9 Ekim 2013
FB: 64 – GS: 62
“Kupalar bizim içindir!”
Bkz: https://www.fenerbahce.org/detay.asp?ContentID=36605
*
Ayrıca bkz:
kara deryalarda bir Fenersin
*
9 Ekim 2013
FB: 64 – GS: 62
“Kupalar bizim içindir!”
Bkz: https://www.fenerbahce.org/detay.asp?ContentID=36605
*
Ayrıca bkz:
kara deryalarda bir Fenersin
*
“İlhan Berk, ölümünün 5. yılında, “İlhan Berk’e Ev Ziyareti” Anma Sergisi ile Bodrum’dan Bursa’ya taşınıyor. 10 Ekim – 20 Kasım tarihlerinde, Bursa’da Nilüfer Belediyesi Nâzım Hikmet Kültürevi’nde; şeylerin, nesnelerin, taşların, çamurun, çöpün, evin, odanın, kapının, pencerenin, duvarın, tavanın, merdivenin, masanın, kâğıt kalemin şairine, İlhan Berk’e bir ev ziyareti yapılabilecek.”Bkz: https://www.radikal.com.tr/kultur/ilhan_berk_muzesi_bursaya_tasiniyor-1154524
Bkz: https://www.edebiyathaber.net/ilhan-berke-ev-ziyareti-anma-sergisi/
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “İlhan Berk” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.
Bkz: https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/KitapDetay-685-yalniz-gezgin.html
“Beat kuşağı denince akla ilk gelen isim Jack Kerouac’ın bu ilk otobiyografik eseri, yazarın Kaliforniya’da demiryolu işçiliği, gemilerde kamarotluk, Cascade Dağı’nda yangın gözcülüğü yaparak yollarda geçirdiği yılların izini sürüyor. Amerika’dan Meksika’ya, oradan Fas’a, Fransa’ya ve İngiltere’ye uzanan bu yolculukta şehirlerin, dağların, okyanusların içinden geçerken heybesine attığı işçilik, meteliksizlik, alkol, yazarlık, yollardaki üç günlük tanışmalar, yalnızlık ama en çok da aylaklık anlatılıyor bu hikâyelerde.” (Tanıtım Metni’nden…)
Bkz: https://www.radikal.com.tr/turkiye/mersinde_kendini_yakan_simitci_oldu-1154217
Mersin’de kendisini ve simit satmasına izin vermeyen kafeterya sahibini, üzerlerine benzin dökerek yakan Murat Özkör, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Olay 30 Eylül tarihinde Mersin Serbest Bölgesi girişinde meydana geldi. 45 yaşındaki Murat Özkör sabah saatlerinde Serbest Bölge girişinde tezgahta simit satarken, kafeterya sahibi Mehmet Kılıç, müdahale ederek başka yerde satmasını istedi. Bunun üzerine Özkör ile Kılıç arasında tartışma çıktı. Sinirlenen simitçi Murat Özkör, ‘Kendimi de yakarım, seni de yakarım’ diyerek ayrıldı. Kısa süre sonra üzerine benzin dökülmüş halde dönen Özkör, kafeterya sahibi Kılıç’a sarılıp çakmağı ateşledi. Alevler içinde kalan her iki kişiye kafeterya çalışanları ile çevrede bulunanlar su dökerek müdahale etti. Ancak alev topuna dönen Murat Özkör ağır yaralanırken Kılıç’ın ise sırtı yandı.
Yaralılardan Özkör Mersin Devlet Hastanesi’ne, Kılıç ise Mersin Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Acil serviste ilk müdahalesi yapılan simitçi Murat Özkör, sevk edildiği Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
Seyyar satıcının kendisi ile birlikte ateşe verdiği kafeterya sahibi Mehmet Kılıç’ın tedavisi ise Mersin Devlet Hastanesi’nde sürüyor.
MUSTAFA ERCAN / DHA
Bkz: https://taksimdayanisma.org/basina-ve-kamuoyuna-bilgilendirme
“Basına ve kamuoyuna,
Siyasal iktidarın Mayıs ayından bu yana katlanarak artan baskı ve tehditlerini, polis şiddetinin yol açtığı insan hakları ihlallerini dünyaya, uluslararası kurumlara, ilgili ve duyarlı örgütlere raporlar sunarak anlatmak, bilgilendirmek üzere başlatılan çalışmalar devam ediyor. 03.10.2013 günü Avrupa Konseyi’nde görüşmeler yapıldı.
Türk Tabipler Birliği adına Prof. Dr. Feride Tanık, Taksim Dayanışması adına Mücella Yapıcı, ÇHD ve bu süreçte öldürülenlerin avukatları adına Ethem Sarısülük’ün avukatı Kazım Bayraktar, İnsan Hakları Derneği adına Cengiz Mendillioğlu, öldürülenlerin aileleri adına Ethem Sarısülük’ün ağabeyi Mustafa Sarısülük’ün yer aldığı heyet, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, Parlamenterler Assamblesi Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Christopher Chope, Parlamenterler Assamblesi Liberal ve Demokratlar Grup Başkanı Anne Brausser, Parlamenterler Assamblesi Türkiye İzleme Komitesi Sekreteri Sylvie Affholoer ile görüşmeler yaparak raporlarını sundu.
Prof. Dr. Feride Tanık, Haziran ayı boyunca uygulanan polis şiddeti sırasında Türkiye ölçeğinde bir günden fazla olmak üzere günde sekiz saatten fazla süreyle biber gazına maruz kalan 11 bini aşkın kişiden edinilen bulguları, ölümler, yaralanmalar konusundaki bilimsel verileri açıkladı. Ayrıca bu acımasız şiddet sırasında tıp mensuplarının mesleki etik ve görevleri nedeniyle şiddete uğrayan yurttaşlara verdikleri hizmetler nedeniyle uğradıkları baskıları ileterek Türk Tabipler Birliği tarafından hazırlanan raporu sundu.
Taksim Dayanışması Sekreteri Mücella Yapıcı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçimlerden sonra açıklanan Taksim Meydanı ve Gezi parkını yok edecek proje ilanı üzerine 124 meslek odası siyasi parti mahalle derneği taraftar grubu ve insiyatiften oluşan Taksim Dayanışması’nın kuruluş amacını, barışçıl ve demokratik haklarını kullanırken uğranılan şiddeti, halen devam eden hukuksuz gözaltılar, tutuklamalar konusundaki endişeleri aktardı. Dünyadaki herkesi ve ilgili kurumları bu temel insanlık ve hak arayışı mücadelesini politik ve ekonomik çıkar çatışmaları alanından çıkarmaya hukuka demokrasiye ve insan haklarına saygı göstermeye çağırarak; Taksim Dayanışması’nın hazırlamış olduğu raporu ve Uluslararası Af Örgütü’nün Gezi olayları nedeniyle hazırlamış olduğu raporu sundu.
Av. Kazım Bayraktar, Mayıs ayından bu yana artan polis şiddetinin yol açtığı yaşam hakkı, toplantı ve gösteri hakkı ihlallerine, işkence ve kötü muameleye karşın iç hukuk yollarının giderek etkisizleştiğini ve işlemez hale geldiğini; yaygın bir biçimde suç işleyen polislerin ve amirlerinin hukuka ve yargıya karşı kollandığını, fiili bir dokunulmazlık sağlandığını; siyasal iktidar, yargı ve polisin ittifak halinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini ihlal ettiklerini ve bu ihlallerin ülke çapında yayılarak yoğunlaştığını; iç hukuk yollarının etkisizleşmesi nedeniyle doğrudan AİHM’ne başvurular hazırladıklarını; Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz ve Abdullah Cömert’in öldürülmeleri ile ilgili başvurularını 10.10.2013 günü AİHM’ne vereceklerini ifade etti ve hazırladıkları raporları Ethem Sarısülük ile ilgili başvurunun bir örneği ile dayanakları olan belgeler listesini, çok sayıda polis saldırısından derlenmiş video ve fotoğraflardan oluşan dijital kayıtları sundu.
