Auster-Erdoğan Polemiği üzerine…
Bkz: https://birdirbir.org/blog/yayin/guncel/auster-erdogan-polemigi/
Bkz: https://www.dipnot.tv/22916/Erdoganin-GELME-dedigi-Austera-Kilicdaroglundan-mektup.aspx
Auster-Erdoğan Polemiği üzerine…
Bkz: https://birdirbir.org/blog/yayin/guncel/auster-erdogan-polemigi/
Bkz: https://www.dipnot.tv/22916/Erdoganin-GELME-dedigi-Austera-Kilicdaroglundan-mektup.aspx
POETİKA 2012 ANKETİ‘NİN
FACEBOOK ETKİNLİK BAĞLANTISI:
https://www.facebook.com/
*
ANKET SORULARINI https://evvel.org/poetika2012.html adresinde yer alan online anket formunu doldurarak ya da zaferyal@gmail.com adresine e-posta atarak CEVAPLAYABİLİRSİNİZ.
Ankete verdiğiniz cevaplar 19 Şubat 2012 Pazar sabahı Evvel Fanzin (https://evvel.org/) ile eşanlı olarak birçok platformda paylaşılacaktır.
Şiirimizin günümüzdeki varoluş biçiminin niteliği ile sezgisel sınırlarını araştırdığımız bu ankete katılımınız, ilginiz ve desteğiniz için şimdiden çok teşekkür ederim.
Sahicilikle
Zafer Yalçınpınar
Ayrıca bkz: https://evvel.org/poetika-2012-anketi
“Sanat bağımsız mı?”
3 Şubat 2012, 18.00
Dunia, Kadıköy
İnsel İnal-Fırat Arapoğlu-Rafet Arslan
Facebook Etkinlik Bağlantısı:
https://www.facebook.com/events/318109471557537/
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Kadıköy” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/kadikoy adresinden ulaşabilirsiniz.

Karga Yayın’dan İlk Kitap:
kargamecmua Müzik Yazıları / 2007 – 2011
(g Yayın Grubu İşbirliğiyle)
Karga, ilk kitabını ihtisas alanı olan müzik üzerine çıkarttı. 30 yazar, 91 yazı ile bir kaynak kitap.
Karga’nın 15, kargamecmua’nın 5. yaşını vesile ederek yıllardır dillerimize pelesenk, hayallerimize konu olmuş “kitap basma” faaliyetine başlamış bulunuyoruz. Karga’nın kuruluş sözleşmesinde yer alan “yayıncılık” ibaresinin altını 5 senedir çıkarttığımız bir süreli yayınla dolduruyor olsak da, kitap basmak başka bir heyecan. İlk kitabımızda g Yayın Grubu’ndan destek aldık ve yayınevinin “geniş kitaplık” serisine dahil olduk.
Bu kitapta yer alan yazıları seçerken, öncelikle albüm kritiği gibi güncel yazıları eledik. Ama bazı albümleri vesile ederek bir grup, tür ya da müzisyenle ilgili bilgileri içeren yazıları çıkartmadık. Mecmuada yer alan çoğu söyleşi veya röportaj da bir albüm / turne / konser üzerine olduğundan, yani yine o ayın günceli, gündemi olduğundan, kitaba alınmadı. Bunun dışında mecmuada müziğe bolca bulanan denemeler basmıştık. Bu denemeleri de kitabın dışında tuttuk. Doğrudan bir müzisyen, grup ya da türle ilgili birkaç denemeyi aldık ama. Bazı yazıları da fazla kişisel, hatta anı mahiyetindeki içerikleri yüzünden eledik. Benzer olarak, belli bir türe alamadığımız birkaç geniş zamanlı kişisel değerlendirmeyi de kitabın dışında tuttuk. Bu tip değerlendirmeler genellikle eksiklikler içerir diye. Sonuçta dönüp dolaşıp okunacak, kaynak niteliğinde bir kitabı hedefledik.
