinden imgesel kıvılcımlar yansıtıyor.”

Şub
24
2019
--

Buluntu: “Hüseyin Çapkan İçin Ağıt” (İlhan Berk)

(…)
III

Ölünün Karısının Dediği

Cuma günü gök bulutluydu,
Gözüne uyku girmiyordu.

Cuma günü gök bulutluydu.

Kalktın beyaz gömleğini giydin,
Bir düğmesi düşmüştü diktim.

Cuma günü gök bulutluydu.

Bir zaman avluda gittin geldin,
Gülün bir dalı sarkmıştı kaldırdın.

Cuma günü gök bulutluydu.

Yavaşça çıktın sonra kapıdan,
Arkandan baktım durdum.

Cuma günü gök bulutluydu.
(…)

İlhan BERK
“Hüseyin Çapkan İçin Ağıt” adlı şiirinden..


Önemli Not: İlhan Berk’in bu şiiri kitaplarında yer almamaktadır. Şiirin tam metnini, hikâyesini ve buluntuya ilişkin detaylı bilgileri http://parsomen13.blogspot.com/2019/02/ilhan-berkten-yeni-bir-siir.html adresinde okuyabilirsiniz. Bu buluntuda emeği geçen tüm İlhan Berk dostlarına -yerden göğe kadar- teşekkür ederiz. (Zy)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “İlhan Berk” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
21
2019
--

Ece Ayhan’ın 1998 Yılında Katıldığı Televizyon Programı ya da “Efsaneyi değiştirmek istedim.”


izlemek için tıklayın…

1998 yılında, yerel bir televizyon kanalında (Ton TV), Ahmet Kaşıkçı’nın sunumuyla gerçekleşen bir programa dönemin Çanakkale Belediye Başkanı İsmail Özay ve Ece Ayhan konuk olarak katılmış. (Programın dört parçadan oluşan eksiksiz kaydını https://pasaj69.org/ece-ayhanin-1998-yilinda-katildigi-televizyon-programinin-kaydi/ adresinde izleyebilirsiniz.)

Programı izlediğimizde, 90’ların sonunda Ece Ayhan’ın zihinsel ve fiziksel açıdan yaşına göre “oldukça sağlıklı” göründüğünü, mantıksal ve kavramsal çerçeveyi kaybetmeden konuştuğunu, yani o dönemde Ece Ayhan’ı itibarsızlaştırmaya çalışan kifayetsiz muhterislerin öne sürdüğü gibi “kötü, sağlıksız, hasta, deli vb.” olmadığını fark ediyoruz. Böylelikle, gözlerimizle gördüğümüz, kulaklarımızla duyduğumuz bu sahici yayın, bizim daha önce edebiyat oligarşisinin kâhyalarına karşı defalarca dile getirdiğimiz “Ece Ayhan’ı yanlış biliyorsunuz, yanlış tanıtıyorsunuz!” suçlamalarımızı da haklı çıkarıyor, diyebiliriz.

Programın eksiksiz kaydının paylaşılmasında emeği geçen Ahmet Kaşıkçı‘ya, Mustafa Önder‘e, Seçkin Ertün’e, Musa Günerigök’e, ayrıca, yayını pasaj69.org ortamından yaygınlaştıran Uğur Yanıkel‘e -yerden göğe kadar- teşekkür ederiz.

Zafer Yalçınpınar
21 Şubat 2019


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Ece Ayhan ilgilerinin indeksine http://bit.ly/eceindeks adresinden, “Bakışsız Bir Kedi Kara” adlı Ece Ayhan web sitesine ise http://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
05
2019
--

Kerim Çaplı’nın “Kayıp” albümünden oğlu Ahmet Çaplı’yla birlikte; “Muhtacım Sana”

Klibi izlemek için tıklayın…

Virtüöz: Kerim Çaplı
http://evvel.org/virtuoz-kerim-capli

1967′de Kerim Çaplı
http://evvel.org/1967de-kerim-capli

Hard to Believe (by Jim Capli)
http://evvel.org/hard-to-believe-by-jim-capli

Kerim Çaplı: Renkli Sağlam Uzun Aksak
http://zaferyalcinpinar.com/k7.html

Kerim Çaplı’nın Çocukluğu
http://evvel.org/kerim-caplinin-cocuklugu

Piano Pasha “Erdoğan Çaplı” ve 14 Yaşındaki Oğlu “Kerim Çaplı” http://evvel.org/piano-pasha-erdogan-capli-ve-14-yasindaki-oglu-kerim-capli

KERİM ÇAPLI’YI UNUTMADIK!
http://evvel.org/kerim-capliyi-unutmadik

Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı
http://evvel.org/yavuz-cetin-ve-kerim-capli

Kerim Çaplı’nın ünlü bir davul solusunu
http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/kerimcaplimobydick.flv
adresinden arşivleyebilirsiniz.


2004 yılında aramızdan ayrılan; birden çok enstrümana virtüöz seviyesinde hakimiyeti, vokal yeteneği ve aykırı mizacıyla Türkiye çağdaş rock müzik tarihinin Kerim abisi Kerim Çaplı’nın, 80’li yıllarda Erekli Stüdyosu’nda kaydettiği ve bu zamana kadar günyüzüne çıkmamış şarkıları oğlu Ahmet Çaplı’nın üstlendiği “Kayıp” projesi kapsamında müzikseverlerle buluştu. (Ayça Han, Cumhuriyet Gazetesi, 5/2/2019)


Bkz: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/1231405/Cagdas_rock_tarihimizin_Kerim_abisinin_hic_bilinmeyen_sarkilari….html#


“Kerim Çaplı’yı 2017 yılında büyük ilgi gören “Blue” belgeseliyle tanıdım. “Delilik ve dahilik arasında” yer alan ince çizginin üzerinde dolaşmasını hayranlıkla izlediğim o hayat, belgesel boyunca Virginia Woolf’un şu cümlesini dolaştırdı aklımda: “Ne hoş bir güzelliği vardır, hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin.” Sayısız şarkı yapmış Kerim Çaplı, bugün yaptığı o şarkıların nerede olduğu bilinmiyor. Ancak Erekli Stüdyosu’nda kaydettiği 8 parçalık bir demonun varlığı uzun süredir biliniyordu. Şimdi ise Kerim abinin oğlu Ahmet sayesinde içinde 5 İngilizce, 1 enstrümantal ve 2 Türkçe parçanın yer aldığı albüm “Kayıp” müzik tarihinde yerini alıyor.” (Ayça Han)

Ayça Han: Projenin de odağında olan “Kayıp”lık meselesi nedir? Neden kayıptı bu kayıtlar, size ulaşana kadarki süreçte bu kadar bilinmiyor oluşlarının sebebi neydi?

