Bkz: https://www.npr.org/blogs/allsongs/2014/06/23/
324854352/song-premiere-robert-plants-bold-new-band
Ayrıca bkz: https://bantmag.com/news/robert-plant-yeni-bir-solo-album-yayinliyor/

Yaşadığımız bunca olaydan sonra yeni sinsiyet tipolojisinin emin adımlarla, tıkır tıkır ilerlediğini, tüm yeni sinsiyet enstrümanlarının [i] eşgüdümle çalıştığını söyleyebilir miyiz?
“Melanet” ortamına değin genişletilmesi bir “performans” olarak görülen, yandaş-paydaş etkileşimleri doğrultusunda, “muazzam kötücül” bir “biz” söylemiyle [ii] kalkınan cehalet ortamının muhterisleri, her alanda belirgin bir nicel üstünlüğü -hileli de olsa mizanı- ileri sürmenin kendilerine muktedir ya da müstahkem [iii] bir varoluş hediye edeceğini sanıyorlarsa, yanılıyorlar. Bu sanrının konforlu gözbağında ısrar eden herkesin telafisiz (ölümcül) “mezalim” merhalesinde “haksızlık zevatları” olarak türevleştiğini, hizmetkârlaştığını anlamadılar mı? Zulmün her yerde hâkim olduğunu, her şeye, herkese bulaştığını…
Bugünlerde, Yeni Sinsiyet tipolojisinin hile ve yalanla çeşitlendirerek yeni bir nitelik olarak sunmaya uğraştığı her farikada(logoda) görülen sahtelik, tözsüzlük, liyakatsizlik, retorik arsızlığı, “boğucu karanlık ve kin” gibi kötücül doğrultuda çoğalan etkileşimlerin hiçbir uzamda -özellikle de tarih ile şiirde- yücelmeyeceğini, ölümden başka bir şey getirmeyeceğini fark eden “haysiyet, kalb ve vicdan sahibi” (sahici) insanlar, yeni sinsiyetin gaddarlığını icra ettiği “mezalim ortamı”na karşı direnmektedirler. Ve hâlâ; yeni sinsiyet tipolojisinin -körül- muhterisleri, mezalim ortamına karşı direnen sahici insanları ezilecek, üzerine basılacak birer minik ucube/yaratık gibi görmektedir, mimlemektedir; icabında öldürmektedir de.
Ama artık, biliniyor; yeni sinsiyetin ikbal ezberi bozulmuştur.[iv] Yeni sinsiyetin cehalet ortamını yönetmek için kullandığı enstrümanların eskisi kadar hızlı ve pragmatik başarılar elde edemediği açıktır. Yeni kapitalizmin ödüllendirme sistemi, işbirliği yöntemleri ve kültürel sermayenin küresel etkileşim biçimi (vizyon arayışı) çürümektedir. Kullanılan enstrümanların sonuçları, hedeflenen çıkarlarla -istendiği ânda, eskisi kadar- kavuşmamakta, beklenen ve kurgulanan tüm sahte bağlamlarda beklenmedik/istenmedik çürükler oluşmaktadır. Şimdi mecburen, yeni sinsiyet tipolojisine, her pragmayı “muazzam kötücül” bir noktada lehimleyen, kolaylaştırıcı, yaygınlaştırıcı, kavuşturucu, ütüleyici, her şeyden her şeye hızlıca bulaşabilecek, dokunduğu her şeyin “töz”ünü “anlamsız” bırakacak şeytansı bir el yordamı gerekmektedir: “Haksızlık”.
El, kılık ve tabela değiştiren; haksızlık… Kendi ağzıyla değil, başkalarının ağzıyla konuşan; haysiyetsizlik… Her alanda, her yerde, tek çarenin nifak olması…
Yeni sinsiyet, “haksızlık yordamı”nı kültürel sermaye alanındaki birikimsel gerilimden başlayarak ticarileştirdiğinde -taşınabilir ya da taşınamaz eşyaya dönüştürdüğünde- kendini koruyan mezalim ortamını “sürdürülebilir” kılabileceğini düşünmektedir. Günahlarına yeni günahlar katarak, yani günahlarını haksızlık yordamıyla büyüterek; şirketleştirerek, plazalaştırarak, gökdelenleştirerek, kurumsallaştırarak ve endüstrileştirerek mezalim ortamının görünmez hale bürüneceğini sanmaktadır. “Devasa” -melanet gibi- bir yanılgıdır bu! Zahir anlaşılmıştır! Yeni sinsiyet, yüzyıllar sonrasından ve milyonlarca kilometre öteden dahi açıkça görülebilecek bir “baskı” yangınından geriye kalan susku molozlarını, yani, zihinsel ve yaşamsal olmayan “zahiri” bir şeyi “hakikat” diye göstererek sayısal mizanlar oluşturmaktadır: Yaşamdan yeşeren tüm hakikati ütüleyerek karartmak için yaşamı susturmakta (yani, nifakta -hırslardan hırslara coşmakta, bürünmekte-) ısrarcıdır.