Sonuçta “Portreler”, “Albümler”, “Konuşmalar”, “Dönemler, Türler, Şeyler” ve “Vedalar” başlıkları altında 30 yazarın 91 yazısının yer aldığı bu kitap ortaya çıktı.
(Derleyen: Tayfun Polat – Utkan Çınar)
Sayfa Sayısı: 264
ISBN No: 978-975-9097-79-0
Kitaba ulaşabileceğiniz noktalar :
İstanbul : Karga / Mephisto (Beyoğlu-Kadıköy) / Pandora / Pusula, Ankara : Dost / Ada, İzmir : Pan / Yakın, Adana : Kitapsan, Mersin : Kitapsan, Eskişehir : İnsancıl …ve çok yakında D&R’larda.
3 Şubat- 3 Mart 2012
Caddebostan Kültür Merkezi (CKM)
Küratör: Sevengül Sönmez
“Sergi, Türk edebiyatının en büyük yazarlarından Sabahattin Ali’nin yaşamöyküsüne eşlik eden fotoğraflar, belgeler ve eşyalardan oluşmaktadır. Kısa yaşamına çok sayıda eser sığdıran, eserleriyle önemli değişiklikler yaratan Sabahattin Ali edebiyatın dışındaki diğer sanat dallarıyla da yakından ilgilidir. Sinema, tiyatro, opera, resim ve özellikle de fotoğraf onun edebiyatında da oldukça etkilidir. Hem fotoğraf çekmeyi, hem de çektirmeyi seven Sabahattin Ali’den geriye kalan fotoğraflar, sadece onun yaşamına değil, Cumhuriyet’in 10. yılından sonraki Türkiye’sine de tanıklık etme fırsatı veriyor.
Ailesi tarafından oldukça zor koşullara rağmen saklanan kişisel belgeleri, mektupları, eserlerinin müsveddeleri vb. de onun edebiyat serüvenine kılavuzluk etmekte, aynı zamanda kişiliği hakkında ipuçları taşımaktadır.”
KargART’tan Taypun Polat ile “İkametgâh Kadıköy” projesi üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşinin tam metnine https://evvel.org/soylesi-tayfun-polatla-ikametgah-kadikoy-uzerine adresinden ulaşabilirsiniz.
KATILIMCILAR:
ASFALT :
Rafet Aslan, Cins, Orhan Cem Çetin, Sadi Güran, Hüma İnceören, Ahmet Doğu İpek, Funda Karadağ, Şerif Karasu,Mustafa Karasu, Melike Kılıç, Bahar Kocaman, Başak Mangör, Güneş Oktay, Sümer Sayın, Nilhan Sesalan, Kemal Tufan, Ada Tuncer
HUSH GALLERY :
Ahmet Can Mocan, Ali Çetin, Ayşecan Kurtay, Barasinga, Baysan Yüksel, Billur Melis Koç, Çağdaş Şahin, Çetin Keçeci, Dicle Erver, Eda Gecikmez, Funda Gürel, Hikmet Tanur, Iwan Onur Gülecek, Kıvılcım Harika Seydim, Levent Kopuz, Mehmet Selçuk Bilge, Melisa King, Merve Akyel, Muhittin Eren Sulamacı, Muninn, Okan Dirim, Onur Çiftçi, Özge Şenoğul, Reyhan Özdilek, Serap Gecü, Serkan Çalışkan, Serkan Türk, Sibel Kocakaya, Simin Yıldız, Süyümbike Güvenç, Tuğçe Şenoğul, Yaşar K. Canpolat, Zeynep Aktaş
PİHA KOLLEKTİF SANAT :
Nazan Azeri, Şahin Başar, Erim Bikkul, Didem Dayı, Taşkın Esin, Mürteza Fidan, Gaye İnal, Kurucu Koçanoğlu, Ekin Onat, Mehmet Öğüt, Arzu Parten, Hilal Polat, Çağrı Saray, Hande Şekerciler, Füruzhan Şimşek, Yavuz Pelin Turgut, Ercan Vural, Arda Yalkın
İSTANBUL HATIRASI FOTOĞRAF MERKEZİ :
Yılmaz Yaşar Babür, Engin Güneysu, Dağhan İş
KargART :
Gaye Su Akyol, Özgül Arslan, Gökçe Birtan, Doğu Çankaya, Peri Demirbaş, Ercan Elmacı, Kardelen Fincancı, Ceyda Ildıroğlu, İnsel İnal, Ece Kalabak, Defter Kazıyıcıları Koop., Erdal Kuruzu, Hülya Küpçüoğlu, Babek Sobhi, Merve Şendil, Burak Şentürk, Ayça Telgeren, Ercüment Usluer, Simge Zilif & Onur Çiftçi
Ayrıntılı Etkinlik Programları ve İletişim İçin:
facebook.com/ikametgahkadikoy
ikametgahkadikoy.blogspot.com
ikametgahkadikoy@gmail.com
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Kadıköy ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/kadikoy adresinden ulaşabilirsiniz.