Ahmet Çaplı: Aslında kayıplık manasını sadece bu albüme değil hikayenin bütününe atfetmek daha doğru. Mesele kayıp olan kayıtlardan ziyade kayıp bir hayat. Bunu şöyle açıklayayım; aslında bu kayıtlar tahmin ediyorum (sonra öğrendiğim kadarıyla) babamın yakınındaki bazı müzisyen dostları tarafından da biliniyormuş. Yani kaybolmuş bir albümden ziyade çeşitli nedenlerle kendini kaybetmiş ve bulmak için de çabalamamış bir müzisyenin aslında her zaman varolan kayıtları. Ve imkanların daha da kısıtlı olduğu o dönemde böylesi gel gitleri olan bir karakterin bu kayıtları bu kadar titizlikle tamamlaması ama çıkartamamış olması bence bize hayatında boğuştuğu zorluklarla ilgili başka noktaları işaret ediyor. (…)


Söyleşinin tam metnine şuradan ulaşabilirsiniz:
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/1231405/Cagdas_rock_tarihimizin_Kerim_abisinin_hic_bilinmeyen_sarkilari….html#


Okumak için tıklayınız…

Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Kerim Çaplı” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/kerim-capli adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
04
2019
0

Kuzgun Acar’ın tüm yontularında “çığlık” vardır.

4 Şubat 1976′da vefat eden
sıkı yontucu Kuzgun Acar’ı özlem ve saygıyla anıyoruz…


EVV3L kapsamında yayımlanan Kuzgun Acar ilgilerinden bazılarının bağlantı adresleri aşağıdadır:

1967’den 1988’e Kuzgun Acar’ın Türkiye Rölyefi
http://evvel.org/1967den-1988e-kuzgun-acarin-turkiye-rolyefi

Kuzgun Acar’a İşaret Etmek İçin 16 Neden
http://zaferyalcinpinar.com/k10.html

Kuzgun Acar hakkında kupürler…
http://evvel.org/kuzgun-acar-hakkinda-kupurler

Kuzgun Acar Portresi (Burhan Uygur)
http://evvel.org/kuzgun-acar-portresi-burhan-uygur

KUZGUN ACAR’IN ESERLERİ SATIŞA ÇIKARILMASIN!
http://evvel.org/kuzgun-acarin-eserleri-satisa-cikarilmasin

Kuzgun Acar’ın “Haşim İşcan” Heykeli
http://evvel.org/kuzgun-acarin-hasim-iscan-heykeli

M. Aksoy’un “İnsanlık Anıtı” ve K. Acar’ın “Türkiye” Rölyefi
http://evvel.org/m-aksoyun-insanlik-aniti-ve-k-acarin-turkiye-rolyefi

Kuzgun Acar’ın desen defterinden…
http://evvel.org/kuzgun-acarin-desen-defterinden

Kuzgun Acar’ın Maskları Satıldı!
http://evvel.org/pes-ozgur-tiyatro-bugun-490000-tl-ediyor

Kuzgun Acar’ın İlk Yapıtı, Bir Yorum, Bir Soru ve İki Not!
http://evvel.org/kuzgun-acarin-ilk-yapiti-bir-yorum-bir-soru-ve-iki-not

Kuzgun Acar’ın Yontuları
http://evvel.org/kuzgun-acar-heykelleri

Allah’ın Kuzgun Bir Kuludur.
http://zaferyalcinpinar.com/s54.html

Kuzgun Acar’ın Maskları
http://evvel.org/kuzgun-acarin-masklari

Kuzgun’un Yeri (1972)
http://evvel.org/kuzgunun-yeri-1972

Marmara Adası ve Kuzgun Acar
http://evvel.org/marmara-adasi-ve-kuzgun-acar


Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Kuzgun Acar” ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
23
2019
--

Bir Şiir Kitabı’nın ve Şiir Sergisi’nin 10.Yılı: “MEYDANSIZ / TAŞ UÇAK” (Zafer Yalçınpınar)

Şöyle bir baktım da, ikinci şiir kitabım Meydansız‘ın yayımlanmasının üzerinden 10 yıl geçmiş: Dünya -tüm yüküyle birlikte- güneşin etrafında 10 kez dönmüş… Hiçbir şey değişmemiş, hâlâ aynı durumdayız; “Meydansız” olarak yaşamanın burukluğunu ve anlamsızlığını kalbimizde tüm yüküyle hissediyoruz.

Meydansız, Cavit Mukaddes‘in yönlendirmesi sonucunda, Tuncay Takmaz‘ın yayınevi olan Çekirdek Sanat tarafından Savaş Çekiç‘in kapak tasarımı eşliğinde Ocak 2009’da yayımlandı. Kitap Beyoğlu’nda, İSO’nın yönettiği Odakule Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilen Taş Uçak Şiir Sergisi‘yle birlikte okura sunuldu.

Okumak için; bit.ly/meydansiz2009

Ne sergi ne de kitap pek ilgi görmedi… Zaten böyle olacağını biliyorduk. Karga Mecmua’nın Şubat 2009 tarihli 24. sayısında Tayfun Polat’la birlikte bu ilgisizliği değerlendiren çok sert bir söyleşi gerçekleştirdik. (Aşağıda söyleşinin tam metnini paylaşıyorum.) O günlerde hem Meydansız’la hem de Taş Uçak Şiir Sergisi’yle işaret etmeye çalıştığım şeyler edebiyat kâhyaları tarafından örtbas ediliyor ve okuyucu sürekli kandırılıyordu. Bugün de durum aynıdır. O gün de işaret ettik aynı şeyleri, şimdi, 10 yıl sonra da işaret ediyoruz. Çünkü meseleye ‘uzay zaman’ olarak baktığımızda hakikatin sırlı olmadığını görürüz: Hakikat, kalb ve vicdan arayışıyla birlikte yaşamın özüne mıhlanmıştır! (Zy)

Taş Uçak Şiir Sergisi’nin Açılışı’nda (10 Şubat 2009)

TAŞ UÇAK İNECEK MEYDAN ARIYOR…


(İşbu söyleşi Karga Mecmua’nın Şubat 2009 tarihli 24. sayısında yayımlanmıştır.)

Tayfun Polat: Şiir Sergisi ne demek?

Zafer Yalçınpınar: Şiir ihtiva eden ve geneli düşünüldüğünde poetik tarafı ağır basan bir izlek, demek… Tıpkı resim ya da fotoğraf sanatı gibi şiir de imgelerden ve imgesel öğelerin kurgusundan, dengesinden oluşur. Duvarda asılı bir şiirin duvarda asılı olan bir tablodan farkı, şiirin kelimeler tarafından işaret edilen farklı, dolaylı ve belki de ilkel bir imgeleminin olmasıdır. Ayrıca şiirde, fonetik bazen de müzikal bir yapı oluşturabilirsiniz; örneğin soyut bir şiirde -resim sanatında olduğu gibi renklerin tınısını değil de- kelimelerin işaret ettiği imgelerin tınısını bulabilirsiniz. Ya da İlhan Berk’ten Mısırkalyoniğne veya Oktay Rifat’tan Perçemli Sokak’ı, bu iki şiir kitabını birer soyut resmi izler gibi okuyabilirsiniz. Sergide 16 adet şiir ve şiirsel metin ile 14 adet görsel işimden oluşan genel bir kompozisyon var. Ayrıca sergide Nâzım Hikmet ve Ece Ayhan’ın poetikasına çeşitli referanslar da var… Aslında, şiirsel metinlerimin imgeselliği ile çoğu tipografik olan görsel işlerimin imgeselliği arasındaki kimyayı, alaşımı ortaya koymak istedim. Bu alaşımda poetika daha ağır geliyor… Bu nedenle şiir sergisi dedik…  

T.P.: Bu serginin açılması süreci nasıl işledi?

Z.Y.: “Odakule Sanat Galerisi” ve “Asanat” danışmanı Necip Yeşiltepe, internetteki çeşitli platformlarda bazı görsel işlerimi görmüş, çok beğenmiş. Bir sergi düzenlemeyi teklif etti ve koşullarını sundu. Ben de kabul ettim. Sonrasında serginin içeriği ve kompozisyonu üzerine çalışırken Necip Yeşiltepe, şiirlerimdeki imgeselliğin daha baskın, daha etkileyici olduğunu ve görsel işlerimi de kapsadığını fark etti. Böylece sergiyi hem şiirlerimden hem de görsel işlerimden oluşturmaya karar verdik. Söyleşiler ise sergiye katılacaklarla ve okuyucuyla etkileşim kurmak için düşünüldü. Bir de baktık ki söyleyecek, anlatacak ve işaret edecek, yani içimizde birikmiş birçok şey varmış… Bunları da paylaşalım istedik.

T.P.:  “Görsel iş”ten kasıt nedir? Ya da farkı nedir?

Z.Y.: Şimdi, benim bu parçaları “görsel iş” diye muğlak bırakmamın sebebi onların “ne olduğu” üzerinde kalıcı bir karara varamayışım… Yöntem olarak çeşitli kolajlardan, grafik deneylerinden, stokastik süreçlerden ve tipografiden oluşuyor bu işler… Ayrıca içlerinde, “Ş” harfinin tipolojisinin, matematiğin, tersimlemelerin, istatistiğin ve felsefenin birtakım bileşkelerine işaret eden işler de var… Fakat tüm bu teknikler ya da öğeler görsel işlerimin “nasıl oluştuğu” hakkında bilgi verirken onların “ne olduğu” hakkında aydınlatıcı değiller. Bunun sebebi de görsel işlerime bulaşan “poetika”, o cehennem… Biliyorum ki tüm bu durum, bu bilinmezlik yaptığım işlerin bir “ucube eser” gibi yanlış algılanmasına sebep oluyor, olacaktır da. Fakat inan ki “görsel iş” deyişinden daha iyi bir deyiş bulamadım…   

T.P.: Sergi kapsamında gerçekleşecek söyleşilerin konuları nasıl seçildi?

Z.Y.: Söyleşi konuları Puşt Ahali Edebiyat Platformu’nda iki senedir sürekli tartıştığımız ve sürekli savunduğumuz başlıklar… Bu söyleşiler çeşitli şairlerden çeşitli alıntılarla ve şiir okumalarıyla başlayacak… “Boşluğun Dili” konulu söyleşi dışında, söyleşilerin odağı şairlik halleri ve günümüz edebiyat ortamımızın vasatlığı… Ayrıca,  “Haklılığın İnadı” başlıklı söyleşide Ece Ayhan ve Nâzım Hikmet üzerinde özelikle duracağız ve görsel, işitsel paylaşımlarda da bulunacağız… “Boşluğun Dili” ise tamamen benim şiirlerimle ilgili… Bu söyleşide şiirlerim ve şiirlerimde yer alan birkaç duygudurum hakkında konuşacağız… Söyleşiler başından sonuna kadar katılımcılarla etkileşimli gerçekleştirilecek.

T.P.: Sergiye ve bir şiirine adını veren “Taş Uçak” göndermesini açıklar mısın?

Z.Y.: Öncelikle Taş Uçak, Nâzım Hikmet’in mahkûm olduğu dönemde Bursa Cezaevi’ne verilen lakaptır. Abidin Dino’nun aktardığına göre bu lakabı Nâzım Hikmet koymuştur. Şimdi düşünün, taştan uçak yapmaya çalışan ya da yıllarını böylesine karşıt, imkânsız bir düşüncenin, benzetmenin belki de avuntunun içinde geçirmiş bir adam…  Bir büyük şair… İfadedeki imkânsızlık duygusu… Fakat gene de şairin bu yöndeki imgesel inadı… Ayrıca, Cemal Süreya şöyle demişti: “Ağır ol bay düzyazı, uçamazsın!” Sıkı şiirin en önemli temsilcisi olan Ece Ayhan da “Anlaşılmayacaksın. Ey kanatsızlık!” diyor. Bugün sıkı şairlerin hepsi yeni Taş Uçak’larda yaşıyor… Bunu işaret etmek istedim. Bir açıkhava hapishanesine benzettiğim, görünmez dikenli tellerle çevrilmiş ve imkânsızlıkları sistemin kaotik yapısıyla örülmüş kentlerde, yeni taş uçaklarda…

T.P.:  Bu sergi mevcut edebiyat ortamında nasıl algılanabilir?

