May
22
2017
--

“BLUE” Belgeseli’nde Yer Alan Şarkılar, Canlı Performanslar ve Kayıtlar (Yavuz Çetin & Kerim Çaplı)

Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı‘nın yaşamını anlatan “Blue” Belgeseli çerçevesinde yer alan şarkılar, canlı performanslar ve albüm kayıtları Açık Radyo’da yayımlanan “Koyu Mavi” başlıklı programa konuk oldu. Özellikle Kerim Çaplı’nın Blue Filmi’yle birlikte gün ışığına çıkan albüm kayıtları son derece ilgi çekici…

İki dahi müzisyenin sesini, performansını ve tuşesini özleyen dostlara 21 Nisan 2017 tarihli “Koyu Mavi” programındaki kayıtları arşivlemelerini öneriyorum. Kayıtlar şu adresten indirilebilir: http://bit.ly/2p87nLn


Açık Adres: https://archive.org/download/
koyumavi_21.04.2017/koyumavi_21.04.2017.mp3


Film’de yer alan kayıtlardan bazıları(mp3):
http://bit.ly/2p87nLn


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden, “Kerim Çaplı” başlıklı ilgilere ise http://evvel.org/ilgi/kerim-capli adresinden ulaşabilirsiniz.

May
17
2017
--

Plak Dükkânları Hakkında…

Karga Mecmua‘nın Mayıs 2017 tarihli 115. sayısında plak dükkânları ve koleksiyonerleri hakkında güzel/sıkı bir dosya bulunuyor. Dosyanın tam metnine http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/115/4265 adresinden ulaşabilirsiniz.

May
13
2017
--

“Sait Faik için…” (1956, Yeditepe Yayınları)

Tahir Alangu tarafından hazırlanan 1956 yılının Nisan ayında yayımlanan
“Sait Faik için” adlı derleme kitap… (Kapak: Metin Eloğlu)



EVV3L kapsamında yer alan
‘Sait Faik İlgileri ve Çalışmaları’ (2007-2017)

http://evvel.org/ilgi/sait-faik
http://evvel.org/ilgi/sait-faik/page/2
http://evvel.org/ilgi/sait-faik/page/3
http://evvel.org/ilgi/sait-faik/page/4
http://evvel.org/ilgi/sait-faik/page/5



Hamiş:  EVV3L kapsamında yayımlanan “Yeditepe Dergisi ve Yayınevi” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/yeditepe-dergisi adresinden ulaşabilirsiniz.

May
11
2017
0

Çakır Hikâyeci Sait Faik’i saygıyla anıyoruz…

(…)  Onu şair, küskün, anlaşılmayan biri yapacağız. Bir gün hassaslığını, ertesi gün sevgisini, üçüncü gün korkaklığını, sükûnunu kötüleyecek, canından bezdireceğiz. İçinde ne kadar güzel şey varsa hepsini, birer birer söküp atacak. Acı acı sırıtarak (…) İlk çağlardaki canavar halini bulacak.

Bir kere suyumuza alışmağa görsün. Onu canavar haline getirmek için hiçbir firsatı kaçırmayacağız.

SAİT FAİK
“Dülger Balığı’nın Ölümü” adlı hikâyesinden…


EVV3L kapsamında yer alan
‘Sait Faik İlgileri ve Çalışmaları’ (2007-2017)

http://evvel.org/ilgi/sait-faik
http://evvel.org/ilgi/sait-faik/page/2
http://evvel.org/ilgi/sait-faik/page/3
http://evvel.org/ilgi/sait-faik/page/4
http://evvel.org/ilgi/sait-faik/page/5


EVV3L kapsamında yer alan Sait Faik Buluntuları’nın tümüne https://issuu.com/adabeyi/stacks/39a3a8be1f204b1096c22a5aba189015 adresinden ulaşabilirsiniz.


1954 yılında İlhan Berk’in Sait Faik için yazdığı “requiem”lerden biri…
(Bu şiir öncelikle “Yenilik” Dergisi’nde, ardından Seçilmiş Hikâyeler’de yayımlanmıştır.)


EVV3L kapsamında yer alan Sait Faik Buluntuları’nın tümüne https://issuu.com/adabeyi/stacks/39a3a8be1f204b1096c22a5aba189015 adresinden ulaşabilirsiniz.


May
03
2017
--

“Marmara Adaları’nı Bekleyen Tehlike!” (H. Can Yücel)

Fotoğraf: Güneş Dermenci


Adalı Dergisi‘nin Mayıs 2017 tarihli 143. sayısında H. Can Yücel, Marmara Denizi’ni ve adalarını bekleyen büyük termik tehlikeyi inceleyerek dikkatimize sunuyor. İşbu önemli yazının tam metnine http://www.adalidergisi.com/cms/adali-dergisi/2010-2019/2017/sayi-143-mayis-2017/makale/1899/marmara-adalari-ni-bekleyen-tehlike adresinden ulaşabilir ve tehlikenin türünü ve büyüklüğünü irdeleyebilirsiniz!



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Adalar Kültürü” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.

Nis
20
2017
--

Aydınlık Kitap Eki’ne Veda

2017 yılı itibariyle “Aydınlık Gazetesi Kitap Eki”yle hiçbir ilişkim kalmamıştır. Aydınlık Kitap editöryasının -özellikle de Sn. Rozerin Doğan’ın- 2016 yılı süresince inceleme yazılarıma gösterdiği ilgi ve destek için teşekkür ederim. (Zy)


2016 yılı süresince Aydınlık Kitap’ta yayımlanan
inceleme yazılarıma aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz:

John Berger’in Şiirlerindeki Tinsellik
Tam metin pdf: http://bit.ly/johnbergersiirler
Aydınlık Kitap, Sayı: 243, 30 Aralık 2016

“Nilgün Marmara’nın Kâğıtları’ndaki İmgelem”
Tam metin pdf: http://bit.ly/nilgunmarmarakagitlar
Aydınlık Kitap, Sayı: 241, 9 Aralık 2016

“Oktay Rifat’ın Dışarıda Kalan Şiirleri”
Tam metin pdf: http://bit.ly/oktayrifatdisarida
Aydınlık Kitap, Sayı: 235, 28 Ekim 2016

MŞŞ’nin ‘Yalnızlık Çölü’nde; “Sayıklayanlar”
Tam metin: http://evvel.org/m-s-s-nin-yalnizlik-colunde
-sayiklayanlar-z-yalcinpinar-aydinlik-kitap-2682016

Aydınlık Kitap, Sayı: 226, 26 Ağustos 2016
“Ingeborg Bachmann ve Dil Felsefesi”
Tam metin pdf: http://bit.ly/bachmanndilfelsefesi

Aydınlık Kitap, Sayı: 220, 8 Temmuz 2016
“Nicanor Parra’nın ‘Karşışiir’leri”
Tam metin pdf: http://bit.ly/nicanorparrakarsisiir
Aydınlık Kitap, Sayı: 216, 10 Haziran 2016

“Werner Herzog’un Bakışının Biçimini Taşıyan Bir Yolculuk”
Tam metin pdf: http://bit.ly/herzogbuzdayurur
Aydınlık Kitap, Sayı: 214, 27 Mayıs 2016

“Julio Cortázar’ın zihninden; “Küba Devrimi’nin Başlangıç ‘Buluşma’sı”
Tam metin pdf: http://bit.ly/cortazarbulusma
Aydınlık Kitap, Sayı: 211, 6 Mayıs 2016

“Alfred Jarry’den “Günler ve Geceler” Ötesi Tinsellik”
Tam metin pdf: http://bit.ly/alfredjarrygunlergeceler
Aydınlık Kitap, Sayı: 202, 4 Mart 2016

“Ece Ayhan ile Kara Gerçek”
Tam metin: http://zaferyalcinpinar.com/bbkara/eceayhanilekaragercek.jpg
Aydınlık Kitap, Sayı: 195, 15 Ocak 2016


Hamiş: Zafer Yalçınpınar’ın tüm inceleme yazıları
http://zaferyalcinpinar.com/inceleme.html adresinde bulunuyor.


