Kas
13
2018
--

İlhan Berk’in “Mısırkalyoniğne Günlüğü” UPAS Yayın’da…


İlhan Berk’in Mısırkalyoniğne adlı şiir kitabı için kaleme aldığı günlükleri http://upas.evvel.org/?p=430 adresinden okuyabilirsiniz. Bu günlük parçaları, İlhan Berk’in kurguladığı şiirsel alan derinliğinin sınırlarını sezmek ve ‘Mısırkalyoniğne’ için ‘doğru yan okumalar’ sağlamak adına önemli işaretler taşıyor.
(Ayrıca bkz: ilhanberkiğne)


(Ayrıca bkz: İLHANBERKİĞNE)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “İlhan Berk” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
12
2018
--

İLHANBERKİĞNE (Zafer Yalçınpınar)

İLHANBERKİĞNE, Zafer Yalçınpınar
UPAS Yayın/Anlatı, Ağustos 2018, 20 Sayfa
Okumak için: bit.ly/ilhanberkigne


2018 yılı, İlhan Berk’in doğumunun yüzüncü, ölümünün ise onuncu yılı olma özelliğini taşıyor. Zafer Yalçınpınar tarafından kaleme alınan İLHANBERKİĞNE, İkinci Yeni’nin “uç beyi” olarak tanınan İlhan Berk’in poetikasına dair izlenimleri, felsefi yaklaşımları ve çeşitli efemeraları içeriyor.



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
11
2018
--

tıpkı(yeni)basım: MISIRKALYONİĞNE (İlhan Berk)


Ayrıntılar için bkz:
http://kitap.ykykultur.com.tr/kitaplar/misirkalyonigne



Selçuk Demirel İlhan Berk’in 100. doğum yıldönümünde, şairin Dost Yayınları’ndan çıkan 1962 tarihli “Mısırkalyoniğne” kitabının ilk baskısını resimledi. Yapı Kredi Yayınları’nın tıpkıbasımını gerçekleştirdiği bu kitap İlhan Berk’in zengin imgeler dünyasına Selçuk Demirel’in kaleminden görsel bir yol açıyor…
(Tanıtım Bülteni’nden…)


İlhan Berk’in 1962’de yayımlanan Mısırkalyoniğne Günlüğü‘nü
http://upas.evvel.org/?p=430 adresinden okuyabilirsiniz.


Ayrıca bkz: İLHANBERKİĞNE


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
11
2018
--

Sergi/Sempozyum: “İlhan Berk 100 Yaşında” (YKKS, Loca, 21 Kasım 2018)


Broşürü büyütmek için tıklayın…


“Şiir Her Yerdedir”
İlhan Berk 100 Yaşında

Sergi: 21 Kasım 2018 – 20 Ocak 2019
Sempozyum: 21 Kasım 2018, Çarşamba, 12.00-19.30

Yapı Kredi Kültür Sanat, LOCA, Beyoğlu-İstanbul


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
11
2018
--

Orhan Veli ve Charles Bukowski Şiirinin Benzer ve Farklı Yönleri: “RAKI ŞİŞESİNDEKİ BALIKTAN BİRADAKİ KÖPÜĞE” (Cengizhan Koçyiğit)

Cengizhan Gökyiğit‘in akademik çalışmasının tam metnini http://upas.evvel.org/?p=445 adresinden okuyabilirsiniz.


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Kas
10
2018
--

Şiir: “Gazi Paşa’ya Ağıt” (Turgut Uyar)

(…)

Atatürk Şiirleri Antolojisi’nden…
Hazırlayan: Behçet Necatigil

Türk Dil Kurumu Yayınları, 4.Baskı, 1988, s.148

Kas
04
2018
--

Kafka’nın Üç Kısa Öyküsü… UPAS’ta…


Franz Kafka’nın ‘Komşu Köy’, ‘İmparatordan Bir Haber’ ve ‘Aile Babasının Kaygısı’ isimli üç kısa öyküsünü -Oruç Aruoba’nın titiz çeviri notlarıyla birlikte- http://upas.evvel.org/?p=420 adresinde okuyabilirsiniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Oruç Aruoba başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
04
2018
--

Kitap: “Kafa Ütüleyicinin Laklakıyatı” (Julio Cortázar)


“Kafa Ütüleyicinin Laklakıyatı”, Julio Cortázar
Çeviren: Yiğit Bener, Kırmızı Kedi Yayınevi
Özel Baskı (888 nüsha serisi, no:3), Eylül 2018, 50 Sayfa


 

“253 no’lu nüsha bende…” (Zy)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Julio Cortazar başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/julio-cortazar adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
02
2018
--

İşte galatasaray’ın 4 yıldızı!

2 Kasım 2018
GS: 2  FB: 2

(Jailson’un Golü! Fotoğrafta GS’ın 4 yıldızı görülmektedir!)


Olaylı maça ilişkin olarak Fenerbahçe Spor Kulübü
yönetiminin gerçekleştirdiği önemli açıklamaya
ve tartışmalı pozisyonların video görüntülerine
https://www.fenerbahce.org/fbmobile/detay.asp?ContentID=62289
adresinden ulaşabilirsiniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Fenerbahçe Spor Kulübü ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
01
2018
--

Şiir: “Çan Sesleri”

Çan Sesleri

kendimden sonraki gökyüzü
ölülere makyaj yapan adam
ormanın içinde bir açık deniz
gizil ve kuyulaşmış aile evleriniz
çomarlar krallığı çomarlar sarayı
suyun altında
_______çan sesleri duyulur.

Zafer Yalçınpınar
Kasım 2018


Hamiş: Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve şiir kitaplarına bit.ly/zypsiir adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
31
2018
--

Karma Sergi: “ÇOKLU İFADE” (8 Kasım-9 Aralık 2018) CKM, Kadıköy

Facebook Etkinlik Bağlantısı:
https://www.facebook.com/events/573370753118807/


CKM’nin, 8 Kasım 2018- 9 Aralık 2018 tarihleri arasında izleyiciye sunacağı sergide, farklı anlatım biçim ve yöntemleri, değişik malzeme ve tekniklerle iş üreten, farklı disiplinlerden gelen ve farklı yönelişlerde olan, her biri kendi sanatsal serüvenlerinde varlıklarını ve yetkinliklerini kanıtlamış, yaptıkları işi ciddiye alıp, kafa yoran 20 önemli ve usta sanatçıyı bir araya getiriyor. Bu sergi, insan bedeninin-figürün zengin imge kaynakları içinde ve çevresinde dolanan, ona tanım getirmeye çalışan sanatçıların bir buluşma alanı olarak oluştu. Her biri özgün dünyası olan, yaşamı, insanı, kendi güncelini irdeleme yöntemi ve genel insansal hali ve dünyayı ele alış-kavrama biçimleriyle birbirinden ayrışan, farklı ifade biçimleriyle üreten sanatçıların, aynı zamanda genel insani durumla ilgili olarak, duyarlılıklarındaki yakınlık hissi bu serginin oluşturulmasının temel göstergesi oldu. Ağırlıklı olarak figür ve pentürün sorunlarıyla uğraşan sanatçılardan oluşan karma sergi, temsiliyet olanaklarını genişletmek, farklı dönemlerden ve anlayıştan sanatçıların, alternatif görünürlüğünü sağlamayı hedeflemekle birlikte, grup sergileri aracılığıyla yeni güç birlikteliklerinin önünü açmak, sanatçılar ve disiplinler arası diyaloğu geliştirmek, ortak projelerle yeni üretimlere katkıda bulunmak amacını da taşımaktadır. Bu bir araya geliş tesadüfi değildir. Sanatsal kaygılarının kesiştiği bir noktada ortaklaşan, farklı ifade biçimini tercih etmiş 20 sanatçının, yaratma süreçlerini de içeren “Çoklu İfade” başlığı altında bir araya gelme tercihi, serginin, sadece ifadeye aracılık eden bir şey olmaktan çıkıp, doğrudan ifadenin kendisi haline dönüşmesine yol açmakta. Dolayısıyla ifade ihtiyacının mutlak zorunluluğunu dayatan bir bilinç içermektedir. Günümüzün çağdaş sanat anlayışıyla iş üreten sanatçılardan oluşan bu sergi, günümüz sanatının bir kesitiyle ilgili bir tutanak görevi de görecektir kuşkusuz. Her şeyin yıkıldığı, yok edildiği ve yerine başka birşeyin konulmadığı, ötekileştirmenin had safhada olduğu bir dünyada, varolmak ve var etmek endişesi kaçınılmazdır. Kenardan seyretmek yerine sürece dahil olmak, müdahale etmek, elini taşın altına koymak sorumluluğu, paylaşmayı zorunlu kılmaktadır… Birlikteliği sanatsal bir eyleme dönüştürmeye ve iyimserliği korumaya, geleceğe dair bir öngörü ve ipucu olması, farklı bir algı ve değerlendirmeye yol açması arzusuyla… (Tanıtım Metni’nden…)