Z.Y.: Bugün, edebiyatın içtenliğine ve sahiciliğine inananlardan değil de ticari kâhyalık yapmak ve statüko cukkalamak peşinde koşanlardan oluşan, yani, editörcülük oynayan fırsatçıların maniple ettiği bir edebiyat “ortalığımız” var. Çoğu da modern şiiri bilmiyor, sezmiyor… Her iki türlü de liyakatsizler… Yani “kim kime dum duma” bir ortalık, bir ortalama kavrayış, vasatlıktan kaynaklanan bir retorik arsızlığı söz konusu… Bizim işaret etmeye çalıştığımız şeyler kolay kolay anlaşılmayacaktır. Hatta sezilmeyecektir bile… Diğer birçok konuda olduğu gibi edebiyatta da meydansızız. Sergiye “anlaşılmaz şeyler bütünü” gözüyle bakılacak sanırım… Bu da kötü, belki de “ortalama” bir yaklaşımdır bana göre… Kısacası bu meydansızlıkta serginin iyi ya da yeterince algılanacağını düşünmüyorum. 

T.P.: Sence nasıl algılanmalı?

Z.Y.: Eski ve usta şairleri saymazsak sıkı şiir denen şeyin okuyucusu, takipçisi kalmamış gibi günümüzde… Ayrıca birtakım fason şiirleri ve şairleri, yani gerçekte şiir ve şair olmayanları, sahici olmayanları zaten hesaba katmıyorum.  Kalburüstü yayınevlerinden çıkan yeni şairlerin yeni şiir kitapları bile en fazla 200-300 adet satıyor. Bu kadar küçülmüş, bu kadar odalaşmış, bu kadar meydansız ve yalnızlıkla, dikenli tellerle çevrilmiş bir ortamda bir tane yamuk bıyıklı ve kısa pantollu adam çıkmış “şiir” diye inat ediyor. Sıkı şiirin içtenliğini ve sahiciliğini savunmaya çalışıyor, onun akkor yapısını işaret etmeye çalışıyor, her şeye rağmen yazıyor, okuyor, tartışıyor, uykusuz kalıyor, kısacası şartlarını zorluyor falan… En azından bu çaba takdir edilmeli… Bununla birlikte açık açık söyleyeyim ki eğer tek bir kişi, tek bir dizemin imlediği şeyi sezdikten sonra o dizeyi aklına mıhlar ve hiçbir zaman unutmaz ise Taş Uçak Şiir Sergisi başarısız değil demektir, benim için…   

Karga Mecmua, Sayı: 24, Şubat 2009

Hamiş: Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve şiir kitaplarına -pdf olarak- http://bit.ly/zypsiir adresinden ulaşabilirsiniz. Yalçınpınar’ın söyleşileri de şurada; http://bit.ly/dilinkemigi

Oca
08
2019
--

Akademik Çalışma: “Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’nin Tanıtımı, Türk Edebiyatına Katkısı ve Sistematik İndeksi” (Dr. Nuran Özlük)

“Çalışmada hikâye yazarı Salim Şengil tarafından 1947-Temmuz 1957 tarihleri arasında birinci seride 47, ikinci/yeni seride 66 olmak üzere toplam 113 sayı neşredilen, başlangıçta yalnız hikâye türüne yer verse de yayımlandığı dönemin değişen sanat anlayışına duyarsız kalamayarak hikâyenin yanında diğer türlere de sayfalarını açan, özellikle toplumcu gerçekçi sanat anlayışını benimseyen 1950 kuşağı hikâyecilerinin kendilerini ifade edebilmelerine ve İkinci Yeni şiirinin gelişmesine imkân sağlayan Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’nin tanıtımı, Türk edebiyatına katkılarının tespiti ve sistematik indeksinin hazırlanması ile edebiyat tarihi araştırmalarına katkıda bulunmak amaçlanmıştır.” (Özet)


Dr. Nuran Özlük tarafından gerçekleştirilen kapsamlı çalışmanın tam metnine burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan “Poetika Çalışmaları”na http://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
07
2019
--

Akademik Makale: “Wittgenstein’ın Psikoloji Felsefesi Bağlamında Deneyim ve İfade İlişkisi” (Cemre Uğural)

Cemre Uğural tarafından kaleme alınan akademik makalenin tam metnini http://www.flsfdergisi.com/sayi26/95-112.pdf adresinden okuyabilirsiniz.

Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Ludwig Wittgenstein başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/ludwig-wittgenstein adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
30
2018
--

Meşhur Manyaklığın 12. Yılı: Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı (2006-2018)


Meşhur Manyaklık! 12. Yıl…
Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı (2006-2018)
Okumak için: http://bit.ly/zypalmanak

Kendi hakikatiyle yazılmış/yanmış özel bir tarihtir 12 yıldır yayımladığım bu ‪Almanak…

“Eşya olmadığımızı, insan olduğumuzu vurgulamak” adına hakikat yolundaki kalb ile vicdan arayışımızı 2018 yılında da sürdürmeye çalıştık… 2019 yılının -2018 yılında olduğu gibi- birçok “yıkım, esaret ve ölüm” getireceğini düşünüyorum, hissediyorum. ‘Mezalim’ kapınızı çaldığında eşya olmamaya özen gösterin; insan olmaya veya insan kalmaya çalışın. ‘Denizin sessizliği’ gibi, direnin…

Herkes için umut dolu bir 2019 diliyorum.

Sahicilikle
Zafer Yalçınpınar

Ara
20
2018
--

Edebiyat ve şiir kapsamındaki efemeralar için ‘sahici’ adres EVV3L’dir.

Efemeratik açıdan (özellikle de edebiyat ve şiir kapsamında) yıllardır çok çalışıyoruz, yerden göğe kadar emek veriyoruz! E-kitaplar, buluntular, poetika irdelemeleri, incelemeler, soruşturmalar, haberler, özel dijitalleştirme ve indeksleme çalışmalarımız -gerçekten de- takdiri hak eder niteliktedir. Zerre kadar maddi veya manevi bir destek görmeden (aksine, binlerce kösteğe maruz kalarak, birçok engele rağmen) ‘sahici’ bir bellek oluşturmayı başarabilmişiz! Edebiyat ve şiir kapsamında efemeratik meraklılar için en doğru adresler aşağıdadır vesselam! (Yani, belediyelerin köhne köşelerinde liyakatsizler tarafından talana, kaybedilmeye, cukkalanmaya hazırlanan yarım yamalak yığıntılar falan gibi değiliz, çok şükür!)


EVV3L İndeksi:
bit.ly/evvelindeksi

EVV3L’in ISSUU Alanı:
http://www.issuu.com/adabeyi/stacks

İmzalı İlgiler:
1/ http://evvel.org/ilgi/imzali
2/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/2
3/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/3
4/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/4
5/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/5
6/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/6
7/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/7
8/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/8
9/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/9
10/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/10
11/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/11
12/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/12
13/ http://evvel.org/ilgi/imzali/page/13

Ara
17
2018
--

Makale: “Renk Kavramlarını Öğrenme Hususunda Wittgenstein’ın Geç Dönem Eserleri Gadamerci Hermenötik Bağlamda Nasıl Okunur?” (Abdullah Başaran)

Abdullah Başaran‘ın İngilizce olarak kaleme aldığı makalenin tam metnini http://dergipark.gov.tr/download/article-file/40590 adresinden okuyabilirsiniz.

Makalenin Özü: Analitik ve Kıta Avrupası felsefesinde aşılmaz bir uçurum varmış gibi gözükse de, erken dönem felsefesindeki dile nomolojik yaklaşımını bir kenara bırakacak olursak, Ludwig Wittgenstein’ın, geç dönem eserlerinde geliştirdiği dil oyunları, ailevi benzerlikler, kullanımdaki anlam ve kural takibi gibi kavramlar sayesinde dil içerisinde farklı anlayışlara ve değişkenliğe yer verdiği için, Kıta Avrupası felsefesine yakın bir felsefi tutum içerisinde olduğunu söylemek zor olmayacaktır. Bu çalışmada, benim de öncelikli amacım Wittgenstein’ın ailevi benzerlikler kuramı ve Gadamer’in ufukların kaynaşması düşüncesi arasındaki yakın ilişkiye odaklanmak olacak. Zira bu iki filozof, Kartezyen öznenin onulmaz otoritesi ve şahsî dil anlayışının eleştirilmesi hususunda benzer tutumu sergiler. Bu noktadan yol çıkarak, asıl meselemiz olan renk kavramlarını nasıl öğrendiğimiz sorusuna yönelecek ve Wittgenstein’ın ailevi benzerlikler kuramına hermenotik bir okuma önerisinde bulunacağız.


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Ludwig Wittgenstein ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/ludwig-wittgenstein adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
17
2018
--

“KÖTÜ’YE DAİR LAKLAKIYAT” (Zafer Yalçınpınar)

(…)Kötü, diğer şiir kitaplarıma nazaran teknik açıdan çokça üzerine titremediğim, serbest çağrışımlı ya da nasıl desem, kolajvari bir kitap oldu. Tabiî ki bu durum ‘Kötü’deki şiirleri doğuran yaşantılar ve anlamları için geçerli değil. Tarihinsancısı, yani Kötü’den önceki şiir kitabım, adından da anlaşılabileceği üzere birçok tarihsel gönderme ve hesaplaşma içeriyor. Bu tarihsel çerçeve nedeniyle de bazı şiirlerime yazıldıkları dönemde Tarihinsancısı’nda yer vermedim. İşte o dönemde dışarıda kalan -kişisel diyebileceğim- şiirler ve Tarihinsancısı’nın sonrasında kaleme aldığım şiirler ‘Kötü’yü oluşturuyor. Kötü’nün saflığı ve değişkenliği biraz da bu tip bir yığılma nedeniyle oluştu. Bir şeyleri oymadım, diyebiliriz. Hatta bazı oyukları, dilsel çıkıntıları, pürüzleri, eğimleri bilerek düzeltmedim Kötü’de… Üslup bozukluklarından çivili, imkânsız bir bütün oluşturmak istedim. Yani bu sefer, metaforik olarak, özel boyalar kullanmadım ahşapta… Vernik bile yok Kötü’nün ahşabında… Ya da nasıl desem, hurdacıdan toplanmış farklı tipteki metal parçalarıyla, döküntüyle heykel yapmak gibi… Yontmadım Kötü’yü aslında… Ama özel bir üslup bozukluğu var, bir deneysel, geçişsiz, tuhaf, keskin, kolajvari taraf var tabiî…


Kötü, Zafer Yalçınpınar
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 28 Sayfa
Okumak için: bit.ly/kotusiir

(…) Şu önemli ayrımı hemen ifade etmeliyim; bir insanın planlı, sürekli ve yöntemli bir şekilde kötülüğe maruz kalarak kötülüğün oyunlarını tanıması başka bir şey, kötülüğü diğer insanlara bulaştırması, yani kötülüğü yaygınlaştırarak kötülüğün hamiliğini yapması başka bir şey… Benim kitabımın ismi olan “Kötü”, diğer birçok yan anlamı bir kenara bırakırsak, kötücüllüğe ve kötülük dayanışmalarına maruz kalmayı, kötülüğü tanımayı anlatıyor. Yani hiçbir zaman “Yaşasın kötülük!” gibi ifadeyi benimsemediğimi söylemeliyim. Ece Ayhan’ın yaşamı için de hakikat böyledir. Kimse, kötülüğü Ece Ayhan’dan daha iyi tanıyamaz çünkü en çok Ece Ayhan maruz kalmıştır kötülüğe! Ama tabiî, kötülüğün ve yeni sinsiyetin oyunlarına maruz kala kala o oyunları öğreniyorsun zamanla… Benim adım, ailem ve eserlerim üzerinde de son on beş yıldır itibarsızlaştırma yöntemi uygulanıyor sürekli… O oyunları ve sinsi söylemleri yaygınlaştıranların kimler olduğunu da tek tek, çok iyi biliyorum. Bir kötülük çetesi ve bu çeteye mentor olarak atanmış ördek suratlı bir edebiyat kâhyası bu oyunları yönetiyordu falan… Eh, ne yapalım, insan biraz da mücadele ettiği düşmanını tanır, ona benzer yahu! Yani, benim de o kötülük çetesi ve ödüllendirdiği insancıklar gibi ‘kötü şiirler’ yazma hakkım vardır elbet! Ama benim kitabımın mihenk noktası bu açı üzerinde değil… Asıl açı şudur: Hayatımın o zamanki zorluğunu “ayak bağlarından kurtulmak” olarak tanımlayabilirim. Dadacı bir yaklaşım belki de… Şiir dilinde anlam, coşkusuz ve dengeli bir duruştur, yani bir “ayak bağı”dır. Ozan arketipinin benimsenmesi, sabah akşam ödüllendirilmesi de öyle… İş yaşamı, sahte arkadaşlıklar, yalancı dostlar, köpek balığı gibi kan peşinde koşanlar, evlilik sektörü ve girişimci şirketler de öyle… Kötü’yü tüm bu ayak bağlarından kurtulduğum bir dönemde yazdım. Bu nedenle şiirlerde ‘özel bir üslup bozukluğu’ var. Ve evet çok zordu, çok kötüydü o günler… Dadacı bir deney… Ama şu söz de çok önemlidir: Yağmur ne kadar yoğun yağarsa, sonrası o kadar güzel olur!”

