Ağu
28
2011
0

İstanbul’un Halk Dansları (Metin And)

Halkbilim profesörü ve sıkı koleksiyoner Metin And, Milliyet Sanat Dergisi’nin 20 Mart 1978 tarihli 269. sayısında İstanbul ahalisinin danslarına ilişkin bir arayışa çıkmış… “Bir zamanlar İstanbul’un da halk dansları vardı” başlıklı yazının tam metnine https://zaferyalcinpinar.com/istanbuldanslari.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
28
2011
0

İmzalı: “İlhan Berk’ten Nergis’e…”

28 Ağustos 2008′de vefat eden
sıkı şair ve uçbeyi İlhan Berk’i saygı ve özlemle anıyoruz…

Son zamanlarda oldukça ilginç imzalı kitaplar elime geçiyor. İlhan Berk’in kendi yaşantısını kaleme aldığı “Uzun Bir Adam” adlı kitabının YKY öncesi ilk baskısı bunlardan biri… İlhan Berk işbu kitabını “İlhan Berk’ten Nergis’e,  ‘evet’ “ şeklinde imzalamış… Kitabı 27 Ağustos 2011 tarihinde koleksiyonuma ekleyebilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. (Zy)

Hamişler:

1/ Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan İlhan Berk ilgilerine https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

2/ Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “İmzalı” ilgilerin tümü https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=imzali adresinde bulunuyor.

Ağu
28
2011
0

İLHANBERKİĞNE… tüm zamanlarda…

28 Ağustos 2008’de vefat eden sıkı şair İlhan Berk’i saygı ve özlemle anıyoruz…

1. İlhan Berk’in vefatının ardından 4 Eylül 2008′de kaleme aldığım “ilhanberkiğne” adlı yazının tam metnine  https://zaferyalcinpinar.com/ilhanberkigne.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

 

2. İlhan Berk’in 1962-65 ve 1975-1977 yılları arasında “Yeni Ufuklar” ile “Milliyet Sanat” adlı dergilerde yayımlanan inceleme yazılarını Mart 2011’de “Bakmak” adlı e-kitapta topladım. Bu bütünü, imgelem, şiir dili, dize tekniği, doğu-batı şiiri gibi konular kapsamında çok değerli, İlhan Berk’in kendi poetikasına ilişkin ayrıntılı açıklamaları kapsamında ise örneklerle dolu ve aydınlatıcı bir derleme olarak görüyorum. Ayrıca, İkinci Yeni şiir akımının 1950′den günümüze uzanan imgesel yaklaşımındaki kökenleri, getirdiği yenilikleri ve oluşturduğu poetikanın gerekçelerini de İlhan Berk’in bu güçlü inceleme yazıları aracılığıyla kavrıyoruz. Kitabın tamamına https://zaferyalcinpinar.com/ilhanberkbakmak.pdf adresinden PDF biçeminde ulaşabilirsiniz. (60 Mb.)

3. Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan İlhan Berk ilgilerinin tümüne https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

4. İlhan Berk’in 1935-1978 yılları arasında yayımlanan şiir kitaplarının kapak görüntülerine https://zaferyalcinpinar.com/1935nilhanberk1978.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

Zafer Yalçınpınar

Ağu
28
2011
0

Yavaşlık (Şerif Erginbay)

-İlhan Berk’e-

(…)
Tedirgin uyku:
tel üstünde
el sallayan uzaklık.

Tükenen yol:
y_a_v_a_ş_l_ı_k
-erdemi madencinin-
gülün zırhını erittiğinde;
yol, ayakları dönüyor
kendini her geçtiğinde.

Şerif Erginbay
18-28 Ağustos 2008

İlhan Berk’ten Şerif Erginbay’a…

 

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan İlhan Berk ilgilerinin tümüne https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
26
2011
0

Cesur Adımlarınızın Yanındayız! Çünkü, Fenerbahçeliyiz! Ve sen de “kara deryalarda bir Fenersin!”

Bkz:  https://www.vamosbien.org/index2.php/2011/08/25/cesur-adimlarinizin-yanindayiz/

Türkiye Futbol Federasyonu’ nun UEFA gibi eyyamcı bir kurumun ayak oyununa alet olarak almış olduğu “Şampiyonlar liginden men” kararının akıl ve mantıkla bağdaşmadığı, bu kararın hiç bir hukuk kuralına dayanmadığı açıktır. Soruşturma sürecinin başından beri ne yaptığı belli olmayan bir kurumun almış olduğu bu karar, kendilerinin bulundukları koltuğu lüzumsuz olarak işgal ettiğinin açık göstergesidir.