(…)
yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak…
(…)
böylesine sevilecek bu dünya
“yaşadım” diyebilmen için…
NÂZIM HİKMET
Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan
tüm NÂZIM HİKMET ilgilerine
https://evvel.org/ilgi/tas-ucak
adresinden ulaşabilirsiniz.
Çizim: Selçuk Demirel
*
(…)
yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak…
(…)
böylesine sevilecek bu dünya
“yaşadım” diyebilmen için…
NÂZIM HİKMET
*
Nâzım Hikmet ve Vala Nureddin(Vâ-Nû)
Bolu’dan Kastamonu’ya geçerken (1920-1921)
(Bu fotoğraf, Müzehher Vâ-Nû’nun “Bir Dönemin Tanıklığı” adlı eserinden alınmıştır.)
*
Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan tüm NÂZIM HİKMET ilgilerine
https://evvel.org/ilgi/tas-ucak adresinden ulaşabilirsiniz.
*
Nâzım, Bursa Cezaevi’nde…
*
Efsane sonsuza kadar
kalbimizde yaşayacak…
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Fenerbahçe Spor Kulübü ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden ulaşabilirsiniz.
17/24/31 OCAK SALI 20:30’DA MAYA SAHNESİNDE…..
Sevim Burak’ın ‘Hayatımın Aşkı’ dediği ve bitiremeden aramızdan ayrıldığı romanı Ford Mach 1, Maya Sahnesi’nde müzik ile sahneye taşınıyor. Nihal G. Koldaş’ın uyarladığı, ve müziklerini Çelik Kasapoğlu ile birlikte yaptığı metni, Ayşe Selen, Şehsuvar Aktaş, ve yine Nihal G. Koldaş sahnede gerçekleştiriyorlar.
‘Nilüfer Erdem’in Sevim Burak’ın taslağından yayına hazırladığı roman, 29 Ekim 1973 günü Bağdat Caddesi’nde geçiyor. Cumhuriyet’in 50. Yıldönümü, Boğaz Köprüsü’nün de açılış günü… Bir yanda müteahhitlerin İstanbul’u işgali üzerine, gül bahçelerine, berber salonlarına, çam ağaçlarına tutunmaya çalışan insanlar var. Öte yanda Bağdat caddesinde Amerikan arabaları, yabancı markalarla yeni bir hayat yükseliyor. Yaşlanmakta olan iki kadın ve arka sokaklardan gelen Palyaço Ruşen’in Efsanevi Amerikan otomobili Ford Mach 1’e duydukları karşılıksız aşkı anlatan oyun, alay, öfke, kırgınlık ve delilik arasında yaylanıyor.
Ford Mach 1, Bağdat Caddesi’nde!
