Oca
01
2018
--

Sait Faik Araştırma Atölyesi ve Bilişsel Haritalama // Altıncı Bölüm // ‘Şimdi Sevişme Vakti’ şiirleri üzerine… // 7 Aralık 2018 Pazar // NHKM, Kadıköy

Sait Faik’in edebiyatına ve yaşamına dair yeni bulgular ile bakış açıları elde etmek amacıyla, Sait Faik Müzesi çevresince gönüllülük esasında yürütülen “Sait Faik Araştırma Atölyesi” çalışmalarının altıncı bölümü 7 Ocak 2018 Pazar günü, Kadıköy-Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde devam ediyor…

7 Ocak’ta, 14.00-18.00 saatleri arasında, Kadıköy-Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde yürütülecek atölye çalışmalarında, Sait Faik’in “Şimdi Sevişme Vakti” adlı şiir kitabı kapsamında bir oturum gerçekleştirilecek ve elde edilen bulgular ile kavramsal ilişkiler, Sait Faik Odaklı Bilişsel Harita ve diğer türev haritalara eklenecektir.

Türkiye’de, edebiyat alanına yansıyarak Sait Faik odağında gerçekleştirilen ilk “Bilişsel Haritalama” çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgilere http://saitfaikmuzesi.org/sait-faik-odakli-bilissel-haritalama/ adresinden ulaşabilirsiniz.


Moderasyon: Şükret Gökay


Bilişsel Haritalama; belli bir konuyu odak alan öznel algıların birleşimi ile kavramlar, olgular, unsurlar arasında kurulan nedensellik ilişkilerini (nedenselliğin derecesini ve etkileşim yönünü) ortaya çıkarmaya yarayan bir grafik temsil/analiz yöntemidir.

Atölye çalışmaları kapsamında, şu ana kadar 33 katılımcının ortak uygulamalarıyla hazırlanan dört adet bilişsel harita taslağı bulunmaktadır. Çalışmalar sonucu elde edilen kavramlar ve kavramlar arası ilişkiler, yaklaşık 200 unsurdan oluşan ve atölye katılımıyla birlikte sürekli genişleyen/büyüyen Sait Faik Odaklı Bilişsel Harita’ya eklenmektedir.

Üzerinde çalışılan bilişsel haritaların listesi aşağıdadır.

  • Sait Faik Odaklı -büyük- Bilişsel Harita (200 kavram/unsur)
  • ‘Lüzumsuz Adam’ Hikâyesi Ekseninde Bilişsel Harita (36 kavram/unsur). Haritaya http://bit.ly/luzumsuzadambh linkinden ulaşabilirsiniz.
  • ‘Papaz Efendi’ Hikâyesi Ekseninde Bilişsel Harita (23 kavram/unsur). Haritaya http://bit.ly/papazefendibh linkinden ulaşabilirsiniz.
  • ‘Mektup’ Hikâyesi Ekseninde Bilişsel Harita (51 kavram/unsur). Haritaya  http://bit.ly/mektupbh  linkinden ulaşabilirsiniz.
  • ‘Son Kuşlar’ Hikâyesi Ekseninde Bilişsel Harita (33 kavram/unsur). Haritaya http://bit.ly/sonkuslarbh linkinden ulaşabilirsiniz.

Moderasyon: Şükret Gökay

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi şurada;
https://goo.gl/maps/4thmKj8YpJq

Facebook Etkinlik Bağlantısı:
https://www.facebook.com/events/174659899799231/

6 Ocak 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nden kupür…


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
01
2018
--

Özet: “2017 Atraksiyonları” (Zafer Yalçınpınar)

İNCELEMELER

Sait Faik’in Şiirlerine Dair Önemli Bulgular
http://bit.ly/saitfaiksiirleri

Dağlarca’nın Şiirlerindeki Sonsuzluk
http://bit.ly/daglarcasonsuzluk

Ece Ayhan’ın İktidar Karşıtlığı
http://bit.ly/eceayhaniktidarkarsitligi

Neo-liberalizm’in Kötü Yolu
http://bit.ly/kotuyol

Kültür-Sanat Dergiciliği’nin Hızlı Tüketim Pazarı
http://bit.ly/FMCGdergileri

Sonsuz-Şiirsel Sözlükler Tahayyülü
http://evvel.org/kargaca-sonsuz-siirsel-sozlukler-
tahayyulu-zafer-yalcinpinar

Efemera Nedir?
http://evvel.org/efemera-nedir


TARİHİNSANCISI
YAYINpasaj69, Şubat 2017, Şiir Kitabı
Okumak için: http://bit.ly/tarihinsancisi


ŞİİRLER

Unutucu
http://bit.ly/unutucu

Konumlandırma
http://bit.ly/konumlandirma

Su
http://evvel.org/siir-su-zafer-yalcinpinar

Tenha
http://evvel.org/siir-tenha-z-yalcinpinar

Sıra Bekleyenlerin Şarkısı
http://bit.ly/bekleyenler


SÖYLEŞİ

Şiirsel Konumlandırma Gayretlerine Dair…
http://evvel.org/soylesi-siirsel-konumlandirma-
gayretlerine-dair-ozge-aksoy-serdaroglu-zafer-yalcinpinar


BULUNTULAR

http://evvel.org/category/buluntu-efemeralar
http://evvel.org/category/buluntu-efemeralar/page/2


Meşhur Manyaklık!
Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı (2006-2017)
bkz: http://bit.ly/zypalmanak


Hamiş: Zafer Yalçınpınar’ın özgeçmişine http://bit.ly/zykimdir adresinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca, Yalçınpınar’ın tüm kitapları ise şu adreste yer alıyor: http://zaferyalcinpinar.info

Ara
23
2017
--

Araştırma/Makale: “Sait Faik’in Şiirlerine Dair Önemli Bulgular” (Zafer Yalçınpınar)

2014 yılından günümüze ‘Sait Faik Araştırma Atölyesi’ kapsamında Sait Faik’in yaşamına ve eserlerine dair çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu doğrultuda Sait Faik’in kaleme aldığı şiirlere ilişkin bazı bulgulara ulaştık ve söz konusu bulguları Sait Faik okuyucusuyla/araştırmacısıyla paylaşmaktan gurur duyuyoruz.