Düzenleme ve Organizasyon: NEZİHE BİLEN ATEŞ
Sanatçılar: AHMET SARI, ALİ KOTAN, ALTAN ÇELEM,
AYŞEGÜL SAĞBAŞ, BARIŞ CİHANOĞLU, BARIŞ SARIBAŞ,
BEYZA BOYNUDELİK, BURÇİN ERDİ, DİDEM ÜNLÜ,
FÜRUZAN ŞİMŞEK, GÖKHAN DENİZ, GÜLER GÜÇLÜ,
KEREM AĞRALI, MUSTAFA HORASAN,
MUSTAFA KARYAĞDI, NUR GÜREL,
NEZİHE BİLEN ATEŞ, SELAHATTİN YILDIRIM,
SERKAN YÜKSEL, SEYDİ MURAT KOÇ


Çoklu İfade / Selahattin Yıldırım


Çoklu İfade / Burçin Erdi


Çoklu İfade / Kerem Ağralı


“Yolumuzu Şaşırdık” / Gökhan Deniz

Eki
31
2018
--

Kolaj Şiir: “10. Kitap Marşı”

Büyütmek için tıklayın…



UPAS 10’lusu
Zafer Yalçınpınar, ilhanberkiğne
Tan Tolga Demirci, Varoluş Denemeleri
Duygu Gündeş, Çeviri Şiirler – Zafer Yalçınpınar, Kötü  
Eren Burhan, Ölü Deve Dikeni
Doğuş Furat, Sarı Kedinin Günlüğü
Mert Can Aksoy, Geceye Hû
Rafet Arslan Kirli Çıkın – Yonca Enderer, Mai



“Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.


Eki
28
2018
--

“Geceye Hû” (Mert Can Aksoy)

Geceye Hû, Mert Can Aksoy
(Çizimler: Eren Burhan)
UPAS Yayın/Şiir, Ekim 2018, 20 Sayfa
Okumak için: bit.ly/geceyehu


Mert Can Aksoy bu kitabında yer alan şiirleri tığ ile örmüş… Gececil duygulanımların kıvrımlarında şekillenen özen, Eren Burhan’ın çizimleriyle bütünleşerek iddialı bir eser oluşturuyor.” (Zafer Yalçınpınar)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
28
2018
--

“Doppler’e göre, bundan daha büyük bir kıyamet alametine rastlamak çok zordu.”

(…)

(…)

Erlend LOE
“Bildiğimiz Dünyanın Sonu”, Çev: Dilek Başak, YKY, 2018, s.136

Eki
28
2018
--

UPAS Onlusu

 



Tan Tolga Demirci, Varoluş Denemeleri
Duygu Gündeş, Çeviri Şiirler  –  Zafer Yalçınpınar, Kötü  
Eren Burhan, Ölü Deve Dikeni
Doğuş Furat, Sarı Kedinin Günlüğü
Mert Can Aksoy, Geceye Hû
Rafet Arslan Kirli Çıkın  –  Yonca Enderer, Mai
Zafer Yalçınpınar, ilhanberkiğne
 


 

 

Eki
23
2018
--

Söyleşi: “Geçiş Nesneleriyle Sınanan Varoluş” (Tan Tolga Demirci)


Tan Tolga Demirci


Zafer Yalçınpınar: Varoluş Denemeleri‘nin oluşum sürecindeki detayları merak ediyorum. İmgesel açıdan ‘keskin’ diyebileceğimiz bu metin hangi dönemde, nasıl bir işlekte oluştu?

