Gezi Parkı dolaylarında duvar yazısı
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Sokak Sanatı” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/duvarda adresinden ulaşabilirsiniz.
Gezi Parkı dolaylarında duvar yazısı
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Sokak Sanatı” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/duvarda adresinden ulaşabilirsiniz.
Yoğurtçu Parkı’nda duvar yazısı
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Sokak Sanatı” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/duvarda adresinden ulaşabilirsiniz.
Futuristika taifesinden, Bukowski, soruyor…
Bkz: https://www.futuristika.org/charles-bukowski-loujon-press-ile-hurufata-dair-soylesi/
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın WSJ (Wall Street Journal) gazetesine verdiği önemli röportajın tam metnine şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.baskahaber.org/2014/01/fenerbahce-baskan-aziz-yldrm-bizim.html

“birgün girsek biz mezara/ gözümüz kalmaz arkada
evlâdıma miras bu sevda! (…)”
*
Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Fenerbahçe Spor Kulübü” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden ulaşabilirsiniz.
“Belediye Heykelciliği”, Türkiye’de park, meydan gibi tasarlanmış kamusal mekânlara ve çeşitli kurumsal yapılara yerleştirilen heykel, rölyef gibi sanat eserlerine istinaden bir kurmacadır. Bu gibi eserler zaman içerisinde, mekânların kullanımları farklılaştıkça, anlayışlar dönüştükçe yer değiştirir, tahrip edilir, kaybolur veya hızla aşınmaya terk edilir.
Program, geçmişten bugüne uzanan ve taşradan merkeze hareket hâlinde olan temsiliyet biçimlerine yönelik refleks, kabul ve alışkanlıkları mekânlar ve eserler üzerinden tartışmaya açmayı amaçlar.
(Basın Bülteni’nden…)
(…)
6/
Eğer güneşi gözden kaçırdım diye gözyaşı dökersen yıldızları da gözden kaçırırsın.12/
“Senin dilin ne dildir, ey deniz?”
“Ezelî sorunun dili.”
“Senin cevabın ne dildendir, ey gök?”
“Ezelî sükûtun dili.”21/
Işığını arkasında taşıyanlar önlerine gölgelerini düşürürler.23/
“Biz hışırdayan yapraklarız, fırtınalara cevap veren bir sesimiz var; fakat böyle sessiz duran sen kimsin?”
“Ben sadece bir çiçeğim.”59/
SONSUZ’un şarkısında, “Zamandan hiç korkma” denir.67/
Büyük krallıklardan Allah’a usanç gelir, fakat küçük çiçeklerden aslâ.90/
BİR; karanlıkta tek parça, aydınlıkta çok parça halinde görünür.95/
Sakin ol kalbim, bu koca ağaçlar birer duadır.96/
Ân’ın gürültüsü SONSUZ’un şarkısı ile alay eder.110/
İnsan kendi içindeki sessiz gürültüyü bastırmak için kalabalığa karışır.113/
Tepeler, yıldızları tutmak için kollarını uzatarak bağrışan çocuklara benzer.193/
Baştan aşağı mantık olan bir akıl her tarafı yüz olan bir bıçak gibidir.
Kullananın elini kanatır.
(…)Rabindranath Tagore
“Avare Kuşlar”, Çev: Bülent Ecevit, Hilmi Kitabevi
6 Ekim 80
Kardeşim Arif,
(…) Ege’yi yolcu ettikten sonra ver elini Eceabat! Sanıyorum aşağı yukarı yılbaşına dek buralardayım. (…)
Bir bakıma köye gelmem iyi olmuştur diyorum; İstanbul’da bir iş bulmayı burada bekliyeceğim, bir iş artık benim için zorunlu duruma gelmiştir; oğlanın vergi sorunlarını öyle çözümleyeceğim, benim sorunlarımı, annemin sorunlarını v.s. Velhasıl iş bulmaktan başkaca bir çözüm yolu gözükmüyor gözükmiyecek.
Ben ‘bir çocuk romanı’ yazıyorum, üç-dört günde yarım sayfa ancak olabiliyor. Gerçekten sıfır tüketilmiştir. Senden dileğim şudur; çocuk romanlarıyla hangi yayınevi ilgileniyor, yazı makinesi sayfası kaça, ya da forması, ya da toptan ne veriyorlar, aşağı yukarı kaç sayfa istenir?.. bunları bunlar gibi şeyleri bana bildirebilirsen sevinirim sevineceğim. Ege’yi Ankara’ya öyle göndermek zorunda kaldım ister istemez, kendim de köye öyle geldim. Biliyorum, kıran kırana bir ortamdayız ve kesinlikle bir insan toplumu içinde bulunmuyoruz ama umut umuttur.
(…)ECE AYHAN
Ece Ayhan’dan Arif Damar’a Mektup (6 Ekim 1980)
Hayâl Dergisi, Ocak 2014, Sayı: 48 (Mektup Özel Sayısı-II), s.16
1. Hamiş: Ayrıca bkz: https://evvel.org/buluntu-ece-ayhandan-arif-damara-aci-bir-mektup-10-ocak-1981
2. Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Ece Ayhan” başlıklı ilgilerin indeksine https://bit.ly/eceindeks adresinden erişiliyor…
2014’ün ilk günlerinde -çok büyük bir çevrimsel dönemin bitip diğerinin başladığına inandığımız şu günlerde- evvel.org’un şiarlarını takipçilerimize hatırlamakta fayda görüyoruz:
1/ evvel.org, bir efemeratik edebiyat, kültür, sanat ve koleksiyon arşividir. Yaşamsal ilgileri doğrultusunda kapsamlı ve heveskârdır.
2/ evvel.org içeriği ve taifesi, “açık kaynak” ile “özgür neşriyat” kavramlarını ve uzgörüsünü benimsemiştir. Bununla birlikte, binlerce yıldır süre gelen yayın ahlâkına da saygılıdır.
3/ evvel.org ve taifesi, edebiyat-sanat oligarşisi ile bu oligarşinin yarattığı “Yeni Sinsiyet” tipolojisine, ödüllendirme sistematiğinin tüm bileşenlerine, yayıncılık istismarlarına ve retorik arsızlıklarına karşıdır.
4/ evvel.org’un poetika çalışmaları “imgelemin özgürleşmesi” kavramının alan derinliğinde yürür.
5/ evvel.org ve taifesi, her devr-i daim, hakikat yolundaki kalb ve vicdan arayışına inanır. Haklılığın inadını (hak dirayetini ) kendine mihenk edinmiştir. Kapsama alanındaki hiçbir gaddarlığa sessiz kalmamayı kendine şiar edinmiştir.
6/ evvel.org taifesi, “eşya değildir ve insan olmaya çalışır.”
evvel.org
17 Ocak 2014
*
#resist” by Serkan Ocak, (27 dk.)
Bkz: https://vimeo.com/84252889
*
Foto: D. Ayyıldız
*
Dün, “Nâzım’a Armağan” adlı serginin NHKM Kadıköy’deki açılışına katıldım. İyi bir sergi; baykuş taifesinin (Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar taifesinin) çoğu orda(ydı); ki 80’lerin ve 90’ların anlatımları ile birçok sanatsal tekniği sergide birlikte, omuz omuza görebiliyorsunuz…
Sergi 19 Ocak 2014’e kadar Kadıköy NHKM’de olacak.
Sahicilikle
ZyHamiş: Özel olarak, İsmet Değirmenci’nin fırçasıyla sergide yer alan Nâzım Hikmet portresinin beni çok -farklı- bir derecede/açıda etkilediğini de eklemem gerekiyor.
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Nâzım Hikmet” başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/tas-ucak adresinden ulaşabilirsiniz.