İlkin, Sait Faik’in şair yönüne ilişkin birkaç ifadeyi öncül olarak dikkate almak gerekiyor. Ece Ayhan, birçok yazısında Sait Faik’ten “Çakır Hikâyeci” olarak bahseder. [1] ‘Çakır Hikâyeci’ benzetmesinin ardındaki birincil anlamın Sait Faik’in bakışları ya da göz rengiyle/yüz ifadesiyle -ve sürdüğü bohem yaşamıyla- sürekli çakırkeyif bir görüntü sergilemesi olduğu düşünülebilir. Ancak, Ece Ayhan bu benzetmeyi Sait Faik’in ‘yarı hikâyeci-yarı şair’ olduğunu iddia ederek açıklamıştır. Bununla birlikte, Ece Ayhan, ikinci yeni şiir akımının tümünü ima ederek, Sait Faik’in ‘Alemdağ’da Var Bir Yılan’(1954) adlı kitabı ile Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ‘Çocuk ve Allah’(1940) adlı kitabından doğduklarını söylemiş, bu iki esere verdiği önemi kendi varoluşuyla ve ikinci yeni şiir akımının poetikasıyla vurgulamaya çalışmıştır. Gerçekten de Sait Faik’in ‘Alemdağ’da Var Bir Yılan’ adlı kitabındaki hikâyelerin anlatım tarzı son derece şiirseldir: Bu hikâyeler neredeyse ‘düzyazı şiir’ olarak tanımlanan biçemle eşleşecek kadar yoğun bir şiirsel dil ve imgesel alan derinliği içerir.

 


“Şimdi Sevişme Vakti”, Sait Faik, Yenilik Yayınları, 1. Baskı, 1953

 

‘Şimdi Sevişme Vakti’, Sait Faik’in yayımlanmış ilk ve tek şiir kitabıdır. Kitap, ilkin 1953 yılında Yenilik (Aylık Fikir ve Sanat Gazetesi) çevresinin kurduğu Yenilik Yayınları tarafından basılmıştır. (Yenilik Yayınları o yıllarda Nurullah Ataç, Cahit Külebi, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Salâh Birsel’in eserlerini yayımlamaktadır.) ‘Şimdi Sevişme Vakti’nin ilk baskısının Varlık Yayınları’ndan değil de Yenilik Yayınları’ndan gerçekleşmesi Sait Faik’in özellikle “şiir” konusunda Yaşar Nabi Nayır’la ayrışmasının önemli bir göstergesidir. Sait Faik, şiirlerini yayımlatmak için Varlık Dergisi’ne ve Yaşar Nabi Nayır’a güvenmemektedir. Bu güvensizliğin ardında birçok sebep vardır ancak en önemlisi Yaşar Nabi Nayır’ın ‘Güdümlü Edebiyat’ başlığını savunarak yenilikçi genç şairlere, yazarlara ve yeni neslin fikirlerine karşı takındığı olumsuz, itici ve statükocu tavırlardır. Zaman zaman Oktay Rifat’in ve Orhan Veli’nin de işbu tavırlarından ötürü Yaşar Nabi Nayır’ı kınadığı ve bir süreliğine Varlık Dergisi’nden -Sait Faik’i de ikna ederek, birlikte- uzak durduğu bilinmektedir.[2] Daha sonraki yıllarda Yeditepe Dergisi ile Seçilmiş Hikâyeler Dergisi çevresi, Varlık Dergisi-Yaşar Nabi Nayır’ın statükocu tavırlarına karşı kesenkes ve şiddetli bir cephe oluşturmuştur. [3]

Sait Faik’in 11 Mayıs 1954 tarihindeki vefatının ardından, 1954 yılının Temmuz ayında yayımlanan Varlık Dergisi’nin 408. sayısı, “güdümlü edebiyat” tarihimizin kötücüllüğü açısından çok önemli bilgiler ve belgeler taşımaktadır. Yaşar Nabi Nayır, kendisine gelen eleştirilere ve baskılara dayanamamış, zorunlu açıklama mahiyetinde “Sait Faik İçin Notlar ve Sait Faik’in İlk Şiirleri” başlığı altında uzun bir yazı kaleme almıştır. Yazıda, Sait Faik’in Yaşar Nabi Nayır’a gönderdiği ilk şiirler olumlu-olumsuz yönlerden eleştirilmekte ve Sait Faik’in mektubuyla birlikte paylaşılmaktadır. İşbu yazı kapsamında paylaşılan Sait Faik şiirleri, “Evime Dönüyorum” ile “Hasretimin Bittiği ve Başladığı Yer” adlı şiirlerdir. Her iki şiir de ‘Şimdi Sevişme Vakti’nin 1953’ten günümüze uzanan baskılarında bulunmamaktadır.[4] Yaşar Nabi Nayır, Temmuz 1954’teki söz konusu yazısında Sait Faik’in yaşantısını ve mizacını da çokça eleştirmektedir.

