Eyl
23
2020
--

…saudade- (kesit)

1/
zamanı bir boydan ölçerdik.
_________hatır, olan!
iyi bir, kötü bir. çalımlık cinas,
_________dikenayak!
-ki ak dediğin bozmadır karadan-

2/
içbükümlü bir düşünden ırak
_________kılıç, kınında
bir çakma çin prensesi gözlerken
_________tıkırında, uzun
çemberinde feleğin çatal inat
_________dikişsiz, kıl!
hani, yardığı gibi boğazın çeliği,
_______çın!

3/
imdi kayıplara erişmiştir karam, silik.
yıldızlar, çakı gibi ağzında topun.
kalb, sürçmeksizin bir tetik infilak.
ve kafam yerine konmuş kaygının,
_________farksız.
(…)


Emir Alisipahi‘nin Ekim 2020’de yayımlanacak şiir kitabından bir kesittir… Merakla bekleyiniz! (upas.evvel.org)

Eyl
21
2020
--

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu saygıyla anıyoruz


21 Eylül 1975’te vefat eden
Bedri Rahmi Eyüboğlu‘nu
saygıyla anıyoruz…

EVV3L kapsamındaki“Bedri Rahmi” ilgilerine
http://evvel.org/ilgi/bedri-rahmi
adresinden ulaşabilirsiniz.


Eyl
19
2020
--

Şegaf’tan… (Zafer Yalçınpınar)


Aramızdaki mesafedir buz… Bir gölün, göl olamayışı. Bir yolun, bir türlü bitmeyişi… Denizin, Akdeniz’in tam tersi! Senin bana, benim de sana kavgamdır, yokuşumuzdur: Buz!

(…)

Yaşamın kıymetini idrak etmek için nefesini tut, solunumunu durdur. Kalbin bir vuruş atlaması, sekmesi gibi… Mesela, bir gecenin sonunda sabahın gelmediğini düşün; güneşin doğmadığını, her gün görmeye alıştığın bir deniz manzarasının veya bir gölün yerinde olmadığını düşün, o boşluğun acısını hisset!

İşte böylesine kıymetlidir nefes almak: Yaşamaya başladığında yaptığın ilk iştir; tabiî yahu – yaşamının kanıtıdır; nefes alman…

(…)

Örümcekler ağ örüyor, geceleri. Odalar yorgun, evler ve çiçekler suskun. Liman sessiz, tekneler de uykuda, ağaçlar bakışsız. Arabalar işsiz. Sadece yıldızlar birer sunak gibi parlıyor, gökyüzünde, geceye. Her şey bir bitişin ve başlangıcın eşiğinde. Gecenin her yere dolan biricik ve karanlık yalnızlığı, çatıların kimsesizliği.

Her şey ve herkes gündüzün beklentisiyle yüklü.

(…)

Bizans toprağı: Tarihin yeniden yazılabilen yükleriyle, sonsuz boğucu sıkıntısıyla ve doğu – batı geriliminin özel müziğinde: – bakırlaşmıştır.

Hilebaz bir direklerarası (tulûat) oyuncusunun icra ettiği tuhaf bilmecelerle, söylencelerle ve korkaklıkla: – zümrüt rengi boyanır baştan aşağı gökyüzüne, geçitlerine, sularına ve sarnıçlarına; büyük bir şiirin gayri resmî portresi çizilir, karanlıkta: – kasvet burçlarıyla körlüğünün: Ey İstanbul!

(…)

Evlerini, çerçevelerini –köşeli ve durağan her şeyi– soyunmak ister pencereler: İçeriyi dışarıya, dışarıyı içeriye. Bir görüntü alevleniyor ve soğuyor yaşamın her ânında, pencerenin yüzünden; yeryüzüne, gökyüzüne, ışığa, karaltıya, içeriye, dışarıya. Pencerelerden daha huysuz, değişken, sıkıntılı ve kandırmacalı bir yapı biçimi yoktur evrende.

(…)

Rahat, sakin, acelesiz ve mükemmel varlıklardır; ağaçlar. Yaşamdan soluk alıp yaşama soluk verirler ve olgun düşünceler geliştirirler yapraklarının damarlarında.

Rüzgârın ev sahibidir; ağaçlar.

(…)

“Biz buzullara şiir gömdük ve onurumuzla öldük.”

(…)

Zafer Yalçınpınar
Şegaf, Upas Yayın, 2020


Şegaf‘ın tam metnini pdf dokümanı biçeminde http://bit.ly/segaf adresinden okuyabilir ve arşivleyebilirsiniz.