Fakat biliyoruz ki yeni sinsiyet tipolojisinin haksızlık yordamını uygulamaya koyması ve mezalim ortamını genişletmeye çalışması “kendi sonunun başlangıcı” olmuştur. Mezalim ortamına işlerliğini kazandıran şeyin “eşyanın suskusu” olduğunu fark eden kalb ve vicdan sahibi (sahici) insanlar, haklılığın inadıyla, haysiyetle, yeni sinsiyetin yaygınlaştırmaya çalıştığı haksızlığın her türlü hamlesine üstün gelecektir. Gözlerimizin vicdanı bize bunu açık açık, pırıl pırıl göstermektedir.
Yüzyıllar öncesinden…
Zafer Yalçınpınar
1 Haziran 2014
[i] Bkz: “Yeni Sinsiyet ve Bazı Enstrümanları”, 2010
https://zaferyalcinpinar.com/i21.html
[ii] Bkz:“Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin ‘Biz’ Söylemi ve Retorik Arsızlığı”, 2010
https://zaferyalcinpinar.com/i22.html
[iii]Bkz: “Yeni Sinsiyet’in Seçkinlik Arayışı”, 2011
https://zaferyalcinpinar.com/i23.html
[iv]Bkz: “Yeni Sinsiyet’in İkbal Ezberi”, 2012
https://zaferyalcinpinar.com/i29.html
Hamiş:
-Yeni Sinsiyet Tipolojisi’ne karşı kaleme alınan yazıların ve sergilenen tavırların tüm envanterine https://yenisinsiyet.evvel.org adresinden ulaşabilirsiniz.
-Yazıya https://bit.ly/haksizlik adresinden pdf biçeminde ulaşabilirsiniz.
-Ayrıca bkz: https://evvel.org/ilgi/davali
Sait Faik’in edebiyatına ve yaşamına dair yeni bulgular ile bakış açıları elde etmek amacıyla, Sait Faik Müzesi çevresince gönüllülük esasında yürütülen “Sait Faik Araştırma Atölyesi” çalışmalarının ikinci bölümü 22 Haziran 2014 Pazar günü, Burgaz Adası-Sait Faik Müzesi’nde başlıyor…
“Sait Faik Araştırma Atölyesi”nin 25 Mayıs 2014’te gerçekleşen ilk bölümünde, Türkiye’de edebiyat alanında icra edilen ilk “Bilişsel Haritalama” deneyimi olan “Sait Faik Odaklı Bilişsel Haritalama” proje süreci, ortaya çıkan yeni bulgular, pilot bilişsel harita ve Mahmut Makal ile gerçekleştirilen “sözlü tarih” çalışması, Zafer Yalçınpınar, Canan Cürgen, Şükret Gökay ve Tekin Deniz tarafından atölye katılımcılarıyla paylaşılmıştı.
22 Haziran‘da, 13.00-17.00 saatleri arasında, Burgaz Adası-Sait Faik Müzesi’nin bahçesinde yürütülecek atölye çalışmalarında, Sait Faik’in “Lüzumsuz Adam” adlı hikâyesinin merkez olacağı bir forum gerçekleştirilecek ve forumun sonucunda elde edilen bulgular ile kavramsal ilişkiler, Sait Faik Odaklı Bilişsel Harita’ya eklenecektir.
Sait Faik Araştırma Atölyesi’nin bilişsel haritalama ve odak çalışmaları yaz ayları boyunca, Sait Faik hikâyelerinin merkez alınacağı forumlarla Burgaz Adası-Sait Faik Müzesi’nde devam edecek…
Sait Faik Müzesi şurada; https://4sq.com/nHDn4R
Hamiş: E V V 3 L kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.
Rimbaud’nun “sensations” isimli şiirinin iki farklı çevirisi,
sağolsun bize durumu işaret eden; YABANCI taifesi…
Bkz: https://yaban-ci.blogspot.com.tr/2014/06/
rimbaudun-sensations-isimli-siirinin.html
Hamiş: E V V 3 L kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.
İmgelemin Özgürleşmesi / Zafer Yalçınpınar
18 Haziran Çarşamba, Saat: 20.00
Don Kişot Sosyal Merkezi, YELDEĞİRMENİ
Don Kişot Sosyal Merkezi şurada; https://4sq.com/166pvUp
“Mümkün-Hayata Geçen Ütopyalar” başlığıyla devam eden “Kargaşa 14” yan etkinlikleri kapsamında, 13 Haziran tarihinde ilkini gerçekleştirdiğimiz “İmgelemin Özgürleşmesi” sunum ve sohbetlerine devam ediyoruz: “İmgelemin Özgürleşmesi” sunumunun ikincisi, 18 Haziran Çarşamba, saat 20.00’da Yeldeğirmeni, “Don Kişot Sosyal Merkezi” bünyesinde gerçekleştirilecek…
Sahici dostları bekleriz.
Hamiş: E V V 3 L kapsamında gerçekleştirilen “Poetika Çalışmaları” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/poetika-calismalari adresinden ulaşabilirsiniz.
Herkes aşağıdaki tümceyi kendine şiar edinmeli
ve ölümlere/mezalime karşı sessiz kalmamalı:
“Karanlık, bizi, ölüme alıştıramayacak!” (Z. Yalçınpınar)
*
Bazı “bitik” zevatların “İkinci Yeni”yi kötülemek için ezbere yazdıkları yazıların arkasındaki garazı biliyoruz: Bu “bitik” adamlar son birkaç yıldır edebiyattan ve şiirden -istedikleri ölçüde- nemalanamamaktadır; bu adamların esamesi okunmamaktadır artık… Ece Ayhan’ın çağrılmadığı, dâhil edilmediği “POESIUM” (1991) rezaletinden beridir, onları tanıyoruz ve kaile almıyoruz. İkinci Yeni imgeleminin devasa alan derinliği karşısında -her geçen gün, biraz daha- küçülen ve “miniminnacık” kalan o kifayetsiz muhterislere “ince ince” gülüp, geçiyoruz. Onları çoktan geçtik, anlayacağınız…
GEZİ’nin bu sistemle mahkemelerde değil,
meydanlarda görülecek bir “DAVASI” var! (Ali Çerkezoğlu)
Bkz: https://direnisteyiz.org/haber/gezinin-bu-sistemle-mahkemelerde-degil-
meydanlarda-gorulecek-bir-davasi-var-ali-cerkezoglu/
#GEZİYARGILANAMAZ
Bkz: https://www.soldefter.com/2014/06/12/
taksim-dayanismasi-savunmasi-geziyargilanamaz/
“12 Haziran 1971’de, hiçbir şeyin yıldönümü olmayan bir sıkıyönetim gününde, karşısında oturan Demir Özlü, “Bezginlik verici, anlamsız bir gün. Bir şeyin yıldönümü de değil. Bugün senin olsun Oğuz. Hadi şerefe!” demiş. Masada bulunan Ayşe Nur Kocatopçu’nun da onayı ile 12 Haziran, Oğuz’un günü seçilmiş.”
Bkz: https://godotyokmusama.blogspot.com.tr/2014
/03/uyumayan-cocuklar-icin-bir-yasant.html
Mutlaka okuyunuz;
“Seni Sefiller’in yazarı yaptık, daha ne istiyorsun.” (Hayalet Oğuz)
*
1956: Dünya Sarsılıyor (Rock’n Roll)
Kargaşa 14 / 11-30 Haziran 2014
“Mümkün – Hayata Geçen Ütopyalar” // KargART //Kadıköy
Aslı Taner–Veysel Çolak, Aslı Dinç, AslieMk, Burcu Barakacı
Çağrı Saray, Deniz Mehmet Örnek, Emrah Bekdikli, Erhan Cihangiroğlu
DefterKazıyıcılarKooperatifi(Ali Mete Sancaktaroğlu,Cem Gezginti–Dilara Tekin)
Harun Töle, MAHAL, Melike Kılıç, Murat Mrt Seçkin, Nazım Serhat Fırat
Okay Özkan, Onur Kaçmaz, Rafet Arslan, Sedat Türkantoz, Seha Can
Tayfun Polat, Yonca Enderer, Zafer Yalçınpınar
KargART’ın geleneksel sezon kapanış sergisi Kargaşa, bu sene Gezi’den ilhamla ve Gezi’nin öğrettikleriyle, “Hayata Geçen Ütopyalar”ı hatırlamak ve “Mümkün,” demek istiyor.