Alınan men kararı sonrası tek vücut olan milyonlarca taraftarımız, bu hukuk tanımaz ve evrensel kuralları hiçe sayan anlayışa karşı Fenerbahçe’ nin dik durması gerektiği noktasında birleşmiştir. Kurgunun açık olduğu, niyetlerin rahatlıkla okunduğu mevcut ortamda, “figüran olarak” yer almak Fenerbahçe Tarihine ihanet anlamı doğuracaktır.

Bu düşünce ekseninde ortaya koyduğumuz tek seçenek olan “alt ligde oynama” önerisinin, Teknik Direktörümüz ve Futbolcularımız tarafından desteklenmesi ve Asbaşkanımız Sn. Ali KOÇ tarafından Yönetim Kurulu kararı olarak deklare edilmesi, 104 yıllık ulu çınarın onurunu yüceltmiştir.

Adı konamayan Fenerbahçe büyüklüğünün, başarı için her yolu mübah gören zihniyet karşısında galip çıkması; tamamen birlik, beraberlik ve tek vücut olma noktalarına dayanmaktadır.

Bu noktada Sn. Ali KOÇ nezdinde Yönetim Kurulumuz’ a verebileceğimiz en büyük güç tek kelime ile “cesarettir”

Camiamızın tek vücut olarak almış olduğu “alt ligde oynama” kararına Türkiye Futbol Federasyonu’ nun vereceği cevap herkesin malumudur. Hukuk kurallarını değil, ekonomik kaygıları ve Fenerbahçe dışındaki her öğeyi esas alan zihniyet, hiç şüphesiz ki Kulübümüzün bu kararını da sulandıracaktır.

Bu noktada Yönetim Kurulumuzun yapması gereken doğru yöntem, Divan Kurulumuzun çağrısına ivedilikle cevap verip “tek gündem maddeli olağanüstü genel kurul çağrısına” yönelmek olacaktır. Genel kurul üyelerimizle yapılacak istişare sonrası, bir alt lige düşmemizi sağlayacak hukuki sürecin uygulanması, Fenerbahçe Düşmanlarına verilebilecek tek cevaptır.

Karakterleriyle ve dik duruşlarıya gönüllerimizi bir kez daha feth eden Teknik Heyet ve Futbolcularımızın da söylediği gibi, bundan sonra hayata geçmesi gereken tek seçenek onurlu bir ligde gerçekleşecek mücadeledir.

Fenerbahçe’ yi Fenerbahçe yapan temel değerin milyonlarca taraftarından ibaret olduğundan yola çıkarak, bu süreçte yaşanacak olası ekonomik kayıpların “kaygı yaratmaması” ve milyonlarca taraftarın varlığının “güç olarak hissedilmesi” Yönetim Kurulumuzun karar yetisini hızlandıracaktır.

Normal süreçte 1 kombine alıyorsak, Feneriumlardan ayda bir alış veriş yapıyorsak, kulübümüze katkımızı normal seviyede tutuyorsak eğer, içerisinde bulunduğumuz süreçte bunu maksimum seviyeye çıkaracağımız ve ekonomik anlamda her türlü maddi desteği vereceğimiz, Kulübümüze sunduğumuz açık bir taahhüttür.

Fenerbahçelilik, eyyamcılar ve jurnalcilerin benimsediği taraftar olma anlayışından tamamen uzak olup, hepimizin hayatının merkezinde bulunan bir felsefedir. Hayat felsefesinin temelini Fenerbahçe üzerine oturtan kitle olarak, Fenerbahçe düşmanlarına bundan sonra meşru zeminde her türlü cevap artarak verilecektir.

Saygılarımızla,

Fenerbahçe Taraftarı

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Fenerbahçe Spor Kulübü ilgilerinin tümüne https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
25
2011
0

“Asla Pes Etme!”

Çünkü:-
“KARA DERYALARDA BİR FENERSİN!”

“dar ağacında olsak bile
son sözümüz; Fenerbahçe!”

Ağu
24
2011
0

24 Ağustos 2011: “Kara Deryalarda Bir Fenersin!”

“Hukuk Tanımaz Yaklaşımların Sorumluluğu  Bu Kararları Alan ve Aldırtanların Omuzlarındadır!”

Fenerbahçe Spor Kulübümüzün 24 Ağustos 2011 tarihli basın açıklamasına https://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=25606&utm_campaign=fbsk&utm_source=fbsk&utm_medium=fbsk adresinden ulaşabilirsiniz!

 

Ağu
22
2011
0

Kendini Anlatan: “Adagöz”

“Adagöz” by Zy
Marmara Adası, 2011

Ayrıca bkz: Kendini Anlatan

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Ada” ilgilerinin tümüne https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
22
2011
0

Gençlerin İlhan Berk’i… (27-28 Ağustos 2011)

Gençlerin İlhan Berk’i…
27-28 Ağustos 2011
Gümüşlük Akademisi, Bodrum

Bkz: https://www.gumuslukakademisi.org/?aid=188&wd=1
Bkz: https://www.facebook.com/event.php?eid=260433233976378

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan tüm İlhan Berk ilgilerine https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Written by in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:
Ağu
21
2011
0

Şiir: “Stambol’un Gece Sesleri” (Z. Yalçınpınar)


1.

inişi çıkışı aynı bir gece
yüzsüzlerin gece sefaları
birbirinden açıp aktarılan
zincirleme yalanları

velhasıl
dünya kadar insandır
hep bir ağızdan bağırır:

“kimse kimsesiz değildir.”

2.

dörtbaşı mahmur gökyüzünde
Stambol’un ışıkları parlıyor
eşsiz martılarıyla birlikte
abasızlardan Sait düşünüyor:

“yalnızlık yaşamı doldurmuş.”
(…)

Z. Yalçınpınar
20 Ağustos 2011

Hamiş: Şiirin tam metnine https://zaferyalcinpinar.com/s94.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
16
2011
0

Endüstri Devrimi Bitti: “Radyo Cihazı”

Foto: Zy

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “3. Dalga” ilgilerine https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=3-dalga adresinden ulaşabilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Ağu
16
2011
0

Duvarda: “Boncuk”

“Boncuk” by Meta
Foto: Zy
2011

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan tüm “Sokak Sanatı” ilgilerine https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=duvarda adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
14
2011
0

Sıkı Gitarist Yavuz Çetin’i saygıyla anıyoruz…

15 Ağustos 2001’de vefat eden sıkı gitarist Yavuz Çetin’i, saygıyla anıyoruz…

Bkz: https://zaferyalcinpinar.com/k13.html

“maviydi elleri / ben gördüm” (Zy)

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Yavuz Çetin ilgilerinin tümüne https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.

Written by in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:
Ağu
09
2011
0

Yazında İktidar (O. Demiralp)

(…)
Genişleme sürecinde her yazarın ölümüne dek beklenmiyor, yaşarken gün görenler de var elbette. Ün kazanan her kişiye kara çaldığım anlamı çıkarılmasın. Sözüm, kentsoylu kalıplara yerleşen karşı-kentsoylulara değgin: diyelim, kurumlaşmış ödüller alarak. Ödül alan kişi, kurulu düzenin kurumlarından birine, statüsü gereği kendine açık olan tek kuruma “evet” diyerek seçkin olmağı benimseyecektir. Bir yazın ölçüsü, örneği olarak kurumlaşmağı, kitaplarının ödül aldığı için çok okunmasını da. Bir kapak konusu olacak, karşı olduğu bir düzen içinde başarılı insanlar safına yerleştirilmesini onaylayacaktır. Çağımızdaki ödüllü-ödülsüz ayrımı, usta-çırak ayrımına benzemez. Çağdaş yazar, bütünlükten yoksun bir dünyaya geldiği için bireysel ve tikeldir, ne el alır ne de verir, kendisi seçer.
Eski zaman adamının amacı yolda yetkinleşmek idi, konum değiştirmez, konumunda derişirdi. Yani bu tür bir kişi kendi kendisiyle yarışır. Ödül kurumu ise, toplumda seçkin olmak, ayırdedilmek için Yazın yolundan geçmektir. Yani günümüz yazarlarının çoğu, çizgisi ne olursa olsun, birbirleriyle yarışıyor. Sartre, Beckett, ayırdedilmeği reddetmişlerdir. “Şampiyon Yüzücü”nün (Kafka’nın bir öyküsü) durumuna düşmeği istememişlerdir.
(…)
Yazındaki iktidar, yazın dünyasına egemen olan anlayıştır bir bakıma. Yazarların elinden bu anlayış tutacak, ortak beğeniyi bu anlayış oluşturacak, okurları bu anlayış belirleyecektir. Başka bir deyişle, bu iktidar da kendince bir birlik kurmak ardındadır.
(…)
Ele geçirilmiş yazın. Çizili sınırlar ve koşullar içinde çalışıyor.
Kavga sınırda olmaktadır, demiştim. Yazmak kafa tutmaktır demeğe gelir bu. Elbette yazmanın işlevlerinden yalnızca biri. Ne ki, canlılığını koruması bakımından en önemlisi. Egemen söylevin kabul ettirmek istediği bakış ve düşünce biçimlerine karşı durmak, yazıyı bir toplumsal oruna varan yol değil dilsel bir serüven alanı olarak görmek, gelinen yeri ne denli parlak olursa olsun bir iktidar durağı yapmamak, kesintisiz yaşama sürecinde yazmadan yaşanamayacağı ölçüde çalışmak, yani en başta kendine kafa tutmaktır.
Her önemli yazar geçer bu yoldan. Belki hep ordadır, belki de belirli bir süre kalır. Çağının ya da daha sonraki çağın yazın anlayışı onu benimsediği daha doğrusu kendine kattığı anda biter yazarın kafa tutması. Ama, kenarda başkaları vardır.

Oğuz Demiralp
Yazı Dergisi, 1978, Sayı:1, s. 74-75

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Ağu
08
2011
0

Kültür Komprodorları

(…)ve belki hepsinden önemlisi, tüketici değil, üretici olacaktır. Ünlü “Batılılaşma” yenilgimizde belki en ağır yanılma, kültürü bir “şey”, bir “mal”, bir “ürün” sanmamız olmuştur. Böyle olunca sırtlanıp götürülebilirdi kültür. Ya da hazıra konabilirdik. Getirirdik, satın alırdık, rafa korduk, tepe tepe kullanırdık.(…) Oysa ki ismi üstünde, kültür bir üretimdir. Kültür sürekli bir eylem, bir çalışma, bir çabadır, bir “iş”tir. Batı’nın da Doğu’nun da yöntemleri, deneyleri, uygulamaları bizim için önemli, yine de hiçbiri kendi kültür eylemimizin yerini tutamaz; değil mi ki kültür organik bir olgudur…
(…)Doğruyu yanlıştan ayırma, süzme eylemi, diyalektiği kullanmasını bilmemize bağlı. Bunu yapabildiğimiz, becerdiğimiz ölçüde kültüre ve bilime bir “katkı” söz konusudur.
Şu halde kültürde emperyalizm nerde başlıyor, nerde bitiyor? Emperyalizm, yabancı kültürün toptan, hazmedilmeden, süzülmeden zorlanma siyasetindedir. Ulusal kimliğimizi ezmeye çalıştığı ölçüde her kültür emperyalisttir. Bu alanda saldırı dışarıdan gelebileceği gibi, içerden de gelebilir.(…)Bu iç yardakçılara “kültür komprodorları” diyebiliriz. Emperyalist tutuma karşı en iyi savunma, yönteme yöntemle, kitaba kitapla, olumsuz sanat eserine karşı olumlu sanat eseriyle karşı çıkmamızdır. Hazıra konuculara, kültür komprodorlarına karşı koymalıyız. (…)

Abidin Dino
“Kültür Emperyalizmi”, Ataç Yayınevi Toplumbilim Dizisi, 1967, s.40-41

Ağu
08
2011
0

1973’ten İki Desen (Mengü Ertel)


Mengü Ertel’in 1973’te çizdiği iki desen…

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “imzalı” ilgilerin tümüne https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Written by in: Buluntular (Efemeralar) | Etiketler:
Ağu
06
2011
0

Anlam Dünyasında Bilim ve Teknoloji (Nusret Hızır)

Tan Dergisi’nin Ekim 1982’de yayımlanan 6. sayısında, Nusret Hızır‘ın “Anlam Dünyasında Bilim ve Teknoloji” başlıklı yazısıyla karşılaştım. “Bilim-Teknoloji” ilişkisi gibi endüstriyel bir konuya dilbilim felsefesi açısından -mihenk noktasından-  yakınsayan bu sıkı yazı, Füsün Akatlı’nın sunuşuyla birlikte dergide yer almış. Yazının tam metnine https://zaferyalcinpinar.com/anlamteknoloji.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
04
2011
0

İsimsiz (Z. Yalçınpınar)


zamana duruyorum
kapı pencere geçiyor
içimden

ime

Z. Yalçınpınar
3 Ağustos 2011

Ayrıca bkz: https://zaferyalcinpinar.com/siir.html

Ağu
02
2011
0

Cunda

*

*

Fotoğraflar: Z. Yalçınpınar
Cunda 2011

Ayrıca Bkz:https://zaferyalcinpinar.com/kendinianlatan/kendinianlatan.html

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Ada” ilgilerine https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
02
2011
0

İngilizce’de Ece Ayhan…

Ece Ayhan şiirlerini çevirmenin zorluğu ve “imkânsızın dili”, edebiyat dergilerimizde de kendini göstermiş… Yazko Çeviri’nin Kasım-Aralık 1982 tarihli 9. sayısında Fatih Özgüven’in gerçekleştirdiği bazı çevirilere rastladım. Çevirileri bütünsel olarak da imgesel olarak da “yeterince” başarılı bulmuyorum. Bu çevirileri, Murat-Nemet Nejat’ın “The Blind Cat Black and Orthodoxies”  (Los Angeles, Sun & Moon Press, 1997) çevirileri hakkında düşündüğüm gibi, birer “çeviri deneyi, salınımı” olarak niteleyebiliriz.

Fatih Özgüven’in Ece Ayhan çevirilerine https://zaferyalcinpinar.com/eceayhanpoems.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.

1. Hamiş: “İngilizce’de Ece Ayhan” başlığı üzerine düşünürken aşağıdakilere de göz atmanız faydalı olacaktır:

Murat-Nemet Nejat ile… – Temmuz 12, 2010
Chris King’le “Bakışsız Bir Kedi Kara” adlı zombi filmi üzerine: “Solgun ve öksüren nalsız atlarıyla…” – Mayıs 12, 2010
Okuduğum En Kederli Kitap: “Bakışsız Bir Kedi Kara ve Ortodoksluklar” – Ekim 26, 2009
Ece Ayhan, ABD sokaklarında: “Blind Cat Black – Poetry Scores” – Aralık 30, 2008

 2. Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Ece Ayhan ilgilerinin tümüne https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=ece-ayhan adresinden ulaşabilirsiniz. “Bakışsız Bir Kedi Kara” adlı Ece Ayhan web sitesi ise https://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinde bulunuyor.

Ağu
01
2011
0

Bozca (II)

*

*

*

Fotoğraflar: Z. Yalçınpınar
Bozcaada 2011

Ayrıca Bkz: https://zaferyalcinpinar.com/kendinianlatan/kendinianlatan.html

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Ada” ilgilerine https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
01
2011
0

Eğretileme ve Düzdeğişmece

(…)Söylemin gelişmesi iki değişik anlamsal çizgide olabilir: bir konudan ötekine benzerlik ya da bitişiklik yoluyla geçebilir. Bunlar en yoğun anlatımlarını, sırasıyla, eğretileme ve düzdeğişmecede bulduklarından, birincisi için eğretileme yöntemi, ikincisi için de düzdeğişmece yöntemi terimleri uygun olabilir. Söz yitiminde bu iki süreçten biri ya da öteki kısıtlanır ya da tümüyle engellenir(…) Olağan sözel davranışta iki süreç de sürekli işler durumdadır.(…)
Şiirde bu seçenekler arasındaki seçimi belirleyen çeşitli güdüler vardır. Romantik ve simgeci yazın okullarında eğretileme sürecinin önceliği sürekli olarak kabul edilegelmiştir; ancak romantizmin çöküşü ile simgeciliğin yükselişi arasındaki bir ara dönemde yer alan ve ikisine de karşıt olan “gerçekçi”yaklaşımın temelinde bulunan ve aslında onu önceden belirleyen şeyin düzdeğişmecenin ağırlıkta olması olduğu bugün de yeterince anlaşılamamıştır. Bitişiklik ilişkileri yolunu izleyerek gerçekçi yazar, düzdeğişmeceli bir biçimde, öykü planından ortama, karakterden uzam ve süremdeki konuma sapar durur.(…)

Roman Jakobson-Morris Halle
Fundamentals of Language, Çev: Ahmet Kocaman
Tan Dergisi, Sayı:9, Şubat 1983, s.62-63

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com