Ara
14
2017
--

Gabriel Garcia Marquez’in 27 bin sayfalık arşivi…

“ABD’de Teksas Üniversitesi’ne bağlı Harry Ransom Merkezi, Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in 27 bin sayfalık arşivinin yaklaşık yarısını internet üzerinden ücretsiz yayımladı. Üniversite’den yapılan açıklamada, 87 yaşında hayatını kaybeden yazarın metin, fotoğraf, mektup ve notlardan oluşan 27 bin sayfalık arşivinin tamamının da internette İngilizce ve İspanyolca yayımlanmasının planlandığını duyurdu.

Yazarın ünlü takma adına göndermede bulunan Harry Ransom Center Direktörü Steve Enniss, “Arşive herkesin ulaşmasına olanak sağlayan ve bunu Gabo’nun dünyadaki tüm okuyucularına yeni bir hizmet olarak gören ailesine de teşekkür borçluyuz” ifadelerini kullandı.”

Kaynak: soL haber portalı


Gabriel Garcia Marquez’in dijital arşivine
https://hrc.contentdm.oclc.org/digital/collection/p15878coll51/search

adresinden ulaşabilirsiniz.


G. G. Marquez & Julio Cortazar



G. G. Marquez & Luis Buñuel


G. G. Marquez’in Pasaportu


Gabriel Garcia Marquez’in dijital arşivine
https://hrc.contentdm.oclc.org/digital/collection/p15878coll51/search

adresinden ulaşabilirsiniz.


Ara
12
2017
--

“Ajanını da al… git!” (Halûk Cengiz)


Edebiyat piyasası ile iktidar enstrümanları arasındaki ilişkiyi -tüm boyutlarıyla ve ayrıntılarıyla birlikte- 2015 yılında irdeleyen  “Yakışmıyor” başlıklı eleştiri kitabından tanıdığımız Halûk Cengiz, çok önemli bir yazı dizisi daha kaleme almış… Nihat Genç‘in OdaTv’de yüksek sesle vurguladığı “Kim bu ajan edebiyatçılar!” ifşaatının haklılığına ilişkin olarak Üvercinka Dergisi’nin Aralık 2017 tarihli 38. sayısında yer alan “Ajanını da al… git” başlıklı bu yeni eleştirel analizin tam metnine http://bit.ly/ajaninialgit adresinden ulaşabilirsiniz. İyi okumalar dileriz!



“Yakışmıyor!”
‘Günümüz Edebiyat Ortamına Bir Bakış”
Hâluk Cengiz, Kasım 2015
Okumak için: http://bit.ly/yakismiyor

Ara
11
2017
--

“İnsanların sorunu şu: Bir alanı doldurduktan sonra, artık insan diğerlerini görüyor, alanı değil.”

“Ormana taşındım. İşten ayrılıp ormana taşındım çünkü yapılabilecek tek akıllıca şey buydu.” Başını sallıyor. “Ormanın sağı solu belli olmaz” diyor ben tam arabadan inerken, “Dikkatli ol!”

“Yanılıyorsun, orman sakin ve dostanedir. Denizin sağı solu belli olmaz. Bir de dağın. Ama ormanın sağı solu bellidir ve başka her yerden daha az kafa karıştırır. Denize, doğaya ve insana hiçbir şekilde güvenilmezken, yaşamını ormanın ellerine hiç tereddütsüz bırakabilirsin çünkü orman dinler ve anlar. Orman yıkmaz, yeniden kurar ve her şeyin büyümesine izin verir. Orman her şeyi anlar, her şeyi kucaklar” diyorum.

“Peki peki. Sen yine de dikkatli ol.”

“Asıl sen dikkatli ol” diyorum.

(…)

Diğerleri içerken ya da uyurken ben canımı dişime takıp totem direğini yontuyorum ve kendi ormanımı artık tanıyamaz hale geldiğimi düşünüyorum. Bir zamanlar huzurlu ve sessiz ormanımı. Burada sabahtan akşama kadar Bongo ile bir tür uyum içindeydik ve kimseye hesap verdiğimiz yoktu. Aksine, canımız ne isterse onu yapıyorduk. Hiçbir şey yapmama hedefime de yavaş yavaş ulaşmaktaydım. Ama hepsi geride kaldı. Bildiğim ormandan geriye çok az şey kaldı. “Yanlış ormana gelmiş olmalıyız, burası çok acayip” diyorum Bongo’ya.

“İnsanların sorunu şu: Bir alanı doldurduktan sonra, artık insan diğerlerini görüyor, alanı değil. Büyük ve ıssız araziler, içlerinde bir ya da birkaç insan barındırıyorsa, büyük ve ıssız olmaktan çıkıyor. Bakışların neye dokunacağını insanlar tanımlıyor. İnsanların bakışları neredeyse her zaman diğerlerinin üzerinde. Böylelikle bu dünyada insanların, insan olmayanlardan daha önemli olduğu yanılsaması yaratılıyor. (…) Buna inanmayı reddediyorum” diyorum Bongo’ya.
(…)

Erlend Loe
“Doppler”, Çev: Dilek Başak, YKY, 6.Baskı, 2017, ss. 50,102-103

Ara
09
2017
--

Görsel Arşiv: Yeditepe Dergisi ve Yayınları / Kapak Tasarımları Seçkisi / #2

seçkiyi incelemek için:
http://bit.ly/yeditepekapakseckisi2
(pdf, 8 mb.)


Hüsamettin Bozok‘un 1 Nisan 1950 tarihinde kurduğu Yeditepe Yayınları tarafından yayımlanan kitaplar, efemeratik edebiyat kapsamında -özellikle de kapak tasarımları nedeniyle- sıkı bir koleksiyon unsuru oluşturur.

Hüsamettin Bozok yayınevinin kuruluş aşamasında grafiker A. Arad (Agop Arad) ile kader birliği kurmuş, kaliteli ve modern tasarımlar gerçekleştirmek konusunda anlaşmıştır. Yeditepe Yayınları, 1970’li yılların sonuna kadar tasarımsal açıdan kalitesini, liderliğini ve başarısını sürdürmüştür.

Geçtiğimiz günlerde “şiir kitapları kapak tasarımları seçkisi” (59 kitap/kapak) başlığıyla paylaştığımız bu özel çalışmanın ikinci bölümünü (41 kitap/kapak olarak) EVV3L takipçilerine sunuyoruz.

Seçkiyi adresinden http://bit.ly/yeditepekapakseckisi2 inceleyebilirsiniz.

Sahicilikle,
Zafer Yalçınpınar


 

seçkiyi incelemek için:
http://bit.ly/yeditepesiirkapakseckisi
(pdf, 10 mb.)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Yeditepe Dergisi ve Yayınevi” başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/yeditepe-dergisi adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
09
2017
--

Araştırma/Makale: “Sait Faik’in Şiirlerine Dair Önemli Bulgular” (Zafer Yalçınpınar)

2014 yılından günümüze ‘Sait Faik Araştırma Atölyesi’ kapsamında Sait Faik’in yaşamına ve eserlerine dair çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu doğrultuda Sait Faik’in kaleme aldığı şiirlere ilişkin bazı bulgulara ulaştık ve söz konusu bulguları Sait Faik okuyucusuyla/araştırmacısıyla paylaşmaktan gurur duyuyoruz.

İlkin, Sait Faik’in şair yönüne ilişkin birkaç ifadeyi öncül olarak dikkate almak gerekiyor. Ece Ayhan, birçok yazısında Sait Faik’ten “Çakır Hikâyeci” olarak bahseder. [1] ‘Çakır Hikâyeci’ benzetmesinin ardındaki birincil anlamın Sait Faik’in bakışları ya da göz rengiyle/yüz ifadesiyle -ve sürdüğü bohem yaşamıyla- sürekli çakırkeyif bir görüntü sergilemesi olduğu düşünülebilir. Ancak, Ece Ayhan bu benzetmeyi Sait Faik’in ‘yarı hikâyeci-yarı şair’ olduğunu iddia ederek açıklamıştır. Bununla birlikte, Ece Ayhan, ikinci yeni şiir akımının tümünü ima ederek, Sait Faik’in ‘Alemdağ’da Var Bir Yılan’(1954) adlı kitabı ile Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ‘Çocuk ve Allah’(1940) adlı kitabından doğduklarını söylemiş, bu iki esere verdiği önemi kendi varoluşuyla ve ikinci yeni şiir akımının poetikasıyla vurgulamaya çalışmıştır. Gerçekten de Sait Faik’in ‘Alemdağ’da Var Bir Yılan’ adlı kitabındaki hikâyelerin anlatım tarzı son derece şiirseldir: Bu hikâyeler neredeyse ‘düzyazı şiir’ olarak tanımlanan biçemle eşleşecek kadar yoğun bir şiirsel dil ve imgesel alan derinliği içerir.