İnsan Hakları Derneği Temsilcisi Cengiz Mendillioğlu, Türkiye’de yaşanan ve Mayıs ayından itibaren hızla artan insan hakları ihlalleri hakkında bilgi vererek İHD’nin hazırlamış olduğu raporu sundu.
Öldürülenlerin aileleri adına heyete katılan Mustafa Sarısülük ölümlerin aileler üzerinde yol açtığı etkileri, yaşadıkları olayları, yargıya ve iç hukuk yollarına olan güvensizliklerini anlattı.
Ayrıca heyet tarafından aynı gün, saat 13.00′te Avrupa Konseyi basın salonunda heyeti konseye davet eden Avrupa Konseyi Sol Parlamenterler Grubu adına Ertuğrul Kürkçü’nün takdimi eşliğinde basın toplantısı yapılarak raporlar basına sunuldu.
Avrupa Konseyi’de görüşmelerini tamamlayan heyet, Avrupa Parlamentosunda yapacağı görüşmelerden sonra 10.10.2013 günü AİHM önünde basın açıklaması yaparak hazırlanan başvuru dosyalarını Mahkemeye teslim edecek.”
Türk Tabipler Birliği Temsilcisi Prof. Dr. Feride Tanık
Taksim Dayanışması temsilcisi Mücella Yapıcı
ÇHD temsilcisi ve Sarısülük ailesi vekili Av. Kazım Bayraktar
İHD temsilcisi Cengiz Mendillioğlu
Aileler adına Mustafa Sarısülük
-Şimdilik- iyi haberler geliyor…
Bkz: https://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/huseyin-rahmi-gurpinar-muzesi-icin-iyi-haber-haberi-80571
“Ali İsmail Korkmaz’ın Gezi Direnişi sırasında dövülerek öldürülmesini aydınlatan gazetecilerden İsmail Saymaz’ı tehdit eden Eskişehir Valisi Tuna, e-postayı kendisinin gönderdiğini kabul etti. Tuna, özür dilemek yerine tepki gösterdi.
Gezi Direnişi sırasında polislerin de aralarında bulunduğu eli sopalı bir grup tarafından dövülerek öldürülen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz ile ilgili yaptığı haberler nedeniyle Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz’a e-postayı atarak hakaret ve tehdit eden Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, ilk açıklamasının aksine e-postayı kendisinin gönderdiğini kabul etti. Tuna, özür dilemek yerine e-postanın “kişiye özel” olarak gönderildiğini belirterek, bunu açıklayan Saymaz’a tepki gösterdi. Tuna, Saymaz’ın yaptığı haberlerle kendisini hedef gösterdiğini ileri sürdü.
Korkmaz’ın katledilmesinin aydınlatılmasında yaptığı haberlerle önemli rol oynayan Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz’a “Oğlum İsmail, yine rahat durmuyorsun… Bir daha aynı şekilde yorum yaparak bu konuyu işlersen sen adi ve şerefsizsin. Yerin altı da var unutma, eninde sonunda orada görüşeceğiz” diyerek tehdit ve hakaret dolu bir e-posta atmasının ardından İçişleri Bakanlığı inceleme başlatmıştı. Önceki gün e-postası kendisinin göndermediğini savunan Vali Tuna, dün yaptığı açıklamayla maili kendisinin gönderdiğini itiraf etti. Tuna, “Sayın Saymaz, bu müessif olayı kendi penceresinden ve kendi bakış açısı ile ele almaya ve kamuoyumuza çarpıtarak sunmaya devam etmiştir. Söylemediğim ya da kastetmediğim manalar yüklediği sözleri sürekli gündemde tutmaya, özellikle şahsımı hedef haline getirmeye özel bir gayret sarf etmiştir” ifadesini kullandı.
