Eyl
23
2020
--

…saudade- (kesit)

1/
zamanı bir boydan ölçerdik.
_________hatır, olan!
iyi bir, kötü bir. çalımlık cinas,
_________dikenayak!
-ki ak dediğin bozmadır karadan-

2/
içbükümlü bir düşünden ırak
_________kılıç, kınında
bir çakma çin prensesi gözlerken
_________tıkırında, uzun
çemberinde feleğin çatal inat
_________dikişsiz, kıl!
hani, yardığı gibi boğazın çeliği,
_______çın!

3/
imdi kayıplara erişmiştir karam, silik.
yıldızlar, çakı gibi ağzında topun.
kalb, sürçmeksizin bir tetik infilak.
ve kafam yerine konmuş kaygının,
_________farksız.
(…)


Emir Alisipahi‘nin Ekim 2020’de yayımlanacak şiir kitabından bir kesittir… Merakla bekleyiniz! (upas.evvel.org)

Eyl
19
2020
--

Şegaf’tan… (Zafer Yalçınpınar)


Aramızdaki mesafedir buz… Bir gölün, göl olamayışı. Bir yolun, bir türlü bitmeyişi… Denizin, Akdeniz’in tam tersi! Senin bana, benim de sana kavgamdır, yokuşumuzdur: Buz!

(…)

Yaşamın kıymetini idrak etmek için nefesini tut, solunumunu durdur. Kalbin bir vuruş atlaması, sekmesi gibi… Mesela, bir gecenin sonunda sabahın gelmediğini düşün; güneşin doğmadığını, her gün görmeye alıştığın bir deniz manzarasının veya bir gölün yerinde olmadığını düşün, o boşluğun acısını hisset!

İşte böylesine kıymetlidir nefes almak: Yaşamaya başladığında yaptığın ilk iştir; tabiî yahu – yaşamının kanıtıdır; nefes alman…

(…)

Örümcekler ağ örüyor, geceleri. Odalar yorgun, evler ve çiçekler suskun. Liman sessiz, tekneler de uykuda, ağaçlar bakışsız. Arabalar işsiz. Sadece yıldızlar birer sunak gibi parlıyor, gökyüzünde, geceye. Her şey bir bitişin ve başlangıcın eşiğinde. Gecenin her yere dolan biricik ve karanlık yalnızlığı, çatıların kimsesizliği.

Her şey ve herkes gündüzün beklentisiyle yüklü.

(…)

Bizans toprağı: Tarihin yeniden yazılabilen yükleriyle, sonsuz boğucu sıkıntısıyla ve doğu – batı geriliminin özel müziğinde: – bakırlaşmıştır.

Hilebaz bir direklerarası (tulûat) oyuncusunun icra ettiği tuhaf bilmecelerle, söylencelerle ve korkaklıkla: – zümrüt rengi boyanır baştan aşağı gökyüzüne, geçitlerine, sularına ve sarnıçlarına; büyük bir şiirin gayri resmî portresi çizilir, karanlıkta: – kasvet burçlarıyla körlüğünün: Ey İstanbul!

(…)

Evlerini, çerçevelerini –köşeli ve durağan her şeyi– soyunmak ister pencereler: İçeriyi dışarıya, dışarıyı içeriye. Bir görüntü alevleniyor ve soğuyor yaşamın her ânında, pencerenin yüzünden; yeryüzüne, gökyüzüne, ışığa, karaltıya, içeriye, dışarıya. Pencerelerden daha huysuz, değişken, sıkıntılı ve kandırmacalı bir yapı biçimi yoktur evrende.

(…)

Rahat, sakin, acelesiz ve mükemmel varlıklardır; ağaçlar. Yaşamdan soluk alıp yaşama soluk verirler ve olgun düşünceler geliştirirler yapraklarının damarlarında.

Rüzgârın ev sahibidir; ağaçlar.

(…)

“Biz buzullara şiir gömdük ve onurumuzla öldük.”

(…)

Zafer Yalçınpınar
Şegaf, Upas Yayın, 2020


Şegaf‘ın tam metnini pdf dokümanı biçeminde http://bit.ly/segaf adresinden okuyabilir ve arşivleyebilirsiniz.

