May
01
2016
--
Nis
30
2014
0
Kas
19
2013
0

“la, şu Meydansız haklı!” (e-kitap)

2009′da yayımlanan “Meydansız” adlı şiir kitabının
kapak görüntüsü… (Tasarım: Savaş Çekiç)

Meydansız‘ın tam metnine
http://bit.ly/meydansiz2009
ya da
http://issuu.com/adabeyi/docs/meydansiz
adreslerinden pdf dosyası biçeminde ulaşabilirsiniz.

*

Ayrıca bkz: LİVAR (2007)

*

May
01
2013
0

Yeniden: Meydansız 2013

2013meydansiz

1 Mayıs 2013, yeniden…
Ey Meydansız!

Bkz: http://evvel.org/ilgi/meydansiz

2013meydansiz2

1 Mayıs kutlamaları devam eden şantiye nedeniyle
TAKSİM Meydanı’nda gerçekleştirilemedi. (2013)

1 Mayıs 2013, yeniden… Ey Meydansız!
Bkz: http://evvel.org/ilgi/meydansiz

May
01
2012
0

Öldüğüm zaman hangi sokakların altında yatmak isterdim?

Şehirler gerçekten var mı?
Yoksa bunlar insanların ağzılarından çıkardıkları buhar mı?

Öldüğüm zaman hangi sokakların altında yatmak isterdim? Kimlerin adımlarının altında? İnsan hangi adımları sonsuza kadar dinlemek ister?

(…)

Eduardo Galeano
“Aşkın ve Savaşın Gündüz ve Geceleri”,
Çev: Süleyman Doğru, Sel Yay., 2011, s.134

Yaziyi gonderen in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Nis
30
2012
0

Ey Meydansız! Hazır mısın suskunluğa?

 

Meydansız / Zafer Yalçınpınar

Şiir Kitabı, Şubat 2009, Çekirdek Sanat Yayınları, 69 Sayfa

*

Gözü kara bir şiir yazıyor Yalçınpınar. Gözü kara ve atak. Dilin ve gerçekliğin en sinsi uçurumlarında, üstelik de çoğu kez en tekinsiz anlarda dolaşmaktan kaçınmıyor; ama hiçbir zaman olası tuzaklara düşmeden. Sözcükleri çağrışımsal anlamlarının en uç noktalarına kadar koştururken sergilediği ustalık, iyi sindirilmiş bir şiirsel birikimi olduğu kadar bütünüyle özgün bir sanatsal kavrayışı da dışavuruyor. Yalnızca sesi ve sözcükleri değil, sessizliği, sözsüzlüğü, boşluğu da ustaca kullanan bir şair o; imgelerinin gücü de bir ölçüde bu iç içe yapıdan kaynaklanıyor. (Dr. Erdoğan Kul)

*

Meydansız kalmak, müstahkem mevki oluşturmak, cemaatçilik ve pusuculuk gibi haysiyetsiz tavırların genç kuşaklara salık verildiği ya da dayatıldığı günümüz edebiyat dünyasını -bu cürufu- kuyruklarından birbirine bağlamak… “Haklılığın inadı”yla veya “elimizin düzü”yle bir tokat… (Janset Karavin)

*

1.

(ışıyor)

gökyüzü lambası elimde irikıyım bir güneş gibi

geliyor şu körkütük meydandaki pazaryerine

 

sürü-sürü-sürü-sürü-sürü-sürü-sürüsüyle insan

yüz yüze iki uçurum arasındaki boşluğa

    yuvayuvayuvalanan

bu ters akıma karşı

yamuk bıyıklı kısa pantollu ve sıkı

bir topal ki doğuştan düzgün

ve öylesine hesapsız:

 

“Ey meydansız!”

 

ses yok -sustuk- çıkmadı

“çıt!”

 

ve pek tabiidir alaşağı…

 

2.

(sönüyor)

ki o yüzsüzlük akşamdan kalma göz karartması…

 

meydanlara odalara baştan aşağı bir tünel gerek

birbirine doğru inen

aşağılık bir merdiven

uzun uzun uzandı

ve şu diğer köşede

bir Türk ağacı kızgın olmalı

                                              merdivene:

 

“iniş çıkış yok ya da olmaz beleşe!”