‘Kişeye özel’ tehdit
Vali Tuna, şu ifadeleri kullandı, “Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz’ın kişisel e-posta adresine gönderilen e-posta yukarıda ifade edilen yerli yersiz ve süreklilik arz eden yanlış ve çarpıtılmış haberlere sitem, bir manada tepki amacıyla ‘kişiye özel’ olarak gönderilmiştir ve medyada ele alınış biçimine ilişkin kişisel rahatsızlığımı ifade etmenin ötesinde bir anlam taşımamaktadır.”
4 Ekim 2013, Cumhuriyet Gazetesi
Bkz: https://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=445284
“Ülkesine, parkına, doğasına, deresine, sağlıklı çevreye, evine, okuluna, hastanesine, sinemasına, kültür merkezine, meydanına; yani yaşamına sahip çıkan gençlerin İstanbul’da, Eskişehir’de Ankara’da, Antakya’da polis şiddeti ile ölümünü bütün ülke gördü…
Milyonların, bu şiddetin ve ölümlerin sorumlusu “emniyet müdürleri ve valiler” görevlerinden alınsın çığlığı hala ülkenin meydanlarında yankılanmaya devam ediyor. Ne yazık ki bu haklı, bu meşru, bu insani, bu toplumsal talep ülkeyi yönetenlerce görmezden gelinmeye, failler korunmaya devam ediyor.
29 Eylül 2013 günü Gülsuyu mahallesinde uyuşturucu çetelerini yürüyüşle protesto eden gençlere ateş eden ve 21 yaşındaki Hasan Ferit Gedik’in ölümüne biri ağır 5 kişinin yaralanmasına neden olan çetelerin İstanbul’un ortasındaki bu pervasızlığını kabullenemiyoruz.
Barış ve hoşgörünün Gezi Parkından ülkenin bütününe taşınmasını beklerken kentlerine ve yaşam alanlarına sahip çıkan gençlerin ölümüne alışmamız mı bekleniyor? Aylardır mahallesine sahip çıkan gençlere kurşun yağdıran, şimdiye kadar onlarcasının yaralanmasına neden olan çetelerin “derin odaklarca” korunmadan bu pervasızlığı sürdürebileceklerine inanılır mı?
Kentsel dönüşümün, kent yağmasının gündem olduğu her mahallede benzer “çetelerin” ortaya çıkması ve kentine, mahallesine, barınma hakkına sahip çıkanlara karşı silah kullanmasını tesadüf olarak değerlendirmek mümkün değil.
Bilinmelidir ki, toplumsal barışın ve hoşgörünün temelini yurttaşların demokratik talep ve tepkilerinin algılanması oluşturur. Gezi Parkına, yani yaşamına sahip çıkanların ülkenin her yanında olduğu gibi Gülsuyu’nda da kentsel dönüşüm adı altındaki kent yağmasına, uyuşturucu bataklığı yaratmaya çalışan çetelere, onları koruyan ve kollayanlara karşı durması kaçınılmazdır. Bu nedenle Başta Gülsuyu Mahallesi olmak üzere kentsel dönüşüm adı altındaki kent yağmasının durdurulmasını, Hasan Ferit Gedik’in katillerinin bulunmasını, destekçilerinin açığa çıkarılmasını istiyoruz. Şu ana kadarki mücadelesine, taleplerine, yaşam hakkına saygı göstermeyenlerin, Hasan Ferit Gedik’in cenazesine ve ailesine saygı göstermesini, cenaze törenini istediği yerde yapma ve istediği yerde defnetmeleri konusunda çıkarılan engellerin bir an önce ortadan kaldırılmasını istiyoruz.”
TAKSİM DAYANIŞMASI
“Gezi Parkı Eylemleri” Raporu
Uluslararası Af Örgütü
pdf, 71 sayfa
*
Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı kapsamlı raporla ilgili açıklamaya https://www.amnesty.org.tr/ai/node/2281/ adresinden, raporun tam metnine ise (pdf biçeminde, 71 sayfa) burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.
*
“CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Hasan Ferit Gedik’in öldürülmesini TBMM gündemine taşıdı.”
“teknemiz Livar, adada balığa çıkar…”
2007’de yayımlanan “Livar” adlı şiir kitabının
kapak görüntüsü… (Zy)
Livar‘ın tam metnine
https://bit.ly/livar2007
ya da
https://issuu.com/adabeyi/docs/livar
adreslerinden pdf dosyası biçeminde ulaşabilirsiniz.
“Livar” hakkında yazılan bazı yazılara ise
https://zaferyalcinpinar.com/livarhakkinda.pdf
adresinden ulaşılıyor.
*
Ayrıca bkz: MEYDANSIZ (2009)
*
“bulutsu”
*
Marmara Adası, 2013
Ayrıca bkz: kendini anlatan
Ayrıca bkz: Livar
İstanbul Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’nda ağaç kesimini önlemek isteyenlere karşı polisin sert tavrının ardından gelişen protestolar sürecinde yaşanan ölümler, binleri aşan yaralanma, şiddet ve işkence, gözaltında hak ihlalleri politik ve hukuki yönleriyle Avrupa’nın gündemine taşınıyor. İnsan hakları savunucuları, doktorlar, hukukçular, milletvekilleri ve yaşamını yitirenlerin ailelerinden oluşan heyet, 2-22 Ekim tarihleri arasında Avrupa Konseyi (AK) ve Avrupa Parlamentosu’nda (AP) toplantılar gerçekleştirerek, AİHM’e de Türkiye’ye dava açılması yönünde başvuru yapacak.
Bkz: https://direnisteyiz.org/haber/gezi-direnisi-ak-ap-ve-aihme-tasiniyor/
Yassıada Forumu, 21.7.2013
Fotoğraf: Selah Özakın
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Yeşil Düşünce Derneği, Uğraş Salman, Av. Sennur Baybuğa’nın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 29.05.2013 tarih ve 5446 sayılı kararla onanan; İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeliada Mahallesi, 156 ada, 1 No’lu parselin (Yassıada) “Askeri Alan” kullanımının “Turizm+Kültürel Tesis Alanı”, “Kayalık Alan” ve “İskele Alanı” kullanımına dönüştürülmesine ilişkin 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonu ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’nın iptali hakkında açtıkları davanın dilekçesi önemle sunulur kamuoyunun dikkatine…
“Daha 19 yaşında, düşlerinde özgür dünya
Öptüğü çubuklu forma, yaşayacak anısında
Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe yıkılmaz!”
*
*
Belediye Başkanı Mutay’ın ithamlarına ve iddialarına Bozcaada Forumu’ndan yanıt geldi…
Bkz: https://direnisteyiz.org/haber/bozcaada-forumundan-belediye-baskanina-yanit/
Fernando Pessoa’nın felsefi yazılarından oluşan Felsefi Denemeler adlı kitap, Ümit Şenesen’in çevirisiyle Aylak Adam Yayınları’nca yayımlandı.Bkz: https://www.edebiyathaber.net/pessoadan-felsefi-denemeler/
Sinema, tiyatro oyuncusu, yönetmen ve senarist Tuncel Kurtiz 77 yaşında hayatını kaybetti. Kurtiz’in evinde düşüp hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Kurtiz, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Bkz: https://www.radikal.com.tr/kultur/yavuz_cetin_anisina_tribute_album-1152678
2001 yılında Boğaziçi Köprüsü ’nden atlayarak yaşamına son veren rock ve blues sanatçısı Yavuz Çetin anısına ‘Yavuz Çetin Tribute’ albümü hazırlanıyor. Yavuz Çetin’in şarkılarından oluşacak olan albümde 16 grup/müzisyen Çetin’in şarkılarını seslendirecek. Albümde profesyonel müzisyenlerin yanı sıra yetenekli genç müzisyenler de bir şarkı ile yer alacak.
Albümde yer alacak müzisyeni belirlemek için düzenlenen yarışmaya katılmak isteyen genç müzisyenler ‘Kurtar Beni’ şarkısını hazırlayıp, soundcloud’a yükledikleri şarkının linkini 1 Ekim’e kadar kurtarbeni@yavuzcetin.com adresine göndererek yarışmaya katılabilecek. Gönderilen şarkılar arasından seçilen bir grup/sanatçı tribute albümde yer alacak.
Albümde yer alacak diğer sanatçılar ise şöyle; Teoman , Mor ve Ötesi, Duman, Pentagram, Şebnem Ferah, Bulutsuzluk Özlemi, Yüksek Sadakat, Hayko Cepkin, Ceylan Ertem, Pilli Bebek (Cem Kısmet), Moğollar, Tuncer Tunceli , Sahte Rakı , Yavuzcan Çetin & Yavuz Çetin, Pinhani ve Batu Mutlugil. Albümdeki sanatçıların bazılarında değişiklik olabileceğini söyleyen Çetin’in oğlu Yavuzcan Çetin hazırlığı devam eden albümü yıl sonuna kadar piyasaya çıkarmayı planladıklarını belirtiyor.
Radikal Gazetesi, 26 Eylül 2013
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Yavuz Çetin” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/yavuz-cetin adresinden ulaşabilirsiniz.
“Serdar Erener’e Açık Mektup”
Bkz: https://www.odatv.com/n.php?n=serdar-erenere-acik-mektup-2609131200“Benimle oynar mısın?” Söyleşisi
Bkz: https://direnisteyiz.org/haber/besiktas-carsi-kent-ve-insan-benimle-oynar-misin/PHR’ın Gezi Raporu
Bkz: https://www.soldefter.com/2013/09/26/abdli-doktorlardan-gezi-raporu/
“(…) Düşüncelerimizi gerçekleştirecek evvellerimiz ve geleneğimiz var olduğu sürece öylesine başı dik, alnı açık, onurlu ve gurur dolu tertemiz bir geçmişi geleceğe de aktaran ve gelecekte yaşatacak olan Beşiktaş’ımızın var olabilmesidir; zafer. Bizim için en adil hakem Şeref Bey, en dürüst sporcu Hakkı Yeten’dir. Bunlar böyle bilinsin. (…)”
Açıklamanın tam metni şurada: https://skorer.milliyet.com.tr/carsi-dan-son-dakika-aciklamasi/besiktas/detay/1767712/default.htm
Bkz: https://taksimdayanisma.org/suclulari-biliyor-hesap-soruyoruz
Daha onurlu, daha adil, daha kardeşçe ve daha güzel bir yaşam için mücadele ederken polis kurşunuyla öldürülen arkadaşımız Ethem Sarısülük’ün davası dün (23 Eylül 2013, Pazartesi) başladı.
Ethem’in ölümüne yol açan polis memurunun inanılmaz bir biçimde “meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı” gerekçe gösterilerek tutuksuz yargılanması yetmezmiş gibi, sorumluların son derece açık olduğu bir dava süreci dahi işlemez hale getirilmeye çalışılmıştır.
Hukuka, yasaya ve uluslararası bütün sözleşmelere aykırı olarak duruşmaların kapalı yapılabilmesi için kamuoyunun gözü önünde bir oyun oynanarak mahkeme salonu polisle doldurulmuş; avukatlara ve acılı ailelere şiddet uygulanmıştır. Bu duruma karşın duruşma salonunda her hangi bir tepki ve müdahale olmamasına rağmen duruşma iptal edilerek duruşmaların kapalı yürütülmesine karar verilmiştir.
Tekrar ve tekrar belirtiyoruz; demokratik ve meşru taleplerini ortaya koyar iken akıl almaz, vicdana sığmaz polis şiddeti ile canlarını yitiren tüm arkadaşlarımızın, yaralanan, kalıcı sakatlık yaşayan tüm yurttaşlarımızın vebalini taşıyanlar, onlara arka çıkanlar hesap verene kadar dayanışmamızdan ve haklı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bütün sorumlu ve yetkilileri acilen evrensel hukukun kurallarını yerine getirmeye ve adalete davet ediyoruz.
Zira hepimiz gördük, hepimiz şahidiz! Polisin şiddetine, kurşununa ve sonrasında söylenen tüm yalanlara karşı Ethem’in ne kaskı, ne kurşun geçirmez yeleği, ne de silahı vardı.
Taksim Dayanışması
24 Eylül 2013
Bkz: https://www.fenerbahce.org/detay.asp?ContentID=36349
Mustafa Güven için 25 Eylül Çarşamba günü saat 15.00’da Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri Sporcu Anıtı önünde tören düzenlenecek. Ardından merhumun cenazesi Fenerbahçe Camii’nden ikindi namazını (16.31) müteakip, toprağa verilecektir.
Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.
FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
Mustafa Güven Kimdir?
Fenerbahçemizin ve Milli takımımızın oyuncularından “Mikro Mustafa” lakaplı Mustafa Güven, 1936 yılında Bursa’da doğdu.Küçük yaşlardan itibaren futbol oynamaya başlayan Mustafa Güven, ordu milli takımında oynarken kendini gösterdi. 1957’de Adana’da düzenlenen Dünya Ordulararası Futbol Şampiyonası karşılaşmasında Türkiye’nin ABD’yi 19-0 yendiği maçta sağ açıkta oynayarak üçü kafayla olmak üzere 6 gol attı ve birçok golün de atılmasını sağladı. İzmir’de de yapılan İtalya maçında aynı performansını gösterince askerliğini bitirir bitirmez Fenerbahçe’ye transfer oldu. Kısa boyu sebebiyle transferi kulüp yöneticileri tarafından eleştirilse de kısa sürede kendini takıma kanıtladı. Zamanla taraftarlar arasında boyunun küçüklüğünden ve tipinin ufaklığından dolayı “Mikro Mustafa” olarak anılmaya başladı.
Fenerbahçe formasıyla sadece bir sezon İstanbul Profesyonel Ligi’nde forma giyen Mustafa Güven, çıktığı 16 maçta 5 gol kaydetti. Aynı sezon takımıyla İstanbul Profesyonel Ligi’nin son şampiyonluğunu yaşadı. 1959’da kurulan Milli Lig’deki ilk sezonunda 16 maçta 5 gol kaydeden Mustafa Güven, takımıyla bu kez Milli Lig şampiyonluğunu yaşadı. 1959-60 sezonunda ligi 2. bitiren takımın bir parçası olan Mustafa, 1960-61 ve 1963-64 sezonlarında birer şampiyonluk daha yaşadı. Ancak son sezonunda fazla forma şansı bulamayan Mustafa Güven, Beşiktaş’a transfer oldu. Burada oynadığı tek sezonda sadece 5 maça çıkıp 2 gol kaydetti. 1965 yılında Admira Viyana kulübüne transfer olan Mustafa Güven, yaşadığı kısa Avrupa macerasından birer Avusturya Ligi ve Avusturya Kupası şampiyonluklarıyla döndü. Beykozspor’da da bir sezon top oynadıktan sonra kariyerini 1968 yılında 32 yaşındayken burada sonlandırdı.
Sadece bir özel maçta forma giyen Mustafa Güven, Türkiye millî formasını ilk ve tek olarak 10 Mayıs 1959’da oynanan ve 0-0 berabere tamamlanan Hollanda karşılaşmasına giydi.
Başarıları
Fenerbahçe
•İstanbul Ligi (1): 1958-59
•Türkiye Ligi Şampiyonluğu (3): 1959, 1960-61, 1963-64Beşiktaş JK
•İstanbul TSYD Kupası (1): 1964-65FC Admira Viyana
•Avusturya Ligi (1): 1965-66
•Avusturya Kupası (1): 1965-66
(…)
Sert dokulu, köşeli, geniş ve karanlık bir tonu vardı. Birçok saksofoncu tizlerle çaldığında tonunun genişliğini kaybeder ya da peslerde çaldığında ajilitesini yitirir. Coltrane, tizlerde ve peslerde de enstrümanına son derece hakimdi. O kadar yetkin ve ustaca doğaçlardı ki, Sonny Rollins, Charlie Parker veya Lee Konitz’in olağanüstü hızına ve ajilitesine alışmış olan dinleyicileri bile etkilerdi. Coltrane’in çalışında, kulağa ilk çarpandan fazlası vardı. Hızlı ve olağanüstü bir tona sahip bir saksofoncu olmaktan öteydi. Kendini denetleyen ve yaptığı işi mercek altına alan acımasız bir şekilde eleştiriden geçiren, çok ciddi ve mizahtan uzak bir zanaatkârdı. Kariyerinde zayıf olduğu tek bir an bile yoktur. Bu açıdan Charlie Parker’a yakındır.50’lerin sonunda, Coltrane sık sık, 16’lıklarla dolu, uzun cümlelerle dolu yoğun sololar atardı. Notalar, saksofonundan sanki bir şelale şeklinde çıkıyordu, ama bu notalar dinleyiciye rastgele de fırlatılmıyordu. Her bir nota, hızlı çalınsa bile dikkatlice seçiliyordu. Bu notalar melodik bir fikrin ortasına çok mantıklı bir şekilde oturuyordu. Coltrane’in bu dönemde çaldığı cümleler, bugüne kadar yaşamış yüzlerce müzisyen tarafından etüd edildi ve kopya edildi.Coltrane’in üzerine çalınması zor akor dizilerine olan ilgisi, geniş tonu Coleman Hawkins’i de etüd ettiğine işaret ediyor. Duke Ellington’ın star solocusu alto saksofoncu Johnny Hodges, Coltrane’in ilk etkilendiği müzisyenlerdendir. Bu iki müzisyenin ortak özellikleri vardır. Coltrane’in tonunun derinliği ve doluluğu Hodges’ı andırır. Coltrane’in süslemeleri de Hodges’ı andırır. Coltrane’in tiz bir hedef notaya doğru, gam notalarını bir merdiveni tırmanır gibi çalması, Hodges’ın da en belirgin özelliklerinden biridir. İki müzisyen de baladları çok özenle çalar.Coltrane’in imzalarından biri tiz notalarda “ağlamak”tır. Özellikle 1960’lardaki kayıtlarında bu tekniği sıkça kullanır. Bu tekniği, Earl Bostic’ten almış olabilir.
Zaman zaman Coltrane, birçok frekansın aynı anda duyulduğu sesler çıkartırdı. Bu seslere “multiphonic” adı verilir, ve bu sesler yer yer akor çalınıyormuş izlenimini yaratır. Coltrane’in 1959’da yaptığı “Coltrane Jazz” albümündeki “Harmonique” adlı parçasında, bu metodu melodiyi çok sesli hale getirmek için kullanır, ama 1960’ların ortasında sololarında bir climax(?) yaratmak için multiphonicleri sık sık kullanır (“Meditations”, “Expression” ve “Live in Seattle” adlı albümlerinde multiphonicleri sık sık duyabiliriz). Albert Ayler’la birlikte, John Coltrane tansiyon yaratmak adına tiz notalarda multiphonic çalma fikrini popülarize etmiştir.
Lester Young’ın favori cümleleri, ve notalarında “bend” etme özelliği tespit edilebilir. Ve Dexter Gordon’ın dolu ve karanlık tonundan, legato stilinden de izler taşır. Coltrane, Gordon ve Young, üçü de birbirine bağlı aralıksız çalınan notalardan oluşan uzun cümleler kurarlardı. Bu cümlelerde neredeyse hiçbir staccato (vurgulu) çalınan nota bulamazsınız.
(…)
Şevket AKINCI
John Coltrane: ‘Gelecek onun sazından çıkıyor’
23 /9/ 2013, soL gazetesi
Hamiş: Şevket Akıncı’nın sıkı yazısının tam metnine https://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/john-coltrane-gelecek-onun-sazindan-cikiyor-haberi-80038 adresinden ulaşabilirsiniz.
2. Hamiş: Evvel fanzin kapsamında yayımlanan “Caz” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/caz-cumlesi adresinden ulaşabilirsiniz.
Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com