 


“Şimdi Sevişme Vakti”, Sait Faik, Yenilik Yayınları, 1. Baskı, 1953

 

‘Şimdi Sevişme Vakti’, Sait Faik’in yayımlanmış ilk ve tek şiir kitabıdır. Kitap, ilkin 1953 yılında Yenilik (Aylık Fikir ve Sanat Gazetesi) çevresinin kurduğu Yenilik Yayınları tarafından basılmıştır. (Yenilik Yayınları o yıllarda Nurullah Ataç, Cahit Külebi, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Salâh Birsel’in eserlerini yayımlamaktadır.) ‘Şimdi Sevişme Vakti’nin ilk baskısının Varlık Yayınları’ndan değil de Yenilik Yayınları’ndan gerçekleşmesi Sait Faik’in özellikle “şiir” konusunda Yaşar Nabi Nayır’la ayrışmasının önemli bir göstergesidir. Sait Faik, şiirlerini yayımlatmak için Varlık Dergisi’ne ve Yaşar Nabi Nayır’a güvenmemektedir. Bu güvensizliğin ardında birçok sebep vardır ancak en önemlisi Yaşar Nabi Nayır’ın ‘Güdümlü Edebiyat’ başlığını savunarak yenilikçi genç şairlere, yazarlara ve yeni neslin fikirlerine karşı takındığı olumsuz, itici ve statükocu tavırlardır. Zaman zaman Oktay Rifat’in ve Orhan Veli’nin de işbu tavırlarından ötürü Yaşar Nabi Nayır’ı kınadığı ve bir süreliğine Varlık Dergisi’nden -Sait Faik’i de ikna ederek, birlikte- uzak durduğu bilinmektedir.[2] Daha sonraki yıllarda Yeditepe Dergisi ile Seçilmiş Hikâyeler Dergisi çevresi, Varlık Dergisi-Yaşar Nabi Nayır’ın statükocu tavırlarına karşı kesenkes ve şiddetli bir cephe oluşturmuştur. [3]

Sait Faik’in 11 Mayıs 1954 tarihindeki vefatının ardından, 1954 yılının Temmuz ayında yayımlanan Varlık Dergisi’nin 408. sayısı, “güdümlü edebiyat” tarihimizin kötücüllüğü açısından çok önemli bilgiler ve belgeler taşımaktadır. Yaşar Nabi Nayır, kendisine gelen eleştirilere ve baskılara dayanamamış, zorunlu açıklama mahiyetinde “Sait Faik İçin Notlar ve Sait Faik’in İlk Şiirleri” başlığı altında uzun bir yazı kaleme almıştır. Yazıda, Sait Faik’in Yaşar Nabi Nayır’a gönderdiği ilk şiirler olumlu-olumsuz yönlerden eleştirilmekte ve Sait Faik’in mektubuyla birlikte paylaşılmaktadır. İşbu yazı kapsamında paylaşılan Sait Faik şiirleri, “Evime Dönüyorum” ile “Hasretimin Bittiği ve Başladığı Yer” adlı şiirlerdir. Her iki şiir de ‘Şimdi Sevişme Vakti’nin 1953’ten günümüze uzanan baskılarında bulunmamaktadır.[4] Yaşar Nabi Nayır, Temmuz 1954’teki söz konusu yazısında Sait Faik’in yaşantısını ve mizacını da çokça eleştirmektedir.

 


Varlık Dergisi, Temmuz 1954, Sayı:408, s.5

 

Bununla birlikte, Varlık Dergisi’nin Temmuz 1954 tarihli 408. sayısını asıl önemli kılan şey, dergide ilk kez yayımlanan “Yarı Belimiz” [5] adlı şiirdir. “Yarı Belimiz”, ancak Sait Faik’in vefatından sonra yayımlanabilmiştir! Bu şiir, Yaşar Nabi Nayır’ın Sait Faik hakkındaki yazılarından ayrıksı olarak derginin 5. sayfasında yer almıştır. Şiirin editöryal olarak Yaşar Nabi Nayır tarafından bir süre “bekletildiği-ötelendiği” anlaşılmaktadır! Daha da önemlisi şudur; “Yarı Belimiz” adlı şiir (çok büyük bir ihtimalle Sait Faik’in isteği/vasiyeti dışında!) ‘Şimdi Sevişme Vakti’nin 1958 yılında Varlık Yayınları tarafından gerçekleştirilen 2. baskısında yer almakta ve günümüze uzanan 1970-2000 yılı Bilgi Yayınevi baskıları ile 2014 ve sonrası İş Bankası Kültür Yayınları’nın  yeni baskılarında da (hiçbir editöryal not ya da uyarı içermeden) bulunmaktadır! Üstelik, ‘Şimdi Sevişme Vakti’nin Varlık Yayınları’ndan gerçekleşen 1958 yılındaki 2. baskısının hiçbir yerinde “2. Baskı” gibi bir ifade de yazmamaktadır! Şimdi Sevişme Vakti, Varlık Yayınları tarafından -Sait Faik’in ölümünden yaklaşık 4 yıl sonra- ilk kez yayımlanmış gibi sunulmuştur! Bu durum, tıpkı Sait Faik’in ölümünün ardından Sait Faik Öykü Ödülü’nün icat edilmesi gibi son derece talihsiz bir durumdur; güdümlü edebiyatın kötücül hilelerinden biridir!