 


Varlık Dergisi, Temmuz 1954, Sayı:408, s.5

 

Bununla birlikte, Varlık Dergisi’nin Temmuz 1954 tarihli 408. sayısını asıl önemli kılan şey, dergide ilk kez yayımlanan “Yarı Belimiz” [5] adlı şiirdir. “Yarı Belimiz”, ancak Sait Faik’in vefatından sonra yayımlanabilmiştir! Bu şiir, Yaşar Nabi Nayır’ın Sait Faik hakkındaki yazılarından ayrıksı olarak derginin 5. sayfasında yer almıştır. Şiirin editöryal olarak Yaşar Nabi Nayır tarafından bir süre “bekletildiği-ötelendiği” anlaşılmaktadır! Daha da önemlisi şudur; “Yarı Belimiz” adlı şiir (çok büyük bir ihtimalle Sait Faik’in isteği/vasiyeti dışında!) ‘Şimdi Sevişme Vakti’nin 1958 yılında Varlık Yayınları tarafından gerçekleştirilen 2. baskısında yer almakta ve günümüze uzanan 1970-2000 yılı Bilgi Yayınevi baskıları ile 2014 ve sonrası İş Bankası Kültür Yayınları’nın  yeni baskılarında da (hiçbir editöryal not ya da uyarı içermeden) bulunmaktadır! Üstelik, ‘Şimdi Sevişme Vakti’nin Varlık Yayınları’ndan gerçekleşen 1958 yılındaki 2. baskısının hiçbir yerinde “2. Baskı” gibi bir ifade de yazmamaktadır! Şimdi Sevişme Vakti, Varlık Yayınları tarafından -Sait Faik’in ölümünden yaklaşık 4 yıl sonra- ilk kez yayımlanmış gibi sunulmuştur! Bu durum, tıpkı Sait Faik’in ölümünün ardından Sait Faik Öykü Ödülü’nün icat edilmesi gibi son derece talihsiz bir durumdur; güdümlü edebiyatın kötücül hilelerinden biridir!

 


“Şimdi Sevişme Vakti”, Sait Faik, Varlık Yayınları, 2. Baskı, 1958

 

Sait Faik’in ‘Şimdi Sevişme Vakti’ adlı şiir kitabının eski baskılarında(Yenilik, Varlık, Bilgi, İş Bankası Yay. baskılarında) yer almayan iki şiirin daha farkına vardık. Bu şiirlerden ilki “Sanki Burda Değilim” [6] adlı şiirdir. Şiir, Muzaffer Uyguner’in 1988 yılı Sait Faik Müzesi arşiv-envanter tasnifine göre 99 numaralı kayıttır. Varlığının farkına vardığımız ancak henüz tam metnine ulaşamadığımız bir şiir ise “Aleko”[7]dur. Sait Faik’in ‘Aleko’ adlı şiiri, en eski İstanbul meyhanecilerinden biri olan ‘Aleko’ya ithafen kaleme aldığı düşünülmektedir. Bu şiirin, Sait Faik tarafından -kendi imkânlarıyla- yayımlanan ‘Semaver’ adlı öykü kitabının 1936 yılındaki ilk baskısının kapağında bulunduğu tahmin edilmektedir.

Sonuçta, Sait Faik’in şiirlerine ve şairane yaşamına dair araştırmalarımız sürüyor… Sait Faik’in tüm dostlarını ve sıkı şiir/sıkı edebiyat okurunu araştırmalarımıza destek vermeye davet ediyoruz.

Sahicilikle,
Zafer Yalçınpınar
Kasım 2017


[1] “Ece Ayhan-Şiirin Bir Altın Çağı”, YKY, 1993, ss.124-128

[2] Olumsuzlama ifadesi, Oktay Rifat tarafından Yeditepe Dergisi’nin yayın yönetmeni olan Hüsamettin Bozok’a gönderilen mektuplarda (1953-1955) açıkça görülmektedir. (Bkz: “Oktay Rifat İçin”,  Sempozyum+Belgeler, Hazırlayan: Güven Turan-Yücel Demirel, Temmuz 1999, YKY)

[3] Tahir Alangu’nun hazırladığı “Sait Faik için” adlı armağan/derleme kitap 1956 yılının Nisan ayında Yeditepe Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bununla birlikte, ‘Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’ de 1955 yılında Sait Faik için iki cilt oylumunda özel sayı yayımlamış ve Varlık Dergisi ile Yaşar Nabi Nayır’ın ‘Güdümlü Edebiyat’ adına icat ettiği Sait Faik Öykü Ödülü’nü kapsamlı olarak eleştirmişlerdir. Sait Faik Öykü Ödülü/Yarışması günümüzde hâlâ sürdürülmektedir.

[4] 2003 yılında Sevengül Sönmez’in yayıma hazırladığı ve YKY tarafından yayımlanan “Şimdi Sevişme Vakti ve Diğer Şiirleri” adlı kitapta, söz konusu iki şiir “Diğer Şiirler” bölümünde yer almaktadır.

[5] “Yarı Belimiz” adlı şiirin önemini vurgulayan, işaret eden ve araştırma atölyesi kapsamındaki bulgulara ulaşmamızı sağlayan Şükret Gökay’a çok teşekkür ederim. Ayrıca, Varlık Dergisi’nin Temmuz 1954 tarihli yazısını vurgulayan, işaret eden ve hikâyeci Mahmut Makal ile kapsamlı bir söyleşi gerçekleştiren Tekin Deniz’e de çok teşekkür ederim.

[6] Bkz: “Sait Faik-Bitmemiş Senfoni”, Hazırlayan: Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi, 1988, s.127. (2003 yılında Sevengül Sönmez’in yayıma hazırladığı ve YKY tarafından yayımlanan “Şimdi Sevişme Vakti ve Diğer Şiirleri” başlıklı kitapta, “Sanki Burda Değilim” adlı şiir “Diğer Şiirler” bölümünde yer almaktadır.)

[7]  Bkz: “Sait Faik-Karganı Bağışla”, Mektuplar, Hazırlayan: Sevengül Sönmez, YKY, 2003, s. 63


Hamişler:

1/ Makalenin -pdf dosyası biçemini- http://bit.ly/saitfaiksiirleri adresinden arşivleyebilirsiniz.

2/ EVV3L kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
22
2017
--

Meşhur Manyaklığın 11. Yılı: “Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı” (2006-2017)


Meşhur Manyaklık! 11. Yıl…
Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı (2006-2017)
Okumak için: http://bit.ly/zypalmanak


Kendi hakikatiyle yazılmış/yanmış özel bir tarihtir 11 yıldır yayımladığım bu Almanak…

“Eşya olmadığımızı, insan olduğumuzu vurgulamak” adına hakikat yolundaki kalb ile vicdan arayışımızı 2017 yılında da sürdürmeye çalıştık… 2018 yılının -2017 yılında olduğu gibi- birçok “yıkım, esaret ve ölüm” getireceğini düşünüyorum, hissediyorum. ‘Mezalim’ kapınızı çaldığında eşya olmamaya özen gösterin; insan olmaya veya insan kalmaya çalışın. ‘Denizin sessizliği’ gibi, direnin…

Herkes için umut dolu bir 2018 diliyorum.

Sahicilikle
Zafer Yalçınpınar

Ara
16
2017
--

Gabriel Garcia Marquez’in 27 bin sayfalık arşivi…

“ABD’de Teksas Üniversitesi’ne bağlı Harry Ransom Merkezi, Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in 27 bin sayfalık arşivinin yaklaşık yarısını internet üzerinden ücretsiz yayımladı. Üniversite’den yapılan açıklamada, 87 yaşında hayatını kaybeden yazarın metin, fotoğraf, mektup ve notlardan oluşan 27 bin sayfalık arşivinin tamamının da internette İngilizce ve İspanyolca yayımlanmasının planlandığını duyurdu.

Yazarın ünlü takma adına göndermede bulunan Harry Ransom Center Direktörü Steve Enniss, “Arşive herkesin ulaşmasına olanak sağlayan ve bunu Gabo’nun dünyadaki tüm okuyucularına yeni bir hizmet olarak gören ailesine de teşekkür borçluyuz” ifadelerini kullandı.”

Kaynak: soL haber portalı


Gabriel Garcia Marquez’in dijital arşivine
https://hrc.contentdm.oclc.org/digital/collection/p15878coll51/search

adresinden ulaşabilirsiniz.


G. G. Marquez & Julio Cortazar



G. G. Marquez & Luis Buñuel


G. G. Marquez’in Pasaportu


Gabriel Garcia Marquez’in dijital arşivine
https://hrc.contentdm.oclc.org/digital/collection/p15878coll51/search

adresinden ulaşabilirsiniz.


Ara
09
2017
--

Görsel Arşiv: Yeditepe Dergisi ve Yayınları / Kapak Tasarımları Seçkisi / #2

seçkiyi incelemek için:
http://bit.ly/yeditepekapakseckisi2
(pdf, 8 mb.)


Hüsamettin Bozok‘un 1 Nisan 1950 tarihinde kurduğu Yeditepe Yayınları tarafından yayımlanan kitaplar, efemeratik edebiyat kapsamında -özellikle de kapak tasarımları nedeniyle- sıkı bir koleksiyon unsuru oluşturur.

Hüsamettin Bozok yayınevinin kuruluş aşamasında grafiker A. Arad (Agop Arad) ile kader birliği kurmuş, kaliteli ve modern tasarımlar gerçekleştirmek konusunda anlaşmıştır. Yeditepe Yayınları, 1970’li yılların sonuna kadar tasarımsal açıdan kalitesini, liderliğini ve başarısını sürdürmüştür.

Geçtiğimiz günlerde “şiir kitapları kapak tasarımları seçkisi” (59 kitap/kapak) başlığıyla paylaştığımız bu özel çalışmanın ikinci bölümünü (41 kitap/kapak olarak) EVV3L takipçilerine sunuyoruz.

Seçkiyi adresinden http://bit.ly/yeditepekapakseckisi2 inceleyebilirsiniz.

Sahicilikle,
Zafer Yalçınpınar


 

seçkiyi incelemek için:
http://bit.ly/yeditepesiirkapakseckisi
(pdf, 10 mb.)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yeditepe Dergisi ve Yayınevi” başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/yeditepe-dergisi adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
03
2017
--

Sesini Kaybeden Şehir’de Nâzım Hikmet (1931)

“Sesini Kaybeden Şehir” adlı şiir kitabının 1931 tarihli
ilk baskısında yer alan “Nâzım Hikmet” portresi…


Hamişler:

1/ Görüntüyü EVV3L ve takipçileriyle paylaşan Heybeli Sahaf‘a çok teşekkür ederiz.

2/ EVV3L kapsamında yayımlanan “Nâzım Hikmet” başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/tas-ucak adresinden, “imzalı” ilgilere ise http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
01
2017
--

Ece Ayhan’a ilişkin olarak Devlet Arşivleri’nde bulunan Resmî Belgeler (1966)

EVV3L taifesinin emektarlarından Uğur Yanıkel, sıkı şair Ece Ayhan Çağlar‘ın yaşamına ve poetikasına dair gerçekleştirdiği araştırmalar sonucunda resmî gazete -ve diğer devlet arşivleri- kaynaklı çeşitli buluntulara ulaştı. 1966 yılında Ece Ayhan’ın kaymakamlık görevinden ayırılmasına ilişkin olarak devlet arşivlerinde rastlanılan çeşitli belgeleri/kararları http://bit.ly/eceayhanresmigazete adresinden inceleyebilirsiniz.

İşbu evrakları incelerken 12 Temmuz 2016 tarihinde Aydınlık Gazetesi’nde yayımlanan “Ece Ayhan Çağlar Hakkında Bilinmeyenler” başlıklı makaleyi de dikkatlice okumanızı öneririz. (Zy)


Ece Ayhan’a ilişkin olarak devlet arşivlerinde rastlanılan
çeşitli belgeleri/kararları http://bit.ly/eceayhanresmigazete
adresinden inceleyebilirsiniz.