Sevim Burak’ın romanından uyarlayan: Nihal Geyran Koldaş
Sahnede gerçekleştirenler: Ayşe Selen, Şehsuvar Aktaş, Nihal G. Koldaş
Dış Göz: Ayşe Bayramoğlu
Müzik: Nihal G. Koldaş
Düzenleme: Çelik Kasapoğlu
Mekan / Giysi: Metin Deniz
Asistan: Wanja van Suntum (TiyatroTem )
Oyun süresi: 60 dakika
Yapım: Bilsak Tiyatro Atölyesi / Maya Sahnesi
Yer: Maya Sahnesi İstiklal Cad. Halep Pasajı, Kat 2
Tel: 0212 2527452
www.mayasahnesi.com
11 Ocak 1995’te kaybettiğimiz Onat Kutlar’ı saygıyla anıyoruz…
Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan ONAT KUTLAR ilgilerinin tümüne https://evvel.org/?s=onat+kutlar adresinden ulaşabilirsiniz.
Bir Şiirin Gelişi
İlmekler atar
günlerin yatay rüzgârlarına
bir yağmur başlangıcı gibi belirsiz.
Uzakta boşanan bir yayın, açık havada
çınlayan çekiç seslerinin ve bir omuza
yaslanmış ağlayan güzel bir yüzün
parmak uçlarıyla gelir, yaklaşır.
Nedensiz bir kıra çıkma isteği
ya da çok eski bir kitabı yeniden okumak.
(…)
Onat Kutlar
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Onat Kular ilgilerinin tümüne https://evvel.org/?s=onat+kutlar adresinden ulaşabilirsiniz.

Yelken Dergisi, Sayı:33, 1964
Kapak Deseni: Eren Eyüboğlu
Kadıköy Sahaflar Çarşısı’nda (Moda Sineması Kafkas Pasajı’nda) yer alan Aydedim Sahaf ve Derya Aydedim’le, tezgâhında satışa sunduğu “Yelken” dergileri sayesinde tanıştık. İki ay önce açılan Aydedim Sahaf’ın dükkânı, edebiyat, şiir -özellikle de 1955-75 baskısı eserler- kapsamında çok kuvvetli ve geniş bir arşiv ihtiva ediyor. Şiir, edebiyat ve edebiyat dergisi heveskârlarının tümüne -geç kalmadan, ivedilikle- Aydedim Sahaf’a uğramayı, Derya Bey’le tanışmayı ve sözkonusu sıkı rafları incelemeyi “şiddetle” tavsiye ediyorum. (Zy)


Aydedim Sahaf’ın İletişim Bilgileri:
daydedim@gmail.com
0 533 033 70 64

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Kadıköy ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/kadikoy adresinden ulaşabilirsiniz.
Sıkı bir maksatla yola çıkan exdergi, 5. sayısına ulaştı.
Derginin “ar diretmeni” Ali Rıza Esin’e ve tüm taifeye selâm olsun…
Bkz: https://exdergi.com/nesriyat/exdergi-5/
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan PDF ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/pdf adresinden ulaşabilirsiniz.
Karga Taifesi’nden Tayfun Polat’la “İkametgâh Kadıköy” projesinin kapsamı ve Kadıköy’ün yenilenen, yeniden biçimlenen sanatsal aurası üzerine söyleştik…
Zafer Yalçınpınar: “İkametgâh Kadıköy” projesinin temel söylemi “Birlikte ve Bağımsız” olmak… Birçok dar kafalının “çelişkili” olarak görebileceği bu duygudurumun yaşamsal karşılığını, gizil gerçeğini merak ediyorum… Bunca yıldır Kadıköy’desin, “Kadıköy kafası” ya da “Kadıköy sound” dediğimiz şeyi nasıl tanımlıyorsun?