Eyl
11
2020
--

“Şegaf” (Zafer Yalçınpınar)


Şegaf, Zafer Yalçınpınar
UPAS Yayın, Eylül 2020, 32 Sayfa
Okumak için: bit.ly/segaf


Bir dağın kesitini alıyormuş gibi düşünelim onu. Zafer Yalçınpınar, kelimelerin omurgasına -yani dağın merkezine- iniyor ve oradaki madenden/özütten tanımlamalar sunuyor bize… Yanarak, kavrularak, kendini yakarak! Velhasıl tüm mesele şu; anlamını bulamamak… Heyhat! Bir ağacın gövdeden çatırdayışı, henüz kapanmış bir mezardan gelen o “güm” sesi, sabahın o gri yalnızlığı yüzümüze dikmesi… Heyhat! Şegaf!
(Emir Alisipahi)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eyl
09
2020
--

Upas Yayın 2 yaşında!



Sıkı şiire öncelik vermek ve imgelemin
özgürleşmesini sağlamak için oluşturduğumuz
Upas Yayın, 2 yaşında!

Yayımladığımız 30 kitabımızla birlikte
tüm dostlarımızı selamlıyoruz…
upas.evvel.org

Eyl
07
2020
--

Upas Şiir: “Kadıköy’den Son Çıkış” (Rafet Arslan)


Kadıköy’den Son Çıkış, Rafet Arslan
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2020, 26 Sayfa
Okumak için: bit.ly/kadikoysoncikis


“Bu kitap Rafet Arslan‘ın gayriresmî -ve kişisel- Kadıköy tarihinin saf şiire dönüşmüş ahvalidir. İmgelemin Özgürleşmesi’ne güç veren sanatçı dostlarıyla birlikte Rafet Arslan, Kadıköy’den Son Çıkış‘taki tükeniş ânında her şeyin -evrenin bile- acıyla biçimlenen yıkımını omuzluyor!” (Zy)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Ağu
27
2020
--

İlhan Berk Anma Etkinliği, 2020


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan İlhan Berk başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz. (2020 İlhan Berk Anma Etkinliği’ne dair bilgiyi evvel.org‘a ulaştıran Sn. Ahmet Berk‘e çok teşekkür ederiz.)

Ağu
22
2020
0

Turgut Uyar’ı saygıyla anıyoruz…

22 Ağustos 1985’te kaybettiğimiz Turgut Uyar’ı saygıyla anıyoruz…

EVV3L kapsamında yer alan Turgut Uyar ilgilerinin tamamına
http://evvel.org/?s=Turgut+Uyar adresinden ulaşabilirsiniz.


Turgut Uyar’ın Şiir Günlüğü’nden kendi elyazısı ile… (19-8-76)


EVV3L kapsamında yer alan Turgut Uyar ilgilerinin tamamına
http://evvel.org/?s=Turgut+Uyar adresinden ulaşabilirsiniz.


Ağu
21
2020
--

“Rüzgâr Defteri” 5 yaşında!

Zafer Yalçınpınar​, “Rüzgâr Defteri”
YAYINPasaj69.org, Ağustos 2018, 2. Edisyon, 34 Sayfa

Okumak için: http://bit.ly/ruzgardefteri2


(…) “Rüzgârı düşünüyorum” deseydim, inanır mıydın buna? Örneğin, rüzgârın resmi nasıl çizilir, nasıl boyanır? Evet, eğilmiş ağaçlar, uğuldayan tepeler, dolgun yelkenler, sallanan yapraklar, vuran kapılar, kepenkler, toz bulutları: Hızla büyüyen sarmaşıksı bir duygu. Ancak, hiçbirisi rüzgârın anlamını karşılamıyor: Bunlar rüzgârı algılamamızı sağlayan imgeler, göstergeler; yani, gördüklerimiz: Rüzgârla -rüzgârın etkisiyle- devinen şeyler bunlar, rüzgâr değil. (…)


Deftere dair Uğur Yanıkel’le birlikte gerçekleştirdiğimiz “Rüzgârı Şiirlemek”
başlıklı söyleşiyi http://bit.ly/ruzgarisiirlemek adresinden okuyabilirsiniz.

