Ali Artun’un sımsıkı Bienal eleştirisinin tam metnine https://www.e-skop.com/skopbulten/anne-ben-hiyar-miyim/1510 adresinden ulaşabilirsiniz.
05
2013
Zindan Bekçiliği
(…)
“Doğrusu, sevgili Raphael,” dedi, “niçin bir kral yanına girmediğinize şaşıyorum. Hangisine başvursanız sizden hoşlanır ve yararlanır. Boş zamanlarında bütün bu bildiklerinizi seve seve dinler; değişik memleket ve insan örneklerinden değerli dersler alırdı. Üstelik siz de hem kendinize hem de ailenize, dostlarınıza, parlak bir durum sağlardınız.”
“Ailemden yana pek kaygım yok” dedi Raphael, “onlara karşı ödevimi yaptım sanıyorum. Herkes varını yoğunu ihtiyarlığında, ölüm döşeğinde, elleri zaten hiçbir şey tutamaz olunca başkalarına bırakır. Bense genç ve sapasağlamken her şeyimi yakınlarıma verdim. Bana bencil demeye dilleri varmaz herhalde; daha fazla para kazanmak için benim bir krala kölelik etmemi isteyemezler.”
“Yanlış anlamayın,” dedi Peter; “ben sizin kral yanına uşak olarak değil, bakan olarak girmenizi söylemek istedim.”
“Krallar, dostum, ikisini pek ayırmazlar birbirinden. Bakanı da kendilerine hizmet eden bir adam diye görürler.”
(…)
Öylesine ezer ki onları, boyunduruklarını sarsmaya güçleri kalmaz.’ Böylesi düşüncelere karşı ayaklanıp kralın heybetli bakanlarına şöyle desem: Bu düşünceleriniz korkunç: Kral için yüzkarası, halk için cehennem arıyorsunuz. Efendinizin şerefi ve sağlığı kendinin değil, halkın zengin olmasına bağlıdır. İnsanlar kralları insanların yararı için başa getirdiler, kralların yararı için değil. Kendilerini rahat yaşatacak, saldırıdan, sövgüden koruyacak güçlü bir dayanak istediler. Kralın en kutsal ödevi, kendininkinden önce halkın mutluluğunu düşünmektir. Sadık bir çoban gibi kendini sürüsüne vermeli, onu en besleyici otlaklara sürmelidir. Halkın yoksulluğunu, krallığın güveni saymak kabaca ve açıkça yanlıştır: Kavgalar, kan dökmeler, en çok dilenciler arasında olmuyor mu? Bir devrimi en candan isteyen kimdir? Bugün en yoksul durumda olan değil mi? Devleti yıkmakta en fazla atılganlık gösterecek olan kimdir? Yitirecek bir şeyi olmayıp da sadece kazanç sağlayacak olan değil mi?
Yurttaşların kin bağladığı, hor gördüğü bir kral; halkı ezerek, soyarak, dilenci durumuna düşürerek tahtında tutunabilecekse, bıraksın krallığı insin gitsin tahtından. Bu yollarla belki kral adını elinde tutar; ama ne yiğitliği kalır, ne büyüklüğü. Kral yüceliği dilencilerin değil, zengin ve mutlu insanların başında kalmakla kazanılır.
Büyük yürekli Fabricius bu soylu düşünceyle söylemişti şu sözü: ‘Kendim zengin olmaktansa, zenginlere baş olmak isterim. Bir halkın acıları, iniltileri ortasında keyif sürmek krallık değil, zindan bekçiliği etmektir.’
Thomas More
Ütopya’dan…
Çev: Mina Urgan
02
2013
Uluslararası Af Örgütü’nün “Gezi Parkı Eylemleri” Raporu
“Gezi Parkı Eylemleri” Raporu
Uluslararası Af Örgütü
pdf, 71 sayfa
*
Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı kapsamlı raporla ilgili açıklamaya https://www.amnesty.org.tr/ai/node/2281/ adresinden, raporun tam metnine ise (pdf biçeminde, 71 sayfa) burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.