Hamiş: EVV3L  kapsamında yayımlanan Ece Ayhan ilgilerinin indeksine http://bit.ly/eceindeks adresinden, “Bakışsız Bir Kedi Kara” adlı Ece Ayhan web sitesine ise http://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
01
2017
--

Sait Faik için… (Oktay Rifat)

Yeditepe Dergisi, 1 Haziran 1954, Sayı:62
(Büyütmek için tıklayınız…)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Sait Faik başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
25
2017
--

Hikâye: “Kan” (Orhan Veli Kanık)

Ekim 1947 tarihli Seçilmiş Hikâyeler Dergisi‘nde Orhan Veli Kanık tarafından kaleme alınan “Kan” adlı hikâyenin tam metnini https://www.cafrande.org/se%c2%adcil%c2%admis-hi%c2%adkaye%c2%adler-kan-orhan-veli-kanik/ adresinden okuyabilirsiniz.

Kas
23
2017
--

Görsel Arşiv: Yeditepe Dergisi ve Yayınları // Şiir Kitapları // Kapak Tasarımları Seçkisi

seçkiyi incelemek için:
http://bit.ly/yeditepesiirkapakseckisi
(pdf, 10 mb.)


Hüsamettin Bozok‘un 1 Nisan 1950 tarihinde kurduğu Yeditepe Yayınları tarafından yayımlanan şiir kitapları, efemeratik edebiyat kapsamında -özellikle de kapak tasarımları nedeniyle- sıkı bir koleksiyon unsuru oluşturur. 1950-1970 yılları arasında Oktay Rifat, İlhan Berk, Melih Cevdet Anday, Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi bazı önemli isimlerin Yeditepe Yayınları’nı tercih etmelerindeki sebeplerden biri de kaliteli ve özenli kitap-kapak tasarımlarıdır.

Hüsamettin Bozok yayınevinin kuruluş aşamasında grafiker A. Arad (Agop Arad) ile kader birliği oluşturmuş, kaliteli ve modern tasarımlar gerçekleştirmek konusunda anlaşmıştır. Yeditepe Yayınları, 1970’li yılların sonuna kadar tasarımsal açıdan kalitesini, liderliğini ve başarısını sürdürmüştür. Yeditepe Yayınları’nın 1950-80 dönemindeki bazı şiir kitapları için tasarladığı kapakların görüntülerini içeren özel bir seçkiyi (59 kitap/kapak) EVV3L takipçileriyle paylaşıyoruz.

Seçkiyi http://bit.ly/yeditepesiirkapakseckisi adresinden inceleyebilirsiniz.

Sahicilikle,
Zafer Yalçınpınar

 

seçkiyi incelemek için:
http://bit.ly/yeditepesiirkapakseckisi
(pdf, 10 mb.)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yeditepe Dergisi ve Yayınevi” başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/yeditepe-dergisi adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
22
2017
--

Efemera: “İlk kez… Göğe Bakma Durağı” (Turgut Uyar, Yeditepe Dergisi, 1 Mayıs 1956)


“Turgut Uyar’ın ‘Göğe Bakma Durağı’ adlı efsanevi şiiri, ilk kez Yeditepe Dergisi’nin 1 Mayıs 1956 tarihli 106. sayısının 2. sayfasında yayımlanmıştır. (Göğe Bakma Durağı, -ilk ke yayımlanışının üç yıl sonrasında -1959 yılında Açık Oturum Yayınları tarafından yayımlanan “Dünyanın En Güzel Arabistanı” adlı şiir kitabına girmiştir.) Yeditepe Dergisi’nin 1956 yılındaki söz konusu 106. sayısı -Sait Faik’in ölüm yıldönümüne denk gelen bir Mayıs ayı olması sebebiyle- ağırlıklı olarak Sait Faik’i anma yazılarıyla yüklüdür ve aşağıdaki kupürden görüldüğü üzere Orhan Veli, o yıllarda ‘yeni şiir’in temsilcisi olarak kabul edilmektedir…” (Z. Yalçınpınar)


Yeditepe Dergisi, 1 Mayıs 1956, Sayı: 106


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Turgut Uyar başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/?s=turgut+uyar adresinden, “Yeditepe Dergisi ve Yayınevi” ilgilerine ise http://evvel.org/ilgi/yeditepe-dergisi ulaşabilirsiniz.

Kas
17
2017
--

Video: “Blue Blues Band… röportajı”

O dönemi, o yılların kafasını çok özlüyoruz…


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden, Kerim Çaplı başlıklı ilgilere ise http://evvel.org/ilgi/kerim-capli adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
14
2017
--

EVV3L İlgileri İndeksi 10 Yaşında!


Efemeratik edebiyat, sıkı şiir ve araştırmacısı için 2007 yılından günümüze…
11 başlık altında yaklaşık 700 küsur maddeden oluşan “EVV3L İlgileri İndeksi”
10. yılını kutluyor! İndekse http://bit.ly/evvelindeksi adresinden ulaşabilirsiniz.

İyi okumalar, bulgular ve çıkarımlar dilerim.

Sahicilikle
Zafer Yalçınpınar


Hamiş: EVV3L ilgileri toplamda 30 başlık altında yaklaşık 3900 küsur maddeden oluşuyor… İşbu anakütleden sadece 11 başlık-700 küsur maddeyi indeksleyebilmişim.