 


“Şimdi Sevişme Vakti”, Sait Faik, Varlık Yayınları, 2. Baskı, 1958

 

Sait Faik’in ‘Şimdi Sevişme Vakti’ adlı şiir kitabının eski baskılarında(Yenilik, Varlık, Bilgi, İş Bankası Yay. baskılarında) yer almayan iki şiirin daha farkına vardık. Bu şiirlerden ilki “Sanki Burda Değilim” [6] adlı şiirdir. Şiir, Muzaffer Uyguner’in 1988 yılı Sait Faik Müzesi arşiv-envanter tasnifine göre 99 numaralı kayıttır. Varlığının farkına vardığımız ancak henüz tam metnine ulaşamadığımız bir şiir ise “Aleko”[7]dur. Sait Faik’in ‘Aleko’ adlı şiiri, en eski İstanbul meyhanecilerinden biri olan ‘Aleko’ya ithafen kaleme aldığı düşünülmektedir. Bu şiirin, Sait Faik tarafından -kendi imkânlarıyla- yayımlanan ‘Semaver’ adlı öykü kitabının 1936 yılındaki ilk baskısının kapağında bulunduğu tahmin edilmektedir.

Sonuçta, Sait Faik’in şiirlerine ve şairane yaşamına dair araştırmalarımız sürüyor… Sait Faik’in tüm dostlarını ve sıkı şiir/sıkı edebiyat okurunu araştırmalarımıza destek vermeye davet ediyoruz.

Sahicilikle,
Zafer Yalçınpınar
Kasım 2017


[1] “Ece Ayhan-Şiirin Bir Altın Çağı”, YKY, 1993, ss.124-128

[2] Olumsuzlama ifadesi, Oktay Rifat tarafından Yeditepe Dergisi’nin yayın yönetmeni olan Hüsamettin Bozok’a gönderilen mektuplarda (1953-1955) açıkça görülmektedir. (Bkz: “Oktay Rifat İçin”,  Sempozyum+Belgeler, Hazırlayan: Güven Turan-Yücel Demirel, Temmuz 1999, YKY)

[3] Tahir Alangu’nun hazırladığı “Sait Faik için” adlı armağan/derleme kitap 1956 yılının Nisan ayında Yeditepe Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bununla birlikte, ‘Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’ de 1955 yılında Sait Faik için iki cilt oylumunda özel sayı yayımlamış ve Varlık Dergisi ile Yaşar Nabi Nayır’ın ‘Güdümlü Edebiyat’ adına icat ettiği Sait Faik Öykü Ödülü’nü kapsamlı olarak eleştirmişlerdir. Sait Faik Öykü Ödülü/Yarışması günümüzde hâlâ sürdürülmektedir.

[4] 2003 yılında Sevengül Sönmez’in yayıma hazırladığı ve YKY tarafından yayımlanan “Şimdi Sevişme Vakti ve Diğer Şiirleri” adlı kitapta, söz konusu iki şiir “Diğer Şiirler” bölümünde yer almaktadır.

[5] “Yarı Belimiz” adlı şiirin önemini vurgulayan, işaret eden ve araştırma atölyesi kapsamındaki bulgulara ulaşmamızı sağlayan Şükret Gökay’a çok teşekkür ederim. Ayrıca, Varlık Dergisi’nin Temmuz 1954 tarihli yazısını vurgulayan, işaret eden ve hikâyeci Mahmut Makal ile kapsamlı bir söyleşi gerçekleştiren Tekin Deniz’e de çok teşekkür ederim.

[6] Bkz: “Sait Faik-Bitmemiş Senfoni”, Hazırlayan: Muzaffer Uyguner, Bilgi Yayınevi, 1988, s.127. (2003 yılında Sevengül Sönmez’in yayıma hazırladığı ve YKY tarafından yayımlanan “Şimdi Sevişme Vakti ve Diğer Şiirleri” başlıklı kitapta, “Sanki Burda Değilim” adlı şiir “Diğer Şiirler” bölümünde yer almaktadır.)