Sansürsüz İnternet için; “Kullanıcı Hakları Bildirgesi”
Bkz: https://www.alternatifbilisim.org/wiki/Kullanıcı_Hakları_Bildirgesi
5651 Sayılı Yasa ve Özgürlüklerin Kısıtlanması
5651 sayılı yasanın yeniden yapılandırılması zaruri bir ihtiyaçtır. Fakat, mevcut hükümetin yasa yapma tekniğindeki kolaycılığı (birbiri ile alakasız onlarca maddenin torbaya doldurulup oldu bittiye getirilmesi tekniği) tekrarlanmakta ve Türkiye’de İnternet Özgürlüğü konusunda çok ciddi sıkıntılara neden olan 5651 sayılı yasa son derece yanlış amaçlar ile yangından mal kaçırırcasına yeniden yazılmak istenmektedir.
Bu yasanın sorunlu olan maddelerinin düzeltilmesi konusundaki toplumun beklentileri yine karşılanmamakta, uluslararası hukukun, anayasanın ve yasaların koruduğu özgürlükler tamamen rafa kaldırılmakta ve konunun uzmanı hukukçuların, bilişim uzmanlarının ve STK’ların görüş ve önerileri dinlenmeden ve yaptıkları uyarılar dikkate dahi alınmadan 5651 sayılı yasa torba teklif içinde yasalaştırılmaya çalışılmaktadır.
İnternet’in sansürlenmesini; katalog suçların bahane edilerek web sayfalarının ve sitelerinin toptan kapatılmasını; site kapatma ve erişim engellemelerinin denetime açık ve şeffaf olarak kamuoyu ile paylaşılma beklentisinin karşılanmamasını; Bakanlık ve TİB gibi siyasi kurumların hukukun da üstüne çıkarak İnternet’i yönetme ve kontrol etme yetkisini ellerine almasını; İnternet üzerinde servis, hizmet, yer sağlayıcılık vb. ticari faaliyetlerde bulunan özel şirketleri, Hükümetin kontrolündeki bir birliğin içine alarak otoriter ve despot bir yönetim tarzının getirilmesini; erişim engellemesini URL bazında yapmak için tüm Türkiye’nin İnternet trafiğinin denetlenmesini, gözetlenmesini ve hatta kayıt altına alınıp saklanmasını İSTEMİYORUZ.
İnternet üzerinden haberleşme, haber alma-verme ve iletişim özgürlüklerinin kontrol ve kayıt altına alınma çabasına karşı İnternet’in Özgür kalmasını İSTİYORUZ.
5651 sayılı yasada yapılmak istenen değişikliklerin derhal geri çekilmesini, bu yasanın konusuna giren başlıklarda Uluslararası hukuka uygun, bireylerin Anayasal haklarını koruyan ve İnternet’in özgür kalmasını sağlayacak düzenlemelerin konu hakkında uzmanlığı ve faaliyetleri olan tüm tarafların katılımı ile yeniden ele alınmasını talep ediyoruz.
Linux Kullanıcıları Derneği
Yönetim Kurulu (11 Ocak 2014)Bkz: https://www.lkd.org.tr/2014/01/11/5651-sayili-yasa-ve-ozgurluklerin-kisitlanmasi/
#SansüreDurDe
#18OcaktaSansüreDurDe
imza kampanyası:
Bkz: https://www.change.org/tr/
internetime-dokunma-sansüredurd
*
“O zamanlar konuşuyorduk”
SALT Araştırma /Arşiv Çalışması / 2014
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “pdf” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/pdf adresinden ulaşabilirsiniz.
Eksik olmasınlar, Facebook’ta oluşan “İkinci_Yeni” taifesinden(topluluğundan) sıkı bir buluntu geldi. Buluntuyla ilgili mesaj şöyle:
“Yaşayan Edebiyat, 1975 yılında TRT’de yayınlanan bir program. En sevilen en çok okunan yazarlar şairler bu programın konuğu olmuş. Edip Cansever, İlhan Berk, Necati Cumalı, Behçet Necatigil… Hepsi bu programdalar. Orhan Veli’nin kardeşiyle Reşat Nuri Güntekin’in ise eşiyle röportaj yapılmış. Orhan Veli’nin Anlatamıyorum şiirini kendi sesinden dinliyoruz programda. Şiirler okunmuş, canlandırmalar yapılmış ayrıca.”