Kas
03
2017
--

imgelemin özgürleşmesi için bir ‘Livar’ ve imzası…


2011 yılında Kadıköy Görme Engelliler Kütüphanesi için Livar‘dan imzalamışım. EVV3L’in dostlarından Gözde Eldemir, geçenlerde işbu imzalı nüshayla karşılaşmış ve imzalı sayfanın görüntüsünü bana gönderdi. O günkü ithafım ve yazdıklarım çok hoşuma gitti ve Livar’ın 10. yılı kapsamında EVV3L’in tüm dost ve takipçileriyle paylaşmak istedim… (Zy)


Hamiş: Livar’ın tam metnini pdf dosyası biçeminde- http://bit.ly/livar2007 adresinden okuyabilirsiniz. Yalçınpınar’ın tüm şiir kitaplarına ve poetika çalışmaları http://zaferyalcinpinar.info adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
02
2017
--

Yelken Dergisi, Sait Faik Müzesi’nde..

Yelken Dergisi‘nin 1963’te yayımlanan 79. sayısında Sait Faik’in “Bir Zamanlar” adlı şiirinin eski Türkçe bir elyazması bulunuyor. (Bu şiir, Sait Faik’in ‘Şimdi Sevişme Vakti’ adlı şiir kitaplarının tüm baskılarında yer almaktadır.) 2014 yılında vefat eden Rasih Nuri İleri‘nin Sait Faik’e ilişkin çok önemli birkaç anısını da kapsayan işbu dergiyi Burgazada Sait Faik Müzesi‘ne armağan ettim. Bu paylaşıma vesile olan Gürkan Şakrak‘a ve Burgazada Sait Faik Müzesi yöneticilerine minnettarım.

Yelken Dergisi’ni ve söz konusu buluntuyu http://bit.ly/saitfaikyelken adresinden inceleyebilirsiniz.

Sahicilikle
Zafer Yalçınpınar


Önemli Bir Not: Önümüzdeki günlerde, Sait Faik Araştırma Atölyesi kapsamında Sait Faik’in şiirlerine dair gerçekleştirdiğimiz çalışmalar ile elde ettiğimiz sonuçları bütünleyen bir yazı kaleme alacağım ve paylaşacağım.


İncelemek için; http://bit.ly/saitfaikyelken


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Sait Faik” ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
28
2017
--

Gertrude Stein’ın ‘Üç Yaşam’ adlı kitabı ve ilginç bir Pablo Picasso hikâyesi…

Gertrude Stein, “Üç Yaşam”, Delidolu Kitap, Ekim 2017
Bkz: http://www.delidolu.com.tr/uc-yasam/


“Modernist edebiyatın öncü isimlerinden Gertrude Stein, hayata tutunmaya çalışan üç kadın karakterin hikâyesini, dönemin toplumsal gelişmeleriyle harmanlayarak anlatıyor. Gertrude Stein’ın, edebiyatın kilometre taşlarından biri olarak görülen ve birçok yazara ilham veren Üç Yaşam adlı kitabı, kültleşmiş bir ilk eser. Deneysel yazılarıyla, Kübizmin resimde gerçekleştirdiğini edebiyatta var etmek isteyen Stein’ın bu kitabı, yayımlandığı dönem büyük bir ilgiyle karşılandı ve olağanüstü bir gerçekçilik ürünü olarak nitelendirildi. Başta Hemingway olmak üzere birçok yazarı etkilemiş olan Gertrude Stein, bu üç öyküyle hayata dair parçaları değil hayatı olduğu gibi ortaya koyarken, kendi yazınına dair ipuçları barındıran, benimsediği yenilikçi eğilimleri yansıtan, sanatının izini sürebileceğimiz kusursuz bir metin sunuyor.” (Tanıtım Metni’nden…)


picasso-y-el-cubismo-version-inglesa-17-728
Gertrude Stein ve Picasso’nun resmettiği Gertrude Stein portresi… (1906)

(…)
Gosol’da ortaya çıkan bir tifo salgınından kaçarak Paris’e dönen Picasso, Gertrude Stein’ın portresinin önünde çakılır ve modelini bir daha görmeye gerek duymadan silmiş olduğu başını bir çırpıda yeniden çizer.
Bir maske taslağı. Avignon’lu Kızlar’ın payandaları. Yeni bir sanatın taslakları: Kübizm.
(…)
Fleurus Sokağı, no. 27. (…)
Stein’lar orada oturuyorlar. (…)
Şöminenin önünde duran asık suratlı, iri yarı adam Braque’tır. Hoşnut değildir, çünkü şöminenin üstüne yerleştirilmiş olan resimlerden biri dumandan kararmıştır. Ve yanında bulunan Cézanne’ın iki tablosu da kararmıştır. Braque homurdanmaktadır ve kendisine bir daha tablo asma işi verildiğinde (en uzun boylu olan Braque olduğundan tabloyu o tutar ve kapıcı da çiviyi çakar) resminin başka bir yere asılmasını isteyecektir. (…)
Picasso o gün Orsel Sokağı’ndaki arkadaşıyla aynı durumdadır: öfke içindedir. Duvarlara asılmış iki tuvalini farketmiştir: görünümleri değişmiştir ve çok fazla parlamaktadır bunlar: Gertrude Stein parlatmıştır bunları. Bu kadın kesinlikle parlayan her şeyi çok sever…
Max Jacob dostuna açıklamalar yapmaya çalışır. Başaracaktır bunu: Picasso salondan ayrılmaz ama haftalarca Fleurus Sokağı’na adım atmayacaktır.
Gözleri Fernande Olivier’yi ararken bir yabancı yaklaşır ve ressamın Gosol’da bitirdiği tabloyu gösterir:
“Gertrude Stein mı?
-Evet.
-Ona benzemiyor portre…”
Picasso omuz silker:
“Hiç önemi yok: Sonunda Stein resme benzeyecektir.”
(…)

Dan Franck
“Bohemler”, Çev: İsmail Yerguz, Sel Yay., 2009, ss. 102-104


stein_050712_620px
Gertrude Stein’ın Sürücü Belgesi (1940)