Sezon sonlarındaki Geleneksel karma sergi alışkanlığımız, bu yıl ilk defa zengin bir yan etkinlikler programıyla destekleniyor. 22 isim altında 30’un üzerinde işin yer aldığı sergiyle paralel gerçekleştirilecek yan etkinlik programının bir kısmı, ayrıca Kadıköy’den iki dayanışmanın ev sahipliği yaptığı Don Kişot Sosyal Merkezi ve Caferağa Dayanışma Evi’nde de tekrarlanacak.
Yan etkinlikler (Belgesel Film Programı, DOCUMENTARIST Kısa Film Seçkisi, Performanslar, Sunumlar…) ve programı ayrıca duyurulacaktır.
Açılış: 11 Haziran, Çarşamba, 19:00
Açılışta, Gonca Gümüşayak’ın “Likit Politika” isimli performansı saat 20:00’da gerçekleştirilecektir.
DOCUMENTARIST, Don Kişot Sosyal Merkezi ve Caferağa Dayanışması’nın katkılarıyla…
Facebook Etkinlik Bağlantısı:
https://www.facebook.com/events/457822721028886
*
1 Ekim 2012 tarihinde yayın hayatına başlayan soL Gazetesi, bir buçuk yılın ardından günlük yayınına ara verme kararı aldı. Gazete, haftalık olarak yoluna devam edecek… Bkz: https://haber.sol.org.tr/medya/sol-gazetesi-yalan-soylemenin-suc-oldugunu-yine-hatirlatacagiz-haberi-93286
“Sanki Devrim”, Barış Yıldırım
Nota Bene Yayınları, 2014
Bkz: https://www.notabeneyayinlari.com/tur_detay.php?id=142
*
E V V E L fanzin ilgileri kapsamında yayımlanan
241 parça özgür neşriyat, derli toplu olarak issuu‘da!
bkz: https://www.issuu.com/adabeyi/stacks
bir başka açı: https://issuu.com/adabeyi/docs
iyi okumalar dileriz.
*
“Elleri Var Özgürlüğün – Oktay Rifat 100 Yaşında sergisi, 23 Mayıs – 22 Haziran tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.
18 Nisan 1988’de 74 yaşında aramızdan ayrılan Oktay Rifat’ın yaşamından kesitler veren, ailesi ve edebiyatçı dostlarıyla ilişkilerinin yansıtıldığı sergide şairin avukatlık mesleğinden kalan eşyaları, resmi belgeleri, mektupları, daktilosu, küllüğü, pardösüsü, kasketi, saati gibi özel eşyaları da görülebilecek.
Elleri Var Özgürlüğün sergisini ziyaret edenler; şair, oyun yazarı, romancı, denemeci, ressam, avukat, balıkçı, marangoz, aşçı, sporcu, gerçek dost, dürüst insan, toplumcu bir halk adamı ve büyük bir aydın olarak Oktay Rifat’ı bulacaklar.”
(Tanıtım Bülteni’nden)
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Oktay Rifat” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/oktay-rifat adresinden ulaşabilirsiniz.
Bkz: https://bantmag.com/news/yeldegirmeninde-duvarlar-yine-renkleniyor/
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Sokak Sanatı” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/duvarda adresinden ulaşabilirsiniz.
Sait Faik Araştırma Atölyesi‘nin ilk episodu, 25 Mayıs 2014 tarihinde Burgazada-Sait Faik Müzesi’nde gerçekleştirildi.
Sait Faik Müzesi’nin tarihsel ve tasarımsal arka-planı ile atölye çalışmalarının kapsamı Müze Müdürü Canan Cürgen tarafından katılımcılarla paylaşıldı; Sait Faik’in edebiyatının ve yaşamının yeni araştırma yöntemleri ile sürekli yenilenen “yaratıcı çalışmalar” kapsamında ele alınmasının önemi vurgulandı.
