Ağu
29
2010

Aruoba İle Söyleşi (Kuzey Yıldızı, 2002)

(…)

KY: Türkiye’deki felsefe bölümlerinin eğitimini nasıl buluyorsunuz? Bu bağlamda felsefe okumak isteyen birine ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?
OA: “Eti nasıl buldunuz?” diye soran garsona müşterinin verdiği yanıttaki gibi: “Patateslerin arasında zorlukla”… Türkiye’de felsefe hocaları hep bir ‘dışarlıklı’ akımının ‘Türkiye acentesi’ oldular, yani felsefeyi ‘ithal’ ettiler. ‘İthal felsefe’ felsefe değildir. Tabiî ki ‘etkilenme’ denen şey vardır; ama, felsefe tarihi okumaları ancak kendi düşünceleriniz için hareket noktaları oluyorsa bir işe yarar — ya da, kendi düşündüğümüz birşeyler varsa, kendinize yakın düşünürler bulursanız; yoksa, birilerinin kötü bir kopyası olarak kalırsınız. — Felsefe okumak isteyene bulunabileceğim tek tavsiye, kendisi, okumak… Yıllar önce, bir öğrencim doktora yapmak için yurtdışına gidiyordu; bana, ne yapmasını tavsiye ettiğimi sordu. Şöyle birşey dedim: “Git, kendine yakın bulduğun bir filozof bul, seç, onu ıcığına – cıcığına varasıya oku, anla, öğren; sonra da, unut.”

(…)

Kuzey Yıldızı‘nın 5. sayısında (Ekim-Kasım 2002) Oruç Aruoba ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin tam metnine http://www.kuzeyyildizi.com/dergi/5/soylesi.oruc.aruoba adresinden ulaşabilirsiniz.

Yorum yapılmamış »

RSS feed for comments on this post.


Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com