Francis Picabia‘nın Gertrude Stein Portresi (1933)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Gerçeküstü” ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/gercekustu adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
17
2017
--

Duygu Gündeş’in Edebiyat Çalışmaları (Şiirler, Çeviriler, Anlatılar…)


“EVV3L’in sıkı dost ve takipçisi çevirmen Duygu Gündeş‘in 2000’li yılların başından günümüze kadar gerçekleştirdiği edebiyat çalışmalarını içeren arşiv sitesi duygugundes.info adresinde yayın hayatına başladı. Duygu Gündeş’in yazılarının yanı sıra, William Blake, Emily Dickinson, John Milton, George Eliot, Pablo Neruda, W. B. Yeats, Andrei Voznesenski gibi çağdaş şairlerden şiir çevirilerinin yer aldığı siteyi duygugundes.info adresinden incelemenizi öneriyoruz. İyi okumalar dileriz.” (Zy)



Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan tüm Poetika Çalışmaları’na http://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
15
2017
--

Fazıl Hüsnü Dağlarca Kitap Kapakları Seçkisi

Okumak/izlemek için: http://bit.ly/daglarcakitapkapak


“Büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca‘nın poetikasını saygıyla anmak ve yayımlanan şiir kitaplarının kapak tasarımları ile imgesel alan derinliğine katkılarını işaret etmek amacıyla koleksiyon öğeleri taşıyan kısa bir seçki hazırladık. Fazıl Hüsnü Dağlarca Kitap Kapakları Seçkisi’ne http://bit.ly/daglarcakitapkapak adresinden -pdf dosyası biçiminde- ulaşabilirsiniz. İyi okumalar/izlenimler dileriz…” (Zy)



Hamiş: EVV3L kapsamında yer alan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
14
2017
--

“Neoliberal Yağmaya Karşı Özerkliği Savunmak” (Sarah Brouillette)

Bkz: http://www.e-skop.com/skopbulten/neoliberal
-yagmaya-karsi-ozerkligi-savunmak/3543


“Neoliberal ideolojinin üniversitelerde test edilip meşrulaştırılan unsurlarından biri de yaratıcılık anlayışıdır; buna göre yaratıcılık, doğuştan gelen bir “buluş yapma” kabiliyetini satılabilir eşyalara dönüştürmek üzere yetiştirilmiş esnek ve kendi kendini yöneten kişilerin vasfıdır. Yaratıcı etkinlikle ilgili bu anlayışın neticeleri yaygın şekilde kaydedilmiştir. Örneğin, üniversiteler satılabilir fikrî mallar yaratan veya ekonomik açıdan faydalı uygulamaları olan çalışmaları desteklemekle birlikte, belli bir buluşun toplumsal sonuçlarını değerlendirmeye pek hevesli değillerdir. Ayrıca, araştırmacıların ve öğrencilerin fikrî mülkiyet haklarını denetlemeye çalışır; eğitimi her şeyden önce iş hayatına hazırlık olarak görür; ve seçkin akademisyen kadrolarını ‘gerçek çalışma’larından –yani, derslere girmek ve üniversitenin idari işlerini yürütmek gibi sıradan işlerin engellediği o zorlu fikrî mülkiyet yaratımı işinden– alıkoyacak görevlerden uzak tutarlar.

Yaratıcılığın sermayeden bağımsız ifade araçlarını geliştirme ve sağlamlaştırma mücadelesi olarak tanımlanan özerkleşme, bugün üniversite kurumu için acilen ele alınması gereken bir meseledir. Acildir çünkü bizzat neoliberal ideoloji ve pratikler, estetik faaliyetle ve bu faaliyetin dayandığı saiklerle ilgili düşünce tarihini yağmalamaktadır.

(…) Yönetim kuramları işçiyi estetik çerçevesinde tahayyül ederken, verimli çalışma koşulları yaratma meselesini ele almak için de bilhassa estetiğe odaklanıyor. Şirketler nicedir çeşitli sorunlara çare olarak sanat ve kültürden medet umuyor. Prestijli sanat koleksiyonları iyi birer yatırıma dönüştü; işyerinde sanatın ve sanatçıların varlığının çalışanları memnun eden bir şirket kültürü yarattığına inanılıyor; ve estetik deneyimlerin, çalışanlara esenlik ve üretkenlik kazandırmaya yardımcı olduğu düşünülüyor. Ancak, şirket kültürü ile sanat kültürü arasındaki bağlantılar son yıllarda büsbütün sıkılaşmaya başladı. Yönetim kuramı artık çalışma deneyiminden, tıpkı sanat gibi, kâr amacı güden herhangi bir teşebbüsle bağı koparılabilecek, kendi içinde ve kendi başına iyi bir şey olarak söz ediyor.

Essex Üniversitesi bünyesinde kurulan Yönetim ve Organizasyon Sanatı grubu ve çıkardıkları Aesthesis başlıklı dergi, ayrıca bugüne [2012’ye] kadar düzenledikleri altı uluslararası konferans, yönetim ile estetiğin birbirine ne kadar yaklaştığını gösteren çarpıcı bir emare. Örneğin, gruba üye akademisyenler, bir sanat nesnesinin yapım sürecinden hareketle bir liderlik atölyesinin nasıl kurulacağını tarif ediyorlar. Bir örnekte, katılımcılar “şiir evi” tabir edilen, “görsel yorumlamaları şiirsel metinlerle birleştirip temsil eden, yaratıcısı için özel anlama sahip üçboyutlu nesneler” inşa ediyorlar. Fikir şu: Şiir evleri, “liderlikle ilgili bireysel ve kurumsal deneyimlere dair görsel bir anlatı” sunabilir ve böylece insanların lider olmanın ne demek olduğu üzerine düşünmelerini, çalışanların yaratıcılığının önünü açmak için neler yapılabileceği konusunda kendi fikirlerini geliştirmelerini sağlayabilir. Buna benzer pek çok örnekte, estetik karşılaşmalar hem kendi içinde ve kendi başına amaç, hem de yenilikçi ürün veya sistemlere ulaşmaları gereken işçileri etkili biçimde yönetme aracıdır.
(…)