Tayfun Polat: “Birlikte ve Bağımsız” ile dikkat çekmeye çalıştığımız iki ana unsur var. Birincisi; bu işi birlikte kotaran 5 bağımsız sanat inisiyatifi (Asfalt Art Gallery, Hush Gallery, İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi, KargART ve Piha Kolektif) ile destekçi kurumlar Arka Oda, Dunia ve Müzik Hayvanı’nın her birinin kendi coğrafyasında, kendi karakterlerinde iş üretmesi. Bu etkinliği birlikte düzenliyoruz ancak her kurum içeriğe katkısını kendi belirledi. Tabii ki bir eşgüdüm var. Çünkü çakışmalar kaçınılmaz. Söz gelimi Kadıköylü sanatçıların yer alacağı bir sergi düzenlerken 5 ana mekanın çıkarttığı sanatçı listelerinin ortak isimler içermesi gibi. “İkametgâh Kadıköy” oluşumunda yer alan tüm oluşumların iş üretmekten tutun, içerik seçimini ve sunumuna, hatta işletme mantığına kadar farklılıkları var. Biz bütün bu farklılıkları koruyarak “birlikte” üretmenin altını çizmek istiyoruz. İkinci etken de Kadıköy’deki kolektif üretime dikkat çekmek. Son dönemde gerçekleşen karma sergilerde ya da özellikle 2000’li yıllarda Kadıköy’den çıkan müzik gruplarında bu kolektivite fazlasıyla dikkat çeken bir özellik. Biz burada birlikte üretiyoruz. Birbirimizin işlerine el veriyoruz. Destek oluyoruz. Yardımlaşıyoruz. Kolektif üretim Kadıköy’e özgü bir durum değil elbet, ancak burada üretilen işlerin büyük çoğunluğuna nüfuz etmiş, seçilmeden, kendi doğalında olan bir çalışma biçimi.
Halimden Konan Anlar isimli son dönem Kadıköylü gruplardan birinin “Sergüzeşt-i Kadıköy” isimli bir şarkısında “Kadıköy kafası kocaman,” diye bir söz var. Şarkının sözleri aslında Kadıköylülüğü çok güzel anlatıyor, tiye alıyor. Ama bu “kocaman” kafa, son dönemde duyduğum en iyi Kadıköy güzellemesi. Çünkü Kadıköy’de küçük burjuva elit arasında dağılmış, entelektüel birikimi fazla hatta ukala, içekapanık, sahiplenmeci ve tembel bir kitle var. Bu kitlenin de en azından son 5 yıldır “karşı”ya ihtiyacı yok. Bu Kadıköy’ün farkında olmayı da yanında getiriyor. “Kadıköy Kafası”, aslında farkında olmak. Kadıköy’e sahip çıkmak.
“Kadıköy Sound”a gelince, terimi uyduran Cenk Taner ve Demirhan Baylan’ın da ifade ettiği gibi, tamamen bir şaka, ’90’ların başında memlekete geç de olsa girmiş Manchester Sound, Seattle Sound gibi müzikal türlerden yola çıkarak uydurulmuş bir şaka. Yani böyle bir şey yok. “Kadıköy Sound” isminde Kadıköy’de tek bir etkinlik düzenlenmiştir; Cenk Taner, Demirhan Baylan ve Kaan Altan’ın birlikte çaldıkları bir dinleti. Bir “yer”den, o “yer”le özdeşleşmiş ortak bir sound, müzikal ifade çıkarsa, müzik yazarları bir genellemeyle “… Sound” ifadesini yapıştırır. Şimdiye kadar Kadıköy’den, Kadıköy’le özdeşleşmiş bir sound, müzikal bir tavır çıkmamıştır. En çok Kesmeşeker’in (dolayısıyla Cenk Taner’in) şarkı sözlerindeki içtenlik ve yaşanmışlıkların Kadıköy’de gerçekleşmesi sebebiyle şarkı sözlerine yansıyan bir “Kadıköylülük” durumu vardı. Ancak Kadıköy’den son 50 yılda çıkmış müzisyenleri düşündüğümüzde, kesinlikle ortak bir müzikal ifade göremeyiz. Bunun istisnai durumları var tabii; ’90’ların ortasında Kadıköy’den çıkan Rashit, Radical Noise, Necrosis gibi hard-core / punk gruplarının ortak bir tavrı vardı. Ama bu tavır müzikal ifade anlamında değil, yaptıkları türün doğası gereğiydi. Tabii son 5 yılda Kadıköy’de müzik üretmeye başlayan Toz ve Toz, DDR, Seni Görmem İmkansız, Kutu, Motorr Moose gibi gruplar, zaten kendilerini “Kadıköy Kolektif” olarak tanımlamaları yanında (bu kolektifin dışında kalan Erkin Gören, Nico Nico, Künt gibi isimler de sayılabilir), Ses Apartmanı’nda birlikte müzik üretmeleri, birlikte takılmaları, birbirlerinin gruplarında da çalmaları nedeniyle “benzeş” bir sound, bir tavır yarattılar. Toz ve Toz’dan Gaye Su Akyol’un ifadesiyle “New Kadıköy Wave”, belki erken bir tanım. Ancak böyle giderse önümüzdeki dönemde nihayet “Kadıköy Sound”dan bahsetmek mümkün olacak. Biraz zaman daha geçmesi lazım ama.