Eyl
19
2020
--

Hey Joe!! // Tanrı’nın Gizli Şerifi (Murat Beşer)

(…) Siz de benim gibi muhtemelen hiç Amerikalı hobo tanımamışsınızdır, ama Jack London ve John Steinbeck’in kitaplarından çok okumuşsunuzdur hikayelerini. Amerika’nın tarıma dayalı sisteminin endüstriye dönüşmesi esnasında ortaya çıkan göçebe işçiler…

Amerikalı bir hobo tanımamış olmamıza rağmen, aslında biraz gayret edersek geçmişimizde, eski mahalle hayatımızda bazı hobo benzeri insanların varlığına tanıklık ettiğimizi anımsarız. Örneğin çocukluğumun semtindeki bir abimiz vardı ki, o benim için tam bir Türkiş hobo idi. Joe lakaplı bu abinin adı Şevki An idi. Kendisinin kendisine taktığı sıfat ise Tanrının Gizli Şerifi…  (…)


Murat Beşer‘in soL gazete kapsamında kaleme aldığı yazının tam metnine https://sol.org.tr/yazar/hey-joe-tanrinin-gizli-serifi-14421 adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
17
2020
--

“Çalgıcılar” (France Mihelic)


France Mihelic‘in “Çalgıcılar” adlı deseni…
OPUS Müzik Dergisi, Sayı:4, Ocak 1963

Eyl
11
2020
--

“Şegaf” (Zafer Yalçınpınar)


Şegaf, Zafer Yalçınpınar
UPAS Yayın, Eylül 2020, 32 Sayfa
Okumak için: bit.ly/segaf


Bir dağın kesitini alıyormuş gibi düşünelim onu. Zafer Yalçınpınar, kelimelerin omurgasına -yani dağın merkezine- iniyor ve oradaki madenden/özütten tanımlamalar sunuyor bize… Yanarak, kavrularak, kendini yakarak! Velhasıl tüm mesele şu; anlamını bulamamak… Heyhat! Bir ağacın gövdeden çatırdayışı, henüz kapanmış bir mezardan gelen o “güm” sesi, sabahın o gri yalnızlığı yüzümüze dikmesi… Heyhat! Şegaf!
(Emir Alisipahi)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eyl
09
2020
--

Upas Yayın 2 yaşında!



Sıkı şiire öncelik vermek ve imgelemin
özgürleşmesini sağlamak için oluşturduğumuz
Upas Yayın, 2 yaşında!

Yayımladığımız 30 kitabımızla birlikte
tüm dostlarımızı selamlıyoruz…
upas.evvel.org

Eyl
07
2020
--

Upas Şiir: “Kadıköy’den Son Çıkış” (Rafet Arslan)


Kadıköy’den Son Çıkış, Rafet Arslan
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2020, 26 Sayfa
Okumak için: bit.ly/kadikoysoncikis


“Bu kitap Rafet Arslan‘ın gayriresmî -ve kişisel- Kadıköy tarihinin saf şiire dönüşmüş ahvalidir. İmgelemin Özgürleşmesi’ne güç veren sanatçı dostlarıyla birlikte Rafet Arslan, Kadıköy’den Son Çıkış‘taki tükeniş ânında her şeyin -evrenin bile- acıyla biçimlenen yıkımını omuzluyor!” (Zy)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Ağu
30
2020
--

Kalamış ve Moda Burnu


“Kalamış ve Moda Burnu”, 2020

Tüm fotoğraflar:
zaferyalcinpinar.tumblr.com

Ağu
27
2020
--

İlhan Berk Anma Etkinliği, 2020


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz. (2020 İlhan Berk Anma Etkinliği’ne dair bilgiyi evvel.org‘a ulaştıran Sn. Ahmet Berk‘e çok teşekkür ederiz.)

Ağu
22
2020
0

Turgut Uyar’ı saygıyla anıyoruz…

22 Ağustos 1985’te kaybettiğimiz Turgut Uyar’ı saygıyla anıyoruz…

EVV3L kapsamında yer alan Turgut Uyar ilgilerinin tamamına
http://evvel.org/?s=Turgut+Uyar adresinden ulaşabilirsiniz.


Turgut Uyar’ın Şiir Günlüğü’nden kendi elyazısı ile… (19-8-76)


EVV3L kapsamında yer alan Turgut Uyar ilgilerinin tamamına
http://evvel.org/?s=Turgut+Uyar adresinden ulaşabilirsiniz.


Ağu
22
2020
--

“Masanın üstünde sayfalarca şiir.”