Estetik özerklik idealinin sürekli bir mücadele alanı olduğunu kabul etmek bugün bilhassa şart, zira kapitalist piyasanın dayatmalarından kurtulmuş bir kültür dünyasına duyulan inanç, yaratıcılığa ve onun politik/ekonomik faydalarına ilişkin yeni dille iç içe geçmiş durumda. Sanatçının bürokratik yönetime ve başka nizamlaştırma biçimlerine karşı koyma yeteneği –o pek yüceltilen yetenek– artık sadece sanatçıya özgü değil. Sanatçılar işe yarar birer model işlevi görüyorsa, bunun sebebi istikrarsız emeğin yeni buluşlara götürmesi değil, sanatçıların da –tıpkı diğer pek çok işçi gibi– kendilerini, sanatın “yadsıma, altüst etme ve antagonizma” mirasını bile tam tersi amaçlar için kullanmaya kadir bir araçsallıkla karşı karşıya olan güvencesiz bir işgücünün parçası olarak görmeleridir. Estetik özerklik ideali işte tam da bu noktada, miadı dolmuş modernizmin bir kalıntısı değil, Nicholas Brown’ın öne sürdüğü gibi bütün kültür üreticileri açısından hayati bir mesele olarak karşımıza çıkıyor: piyasa-karşıtı hamlenin de pazarlanabilir olduğunun, sanatın bizzat karşı çıktığı şeye hizmet edebileceğinin kabul edilmesiyle. Başka deyişle, tam da insanların ve faaliyetlerinin salt faydaya indirgendiği bir zamanda “estetiğin yararsızlığı”nda ısrar etmek, Imre Szeman’ın deyişiyle “her türlü bilme ve toplumsal etkileşim tarzının gaddar faydacılığına karşı Kantçı bir sav öne sürmek” elzem hale geliyor.

Özerk estetik eylem ve deneyimin oluşturduğu çelişkili ideali diriltmek üniversite için de önemli. Mesele sınırsız bir serbest araştırma alanını savunmak değil, kurumlar oluşturmak gibi zorlu bir işe soyunmak üzere zayıf öznellik konumunu terk etmek. Edu-factory Kolektifi, Bilgi Kurtuluş Cephesi (KLF-Knowledge Liberation Front), Göçebe Üniversite (Universidad Nomada) gibi gruplar bu zor işe talip oldular. Özerklik ısrarı burada her türlü anlamın ve değerin mevkii olarak bireyi öne çıkarmak değil. Tam tersi. Özerkleşme temelde toplumsal bir süreçtir. Bilinmeye ve yapılmaya değer şeyleri belirleyen neoliberal piyasanın sınırlarını gözler önüne serecek yaratıcı ve bilimsel faaliyete has araştırma tarzlarının, yaşam biçimlerinin ve örgütlenme yollarının gerekliliğini savunmaktır özerkleşme.”

Sarah BROUILETTE
“Academic Labor, the Aesthetics of Management,
and the Promise of Autonomous Work” başlıklı makalesinden seçki…
Çeviren: Derya Yılmaz, E-Skop, Ekim 2017


Ayrıca bkz: Neoliberalizm’in Kötü Yolu

Eki
11
2017
--

“İstanbul Ağrısı” (Attilâ İlhan)


Attilâ İlhan‘ı saygıyla hatırlıyoruz…


“İstanbul Ağrısı”, Attilâ İlhan
Seslendiren: Adnan Önder


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “İmzalı” ilgilere http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
09
2017
--

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Sivaslı Karınca’sı için Çizimler (Nurullah Berk, 1960)


Hamişler:

1/ “Sivaslı Karınca Çizimleri/Nurullah Berk” arşiv çalışmasının pdf dosyası biçemine http://evvel.org/sivaslikarinca.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

2/ EVV3L kapsamında yayımlanan “Fazıl Hüsnü Dağlarca” ilgilerine http://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden, “Yeditepe Yayınevi” ilgilere ise http://evvel.org/ilgi/yeditepe-dergisi adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
08
2017
0

Efemeratik Edebiyat: “Cahit Sıtkı Tarancı’nın Karanfili”

13 Ekim 1956 tarihinde Avusturya(Viyana)’da vefat eden şair Cahit Sıtkı Tarancı‘yı özel bir çalışmayla birlikte yâd ediyoruz. 2011 yılında gerçekleştirdiğimiz “Cahit Sıtkı Tarancı’nın Karanfili” başlıklı efemeratik edebiyat çalışmasını http://evvel.org/55-yil-sonra-cahit-sitki-tarancinin-karanfili adresinden okuyabilirsiniz. Efemeratik çalışma, Cahit Sıtkı Tarancı’nın vefatına ilişkin çeşitli belgeler, kupürler ve bilgiler de içeriyor. EVV3L takipçileriyle paylaştığımız bu efemeralar, “Yaş otuz beş! yolun yarısı eder / Dante gibi ortasındayız ömrün (…) Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? / Bir namazlık saltanatın olacak/ Taht misali o musalla taşında.” dizelerini yazan ve 46 yaşında vefat eden bir şairin varoluşu ile tüm zamanların yüklendiği şiirsel alan derinliğinin “içinde” çok önemli bir yer tutuyor. İyi okumalar dileriz. (Zafer Yalçınpınar)


Ayrıca bkz: Efemera Nedir?



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “İmzalı” ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com