Z.Y.: Kadıköy eksenli bir kolektif sanat projesi gerçekleştirme fikrinin sadece “mekân, ilçe” kesişiminde oluştuğunu, ateşlendiğini hiçbir zaman düşünmedim. Kadıköy’de buluşan galeriler, mekânlar, sanatçılar, katılımcılar, yani alternatif sanat platformlarının içeriksel ya da kuramsal kesişim noktası nasıl bir şeydir? Maksat nedir?
T.P.: Öncelikle, Piha Kolektif ve Hush Gallery’nin KargART’a gelip “güçlerimizi birleştirelim mi?” sorusuyla bütün bu işin başladığının altını çizmek isterim. Buradaki güçleri birleştirmek, aslında kendi yağında kavrulmaya çalışan, debelenen, ama çalışmalarını izleyiciye ulaştırmakta zorlanan bağımsız sanat oluşumlarının Kadıköy’de gerçekleştirilen etkinliklere dikkat çekmek için birlikte konuşmaya başlamasıydı. Bu konuşmalar ve fikir teatilerin sonucunda ortaya çıkan İkametgâh Kadıköy başlığı; zaten Kadıköy’e vurgu yapan, “Kadıköylü” (tırnak içinde, çünkü aslında Anadolu Yakası’nda sanat üreten herkesi kapsıyor) sanatçılara dikkat çeken bir etkinlikler dizisinin üst başlığı. Ama çıkış noktası, dediğim gibi, güçleri birleştirmek. Soruya gelince; son 10 yılda Kadıköy’de KargART’ın açılması, ardından Mtaar’ın kısa süreli varlığı, Gram’ın hayata geçirdiği serbest üretim alanı ve özellikle Kadıköylü sokak sanatçılarının bütün Kadıköy ve çevresini sanatsal sunumları için kullanmaya başlamaları, burada yeni dinamikleri yanında getirdi. Zaten Kadıköy ve çevresinde atölyelerinde iş üreten yüzlerce sanatçı var. Bu sanatçılar işlerini kültür endüstrisinin ana arteri olan Taksim, Galata, Nişantaşı gibi semtlerde sergiliyorlardı. Ancak yeni açılan galerilerle birlikte bu gerek-şart olmaktan çıktı. Özellikle kültür endüstrisinin çarklarının dışında kalmak isteyen bağımsız sanatçılar ya da yeni jenerasyon için Kadıköy’de yer alan sanat oluşumlarının, inisiyatiflerin ayrı bir anlamı var. Buradaki galeriler de varlıklarını sürdürebilmek için “galericilik” yapmak zorundalar belki, ama ben hâlâ sistemin yan yollarında gezindiklerini düşünüyorum. Kaldı ki, “galeri” olmayan oluşumlar da var. İkametgâh Kadıköy’ün bülten metninde ifade edildiği gibi, bu işe birlikle giren “…5 sanat alanı sabit sınırları özgürleştirerek yeni bir sanat yolu inşa ediyor ve bu yol üzerinden Kadıköy kimliğini soyutlaştırarak İstanbul’un sanatsal doğasına alternatif bir bakış açısı geliştirmeyi, -‘eksik parçaya köprü tutarak’- bağımsız çağdaş sanatla ilgili söylemi ve de sanatın tüm boyutlarını daha çok izleyiciyle buluşturmayı hedefliyor.” Bu maksadın ilanıyla Kadıköy’de ortaya çıkan heyecan ve hareketlenme, yaptığımız işin gerekliliğini şimdiden gösterdi bize aslında.
