Ağu
15
2026
--

Cemal Kırca: “Sessiz yaşadım, kim beni, nerden bilecektir?” (Turgut Uyar)

Cemal Kırca (1918-1995)

(Erzurum Lisesi’nde, 19 Mayıs Töreni’nde..)

Annem Zeynep Meral Yalçınpınar ve Kırca Ailesi tarafından akrabamız olan şair Cemal Kırca‘yı saygıyla anıyorum. Cemal Kırca’ya dair en kapsamlı arşiv çalışmasını gerçekleştiren Sn. İhsan Tevfik Kırca ile Cemal Kırca şiirinin geleneğe bağlı toplumsal gücünü irdeleyerek -bir kez daha- hepimize hatırlatan Turgut Uyar‘a sonsuz teşekkürlerimi sunarım. (Zy)


(Sayfaları büyüterek okumak için üzerlerine tıklayın…)

TURGUT UYAR
Bir Şiirden, İyi Şeyler Yay., 2. Baskı, Mart 1999, ss.125-129


“Geçit”, Cemal Kırca Kitabı
Hazırlayan: İhsan Tevfik Kırca
Pervaz Yayınları, 1. Baskı, Haziran 2004, 350 Sayfa
(İhsan Tevfik Kırca’dan Zeynep Meral Yalçınpınar’a ithafen imzalı…)


(Görselleri büyüterek incelemek için üzerlerine tıklayınız..)

Cemal Kırca’nın Bibliyografyası
“Geçit”, Cemal Kırca Kitabı
Hazırlayan: İhsan Tevfik Kırca
Pervaz Yayınları, 1. Baskı, Haziran 2004, ss. 359-363


Cemal Kırca’ya dair çeşitli efemeralar…

(Görselleri büyüterek incelemek için üzerlerine tıklayınız..)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan imzalı ilgilere https://evvel.org/ilgi/imzali adresinden, poetika çalışmalarına ise https://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
14
2026
0

YAVUZ ÇETİN’İ ÇOK ÖZLÜYORUZ…

15 Ağustos 2001’de vefat eden
sıkı gitarist Yavuz Çetin‘i saygı ve özlemle anıyoruz…


YANKI ODASI (32. Bölüm)
Yavuz Çetin ile Kerim Çaplı’ya Saygı Özel Yayını
18 Ağustos 2025



Zafer Yalçınpınar, Karga Mecmua, Ağustos 2009, Sayı: 30
(Görseli büyüterek okumak için üzerine tıklayın…)


yavuzcetin

“Yavuz Çetin, ‘soundcheck’ yaparken… “
Fotoğraf:  Z. Yalçınpınar
1999, Shaft Blues Club-Kadıköy

SIKI GİTARİST YAVUZ ÇETİN

Sıkı gitarist Yavuz Çetin’in ölümünün üzerinden yaklaşık olarak sekiz yıl geçmiş. Demek ki Yavuz Çetin hakkında bir şeyler yazmaya ancak sekiz yıl sonra cesaret edebiliyorum.

Her şeyden önce Yavuz Çetin’i “sıkı gitarist” yapan şeyin ondaki eşsiz “tuşe” olduğunu -tüm ağırlığıyla- ortaya koymalıyız. Tuşe; bir şarkının, bir melodinin ya da bir müzikal tipolojinin ruhunu/özünü dinleyiciye aktarabilmedeki ustalıktır. Bir tür içtenliktir.  Senelerini gitar tekniğini güçlendirmekle harcamış biri, evet, her türlü şarkıyı çalabilir, gitar üzerinde her türlü akrobasiyi yapabilir, fakat çaldığı şeyin ruhunu içselleştiremeyip ömrü boyunca tuşesiz bir gitarist olarak kalabilir de… Böylesine sportmen bir gitaristin çaldığı her şey saman gibi gelir dinleyiciye.  Yavuz Çetin ise bastığı her notayı içselleştirebilen nadir gitaristlerdendi. 1998 yılının kış aylarından birinde Yavuz Çetin’in “İLK” adlı albümünü “ilk” kez dinlediğimde, albümü hemen beğenmemin nedenlerinden biri de -sanırım- bu güçlü tuşeydi. Özellikle de şarkılardaki blues rifflerinin zamanlamasından, yerlemlerinden ve şarkının armonisine pürüzsüzce eklemlenebilmiş olmalarından dolayı çokça etkilenmiştim. Albümü defalarca dinledim ve albümdeki dinginliğin nasıl olup da bu kadar “enerji dolu” olduğunu, olabildiğini düşündüm, durdum. Hatta bu kimyayı -kendimce- matematiksel (modal/makamsal) olarak hesaplamaya bile çalıştım. O zamanlar cevabı bulamamıştım fakat şimdi, bugün, özellikle de gitar için düşündüğümüzde bu sorunun cevabının Blues Ruhu’yla açıklanabileceğini biliyorum.

1998’in yazında Kadıköy’ün cafe-barlarından birinin tüm masalarında Yavuz Çetin ve grubunun tanıtım broşürünü gördüm. Bu tanıtım broşürleri aynı zamanda da indirim biletleriydi. Yavuz Çetin ve grubu Çarşamba akşamları “Kallavi Bar” diye bir yerde çalıyordu ve indirim biletleri bu barda geçerliydi. Biletlerden birkaç tane aldım ve ilk Çarşamba gününün gelmesini bekledim.

(Yazıda bahsedilen indirim kuponu, Shaft Blues-Jazz Club’ın ilk yeri Kurbağalıdere’nin yanında bulunan Kallavi Fasıl/Meyhane’nin bodrum katıydı. Zy)

Söz konusu ilk Çarşamba gecesi Blues tutkunu bir arkadaşımla birlikte soluğu Kallavi Bar’da aldık. Barı gördüğümüzde çok şaşırdığımızı itiraf etmeliyim. Kallavi Bar, Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın yanında, Kurbağlıdere’ye paralel olarak inşa edilmiş, köşkten devşirme bir yapıydı. Barın “üst” katından bol rakılı fasıl ezgileri filan geliyordu. Kapıdaki görevliye Yavuz Çetin’i izlemek istediğimizi ve fasıl seslerini duyunca şaşırdığımızı söyledik. Görevliden Yavuz Çetin’in ve grubunun “alt” katta çaldığı bilgisini alınca rahatladık.  (Aslında rahatlamamalıydık, çünkü gerçekte –yani bu memleketin “kara” gerçeğinde- Yavuz Çetin isimli sıkı gitarist, o köşkün alt katında değil de yandaki stadyumda çalmayı hak eden biriydi.)

Köşkün bodrum dairesine benzeyen alt katına girdiğimizde sahnede Yavuz Çetin ve grubu,  Jimi Hendrix’in “Voodoo Chile” adlı şarkısının solo bölümünü çalıyorlardı. Ardından, Cream’den “Sunshine Of Your Love” geldi. Şarkıların sololarında Yavuz, bir nota bile teklememişti. Büyülenmiştik.  Daha önce Kadıköy’de hakkını vererek Jimi Hendrix çalan bir grup da görmemiştik. Yavuz, bu eski ve sıkı şarkıyı çalarken şarkının ruhunu kendinde hissediyordu ve bu ruh Yavuz Çetin’den bize doğru akıyordu.

Bütün gece hayranlıkla Yavuz Çetin’i izledik, dinledik, içki içtik.  Blues tutkunu arkadaşım, programın sonuna kadar beklemişti ve sonunda sahneden indiğinde Yavuz’un yolunu kesip, onun elini öpercesine;

“Bu sıkı şarkıları bu kadar sıkı çalmaya devam ederseniz size dinozor diyecekler…” dedi.

Yavuz Çetin gülümseyerek:

“Desinler, önemli değil… Bir gün gelecek bugün bana dinozor diyenlere de başkaları dinozor diyecekler. ” diye cevapladı ve içkisini almak üzere bara yöneldi.

Şimdi, bugün, 2009’da, kime “dinozor” diyebileceğimizi bilemiyorum, fakat hangi gitaristlere ve gruplara “geyik” denilebileceğini çok iyi biliyorum. Açıkça söyleyeyim; Yavuz Çetin bugüne kadar sahnede izlediğim en tuşeli ve sıkı gitaristlerden biridir. Belki de birincisidir.

Yavuz Çetin’in ölümünün üzerinden sekiz yıl geçmiş.  Bunca zamana rağmen zorlukla –ellerim titreyerek ve kafa karışıklığıyla-  yazdığım bu yazıyı, Yavuz Çetin’in şarkı sözlerinden bir bölüm alıntılayarak bitirmek “yerinde” olacaktır:

“Sahil sakin ve sessiz
Motel ışıkları durgun deniz
Karşıda bir balıkçı teknesi
Kırık dökük iskele 

Sıcak günlerin yorgunluğu üzerimde
Umutsuzluk görünürde
Henüz batan güneşin özlemi
Ve bu yalnızlık çekilmez gibi”

Zafer Yalçınpınar, 2009
“Sıkı Gitarist; Yavuz Çetin”, “kargamecmua müzik yazıları (2007-2011)”,
G Yayın, Geniş Kitaplık, 2011, s. 62


yavuzcetin2

“Bend’e çıkarken Yavuz Çetin…”
Fotoğraf:  Z. Yalçınpınar
1999, Shaft Blues Club-Kadıköy

Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
05
2026
--

Petunyalara Ülke Olacağım (Esra Kuş)

(…)
kan, ter, güç oyunu, koltuklar, muhasebe ve ılık bir yeşil var aramızda,
bedava oku şarkıyı, bedava dinleyeyim,
sondan ikinci turu birlikte tamamladıkların ileride bakmayacaksa yüzüne
ara sıra değiştir yüzünü,
sesin bedava üstüne bahis koydur,
herkese bedava kulak
bedava şarkı
olmaz
(…)

Esra Kuş
Ağustos 2026


Şiirin tam metnine https://upas.evvel.org/?p=3489 adresinden ulaşabilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Ağu
04
2026
--

Toplanıp bir odanın / en güzel geçmişine / dünyayı ısıtalım: İyi ki doğdun Turgut Uyar!

Resmi kayıtlara göre 4 Ağustos 1927’de dünyaya gelen
Turgut Uyar‘ı doğum gününde saygıyla anıyoruz…

(…) Şöyle anlatayım: Babam küfretmez, kötü konuşmaz, insanı hiç ama hiç aşağılamazdı. Hani vardır ya, bazı insanlar bakışlarıyla küçümserler karşısındakileri, babam onu hiç yapmazdı. Bir şeye sinirlendiğinde uzun uzun susardı. Bu suskunluğu çevresine dalga dalga yayılırdı tabii, tam manasıyla fırtına öncesi sessizlik dediklerinden. Susmanın artık dayanılmaz olduğu, daha doğrusu ayranının kabardığı eşikte birdenbire masayı devirip kalkar; masa şangur şungur devrilirdi. Sonra yeniden bir sus pus olma hali. İşte şiirlerinde de bu hissi almışımdır, bir şeyler birikir, yoğunlaşır ve aniden patlar. (…)

Semiramis Uyar
“Turgut Uyar’ın Çocuklarıyız”, Haz: Derviş Aydın Akkoç
İletişim Yay., 2014, 1. Baskı, s. 40


Turgut Uyar’ın SEKA Kimliği
(H.Turgut Uyar Arşivi’nden…)

(Turgut Uyar’ın Aşiyan Asri Mezarlığı‘nda bulunan kabristanı…)


Yankı Odası, Turgut Uyar Özel Yayını (10. Bölüm, 4 Ağustos 2024)

Yankı Odası, Turgut ve Tomris Uyar Özel Yayını (11. Bölüm, 22 Ağustos 2024)


EVV3L kapsamındaki Turgut Uyar Arşivi

1/ https://evvel.org/?s=Turgut+Uyar
2/ https://evvel.org/page/2?s=Turgut+Uyar
3/ https://evvel.org/page/3?s=Turgut+Uyar

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com