Ara
10
2009

Çalafırça

Yatmadan önce sarısı ağır basan bir resim yaptığımı anımsıyorum. İçi görünen bir kadın. Delik bir kadın demek istiyorum. Fırçayı sarıya bandım, başımı başka bir yere çevirerek çizdim. Çizdiğim sürece bakmadım. Çalakalem gibi çalafırça. Tuvale yüzümü döndüğümde şaşırıp kaldım. El, akıldan da gözden de daha iyi biliyor işini.
(…)
Leyla’nın başka biri olduğunu gördüm o zaman. Kendine ne kadar da az benziyor! Boş rakı şişelerine dayamış sırtını. Gene de bizim yakadan biri.
(…)
Ama iyi bir resim çıkardı mı hiç olmazsa on beş gün ortalık günlük güneşlik. Elektrikler yanıyor, sular akıyor, odalar sıcak, marketten taşıdığı erzak ağır değil, saçları kanarya sarısına boyalı şişman karıların arasında bile güzeller var,  dostlara güvenebilirsin, kapılar pencereler saat gibi, kolayca aç kapa, anahtar dönüyor yuvasında, bakkalın tırnakları temiz, kaldırımda piyasaya çık yürü… Bolluk.
(…)

Oktay Rifat
“Bay Lear” adlı romanından…

Yorum yapılmamış »

RSS feed for comments on this post.


Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com