Tan Tolga Demirci: Varoluş Denemeleri’ni yazmaya 2009 yılının yaz aylarında başladım. Hedefim, Locus Solus’un laboratuvarında bir aşk deneyi yapmaktı. Bunun için gerekli tüm işaretler hiç de organize olmayan biçimlerde bir araya gelmişti. Ortada bir ilişki vardı, ilişkiyi sayısız noktada kesen biri tam iki özne vardı ve her şeyden önce kendini, önceden tasavvur edilmesi olanaksız bu ilişkinin gölgesinde askıya almış zamanın kendisi vardı. Yalnızca bana bahşedilmiş bu olağanüstü evrende deneyi harfiyen uygulamaya çalışıyor ve yaşıyor olduğum ilişkiyi hayatta tutmaya çabalıyordum. Yani bir yandan yazıyor, diğer yandan yakıyordum tüm yazdıklarımı. Varoluş Denemeleri, ateşler içinde yitik bir enkaza dönüşen Locus Solus laboratuvarından kurtarabildiğim notlardır.

(…) Söyleşinin tam metnini http://upas.evvel.org/?p=394 adresinde okuyabilirsiniz.

 


Varoluş Denemeleri, Tan Tolga Demirci
UPAS Yayın/Anlatı, Eylül 2018, 20 Sayfa
Okumak için: bit.ly/varolusdenemeleri


“Gerçeküstücü imgelemiyle ve filmleriyle tanıdığımız yönetmen Tan Tolga Demirci, Varoluş Denemeleri adlı metninde sahne katmanlarına gerçektüstücü nüveler ekliyor ve okuyucunun zihninde felsefi bir alan derinliği  yaratmak için ontolojik deneyler uyguluyor.” (Zy)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
21
2018
--

Yeni Sinsiyet’in Peydahları

Yeni Sinsiyet’in güç kaybettiğini düşünen varsa, yerden göğe kadar yanılıyor. Aksine, Yeni Sinsiyet’in melek yatırımcılarının sınırsızca desteklediği “kuluçka dönemi” başarıyla tamamlanmıştır. Yeni Sinsiyet, sosyo-kültürel alanda oluşturduğu kötücül ekosistemin renklerle çeşitlendirilmiş zuhurlarını kullanmaya, icra ettiği yatırımların parlak meyvelerini toplamaya hazırlanıyor. Yeni Sinsiyet tipolojisi, peyda ettiği neslin zihnine yonga olarak nifak tohumları yerleştirmiş, söz konusu yongalar süreçte başarıyla yeşermiş ve artık her alanda tüketim çeşitlemeleri sunmaya başlamışlardır.