[7]  Bkz: “Sait Faik-Karganı Bağışla”, Mektuplar, Hazırlayan: Sevengül Sönmez, YKY, 2003, s. 63


Hamişler:

1/ Makalenin -pdf dosyası biçemini- http://bit.ly/saitfaiksiirleri adresinden arşivleyebilirsiniz.

2/ EVV3L kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
08
2017
--

Üvercinka Dergisi 3. yılını/cildini tamamladı…

Üvercinka Dergisi Aralık 2017 tarihli 38. sayısıyla birlikte 3. yılını/cildini tamamladı…
EVV3L kapsamında yer alan “Üvercinka Dergisi” başlıklı içeriklere/paylaşımlara
http://evvel.org/?s=Üvercinka&x=0&y=0 adresinden ulaşabilirsiniz.


Üvercinka Dergisi’nin Facebook Sayfası:
https://www.facebook.com/üvercinka-1585371131722942/


Ara
07
2017
0

Abidin Dino’yu saygıyla anıyoruz…

7 Aralık 1993’te vefat eden Abidin Dino’yu saygıyla anıyoruz…


11052477_963171683762488_5084523070545098841_o


1: http://evvel.org/ilgi/abidin-dino
2: http://evvel.org/ilgi/abidin-dino/page/2


Ara
06
2017
--

Suhulet…

“Suhulet”
Foto: Z. Yalçınpınar

Tüm fotoğraflar: http://zaferyalcinpinar.tumblr.com

Ara
03
2017
--

Sesini Kaybeden Şehir’de Nâzım Hikmet (1931)

“Sesini Kaybeden Şehir” adlı şiir kitabının 1931 tarihli
ilk baskısında yer alan “Nâzım Hikmet” portresi…


Hamişler:

1/ Görüntüyü EVV3L ve takipçileriyle paylaşan Heybeli Sahaf‘a çok teşekkür ederiz.

2/ EVV3L kapsamında yayımlanan “Nâzım Hikmet” başlıklı ilgilere http://evvel.org/ilgi/tas-ucak adresinden, “imzalı” ilgilere ise http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
01
2017
--

Ece Ayhan’a ilişkin olarak Devlet Arşivleri’nde bulunan Resmî Belgeler (1966)

EVV3L taifesinin emektarlarından Uğur Yanıkel, sıkı şair Ece Ayhan Çağlar‘ın yaşamına ve poetikasına dair gerçekleştirdiği araştırmalar sonucunda resmî gazete -ve diğer devlet arşivleri- kaynaklı çeşitli buluntulara ulaştı. 1966 yılında Ece Ayhan’ın kaymakamlık görevinden ayırılmasına ilişkin olarak devlet arşivlerinde rastlanılan çeşitli belgeleri/kararları http://bit.ly/eceayhanresmigazete adresinden inceleyebilirsiniz.

İşbu evrakları incelerken 12 Temmuz 2016 tarihinde Aydınlık Gazetesi’nde yayımlanan “Ece Ayhan Çağlar Hakkında Bilinmeyenler” başlıklı makaleyi de dikkatlice okumanızı öneririz. (Zy)


Ece Ayhan’a ilişkin olarak devlet arşivlerinde rastlanılan
çeşitli belgeleri/kararları http://bit.ly/eceayhanresmigazete
adresinden inceleyebilirsiniz.


Hamiş: EVV3L  kapsamında yayımlanan Ece Ayhan ilgilerinin indeksine http://bit.ly/eceindeks adresinden, “Bakışsız Bir Kedi Kara” adlı Ece Ayhan web sitesine ise http://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
01
2017
--

Sait Faik için… (Oktay Rifat)

Yeditepe Dergisi, 1 Haziran 1954, Sayı:62
(Büyütmek için tıklayınız…)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Sait Faik başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
01
2017
--

Sait Faik’in Sağlığı ve Eserleri Hakkında…

‘Sait Faik’in Son Fotoğrafı’ (Özdemir Asaf ile…)


Sıkı çevirmen Bülent Kale, Karga Mecmua’nın Kasım 2017 sayısı kapsamında Sait Faik’in sağlığı ile eserleri arasındaki ilişkiyi irdeleyen önemli bir yazı kaleme almış… Yazının tam metnini http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/120/4408 adresinden okuyabilirsiniz.


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Sait Faik başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com