Nâzım Hikmet’in 124. doğum gününde, onun kavgasını hatırlamak ve hatırlatmak, salt bir anma değil; bugüne bir savaş ilanı. Birikim’in özel sayısı, Belge, Koçak ve Keser’in yazıları üzerinden, Nâzım’ı tarihsel olarak tutsaklaştırmak, kavgasını parçalamak ve liberal-estetik bir figüre indirmek istiyor. Bunu görmezden gelmek mümkün değil. Bu, sadece edebi bir tartışma değil, bugünkü politik kavganın da ta kendisi.
Nâzım Hikmet’in 124. doğum yılında Birikim dergisinin yayımladığı Nâzım Hikmet özel sayısının bir özel amaca istinaden hazırlandığını peşinen varsaymasak bile, ilgili sayının ufku meşhur İranlı şair Sadi’nin bir sözünü akıllara getiriyor: “Akrebin sokması kininden değil, tabiatındandır.” Birikim dergisi, Nâzım’ı anmaya kalkınca, Nâzım’ı yeniden düşünmekten çok, onu siyasetsizleştirip ehlileştirmeye vardırıyor. Onu komünist bir şair olarak değil, yorulmuş bir ihtiyar, pişman bir estet, ulusal bir alegori ya da apolitik fragmanlar toplamı olarak okura sunuyor.
Birikim çevresi bunu ilk kez yapmıyor. Yaklaşık yarım asırdır aynı işi yapıyor liberaller: düzenden kopma ihtimali taşıyanı yumuşatmaya, kavgayı yoruma, mücadeleyi metne, devrimi hatırata dönüştürmeye çalışıyorlar. Bugün hâlâ Nâzım’a yapmaya çalıştıkları da bu. Şaşırtıcı değil. Ama cevapsız bırakılacak türden hiç değil. Çünkü Nâzım Hikmet geçmişin zararsız bir sesi değil. Bugünün kavgasında şiiriyle, siyasetiyle, hayatıyla hâlâ taraf olan bir yoldaş. Onu şiirinden ayırmaya çalışanlar aslında onu kavgasından koparmaya çalışıyor. (…)
Kaya Tokmakçıoğlu’nun kaleme aldığı eleştirel inceleme yazısının tam metnine https://haber.sol.org.tr/haber/liberal-solun-yalan-soyleme-rahatligi-sairin-124-dogum-gununde-bir-polemik-405327 adresinden ulaşabilirsiniz.
Hamiş: EVV3L kapsamında bulunan Nâzım Hikmet başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/tas-ucak adresinden ulaşabilirsiniz.













