Ekosistemde zuhur eden peydahların birincil önceliği insanlık tarihinin hakikat yolunda taşıdığı kalb ve vicdan arayışını sıfırlamak ve sosyo-kültürel emek birikimini (rahle-i tedrisatı) hızlıca itibarsızlaştırmaktır. Peydahların gözünde, insanlık tarihi ve birikmiş zihinsel emeklerin tümü dünya kadar büyük bir çöplüktür ve bu tarihsel çöplük peydahların girişimci aksiyonlarına imkân vermemektedir, hareket kabiliyetlerini azaltmaktadır. Sonuçta, geçmişin rahle-i tedrisatı yeni neslin zihninden bıçakla kesilmiş gibi (keskin çizgilerle) ayrı tutulmalıdır. Çünkü geçmişin kökleri, gerici motifler olarak görülmekte ve kalkınmanın tüketimsel hareketliliğini yavaşlatmaktadır. Peydahlar yaşadıkları ve yaşayacakları her yer için insanlık tarihinin tüm aktörlerini ve tüm motiflerini topyekûn suçlamaktadırlar: Kendilerine yayılma alanları açmak için tüm tarihsel birikimin ortadan kaldırılması, yok edilmesi, yıkılması, yakılması bir ‘stratejik amaç’ olarak elzemdir ve ivedidir. Peydahlar tarafından yıkıldıktan sonra gene peydahlar tarafından inşa edilmek üzere işaretlenen her şey, didik didik analiz edilmeli, en küçük birimine kadar eleştirilmeli ve yeniden imar uygulamalarına açılmalıdır. Yapıcı yıkıcılık son hızda, en parlak görünümlerle sağlanmalı, her kriz fırsata dönüştürülmeli, her stratejik pozisyon çıkarlar doğrultusunda en uygun şekilde kullanılmalı, yapay zekânın ezberlenmiş matematiksel modelleri işlerliğini sürdürmeli ve endüstrileşme tartışmasız şekilde benimsenmelidir. Peydahlar yangın çıkaran itfaiyeciler gibidir: İtfaiye 4.0!

Peydahların bu kötücül alan açma gayretindeki güçlülük, kendi türü dışındaki her şeyi niteliksizleştirme ve içeriksizleştirme becerileriyle artmaktadır. Zaten, son yirmi yıldaki niceliksel yandaş-paydaş etkileşimleri, algı operasyonları, kopyala-yapıştır bilgilerden ve yanlış çevirilerden devşirme uyduruk yorumlamalar, niteliksel bütünlüğü onarılmaz şekilde gevşetmiş, derin çatlaklar oluşturmuştur. Böylesi bir melanet ortamında peydahların tek yapması gereken şey, mevcut yandaş-paydaş etkileşimlerinin niceliğini ve bu niceliğin imkân verdiği kavramsal geçişkenliği her alanda kullanmaktır. Geçmişten kalan özgün düşünce ve anlam kırıntılarının tamamı bu geçişkenliğin hızında yok edilmelidir, tüketilmelidir, bitirilmelidir. Her günün sonunda peydahlar, Yeni Sinsiyet tarafından yaratılan melanet ortamının etkileşimli niceliğine ve yönetişim kanallarına sızmaktadırlar. Geçmişe dair her iş, her emektar eylem peydahlar tarafından yanlış, tutarsız, eksik, eğri ve yetersiz gösterilmek üzere yapay zekâyla eleştirilmekte ve nihayetinde tüketilmektedir. Retorik arsızlığını karakter edinen peydahlar, bukalemunlar gibi her ortamın, her söylemin rengini taşıyarak, bulundukları ekosistemin özütünü emmeye, sonra da bozmaya çalışmaktadırlar. Her şeyin içi boşaltılmalıdır ki peydahlar yeni göz alıcı boyalar, renkler tüketebilsinler, boş alanlara zararlı çekirge istilası gibi zuhur edebilsinler. Daha da güçlenebilsinler!

Yeni Sinsiyet’in peyda ettiği zihinselliğin mottosu şudur: “Hiçbir şeyi umursama, her şeyi hızlıca tüket!” Peydahlar, tüketemediklerinde, kendi varoluşlarına anlam yükleyememektedirler ve sürekli olarak kendilerine tüketebilecekleri zihinsel alanlar yaratmak için devasa yıkımlar gerçekleştirmek istemektedirler. Yıkmak istedikleri de insanlık tarihinin birikmiş emeğidir, rahle-i tedrisattır. Peydahlar, yeni sinsiyet tipolojisinin yeni taşıyıcılarıdır. İstilacılar olarak sadece tarladaki hasadı değil, tarladaki toprağın özünü de bozmak, her şeyi yemek, yok etmek istemektedirler. İçlerindeki yonga, doğdukları anda, tüketmek ve istila etmek amacıyla tasarlanmıştır.

Hangi renkte olduğu fark etmez, yeni sinsiyet tipolojisinin peyda ettiği yeni zihinselliğe kanmamanızı ve peydahların retorik arsızlıklarına güvenmemenizi tavsiye ediyorum: Haysiyetinize sahip çıkmanızı…

Sahicilikle,
Zafer Yalçınpınar
21 Ekim 2018

Not: Yazının pdf dosyası biçemine http://bit.ly/yenipeydahlar adresinden ulaşabilirsiniz.


Yeni Sinsiyet Tipolojisi Üzerine Diğer Kavramsal Yazılar:

1/ “Yeni Sinsiyet ve Bazı Enstrümanları”
12 Nisan 2010, BirGün Gazetesi
Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i21.html

2/ “Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin ‘Biz’ Söylemi ve Retorik Arsızlığı”
26 Eylül 2010, BirGün Gazetesi
Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i22.html

3/ “Yeni Sinsiyet’in Seçkinlik Arayışı”
Ocak 2011, Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i23.html

4/ “Yeni Sinsiyet’in İkbal Ezberi”
11 Kasım 2012, Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i29.html

5/ “Yeni Sinsiyet’in Haksızlık Yordamı”
1 Haziran 2014, Bkz: http://bit.ly/haksizlik

6/ “Yeni Sinsiyet’in Kokmuş Tuz Çeşitlemesi”
11 Mayıs 2015, Bkz: http://bit.ly/kokmustuzcesitlemesi

7/ “Yeni Sinsiyet’in Yağmacılığı”
1 Eylül 2016, Bkz: http://evvel.org/yeni-sinsiyetin-yagmaciligi-1-eylul-2016

8/ “Neoliberalizm’in Kötü Yolu”
30 Haziran 2017, Aydınlık Gazetesi
Bkz: http://bit.ly/kotuyol

Eki
20
2018
--

Bekleyişler

“Bekleyişler” by Zy
Kadıköy, 2018

Tüm fotoğraflar:
zaferyalcinpinar.tumblr.com

 


“Bekleyişler” by Zy
Süleymaniye, 2018

Tüm fotoğraflar:
zaferyalcinpinar.tumblr.com

 

 

Eki
18
2018
--

Sergi: “TİNSEL KUŞATMA” (2 Kasım-22 Aralık 2018, Kare Sanat Galerisi)


Küratör: Rafet Arslan

Sanatçılar: Sadık Arı, Zeynep Beler, Betül Bolat, Canavar,
Gökhan Çiçek, İsmet Doğan, Elif Varol Ergen, Dilara Göl,
Alper T. İnce, Ece Nada, Onston, Gümüş Özdeş

Etkinlik/Konuşma: Esra Özkan, Ahmet Ergenç, Can Batukan
(17 Kasım Cumartesi, saat: 18:00)


“Bedenin coğrafyasında politik olanla erotik olan sürekli yer değiştirirler. Bir yerde bastırılan şey, aynı anda sonuna dek yaşanan ve hatta tüketilen şey haline gelir. Tıpkı gizil kılınan şeylerin aslında birer göstergeler imparatorluğu yaratması gibi… Aktöre ve inanç alanına yaslanarak her coğrafya da kendine menkul kurallarını kuran kamusal alan, aslında büyük bir tutarsızlık, riya ve çürüme yatağında debelenen bir çeşit kara kamudur. Bir yerde ne kadar ahlaktan bahsediliyorsa aslında toplumun derin çukurlarında istismar, beden ve onu giydiren kimliklere değin bastırma ve tahakküm; hatta sapıklık ve yoldan çıkmışlık o denli yoğundur. Toplumsalın kaosundan yani kentin içsel hegemonya ağları ve sürekli ona karşı kendini dayatan ama kentin tinsel yoksunluğunu kendi ikiyüzlü katılığında sürekli inşa eden taşradan, ancak doğaya ve onun usulünde doğal (yaban) olana yaklaştığımızda denetim ve kontrol ağlarından uzaklaşıp; bedeni ya da eti çıplak olarak idrak edecek noktalara varırız. Şimdi gündeliğin her yerini kuşatan ağın ya da bedene (ve zihne) eklemlenen teknolojinin yeni bir sınırsızlık elde edene değin insanı sınamaya başladığı, teknoloji çoktan bir aparattan önce bir çeşit uzva dönüştüğü bir zamandayız. Teknoloji, bir adım ötedeki gelecekte nano-teknoloji ve üç boyutlu yeni arttırılmış gerçeklik evrenlerinde etsel olana karşı kendi kapatma aygıtlarını kurmaya hazırlanıyor. Özellikle çağdaş sanatın yaşadığımız çağın git gide kararan, ağır gündemiyle topu sürekli taca attığını; soyuta ve dekoratif olana yaslandığını bir dönem de, tinsel olana geri dönmek için önce et’e çıplak bakmak, bedeni yeniden tartışmaya açmak önemli. Figür olan ve olmayan, etin bedenleşmesi, bedenin iktidarlaşması, tenin tini yiyişi bu tartışmanın menzilindedir. Teknoloji uzam ve sanal yaşamla iç içe geçmiş gündelik yaşamlarımızla, şimdi “etin fenomenolojisini” ameliyat masasına yatırma ve simülasyon evresinde “et imgesine” minör bir bakış atma vakti. Ya da “Hayaletin Eti” üzerine yeniden ve yeniden düşünmenin…” (Rafet Arslan)

Eki
14
2018
--

Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı saygıyla anıyoruz…


15 Ekim 2008’de vefat eden büyük şair
Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı saygıyla anıyoruz…


“Dağlarca’nın Şiirlerindeki Sonsuzluk”
http://evvel.org/daglarcanin-siirlerindeki-sonsuzluk-zafer-yalcinpinar


Fazıl Hüsnü Dağlarca Kitap Kapakları Seçkisi
http://evvel.org/fazil-husnu-daglarca-kitap-kapaklari-seckisi



“Yaşamamalarda”
http://evvel.org/yasamamalarda-fazil-husnu-daglarca


‘Dağlarca’nın Haysiyeti’ bizim meşru direnişimizdir!
http://evvel.org/daglarcanin-haysiyeti-
bizim-mesru-direnisimizdir-z-yalcinpinar


Dağlarca’nın Önemi:
http://evvel.org/daglarcanin-onemi


Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Sivaslı Karınca’sı için Çizimler
http://evvel.org/fazil-husnu-daglarcanin-sivasli-
karincasi-icin-cizimler-nurullah-berk-1960


Oranın Kör Basamakları:
http://evvel.org/daglarca-oranin-kor-basamaklari


Dar olan…
http://evvel.org/dar-olan-daglarca


“Dağlarca 100 Yaşında” Sergisi’nden İzlenimler:
http://evvel.org/daglarca-100-yasinda-sergisinden-izlenimler



Başlangıç Olayı:
http://evvel.org/baslangic-olayi


Üç Şiir: “Yanmak, Gündüz, Yeşil”
http://evvel.org/uc-siir-yanmak-gunduz-yesil-f-h-daglarca


Ece Ayhan ve Dağlarca:
http://evvel.org/ece-ayhan-ve-daglarca


Denizden Gelen…
http://evvel.org/denizden-gelen


Görmek
http://evvel.org/gormek


“Bir sanat eseriyle karşı karşıya olduğumuzu anlasak,
daha doğrusu anlasalar, bize yetecek.” (O. Rifat)
http://evvel.org/bir-sanat-eseriyle-karsi-karsiya-oldugumuzu
-anlasak-daha-dogrusu-anlasalar-bize-yetecek-o-rifat


Sessizlik
http://evvel.org/sessizlik


Meçhul Çocukların El İşi Vazifesi
http://evvel.org/mechul-cocuklarin-el-isi-vazifesi-daglarca


Kalıt
http://evvel.org/kalit


Kişilik
http://evvel.org/siir-kisilik-fh-daglarca


Dağlarca İmzaları ve “Karşı Duvar” Dergisi
http://evvel.org/daglarca-imzalari-ve-karsi-duvar-dergisi


Eki
14
2018
--

Söyleşi: “Sanatı Saf Şiire Kavuşturmak için Kurulan Reddiye Hatları” (Rafet Arslan)


Rafet Arslan


Zafer Yalçınpınar: Kirli Çıkın… ki ilk şiir kitabın olarak tanımlıyorsun, Eylül’de yayımlandı. Kirli Çıkın’ın kökleriyle, doğuşuyla ilgili birçok ipucu içeren detaylı bir yazı kaleme aldın, ama tekrardan vurgulamak, sormak istiyorum: Şiir dilini ve tahayyülünü etkileyen süreci, o kimyayı, o birikimi anlatır mısın?

Rafet Arslan: Kirli Çıkın; yazan, düşünen, resmeden ve performans yapan kişinin tüm biriktirdiklerinden damıttığı, otonom bir alanın kendisidir. Bu noktada kendi seçtiğim hayat; onu yaşamak için tüm çabalarım, girdiğim çıkmaz sokaklar, kazdığım tüm tüneller, keşfettiğim yeni yollar bu kitabın yazın öyküsünü oluşturmuştur. Ve bitmiş bir öykü değildir bu; o menzildeyim hâlâ; TV kanalları arasında çıkan sinyalsiz ekranın yarattığı metafizik boşluğun içinde. Hâlâ tutkuyla bağlı olduğu şairleri honore eden ve bunu yaparken kendine ait bir dili arayan, yoklayan bir kalem olarak. Hiçbirimiz bu dünyada neden olduğumuzu ve geleceğin bizi nerelere sürükleyeceğini bilmiyoruz. Apollon’un kehanet merkezleri çoktan toprak altında kaldı, Delphi kâhinleri ise yüzyıllardır sus pus. Şimdi makinesel bir kıyametin şafağında bir yazılıma henüz dönüşmeden zihnimin ve ruhumuzun özgürlüğünü aramaya devam ediyorum. Benim için bu arayışın tümünün adı: Şiir’dir.

(…) Söyleşinin tam metnini http://upas.evvel.org/?p=382 adresinde okuyabilirsiniz.

 


Kirli Çıkın, Rafet Arslan
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 30 Sayfa
Okumak için: bit.ly/kirlicikin


Rafet Arslan, gerçeküstü kolajlarında ve kadrajlarında imgesel açıdan külyutmaz bir devinim sergiler. Kendisinin “ilk şiir kitabı” olarak tanımladığı Kirli Çıkın, gerçeğin matematiğini yeniden oluşturmak ve sanatı saf şiire kavuşturmak için yazılmış modern bir hiyeroglif (yeni bir alfabe) şeklinde okunmalı… Belli ki Rafet, Kirli Çıkın’ında alev alacak türden bir poetikayı gerçeküstücü sanatın birikimiyle yıllarca kurgulamış.” (Zy)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
13
2018
--

KalemKahveKlavye’nin Dijital Kütüphanesi

“Bugünün Edebiyatı” Dosyası


Geçtiğimiz yıllarda “Kalem Kahve Klavye” ekseninde çok önemli eleştirel soruşturmalar gerçekleştirildi. Soruşturma dosyalarına bütünsel olarak ulaşabileceğiniz dijital platform http://kutuphane.kalemkahveklavye.com/ adresinde yayın hayatına başladı. EVV3L taifesi olarak, hakikate temas eden sıkı çalışmaları derli toplu bir biçimde arşivleştirerek okurla buluşturan Koray Sarıdoğan‘a bu yeni projesinde başarılar diliyoruz.


Eki
09
2018
--

“Hasta la victoria siempre!”


Emperyalizme karşı mücadele kararlılığı ve devrimle özdeşleşen
Ernesto Che Guevera‘yı saygıyla anıyoruz. Büyük devrimciyi
ve tarihsel mücadelesini Julio Cortazár’ın “Buluşma” adlı efsanevi
metniyle selâmlıyoruz: http://bit.ly/cortazarbulusma


Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com