 

3.

(yeniden ışıyor)

insanmış bakışlı topal hep bu ters akıma karşı

yamuk bıyıklı kısa pantollu ve sıkı:

 

“Ulan, şu meydansız haklı!”

 

ses yok–iki ölçü sustuk-

çıkmadı

“çıt!”

 

ve gene alaşağı…

 

4.

(çıkış)

kısa kısa düşünüyoruz                               

bir “çıt!” kadar basitçe;

“merdivenler suskundur”

 

 

Zafer Yalçınpınar – 7 Mayıs 2006

Ayrıca Bkz: http://evvel.org/ilgi/meydansiz

Yaziyi gonderen in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Mar
29
2012
0

“Meydansız” ve “Kelimenin Yüzü”; isteyene…

“Kelimenin Yüzü”, Kasım 2007’de kitaplaştı. “Meydansız” ise Şubat 2009’da Taş Uçak Şiir Sergisi‘yle birlikte sınırlı sayıda basıldı. Çekirdek Sanat Yayınları taifesinden -sağolsun- Tuncay Takmaz, elinde kalan -dağıtımdan çıkan- bu kitaplarımdan bana göndermiş.  “Bunca mükerrer kitabı ne yapacağım?” diye düşündüm birkaç gün… Tabiî ki “insan”lara ulaştıracağım:-başka ne olabilirdi ki zaten…

İsteyenlere ücretsiz olarak, her daim,  “Kelimenin Yüzü” ve “Meydansız” adlı şiir kitaplarımdan “karşı ödemeli kargo”yla gönderebilirim. İsteyenler, bana e-postayla ulaşabilirler…

Sahicilikle
Zy

Şub
13
2011
0

“Biat ve Demokrasi: İşte Meydan İşte Can” (Ali Ersen Erol)

Futuristika taifesinden Ali Ersen Erol’un “Biat ve Demokrasi: İşte Meydan İşte Can” başlıklı sıkı yazısına http://www.futuristika.org/trend/politik/biat-ve-demokrasi-iste-meydan-iste-can/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Yaziyi gonderen in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Tem
01
2010
0

‘Zaman’sız Bir ‘Meydan’sız (Aylin Güven)

Eksik olmasın, Aylin Güven, ta Londra’lardan -o uzaklığa rağmen- şiirlerimi içselleştirmiş ve Meydansız adlı kitabım üzerine bir yazı kaleme almış. Yazıyı aşağıda paylaşıyorum ve kendisine yerden göğe kadar teşekkür ediyorum. (Zy)

‘ZAMAN’SIZ BİR ‘MEYDAN’SIZ

‘bir topal ki doğuştan düzgün
ve öylesine hesapsız:

‘Ey meydansız!’’

Günlerce Londra meydanlarında bir meydansız gibi dolaştım.

Sevgili Zafer Yalçınpınar’ın ‘Meydansız’ adlı kitabını kavrayabilmek için; bir içinden dışına, bir de dışından içine doğru okumam gerekti ki, ‘ben aşağıdan yukarıya yazarım’ diyerek, kendisi bizi baştan uyarmıştır. Görmek istemeyene, muğlâk gelebilir kitabın şiirleri ancak görmek isteyene çok net ve keskindir. İçindeki kızgınlığı hayret uyandıracak kadar sakin dizginlemesiyle, meydanları yıkmadan aşar ‘meydansız’ şiir ve kaçmak isteseniz de çağırır sizi, der:

‘hizasına gel aklın’

Meydansız şiirleri ile şair; zamanın, zamansızlığın, yoklukların, boşlukların ve zamanımızın boşluklarının, hesapsız felsefesini yaparken; içimizi havalandırmakla kalmaz, aynı zamanda boşluklarımıza bakmamızı, görmemizi, duymamızı ve hissetmemizi sağlar.

‘kuyulara benzer yokluk’ der ve sonra başka bir yerde yokluğa karşı varlığı koyar ortaya:

‘ yalnız değilim ama
tek başımayım
el örgüsü bir sabah aradım
ve bulamadım’

Kitabın benim için en etkileyici özelliği boşluk-zaman sarmalındaki korkusuzca gezintisidir: ‘uzun zamanın sonunda, bir boşluk gibi asılı kaldık ortada’ dese de sanki hep buna karşı çıkmak için direnir:

‘ölesiye zamana böylesine karşıyım!
hafife alırım’

‘ölesiye gösterir zaman ve zamana böylesine
karşıyım’

Zamanın bizi içine aldığı kıskaçta, kavramın üzerimizdeki etkisini, ‘zaman gülüyor elleri belinde’ ve ‘yahu bu zaman gerçekten bizden akıllı’ diyerek şiddetle vurgularken, etkiye tepki ile cevap vermekten inatla kaçınmaz:

‘ulan şu geceye bir nokta koymalı
ve gündüzün dışında bir çözüm olmalı’

Yeri gelir, ‘tokadım kartvizittir’ diyerek iddiasını dile getirir, yeri gelir kendisini ve okuyucuyu kışkırtır:

‘korkuturuz
bizzzzz bir şairi şiir yazsın için ölümle
korkuturuz.’

An gelir çaresizce kabul eder:

‘yer gök yer gök
kırmızı dolu kırmızı
boşluk dolu boşluk
zaman dolu zaman’

An gelir kendine özgü diliyle reddeder:

‘tam tersine doğru kazmalama bir düz tavır
senin sabahından akşamına karışır
gecenin körünü ucundan yakar
havanı canını alır
sonra da söndürür ve satarım’

Ve son olarak şair;

‘ki ben o ki ben dağa çıkmaya çalıştım tekneyle
o zamanlar ‘zaman’ vardı’

diyerek belki de hem kendisini hem de bizleri yeni bir zamana çağırır, ancak ve ancak yazarak;

‘bu boşluğu kapat’

Aylin Güven
29.06.2010, Londra

Hamiş: İşbu yazının pdf dosyası biçemine  http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/zamansizmeydansiz.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

Haz
04
2009
0

Meydansız Yalçınpınar (Aziz Kemâl Hızıroğlu)

Aziz Kemâl Hızıroğlu’nun “Meydansız Yalçınpınar” başlıklı yazısına http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/meydansizyalcinpinar.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

Not: “Meydansız Yalçınpınar” adlı yazı 2010 yılında TAY Dergisi‘nin 115. sayısında ve ForumEdebiyat(FE) adı derginin de 8. sayısında yayımlanmıştır.

Nis
12
2009
1

MEYDANSIZ’CA BİR SÖYLEŞİ…

Meydansız‘ca Bir Söyleşi…

Utku Kaygusuz: Zafer Yalçınpınar’ın “meydansız”la son dönem bir Türkiye portresi çizdiği söylenebilir mi?

Zafer Yalçınpınar: Bu amaçla yola çıkmadığımı ve bu eşleşmenin tüm hatlarıyla doğru olmadığını göz önüne almakla birlikte böyle bir portreden söz edebiliriz. Daha doğrusu söz konusu portrenin çıkarımlarından, türevlerinden biridir “Meydansız”lık… Mesela ilginçtir, soruya “Zafer Yalçınpınar’ın…” diyerek başladın ya.. böyle bir ayrıcalık da yok aslında. Neyi yaşıyorsak, neyi yükleniyorsak, bugün hangi boşluk bize dikte edilmekteyse onu işaret etmeye çalıştım. Yani söz konusu meydansızlık bana özel değildir; herkesin meydansız kalışının bir sonucudur, yüklenimidir, üzüntüsüdür, al-aşağı edilmesidir. Çeşitli olaylara baktığımızda 2007 ve 2008’i iktidar baskısı ile dikte dolu, hatta konjonktür içindeki en baskılı, yüklü yıllar olarak görüyorum. Bunun sonucudur “meydansız”… Günümüzdeki “strateji hastalığı” filan da bu yükün, baskının hatta “dikte edilmiş bir boşluğun” sonucudur. Gelecekte bu yükün azalmasını umut ediyorum.

U.K.: Bilindiği üzere meydanlar, toplumların özellikle de halkların(!) içinde bulunduğu tarih ve düşünce yapısıyla beraber kimliksel tipolojisini yansıtması açısından önemlidir. Buradan baktığımızda ‘meydansız’, bir şiir kimliğinin altında meydansız kalanların kalplerini ellerine tutuşturmuştur, diyebilir miyiz?

Z.Y.: Sorunu yanlış anlamadıysam ve şiirsellikten bahsediyorsak eğer, “meydansız”daki şiirlerin birilerinin eline “yarım ekmekte köfte” veya “yevmiye” tutuşturarak, “Hadi bakalım yürüyün meydanlara!” demediği, demeyeceği açıktır. İmgesel olarak da tarihsel arka plan açısından da böyle bir kökeni yoktur o şiirlerin… Yani senin düşüncen doğru… Oradaki şiirler için “bağımsızlık, kalb ve vicdan” dışındaki her şeyden vazgeçmenin tipolojisidir, diyebiliriz. Her şeyden önce bu özü, sivilliği, sıkılığı belki de sahiciliği işaret eder, yüklenir meydansız… Ve tabii ki günümüzde, böyle bir sivilliğin kabul edilmeyeceği, hoş karşılanmayacağı da aşikârdır. Misal, Ece Ayhan’ın yaşamı araştırılabilir…

U.K.: “Ön” adlı şiirde sıkı bir ironiyi ve bütünüyle kitabın düşünce yapısının akorunu duyuyoruz. O halde şunu sormak istiyorum: Neden “atından inenler/ masaların ucuna/ binerler”?

Z.Y.: Aslında “Merdiven, Ağaç ve Meydansız” adlı şiirimi bahsettiğin bütünsellik için daha öncelikli buluyorum ben. Fakat madem merak ettin, söyleyeyim… “Ön” adlı şiirimde yönetsel süreçlere ve statükoya karşı duruş olarak başka türlü bir vurgu vardır; masalar, yönetimin ve durağanlığın simgesi, mecrası gibidir o şiirde… Devinimin ve bağımsızlığın güzelliğine, yüceliğine karşı masaların yönetsel durağanlığı, bağlılığı, çirkinliği… Masanın hangi tarafında durursanız durun, hangi ucunda olursanız olun aslında “masa” sizi yönetiyordur. Masaya bağlısınızdır. Ahmet Arif bir gün bir mülakat sırasında şöyle der: “Ben bu masalardan çok gördüm!” Statükoya karşıdır Ahmet Arif… Bu sözü söyleyerek karşısındaki adama “Bana hikâye anlatma, seninle uzlaşmayacağım!” der gibidir Ahmet Arif. Masadan kalkmıştır da…

U.K.: Şiir kimliğini ve “meydansız”ı göz önünde bulundurursak- boşluğun önemi nedir senin için?

Z.Y.: Bu konudan bahsetmek istemiyorum. Fakat sana ufak bir ipucu vereyim: Hubert Reeves’in “Boşluk Bakışımın Biçimini Alıyor” adında bir kitabı vardır. Kitabın adı Paul Éluard’a ait olan “Boşluk bakışlarımın biçimini taşıyor” şeklindeki bir dizenin serbest yorumudur. Kitap 2001 yılında dilimize çevrildi. Bu kitap okunabilir…

U.K.: Teşekkür ederim.

Z.Y.: Sağolasın, asıl ben teşekkür ederim.

Mar
19
2009
0

Meydansız Şiir (Cengiz Kılçer)

Cengiz Kılçer’in “Meydansız” hakkında yazdığı yazıya http://haber.sol.org.tr/okumaodasi/11608.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Yaziyi gonderen in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Şub
17
2009
3

Şiir Kitabı: MEYDANSIZ

Meydansız / Zafer Yalçınpınar

Şiir Kitabı, Şubat 2009, Çekirdek Sanat Yayınları, 69 Sayfa

*

Gözü kara bir şiir yazıyor Yalçınpınar. Gözü kara ve atak. Dilin ve gerçekliğin en sinsi uçurumlarında, üstelik de çoğu kez en tekinsiz anlarda dolaşmaktan kaçınmıyor; ama hiçbir zaman olası tuzaklara düşmeden. Sözcükleri çağrışımsal anlamlarının en uç noktalarına kadar koştururken sergilediği ustalık, iyi sindirilmiş bir şiirsel birikimi olduğu kadar bütünüyle özgün bir sanatsal kavrayışı da dışavuruyor. Yalnızca sesi ve sözcükleri değil, sessizliği, sözsüzlüğü, boşluğu da ustaca kullanan bir şair o; imgelerinin gücü de bir ölçüde bu iç içe yapıdan kaynaklanıyor. (Dr. Erdoğan Kul)

*

Meydansız kalmak, müstahkem mevki oluşturmak, cemaatçilik ve pusuculuk gibi haysiyetsiz tavırların genç kuşaklara salık verildiği ya da dayatıldığı günümüz edebiyat dünyasını -bu cürufu- kuyruklarından birbirine bağlamak… “Haklılığın inadı”yla veya “elimizin düzü”yle bir tokat… (Janset Karavin)

*

Satın almak için;

İdeefixe: http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=QS2OU1P8W3H5G429ZC0M

Gittigidiyor: http://urun.gittigidiyor.com/MEYDANSIZ-Zafer-Yalcinpinar_W0QQidZZ27560459

Pandora: http://www.pandora.com.tr/urun.aspx?id=176836&oid=2

Eren Kitap: http://www.eren.com.tr/goster/kitap/kitap.asp?kitap=274164

Kitap Yurdu: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=447487&sa=39813345

*

May
01
2008
1

“1 MAYIS 2008” ya da “Meydansızlık”

Taksim Meydanı ile bu alana ulaşan tüm yollarda yoğun güvenlik önlemleri alan ve kontrol noktaları oluşturarak çeşitli yerlere konuşlanan polisler, Cumhuriyet Anıtı’nın çevresini de bariyerlerle kapattı. Araçların girişine izin verilmeyen meydandan yaya geçişleri devam ederken, bariyerle çevrilen anıta yayaların ulaşması engelleniyor.
ACİL SERVİS ÖNÜNE GAZ BOMBASI
Şişli Etfal Hastanesi önünde bir polisin düşürdüğü belirtilen gaz bombası hem hastane önünde bekleyenlerin hem de acil servistekilerin olumsuz etkilenmesine neden oldu. Türk Tabibler Birliği Merkez Konsey Üyesi Dr. Ali Çerkezoğlu polisin göstericilere karşı aşırı oranda gaz kullandığını belirterek, bu şekilde müdahalenin doğru olmadığını söyledi.
PANZERLİ ENGELLER
Yürüyüşün başlaması planlanan Şişli Abidei Hürriyet Caddesi Nakiye Ergül Sokak’taki Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) çevresinde ve Taksim güzergahı üzerinde de panzerlerin desteğiyle yoğun önlemler alan polis ekiplerine, uçuş yapan bir helikopter de yardımcı oluyor.
GEZİ PARKINDA ASKERİ BİRLİKLER VAR
Bu arada, Taksim Gezi Parkı’nda da askeri birliklerin konuşlandıkları görüldü. Öte yandan, şehir hatları vapurlarının Üsküdar ve Kadıköy’den Kabataş, eşiktaş ve Karaköy iskelelerine seferleri durduruldu. Yine Sirkeci-Kabataş tramvay hattı, Kabataş-Taksim arasındaki füniküler sistem ile Mecidiyeköy-Taksim arasındaki metro seferleri gerçekleştirilemiyor.

Kaynak:  http://www.ntvmsnbc.com/news/444778.asp

—————-

Ayrıca bkz:

ŞİİR: Merdiven, Ağaç ve MEYDANSIZ ( http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/s43.html )

ŞİİR: Ön ( http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/s59.html )

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel