Fotoğraflar: Z. Yalçınpınar
Marmara Adası-Ekim 2013
Ayrıca bkz: kendini anlatan
“Paçanoz Kaya”
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Adalar Kültürü” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.
Fotoğraflar: Z. Yalçınpınar
Marmara Adası-Ekim 2013
Ayrıca bkz: kendini anlatan
“Paçanoz Kaya”
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Adalar Kültürü” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.
Free Word Center’in desteği ile ReFrame adı verilen yeni bir çizgi roman yakında yayına girecek.
ReFrame, Gezi Parkı Olayları’nı merkez alarak çizgilerle Türkiye’de yaşananları konu alacak.
Bkz: https://frpnet.net/haberler/cizgi-roman-haberleri/gezi-parki-olaylari-cizgi-oykulerle-londrada
1.
mükemmel bir gece
sokak lambasının
______cızırtısı dışında
mükemmel sessiz
her şey kendisi gibi
tek hece
2.
en geç soluyan yeryüzünü
ve en son solan gökyüzüne
tüm yaprakları gözleşmiş
bahçedeki akasyanın
şerhli uygunsuz
birer bakış
3.
iğneli iğneli duruyor
uzaktaki çam ormanı
sabırla bekliyor
savaş zamanını
4.
bir su yolunun kendinden çıkması
kendine dönmesi kendinden
geçmesi kendine
gelmesi
5.
ay
bir gökyüzü lambası
iyi giyimli ve umutlu
bir sanatçı
6.
alacakaranlıkta
ağaçların yosunlu
evlerin çatlak
iplerin çürümüş
tarafıyım
7.
ağların içene doluşan habersiz balıklar
koşuşturması partal bir şehrin
tüm yalanların paylaşılması
fazladan mutsuzluk
trafik çoğalması
sabaha karşı
dolantı
8.
işyerlerindekiler
iğrendirdiler
bize bakan yönünü
her şeyin
gündüzünü
Zafer Yalçınpınar
18 Ekim 2013
Hamiş: Yalçınpınar’ın şiirlerine https://zaferyalcinpinar.com/siir.html adresinden ulaşabilirsiniz.
Fotoğraflar: Z. Yalçınpınar
Marmara Adası-Ekim 2013
*
Ayrıca bkz: Kendini Anlatan
*
Hamiş: Evvel fanzin kapsamında yayımlanan “Adalar Kültürü” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.
Gezi’den Occupy’a Mücadele Döngüsü
Bkz: https://birgun.net/haber/
geziden-occupya-mucadele-dongusu-5417.htmlGezi, Yeni Türkiye’nin Başarısıdır!
Bkz: https://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=446826Badiou Soruyor: Niçin bu haldeyiz? (Korkut Boratav)
Bkz: https://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/
badiou-soruyor-nicin-bu-haldeyiz-81058*
Son birkaç gündür, Tamer Temel’in “Bir Kedi Kara” adlı proje albümündeki caz cümlelerini tekrar tekrar dinliyorum. Tamer’in bu albümü için kafamda dolaşan birincil kelime “koyu” oldu. Koyu, sıkı, hakiki bir caz albümü… Yani, albümde “light/hafif” diyebileceğimiz bir konsept ya da türev, ikincil bir caz tavrı yok: “Bir Kedi Kara”da 2010’ların has ya da öz cazı olarak tanımlayabileceğimiz sıkı bir müzikal tavırla karşılaşıyoruz. Bu açıdan bakıldığında tıpkı Ece Ayhan şiirleri gibi -henüz, nihai ânda- anlamlandırması pek de kolay olmayan ve “geleceğe uzanan” bir armonik yapısı var albümün… Sonuçta, albümün geneli için “diminished” tonlarla kurgulanmış diyebiliriz ki ben Ece Ayhan’ın poetikasında da aynı çizgiyi görüyorum: Tamer Temel’in Bir Kedi Kara’sı -hem edebiyatta, hem de diğer sanatsal salınımlar kapsamında- bir sürü örnekten daha tutarlı ve daha “çok” Ece Ayhan kavuşması/buluşması içeriyor, diye düşünüyorum. Ve albümü dinlerken içimde oluşan Ecevari-karaşın hisler, “müziğin poetikası”nı teyit eden bir alan derinliğine yönelerek, ona eklemleniyor…
Albümde Tamer Temel, saksafonuyla dörtlüye liderlik etse de projedeki mihenk enstrümanın -en azından tasarımsal açıdan- “piyano” olduğu seziliyor. Özellikle, albüme ismini veren Bir Kedi Kara’daki(no.3) piyano partisyonları bu durumu açıkça gösteriyor. Zaten en sevdiğim parça da o! Davul ise diğer enstrümanlara göre biraz geri planda kalmış, durmuş, azıcık memurlaşmış gibi.. Bas partisyonlarına baktığımda ayrı ve önemli birer mesele olarak duyumsadığım 7 ve 8 numaralı parçalar, “kontrpuan açısından” çok zekice yazılmış, çözülmüş ve beni diğerlerinden daha çok etkiliyor…
Nihayetinde, Tamer Temel ve dörtlüsünün “kara kedinin caz yürüyüşü” diyebileceğim “koyu” albümünü tüm Ece Ayhan ve cazseverlerin kaçırmaması gerektiğine inanıyorum.
Sahicilikle
Z. Yalçınpınar
15 Ekim 2013
Ayrıca bkz: https://evvel.org/tamer-temelin-bir-kedi-karasi
YANMAK
Düş yeli sallar
Uyku ağacının yapraklarını
Uyanırsınız
Gürültüden
GÜNDÜZ
Kara gecede
En küçük otların
Karşı koymasıyla kazanılır
Bu mavilik
YEŞİL
Ağacın resmini yapar adam
Sezmeden
Düşen yaprağın
İçindeki ağacın
Fazıl Hüsnü Dağlarca
“Güzel Yazılar” Dergisi, Sayı:22, Temmuz-Ağustos 2003, s.2
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “F.H. Dağlarca” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/daglarca adresinden ulaşabilirsiniz.
10 Ocak 81
Kardeşim Arif.
Neden böyle yazıyorum, neden böyle direniyorum ben de bilmiyorum doğrusu. Merhaba!
Elli gün Ankara’da kaldım ve sonuç başarısızlıktır! 3 Ocak 81 Cumartesi günü Ankara’dan doğru Çanakkale’ye geçebildim işte; baktım cebimde 800 lira kalmış, bunun 750 lirasını otobüse verdim. Ve kısacası Yalova köyüne sığındım bu kara kışta. Buz gibi soğuk ufak oda, kırık camlardan içeri rüzgar giriyor, ben yer yatağındayım giyinik, annem divanda, 38-39 kiloya düşmüş kadın, halsizlikten yere oturunca mutlaka birisinin onu tutup ayağa kaldırması gerekiyor, sanıyorum elli günlük Ankara serüveni bende izler bırakmıştır anlıyorum. Cüneyt Ayral, Cemil Eren, Ergin Günçe bana ufak da olsa bir iş bulabilmek ve Ankara’da tutunabilmek için çabaladılar, olmadı, olmadı. (…)
(…)
Ece Ayhan
Hamişler:
1-Ece Ayhan’ın Arif Damar’a gönderdiği bu önemli mektubun tam metni, Hayâl Dergisi’nin Ekim-Aralık 2013 tarihli 47. sayısında yayımlanmıştır. Önümüzdeki günlerde mektubun tam metnini Evvel Fanzin Ece Ayhan ilgileri kapsamında, burada paylaşacağız.
2-Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Ece Ayhan başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan adresinden ulaşabilirsiniz. Ece Ayhan web sitesine ise https://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşılıyor…
Facebook Etkinlik Bağlantısı:
https://www.facebook.com/events/602645896467011
*
Ayrıca bkz:
Tamer Temel’in “Bir Kedi Kara” adlı Caz Cümlesi hakkında…
*
Müslüm Çizmeci tarafından yayına hazırlanan “Hayâl” Dergisi’nin “Ekim-Aralık 2013” tarihli 47. sayısından söz etmemek imkânsız… Derginin dosya konusu “Edebiyat ve Mektup” olarak belirlenmiş. Edebiyat efemerasına ilgi duyan araştırıcılar için bu özel sayı bir hazine niteliğinde derlenmiş.
Özellikle, İlhan Berk’in kaleme aldığı bir mektup ve kartpostal ile Ece Ayhan’ın Arif Damar’a(nam-ı diğer Ece Ovalı’ya) yazdığı “inanılmaz derecede önemli” bir mektup benim ilgi-inceleme alanıma giriyor. Kısacası, Hayâl’in 47. sayısını edebiyat efemerası açısından Ocak-Ekim 2013 döneminin en sıkı “olayı” olarak görüyorum.
Kimse kaçırmasın, derim.
Sahicilikle
Zy
Fanzin X taifesinden Efe Tuşder çevirmiş… Sıkı…
*
Bkz: https://fanzinx.blogspot.com/2013/10/aleksander-vvedenski-ter.html
*
Bkz: https://kargabar.org/#/Alb
Karga Bar’ın artık gelenekselleşen yıllık toplama albüm serisi “Kompile Karga”nın dördüncüsü çıktı. İlk üç yılda 58 müzik grubu / müzisyenin çalışmalarına yer vererek memleketin ana akımın dışında kalmakta ısrar eden gruplarını kayıt altına almaya, hatırlatmaya, tanıtmaya çalıştığımız serimizin en önemli özelliği ücretsiz dağıtılması. Bu yılın öncekilerden bir farkı var. Daha önce grupları, müzisyenleri belirler, derlemede yer alacak çalışmalarını kendi seçimlerine bırakırdık. Son yıllarda sayısı gittikçe artan yeni söz yazarlarımıza, daha doğrusu şarkı sözü formatı dışında, söz yazmada bir fark yaratan, şiirsel ifadelerini besteleyen bir dolu güzel müzisyene dikkat çekmek için, ilk defa bir konsept albüm hazırladık ve tek tek şarkı seçtik bu yıl. İnce eledik, sık dokuduk ve inanıyoruz ki zamansız bir albüm çıktı ortaya. Birbirlerinden iyi şarkı sözleri, şiirler var. Üçü son yıllarda yayınlanmış yasal albümlerden, üçü dijital albümlerden, biri albümde yer alamayan ama sahibi tarafından internette paylaşılmış, kalanları da bu albüm için (bir kısmı yeniden düzenlenerek, bir kısmı taptaze) kaydedilmiş 17 çalışma var albümde. Burada ufak da bir parantez açmak lazım; bu albümün konseptine uygun bir dolu şarkısı bulunan birkaç ismi önceki derlemelerde yer aldıkları için albüm dışında tuttuk. Tabii ki daha bir dolu şarkı sözü, şarkı vardır bu albüme girecek ama yine de Kompile Karga 4 – “Söz” kendi kapasitesine göre hayli iddialı bir derleme. Kompile Karga 4 : Söz albümünün açılış şarkısı “Tahta Kılıçlar”ı, Cenk Taner’in 25 Ekim tarihinde çıkacak yeni albümü sonrasında paylaşıma açabileceğiz. Bu kaydın ekleneceği versiyonu aynı linkten 26 Ekim tarihinden itibaren indirebilirsiniz.
*
Efemeralar “İkinci Yeni” faceebook grubu’ndan alıntılanmıştır.
Bkz: https://www.facebook.com/groups/ikinciyeni/
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “imzalı” ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.
9 Ekim 2013
FB: 64 – GS: 62
“Kupalar bizim içindir!”
Bkz: https://www.fenerbahce.org/detay.asp?ContentID=36605
*
Ayrıca bkz:
kara deryalarda bir Fenersin
*
“İlhan Berk, ölümünün 5. yılında, “İlhan Berk’e Ev Ziyareti” Anma Sergisi ile Bodrum’dan Bursa’ya taşınıyor. 10 Ekim – 20 Kasım tarihlerinde, Bursa’da Nilüfer Belediyesi Nâzım Hikmet Kültürevi’nde; şeylerin, nesnelerin, taşların, çamurun, çöpün, evin, odanın, kapının, pencerenin, duvarın, tavanın, merdivenin, masanın, kâğıt kalemin şairine, İlhan Berk’e bir ev ziyareti yapılabilecek.”Bkz: https://www.radikal.com.tr/kultur/ilhan_berk_muzesi_bursaya_tasiniyor-1154524
Bkz: https://www.edebiyathaber.net/ilhan-berke-ev-ziyareti-anma-sergisi/
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “İlhan Berk” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.
Kasım 2012’den bugünleri görmüşüz…
YENİ SİNSİYET’İN İKBAL EZBERİ
Yeni sinsiyet tipolojisi[i] tarafından kurgulanan tüm enstrümanların birer saat gibi tıkır tıkır işlemesine, cehalet alanının genişleyerek devasa bir cehalet ortamına dönüşmesine, işbu havzadaki dipsizlik duygusunun gün be gün artmasına, tüm yanıltıcı salvoların veya retorik arsızlıklarının [ii] “mutlak bilgi”ye bağlanmasına, ortamdaki yandaş-paydaş etkileşimlerinin endüstrileşmiş bir menfaat-sömürü çizelgesinde üssel olarak hızlanmasına ve nihayetinde yeni sinsiyet tipolojisinin oligarşik bir yönetsel katmanda(kulede) müstahkem mevki kazanmasına[iii], kısacası, bu kör keşmekeşinin tümüne şahit bulunmanın ya da kalmanın biriktirdiği “susku” korkunçluğunu, “susku” gerginliğini ve “susku” öfkesini nasıl anlatabiliriz?
(…)
Yazının tam metnine https://zaferyalcinpinar.com/i29.html adresinden ulaşabilirsiniz.
[i] Bkz: “Yeni Sinsiyet ve Bazı Enstrümanları”,
https://zaferyalcinpinar.com/i21.html
[ii]Bkz: “Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin ‘Biz’ Söylemi ve Retorik Arsızlığı”, https://zaferyalcinpinar.com/i22.html
[iii]Bkz: “Yeni Sinsiyet’in Seçkinlik Arayışı”,
https://zaferyalcinpinar.com/i23.html
Ali Artun’un sımsıkı Bienal eleştirisinin tam metnine https://www.e-skop.com/skopbulten/anne-ben-hiyar-miyim/1510 adresinden ulaşabilirsiniz.
(…)
“Doğrusu, sevgili Raphael,” dedi, “niçin bir kral yanına girmediğinize şaşıyorum. Hangisine başvursanız sizden hoşlanır ve yararlanır. Boş zamanlarında bütün bu bildiklerinizi seve seve dinler; değişik memleket ve insan örneklerinden değerli dersler alırdı. Üstelik siz de hem kendinize hem de ailenize, dostlarınıza, parlak bir durum sağlardınız.”
“Ailemden yana pek kaygım yok” dedi Raphael, “onlara karşı ödevimi yaptım sanıyorum. Herkes varını yoğunu ihtiyarlığında, ölüm döşeğinde, elleri zaten hiçbir şey tutamaz olunca başkalarına bırakır. Bense genç ve sapasağlamken her şeyimi yakınlarıma verdim. Bana bencil demeye dilleri varmaz herhalde; daha fazla para kazanmak için benim bir krala kölelik etmemi isteyemezler.”
“Yanlış anlamayın,” dedi Peter; “ben sizin kral yanına uşak olarak değil, bakan olarak girmenizi söylemek istedim.”
“Krallar, dostum, ikisini pek ayırmazlar birbirinden. Bakanı da kendilerine hizmet eden bir adam diye görürler.”
(…)
Öylesine ezer ki onları, boyunduruklarını sarsmaya güçleri kalmaz.’ Böylesi düşüncelere karşı ayaklanıp kralın heybetli bakanlarına şöyle desem: Bu düşünceleriniz korkunç: Kral için yüzkarası, halk için cehennem arıyorsunuz. Efendinizin şerefi ve sağlığı kendinin değil, halkın zengin olmasına bağlıdır. İnsanlar kralları insanların yararı için başa getirdiler, kralların yararı için değil. Kendilerini rahat yaşatacak, saldırıdan, sövgüden koruyacak güçlü bir dayanak istediler. Kralın en kutsal ödevi, kendininkinden önce halkın mutluluğunu düşünmektir. Sadık bir çoban gibi kendini sürüsüne vermeli, onu en besleyici otlaklara sürmelidir. Halkın yoksulluğunu, krallığın güveni saymak kabaca ve açıkça yanlıştır: Kavgalar, kan dökmeler, en çok dilenciler arasında olmuyor mu? Bir devrimi en candan isteyen kimdir? Bugün en yoksul durumda olan değil mi? Devleti yıkmakta en fazla atılganlık gösterecek olan kimdir? Yitirecek bir şeyi olmayıp da sadece kazanç sağlayacak olan değil mi?
Yurttaşların kin bağladığı, hor gördüğü bir kral; halkı ezerek, soyarak, dilenci durumuna düşürerek tahtında tutunabilecekse, bıraksın krallığı insin gitsin tahtından. Bu yollarla belki kral adını elinde tutar; ama ne yiğitliği kalır, ne büyüklüğü. Kral yüceliği dilencilerin değil, zengin ve mutlu insanların başında kalmakla kazanılır.
Büyük yürekli Fabricius bu soylu düşünceyle söylemişti şu sözü: ‘Kendim zengin olmaktansa, zenginlere baş olmak isterim. Bir halkın acıları, iniltileri ortasında keyif sürmek krallık değil, zindan bekçiliği etmektir.’
Thomas More
Ütopya’dan…
Çev: Mina Urgan
“Gezi Parkı Eylemleri” Raporu
Uluslararası Af Örgütü
pdf, 71 sayfa
*
Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı kapsamlı raporla ilgili açıklamaya https://www.amnesty.org.tr/ai/node/2281/ adresinden, raporun tam metnine ise (pdf biçeminde, 71 sayfa) burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.
*
Şiirler yazarım
basılmaz
basılacaklar ama
Bir mektup beklerim müjdeli
belki de öldüğüm gün gelir
mutlaka gelir ama
Ne devlet ne para
insanın emrinde dünya
belki yüz yıl sonra
olsun
mutlaka bu böyle olacak ama
Nâzım Hikmet
Moskova, 12 Eylül 1957
Yuvarlanıyor, iri, sıcak damlalar
bakır yanaklarımızdan!
Yuvarlanıyor iri sıcak damlalar
kalbimize!
Kalbimiz artık dar geliyor bize!
(…)Nâzım Hikmet
“CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Hasan Ferit Gedik’in öldürülmesini TBMM gündemine taşıdı.”
“teknemiz Livar, adada balığa çıkar…”
2007’de yayımlanan “Livar” adlı şiir kitabının
kapak görüntüsü… (Zy)
Livar‘ın tam metnine
https://bit.ly/livar2007
ya da
https://issuu.com/adabeyi/docs/livar
adreslerinden pdf dosyası biçeminde ulaşabilirsiniz.
“Livar” hakkında yazılan bazı yazılara ise
https://zaferyalcinpinar.com/livarhakkinda.pdf
adresinden ulaşılıyor.
*
Ayrıca bkz: MEYDANSIZ (2009)
*
“bulutsu”
*
Marmara Adası, 2013
Ayrıca bkz: kendini anlatan
Ayrıca bkz: Livar
Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com