Nis
13
2017
--

“Sonsuz-Şiirsel Sözlükler Tahayyülü” (Zafer Yalçınpınar)

“Dil” hakkındaki temel yönsemeyi izlemekte -ve düşünmeye buradan başlamakta- fayda var. Nesneler, olgular, görüngüler, yerler, tahayyüller, duygular -kısacası her şey- ile işbu “her şeyin” (sonsuz sayıda unsurun, belki de evrenin) hem bütünsel hem de tekil anlamları arasında bir “ip”in (veya sonsuz sayıda iplerin) gerili olduğunu kafanızda şematize edin. Söz konusu “ip”in (veya iplerin) tümüne “dil” adını veriyoruz. Ve bu “dil”in işaret ettiği özne veya nesnenin anlamına ulaşmasında (ya da tam tersi, anlamın özne veya nesneye ulaşmasında) sayısız yol, kısa yol, ilişki, sezgi, rakam, hesap, kuram, kavram, rüya, duygu -yani birçok olasılık- var. Zaten, bu sayısız yollara ve ilişkiler düzeneğine dilsel olarak “bağlam” adını veriyoruz. Bu ilişkiler düzeneği sabit değil, olgular, olaylar değişiyor, görüngüler gelişiyor ve anlamlarla birlikte dilsel imkânlar uzayı -tıpkı gezegenler gibi- hareket ediyor. Bağlamlar genişliyor, daralıyor, başka mümkünler arıyorlar, bazen buluyorlar, bazen bulamıyorlar… Bazen anlamdan hareketle, bazen de olgudan hareketle, çoğunlukla da karşılıklı ve etkileşimli olarak (alıcı-verici bir elektronik sistem/devre gibi) deviniyorlar. İşte bu hareketliliğe “yaşayan dil” diyoruz. Bununla birlikte, ‘dilin yaşamı’ bize birçok düşünce veriyor; sanat, felsefe, matematik ve hatta mühendislik ile mimarlık becerisi katıyor; dil aracılığıyla düşünüyoruz, tasarlıyoruz: “Dilin örülümü” böyle bir şeydir.

İşte, anlamı ve bağlamı olan her şeyin tanımlanmasında(örülümünde) kullanılan en küçük dilsel birim; “ad”dır. Dilbilimci Ferdinand de Saussure; “Ad evdir.” der.  ‘Ad evdir’ fakat anlam uzayındaki bahsi/olasılıkları büyüten ağır abimizin ‘adı’na “tümce” veya “cümle” diyoruz. Ve tabiî ki bu karmaşık anlamlar uzayı ile dilsel uzamda olup bitenler -tıpkı yaşamımız gibi- güllük gülistanlık değildir. Çünkü çözümleyici dil felsefesinin kurucusu olan Ludwig Wittgenstein’ın deyişiyle “gerçeğin yapısını dilin yapısı belirler” ve “dilin sınırları dünyanın (aslında her şeyin varoluşunun) sınırlarını belirler”. Kısacası, zurnanın “zort” dediği yer ‘dilsel görelilik’ ve ‘eleştirel gerçeklik’ boyutudur. Bu boyut dilin sınırlarını genişleten bir tür “oyun” alanıdır. Dilin kendisini ilerlettiği alandır. Söz konusu boyut için ikinci yeni şairlerinden İlhan Berk şu poetik dizgeyi kullanmıştır: “Ad evdir ve ben ‘Dün Dağlarda Dolaştım, Evde Yoktum.” Nihayetinde, İlhan Berk şöyle demek istemektedir; “Adlandırmak ölümdür.”

Eski kulağı kesik felsefeciler, “Felsefenin ve mantıksal dizgenin geçerliğini denemek istiyorsanız, sarmallara başvurun…” diye öğütler. İşte karşınızda çok büyük bir sarmal örneği/sorusu: “Adlandırmak” denen şeyi nasıl adlandırırız? Dil uzamını kullanarak dili anlamaya çalışmak ne kadar doğrudur? Düşünceyi düşünmek mümkün müdür? Dilin ‘oyun alanı’nı tanımak imkânlı mıdır? Ludwig Wittgenstein bize -yaklaşık olarak- şunu öneriyor: “Bir kelimenin taşıdığı anlamdan şüpheye düşerseniz, o kelimeyi nasıl öğrendiğinizi hatırlayın.” Ve en ünlü kitabının girişinde şöyle diyor: “Felsefe şiirle kurulmalıydı.”

Bence de ‘felsefe şiirle kurulmalıydı.’ Ama önce, imgelemi özgürleştirecek yeni bakışlar ve sonsuz-şiirsel sözlükler gerekiyor. “Mürekkep” dediğimizde, her şeyden önce, “gece denizi”ni aklımıza getirecek, sonsuz-şiirsel sözlükler… İnsan türü için düşünce tarihinin ve bağlı/bağsız tüm retoriklerinin yerini alacak, sonsuz-şiirsel sözlükler tahayyülü!

Zafer Yalçınpınar
Karga Mecmua, Şubat 2017, Sayı: 112


Hamiş: Zafer Yalçınpınar’ın Karga Mecmua kapsamında kaleme aldığı yazılar -pdf dosyası biçiminde- http://bit.ly/kargaca adresinde bulunuyor.



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Poetika Çalışmaları”na http://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari adresinden ulaşabilirsiniz.

Nis
12
2017
--

Kitap İncelemeleri: “Dağlarca’nın Şiirlerindeki Sonsuzluk” (Zafer Yalçınpınar)

Fazıl Hüsnü Dağlarca, 1940 yılında yayımlanan “Çocuk ve Allah” adlı ikinci şiir kitabı ile o günlerde geçerli olan şiir dilini geliştirecek kuvvetli bir “zihinsellik” kurmuştur ve bizâtihi İkinci Yeni şairlerinden bazıları -örneğin Ece Ayhan ve Cemal Süreya- Dağlarca’nın yarattığı şiirsel alan derinliğini kendilerine mihenk olarak kabul ettiklerini yazılarında belirtmişlerdir. Dağlarca, “Türkçe Katında Yaşamak” adlı şiirinde Türk Dili’ne bağlılığını “Türkçem, benim ses bayrağım” diyerek ifade etmiş ve hayatı boyunca bu doğrultuda 70’e yakın şiir kitabı kaleme almıştır. Kısacası; Fazıl Hüsnü Dağlarca, şiirleriyle ve yarattığı imgesel alan derinliğiyle Türk Dili’ni geleceğe taşımış, bu gelişimi icra ederken de Türk Dili’nin retorikten arınmış motiflerine, haysiyetine ve tarihsel önemine özen göstermiştir.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın vefatının(2008) ardından sürdürülen arşiv çalışmaları sonucunda daha önce yayımlanmış şiir kitaplarına girmeyen dosyalar dolusu şiir bulundu ve bulunan şiirler geçtiğimiz Ocak ayında “Kaçaklar” üst-başlığıyla Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmaya başlandı. Serinin ilk cildi ‘Üç Okumalı Dizeler, Göründüğüm’ adı altında toplanmış ve kitabın editörlüğünü Ömer Aygün ile İlknur Yurtbaşı gerçekleştirmiş.

‘Kaçaklar’ serisine ‘Üç Okumalı Dizeler’ ile başlanmasının nedenini, Dağlarca’nın teknik benzerlik gösteren ve özel bir yapı taşıyan şiirlerinin editöryal açıdan birlikte ele alınması ve aslında ‘Üç Okumalı Dizeler’deki biçemin “kendiliğinden bütünlenmesi” olarak görüyorum. Yani, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın bu kitapta toplanan şiirleri (bu şiir dosyası) dize yapısının bir gereği olarak “kendiliğinden” bütünleniyor. Şiirlerdeki dizeler aralarına ‘/’ işareti konarak ikiye ayrılmış ve farklı okumalara imkân tanıyor: Kitaptaki dizelerin ‘/’ işareti öncesi olan ilk bölümlerinin alt alta okunması; ‘/’ işareti sonrası -ikinci- bölümlerinin alt alta okunması ve tüm dizelerin ‘/’ işareti gözetilmeksizin alt alta -olağan, bilindik- biçimde okunması şeklinde ‘üç okuma’ imkânı bulunuyor. Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu teknik özelliğin imgesel avantajını ve tarihsel boyutunu kitabın ilk şiiri olan “Yansıma” adlı şiirin ilk dörtlüğünde şu şekilde anlatmış:

Söz konusu “üç okuma” tekniğinin kitapta yer alan 32 şiiri üçe katlayarak 96 şiire eriştirdiğini görüyoruz. Böylelikle kitaptaki şiirler hem semantik, hem de imgesel açıdan müthiş bir alan derinliği hesabı taşıyor: Dağlarca şiirinin imgesel alan derinliğinin, içerdiği duyguların ve işaret ettiği uzamın “tarih boylu ya da tarih kadar geniş kapsamlı” olduğunu düşündüğümüzde, ‘Üç Okumalı Dizeler’de “üçe katlanmış bir sonsuzluk” seziyoruz. Bununla birlikte, Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi tüm hayatı boyunca sadece şiir kaleme almış (kendini hakikatin yakıcılığına vermiş) bir şairin sezdirdiği ‘üçe katlanmış sonsuzluk’ duygusuyla Türk Edebiyatı’nda başka hiçbir şiirde karşılaşmadığımı -açık yüreklilikle- itiraf etmeliyim. Son iki yıldır Beşiktaş Belediyesi tarafından verilen ve şiddetle karşı olduğumuz Dağlarca Şiir Ödülü’nün jürisinin arasında da, ödülü alan(paylaşan) şairlerin arasında da Dağlarca’yla birlikte anılacak, Dağlarca şiirindeki “yüceliği ve sonsuzluğu” hak edecek biri -maalesef- yok… Görünüşe göre, olamaz da.