(…)
Dessie’nin işleri azalmaya başladı. Elbise istediklerini zanneden kadınlar aslında mutluluk istediklerini hiç anlamadılar. Zaman değişiyor, hazır giyim yaygınlaşıyordu. Artık hazır elbise giymek ayıp değildi. (…)

Sonra Samuel öldü, dünya bir tabak gibi paramparça oldu. Oğulları, kızları ve dostları kırık parçaların arasında el yordamıyla dolaşıp parçaları birleştirerek iyi kötü yeni bir dünya oluşturmaya çalışıyordu.

(…)
“Orası çok ıssız.”
“İki kişi olduğumuzda o kadar ıssız olmayacak.”
Will öfkeyle dudaklarını ısırdı. Sonunda baklayı ağzından çıkardı: “Tom bir tuhaf. Onunla tek başına kalmaman gerekir.”
“Bir şeyi mi var? Yardıma mı ihtiyacı var?”
“Sana söylemek istemiyordum,” dedi Will, “bence Tom bir türlü toparlanamadı-vefattan sonra. Bir garip halde.”
Dessie şefkatle gülümsedi. “Will sen öteden beri onu tuhaf bulursun zaten. İş dünyasından hoşlanmadığında da onun tuhaf olduğunu düşünmüştün.
“O başkaydı. Şimdi kara kara düşünüp duruyor. Konuşmuyor. Gece vakti tepelerde yürüyüşe çıkıyor. Onu görmeye gittim; şiir yazıyor bu arada, masanın üstünde sayfalarca şiir.”
“Sen hayatında hiç şiir yazmadın mı Will?”
“Yazmadım.”
“Ben yazdım,” dedi Dessie. “Masaların üstünü sayfalarca şiirle doldurdum.”
“Gitmeni istemiyorum.”
“Bırak kendim karar vereyim,” dedi Dessie yumuşak bir tonda. “Ben bir şeyi kaybettim. Tekrar bulmak istiyorum.”
(…)

John Steinbeck
“Cennetin Doğusu”, Çev: Roza Hakmen
Sel Yay., 2019, 3. Baskı, ss. 428, 429,430

Ağu
21
2020
--

“Rüzgâr Defteri” 5 yaşında!

Zafer Yalçınpınar​, “Rüzgâr Defteri”
YAYINPasaj69.org, Ağustos 2018, 2. Edisyon, 34 Sayfa

Okumak için: http://bit.ly/ruzgardefteri2


(…) “Rüzgârı düşünüyorum” deseydim, inanır mıydın buna? Örneğin, rüzgârın resmi nasıl çizilir, nasıl boyanır? Evet, eğilmiş ağaçlar, uğuldayan tepeler, dolgun yelkenler, sallanan yapraklar, vuran kapılar, kepenkler, toz bulutları: Hızla büyüyen sarmaşıksı bir duygu. Ancak, hiçbirisi rüzgârın anlamını karşılamıyor: Bunlar rüzgârı algılamamızı sağlayan imgeler, göstergeler; yani, gördüklerimiz: Rüzgârla -rüzgârın etkisiyle- devinen şeyler bunlar, rüzgâr değil. (…)


Deftere dair Uğur Yanıkel’le birlikte gerçekleştirdiğimiz “Rüzgârı Şiirlemek”
başlıklı söyleşiyi http://bit.ly/ruzgarisiirlemek adresinden okuyabilirsiniz.

Ağu
18
2020
--

Gökyüzüsüzlük


“Gökyüzüsüzlük” by Zy
Kadıköy, 2020

Tüm Fotoğraflar:
http://zaferyalcinpinar.tumblr.com


Ağu
17
2020
--

Tiraje Dikmen’in Mirası ve Vasiyeti Hakkında…


Figüratif soyut sanatın Türkiye’deki en önemli isimlerinden Tiraje Dikmen‘in mirasına dair çok üzücü haberler geliyor, duyuyorum… Sanat tarihimiz kapsamındaki kültürel miras problematiğine yeni bir utanç vesilesi daha eklememek için konuya dair kalıcı çözümler elde etmek, en yüksek düzeyde koruyucu tavırlar sergilemek gerekiyor! (Zy)


Okuyunuz:

Tekin Deniz, 2 Ağustos, 2020, Twitter

İhsan Yılmaz, 5 Ağustos 2020, Hürriyet Gazetesi

İstanbul Üniversitesi, 6 Ağustos 2020, Kamuoyu Açıklaması

İhsan Yılmaz, 12 Ağustos 2020, Hürriyet Gazetesi

Mimar Sinan Üniversitesi, 14 Ağustos 2020, Twitter

Son Güncelleme: 17 Ağustos 2020

Tireje Dikmen kimdir;
http://evvel.org/?s=Tiraje+Dikmen

Ağu
15
2020
0

Yavuz Çetin’i çok özlüyoruz…

15 Ağustos 2001′de vefat eden sıkı gitarist Yavuz Çetin’i, saygıyla anıyoruz…


 yavuzcetin

“Yavuz Çetin, ‘soundcheck’ yaparken… “

Fotoğraf:  Z. Yalçınpınar
1999, Shaft Blues Club-Kadıköy

*

“(…)Her şeyden önce Yavuz Çetin’i “sıkı gitarist” yapan şeyin ondaki eşsiz “tuşe” olduğunu -tüm ağırlığıyla- ortaya koymalıyız. Tuşe; bir şarkının, bir melodinin ya da bir müzikal tipolojinin ruhunu/özünü dinleyiciye aktarabilmedeki ustalıktır. Bir tür içtenliktir.  Senelerini gitar tekniğini güçlendirmekle harcamış biri, evet, her türlü şarkıyı çalabilir, gitar üzerinde her türlü akrobasiyi yapabilir, fakat çaldığı şeyin ruhunu içselleştiremeyip ömrü boyunca tuşesiz bir gitarist olarak kalabilir de… Böylesine sportmen bir gitaristin çaldığı her şey saman gibi gelir dinleyiciye.  Yavuz Çetin ise bastığı her notayı içselleştirebilen nadir gitaristlerdendi. 1998 yılının kış aylarından birinde Yavuz Çetin’in “İLK” adlı albümünü “ilk” kez dinlediğimde, albümü hemen beğenmemin nedenlerinden biri de -sanırım- bu güçlü tuşeydi. Özellikle de şarkılardaki blues rifflerinin zamanlamasından, yerlemlerinden ve şarkının armonisine pürüzsüzce eklemlenebilmiş olmalarından dolayı çokça etkilenmiştim. Albümü defalarca dinledim ve albümdeki dinginliğin nasıl olup da bu kadar “enerji dolu” olduğunu, olabildiğini düşündüm, durdum. Hatta bu kimyayı -kendimce- matematiksel (modal/makamsal) olarak hesaplamaya bile çalıştım. O zamanlar cevabı bulamamıştım fakat şimdi, bugün, özellikle de gitar için düşündüğümüzde bu sorunun cevabının Blues Ruhu’yla açıklanabileceğini biliyorum.(…)”

Zafer Yalçınpınar, 2009
“Sıkı Gitarist; Yavuz Çetin”, “kargamecmua müzik yazıları (2007-2011)”,
G Yayın, Geniş Kitaplık, 2011, s. 62

Not: Yazının tam metnine http://zaferyalcinpinar.com/k13.html adresinden ulaşabilirsiniz.


yavuzcetin2

“Bend’e çıkarken Yavuz Çetin…”

Fotoğraf:  Z. Yalçınpınar
1999, Shaft Blues Club-Kadıköy

*


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
08
2020
--

YARATICI BİR FAALİYET OLARAK DELİLİK YA DA KARANLIK KAHKAHANIN CAZİBESİ (Rafet Arslan)

Dünyanın bir yerinde, zamanın akışının bir ânında doğmuşuz.

Doğduğumuzdan beri üstümüze kimlikler atılmaya başlıyor ve bizse onları sürekli üstümüze giyiyor- giyiyoruz.

Yıllar geçtikçe toplumun, ailenin, koşulların üstümüze bindirdiği yükler ağırlaşıyor, önce hareket etmekte zorlanıyoruz, sonra nefes almakta…

Sonra bir bakmışız ki, üstümüze binen/bindirilen kimliklerin yaratığı sahte benliklerin, gerçekliklerin hamalı olmuşuz. Omzumuzu kaplamış yükler, çıkıyoruz sonu görünmez bir yokuşu- çıkıyoruz. (…)


Rafet Arslan‘ın iç-anlatısının tam metnini https://www.ekdergi.com/yaratici-bir-faaliyet-olarak-delilik-ya-da-karanlik-kahkahanin-cazibesi/ adresinden okuyabilirsiniz.

Ağu
07
2020
--

Geceleri Dirilip Şafakta Ölenlere (Dr. Hakan Üreten)

(…)
Ve karanlık kalkarken denizin üstünden
Bir karga ağzındaki tohumu gri toprağa ekti
Tam siyahın en siyahlaştığı ara
Şafakta kıpkızıl bir yangın yeri
Toprağa düşen tohumlar çürüdü.
(…)

Dr. Hakan Üreten
2020


Dr. Hakan Üreten‘in kaleme aldığı “Geceleri Dirilip Şafakta Ölenlere” başlıklı şiirin tam metnini http://upas.evvel.org/?p=1361 adresinden okuyabilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Ağu
06
2020
--

Oruç Aruoba’dan Zafer’e; ‘Borsa’da kullanabilir mi, bilmem!

Ustamız Oruç Aruoba tarafından adıma ithafen imzalanan kitapların -hemen hepsinin- çok değişik hikâyeleri ve anlamları vardır. Bu efemeraların taşıdığı anlamları ve çeşitli detayları Kasım 2020’de Upas Yayın kapsamında yayımlamayı planladığım Usta Defteri‘nde paylaşmak istiyorum. Fakat, Aruoba tarafından adıma ithafen oluşturulmuş öyle özel bir efemera var ki, bu imzanın hikâyesini ve önemini ayrıca vurgulamak gerekiyor.


19 Eylül 2002’de, Oruç Aruoba’yla Galata Köprüsü’ndeki ilk buluşmamızda ben 23 yaşındaydım. Marmara Üniversitesi’nin enstitülerinden birinde ‘Sermaye Piyasası ve Borsa’ üst-başlığında yüksek lisans yapıyordum ve yüksek lisansın tez aşamasına yeni geçmiştim. Aruoba, ekonometri lisansımı ve yüksek lisansımdaki “borsa” başlığını duyduğunda “Orada, borsada, tüm olup bitene baktığımda, bir çeşit tapınma görüyorum,” dedi ve “Tıpkı kutsal mekânlarda gerçekleştirilen ritüeller gibi, tapınma içeren bir düzen var orada…” diye ekledi. Ardından, üzerinde Arapça harfler bulunan bir kâğıt para/banknot (10 Pakistan Rupisi) çıkardı cüzdanından ve banknotun görünmez filigranının gizlendiği boşluğa şunları yazdı:

Zafer’e.-
‘Borsa’da kullanabilir mi, bilmem-
Oruç,
19 Eylül ’02

Bir süre, Aruoba’nın bu hamlesine ve kâğıt paranın üzerine yazdığı nota anlam vermeye çalıştım. Aklıma gelen ilk şey; birçok ülkede banknotların üzerine yazı yazmanın çok büyük bir suç olarak kabul edildiği ve Aruoba’nın bu hamlesinin mali değerler sistemini -veya bizatihi devlet düşüncesini- reddetmek yönünde bir anlam taşıdığıydı. Fakat emin olamıyordum. Yıllar sonra, Aruoba’ya bu hamlesinin anlamını sorduğumda, “Senin borsada veya bir bankada çalışamayacağını o günden biliyordum.” diyecekti, ustamız…

Zafer Yalçınpınar
9 Haziran 2020



Oruç Aruoba’dan
Zafer Yalçınpınar‘a ithafen
imzalı kitaplar…


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Oruç Aruoba çalışmalarının tümüne http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
05
2020
--

“Neoliberalin özrü kabahatinden daha kötüdür!”

Neoliberal edebiyat çevrelerinde bir “özür” geyiği dönüyor. 15-20 yıldır edebiyatı çöplüğe çevirenler, kalb ve vicdan arayışını terk edip, dilin hakikatine ve haysiyetine ihanet ederek -özellikle de şiirimize- her türlü kötülüğü yapanlar, “özür” dilemeye hazırlanıyorlarmış. Utanmazlıkta lider marka haline gelenler, özür numaralarıyla yeni çöplükler yaratmanın peşindeler. Bilinsin diye söylüyorum: Yeni Sinsiyet Tipolojisi‘nin dileyeceği özürler kabahatlerinden daha pis kokacaktır, kokar.


Ayrıca bkz: Yeni Sinsiyet Hakkında Yazılar

Ağu
03
2020
--

Devrildiğim Her Yerde


26/7/2020 tarihinde, Burgaz Adası Upas Yayın Buluşması esnasında oynadığımız “Cadavre Exquis” (Zarif Ceset) adlı sürrealist oyun sonucunda oluşan Devrildiğim Her Yerde‘nin tam metnini http://upas.evvel.org/?p=1356 adresinden okuyabilirsiniz.


Ayrıca bkz:
Dürüst Tren Geliyor
Mavi Canavar Kepenk Kapatır


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Sürrealizm” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/gercekustu adresinden ulaşabilirsiniz.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com