Türkiye’de edebiyat alanında icra edilen ilk “Bilişsel Haritalama” deneyimi ve proje süreci katılımcılara Zafer Yalçınpınar ile Şükret Gökay tarafından sunuldu. Sait Faik odağıyla birlikte elde edilen Pilot Bilişsel Harita’nın sayısal hesaplama ve uygulama yöntemi, bulgular, analitik çıkarımlar, kavramsal kümelenmeler ve kıyaslamalar detaylarıyla birlikte paylaşıldı.
Bilişsel Haritalama sunumunun ardından Sait Faik ve öykücülüğü üzerine Mahmut Makal ile gerçekleştirilen “sözlü tarih” çalışmasından bazı izlenimler ve Sait Faik’in edebiyatında yer alan toplumsal açılımlar etkileşimli olarak Tekin Deniz tarafından atölye katılımcılarıyla paylaşıldı. Özdeğerlendirme sohbetinin ardından atölye çalışması tamamlandı.

Sait Faik Araştırma Atölyesi ve Bilişsel Haritalama faaliyetlerine ilişkin atölye çalışmalarının takvimi, önümüzdeki günlerde Sait Faik Müzesi’nin sosyal medya platformlarından paylaşılacak…
Tüm ziyaretçi ve katılımcılara sundukları katkı için teşekkür ederiz.
SAİT FAİK ARAŞTIRMA ATÖLYESİ
Zafer Yalçınpınar, Canan Cürgen, Şükret Gökay, Tekin Deniz
Bkz: https://www.worldpressphoto.org/multimedia-gallery/2014/witnessing-gezi
Emin Özmen’in çektiği ‘Gezi Tanıklığı’ isimli film, protestoları ve polis şiddetini, 31 Mayıs 2013 günü Taksim Meydanı’ndaki sessiz oturma eylemine yapılan müdahaleden itibaren belgeliyor.
27 Mayıs 2013
Gezi Parkı’nın Asker Ocağı caddesine bakan duvarın 3 metrelik kısmı gece 22:00 civarında yıkıldı. Aynı zamanda 5 ağaç da yerinden söküldü. Taksim Dayanışma grubunun üyeleri iş makinalarının önüne geçerek daha fazla yıkım yapılmasının engelledi. Ardından bu gruptan 50 kişi parkta çadır kurarak sabaha kadar nöbet tuttu.(…)
Çizelgenin tam metnine https://www.baskahaber.org/2014/05/27-mays-2013ten-gunumuze-gezi-park.html adresinden ulaşabilirsiniz.
Direnişle birlikte deviniyor ve sıkı şiirin imgelemini sokaklara, insanlara taşıyor…
Bkz: https://siirsokakta.com.tr
“SAİT FAİK ARAŞTIRMA ATÖLYESİ”
Zafer Yalçınpınar, Canan Cürgen, Tekin Deniz, Şükret Gökay
25 Mayıs 2014 Pazar, Saat: 13.30
Burgazada, Sait Faik Müzesi
*
Facebook Etkinlik Bağlantısı:
https://www.facebook.com/events/731145363611464/
25 Mayıs 2014 tarihinde, 13.30-17.00 saatleri arasında, Burgazada, Sait Faik Müzesi’nde “Sait Faik Araştırma Atölyesi” bilgilendirme sunumları gerçekleştirilecektir. Sait Faik’in edebiyatına ve yaşamına dair yeni yöntemler, bulgular ve bakış açıları elde etmek amacıyla, Sait Faik Müzesi çevresince gönüllülük esasında yürütülen çeşitli araştırma faaliyetleri ve çalışmaları, etkileşimli olarak katılımcılarla paylaşılacaktır. Etkinliğin içerdiği başlıklar aşağıdadır:
-Sait Faik Araştırma Atölyesi’nin Amacı, Kapsamı
Canan Cürgen-Sait Faik Odaklı Bilişsel Haritalama Süreci
Zafer Yalçınpınar, Şükret Gökay-Sait Faik Üzerine Mahmut Makal ile
Gerçekleştirilen Söyleşiden İzlenimler
Tekin Deniz-Müze Gezisi ve Bazı Buluntular
Özel Vurgu: EVV3L taifesi ve tüm hakiki dostlar, Türkiye’de edebiyat alanında gerçekleştirilen ilk “Bilişsel Haritalama” deneyimine davetlidir.
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.
Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com