Dağlarca’nın tarih, insanlık, yaşam, vatan ve emek konularını işlediği sonsuz şiirlerinin içerisinde bana tuhaf bir dilsel “özgörü ve özgürlük” sağlayan “İç Orman” adlı şiirden üç dizeyle bu kısa yazıyı bitirmeyi/bitirebilmeyi çok önemsiyorum:

Zafer Yalçınpınar
Aydınlık Gazetesi Kültür-Sanat Sayfası, 28 Mart 2017


Hamişler:

1/ Yazının ‘pdf’ biçemine http://bit.ly/daglarcasonsuzluk adresinden ulaşabilirsiniz.

2/ Yalçınpınar’ın inceleme yazılarına http://zaferyalcinpinar.com/inceleme.html adresinden, tüm kitaplarına ve özgeçmişine http://zaferyalcinpinar.blogspot.com adresinden ulaşabilirsiniz.


Ayrıca Bkz:

-Nilgün Marmara’nın Kâğıtları’ndaki İmgelem
http://bit.ly/nilgunmarmarakagitlar
Aydınlık Kitap, Sayı: 241, 9 Aralık 2016

-Oktay Rifat’ın Dışarıda Kalan Şiirleri
http://bit.ly/oktayrifatdisarida
Aydınlık Kitap, Sayı: 235, 28 Ekim 2016

-Ingeborg Bachmann ve Dil Felsefesi
http://bit.ly/bachmanndilfelsefesi
Aydınlık Kitap, Sayı: 220, 8 Temmuz 2016

-“Nicanor Parra’nın ‘Karşışiir’leri”
http://bit.ly/nicanorparrakarsisiir
Aydınlık Kitap, Sayı: 216, 10 Haziran 2016

-Werner Herzog’un Bakışının Biçimini Taşıyan Bir Yolculuk
http://bit.ly/herzogbuzdayurur
Aydınlık Kitap, Sayı: 214, 27 Mayıs 2016

-Julio Cortázar’ın zihninden; “Küba Devrimi’nin Başlangıç ‘Buluşma’sı”
http://bit.ly/cortazarbulusma
Aydınlık Kitap, Sayı: 211, 6 Mayıs 2016

-Alfred Jarry’den “Günler ve Geceler” Ötesi Tinsellik
http://bit.ly/alfredjarrygunlergeceler
Aydınlık Kitap, Sayı: 202, 4 Mart 2016

-ECE AYHAN ile ‘KARA GERÇEK’
http://zaferyalcinpinar.com/bbkara/eceayhanilekaragercek.jpg
Aydınlık Kitap, Sayı: 195, 15 Ocak 2016

Nis
09
2017
0

“Nisan” taifesi ve neşriyatları…


2010 yılından bu yana her Nisan ayında, “Nisan” dergisini ve yayınevini hatırlatmakta “sıkı/sahici edebiyat” kavramını hatırlatmak kadar fayda ve önem buluyorum. Efsanevi “Nisan” dergisi ve yayınevi hakkında aşağıdaki bağlantılar incelenebilir;

Nisan Dergisi/Yayınevi Hakkında
http://evvel.org/nisanda-nisan-dergisi-ve-yayinevi

Nisan Dergisi/Yayınevi’nin Kapak Tasarımları
http://zaferyalcinpinar.com/nisankapaklari.pdf

EVV3L’in “Nisan Dergisi/Yayınevi” İlgileri
http://evvel.org/ilgi/nisan-dergisi


Mar
31
2017
--

Sarı-Lacivert: “Dr. Memduh Eren’in Fenerbahçe Sevdası”

“Fenerbahçe formasıyla Dr. Memduh Eren”


“Dr. Memduh Eren’in yayımlanan kitapları”


“(…) Memduh Bey Ada’da olduğu dönemlerde genellikle, yüksekte ve manzaraya hâkim Aba burnu sırtına inşa ettiği bu evde vakit geçirmiştir. Tıp fakültesinde okuduğu müddet stajını Beykoz’daki kundura fabrikasında yapmış, bu esnada da Beykoz Spor’da top oynamıştı. Daha sonra Göztepe forması ve son olarak da Fenerbahçe forması giymişti… Futbolu bıraktıktan sonra ise Fenerbahçe Spor Kulübü’nün muhalif cephesine kısa bir süre önderlik etmişti. Genel kurul toplantılarında yönetime/iktidara karşı yaptığı ateşli ve sert konuşmalarla hafızalardan silinmeyen Memduh Eren aynı zamanda 1960 ihtilali öncesinde dikkat çeken öğrenci liderlerindendi. ‘Üçüncü Dünya Devrimi’(Sarı) ve ‘27-28 Nisan Gençlik Eylemi Işığında 27 Mayıs’(Lacivert) adında yazmış olduğu iki adet kitabı bulunmaktadır. Bu kitapları bastıracak bir yayınevi bulamadığından kendi olanaklarıyla bastırmış ve kapaklarını da yıllarca formasını gururla taşıdığı Fenerbahçe’nin renklerinden yani Sarı-Lacivert’ten yapmıştı.

1971 yılında Ziverbey Köşkü’nde günlerce işkence gören fakat pes etmeyen Memduh Eren, ‘Bomba’ davasından yargılanmıştı ve mahkemedeki savunmasını şu küçük hikâye ile sonlandırmıştı; “Eren bir derbi maçında sol uçta topu kazanır, hızla ceza sahasına girer ve boşta olan santrfora pas atmaya hazırlanır. Ancak bir türlü topu çıkaramaz ve geciktiği için mutlak gol pozisyonu kaçar… Takım arkadaşları büyük bir şaşkınlıkla Eren’in yanına koşarlar ve pası neden zamanında çıkaramadığını sorarlar? Eren’in verdiği yanıt savcının iddiasına cevap niteliğindedir ve onun karakterini yansıtır… ‘Pası atacağım yönde bir papatya kümesi vardı. Çiçekleri ezmek istemedim!’ Eren, hâkime döner ve ‘Papatyaları dahi ezemeyen ben nasıl olur da bomba atabilirim!’ der…” Bu maç sonrasında ise “Papatya Memduh” lakabıyla anılmaya başlamıştır. (…)”

Hüseyin Can Yücel
“Aba Koyu’nda İki Fenerbahçeli”
Adalı Dergisi, Sayı: 133, Temmuz 2016


“Dr. Memduh Eren’in muayene ettiği bir
hastası tarafından tasarlanan kibrit”


“Dr. Memduh Eren’in Marmara Adası’nda bulunan mezarı”


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Fenerbahçe Spor Kulübü” ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden ulaşabilirsiniz.

Mar
26
2017
--

Gazetede; “Tarihinsancısı”

25 Mart 2017 tarihli Aydınlık Gazetesi Kültür-Sanat Sayfası’ndan kupür


Tarihinsancısı’nın -pdf dosyası biçemindeki- tam metine
http://bit.ly/tarihinsancisi adresinden ulaşabilirsiniz.
İyi okumalar dileriz…


Zafer Yalçınpınar’ın tüm şiir kitaplarına
http://zaferyalcinpinar.blogspot.com adresinden
-pdf dosyası biçeminde- erişebilirsiniz.


Mar
26
2017
--

“Turgut Uyar’ın ‘Yeni’ Çıkan Kitabı: VEYS” (Burcu Uğuz)


Karga Mecmua’nın Mart 2017 tarihli 113. sayısında yayımlanan yazının tam metnine http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/113/4219# adresinden ulaşabilirsiniz.


Mar
04
2017
--

“Tarihinsancısı” yayımlandı…


Zafer Yalçınpınar‘ın dördüncü şiir kitabı “Tarihinsancısı” yayımlandı. Kitabın -pdf dosyası biçemindeki- tam metine http://bit.ly/tarihinsancisi adresinden ulaşabilirsiniz. İyi okumalar dileriz…



Zafer Yalçınpınar, “Tarihinsancısı”
Pasaj69 YAYIN, Şubat 2017, 43 Sayfa, Şiir
Okumak için: http://bit.ly/tarihinsancisi


Hamiş: Zafer Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm şiir kitaplarına http://zaferyalcinpinar.blogspot.com adresinden -pdf dosyası biçeminde- ulaşabilirsiniz.

Şub
04
2017
--

Akademik/Makale: “Konuşmanın Bittiği Bir Kıyı Var” // Oktay Rifat Şiirinde Farklılaşma [ Différance ] Mekânı Olarak Kıyı Motifi (Yüce Aydoğan)

“(…)Oktay Rifat kıyıya şiirsel/edebi eylemin gerçekleştiği sahih alan olma anlamını yüklemiştir. Kıyı motifi, sonsuzca akışkan ve tekinsiz bir doğaya sahip olan su/deniz ile insan varlığının mesken tuttuğu toprak/kara arasındaki sınıra dair bir deneyimi betimlemektedir. Bu anlamda kıyı, farklılaşma mekânı olarak ele alınmaktadır. Oktay Rifat kıyı motifini erken döneminde şiirsel gelenekle ve yenilikle kurduğu çatışmalı ilişkinin sahnesi olarak kullanmışken, geç döneminde bizzat dile yönelik/dile ait bir kıyım ve felaket alanı olarak kurgulamıştır. Geç dönem şiirlerinde her felaket sahnesi, dilsel bir felakete, yani bizzat dil kapasitesinin içinde gerçekleşen bir kesintiye ya da imkansızlığa karşılık gelmektedir. Kıyı motifi, erken dönem sonrası şiirlerin chiasmus (Paul de Man) yapısının ve metinsel olarak refleksif doğasının amblemi olmakla birlikte, Oktay Rifat’ın geç döneminde bizzat şiirin imkânına/ imkânsızlığına dair geliştirdiği şiirsel söylemin en başat öğelerinden biri olmaktadır. Oktay Rifat kıyı motifiyle birlikte, şiirsel/ edebi anlamın ve tüm insan deneyimlerinin dilsel doğasının kaynağını araştırdığı bir sınır-deneyimini ortaya koymuştur.”

Yüce Aydoğan tarafından kaleme alınan ve Monograf Dergisi’nin “Mekân” temalı yeni sayısında yayımlanan “Konuşmanın Bittiği Bir Kıyı Var”: Oktay Rifat Şiirinde Farklılaşma [Différance] Mekânı Olarak Kıyı Motifi başlıklı makalenin tam metnine http://www.monografjournal.com/wp-content/uploads/2017/01/02.yuce_aydogan.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan poetika çalışmaları başlıklı ilginin tümüne aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.

1: http://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari
2: http://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari/page/2
3: http://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari/page/3
4: http://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari/page/4

Poetika 2013 Odaklanmaları: http://bit.ly/poetika2013
Poetika 2012 Anketi: http://bit.ly/poetika2012
Poetika 2011 Anketi: http://zaferyalcinpinar.com/ikinciyeni2011.pdf

Şub
03
2017
0

Kuzgun Acar’ın tüm yontularında “çığlık” vardır.

4 Şubat 1976′da vefat eden
sıkı yontucu Kuzgun Acar’ı özlem ve saygıyla anıyoruz…


EVV3L kapsamında yayımlanan Kuzgun Acar ilgilerinden bazılarının bağlantı adresleri aşağıdadır:

1967’den 1988’e Kuzgun Acar’ın Türkiye Rölyefi
http://evvel.org/1967den-1988e-kuzgun-acarin-turkiye-rolyefi

Kuzgun Acar’a İşaret Etmek İçin 16 Neden
http://zaferyalcinpinar.com/k10.html

Kuzgun Acar hakkında kupürler…
http://evvel.org/kuzgun-acar-hakkinda-kupurler

Kuzgun Acar Portresi (Burhan Uygur)
http://evvel.org/kuzgun-acar-portresi-burhan-uygur

KUZGUN ACAR’IN ESERLERİ SATIŞA ÇIKARILMASIN!
http://evvel.org/kuzgun-acarin-eserleri-satisa-cikarilmasin

Kuzgun Acar’ın “Haşim İşcan” Heykeli
http://evvel.org/kuzgun-acarin-hasim-iscan-heykeli

M. Aksoy’un “İnsanlık Anıtı” ve K. Acar’ın “Türkiye” Rölyefi
http://evvel.org/m-aksoyun-insanlik-aniti-ve-k-acarin-turkiye-rolyefi

Kuzgun Acar’ın desen defterinden…
http://evvel.org/kuzgun-acarin-desen-defterinden

Kuzgun Acar’ın Maskları Satıldı!
http://evvel.org/pes-ozgur-tiyatro-bugun-490000-tl-ediyor

Kuzgun Acar’ın İlk Yapıtı, Bir Yorum, Bir Soru ve İki Not!
http://evvel.org/kuzgun-acarin-ilk-yapiti-bir-yorum-bir-soru-ve-iki-not

Kuzgun Acar’ın Yontuları
http://evvel.org/kuzgun-acar-heykelleri

Allah’ın Kuzgun Bir Kuludur.
http://zaferyalcinpinar.com/s54.html

Kuzgun Acar’ın Maskları
http://evvel.org/kuzgun-acarin-masklari

Kuzgun’un Yeri (1972)
http://evvel.org/kuzgunun-yeri-1972

Marmara Adası ve Kuzgun Acar
http://evvel.org/marmara-adasi-ve-kuzgun-acar


Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Kuzgun Acar” ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
29
2017
--

“John Berger’in Şiirlerindeki Tinsellik” (Z. Yalçınpınar)

 

Geçtiğimiz Kasım ayında İngiliz yazar John Berger’in seçilmiş (toplanmış) şiirleri “Gökyüzü Mavi Siyah” başlığıyla Türkçe’de ilk kez yayımlandı. Cevat Çapan’ın çevirisini gerçekleştirdiği şiirler, okuyucu tarafından ilgi, merak ve heyecanla karşılandı; John Berger düzyazı eserleriyle, denemeleriyle, oyunlarıyla ve çok yönlü kuramsal çalışmalarıyla tanınıyor, şiirleri bilinmiyordu. Bununla birlikte, “Görme Biçimleri” adlı kitabında yer alan göstergesel analizler yardımıyla ‘dilin nesne-sözcük-olgu düzlemi’ni araştıran okuyucular için John Berger’in şiirsellikten evrenlerce uzak (şiiri dışarıda bırakan) bir yazı çehresinin olabileceği -zaten- düşünülemezdi.

Gökyüzü Mavi Siyah’ın sunuş yazısında Cevat Çapan, John Berger’in yaşamını, dünya görüşünü ve çok yönlü edebiyat çalışmalarını anlatan kısa bir inceleme yazısı kaleme almış. Bu incelemenin giriş ve sonuç bölümleri, şiirsel dilin çağlar boyunca taşıdığı yük ile şiirin -dünyayı değiştirirken veya dünyaya katlanırken- üstlendiği güçlü rolü John Berger’in kendi denemelerinden önemli alıntılarla yansıtıyor:

“(…) günümüzde zenginlerin haksız yere elde ettiklerini korumak için yaptıkları korkunç canavarlıklara dünyada en keskin biçimde karşı duran güç şiirdir. İşte bu yüzden, fırınların saati aynı zamanda şiirin de saatidir. (…) Şiir her şey arasında yakınlık kurarak dilin yaşantıya ilgi duymasını sağlar. Bu yakınlık şiirin çabasının bir sonucu, şiirin yöneldiği her eylem, ad, olay ve bakış açısını bunlar arasında kurduğu yakınlıkla bir araya getirmesinin bir sonucudur. Çoğu zaman dünyanın acımasızlığına ve umursamazlığına karşı çıkarılabilecek şiirin yaşantıya duyduğu bu ilgiden daha dayanıklı bir şey yoktur.”

Şiiri  ‘dil ve yaşantı arasındaki görüngüler yakınlığı’  boyutuyla önemseyip eserlerindeki imgelemi bu özdeşlik üzerine kuran John Berger’in tüm şiirlerinde pürüzsüz, karmaşıklıktan uzak ve “mükemmel durulukta” bir varoluş sezilmektedir. Bu varoluşu “tinsellik” olarak kabul etmek gerekiyor. Çoğu şiirinde özellikle kısa dizeler kurmayı tercih eden Berger’in bu teknik becerisi şiirleriyle oluşturduğu imgelemin ve metaforların eşsiz, pırıl pırıl bir “töz” taşımasını sağlıyor. Kitabın “Sözcükler” adlı ilk epizotundaki “Sayfalar” şiirinden bir bölüm söz konusu pırıltıya iyi bir örnek olarak gösterilebilir:

“(…)
Üst üste katlanmış gökyüzü
tuzlu gökyüzü
ılık gözyaşından gökyüzü
başka gökyüzünden basılmış
nokta nokta delinmiş yıldızlarla.
Kurusun diye serilmiş sayfaları.

Kuşlar da harfler gibi uçup gidiyor.
Ah biz de uçup gitsek,
yukarılardan seçilemeyen kalenin
yakınındaki ırmağa konsak.”

Geçtiğimiz Kasım’da doksanıncı yaşını kutlayan John Berger’in yaşamı boyunca kaleme aldığı ve ‘Gökyüzü Mavi Siyah’a dâhil ettiği 89 şiirin kronolojik bir tasnif yerine tematik diyebileceğimiz epizotlar halinde kitapta yer alması da dikkat çekicidir. Berger şiirlerini “Sözcükler”, “Tarih”, “Göç”, “Yerler” ve “Sevgilim” başlıklı epizotlara ayırarak tasnif etmiş. “Tarih”, “Göç” ve “Yerler” başlıklı epizotlardaki 43 şiir, hümanizm-sosyalizm eksenindeki görüngüleri kullanarak bireyin zaman ile toplum karşısındaki trajik çaresizliğini ve ezilmişliğini sorgulayan, böylelikle de Berger’in poetikasının nirengi noktalarını içeren bir alan derinliği oluşturuyor. Bu alan derinliğini “Tarih” epizotuyla aynı adı taşıyan şiirde belirgin bir şekilde hissediyoruz:

“Güneş gibi olağan
kubbesiz gökyüzü
maviye bulanmış binlerce yıl
yaşanmış bütün anların gökyüzü
bakmak için boynumu uzattığım gökyüzü
kendisine dönüşeceğim gökyüzü
(…)”

“Sevgilim” epizotundaki şiirlerde ise lirizm, Bergervari diyebileceğimiz bir odaklanmanın dengesiyle ön-plana çıkıyor. “Ada” başlıklı şiirle işaret edilen ‘özlem’ duygusunda olduğu gibi;

Nasıl ölçmeli
bir mevsimi
senin yokluğunun
takviminde?

“Sözcükler” epizotunda Berger’in imgeleminin mihenk noktalarını yani kullandığı şiir dilinin tüm tınılarını ve tinselliğin duru görüntülerini zihnimizde canlandırıyoruz.

Sonuçta, John Berger’in tüm şiirlerindeki yegâne özelliğin pussuz ve buğusuz bir tahayyül gücü olduğunu düşünüyorum. Şiirin ve şiir dilinin görüngüsel boyutlarıyla ve John Berger’in yaşamı anlatırken eriştiği ‘tinsellik’le ilgilenen okuyucuların “Gökyüzü Mavi Siyah’ı okuyarak, kitaptaki hakikati içselleştirmesi gerektiğine inanıyorum.

Zafer Yalçınpınar
Aydınlık Kitap, Sayı: 243, 30 Aralık 2016


Hamişler:

1/ Yazının ‘pdf’ biçemine http://bit.ly/johnbergersiirler adresinden ulaşabilirsiniz.

2/ Yalçınpınar’ın inceleme yazılarına http://zaferyalcinpinar.com/inceleme.html adresinden, tüm kitaplarına ve özgeçmişine http://zaferyalcinpinar.blogspot.com adresinden ulaşabilirsiniz.


Ayrıca Bkz:

-Nilgün Marmara’nın Kâğıtları’ndaki İmgelem
Tam metin pdf: http://bit.ly/nilgunmarmarakagitlar
Aydınlık Kitap, Sayı: 241, 9 Aralık 2016

-Oktay Rifat’ın Dışarıda Kalan Şiirleri
Tam metin pdf: http://bit.ly/oktayrifatdisarida
Aydınlık Kitap, Sayı: 235, 28 Ekim 2016

-Ingeborg Bachmann ve Dil Felsefesi
Tam metin pdf: http://bit.ly/bachmanndilfelsefesi
Aydınlık Kitap, Sayı: 220, 8 Temmuz 2016

-“Nicanor Parra’nın ‘Karşışiir’leri”
Tam metin pdf: http://bit.ly/nicanorparrakarsisiir
Aydınlık Kitap, Sayı: 216, 10 Haziran 2016

-Werner Herzog’un Bakışının Biçimini Taşıyan Bir Yolculuk
Tam metin pdf: http://bit.ly/herzogbuzdayurur
Aydınlık Kitap, Sayı: 214, 27 Mayıs 2016

-Julio Cortázar’ın zihninden; “Küba Devrimi’nin Başlangıç ‘Buluşma’sı”
Tam metin pdf: http://bit.ly/cortazarbulusma
Aydınlık Kitap, Sayı: 211, 6 Mayıs 2016

-Alfred Jarry’den “Günler ve Geceler” Ötesi Tinsellik
Tam metin pdf: http://bit.ly/alfredjarrygunlergeceler
Aydınlık Kitap, Sayı: 202, 4 Mart 2016

-MŞŞ’nin ‘Yalnızlık Çölü’nde; “Sayıklayanlar”
Tam metin: http://evvel.org/m-s-s-nin-yalnizlik-colunde-sayiklayanlar-z-yalcinpinar-aydinlik-kitap-2682016
Aydınlık Kitap, Sayı: 226, 26 Ağustos 2016

-ECE AYHAN ile ‘KARA GERÇEK’
Tam metin: http://zaferyalcinpinar.com/bbkara/eceayhanilekaragercek.jpg
Aydınlık Kitap, Sayı: 195, 15 Ocak 2016

Oca
28
2017
--

Karga Mecmua 10. yılını kutluyor…


Körler Ülkesi Kadıköy’de, KargaBAR ve KargART ekseninde; 2007 yılında yayın hayatına başlayan Karga Mecmua Ocak 2017 tarihli 111. sayısıyla birlikte 10. yaşını kutluyor… Mecmua’da 500’ün üstünde katılımcının gönüllü desteği ile 2000 civarı yazı, 2500 civarı orijinal görsel yer aldı.

Karga Mecmua 10 yıldır sürdürdüğü yayın serüvenine, ağırlıklı olarak 2007-2013 yılları arasında yayımlanmış 25 betikle (bkz: http://bit.ly/kargaca) katılmaktan onur duyduğumu ifade etmeliyim. Bu süreçte Tayfun Polat ile Utkan Çınar‘a -sahici/sıkı insan oldukları için- ne kadar teşekkür etsem azdır: Beni, metinlerimi, şiirlerimi ve evvel.org‘u hiçbir zaman, hiçbir sıkıntıda yalnız bırakmadılar… Her daim sağolsunlar, varolsunlar.

Sahicilikle
Zafer Yalçınpınar



Karga Mecmua’nın tüm sayılarına
http://www.kargamecmua.org/ adresinden ulaşabilirsiniz.


Oca
20
2017
--

E-Kitap: “Yarı-Saklı Günlükler” (İlhan Berk)

“Yarı-Saklı Günlükler”, İlhan Berk
Derleyen: Zafer Yalçınpınar
Tasarım: Uğur Yanıkel
YAYINPasaj69.org, (2. Edisyon)
Aralık 2016, 37 Sayfa


1962 yılında Dost Yayınevi tarafından yayımlanan ‘Mısırkalyoniğne’ adlı şiir kitabı İlhan Berk’in poetikasındaki en uç (uzgörü oluşturan) imgesel hattır. İlhan Berk’in günlüklerinin birleştirildiği “El Yazılarına Vuruyor Güneş” adlı kitabın hiçbir baskısında yer almayan Mısırkalyoniğne Günlüğü’yle, Dost Dergisi’nin Şubat 1962 tarihli 11. sayısında (yeni dizi) karşılaştım. Bu günlük parçaları, İlhan Berk’in kurguladığı şiirsel alan derinliğinin sınırlarını sezmek ve ‘Mısırkalyoniğne’ için ‘doğru yan okumalar’ sağlamak adına önemli işaretler taşıyor. İlhan Berk’in 1969 yılında gerçekleştirdiği Üsküp ve Belgrat ziyaretlerini içeren diğer günlükler ise söz konusu  ziyaretlerden bir yıl sonra Dost Dergisi’nde (Nisan-Mayıs 1970, Yeni Dizi, Sayı: 66-67) yayımlanmış… “Yarı-saklı kalmış” diyebileceğimiz bu günlük fragmanlarının, İlhan Berk’in poetikasındaki ‘tarihsellik’ ve ‘görüngü’ kavuşmasını bütünleyeceğini düşünüyorum.

Yarı-Saklı Günlükler’in e-kitap sürecine destek vererek ikinci edisyonu tasarlayan ve İlhan Berk’in poetikasının önemini bir kez daha hatırlatan Uğur Yanıkel ile YAYINpasaj69.org projesine çok teşekkür eder, herkese ‘iyi okumalar’ dilerim. İmgelemin özgürleşmesi için…

Zafer Yalçınpınar
Aralık 2016


Hamişler:

1/ Yarı-Saklı Günlüklere -tam metin pdf biçeminde- http://bit.ly/ilhanberkgunlukler adresinden okuyabilirsiniz.

2/ EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.



Oca
15
2017
--

“Oktay Rifat’ın Dışarıda Kalan Şiirleri” (Zafer Yalçınpınar, 28/10/2016, Aydınlık Kitap)

img_20161029_091712

Oktay Rifat’ın daha önce yayımlanmış olan şiir kitaplarında bulunmayan şiirleri ile bazı şiirlerinin kitaplardaki ‘son-biçim’lerinden ‘ciddi derecede’ farklılıklar taşıyan versiyonlarını içeren “Bu Dünya Herkese Güzel” adlı şiir kitabı, Eylül ayında Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Alt başlığı ‘Dışarıda Kalan Şiirler’ olarak belirlenen kitapta 1932-1986 yılları arasında çeşitli dergilerde (Sesimiz, İnkılâp, Milli İnkılâp, Gündüz, Oluş, Varlık, Yücel, Aile, Yaprak, Yeditepe, Yeni Dergi, Toplum Düşün, Gösteri ve Adam Sanat’ta)  yayımlanmış 75 şiir bulunuyor.

Her şeyden önce, Mehmet Can Doğan’ın bu şiir kitabını yayıma hazırlayarak gerçekleştirdiği çalışmanın birincil öneminden ve yarattığı değerden bahsetmek gerekiyor: ‘Dışarıda Kalan Şiirler’, Oktay Rifat’ın ‘kurduğu’ poetikanın dilsel sınırlarını fark etmemizi ve bir Oktay Rifat şiirinin ‘imgesel alan derinliğindeki yerini nasıl aldığını’ görmemizi sağlıyor. Bununla birlikte, Oktay Rifat’ın kitaplarına dâhil ettiği bazı şiirlerin taşıdığı ‘değişiklikleri’ kıyaslamamıza ve bu şiirlerin “kalıcı-son biçimi’ne nasıl ulaştıklarını anlamamıza da imkân veriyor.

‘Bu Dünya Herkese Güzel’in içerdiği şiirleri dönemsel olarak iki bölüme ayırarak inceleyebiliriz: Oktay Rifat’ın  ‘olgunluk öncesi’ diyebileceğimiz 1932-1954 yılları arasında kaleme aldığı 32 şiiri kapsayan bölüm ile 1970 sonrasında kaleme aldığı ve ‘olgunluk’ dönemindeki 43 şiiri kapsayan bölüm… ‘Perçemli Sokak’(1956), ‘Aşık Merdiveni’(1958), ‘Elleri Var Özgürlüğün’(1966) adlı şiir kitaplarının yayımlandığı 1955-1969 yılları arasına tekabül eden dönemde ise ‘Dışarıda Kalan Şiir’ olmadığını fark ediyoruz.

‘Olgunluk öncesi’ dönemin ‘Dışarıda Kalan Şiirler’i, yeryüzünü ve yaşamı tanımlamak/tanımak doğrultusunda kuvvetli bir imgesel arayış, çeviklik ve yaşamı kutsayan çeşitli ‘öz-bakış’ temayüllerini içeriyor. Bu nedenledir ki 1941’de Melih Cevdet (Anday) ve Orhan Veli (Kanık) ile birlikte yayımladıkları ‘Garip’ adlı meşhur ortak kitapta ve 1945’te yayımlanan ‘Yaşayıp Ölmek Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler’ adlı kitapta bulunan şiirlerin birçok dizim ve kelime farklılıkları taşıyan ‘Dışarıda Kalan Şiirler’ versiyonlarının (toplamda 7 şiir) oluştuğunu görüyoruz. Bu dizim ve kelime tercihleri ile ‘olgunluk öncesi’ dönemin tamamını, Oktay Rifat’ın poetikasındaki şiirsel yükü belirleme aşaması olarak değerlendirebiliriz. 1947 yılında ‘Aile’ adlı dergide yayımlanan ‘Ağaca Dedim Ki’ başlıklı şiir, ifade etmeye çalıştığım konumlandırmayı anlatıyor gibidir:

(…)
“Al beni ağaç, dedim, milyon yapraklı yalnızlığına
Geçir benden, dedim, topraktan emdiğini gökyüzüne savurmadan önce.
Bir dil öğret bana dağa taşa vergi, hürriyetlere, sevinçlere vergi. (…)”

‘Olgunluk öncesi’ dönemde, Oktay Rifat’ın 1956 yılında yayımlanan ‘Perçemli Sokak’ adlı şiir kitabıyla kurduğu ve Türk Şiiri’ndeki imge-yoğun akımın (Bkz: İkinci Yeni, İlhan Berk, Ece Ayhan) şiirsel yükünü önceleyen iki adet ‘Dışarıda Kalan Şiir’ bulunuyor: ‘Güvercin’ (Oluş Dergisi, 1939) ve ‘Masal’ (Yücel Dergisi, 1945). Bu iki şiirin taşıdığı imgelem ve ses (tıpkı ‘Perçemli Sokak’ın Oktay Rifat’ın diğer şiir kitaplarına kıyasla dilsel bir dönüm/yenilenme noktası olması gibi) diğer ‘Dışarıda Kalan Şiirler’den çok daha “yeni” diyebileceğimiz bir ‘dilsel genişleme’yi işaret ederek geleceğin (2000’li yılların) şiir dilini ve imgesel alan derinliğini haber veriyor.

1976 sonrası ‘olgunluk dönemi’nde ise Oktay Rifat’ın kelime ve dizim tercihleriyle hareket etmediğini ve bir şiirin tüm dizeleriyle birlikte topyekûn ‘dışarıda kalma’ durumunu yüklendiğini görüyoruz. Bu dönemin şiirleri ‘Yeni Dergi’, ‘Gösteri’, ‘Düşün’ ve ‘Adam Sanat’ adlı dergilerde yayımlanmış.  Örneğin, Oktay Rifat’ın yayımlanan son şiir kitabı olan ‘Koca Bir Yaz’a (1987) dâhil etmediği 22 şiir ‘olgunluk dönemi’nin ‘Dışarıda Kalan Şiirler’inin büyük bir bölümünü oluşturuyor.

Sonuçta, Oktay Rifat’ın ‘kitap bütünlüğü’ tercihlerinin dışında kalan ve Mehmet Can Doğan tarafından ‘Bu Dünya Herkese Güzel’ başlığı altında ‘yeniden bütünlenen’ bu 75 adet şiir, dilsel açıdan Türk Şiiri’ne çığır açan büyük şair Oktay Rifat’ın poetikasının nasıl oluştuğuna dair yolları ve bağlı patikaları işaret ediyor. Oktay Rifat’ın ‘Masal’ adlı ‘Dışarıda Kalan Şiiri’nde söylediği gibi:

(…)
Bu dünya herkese güzeldir
Yan yana geçerken caddelerden
Kalbimiz nasıl olsa devam eder
Masalına yıldızların kaldığı yerden

Zafer Yalçınpınar
Aydınlık Kitap, Sayı: 235, 28 Ekim 2016


Hamişler:

1/ Yazının ‘pdf’ biçemine http://bit.ly/oktayrifatdisarida adresinden ulaşabilirsiniz.

2/ Yalçınpınar’ın inceleme yazılarına http://zaferyalcinpinar.com/inceleme.html adresinden, tüm kitaplarına ve özgeçmişine http://zaferyalcinpinar.blogspot.com adresinden ulaşabilirsiniz.


Ayrıca Bkz:

-John Berger’in Şiirlerindeki Tinsellik
Tam metin pdf: http://bit.ly/johnbergersiirler
Aydınlık Kitap, Sayı: 243, 30 Aralık 2016

-Nilgün Marmara’nın Kâğıtları’ndaki İmgelem
Tam metin pdf: http://bit.ly/nilgunmarmarakagitlar
Aydınlık Kitap, Sayı: 241, 9 Aralık 2016

-Ingeborg Bachmann ve Dil Felsefesi
Tam metin pdf: http://bit.ly/bachmanndilfelsefesi
Aydınlık Kitap, Sayı: 220, 8 Temmuz 2016

-“Nicanor Parra’nın ‘Karşışiir’leri”
Tam metin pdf: http://bit.ly/nicanorparrakarsisiir
Aydınlık Kitap, Sayı: 216, 10 Haziran 2016

-Werner Herzog’un Bakışının Biçimini Taşıyan Bir Yolculuk
Tam metin pdf: http://bit.ly/herzogbuzdayurur
Aydınlık Kitap, Sayı: 214, 27 Mayıs 2016

-Julio Cortázar’ın zihninden; “Küba Devrimi’nin Başlangıç ‘Buluşma’sı”
Tam metin pdf: http://bit.ly/cortazarbulusma
Aydınlık Kitap, Sayı: 211, 6 Mayıs 2016

-Alfred Jarry’den “Günler ve Geceler” Ötesi Tinsellik
Tam metin pdf: http://bit.ly/alfredjarrygunlergeceler
Aydınlık Kitap, Sayı: 202, 4 Mart 2016

-MŞŞ’nin ‘Yalnızlık Çölü’nde; “Sayıklayanlar”
Tam metin: http://evvel.org/m-s-s-nin-yalnizlik-colunde-sayiklayanlar-z-yalcinpinar-aydinlik-kitap-2682016
Aydınlık Kitap, Sayı: 226, 26 Ağustos 2016

-ECE AYHAN ile ‘KARA GERÇEK’
Tam metin: http://zaferyalcinpinar.com/bbkara/eceayhanilekaragercek.jpg
Aydınlık Kitap, Sayı: 195, 15 Ocak 2016

Oca
12
2017
--

Özet: “2016 Atraksiyonları” (Zafer Yalçınpınar)

İNCELEMELER

Werner Herzog’un Bakışının Biçimini Taşıyan Bir Yolculuk
http://bit.ly/herzogbuzdayurur

Julio Cortázar’ın zihninden; “Küba Devrimi’nin Başlangıç ‘Buluşma’sı
http://bit.ly/cortazarbulusma

Alfred Jarry’den “Günler ve Geceler” Ötesi Tinsellik
http://bit.ly/alfredjarrygunlergeceler

Ingeborg Bachmann ve Dil Felsefesi
http://bit.ly/bachmanndilfelsefesi

John Berger’in Şiirlerindeki Tinsellik
http://bit.ly/johnbergersiirler

Nicanor Parra’nın ‘Karşışiir’leri
http://bit.ly/nicanorparrakarsisiir

Ece Ayhan ile Kara Gerçek
http://zaferyalcinpinar.com/bbkara/eceayhanilekaragercek.jpg

Ece Ayhan Çağlar Hakkında Bilinmeyenler
http://bit.ly/eceayhanbilinmeyenler

Nilgün Marmara’nın Kâğıtları’ndaki İmgelem
http://bit.ly/nilgunmarmarakagitlar

Oktay Rifat’ın Dışarıda Kalan Şiirleri
http://bit.ly/oktayrifatdisarida

MŞŞ’nin ‘Yalnızlık Çölü’nde; “Sayıklayanlar”
http://evvel.org/m-s-s-nin-yalnizlik-colunde
-sayiklayanlar-z-yalcinpinar-aydinlik-kitap-2682016

Yazınımızın Görünmez Devi Tahsin Yücel’le Yaşanmış Bir Anı
http://evvel.org/tahsin-yucel-ile-yasanmis-bir-ani

Yeni Sinsiyet’in Yağmacılığı
http://bit.ly/yenisinsiyetyagmaciligi


2016 Kitap İncelemeleri:
http://evvel.org/ilgi/kitap-incelemeleri


ŞİİRLER

Tarihinsancısı Söyledi (V)
http://bit.ly/tarihinsancisi5

Tarihinsancısı Söyledi (IV)
http://bit.ly/tarihinsancisi4

Zomzom!
http://evvel.org/zomzom

İstanbulKartlaşırken
http://evvel.org/siir-istanbulkartlasirken

İnsanların İyileri
http://evvel.org/yeniden-yazim-insanlarin-kotuleri-ece-ayhan


DERLEME

“Yarı-Saklı Günlükler”, İlhan Berk, Aralık 2016
“Bakmak”, İlhan Berk, 2. Edisyon, Ağustos 2016


SORUŞTURMA

2. Dağlarca Şiir Ödülü Soruşturması (Ağustos, 2016)
http://bit.ly/daglarcasorusturma2


BULUNTULAR

http://evvel.org/category/buluntu-efemeralar
http://evvel.org/category/buluntu-efemeralar/page/2


Meşhur Manyaklık!
Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı (2006-2016)
bkz: http://bit.ly/zypalmanak


Hamiş: Zafer Yalçınpınar’ın özgeçmişine http://bit.ly/zykimdir adresinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca, Yalçınpınar’ın tüm kitapları ise şu adreste yer alıyor: http://zaferyalcinpinar.blogspot.com

Oca
08
2017
--

“Nilgün Marmara’nın Kâğıtları’ndaki İmgelem”

Nilgün Marmara’nın güncelerini içeren “Defterler”, Everest Yayınları tarafından geçtiğimiz Ekim ayında eksiksiz olarak yayımlandı. Bu metinler, “Kırmızı Kahverengi Defter” adı altında, mirasçılarının izni olmaksızın ve Nilgün Marmara’nın kendi isteğinin -vasiyetinin- dışında; yaklaşık 20 yıl önce derlenmiş ve o günlerin yaklaşımı doğrultusunda özensiz edisyonlarla yayımlanmıştı. Okuyucunun ve edebiyat araştırmacılarının -özellikle bizim kuşağın- zihin düzeninde, bu eksik defterlerin, yani tasarım ve içerik bütünlüğü olarak az çalışılmış, acele edilmiş, erken edisyonların yarattığı izlenimler geçerliydi. Kağan Önal’ın değerli bilgiler içeren önsözüyle birlikte bu yeni edisyonun yayımlanması, bize birçok olumsuz izlenimin, ‘doğru bilinen yanlışlar’ın, eksik düşüncelerin ve tuhaf ithafların geçersizleştiğini gösterdi.

Bu ay, Nilgün Marmara’nın “Defterler”ine göre daha ‘yoğun bir imgesellik’ ve ‘ağır bir şiirsel yük’ taşıyan ‘Kâğıtlar’, Bülent Erkmen’in özenli tasarımıyla birlikte ilk kez yayımlandı. Nilgün Marmara’nın ‘Kâğıtlar’ını yayıma hazırlayan Bilge Barhana, edisyonun oluşum hikâyesini şu şekilde anlatıyor:

“(…)Nilgün Marmara’nın defterlerine eşlik eden bir tomar kâğıt arasından seçilmiş fragmanlardan oluşmaktadır elinizde tutmakta olduğunuz kitap. Söz konusu kâğıtlar aynen üzerinde yazanlar gibi büyük bir çeşitliliğe sahip: Teksir kâğıtları, bir zamanlar bakkallarda mektup kağıdı diye satılan kâğıtlar, iş ajandalarından ya da okul defterlerinden, bloknotlardan kopartılmış sayfalar, bilgisayar çıktılarının arkaları. Nilgün Marmara eline geçirdiği her kağıdın hangi yüzü müsaitse orasına, yazmış, yazmış, yazmış.”

Öncelikle Nilgün Marmara’nın “Kâğıtlar”ında toplanan fragmanların sıradan veya hızlıca kaleme alınmış edebi “notlar” veya ham biçimdeki “anlatılar” olmadığını ifade etmek gerekiyor. Kâğıtlar’da bulunan betiklerin çoğunun imge yoğunluğu açısından “Nesir Şiir” (poème en prose) niteliğinde bir dengesi ve kapsamı bulunuyor. Bu kapsamın, “Daktiloya Çekilmiş Şiirler” adlı kitabında yer alan çeşitli şiirlerin imgesel uçlarından, tetikleyici başlangıç noktalarından tutun da Nilgün Marmara’nın zihnindeki şiirsel yükün mihenk taşlarına, özdeşleştirme ve ‘akla getirme’ biçimlerine, duygu-durumlarına, yaşamsal konumlandırmalara ve özgürleşmiş tahayyüllere kadar genişlediğini belirtmeliyiz. Böylelikle, Nilgün Marmara’nın Kâğıtlar’ında bir tür ‘karanlık şiir düşüncesi’ne erişimin veya felsefi diyebileceğimiz ‘özel bir dil’ kıvrımının(motifinin) uzanışını da görmekteyiz. ‘Kâğıtlar’da yazanlar Nilgün Marmara’nın duygu-durum çıkarımlarını biçimlendiren çeşitli görüngülerin, ‘akla getiriliş’ anından başlayarak imgesel süzgeçten geçirilmesinin ve Marmara’nın poetikasındaki şiirsel bir bileşene dönüşmesinin izlerini taşıyor. Kâğıtlar’daki ‘yadsıyıcı ses’, bir tür ‘yaşayamayış bilgisi’nin felsefi boğuculuğunu imliyor ve böylesi bir duygu-durumun edebi dışavurumu olarak kendini ifade ediyor:

“(…) ışıkla gölgenin korkunç yutuculuğu. İmge kalmıyor onun gözlerinin önünde, olanlar oluşlar yeniyor yutuluyor gözleriyle. Nedir bu çılgın içtenlik onun bakışında? Kırılgan ruhun susan çığlığı? Zamanın anlamsızlığının ürkünçlüğü? Sonsuz görüntü yığınının artık içe ve dışa eşzamanlı akışı?(…) Onun içsel ağıtı neden hep buğu gözlerinde?” (s.49)

“Neleri yazmalıyım sana donmuş parmaklarımla, (…)Haftalardır içeriden dışarı bakıldığında, dışarıdan içeriye bakılıp görülebilir bir kar yağışı…” (s.31)

Yaşamanın, yaşamının -ve yaşamın kendisinin- Nilgün Marmara için bir “varoluş sıkışması” olduğunu biliyoruz. Bu iç-sıkıntısı ve dışarıdaki ‘kara gerçeğin’ oluşturduğu eşsiz ‘imgeler alanı’yla (yani Nilgün Marmara’nın poetikasıyla) yüzleşmek isteyen ‘cesur’ okuyucuların “Kâğıtlar”ı incelemesini öneriyorum.

Zafer Yalçınpınar
Aydınlık Kitap, Sayı: 241, 9 Aralık 2016


Hamişler:

1/ Yazının ‘pdf’ biçemine http://bit.ly/nilgunmarmarakagitlar adresinden ulaşabilirsiniz.

2/ Yalçınpınar’ın inceleme yazılarına http://zaferyalcinpinar.com/inceleme.html adresinden, tüm kitaplarına ve özgeçmişine http://zaferyalcinpinar.blogspot.com adresinden ulaşabilirsiniz.


Ayrıca Bkz:

-John Berger’in Şiirlerindeki Tinsellik
Tam metin pdf: http://bit.ly/johnbergersiirler
Aydınlık Kitap, Sayı: 243, 30 Aralık 2016

-Oktay Rifat’ın Dışarıda Kalan Şiirleri
Tam metin pdf: http://bit.ly/oktayrifatdisarida
Aydınlık Kitap, Sayı: 235, 28 Ekim 2016

-Ingeborg Bachmann ve Dil Felsefesi
Tam metin pdf: http://bit.ly/bachmanndilfelsefesi
Aydınlık Kitap, Sayı: 220, 8 Temmuz 2016

-“Nicanor Parra’nın ‘Karşışiir’leri”
Tam metin pdf: http://bit.ly/nicanorparrakarsisiir
Aydınlık Kitap, Sayı: 216, 10 Haziran 2016

-Werner Herzog’un Bakışının Biçimini Taşıyan Bir Yolculuk
Tam metin pdf: http://bit.ly/herzogbuzdayurur
Aydınlık Kitap, Sayı: 214, 27 Mayıs 2016

-Julio Cortázar’ın zihninden; “Küba Devrimi’nin Başlangıç ‘Buluşma’sı”
Tam metin pdf: http://bit.ly/cortazarbulusma
Aydınlık Kitap, Sayı: 211, 6 Mayıs 2016

-Alfred Jarry’den “Günler ve Geceler” Ötesi Tinsellik
Tam metin pdf: http://bit.ly/alfredjarrygunlergeceler
Aydınlık Kitap, Sayı: 202, 4 Mart 2016

-MŞŞ’nin ‘Yalnızlık Çölü’nde; “Sayıklayanlar”
Tam metin: http://evvel.org/m-s-s-nin-yalnizlik-colunde-sayiklayanlar-z-yalcinpinar-aydinlik-kitap-2682016
Aydınlık Kitap, Sayı: 226, 26 Ağustos 2016

-ECE AYHAN ile ‘KARA GERÇEK’
Tam metin: http://zaferyalcinpinar.com/bbkara/eceayhanilekaragercek.jpg
Aydınlık Kitap, Sayı: 195, 15 Ocak 2016

Oca
07
2017
--

Sıkı çevirmen “Doğan Şahiner” hayatını kaybetti…

Felsefi metin çevirileriyle tanınan sıkı çevirmen Doğan Şahiner hayatını kaybetti. Şahiner, en önemli Ludwig Wittgenstein metinlerinden biri olan  Zettel‘i çevirmişti. (Zy)


Bkz: http://www.birgun.net/haber-detay/cevirmen-dogan-sahiner-yasamini-yitirdi-142308.html

1957’de Amasya’da doğan Doğan Şahiner; ilk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. ODTÜ İnşaat Mühendisliği öğrencisiyken okulu bırakan Şahiner, tüm zamanını politik faaliyetlere verdi. Bilar ve Özgür Üniversite’de felsefe seminerleri veren Şahiner, “Başka Dillerden” dergisinin yayınına katıldı. Şahiner’in Birikim Yayınları’ndan (Laclau/Mouffe, Hegemonya ve Sosyalist Strateji), Yapı Kredi Yayınları (Owen, Yeni Toplum Görüşü; Cogito dergisi için Wittgenstein, Heidegger, Hegel ve başka yazarlardan çeviriler), İş Bankası Kültür Yayınları (Wittgenstein, Mavi Kitap Kahverengi Kitap; Kierkegaard, Felsefe Parçaları ya da Bir Parça Felsefe), Milliyet Yayınları (“Yeni Başlayanlar İçin” dizisinden Felsefe, Postmodernizm ve başka kitaplar) ve başka yayınevlerinden çok sayıda çevirisi yayınlandı.

Oca
06
2017
--

Meşhur Manyaklığın 10. Yılı: “Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı” (2006-2016)


Meşhur Manyaklık! 10. Yıl…
Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı (2006-2016)
Okumak için: http://bit.ly/zypalmanak


Kendi hakikatiyle yazılmış/yanmış özel bir tarihtir on yıldır yayımladığım bu Almanak…

“Eşya olmadığımızı, insan olduğumuzu vurgulamak” adına hakikat yolundaki kalb ile vicdan arayışımızı 2016 yılında da sürdürmeye çalıştık… 2017 yılının -2016 yılında olduğu gibi- birçok “yıkım, esaret ve ölüm” getireceğini düşünüyorum, hissediyorum. ‘Mezalim’ kapınızı çaldığında eşya olmamaya özen gösterin; insan olmaya veya insan kalmaya çalışın. ‘Denizin sessizliği’ gibi, direnin…

Herkes için umut dolu bir 2017 diliyorum.

Sahicilikle
Z. Yalçınpınar

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel