Eyl
26
2025
--

YANKI ODASI // 34. Bölüm // EDEBİYAT VE KÜLTÜR-SANAT DERGİLERİ (1980-2000 DÖNEMİ) // ÖZEL YAYIN // 1. Kısım // 24 Eylül 2025 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


Yankı Odası’nın 34. bölümünde 1980-2000 yılları arasında yayımlanan bazı edebiyat dergilerini ve dönemin dergicilik yaklaşımlarını -jenerik olarak- inceledik…


35. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Eyl
21
2025
--

Ali Koç’un 7 yılının özeti: Geldiği gibi gitti… (22 Eylül 2025)

Ali Koç’un 7 yıllık Fenerbahçe başkanlığı dün sona erdi. Son anda gelen MHP desteği de Koç’un seçimi kazanmasına yetmezken Türkiye’nin en büyük patronunun başkanlığı döneminde Fenerbahçe, tarihinin futboldaki en uzun şampiyonluk hasretini yaşadı.

20 yıllık Aziz Yıldırım döneminin yıpranmışlığının verdiği avantajı da kullanıp kulübün “efsane başkanı” olan isme neredeyse 12 bin oy fark atarak 16 bin oyla başkan seçildi.

Taraftarından futbol kamuoyuna çok büyük destek görerek kulüp başkanlığı koltuğuna oturdu.

Beklenti Türkiye’nin en büyük patronunun Fenerbahçe gibi büyük bir kulübün başına geçişinin değil Türkiye ligi, Avrupa kupalarıyla sonuçlanmasıydı.

“Sınırsız para” ve “vizyon” ekiyle Fenerbahçe uçuşa geçecekti.

Sadece bu da değil, böylesi bir patronun futbola dahil olmasıyla birlikte Türkiye’nin bu alandaki “bahtsızlığı” da sonlanacaktı. Yani Koç ailesi sayesinde Türkiye’de futbol şahlanacak, bundan sadece Fenerbahçe değil, ezeli rakipleri olarak tarif edilen Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor da yararlanacaktı.

Ancak sonuç pek de öyle olmadı. Koç’un “büyük parası” ve “vizyonu” hiçbir sonuç vermedi.

Amatör branşlarda birçok kupa ve şampiyonluk yaşanan bu dönemde beklentinin merkezinde yer alan futbolda istenen sonuçlar bir türlü gelmeyince Koç’un dönemi koca bir başarısızlık etiketiyle damgalandı.

Bu konuda, yani başarısızlık kısmında öne çıkan bazı başlıklar oldu.

Bunlardan belki de en kritiği “Ben başkan olduğum sürece bizi şampiyon yapmayacaklar” sözü oldu. Koç’un iktidarla gerilimi olarak okunan bu sözün arkası ne kadar doğruydu hep tartışmalı oldu. Zira ailesi, ülke tarihinde en çok bu dönemde büyüme rekorları kırmış, AKP döneminde servetini her alanda katlamış, Türkiye’nin birçok kamu kurumunu özelleştirme adı altında bünyesine katmıştı.

Koç’un kendisi de iktidarla kavgası yüzünden bunların yaşandığı yönündeki iddiaları hızlıca tekzip etmiş, Erdoğan ve AKP ile bir sorunu olmadığını defalarca Saray ziyaretleri yaparak ortaya koymuştu. Bunun yanı sıra Erdoğan’a çok yakın olan bir ismi, Acun Ilıcalı’yı yönetime alarak bu konudaki algıyı da kırmayı denemişti. Ancak sonuç yine istediği gibi olmayacaktı.

Seçimlere giderken sık sık genel merkezine uğradığı ve “gönül bağı” olduğunu söylediği Cumhur İttifakı’nın parçası MHP’nin açık desteğini aldı ama o da işe yaramadı.

Göreve gelirken büyük desteğini aldığı taraftarın önemli bir bölümü, Koç’un gidişi için uzun süre tribünlerde protestolarda bulundu. Başkanlığa geldiğinde protesto edildiği an gideceğini söylemesine rağmen koltuk büyüsü ve patron kibri taraftarın sesini duymasını hep engelledi.

Muhtemelen elinde bulundurduğu gücü düşündü ve seçimi kaybedeceğine de pek inanmadı.

Daha büyük bir patron yoktu ve Fenerbahçe için ondan daha iyisi mümkün değildi ona göre, sonuç hiç de beklediği gibi olmadı.

Aziz Yıldırım’da olduğu gibi kongre günü tribünler tarafından yuhalandı ve öyle uğurlandı.

7 yılda futbolda sıfır şampiyonlukla Ali Koç dönemi kapandı.

Şok başlangıç ve devamı: 12 teknik direktör, 116 futbolcu transferi

Kulübün başına geçer geçmez “vizyon” hatırlatması yapıp takımın efsane isimlerinden Aykut Kocaman’ın teknik direktörlüğüne son verdi.

Sonrasında 12 kez değiştireceği ilk teknik direktör seçimini yaptı, Hollandalı Cocu takımın başına geçti.

Koç’un bu büyük beklentilere konu olan ilk döneminde takım ligin 15. haftasını düşme hattında geçirdi, 18 takımlı ligde 17. olarak taraftarlarını şoke etti. Son haftalarda gelen galibiyetlerle bu hattın dışına, yukarılara çıkan Fenerbahçe, kesin şampiyonluk beklenen ilk yılda büyük hüsran yaşadı.

İlk yılda olurdu böyle kazalar denilip sineye çekildi ama gerisi de benzer şekilde geldi.

Teknik direktör üstüne teknik direktör değişti, tam 116 futbolcu transfer etti ama olmadı.

Kulüp bir türlü şampiyonluk kupasına ulaşamadı.

Kulübün tarihi rekorları sonlandı

Takımın Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi ezeli rakiplere karşı yıllar süren içerdeki galibiyet serilerinin hepsi bu dönemde sonlandı.

Galatasaray’ın 21, Beşiktaş’ın 15, Trabzonspor’un 23 yıllık Kadıköy’deki galibiyet hasretleri bu dönemde sona erdi.

Kulüp aynı zamanda tarihinin en uzun şampiyonluk hasretini de yine Ali Koç başkanlığında yaşadı.

Ligden çekilme adımı ve tepki çeken vedalar

Hakemlerin ve federasyonun kulübün hakkını yediği gerekçesiyle binlerce kişiyi stadyumda topladı, bu konuda atacağı adımlara taraftardan tam destek gelmesine rağmen bu yönde bir karar almadı.

Taraftar “yapı” tarifine karşı güçlü bir adım beklerken tercihi devamdan yana oldu.

Süper Kupa maçında takımı U-19’la sahaya çıkarıp 1. dakika sonrası sahadan çekti ancak bu adım kulüpten aldığı destek kadar tepki de gördü.

Tüm bunların yanında kulübün bu dönemde efsane isimleriyle vedaları da hep tepki çekti.

Aykut Kocaman’ın dışında Volkan Demirel’e plastik sandalyelerle yaptırılan basın toplantısı, Dzeko ve Tadic’in mutfak tüpü görüntüsüyle takımdan ayrılması taraftarların tepkisini çekti.

Megafon, tribünden atlama ve son…

Ülkenin en zengin ailesinin en öne çıkan ismi, 7 yılın ardından futbol takımının şampiyonluk ve rekorlarıyla değil, elindeki megafonla yaptığı açıklama, Göztepe maçında saha içinde itilerek düşürülmesi, Kadıköy’de tribünden atlayıp yaşadığı tartışmalarla daha çok hatırlanacak gibi görünüyor.

Son düzlükte yaptığı Saray ziyaretleri, MHP’nin açık desteği ve cebindeki büyük paralar Koç’un 7 yılın ardından bir kez daha kulüp başkanı olmasına yetmedi.

Taraftarlar ve kongre üyelerinin çoğunluğu 7 yılın ardından Kadıköy’de protestolar eşliğinde Ali Koç dönemine son verdi.

soL.org.tr, 22 Eylül 2025
https://haber.sol.org.tr/haber/ali-kocun-7-yilinin-ozeti-geldigi-gibi-gitti-401454

Eyl
06
2025
--

Video: ECE AYHAN ÇAĞLAR kimdir? (Zafer Yalçınpınar anlatıyor…) (18 Temmuz 2024)

15 dakikalık bu video kaydında Ece Ayhan’ın poetikası hakkında “doğru kabul edilen yanlışları” düzelterek, yani bu kez “edebiyat tarihini düzünden okuyarak!” 20 yıllık analizlerim sonucunda elde ettiğim çıkarımlarımı anlatmaya çalıştım. Örneğin, Ece Ayhan’ın hangi söylemlerle, kimler tarafından “nasıl ve neden” yanlış tanıtıldığını veya itibarsızlaştırıldığını ya da tersine nasıl yüceltildiğini dile getirdim. Ece Ayhan yaşıyor olsaydı bu video için -yarı şakayla da olsa- “Yeni sesler, çatlak!” yorumunda bulunurdu belki de… Her neyse… Ece Ayhan’ın poetikasındaki gerçekleri merak edenler için, iyi avlar (good hunting!) dilerim.

Zafer Yalçınpınar
20 Temmuz 2024


Ece Ayhan’a dair video arşivine https://youtube.com/playlist?list=PL-xdB10oBNDXU6wkU5PgEecyyg1BePwuh adresinden ulaşabilirsiniz.



Hamiş: “Ece Ayhan” başlıklı araştırmalara https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan adresinden, Ece Ayhan araştırmalarının indeksine https://evvel.org/eceayhanindeksi.pdf adresinden, Ece Ayhan web sitesine ise https://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
03
2025
--

Ece Ayhan’ın Son Günceleri… (1997-2000)

Ece Ayhan’ın vefatından kısa bir süre (birkaç yıl) önce Öküz Dergisi’nde yayımlanan son günce metinleri Ece Ayhan’ın kitaplarında yer almıyor ve fazla bilinmiyor… Ece Ayhan yaşamı ile poetikasına ilgi duyan okurlarımızla (ve edebiyat tarihçileriyle) işbu “çevik ve etkili” metinleri -20 küsur yıl sonra tekrarlayıp, vurgulayıp- paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. (Zy)

(Günceleri okumak için üzerlerine tıklayınız..)


Öküz Dergisi Arşivi’nden…
Ece Ayhan’la gerçekleştirilmiş bir röportaj!
(Okumak için resimlerin üzerine tıklayınız..)


EVV3L’in Ece Ayhan Arşivi
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/2
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/3
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/4
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/5
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/6
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/7
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/8
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/9
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/10
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/11
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/12
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/13


EVV3L’in Ece Ayhan İlgileri İndeksi (2007-2025)
https://evvel.org/eceayhanindeksi.pdf


Ece Ayhan Web Sitesi:
https://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html

Eyl
01
2025
--

YANKI ODASI // 31. Bölüm // ECE AYHAN’A SAYGI // ÖZEL YAYIN // 3. Kısım // 12 Temmuz 2025 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


Yankı Odası‘nın 31. Bölümü’nde ‘kara gerçeğin sivil şairi Ece Ayhan‘ı saygıyla anıyor ve evvel.org arşivinin içinde gezindik…

Ece Ayhan’a Saygı Özel Yayınları‘nın Diğer Kısımları:

2. Kısım: Yankı Odası, 9. Bölüm, 25 Temmuz 2024
1. Kısım: Yankı Odası, 8. Bölüm, 13 Temmuz 2024

evvel.org kapsamındaki 20 küsur yıllık Ece Ayhan arşiv çalışmalarımıza (ve çalışmalarımızın detaylı indeksine) https://evvel.org/eceayhanindeksi.pdf adresinden ulaşabilirsiniz. Ece Ayhan için hazırladığımız web sitesi ise burada…


32. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Ağu
31
2025
--

Ey gerçek Fenerbahçeli! Haysiyetine sahip çık; Ali Koç’u kulüpten gönder!

Ali Koç ve şürekasından -çok önce ve çok daha fazla- Fenerbahçe’ye başarı ve aidiyet sağlamış bir ailenin evladıyım. 26 Nisan 2025’te Faruk Ilgaz tesislerinin önünde “Ali Koç İstifa!” diye bağırdım. En önce santrfor Yaşar Yalçınpınar’ın (üye no: 582) emeği ve şanlı Fenerbahçe Tarihi adına! Konu bu kadar net benim için! Tüm gerçek Fenerbahçeli’lere selam olsun! Kulübünüze (ve haysiyetinize) sahip çıkın! Kalbinizin sesini dinleyin! Yüksek Divan Kurulu’na (eski adıyla Haysiyet (!) Kurulu‘na) sesleniyorum: HAYSİYETİNİZE SAHİP ÇIKIN! Ali Koç’un kemiksi ikramlarıyla ve rant unsurlarıyla kandırılacağınıza gerçek Fenerbahçeli nasıl olunurmuş, kimmiş öğrenin, araştırın! (Zafer Yalçınpınar)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fenerbahçe Spor Kulübü ilgilerine http://evvel.org/ilgi/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
31
2025
--

ECE AYHAN’IN KAYMAKAMLIK GÖREVİ SIRASINDA YAŞADIKLARI HAKKINDA: Denizli’deki Olaylar, Görevden Uzaklaştırma, Emekliye Sevk, İddialar, Açıklamalar, Dava Süreci, Hükümlülük, Resmi Belgeler ve KUMPAS İHTİMALİ! (1966-1968)


Erdoğan Alkan, “Ece Ayhan ve Şiiri”
Varlık Dergisi, Eylül 2002, Sayı: 1140, s. 46-47

Erdoğan Alkan, “Ece Ayhan ve Şiiri”
Varlık Dergisi, Eylül 2002, Sayı: 1140, s. 47-48
(İşbu yazının “Yeniden Birlikte” başlıklı bölümünde Ece Ayhan’ın
Denizli’de yaşanan olaylara ilişkin açıklamaları/son sözü bulunuyor.)
(Görselleri büyüterek okumak/incelemek için üzerlerine tıklayınız.)


Yukarıda, 1966’da Ece Ayhan’ın Tahir Galip Harmancı‘yla birlikte kaymakamlık görevinden uzaklaştırılışına ve Denizli’de yaşanan ilk olaya (vukuata) dair resmi evraklar (Evrak 1,2,3) görünüyor. Bu ilk olay gerçekleştiğinde Tahir Galip Harmancı Denizli’nin Çameli ilçesinde, Ece Ayhan ise Çardak ilçesinde kaymakamdır. Harmancı’nın uzaklaştırılışındaki gerekçe açıklaması (Evrak-1) çok önemlidir çünkü Denizli’de yaşanan bu ilk olayda iki kaymakamın birlikte hareket ettiği düşünülmektedir. Ece Ayhan’ın hüküm giydiği ırza tasaddı olayının ise bu ilk olayın ardından ikinci vukuat olarak geliştiği düşünülmektedir. (Zy) (Evrakları büyüterek okumak için üzerlerine tıklayınız.)


İkinci Olaya Dair Ece Ayhan için Açıklanan Gerekçeli Karar ve Ece Ayhan’ın Hükümlülüğü, 28 Ocak 1968 (Görseli büyüterek okumak/incelemek için üzerlerine tıklayınız.)

İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN; Çardak Kaymakamı iken, 2/9 1966 tarihinde Bakanlık emriyle alınıp, 6435 sayılı Kanunun 1. Maddesi uyarınca, 5/3 1967 tarihinden itibaren emekliye sevkedilen ve daha sonra açmış olduğu dâvâ sonunda emeklilik işlemi iptal edilen Ece Ayhan Çağlar’ın, Bakanlık emirinde geçen 6 aylık sürenin bitimi olan 1/4/1967 tarihinden itibaren 6435 sayılı Kanunun 1. Maddesinin 3. Bendi gereğince emekliye sevkedildiği, adresi meçhul olduğundan ilanen tebliğ olunur. (Milliyet Gazetesi-İlan)


“Ece Ayhan 1962 yılında Sivas’ın Gürün ilçesinde kaymakamlık görevine başladı. Aynı yıl Deniz Hafize Hanım’la evlendi. Gürün’de kaymakamlık yaptığı sırada, genç bir çocukla ilişkisi olduğu iddia edildi. 1963’te Çorum’un Alaca ilçesi kaymakamlığına atandı. Aynı yerde Belediye Başkanlığı da yapan Ayhan hakkındaki tecavüz söylentileri giderek yoğunlaşınca, buradan da ayrıldı ve Denizli’nin Çardak ilçesi kaymakamlığına tayin edildi. Çardak’ta kısa bir süre görev yapan Ece Ayhan, 1966’da kaymakamlıktan ve devlet memurluğundan ayrıldı. Bu ayrılmanın Ece Ayhan’ın kendi isteğinden mi yoksa bir türlü peşini bırakmayan ‘genç çocuğa tecavüz’ iddiaları nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın Ayhan’a ‘işten el çektirme’ cezası uygulamasından mı kaynaklandığı hiç açıklanmadı. Ece Ayhan’ın eşcinselliğini öne sürenler, bakanlıktaki kişisel dosyasında herhangi bir istifa dilekçesi bulunmadığını, Ece Ayhan’ın Gürün’de karıştığı iddia edilen ‘tecavüz suçlaması’ nedeniyle devlet memurluğundan kovulduğunu söylediler. (…)” Lemi Özgen, K Dergisi, Sayı:100,  29 Ağustos 2008, s.5


Abdurrahim Sercan, “Şair Ece Ayhan’dan Bugüne Tarikatlar”
Üvercinka Dergisi, Sayı: 20, Haziran 2016, s.18


Cezaevinde Ece Ayhan tarafından İlhan Berk’e yazılmış iki mektup… (1969)
Ece Ayhan, “Hoşça Kal -İlhan Berk’e Mektuplar”, 3. Baskı 2019, ss.7-8
(Mektupları büyüterek okumak/incelemek için üzerlerine tıklayınız.)


EVV3L’in Ece Ayhan Arşivi
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/2
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/3
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/4
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/5
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/6
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/7
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/8
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/9
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/10
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/11
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/12
https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan/page/13


EVV3L’in Ece Ayhan İlgileri İndeksi (2007-2024)
https://evvel.org/eceayhanindeksi.pdf


Ece Ayhan Web Sitesi:
https://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html

Ağu
30
2025
--

Dünden – Bugünden: OKTAY RİFAT Şiirleri

Dost Dergisi, Yeni Dizi, Sayı: 24, Mart 1963, s.32
(Görseli büyüterek okumak için üzerine tıklayın…)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Oktay Rifat başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/oktay-rifat adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
29
2025
--

İSTANBUL (İlhan Berk, 1947)

N. İlhan Berk – İstanbul
1947, Sakarya Basımevi, 1. Baskı, Ankara
(Zafer Yalçınpınar Koleksiyonu’ndan…)


Daha fazlası evvel dükkân‘da:
shopier.com/evveldukkan


(Görselleri büyüterek okumak için üzerlerine tıklayınız…)



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
28
2025
--

“Fenerbahçe’ye Veda!” başlıklı koleksiyon öğeleri satışı evvel dükkân’da!


FENERBAHÇE’YE VEDA!
Özel Koleksiyon Öğeleri Satışı

öğeleri incelemek ve online olarak
shopier’den satın almak için:
https://www.shopier.com/evveldukkan#Fenerbahçe


shopier.com/evveldukkan


Koleksiyonumdan bazı eserleri (kitapları, belgeleri, efemeraları ve objeleri) “kıymet bilen” veya “kıymet veren” insanlara -yani, yeni koruyucularına- devretmeyi amaçlıyorum. Hepsi bu…—Zafer Yalçınpınar

Ağu
28
2025
--

Tarihî Agora Meyhanesi’nde şiirsel bir taleba! (8/8/2025)

Şiir çok güçlü bir şey aslında! Bir fotoğraflı değini de tarihî Agora Meyhanesi’nden gelsin; Meyhane adabını yansıtmak amacıyla duvarda yer alan “Şiir konuşulur, şiir okunmaz.” tabelası bize -sanki- şunu söylemeye çalışıyor: “Ayağa kalkıp yüksek sesle şiir okumayınız, şiir aracılığıyla meyhanede aşırılık yapmayınız.” Tabelada yazılı -ve tuhaf bir şekilde doğal olan- anlatım bozukluğunun (yani, doğru anlama ulaşma zorluğunun) kendisi bile ‘şiirsel’… Böylesine güçlü ve yaşamsal bir şey aslında şiir! (Tabiî ki anlayan, arif olan için!) Misal; hiç düşünüldü mü; ‘Ludwig Wittgenstein, ünlü eseri Tractatus’ta “Felsefe, şiir diliyle yazılmalıydı.” derken hangi formülü, neyi işaret ediyordu?’ diye…

Zafer Yalçınpınar
8 Ağustos 2025


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz: https://youtube.com/@zaferyalcinpinar

2/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

3/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Ağu
27
2025
--

Tarihî Hatay Meyhanesi’nde; 26 no’lu defterde… (13/8/2025)


Tarihî Hatay Meyhanesi’ni ziyaret ettim ve 26. deftere yazdım… (Zy)


(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız…)



Hatay Meyhanesi’ne dair… bkz: https://evvel.org/?s=Hatay+Meyhanesi


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz: https://youtube.com/@zaferyalcinpinar

2/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

3/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Ağu
26
2025
--

“Kent Sürüngeni” (Sylvan Clawnson)


“Kent Sürüngeni”
Sylvan Clownson
Eylül 2025, Öykü, 85 sayfa
(gözden geçirilmiş özel edisyon)
Okumak veya dinlemek için: https://upas.evvel.org/?p=3123


Kent Sürüngeni, 2016 yılında Sylvan -İsmail- Clownson tarafından kaleme alınmaya başlandı. Öykü, Beyoğlu’nun arka sokaklarında, o dönemin bohem ve kaotik atmosferinde yaşanan bazı olayların harmanı… Alkolle, sokak müzisyenleriyle, kayıp yaşantılarla ve şehrin sert yüzüyle örülü bu metin, aslında 1990-2000 yıllarında Beyoğlu’nun kaldırımlarında sürünen dostlukların belgeselidir.


Hamiş: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Ağu
25
2025
--

Kuzgun Acar sanatını anlatıyor… (TRT Arşivi’nden)

Özel Teşekkürler: Doruk Erdal


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Kuzgun Acar başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
23
2025
--

Uğur Yanıkel’in İLHAN BERK Çalışmaları (ve İlhan Berk’in -Yarı Saklı- Günlükleri)

Aralık 2022’de 27 yaşında vefat eden sıkı dost -ve genç yayıncı- Uğur Yanıkel‘le birlikte Uğur’un pasaj69.org adresinde kurduğu özgür yayıncılık platformu kapsamında bütünlenmiş e-kitapçıklar olarak İlhan Berk arşiv çalışmaları yayımlıyorduk.

Bu verimli gayretler süresince birçok vukuat geldi başımıza! Uğur’la birlikte İlhan Berk’in kitaplarına girmemiş dergi yazılarını ve diğer içerikleri toparlarken, yayıncılık adına çok tuhaf tavırlara/operasyonlara maruz kaldık. Ve fakat, bu maruziyetin en ince, en derin detaylarını açıklamak başka bir zamanın/hesabın konusudur. Merakla beklemenizi öneriyorum! (Önemli bir ipucu 3 Aralık 2019’da Uğur’la birlikte yazdığımız şu açık mektupta yer alıyor: “Bir Teşekkürü Çok Görmek ya da Görmezden Gelmek”)

Nihayetinde, gerçekleştirdiğimiz arşiv kazılarının içerisinde, başımıza gelen vukuatlara ve diğer her şeye rağmen “buluntu” değerini kaybetmeyen eser -Uğur’un da katkısıyla birlikte- tasarım esnasında “Yarı Saklı Günlükler” adını verdiğimiz ‘Mısırkalyoniğne ve Yugoslavya Günlükleridir. Bu günlükler İlhan Berk’in yayımlanan kitaplarında yer almıyor ve İlhan Berk’in kurguladığı şiirsel alan derinliğinin sınırlarını sezdirerek -özellikle ‘Mısırkalyoniğne’ için- ‘doğru yan okumalar’ sağlamak adına önemli işaretler taşıyor. Çünkü İlhan Berk birçok söyleşisinde ve poetika metninde, şiirinden “anlamı tam silmek” gayretinin Mısırkalyoniğne adlı eseri kapsamında zirve noktasına ulaştığını, bu gayrette en başarılı eserinin de Mısırkalyoniğne olduğunu ifade eder. ‘Mısırkalyoniğne Günlüğü’nün İlhan Berk okurunun zihnindeki ‘şiir’, ‘imge’ ve ‘anlam’ kavrayışında yeni bütünler ve yeni yaklaşımlar oluşturacağını düşünüyorum.

İyi bakışlar dilerim!

Zafer Yalçınpınar
Ağustos 2024

“Yarı-Saklı Günlükler” İLHAN BERK 
(Mısırkalyoniğne ve Yugoslavya Günlükleri)
Aralık 2016, 1. Edisyon, Tasarım: Uğur Yanıkel
Tam Metin, PDF: https://zaferyalcinpinar.com/ilhanberkgunlukler.pdf


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “İlhan Berk” başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
22
2025
--

İlhan Berk’in 2005-2006 tarihli ‘Günlükler’inden….

‘YENİYAZI’ Kültür ve Edebiyat Dergisi
Sayı:11, Güz 2011, ss. 31-37 Hazırlayan: G. Özmen
(Görselleri büyüterek okumak için üzerlerine tıklayınız…)


Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan İlhan Berk arşiv çalışmalarına https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
21
2025
--

EVVEL DÜKKÂN açıldı…


shopier.com/evveldukkan


Koleksiyonumdan bazı eserleri (kitapları, belgeleri, efemeraları ve objeleri) “kıymet bilen” veya “kıymet veren” insanlara -yani, yeni koruyucularına- devretmeyi amaçlıyorum. Hepsi bu…—Zafer Yalçınpınar

Ağu
21
2025
--

İlhan Berk’in Defterleri’nden 2004 Tarihli Parçalar

20 Eylül 2004


“Pul Biber” Dergisi, Sayı: 6, Mart 2016, ss.30-31
(Görselleri büyüterek okumak için üzerlerine tıklayınız…)



21 Ekim 2004

Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk arşiv çalışmalarına https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
21
2025
--

biz bir şairi şiir yazsın için evsizlikle korkuturuz dom!


Karga Mecmua, Sayı: 19, Eylül 2008
(Büyüterek okumak için görselin üzerine tıklayınız…)

EV YAPIMI
DİL YAZISI

Felsefenin önemli kilometre taşlarından biri olan Heiddeger, duygu dünyasının retorikçileriyle iddialaşmak için  “Dil varlığın evidir” tümcesini ortaya atmıştır. Bunun üzerine İlhan Berk bir şiir kitabına “Dün dağlarda dolaştım, evde yoktum” ismini koyar. Tarihin dehlizlerinden başka biri çıkıp “Dil, ev değildir; evin balkondur!” diye ifade etseydi, ona şöyle derdim;

“Dün evdeydim, balkona çıkmadım.”

Oruç Aruoba “yazmaya hazırlanmak” için  “Kapıyı içerden kilitleyip anahtarı da pencereden dışarı atmak” gerektiğini söyler. Ben de öyle yapıyorum, kısacası, okumakta olduğunuz bu satırları size evde(n)  yazıyorum.

Bugünün yaşantısını ve koşullarını düşünürsek, yazmak için üzerimize açık renk kıyafetler giyip, değişik şapkalar ve güneş gözlükleri takıp, dizüstü bilgisayarlarımızı yanımıza alıp  yeşilliklerin, çiçeklerin ve böceklerin içerisinde -etrafta bulunanların herbirinin kendini Maradona zannettiği ve tek kale futbol maçlarının oynandığı-  bir piknik ortamında ya da benzer komik koşulların (mayoların, şişme deniz toplarının filan) bulunduğu bir plajda  “sıkı eser”lerin yazılabileceğine inanmıyorum. (Üstelik, kene tehlikesi de var.) Bununla birlikte herhangi bir mağaraya çekilip, münzeviler gibi bize vahiy inmesini bekleyerek de bir yere varamayacağımız kesindir. “İşin doğrusu evde yazmaktır.” (Ev, kentin göbeğinde, köyün içinde, dağın tepesinde veya okyanusun kıyısında olabilir, fakat bunlar “yazmak” açısından birbirlerinden çokça farklı değildir. Önemli olan evde yazmaktır.)  Ayrıca, büyük yazarların çoğu  “yazmak” ile “yaşamak” durumlarını sıkı sıkıya  birbirlerine karıştırmışlardır. Zamanla, ağaca ağaç, denize deniz, göğe gök olarak bakamazlar. Yaşama -her şeye, her olaya ve herkese- “yazılacak bir şey midir?” sorusunun eşliğinde bakarlar; bu nedenle de büsbütün yaşayamazlar. Evleri de bir yaşama alanından çok bir “yazı alanı” haline gelmiştir.

Ünlü güncesinde Andre Gide, “yazı alanı” ve “yazmak” üzerine şu tip bir pusula sunar;

“Odamda alçak bir yatak, biraz dolaşılabilecek boş bir yer, dayanılabilecek yükseklikte ağaçtan yapılmış bir mobilya, dörtgen küçük bir masa, sert bir sandalye… Yazacaklarımı, yatmış bir vaziyette tasarlarım; yürüyerek düzenlerim; ayakta yazarım;  sonra da masaya oturmuş olarak kopya ederim. Bu dört vaziyet benim için hemen hemen zorunlu olmuştur(…)Odada dil kılavuzlarından başka kitaba da yer verilmeyecek. Hiçbir şey zihni çelmemeli… Odada sıkıntıyı dağıtacak tek çare çalışmak olacaktır. ”

Buna karşılık, edebiyat tarihimizde madalyalarla, evlerle, arabalarla, şölenlerle veya statükoyla değil de “sefalet”le ödüllendirilmiş sıkı bir şair olan Ece Ayhan’ın nasıl ve nerede  yazdığını düşleyelim;

“Üzerinde o eski emanet ceketle, kapısız, penceresiz, eşyasız, altı duvarlı ve sekiz köşeli odasının tam ortasında, yaşadıklarının tüm yükünü ve zamanın varlığını kanıtlayan bir bakışla, bir omzu düşmüş, yüzünün bir yarısı felçli, duruyor. Şapkası ve gözlüğü yerde, ayaklarının dibinde… Eğiliyor, şapkayı ve gözlüğü alıyor, takıyor. Gidip odanın bir “köşe”sini ziyaret ediyor, onu dinliyor. Ağzını elinin tersiyle kapayarak “köşe”nin kulağına bir şeyler fısıldıyor, tartışıyorlar, “tamam!” anlamında başını sallıyor. Ellerini cebine sokuyor ve biraz önce konuştuğu köşeye sırtını dayayarak;

Biz bir şairi şiir yazsın için evsizlikle korkuturuz dom!” diyor.”

Zafer YALÇINPINAR
“Ev Yapımı / Dil Yazısı”, Karga Mecmua, Sayı: 19, Eylül 2008


Hamiş: Z. Yalçınpınar’ın Karga Mecmua kapsamındaki yazılarının tamamına https://zaferyalcinpinar.com/kargaca.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
20
2025
--

YANKI ODASI // 32. Bölüm // YAVUZ ÇETİN İLE KERİM ÇAPLI’YA SAYGI // ÖZEL YAYIN // 18 Ağustos 2025 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


Yankı Odası‘nın 32. Bölümü’nde İstanbul’un efsane rock-blues müzisyenleri Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı‘yı saygıyla andık. Özellikle, 1990’ların sonu ile 2000’lerin ilk yıllarına dair Kadıköy gece hayatı (Shaft sahnesi) kapsamında çeşitli hikâyeler/tanıklıklar/tripler paylaştık…

Kerim Çaplı Band’in Shaft Sahnesi’ndeki
Canlı Performans Şarkı Listesi , 2001
(Kerim Çaplı’nın kendi elyazısıyla…)

Yavuz Çetin Arşivi: https://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin
Kerim Çaplı Arşivi: https://evvel.org/ilgi/kerim-capli


33. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Ağu
20
2025
--

Fenerbahçe Tarihi’nde Santrfor Yaşar Yalçınpınar’ın Golleri, Maçları ve Önemi…

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün efsanevi formasını hakkıyla taşımış futbolculara dair en ilginç tarihsel yazılar, efemeralar, buluntular ve araştırmalar Fenerbahçe Tarihi adlı web sitesinde yer alıyor…

Büyükamcam Yaşar Yalçınpınar‘ın (d. 1914- ö. 1998) forma giydiği maçları, skorları, attığı golleri, maçlara dair gazete kupürlerini, yorumları ve özellikle de Galatasaray’a karşı oynadığı maçlardaki başarılarını içeren kapsamlı bir inceleme yazısı yayımlandı. Futbol tarihimiz -ve aslında, FB-GS ezelî mücadelesi- için önem taşıyan 22 Mayıs 2020 tarihli bu incelemenin tam metnini aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz:

https://fenerbahcetarihi.org/2020/05/22/fenerbahcenin-santrforu-yasar-yalcinpinar/

Fenerbahçe Tarihi ekibine bu özenli çalışması için çok teşekkür ederim.

Zafer Yalçınpınar
23 Mayıs 2020


(…) 6 Haziran 1937 tarihinde Fenerbahçe Spor Kulübü, Kadıköy’de 29. kuruluş yıldönümünü kutluyordu. Sporcuların resmî geçidinden sonra, ilk olarak Fenerbahçe-Güneş tekaütleri maçı oynandı, sonra da Fenerbahçe birinci takımı Rapid Wien ile karşılaştı… Aynı saatlerde İstanbul’un Avrupa yakasında Taksim Stadı’nda ise Ankaragücü, Galatasaray ile maç yapıyordu. Yaşar Yalçınpınar’ın hat-trick yaptığı bu müsabaka için mikrofonlarımız Akşam gazetesinde…

Bu hafta millî kümenin yegane maçı olan Galatasaray-Ankaragücü karşılaşması dün iki-üç bin seyirci önünde Taksim Stadı’nda oynandı.

Galatasaray takımı şöyle idi:
Sacid, Reşat, Lütfi, Ekrem, Hayrullah, Suavi, Necdet, Eşfak, Süleyman, Haşim, Bülent

Ankaragücü de en kuvvetli şeklini muhafaza ediyordu.

Dördüncü dakikada Ankaragücü sol açığı Hamdi’nin şandellediği topu karşılamak üzere çıkan Sacid, Galatasaray kalesini boş bıraktı ve top Güc’ün en tehlikeli muhacimi Yaşar’a geçince Lütfi de boş kaleye geçti. Yaşar topu kaleye gönderdi ve Lütfi eliyle tutmak mecburiyetinde kaldı. Bu suretle penaltıdan Ankaragücü ilk dakikalarda birinci golünü (Şükrü) yaptı.

Bu devrede maç hemen hemen mütevazin oldu, fakat Galatasaray muhacimleri hayli beceriksizlikler yaparak mühim fırsatlar kaçırdılar. O kadar ki kırk dördüncü dakikada Ankaragücü aleyhine verilen penaltıyı bile gole çeviremediler. Devre 1-0 Ankaralılar lehine bitti.

İkinci devre başında Güçlüler, Galatasaray’ın üstünlüğünü bertaraf etmeye muvaffak oldular. Galatasaray kalesinin üst üste tehlikeli ziyaretlerine maruz kaldığı görülüyordu. Nitekim Yaşar 17. ve 18. dakikalarda birbiri arkasına iki gol çıkararak takımını 3-0 galip vaziyete çıkardı.

Galatasaraylıların artık muhakkak bir mağlubiyeti kabul edecekleri tahmin edilirken sarı kırmızılılar yeniden hücuma geçtiler ve 20. ve 21. dakikalarda iki gol çıkardılar.

Maç en heyecanlı safhasına girmişti. Galatasaraylılar bir gol daha çıkararak beraberliği kurtarmak için çabalıyorlardı. Muhakkak bir galibiyeti tehlikeye düşüren Güçlüler de yeniden bir sayı çıkarmak için uğraşıyorlardı. Güçlüler bu mücadeleden galip çıktılar. Yaşar, 31. dakikada bir gol daha atarak kati şeklini verdi ve Güçlüler sahadan 4-2 Galip çıktılar. (…)


(…) Altıncı dakikada Ali Rıza topu uzaktan Galatasaray kalesine doğru ortaladı. Lütfi kale önüne düşen topu güzel bir degajmanla uzaklaştırdı. Top santraya doğru ilerlemiş olan Yaşar’ın önüne düştü. Yaşar’ın da Galatasaray kalesine kadar inen uzun bir şandelini görüyoruz. Osman kaleden çıkarak bu şandeli yumrukla uzaklaştırdı. Akını gayet iyi bir şekilde takip eden Mehmet Reşat topu havadan kalenin önüne doğru vurdu. Santrfor Yaşar yakaladığı topu yerden Galatasaray kalesine gönderdi. Lütfi ile Osman aynı zamanda plonjon yaptılar. Lütfi’nin hareketi kaleciyi şaşırttığı için Osman topu tutamadı. Yaşar’ın ikinci bir sol şutu yerden ağları buldu. (…)


Santrfor Yaşar Yalçınpınar‘ın maçlarına ve gollerine dair gerçekleştirilen incelemenin tam metnini https://fenerbahcetarihi.org/2020/05/22/fenerbahcenin-santrforu-yasar-yalcinpinar/ adresinden okuyabilirsiniz. (Pdf biçemindeki dokümanı da şu adresten indirip arşivleyebilirsiniz: https://evvel.org/yasaryalcinpinarfbtarihi.pdf


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Fenerbahçe Spor Kulübü” başlıklı ilgilere https://evvel.org/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden, “Yaşar Yalçınpınar” arşivine ise https://evvel.org/ilgi/yasar-yalcinpinar adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
16
2025
--

2024: DİĞER VİDEOLAR/ANLATIMLAR (Ece Ayhan, İlhan Berk, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Upas Yayın)

2024 yılından özel çekimler…


ECE AYHAN KİMDİR? (Temmuz 2024)


İLHAN BERK’İN POETİKASI (Ağustos 2024)


FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA VE ŞİİR EVRENİ (Ekim 2024)


UPAS YAYIN’A DAİR (Ağustos 2024)


Hamişler:
1/ Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz: https://youtube.com/@zaferyalcinpinar

2/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

3/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com