Bkz: https://www.facebook.com/photo.php?v=699512796755058
Videoyu indirmek için:
https://evvel.org/yasayanedebiyat1975.mp4
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “İlhan Berk” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.
Gezi’nin Ritmi
bkz: https://www.baskahaber.org/2014/01/gezinin-ritmi-video.htmlİnternet Yasaklarına Karşı…
bkz: https://direnisteyiz.org/haber/internet-yasaklarina-karsi-sokaga-hesap-sormaya/Taksim Dayanışması’nın 27 Aralık 2013 Çağrısı Üzerine
bkz: https://taksimdayanisma.org/taksim-dayanismasinin-27-araliktaki-yagmaya-soyguna-talana-siddete-karsi-dayanismaya-devam-cagrisi-uzerine“Adını Söyle”
bkz: https://direnisteyiz.org/haber/londrada-gezi-direnisi-oyunu-adini-soyle/
(…)
Cevap olarak tutku aynı zamanda sorusu olduğu şey üzerine bir yargılamadır.: zevk ve acı soru alternatifine gönderme yaparlar, oysa, arzu, dilek, sevgi nefret, tiksinti gibi soru oluşturan şeyler üstüne pozitif bir yargı gerektirirler, alternatif karşıt terimin reddedilmesini ifade ederler. Böylece, soru, tutku aracılığıyla cevap olmuştur. (…)
Tutku, soruları, çözülmüş olduğu sanılan cevaplar içine gömmüş olması açısından retoriktir. Bu nedenle, tutkular üzerine yoğunlaşmak retorik bağlamında her zaman yararlıdır, buna karşılık, soruları açıkça masaya yatıran kanıtlama tutkudan çok akla hitap eder. Dolayısıyla, tutku, dinleyiciyi bir tezi desteklemesi için harekete geçiren güçlü bir depodur. Bu görüş açıları benzerliği güçlendirir ya da dışlanmaya çalışılan tezle farklılık derecesini artırır. Tutkunun işlevi, ötekine, kendisinden kaynaklanan farkı bildirmektir. Bu, ayıran bir sorunla ilgili bir cevaptır ve aşağılayan öfkede tutku vardır, tıpkı yakınlaşmayı amaçlayan aşkta olduğu gibi.
(…)
Michel Meyer
“Retorik”, Çev: İsmail Yergüz, Dost Yay., 2009, ss. 29-30
Mehmet Aksoy’un 2012’de yontmaya başladığı ve 70 ton Afyon grisi mermer ile tamamlayarak “İki Kıtaya Nâzım Hikmet Köprüsü” adını verdiği Nâzım Hikmet heykelinin açılışı 15 Ocak Çarşamba günü saat 13.00’de Akatlar Sanatçılar Parkı girişinde yapılacak…
“Ortak bir tarihe ya da dünyaya tanıklık eden ve kullanım değeri taşıyan imajların gösterge taşıyıcısı değerini bozguna uğratarak karara-bağlanamamazlıkla oynamak, tıpkı Ranciere’in belirttiği gibi gitgide hızlanan gösterge tüketimiyle işleyen bir toplumda göstergelerin okunma protokollerinin anlamını askıya almak bugünün sanatçılarının bozgunculuk yöntemlerinden biri. Bu yöntemler içinde belki de en çok kullanılan kolaj tekniği Eda Gecikmez’in çalışmalarının temelini oluşturur.
“(…) Farklı çevre ve alanlardan topladığım, özellikle günlük hayat içerisinde sıkça görmeye alıştığımız reklam afişleri, moda dergileri, AVM, rezidans broşürleri gibi görselleri bir nevi yapısöküm uygularcasına kesip parçalayarak sembolik olarak iktidarın bütünlük oluşturan dilini yıkmaya girişiyorum. (…)”
Bkz: https://www.edagecikmez.com/2013/12/next-event-odunc-alnms-birliktelik.html
Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com