
Ahmet Keskinkılıç, D: 1989 – Ö: 6 Ekim 2026
(…)
Azimet Avcu: “(…) Şiirlerinde ‘ölmek’, ‘ölmemek’, ‘ölü gibi yaşamak’ gibi tekrar eden temalar var ama hiçbiri karanlık değil. Bu yaşama hâlini neyle tanımlarsın?”
Ahmet Keskinkılıç: Bu yaşama hâlini ölmemiş olmakla tanımlayabilirim. Ben tıbbın bir mucizesiyim. Ölüme, ölüm olgusuna, hayatta kalmış olmaya bu takıntım elbette yaşantımla ilintili. Ben 20 yaşındayken rastgele bir muayene için girdiğim doktor, “3-4 ay ya yaşar ya yaşamazsın” deyivermişti bir anda. Aort damarım genişlemiş, patlamak üzereymiş. Ve ben bunu tesadüfen öğrendim. Şimdi düşününce çok tuhaf zamanlardı. Zaten bu hasar ancak tesadüfen öğrenilirmiş. Bir belirti göstermezmiş. Ben kardiyoloji sırası boş diye girmiştim. Tabii bu süreç ister istemez bütün hayatımı, o hayata olan bakış açımı, yaşamımı… her şeyi değiştirdi. Bu şiire de yansıdı. Öykü yazsaydım o dönem öyküme de yansırdı. Çünkü gerçekten çok büyük hadiseydi.
O andan sonra “ifşacı” bir şiire yöneldim ister istemez. Self-ifşa da diyebiliriz. Biraz da yakarış gibiydi o ilk dönem şiirleri. Sanatsal kaygılardan ziyade “ben neler yaşadım bakın” şiirleri gibiydi. Bunun dışında da ölümle hep saygı-nefret düzleminde bir ilişkilenmem oldu. Çünkü şu ana kadar hep başkaları öldü ben ölmedim, sevdiklerim öldü ben ölmedim. Hepimiz sıradayız burada. (…)

Ahmet Keskinkılıç, ‘Ölmedi’
Ganya Kitap, Şiir, 2024, 65 Sayfa
(Kapak Tasarımı: Uğur Yanıkel)
Azimet Avcu: ‘Ölmedi’ adlı kitabında sevgili biricik Uğur’umuza (Uğur Yanıkel) selam veriyorsun. Onun kitap kapağına olan katkısını biliyorum. Hem kapağı hem de bu bağlamda ‘yas’ şiirle nasıl bir dile dönüşüyor?
Ahmet Keskinkılıç: Mafsal İstavrozu Bulunur’dan birkaç yıl sonra bir şiir toplamı oluşup, dosyanın adı zihnimde belirdiğinde, her zaman olduğu gibi, Uğur’a yazmıştım. “Bir oku, sana zahmet olmazsa bir de kapak yap gazımızı alalım” diyerek. Bir süre sonra Ölmedi’nin kapağını bana attığında nutkum tutulmuştu resmen. Açıkçası o kadar da heyecanlı olmadığım dosya için birden yanıp tutuşur olmuştum. Öyle büyük bir zihindi ki bir kitap boyunca, başta dediğin gibi dil oyunları, sosyal gözlemler, türlü maraz, agresyon içinden anlatmaya çalıştığım şeyi bir kapak jpeg’le, 8 bit bir çalışmayla çat diye koymuştu önüme. Tabii bunda, beni yıllardır gölgem gibi tanımasının da etkisi büyüktür. İlk yayıncımdı zaten biliyorsun. Ne diyim, özlemi hiç bitmeyecek. Bitmiyor. Yasın şiirle ilintisi de çok büyük ama çok da riskli geliyor bana. Örneği de şöyle vereyim; sen seversin mesela benim Üzgünüm Anneanne diye eski bir şiirim vardı. O da bir kaybın arkasından yazılmıştı ama bugün okuyunca tüylerimi ürpertip, cringe show. Birinin arkasından şiir yazmak çok zor. Çünkü hissettiğin acıdan daha büyük kelime yok. İyi örneği var mı, elbette var. İlk aklıma gelen Uyar’ın Hadi İzmir’e’si mesela. Ki o bile yer yer… neyse. Bence yas en iyi kimseye okutulmayacak bir günlükle anlatılır.
(…)
9 Ağustos 2025’te Banliyö Şiir-Sanat kapsamında yayımlanan “Ölmedi ve Bir Sürü Şey Üzerine Söyleşi”nin tam metnini https://banliyo.org/ahmet-keskinkilic-olmedi-ve-bir-suru-sey-uzerine-soylesi/ adresinden okuyabilirsiniz.
BİR KUŞ VARMIŞ BELKİ BİR KUŞ DAHA VARDIR
Öyle özlemekler olmuyor bir kedinin ağzını ayırışında
Bize inen ayetlerle diyet yaparak
Karşıkonulmaz bir emir kipiydi bu
Ciğ Erlerimde itaatsizlik diz boyu
Beni de çözemeyiver bundan ne çıkar
Beni de çözemeyiver düğümlü kalayım
Bilmen gereken bazı şeyler var vakti gelince
Bir silah olarak şakağına dayamak için bilmen
Patlayan fişek
Islıklar ve kopan alkış
Hurdalıkta buldum ben seni ovdum parlattım
Ben senin için gepetto’yu tek kırma ile alnının çatından
Ben senin için bu saate alıştım şşş.Dürttüm tedirginliği döndü boğazıma yapıştı
Kelimeler kustum sen onlardan kaçtın
Kusurlu olmanın tekdüze bir mükemmeliği vardı
Gözlüklerimden dünyaya baktığını sandım
Portakal bahçelerine doğru koş
Portakal bahçelerini doğur koş
Ben adını sihirli bir kelime gibi söyledim
İnandım bunda bir bilinç vardı
İnsan olmanın sancısını çek küreklerimden
Ağrıyor sana inanmak
ağrıdım.Ahmet Keskinkılıç
Ahmet Keskinkılıç’ın
“Bir Kuş Varmış Belki Bir Kuş Daha Vardır”
adlı şiirini –Uğur Yanıkel‘in seslendirmesiyle-
buradan (soundcloud) dinleyebilirsiniz.
Detaylı görünüm için tıklayın…
“Bin yıl yaşasak yine cihan bu
Gerdiş bu, zemin bu, asuman bu!”
Sümeyye ve Ahmet Keskinkılıç tarafından
Uğur Yanıkel‘in anısına ithafen tasarlanan
özel kolaj çalışması (Upas Yayın, 2024)













