Ağu
17
2020
--

Tiraje Dikmen’in Mirası ve Vasiyeti Hakkında…


Figüratif soyut sanatın Türkiye’deki en önemli isimlerinden Tiraje Dikmen‘in mirasına dair çok üzücü haberler geliyor, duyuyorum… Sanat tarihimiz kapsamındaki kültürel miras problematiğine yeni bir utanç vesilesi daha eklememek için konuya dair kalıcı çözümler elde etmek, en yüksek düzeyde koruyucu tavırlar sergilemek gerekiyor! (Zy)


Okuyunuz:

Tekin Deniz, 2 Ağustos, 2020, Twitter

İhsan Yılmaz, 5 Ağustos 2020, Hürriyet Gazetesi

İstanbul Üniversitesi, 6 Ağustos 2020, Kamuoyu Açıklaması

İhsan Yılmaz, 12 Ağustos 2020, Hürriyet Gazetesi

Mimar Sinan Üniversitesi, 14 Ağustos 2020, Twitter

Son Güncelleme: 17 Ağustos 2020

Tireje Dikmen kimdir;
http://evvel.org/?s=Tiraje+Dikmen

Ağu
15
2020
0

Yavuz Çetin’i çok özlüyoruz…

15 Ağustos 2001′de vefat eden sıkı gitarist Yavuz Çetin’i, saygıyla anıyoruz…


 yavuzcetin

“Yavuz Çetin, ‘soundcheck’ yaparken… “

Fotoğraf:  Z. Yalçınpınar
1999, Shaft Blues Club-Kadıköy

*

“(…)Her şeyden önce Yavuz Çetin’i “sıkı gitarist” yapan şeyin ondaki eşsiz “tuşe” olduğunu -tüm ağırlığıyla- ortaya koymalıyız. Tuşe; bir şarkının, bir melodinin ya da bir müzikal tipolojinin ruhunu/özünü dinleyiciye aktarabilmedeki ustalıktır. Bir tür içtenliktir.  Senelerini gitar tekniğini güçlendirmekle harcamış biri, evet, her türlü şarkıyı çalabilir, gitar üzerinde her türlü akrobasiyi yapabilir, fakat çaldığı şeyin ruhunu içselleştiremeyip ömrü boyunca tuşesiz bir gitarist olarak kalabilir de… Böylesine sportmen bir gitaristin çaldığı her şey saman gibi gelir dinleyiciye.  Yavuz Çetin ise bastığı her notayı içselleştirebilen nadir gitaristlerdendi. 1998 yılının kış aylarından birinde Yavuz Çetin’in “İLK” adlı albümünü “ilk” kez dinlediğimde, albümü hemen beğenmemin nedenlerinden biri de -sanırım- bu güçlü tuşeydi. Özellikle de şarkılardaki blues rifflerinin zamanlamasından, yerlemlerinden ve şarkının armonisine pürüzsüzce eklemlenebilmiş olmalarından dolayı çokça etkilenmiştim. Albümü defalarca dinledim ve albümdeki dinginliğin nasıl olup da bu kadar “enerji dolu” olduğunu, olabildiğini düşündüm, durdum. Hatta bu kimyayı -kendimce- matematiksel (modal/makamsal) olarak hesaplamaya bile çalıştım. O zamanlar cevabı bulamamıştım fakat şimdi, bugün, özellikle de gitar için düşündüğümüzde bu sorunun cevabının Blues Ruhu’yla açıklanabileceğini biliyorum.(…)”

Zafer Yalçınpınar, 2009
“Sıkı Gitarist; Yavuz Çetin”, “kargamecmua müzik yazıları (2007-2011)”,
G Yayın, Geniş Kitaplık, 2011, s. 62

Not: Yazının tam metnine http://zaferyalcinpinar.com/k13.html adresinden ulaşabilirsiniz.


yavuzcetin2

“Bend’e çıkarken Yavuz Çetin…”

Fotoğraf:  Z. Yalçınpınar
1999, Shaft Blues Club-Kadıköy

*


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
06
2020
--

Oruç Aruoba’dan Zafer’e; ‘Borsa’da kullanabilir mi, bilmem!

Ustamız Oruç Aruoba tarafından adıma ithafen imzalanan kitapların -hemen hepsinin- çok değişik hikâyeleri ve anlamları vardır. Bu efemeraların taşıdığı anlamları ve çeşitli detayları Kasım 2020’de Upas Yayın kapsamında yayımlamayı planladığım Usta Defteri‘nde paylaşmak istiyorum. Fakat, Aruoba tarafından adıma ithafen oluşturulmuş öyle özel bir efemera var ki, bu imzanın hikâyesini ve önemini ayrıca vurgulamak gerekiyor.


19 Eylül 2002’de, Oruç Aruoba’yla Galata Köprüsü’ndeki ilk buluşmamızda ben 23 yaşındaydım. Marmara Üniversitesi’nin enstitülerinden birinde ‘Sermaye Piyasası ve Borsa’ üst-başlığında yüksek lisans yapıyordum ve yüksek lisansın tez aşamasına yeni geçmiştim. Aruoba, ekonometri lisansımı ve yüksek lisansımdaki “borsa” başlığını duyduğunda “Orada, borsada, tüm olup bitene baktığımda, bir çeşit tapınma görüyorum,” dedi ve “Tıpkı kutsal mekânlarda gerçekleştirilen ritüeller gibi, tapınma içeren bir düzen var orada…” diye ekledi. Ardından, üzerinde Arapça harfler bulunan bir kâğıt para/banknot (10 Pakistan Rupisi) çıkardı cüzdanından ve banknotun görünmez filigranının gizlendiği boşluğa şunları yazdı:

Zafer’e.-
‘Borsa’da kullanabilir mi, bilmem-
Oruç,
19 Eylül ’02

Bir süre, Aruoba’nın bu hamlesine ve kâğıt paranın üzerine yazdığı nota anlam vermeye çalıştım. Aklıma gelen ilk şey; birçok ülkede banknotların üzerine yazı yazmanın çok büyük bir suç olarak kabul edildiği ve Aruoba’nın bu hamlesinin mali değerler sistemini -veya bizatihi devlet düşüncesini- reddetmek yönünde bir anlam taşıdığıydı. Fakat emin olamıyordum. Yıllar sonra, Aruoba’ya bu hamlesinin anlamını sorduğumda, “Senin borsada veya bir bankada çalışamayacağını o günden biliyordum.” diyecekti, ustamız…

Zafer Yalçınpınar
9 Haziran 2020



Oruç Aruoba’dan
Zafer Yalçınpınar‘a ithafen
imzalı kitaplar…


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Oruç Aruoba çalışmalarının tümüne http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
05
2020
--

“Neoliberalin özrü kabahatinden daha kötüdür!”

Neoliberal edebiyat çevrelerinde bir “özür” geyiği dönüyor. 15-20 yıldır edebiyatı çöplüğe çevirenler, kalb ve vicdan arayışını terk edip, dilin hakikatine ve haysiyetine ihanet ederek -özellikle de şiirimize- her türlü kötülüğü yapanlar, “özür” dilemeye hazırlanıyorlarmış. Utanmazlıkta lider marka haline gelenler, özür numaralarıyla yeni çöplükler yaratmanın peşindeler. Bilinsin diye söylüyorum: Yeni Sinsiyet Tipolojisi‘nin dileyeceği özürler kabahatlerinden daha pis kokacaktır, kokar.


Ayrıca bkz: Yeni Sinsiyet Hakkında Yazılar

Ağu
02
2020
--
Tem
18
2020
--

Sanat Olayı… Yeniden!


80’li yılların etkin dergisi Sanat Olayı yayın hayatına
yeni ve bütünleşik bir momentumla devam ediyor!
Bkz: https://sanatolayi.com/

Tem
17
2020
--

“Zamana Düşüş” (E.M. Cioran)


(…) İnsanın her saniye insan olduğunu hatırlaması iyi değil. Kendi üzerine eğilmek zaten kötü; saplantılı bir işgüzarlıkla türün üzerine eğilmek ise daha beter: İçebakıştaki keyfi sefilliklere nesnel bir zemin ve felsefi bir haklılık atfetmek bu. Benliğimizi ezip öğüttükçe, bir kaprise kurban olduğumuzu düşünmekten medet umarız; bütün benlikler bitmek bilmez bir geviş getirmenin merkezi haline gelir gelmez, bir dolambaç üzerinden kendi durumumuzdaki mahzurları umumileşmiş buluruz; kendi kazamız evren düzeyinde geçerli durum, kaide mertebesine erişir. (…)

(…) Önce var olmanın ham gerçeğindeki anormalliği, sonra özgül durumumuzdakini idrak ederiz: İnsan olma şaşkınlığından önce, olma şaşkınlığı gelir. Mamafih şaşakaldıklarımızın ilk verisini halimizdeki uygunsuzluk oluşturuyor olmalı: İnsan olmak, sadece olmaktan daha az doğal. İçgüdüsel olarak hissederiz bunu; nesnelerin mutlu mesut uykusuyla özdeşleşmek için kendimizde… (…)