Z.Y.: Projede, herhangi bir sanatsal yaklaşımın ya da türün diğerlerine göre ağırlığı, baskınlığı, farklılaşması söz konusu mu? Öyleyse bunun nedeni nedir?
T.P.: İlk İkametgâh Kadıköy’de plastik sanatlar ve çağdaş sanatlar öne çıktı. Gerçekleşecek 5 sergide yüze yakın sanatçının işi sergilenecek. Bunun nedeni etkinliği düzenleyen 5 kurumun ortak çalışma alanının plastik sanatlar ve çağdaş sanatlar olması. Bu kurumlardan KargART (ve dolayısıyla Karga’nın) özellikle müzik alanında da etkinlikler gerçekleştirmesi, projenin ilk yılında müzikal performansların da yer almasına neden oldu. Ayrıca etkinlikler süresince gerçekleştirilecek paneller, söyleşiler, sunumlar, sanatçı buluşmaları ve gösterimlerle bir tartışma ortamı yaratılması amaçlanıyor.
Z.Y.: “İkametgâh Kadıköy” önümüzdeki yıllarda da devam edecek mi? Kapsamında bir farklılık ya da değişim olacak mı?
T.P.: Amacımız etkinliği her yıl tekrar etmek ve yeni mekân kullanımları, yeni ortaklıklar ile etkinlik alanını genişletmek. Bu ilk sene arzu ettiğimiz ölçüde çeşitlilik olamadı. Ama önümüzdeki yıllarda İkametgâh Kadıköy’ün diğer sanat disiplinlerinden üretimlerin, sunumların da gerçekleştirileceği bir hale gelmesini hedefliyoruz.
Z.Y.: Projede yer alan sanat performanslarından en sıkısı hangisi olacak? Beklentini merak ediyorum…
T.P.: Sergilerde önemli isimlerin işleri yer alacak. Hem de gencecik sanatçılarla yanyana. Bu önemli bizce. Ancak kişisel olarak beni en heyecanlandıran iş, 16-1718-19 Şubat tarihlerinde KargART, Arka Oda ve Dunia’da gerçekleştirilecek ve sadece Kadıköylü müzisyenlerin sahne alacağı ufak çaplı festival. Bir de Müzik Hayvanı plak şirketi Kadife Sokak’ın ses kataloğunu oluşturuyor. Bu kataloğa da ücretsiz ulaşılabilecek.
Z.Y.: Körler Ülkesi’ndeki tüm körler adına teşekkür ederim… Her şey için…
T.P.: Hep söylerim, güneşin batışını en güzel biz körler görüyoruz. Biz teşekkür ederiz.
4 Ocak 2012
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Kadıköy ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/kadikoy adresinden ulaşabilirsiniz.
UBİK PROJECT
4-28 Ocak 2012
Açılış: 4 Ocak Çarşamba 18.30 – 20.30
Konsept: Philip K. Dick
Koordinatörler: Alper T. İnce & Rafet Arslan
Bkz: https://ubikproject.blogspot.com/
Proje & Sergi Mekanı: HAYAKA ARTI
Çukurcuma Caddesi No:19A Tophane 34425 Istanbul
www.hayakaarti.com
Kadıköy’de ilginç bir mekân; 26A Sahaf…
Caferağa Spor Salonu’nun yanında…
Ayrıca bkz: https://kolektif26a.org
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Kadıköy” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/kadikoy adresinden ulaşabilirsiniz.
Yavuzcan Çetin bir kez daha, tv8’de, “Gitaristler Gecesi” kapsamında sahnedeydi. Yavuzcan, bu sefer “Sweet Home Chicago” adlı blues kültünde/kültüyle gitarını konuşturdu. “Blues ruhu”nun sahici gücünü görmek isteyenler https://zaferyalcinpinar.com/shchicagoyavuzcancetinsolo.mp4 adresindeki videoyu izleyebilirler… (22 mb.)
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yer alan tüm Yavuz Çetin ilgilerine https://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.
2007-2011 yılları arasında kargamecmua‘da yayımlanan müzik yazıları kitaplaştırıldı. Karga taifesinin ilk kitabı olan “Müzik Yazıları”, G Yayın Grubu’nun “Geniş Kitaplık” serisinden yayımlanmış.
Tayfun Polat ile Utkan Çınar‘ın derlediği bu “sıkı tını”, 2012’nin ilk günlerinde tüm kitabevlerinde…
2011 Zafer Yalçınpınar Oto-Almanağı’na https://zaferyalcinpinar.com/almanak2011.html adresinden ulaşabilirsiniz.
1972 yılında California’nın Pasadena kentinde kurulan Van Halen’in ilk solisti David Lee Roth, yaklaşık 20 yıllık bir aradan sonra ilk kez grubun diğer üyeleriyle birlikte sahneye çıkacak.
Gitarist Eddie Van Halen’in 15 yaşındaki oğlu Wolfgang Van Halen, bas gitarist Michael Anthony’nin yerini alacak. Davulda ise Alex Van Halen yer alıyor.
En son 2004 yılında solist Sammy Hagar ile birlikte dünya turuna çıkan Van Halen, 2012 yazında 40 konser verecek.
Tekrar bir araya geldiklerini iki dakikalık bir tanıtım filmiyle müjdeleyen grup üyeleri, turne biletlerinin 10 Ocak’tan itibaren satışa sunulacağını açıkladı.
Grup, yeni albüm için de Interscope Records ile anlaşmaya vardı.
Beyoğlu’nda 97 yıllık Majik Sineması ile komşusu Maksim Gazinosu’nun yıkılıp yerlerine 17 katlı otel yapılmasına dair proje onaylandı.
2011 yılı, E V V E L Fanzin kapsamı doğrultusunda ilgilendiğimiz “sahici/sıkı edebiyat” için oldukça zorlu geçti. “Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin İkbal Günleri’nin yaşandığı şu dönemde yaygınlaşan “haysiyetsizlik, liyakatsizlik ve muhterislik” beni oldukça rahatsız ediyor… Ancak, unutulmamalı ki “Her hâl mütehavvildir”: Uzam, ikbal ile idbar günlerinin döngüleriyle hınca hınçtır.
İçinde bulunduğu çevrimsellik ne olursa olsun E V V E L Fanzin kapsamı, hakikat yolundaki haklılığın inadından ve ateşli sabrından dönecek değildir. Şu söz, 2012’de de, tüm takipçilerimizin, yani kalb ve vicdan arayışıyla yaşamını sürdüren tüm sahici insanların gözlerinde çınlayacak:
“E V V E L ; ‘İmgelemin Özgürleşmesi’ bağlamında görmeye, okumaya, anlamaya, düşünmeye ve paylaşmaya devam ediyor hâlâ!”
E V V E L İlgileri:
https://evvel.org/evvel-fanzin-ilgileri
E V V E L üzerine bir söyleşi:
https://evvel.org/soylesi-evvel-uzerine

Sıkı edebiyatçı Volkan Hacıoğlu, Yeni Sinsiyet‘in junior salınımlarına çeşitli lobutlar göndermiş. Volkan’a, “Şiirden” dergisinin tavrına, söylemlerine ve savunusuna sonsuz derecede katılıyorum, hepsinin yanındayım. Volkan Hacıoğlu’nun kaleme aldığı “Kara Çalmak…” başlıklı önemli lobutun tam metnine https://zaferyalcinpinar.com/karacalmak.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.
Z. Yalçınpınar
Yavuzcan Çetin, dün gece tv8’de Türkiye’nin en sıkı rock ve blues gitaristleriyle birlikte sahne aldı… Programı izleyenler/dinleyenler blues ruhunun yüceliğine, sahiciliğine şahit oldu. Video kaydına https://zaferyalcinpinar.com/yavuzcanveruyatakimi.flv (64,3 mb.) adresinden ulaşabilirsiniz.
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Yavuz Çetin ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.
Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com