Zafer Yalçınpınar
Aralık, 2018


Yalçınpınar’ın tüm laklakiyatına bit.ly/dilinkemigi adresinden ulaşabilirsiniz. Tüm şiir kitapları da şuradan okunabiliyor; bit.ly/zypsiir

upas.evvel.org
Ara
16
2018
--

Söyleşi: “Karanlık Neşe, Güzel Aldırmazlık ve Kötüye Maruziyet, Özel Bozukluk” (Yonca Enderer – Zafer Yalçınpınar)

Yonca Enderer

Zafer Yalçınpınar: İlk şiir kitabın Mai‘de, kurguladığın kadrajlara dolu dolu ve bütünsel olarak nüfuz eden bir özellik bulunduğunu düşünüyorum: “Ara duygulanımlar” olarak ifade edebileceğimiz karmaşık izlekler ile değişken yaşantı parçalarını son derece dengeli, kontrollü ve satıh olarak işleyebilme becerisi… Bunda lirizm açısından buluşlu, parlak bir taraf var. Mai’nin lirik tınısı nasıl oluştu? Şiirlerini nasıl işliyorsun, Mai’yi nasıl bir teknikle billurlaştırdın?


Yonca Enderer: Mai, yani Arapça kökenli eski Türkçede Mavi; ‘karanlık neşe’ olarak tasvir edebileceğim İstanbul kalabalığında bir bavulun arkasından yürüyen adımların kendini sürükleyişidir. Öyle ki, ‘bir im’ olmak Mai’nin iskeletinin hem imgesel hem de fiziksel bir parçası. Sembollerle, düşlerle ve gerçeklerle örülü bu kitap, kaygısız ikilemlerle sayıklanarak yan pencereden sarkmak, duvardaki aynaya uzun uzun bakmak ya da yokuş aşağı koşmak kadar kendiliğinden ve sahicidir. Mai, ‘’Tamam, dur’’ diyene değin içini doldururken ‘ben’in tüm yaşadıkları, psikolojideki ‘la belle indifference’ yani ‘güzel aldırmazlık’ kavramıyla vücut bularak her şiirde sadece ‘ben’in değil tüm ‘ben’lerimizin hikâyelerini anlatmıştır. Bunu yaparken de dili bir çocuk gibi yontarak, harfleri duvarlara çarparak yeni bir yol açma telaşı içindedir. Bu yüzden karanlık neşesiyle hem biraz öforik hem de hüzünlüdür. (…)


Söyleşinin tam metnini http://upas.evvel.org/?p=534 adresinde okuyabilirsiniz.


Mai, Yonca Enderer
UPAS Yayın/Şiir, Ekim 2018, 66 Sayfa
Okumak için: bit.ly/maisiir

Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Ara
09
2018
--

Etkinlik: “UPAS sizi çağırıyor!” (12 Aralık 2018 Çarşamba, Saat 20.00, Vault 34 Yeşilçam Sineması)


Facebook Etkinlik Bağlantısı:
https://www.facebook.com/events/277460812909821

Vault 34 Yeşilçam Sineması şurada;
https://goo.gl/maps/ZJdLiQZiipA2


UPAS sizi çağırıyor!

“Poetikaya öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla upas.evvel.org adresinde kurulan UPAS Yayın Kolektifi, sizleri 12 Aralık Çarşamba saat 20.00’da Vault 34 Yeşilçam Sineması’nda (Beyoğlu-İmam Adnan Sokak No.8) gerçekleştirilecek olan yazar-şair-okur buluşmasına çağırıyor. Upas Yayın’dan çıkan şiir kitaplarının basılı/sayılı nüshalarına ulaşmak, yazar-şair-okur tanışmasına ve imza etkinliğine katılmak isteyen tüm dostları heyecanla bekliyoruz.


Önemli Not: Upas Yayın’ın tüm kitapları pdf dokümanı biçiminde upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak indirilebilir. Etkinliğe katılmayı düşünenler, arzu ederlerse bu pdf dokümanlarından kendi baskılarını da alıp gelebilirler. Etkinliğe katılım da -tabiî ki- ücretsizdir.

Ara
07
2018
--

İlhan Berk’in “Yaşadıkça/1950” Şiiri

Yeditepe Dergisi’nin 1 Temmuz 1950’de yayımlanan
6. sayısında yer alan bir (Nesrin) İlhan Berk şiiridir… Sıkı buluntudur.

İlhan Berk’in “Günaydın Yeryüzü” adlı şiir kitabında yer alır.

#İlhanBerk100Yaşında İçerikleri

ilhanberkiğne /Anı /Poetika
bit.ly/ilhanberkigne

Bakmak (İlhan Berk’in Dergilerdeki Yazıları)
bit.ly/ilhanberkbakmak

21 Kasım 2018, İlhan Berk Gezegeni
Sempozyum Konuşma
https://youtu.be/O_bv0S2dkcs

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi’nden İzlenimler
http://evvel.org/ilhan-berk-100-yasinda-siir-her
-yerdedir-sergisinden-izlenimler-zafer-yalcinpinar

Yeni Basım: Mısırkalyoniğne
http://evvel.org/tipkiyenibasim
-misirkalyonigne-ilhan-berk

Mısırkalyoniğne Günlüğü
http://upas.evvel.org/?p=430

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi
evvel.org/ilhanberk100yasindab.jpg

İlhan Berk Sempozyumu
http://evvel.org/sempozyum-ilhan-berk
-gezegeni-ykks-loca-21-kasim-2018


EVV3L’in İlhan Berk Çalışmaları
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/2
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/3
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/4
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/5
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/6

Ara
06
2018
--

İlhan Berk’in İlk (Şiir) Kitabı: “Güneşi Yakanların Selâmı!” (1935, İzmir)


“İlhan Berk’in yayımladığı ilk kitap “Güneşi Yakanların Selâmı!” adlı şiir kitabıdır. Kitap, 1935 yılında Manisa Halk Evi kapsamında yayımlanan neşriyatların ilkidir. Ayrıca, “N.” ön-adıyla (ve içerdiği duygusal/gizil anlamla) yayımlanan ilk kitap olma özelliğini taşır. “Güneşi Yakanların Selâmı!”, İzmir’de, Birinci Kordon Tecim Odası’nın altında bulunan İtimat Basım Evi’nde matbuata dönüşmüştür. “Güneşi Yakanların Selâmı!” biri ‘ithaf’ diğeri de ‘sunu’ olmak üzere iki ilginç ön-söylem barındırır.” (Zafer Yalçınpınar)


Güneşi Yakanların Selâmı’nın girizgâhında
İlhan Berk tarafından kaleme alınan ithaf metni…


Güneşi Yakanların Selâmı’nın girizgâhında
İlhan Berk tarafından kaleme alınan sunu metni…



#İlhanBerk100Yaşında İçerikleri

ilhanberkiğne /Anı /Poetika
bit.ly/ilhanberkigne

Bakmak (İlhan Berk’in Dergilerdeki Yazıları)
bit.ly/ilhanberkbakmak

21 Kasım 2018, İlhan Berk Gezegeni
Sempozyum Konuşma
https://youtu.be/O_bv0S2dkcs

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi’nden İzlenimler
http://evvel.org/ilhan-berk-100-yasinda-siir-her
-yerdedir-sergisinden-izlenimler-zafer-yalcinpinar

Yeni Basım: Mısırkalyoniğne
http://evvel.org/tipkiyenibasim
-misirkalyonigne-ilhan-berk

Mısırkalyoniğne Günlüğü
http://upas.evvel.org/?p=430

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi
evvel.org/ilhanberk100yasindab.jpg

İlhan Berk Sempozyumu
http://evvel.org/sempozyum-ilhan-berk
-gezegeni-ykks-loca-21-kasim-2018


EVV3L’in İlhan Berk Çalışmaları
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/2
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/3
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/4
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/5
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/6

Ara
06
2018
--

İlhan Berk 100 Yaşında: İlhan Berk’ten -Zafer Yalçınpınar’a- İmzalı Kitaplar


İlhan Berk’ten Zafer Yalçınpınar’a İmzalı Kitapların
İmzalı Sayfalarının Görüntüleri
Ayrıca okuyunuz: ilhanberkiğne



İlhan Berk’ten Zafer Yalçınpınar’a İmzalı Kitapların
İmzalı Sayfalarının Görüntüleri
Ayrıca okuyunuz: ilhanberkiğne



#İlhanBerk100Yaşında İçerikleri

ilhanberkiğne /Anı /Poetika
bit.ly/ilhanberkigne

Bakmak (İlhan Berk’in Dergilerdeki Yazıları)
bit.ly/ilhanberkbakmak

21 Kasım 2018, İlhan Berk Gezegeni
Sempozyum Konuşma
https://youtu.be/O_bv0S2dkcs

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi’nden İzlenimler
http://evvel.org/ilhan-berk-100-yasinda-siir-her
-yerdedir-sergisinden-izlenimler-zafer-yalcinpinar

Yeni Basım: Mısırkalyoniğne
http://evvel.org/tipkiyenibasim
-misirkalyonigne-ilhan-berk

Mısırkalyoniğne Günlüğü
http://upas.evvel.org/?p=430

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi
evvel.org/ilhanberk100yasindab.jpg

İlhan Berk Sempozyumu
http://evvel.org/sempozyum-ilhan-berk
-gezegeni-ykks-loca-21-kasim-2018


İLHANBERKİĞNE, Zafer Yalçınpınar
UPAS Yayın/Anlatı, Ağustos 2018, 20 Sayfa
Okumak için: bit.ly/ilhanberkigne


EVV3L’in İlhan Berk Çalışmaları
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/2
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/3
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/4
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/5
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/6

Kas
25
2018
--

İlhan Berk Sempozyumu Konuşması (21 Kasım 2018, Zafer Yalçınpınar, YKKS, Beyoğlu)


Zafer Yalçınpınar’ın, 21 Kasım 2018’de Yapı Kredi Kültür
Sanat(Beyoğlu Binası’nda) gerçekleştirilen İlhan Berk
Sempozyumu (#ilhanberk100yaşında) konuşması…
İzlemek için: https://youtu.be/O_bv0S2dkcs
(Görüntüleyen: Ali Kandaz)



Ayrıca bkz: “Şiir Her Yerdedir” Sergisi’nden İzlenimler


Sempozyum Programı


#İlhanBerk100Yaşında İçerikleri

ilhanberkiğne /Anı /Poetika
bit.ly/ilhanberkigne

Bakmak (İlhan Berk’in Dergilerdeki Yazıları)
bit.ly/ilhanberkbakmak

21 Kasım 2018, İlhan Berk Gezegeni
Sempozyum Konuşma
https://youtu.be/O_bv0S2dkcs

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi’nden İzlenimler
http://evvel.org/ilhan-berk-100-yasinda-siir-her
-yerdedir-sergisinden-izlenimler-zafer-yalcinpinar

Yeni Basım: Mısırkalyoniğne
http://evvel.org/tipkiyenibasim
-misirkalyonigne-ilhan-berk

Mısırkalyoniğne Günlüğü
http://upas.evvel.org/?p=430

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi
evvel.org/ilhanberk100yasindab.jpg

İlhan Berk Sempozyumu
http://evvel.org/sempozyum-ilhan-berk
-gezegeni-ykks-loca-21-kasim-2018


EVV3L’in İlhan Berk Çalışmaları
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/2
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/3
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/4
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/5

Kas
22
2018
--

İlhan Berk 100 Yaşında: “Şiir Her Yerdedir” Sergisi’nden İzlenimler (Zafer Yalçınpınar)

Dün, “İlhan Berk 100 Yaşında” etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “İlhan Berk Gezegeni” başlıklı sempozyuma konuşmacı olarak katıldım. 2006 yılının Kasım ayında, İlhan Berk hayattayken, gene Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından düzenlenen “İlhan Berk Defter Kapakları Sergisi”nin (ve etkinlik programının) ardından ilk kez (yani 12 yıl sonra) Galatasaray Meydanı’ndaki Yapı Kredi Kültür Sanat’ın binasının içinde bulundum, yer aldım. Demek ki 12 yıl boyunca sürmüş Yapı Kredi Kültür Sanat’la aramızdaki çift taraflı ve dik yokuşlar… Eğer “İlhan Berk 100 Yaşında” etkinliklerini düzenleyen Dr. Necmi Sönmez olmasaydı, belki de bir 12 yıl daha sürerdi bu çift taraflı ve dik yokuşlar, insanın insana koyduğu bu acı ve tuhaf mesafeler vesselam!

Sempozyumun başlangıcından yaklaşık bir saat önce, “Şiir Her Yerdedir” mottosuyla kurgulanan İlhan Berk sergisini detaylıca gezme ve sergi hakkında izlenimler edinme fırsatını buldum. Küratörlüğünü Dr. Necmi Sönmez’in, tasarım uygulamalarını Yeşim Demir Pröhl’ün ve eşgüdümünü de Ahsen Erdoğan’ın gerçekleştirdiği bu güçlü serginin İlhan Berk poetikasını yansıtmadaki başarısını “yerden göğe kadar” kutlamak gerekiyor. Serginin mottosunun belirlenmesinden tutun da İlhan Berk’in ‘cehennemvari’ imgesel alan derinliğini izleyiciye sunarken oluşturulan kurguya, katmanlara ve tasniflere kadar her şey semiyotik açıdan son derece tutarlıydı. Sadece semiyotik açıdan değil, bütünsel olarak, dilbilimsel açıdan da tutarlıydı… İlhan Berk’in görüngülerindeki fraktal morfolojiyi, deneysel yaklaşımları, dönemsel duygudurum geçişlerini, tuşeleri ve efemeratik öğeleri, İlhan Berk’in imgesel alan derinliğine zarar vermeden bir araya getirmek:- günün sonunda da ‘yığıntı’ gibi durmayan, ideal bir sergi oluşturmak “yerden göğe kadar” zorlu bir iştir. Dr. Necmi Sönmez’in kürasyonu öncelikle bu zorluğun üstesinden gelmiş ve her şeyden önce bu yön takdiri hak ediyor.

Sergiyi oluşturan imgesel katmanlar içerisinde beni en çok etkileyen tasniflerin “Yörünge/Kitaplık” ve “Kılavuz/Defterler” adıyla oluşturulan katmanlar olduğunu ifade etmeliyim. Zaten bu iki katman, küratöryal açıdan birçok ‘buluşlu’ ve yeni yönü de içeriyor. Örneğin; İlhan Berk’in kendi kitaplığı -kitapların yerleri, raf duruşları değiştirilmeden- dijital bir katalog eşliğinde izleyiciye sunulmuş. Dijital katalogun yardımıyla İlhan Berk’in kitaplığındaki kitapların ön kapak görüntüleri ve ilk sayfada bulunan öğeler, hangi kitabın hangi kitapla nerede, hangi rafta yan yana bulunduğu, İlhan Berk’in kitaplığını düzenlediği/kullandığı tasnifle birlikte incelenebiliyor. Bu yaklaşımı, İlhan Berk’in okumalarındaki nihai bilişsel haritayı sezmek ve dünya edebiyatındaki etkileşimler çerçevesinde İlhan Berk’in poetikasını düşünmek için edebiyat araştırmacısına sunulmuş büyük bir imkân olarak değerlendiriyorum. [*]

“Kılavuz/Defterler” bölümünde ışıklandırma optimum tasarlanmış, daha önce dikkat etmediğim birçok özel bilgiyi bu incelikli ışıklandırma sayesinde yakaladım. Defterlerin içeriksel sıralaması ile gösterilen sayfalardaki bazı bilgiler yıllardır üzerinde durduğumuz ve öncelik verdiğimiz “imgelemin özgürleşmesi” kavramını teyit eder nitelikte tasarlanmış.

Serginin “Omurga/Kitaplar” başlıklı tasnifinde de çok etkileyici yerlemler ve görüngüler bulunuyor. Özellikle serginin giriş/ilk bölümünden itibaren sağı takip eden duvarın (İlhan Berk Kitapları’nın) akışına karşılık olarak sol duvarın akışına denkleştirilmiş o gizil nokta… 1962 tarihli Mısırkalyoniğne’nin orijinal baskısından görüngülerle İlhan Berk’in kaleme aldığı son şiir kitabı olan Tümceler Geliyorum’daki görüngülerin kesiştiği nokta… Bu çakışma, bu kesişme ve o noktadaki gizil N. harfi beni çok etkiledi.

“Sağ Duvar Akışı”

“Sol Duvar Akışı”

Aslında lafı uzatmak ya da kafa ütülemek istemiyorum:  İlhan Berk’in 100. yaşını kutlayan bu önemli sergiyi kaçırmamanızı öneriyorum. İlhan Berk’in imgesel alan derinliğine bakarak onun poetikasından çeşitlendirilmiş uzamları/uzayları görmeye, gayret etmeye çağırıyorum sizleri… Bu gayret şiirle ilgilenen veya ilgilenmeyen herkes için çok kıymetli olacaktır. Çünkü farkına varsanız da varmasanız da “Şiir Her Yerdedir”.

Zafer Yalçınpınar
22 Kasım 2018, İstanbul

[*] “Tabiî bir not eklemeliyim: 2006 yılında, İlhan Berk’i Halikarnas’taki evinde ziyaret ettiğimde (bkz: ilhanberkiğne) söz konusu kitaplığı kendi gözlerimle görmek ve incelemek fırsatı bulmuştum. O günden çektiğim fotoğraflara bakarak, sergideki kitaplık sunumunu orjinal tasnifle karşılaştırdığımda, gerçekten de İlhan Berk’in çalışma odasında/atölyesinde bulunan kitaplık ile kitap sıralamalarının doğru bir bütünsellik içinde muhafaza edildiğini görüyorum. Ancak, 2006’daki ziyaretimde bazı kitapların rafın önünde -ön yüzü görünecek şekilde-  duruyor olması dikkatimi çekmişti. Örneğin Jorge Luis Borges’in öykülerinden derlenen “Yolları Çatallayan Bahçe” adlı kitap bunlardan biriydi. Bu öne çıkan kitapları da -var ise zamana veya İlhan Berk’in tercihlerine göre değişen bir şekilde- bilebilseydik, mükemmel olurdu tabiî…”

 



#İlhanBerk100Yaşında İçerikleri

ilhanberkiğne /Anı /Poetika
bit.ly/ilhanberkigne

Bakmak (İlhan Berk’in Dergilerdeki Yazıları)
bit.ly/ilhanberkbakmak

21 Kasım 2018, İlhan Berk Gezegeni
Sempozyum Konuşma
https://youtu.be/O_bv0S2dkcs

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi’nden İzlenimler
http://evvel.org/ilhan-berk-100-yasinda-siir-her
-yerdedir-sergisinden-izlenimler-zafer-yalcinpinar

Yeni Basım: Mısırkalyoniğne
http://evvel.org/tipkiyenibasim
-misirkalyonigne-ilhan-berk

Mısırkalyoniğne Günlüğü
http://upas.evvel.org/?p=430

“Şiir Her Yerdedir” Sergisi
evvel.org/ilhanberk100yasindab.jpg

İlhan Berk Sempozyumu
http://evvel.org/sempozyum-ilhan-berk
-gezegeni-ykks-loca-21-kasim-2018



EVV3L’in İlhan Berk Çalışmaları
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/2
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/3
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/4
http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk/page/5

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com