E.M. Cioran
“Zamana Düşüş”, Çev: Savaş Kılıç
Metis Yay., Temmuz 2020, s.11-13


Ayrıca bkz: http://evvel.org/?s=cioran

Tem
15
2020
--

Dudağının Kenarındaki Çizgi’den…


Okumak için: bit.ly/kenarcizgi


The Poet House bünyesinde İsmail Sertaç Yılmaz’la birlikte gerçekleştirdiğimiz -ve En Uzun Geceden‘in devamı niteliğinde olan- Dudağının Kenarındaki Çizgi projemiz yayımlandı. Eserin 100 adetle sınırlı ve numaralandırılmış koleksiyon nüshalarına sahip olabilmek için burayı tıklayarak sipariş verebilirsiniz. Proje kapsamında sunduğu tasarımsal ve siirsel katkılar ile gösterdiği özen için İsmail Sertaç Yılmaz’a çok teşekkür ediyorum. (Zafer Yalçınpınar)


Önemli Not: 
“Dudağının Kenarındaki Çizgi” adlı şiirle
birlikte iki etkin “yan okuma” yapılabilir:

/1/ Çizgi
/2/ En Uzun Geceden


Zafer Yalçınpınar‘ın yayımlanan tüm şiirlerini, şiir kitaplarını ve edebiyat çalışmalarını http://zaferyalcinpinar.info adresinden ücretsiz (pdf dosyası biçeminde) okuyabilirsiniz.

Tem
14
2020
--

Ustamız Oruç Aruoba, 72 yaşında!


Oruç Aruoba
14 Temmuz 1948 – 31 Mayıs 2020

(…)
Yaşamın, seni ulaşman gereken düzeyin altında tutmağa çalışan eğilimlerle (bu arada kendininkilerle de) savaşmakla geçecek. –Bu yüzden de, ulaşman gereken düzeye ulaşamayacaksın; yani, başarılı olacak o eğilimler, sonunda. Zaten, belki, istedikleri de budur:

Senin, onlarla savaşmak yüzünden, ulaşman gereken düzeyin altında kalman…

Ama savaşacaksın, gene de: sonuç her iki durumda da aynı olmayacak mı zaten – sen, zaten, ulaşman gereken düzeyin altında kalmayacak mısın ki? –Ama, savaşırsan, en azından (nereye gelebilirsen) geldiğin düzeye savaşarak gelmiş olacaksın –bu da boşuna olmayacak.

Oruç Aruoba
“De Ki İşte”, Metis Yayınları, 2001, s.44


EVV3L kapsamında yayımlanan 
Oruç Aruoba Çalışmaları‘na
aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz:

1/ http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba
2/ http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba/page/2
3/ http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba/page/3

Tem
12
2020
0

Gördüm, gördüm, gördüm: “Gerçeklikte gemiler terketmektedir fareleri.” (Ece Ayhan)

eceanma2


12 Temmuz 2002’de vefat eden sıkı şair
Ece Ayhan’ı saygıyla anıyoruz…


“Beni kafakola alamıyorlar. Şu anda bile -ki 60 yaşındayım- kafakola alamıyorlar.Bir beklentim yok. Bir şey istemiyorum. Ev istemiyorum, rüşvet istemiyorum, para istemiyorum, ödül istemiyorum.” Ece Ayhan


EVV3L’in Ece Ayhan İlgileri İndeksi (2007-2020)
http://bit.ly/eceindeks


Ece Ayhan Web Sitesi:
http://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html


Zafer Yalçınpınar’ın İnceleme Yazıları

1/ Ece Ayhan Hakkında Bilinmeyenler (2016)
Okumak için: http://bit.ly/eceayhanbilinmeyenler

2/ Ece Ayhan’ın İktidar Karşıtlığı (2017)
Okumak için: http://bit.ly/eceayhaniktidarkarsitligi

3/ Ece Ayhan Çağlar Adası (2012)
Okumak için: http://bit.ly/eceayhanadasi


Tem
06
2020
--

25 Yıl Önce: Yavuz Çetin ve Bülent Ortaçgil, Rokoko’da…


“Türkiye’nin en önemli blues gitaristlerinden Yavuz Çetin ile müzisyen, besteci, aranjör ve söz yazarı Bülent Ortaçgil’in birlikte katıldığı 1995 tarihli “Rokoko” programının kaydı YouTube’a yüklendi.

Moğollar’ın bas gitaristi Taner Öngür ile tiyatro sanatçısı Hakan Sepetçi’nin birlikte sundukları ve Flash TV’de yayımlanan televizyon programı “Rokoko”ya 1995 yılında Yavuz Çetin ve Bülent Ortaçgil katıldı.

Yavuz Çetin’in canlı performans konuğu, Bülent Ortaçgil’in de söyleşi konuğu olarak yer aldığı 50 dakikalık programda Çetin “Sahil”, “Hiç Düşünmezsin”, “Fanki Tonki Zonki”, “Bir Kaç Saat” adlı şarkılarının ilk hallerini seslendirdi.”

Kaynak: http://www.kulturservisi.com/p/yavuz-cetin-ve-bulent-ortacgilli-rokoko-programi-25-yil-sonra-dijitalde/


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.

Tem
05
2020
--

Koleksiyon: “DUDAĞININ KENARINDAKİ ÇİZGİ” (Zafer Yalçınpınar)

Sipariş vermek için:
http://shopier.com/3358778


The Poet House bünyesinde İsmail Sertaç Yılmaz‘la birlikte gerçekleştirdiğimiz -ve En Uzun Geceden‘in devamı niteliğinde olan- Dudağının Kenarındaki Çizgi projemiz yayımlandı. Eserin 100 adetle sınırlı ve numaralandırılmış koleksiyon nüshalarına sahip olabilmek için burayı tıklayarak sipariş verebilirsiniz. Proje kapsamında sunduğu tasarımsal ve siirsel katkılar ile gösterdiği özen için İsmail Sertaç Yılmaz’a çok teşekkür ediyorum. (Zafer Yalçınpınar)


Önemli Not: 
“Dudağının Kenarındaki Çizgi” adlı şiirle
birlikte iki etkin “yan okuma” yapılabilir:

/1/ Çizgi
/2/ En Uzun Geceden


Zafer Yalçınpınar‘ın yayımlanan tüm şiirlerini, şiir kitaplarını ve edebiyat çalışmalarını http://zaferyalcinpinar.info adresinden ücretsiz (pdf dosyası biçeminde) okuyabilirsiniz.


Tem
04
2020
--

Nâzım Hikmet’in yayımlanmamış 5 şiiri bulundu…


(…) Nâzım Hikmet’in şu ana kadar hiçbir yerde yayımlanmayan beş şiiri, Yapı Kredi Yayınları editörlerinin TÜSTAV Komintern Arşivi’nde yürüttüğü çalışmalarla ortaya çıkarıldı. Şiirler kitap-lık dergisinin son sayısında yayımlandı.(…)


Bkz: https://www.birgun.net/haber/nazim-hikmet-in-daha-once-yayimlanmayan-5-siiri-bulundu-306615


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Nâzım Hikmet başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/tas-ucak adresinden ulaşabilirsiniz.

Haz
07
2020
--

“Oruç gitti” (Cem Selcen)


Oruç Aruoba ve Ayşe Su Selcen


(…) Oruç, benim hocam, arkadaşım, en yakın dert ortağım, macera dostum, hatta çocuğumun manevi dedesiydi.

Gidişi bu kadar yakınken sağlıklı yazı yazmam imkânsız, benim söyleyeceklerimin içinde daha bir süre -yani ben de gidene kadar- a c ı ve
ö z l e m olacaktır. Sonra tümüyle ö z l e m. (…)


(…) 72 yaşında hayata veda eden Oruç Aruoba, sadece ona ait imlalarla dolu ve okura hep sorular soran metinleriyle Türk edebiyatının, şiirinin en kendine özgü isimlerinden biriydi. Başka hiçbir şey yapmamışsa bile ‘Türkçe’ ile felsefe yapmanın yolunu açanlardandır. (…)


Cem Selcen‘in 5 Haziran 2020 tarihinde Hürriyet Kitap Sanat kapsamında kaleme aldığı kıymetli yazının tam metnini https://www.hurriyet.com.tr/kitap-sanat/oruc-gitti-41534459 adresinden okuyabilirsiniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Oruç Aruoba” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba adresinden ulaşabilirsiniz.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com