*
02
2013
Şiir: “İyimserlik” (Nâzım Hikmet)
Şiirler yazarım
basılmaz
basılacaklar ama
Bir mektup beklerim müjdeli
belki de öldüğüm gün gelir
mutlaka gelir ama
Ne devlet ne para
insanın emrinde dünya
belki yüz yıl sonra
olsun
mutlaka bu böyle olacak ama
Nâzım Hikmet
Moskova, 12 Eylül 1957
02
2013
Kalbimiz artık dar geliyor bize!
Yuvarlanıyor, iri, sıcak damlalar
bakır yanaklarımızdan!
Yuvarlanıyor iri sıcak damlalar
kalbimize!
Kalbimiz artık dar geliyor bize!
(…)Nâzım Hikmet
02
2013
Haber: “Hasan Ferit Gedik’in Ölümü Meclis’te…”
“CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Hasan Ferit Gedik’in öldürülmesini TBMM gündemine taşıdı.”
30
2013
teknemiz Livar, adada balığa çıkar… (e-kitap)
“teknemiz Livar, adada balığa çıkar…”
2007’de yayımlanan “Livar” adlı şiir kitabının
kapak görüntüsü… (Zy)
Livar‘ın tam metnine
https://bit.ly/livar2007
ya da
https://issuu.com/adabeyi/docs/livar
adreslerinden pdf dosyası biçeminde ulaşabilirsiniz.
“Livar” hakkında yazılan bazı yazılara ise
https://zaferyalcinpinar.com/livarhakkinda.pdf
adresinden ulaşılıyor.
*
Ayrıca bkz: MEYDANSIZ (2009)
*
“bulutsu”
*
Marmara Adası, 2013
Ayrıca bkz: kendini anlatan
Ayrıca bkz: Livar
29
2013
Ali İsmail Korkmaz’ın Fenerbahçesi Yıkılmaz!
“Daha 19 yaşında, düşlerinde özgür dünya
Öptüğü çubuklu forma, yaşayacak anısında
Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe yıkılmaz!”
*
*
28
2013
Tuncel Kurtiz’in Ardından… (Çağrı Kınıkoğlu)
“Bu macera sonsuz bir merakla başladı; çalışmakla, disiplinle, okumakla, müzikle, aşkla acılarla, gözlemekle ve iç disiplinle büyüyüp gelişti. Dönüp geriye baktığımda, biraz oynadığım adamları, biraz kendimi görüyorum. Ne o, ne de bu… Doğruyla başlamayı hiç istemiyorum, hep yanlışla başlamak istiyorum, biraz kendim oluyorum o yanlışı buluyorum. Bir metot olarak, bir duygu olarak… Ben rolümü ceket gibi üzerime giyemiyorum, rolümle müthiş yakınlıklar kuruyorum, içinden kolay kolay çıkamıyorum. Bende her zaman bir parçası kalıyor. Kısacası koşan adamı, koşmadan oynayamıyorum, koşmadan yapamıyorum…”
Tuncel Kurtiz
Bkz: https://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/kurtizin-ardindan-komunistim-baska-yol-var-mi-haberi-80282
26
2013
“Yavuz Çetin Tribute” Hakkında…
Bkz: https://www.radikal.com.tr/kultur/yavuz_cetin_anisina_tribute_album-1152678
2001 yılında Boğaziçi Köprüsü ’nden atlayarak yaşamına son veren rock ve blues sanatçısı Yavuz Çetin anısına ‘Yavuz Çetin Tribute’ albümü hazırlanıyor. Yavuz Çetin’in şarkılarından oluşacak olan albümde 16 grup/müzisyen Çetin’in şarkılarını seslendirecek. Albümde profesyonel müzisyenlerin yanı sıra yetenekli genç müzisyenler de bir şarkı ile yer alacak.
Albümde yer alacak müzisyeni belirlemek için düzenlenen yarışmaya katılmak isteyen genç müzisyenler ‘Kurtar Beni’ şarkısını hazırlayıp, soundcloud’a yükledikleri şarkının linkini 1 Ekim’e kadar kurtarbeni@yavuzcetin.com adresine göndererek yarışmaya katılabilecek. Gönderilen şarkılar arasından seçilen bir grup/sanatçı tribute albümde yer alacak.
Albümde yer alacak diğer sanatçılar ise şöyle; Teoman , Mor ve Ötesi, Duman, Pentagram, Şebnem Ferah, Bulutsuzluk Özlemi, Yüksek Sadakat, Hayko Cepkin, Ceylan Ertem, Pilli Bebek (Cem Kısmet), Moğollar, Tuncer Tunceli , Sahte Rakı , Yavuzcan Çetin & Yavuz Çetin, Pinhani ve Batu Mutlugil. Albümdeki sanatçıların bazılarında değişiklik olabileceğini söyleyen Çetin’in oğlu Yavuzcan Çetin hazırlığı devam eden albümü yıl sonuna kadar piyasaya çıkarmayı planladıklarını belirtiyor.
Radikal Gazetesi, 26 Eylül 2013
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.
26
2013
“Gezi” sularından önemli başlıklar-2
“Serdar Erener’e Açık Mektup”
Bkz: https://www.odatv.com/n.php?n=serdar-erenere-acik-mektup-2609131200“Benimle oynar mısın?” Söyleşisi
Bkz: https://direnisteyiz.org/haber/besiktas-carsi-kent-ve-insan-benimle-oynar-misin/PHR’ın Gezi Raporu
Bkz: https://www.soldefter.com/2013/09/26/abdli-doktorlardan-gezi-raporu/
25
2013
zoomoozofon
“zoomoozofon”
Kült Neşriyat taifesinden, yeni bağımsız…
pdf: https://kultnesriyat.files.wordpress.com
/2013/09/zoomoozofon.pdf
*
24
2013
çArşı’nın açıklaması (24 Eylül 2013)
“(…) Düşüncelerimizi gerçekleştirecek evvellerimiz ve geleneğimiz var olduğu sürece öylesine başı dik, alnı açık, onurlu ve gurur dolu tertemiz bir geçmişi geleceğe de aktaran ve gelecekte yaşatacak olan Beşiktaş’ımızın var olabilmesidir; zafer. Bizim için en adil hakem Şeref Bey, en dürüst sporcu Hakkı Yeten’dir. Bunlar böyle bilinsin. (…)”
Açıklamanın tam metni şurada: https://skorer.milliyet.com.tr/carsi-dan-son-dakika-aciklamasi/besiktas/detay/1767712/default.htm
24
2013
Taksim Dayanışması’nın Açıklaması: “Suçluları biliyoruz, hesap soruyoruz!” (24 Eylül 2013)
Bkz: https://taksimdayanisma.org/suclulari-biliyor-hesap-soruyoruz
Daha onurlu, daha adil, daha kardeşçe ve daha güzel bir yaşam için mücadele ederken polis kurşunuyla öldürülen arkadaşımız Ethem Sarısülük’ün davası dün (23 Eylül 2013, Pazartesi) başladı.
Ethem’in ölümüne yol açan polis memurunun inanılmaz bir biçimde “meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı” gerekçe gösterilerek tutuksuz yargılanması yetmezmiş gibi, sorumluların son derece açık olduğu bir dava süreci dahi işlemez hale getirilmeye çalışılmıştır.
Hukuka, yasaya ve uluslararası bütün sözleşmelere aykırı olarak duruşmaların kapalı yapılabilmesi için kamuoyunun gözü önünde bir oyun oynanarak mahkeme salonu polisle doldurulmuş; avukatlara ve acılı ailelere şiddet uygulanmıştır. Bu duruma karşın duruşma salonunda her hangi bir tepki ve müdahale olmamasına rağmen duruşma iptal edilerek duruşmaların kapalı yürütülmesine karar verilmiştir.
Tekrar ve tekrar belirtiyoruz; demokratik ve meşru taleplerini ortaya koyar iken akıl almaz, vicdana sığmaz polis şiddeti ile canlarını yitiren tüm arkadaşlarımızın, yaralanan, kalıcı sakatlık yaşayan tüm yurttaşlarımızın vebalini taşıyanlar, onlara arka çıkanlar hesap verene kadar dayanışmamızdan ve haklı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bütün sorumlu ve yetkilileri acilen evrensel hukukun kurallarını yerine getirmeye ve adalete davet ediyoruz.
Zira hepimiz gördük, hepimiz şahidiz! Polisin şiddetine, kurşununa ve sonrasında söylenen tüm yalanlara karşı Ethem’in ne kaskı, ne kurşun geçirmez yeleği, ne de silahı vardı.
Taksim Dayanışması
24 Eylül 2013
24
2013
Ada Sahilleri (Aslıhan Işın)
Ada Sahilleri hicaz makamında bir şarkı; eskiler onu daha çok Hamiyet Yüceses ve Safiye Ayla’nın sesinden bilir. Ama kimse Ada Sahilleri şarkısının bilinen bir bestecisi olmadığını bilmez. Klasik Türk müziği literatüründe İstanbul Türküsü olarak da bilinen Ada Sahilleri üç kıtada söylenen, anonim bir şarkıdır. (…)
Aslıhan IŞIN
“Kolektomani” adlı web sitesinde yayımlanan yazının tam metnine https://www.kolektomani.com/?p=2376 adresinden ulaşabilirsiniz.
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Adalar Kültürü” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.
23
2013
John Coltrane 87 yaşında!
(…)
Sert dokulu, köşeli, geniş ve karanlık bir tonu vardı. Birçok saksofoncu tizlerle çaldığında tonunun genişliğini kaybeder ya da peslerde çaldığında ajilitesini yitirir. Coltrane, tizlerde ve peslerde de enstrümanına son derece hakimdi. O kadar yetkin ve ustaca doğaçlardı ki, Sonny Rollins, Charlie Parker veya Lee Konitz’in olağanüstü hızına ve ajilitesine alışmış olan dinleyicileri bile etkilerdi. Coltrane’in çalışında, kulağa ilk çarpandan fazlası vardı. Hızlı ve olağanüstü bir tona sahip bir saksofoncu olmaktan öteydi. Kendini denetleyen ve yaptığı işi mercek altına alan acımasız bir şekilde eleştiriden geçiren, çok ciddi ve mizahtan uzak bir zanaatkârdı. Kariyerinde zayıf olduğu tek bir an bile yoktur. Bu açıdan Charlie Parker’a yakındır.50’lerin sonunda, Coltrane sık sık, 16’lıklarla dolu, uzun cümlelerle dolu yoğun sololar atardı. Notalar, saksofonundan sanki bir şelale şeklinde çıkıyordu, ama bu notalar dinleyiciye rastgele de fırlatılmıyordu. Her bir nota, hızlı çalınsa bile dikkatlice seçiliyordu. Bu notalar melodik bir fikrin ortasına çok mantıklı bir şekilde oturuyordu. Coltrane’in bu dönemde çaldığı cümleler, bugüne kadar yaşamış yüzlerce müzisyen tarafından etüd edildi ve kopya edildi.Coltrane’in üzerine çalınması zor akor dizilerine olan ilgisi, geniş tonu Coleman Hawkins’i de etüd ettiğine işaret ediyor. Duke Ellington’ın star solocusu alto saksofoncu Johnny Hodges, Coltrane’in ilk etkilendiği müzisyenlerdendir. Bu iki müzisyenin ortak özellikleri vardır. Coltrane’in tonunun derinliği ve doluluğu Hodges’ı andırır. Coltrane’in süslemeleri de Hodges’ı andırır. Coltrane’in tiz bir hedef notaya doğru, gam notalarını bir merdiveni tırmanır gibi çalması, Hodges’ın da en belirgin özelliklerinden biridir. İki müzisyen de baladları çok özenle çalar.Coltrane’in imzalarından biri tiz notalarda “ağlamak”tır. Özellikle 1960’lardaki kayıtlarında bu tekniği sıkça kullanır. Bu tekniği, Earl Bostic’ten almış olabilir.
Zaman zaman Coltrane, birçok frekansın aynı anda duyulduğu sesler çıkartırdı. Bu seslere “multiphonic” adı verilir, ve bu sesler yer yer akor çalınıyormuş izlenimini yaratır. Coltrane’in 1959’da yaptığı “Coltrane Jazz” albümündeki “Harmonique” adlı parçasında, bu metodu melodiyi çok sesli hale getirmek için kullanır, ama 1960’ların ortasında sololarında bir climax(?) yaratmak için multiphonicleri sık sık kullanır (“Meditations”, “Expression” ve “Live in Seattle” adlı albümlerinde multiphonicleri sık sık duyabiliriz). Albert Ayler’la birlikte, John Coltrane tansiyon yaratmak adına tiz notalarda multiphonic çalma fikrini popülarize etmiştir.
Lester Young’ın favori cümleleri, ve notalarında “bend” etme özelliği tespit edilebilir. Ve Dexter Gordon’ın dolu ve karanlık tonundan, legato stilinden de izler taşır. Coltrane, Gordon ve Young, üçü de birbirine bağlı aralıksız çalınan notalardan oluşan uzun cümleler kurarlardı. Bu cümlelerde neredeyse hiçbir staccato (vurgulu) çalınan nota bulamazsınız.
(…)
Şevket AKINCI
John Coltrane: ‘Gelecek onun sazından çıkıyor’
23 /9/ 2013, soL gazetesi
Hamiş: Şevket Akıncı’nın sıkı yazısının tam metnine https://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/john-coltrane-gelecek-onun-sazindan-cikiyor-haberi-80038 adresinden ulaşabilirsiniz.
2. Hamiş: Evvel fanzin kapsamında yayımlanan “Caz” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/caz-cumlesi adresinden ulaşabilirsiniz.
22
2013
Wittgenstein’ın Fügü: “Leidenschaftlich (Tutkulu)”
Wittegenstein’ın müzik cümlelerine ilişkin bazı değerli bilgilere Kitap-Lık’ın Mayıs 2004’te yayımlanan 72. sayısının “Babil Kulesi” ekinde rastladım… Wittgenstein “Leidenschaftlich (Tutkulu)” adında bir füg yazmış: https://zaferyalcinpinar.com/wittgensteinmuzigi.jpg
Ayrıca bkz: https://www.doiserbia.nb.rs/img/doi/1450-9814/2005/1450-98140505393H.pdf
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Ludwig Wittgenstein” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/ludwig-wittgenstein adresinden ulaşabilirsiniz.
22
2013
Çakır Hikâyeci’nin Yalnızlık Gözleri
İki suret… Yalnızlığın gözleri…
Sabri Esat Siyavuşgil’in “Sait Faik” Portresi
(Sait Faik Abasıyanık Müzesi Arşivi’nden…)
*
Sait Faik Abasıyanık Müzesi arşivinden bir fotoğraf…
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan ” Sait Faik” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.
22
2013
2004: “Kuzgun Acar’ın Kaybolan Tiyatro Maskı” (Sadık Karamustafa)
Kitap-lık Dergisi’nin Haziran 2004’te yayımlanan 73. sayısına ek olarak verilen “Babil Kulesi”nde Sadık Karamustafa tarafından kaleme alınmış çok ilginç bir yazıyla karşılaştım. “Kuzgun Acar’ın Kaybolan Tiyatro Maskı” başlıklı bu yazının tam metnini https://zaferyalcinpinar.com/kuzgunacarkaybolanmask.jpg adresinden okuyabilirsiniz.
Sahicilikle
Zy
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Kuzgun Acar” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden ulaşabilirsiniz.
20
2013
Şiir: “yım yım örgütü 1. meşruniyet bildirgesi” (Müslüm Çizmeci)
(…)
ölülerimizi gömüyoruz doğduğumuz yere.
uzaya kadar minibüsle ayakta gidiyoruz
yıldızları soyuyoruz
susan bir kedinin tırnaklarını görüyoruz karaya vurduğumuzda
gözlerimiz bir açılıp bir kapanıyor
son kumsal da yitirilmiş
(…)
MÜSLÜM ÇİZMECİ
Şiirin tam metnine https://www.direngen.net/yim-yim-orgutu-1-mesruniyet-bildirgesi.html adresinden ulaşabilirsiniz.
20
2013
Fazıl Say: “Direniyor Yürek!”
Ömer Hayyam’ın dizelerini paylaştığı için 10 ay hapis cezası verilen Fazıl Say, karar sonrası “aydınlık bir Türkiye’de doğduk, aydınlık bir Türkiye’de öleceğiz. Direniyor yürek!” dedi.
Bkz: https://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/fazil-say-karari-degerlendirdi-direniyor-yurek-haberi-79911



























































