*
Halk, iktidarın gaddarlığına karşı haklılığın inadını göstermektedir.
Haklılığın inadının önü kesilemez…
*
*
Halk, iktidarın gaddarlığına karşı haklılığın inadını göstermektedir.
Haklılığın inadının önü kesilemez…
*
“Bazı TV kanalları sansür ve otosansür ile Türkiye’deki demokrasi yanlısı gösterileri görmezden geliyor, göstermiyor. İfade sorumluluğu ifade özgürlüğü ile iç içedir.
Yıllardır artan baskıcılığa karşı yapılan demokratik gösteriler ifade özgürlüğünün hem bir biçimi hem de savunulmasıdır.
Bunu dürüstçe göstermeyen TV kanalları susarak yalan söylüyor. “Meslek şerefi” diye bir şey yok muydu?
Haber vermeyen medya dünyada haber oldu! Bu ayıp o TV yönetimlerine ömür boyu yeter, çocuklarına yük olarak miras kalır.
Susarak yalan söyleyen TV kanallarını dürüst yayıncılığa davet ediyoruz.”
Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi

Kızılay, Ankara
*
Halk, Kızılay ve Beşiktaş’ta, iktidarın gaddarlığına karşı durarak haklılığın inadını göstermektedir! Haklılığın inadının önü kesilemez! #direngeziparki
*

İstanbul, Beşiktaş
*
“İstanbul’un üzerinde özgür bir ruh dolaşıyor…”
Halk, iktidarın gaddarlığına karşı haklılığın inadını göstermektedir.
Haklılığın inadının önü kesilemez…
*
Halk, Kızılay ve Beşiktaş’ta, iktidarın gaddarlığına karşı durarak haklılığın inadını göstermektedir! Haklılığın inadının önü kesilemez! #direngeziparki

Ankara, Kızılay
*

Beşiktaş, Dolmabahçe
Halk, Taksim Gezi Parkı’nda, iktidarın gaddarlığına karşı durarak haklılığın inadını göstermektedir! Haklılığın inadının önü kesilemez! #direngeziparki

Halk, Taksim Gezi Parkı’nda, iktidarın gaddarlığına karşı durarak haklılığın inadını göstermektedir! Haklılığın inadının önü kesilemez! #direngeziparki

Halk, Taksim Gezi Parkı’nda, iktidarın gaddarlığına karşı durarak haklılığın inadını göstermektedir! Haklılığın inadının önü kesilemez! #direngeziparki
“Fikir Kulüpleri Federasyonu, ölümünün 50. yıldönümünde büyük şair Nâzım Hikmet’i anıyor. Önümüzdeki haftayı “Nâzım Haftası” ilan eden Fikir Kulüpleri Federasyonu, Türkiye’nin her yerini Nâzım dizeleriyle donatacak.”
Bkz: https://haber.sol.org.tr/soldakiler/fkfden-nazim-dizeleri-her-yerde-kampanyasi-haberi-73801
“Dilbilimci, öğretim üyesi, çevirmen, yazar ve Abidin Dino’nun eşi Güzin Dino yaşamını yitirdi.
Son 15 gündür Paris’teki bir hastanede tedavi görmekte olan Güzin Dino 103 yaşındaydı. Hayatının çok uzun bir dönemini Abidin Dino’yla paylaşmış olan Güzin Dino’nun cenazesi Paris’te annesi Feride Hanım’ın yanına defnedilecek.”
“ECEAYHANTARİHİNSANCISIDIR”
Hatırlatan sıkı dost Tekin Deniz‘e teşekkürlerimle… (Zy)
***
Mübeccel Namık
(Bkz: Galata Kantosu)
***
Neyyire Neyir
(Bkz: Neyyire Hanım)
***
Resneli (Ahmet) Niyâzi Bey
(Bkz: Geyikli Resim)
***
Kınar (Sıvacıyan) Dağ
(Bkz: Kınar Hanım’ın Denizleri)
Yeditepe Dergisi Arşivi’nden… (1950)
***
***
Bkz: https://evvel.org/sair-nigar-hanim-2
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Ece Ayhan” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan adresinden ulaşabilirsiniz. Ece Ayhan web sitesi ise şurada: https://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html
Melih Cevdet Anday’ın Mart 1952’de Yeditepe Yayınları’ndan yayımlanan “Telgrafhane” adlı şiir kitabına eşlik eden Bedri Rahmi Eyüboğlu desenlerinden bazıları…
1. Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Bedri Rahmi Eyüboğlu” başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/bedri-rahmi adresinden ulaşabilirsiniz.
2. Hamiş: Kitaba ulaşmamızı sağlayan Kuzguncuk Sahaf’a teşekkür ederiz.
Geçenlerde Kuzguncuk Sahaf‘ın -adı üstünde, İstanbul Kuzguncuk’ta bulunan- yeni mekânını ziyaret ettik. Kuzguncuk Sahaf’ın aurasında hissettiğimiz en önemli özellik, muhabbet ortamının -mahalle kitapçısı ruhu ya da kültürünün- “hâlâ” çok kuvvetli bir biçimde sürdürülüyor olmasıydı. Kuzguncuk’un insanları sahafa misafir oluyor, çay, kahve içiliyor ve kültürel birikimler -çoğu İstanbul sahafının tersine- etkileşimli olarak paylaşılıyordu. Bununla birlikte, uzun zamandır internetteki sitelerden kitap satışı yapmadığını da özellikle vurguladı Bahadır Bey… Sattığı kitapların kime, nasıl birine gittiğini bilememesi, satılan bir kitap hakkındaki bazı özel ayrıntıları, yüz yüze, kitabı satın alan heveskârla paylaşamaması Kuzguncuk Sahaf’ı internet satışından soğutmuş; “Mecbur kalana kadar internetten kitap satmayacağım” diyor. Bahadır Bey, internet satışı yerine mezat uygulamasını daha faydalı görüyor ve zaman zaman özel mezatlar düzenliyor. Haklı da… Çok yaşa Kuzguncuk ve sahafı!
Not: Kuzguncuk Sahaf’ın rafları edebi türler kapsamında çok güçlü… Ayrıca, Aptülika’nın Kuzguncuk Sahaf’a özel olarak ürettiği bazı deneysel tasarımlar ve kitap ayraçları da inanılmaz etkileyici: Ayraç koleksiyonu yapanlar sadece Kuzguncuk Sahaf’ta bulunabilen Aptülika arşivini kaçırmamalı…
Zy
“Günümüzde gırgır ile avlanan balıkçılar hem Marmara Denizi ve Karadeniz’deki canlı çeşitliliğini yok ediyor hem de hayvan hakları ihlallerinin oluşmasına neden oluyor. 70’li yılların öncesinde çeşitliliğiyle adeta bir akvaryumu andıran Marmara Denizi’nde bugün orkinoslar, palamutlar, lüferler, karidesler ve daha pek çok deniz canlısı yaşam mücadelesi veriyor.
1970 yılı öncesi ve sonrasında yaşananlar ışığında Marmara Denizi ve Karadeniz’de deniz canlı yaşamının yok olma süreci Balık Ağ(a)lara Takıldı sergisinde foto muhabir Kadir Can’ın objektifinden ve kaleminden tüm dünyaya yansıyor. Sergi, Türkiye’de balıkçılığın dönüm noktası olan 1970 yılı öncesi ve sonrasını çarpıcı fotoğraflarla karşılaştırıyor. Doğal yaşamın eski dengesine kavuşmasına dair bilinç oluşturmayı amaçlayan sergi 26 Mayıs – 30 Ekim 2013 tarihleri arasında Adalar Müzesi Heybeliada İskele Açık Sergi Alanı’nda ziyaret edilebiliyor. Adını, Kadir Can’ın aynı isimli kitabından alan sergi herkesin gözleri önünde gerçekleşen bir doğa katliamını tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor.” (Basın Bülteni’nden…)
Ayrıca bkz: https://www.adalarmuzesi.org
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Adalar Kültürü” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.
Kalem Dergisi’nin “Yalan” konulu 14. sayısı yayımlandı…
“Yalan, bir kenara geçip onu izlememize fırsat vermiyor. Avcumuzda evirip çevirmemize imkan tanımıyor. Kalabalıkta hep; Brecht’in her sabah kalkıp gittiği “yalan satılan pazar” yerinde… Ne o kendini ele veriyor ne de biz boğazımıza kadar yükselmiş yalanlarımızın büyüsünden sıyrılıp onu ele geçirebiliyoruz. Öyle yaygın, öyle akışkan, öyle saydam ki…
Bütün gerçekler, mistik bir boşverişe kurban edilmeyecek kadar yalan; bütün yalanlar, belki şu cümleden bile şüphe etmenize sebep olacak kadar gerçek!
Öyleyse buyurun “gerçeğin” sınavına: “ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”…
*
2012-2013 Türkiye Kupası Şampiyonu, Fenerbahçe Spor Kulübü…
Futbolcularımız kupayı Burak Yıldırım‘a ithaf ettiler…
*
22 Mayıs 2013
Fenerbahçe: 1
Trabzonspor: 0
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Fenerbahçe” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden ulaşabilirsiniz.
(…) sevdamız / büyüyor omuzlarımızda (…)
birgün girsek biz mezara/ gözümüz kalmaz arkada
evlâdıma miras bu sevda! (…)
*
*
Sait Faik’in Burgaz Adası’nda yer alan müze-evi’nin -yeniden- ziyarete açılışı anısına…
“ÇAKIR” yayımlandı.
Bkz: https://bit.ly/cakirhikayeci
*
Türkiye’nin tek büyüğü Fenerbahçe Spor Kulübü’nden
tüm futbol ortamına sıkı ve çok önemli sorular:
https://www.fenerbahce.org/detay.asp?ContentID=34873
Türkiye’nin tek büyüğü Fenerbahçe Spor Kulübü’nden
tüm futbol ortamına sıkı ve çok önemli sorular:
https://www.fenerbahce.org/detay.asp?ContentID=34873*
Boğa Heykeli Kadıköy’ündür…
Bkz: https://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/meshur-boga-
heykeli-kadikoylulerden-aliniyor-mu-haberi-73149
*
Galeri Diani’de açılan Bedri Rahmi Eyüboğlu Sergisi 25 Mayıs’a kadar devam edecek…
Bkz: https://www.radikal.com.tr/kultur/bedri_rahmi_kadikoye_geldi-1133598
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Bedri Rahmi Eyüboğlu” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/bedri-rahmi adresinden ulaşabilirsiniz.
Fenerbahçeli Burak Yıldırım, bir “nefret cinayeti” kurbanıdır!
Papazın Çayırı‘nda kaleme alınmış çok önemli bir yazı:
https://papazincayiri.blogspot.com/2013/05/goz-gore-gore-nefret-cinayeti.html
İlhan Berk’ten Sait Faik’e ithafen imzalı “Günaydın Yeryüzü” (1952)
Sait Faik Müzesi arşivinden…
*
Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “İmzalı” ilgilerrin tümüne https://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.
“Mektupları ve dostlarıyla Bilge Karasu…”
13 Haziran 2013, 19.00
Fransız Kültür Merkezi, Taksim-İSTANBULKONUŞMACILAR:
Oruç Aruoba, Sevgi Sanlı, Alain Mascarou, İsmail Pelit, Güven TuranMODERATÖR: Yiğit Bener
“Bilge Karasu (1930-1995) için “iki mektup arası yaşamış bir yazar” dense yeridir. “Yazarların yazarı” olmanın ötesinde, tüm yaşamı boyunca okuma-yazma uğraşının yanına dostlukları koydu. Yazdığı binlerce mektupla yazın, sanat, kültür alanındaki dostlarına gönlünü, zihnini açtı. Müzik, resim, sinema, tiyatro, filoloji, arkeoloji, kısaca kültür-sanatın her dalına coşkuyla, tutkuyla sarılmıştı. 1963-1994 yılları arasında Jean Nicolas ve Gino Harsh’a gönderdiği, Fransızca ya da İngilizce yazdığı mektupların Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımı dolayısıyla düzenlenen bu etkinlikte mektuplara gömülü bir Bilge Karasu portresi çizilmeye çalışılacak.”
Bkz: https://www.ifturquie.org/istanbul-2/mektuplari-ve-dostlariyla-blge-karasu/?lang=tr
Hamiş: Evvel fanzin kapsamında yayımlanan “Bilge Karasu” ilgilerinin tümüne https://evvel.org/ilgi/bilge-karasu adresinden ulaşabilirsiniz.
Dün, birkaç arkadaş, “Çakır Hikâyeci Hareketi” adıyla Sait Faik’in Burgaz Adası’ndaki müze-evi’nin -yeniden- açılışına katıldık. Darüşşafaka Cemiyeti ve Adalar Belediyesi işbirliğiyle özel bir tören düzenlendi. Törenin ardından müzeyi gezdik: Müzenin genelinde, eskisine göre çok daha itinalı, ancak bazı koruma unsurları ve paneller açısından biraz da abartılı bir küratöryal yaklaşım tercih edilmiş… Bu yaklaşım bana soğuk/sevimsiz gelse de, belki, güvenlik açısından iyidir, iyi olmuştur… (Bilen, biliyor.)
Müzenin çatı katı beni çok etkiledi: Özellikle Sait Faik’in edebiyat çevreleriyle yazışmalarını içeren “çekmeceler” çok güzel bir tasarım… Çatı katında bulunan balıkçılık malzemeleri de hoşuma gitti. Eski İstanbul balıkçılarının “uzun olta” dediği yapıda tercih edilen eski tip (döküm) çeşit çeşit zokalı kurşun, birkaç sarımsak zokası ve çaparize olmuş bir çapari oltası ile özel misinalar çok güzeldi. Bu malzemelerden Sait Faik’in İstanbul balıkçılığını çok iyi bildiği ve balıkçılık üzerine özellikle eğildiği anlaşılıyor. Bunların dışında, Sait Faik’e imzalanan kitapların arasında ilhan Berk’in ithafını ve imzasını görmek beni çok etkiledi; İlhan Berk, Yeditepe Yayınları’ndan yayımlanan “Günaydın Yeryüzü” adlı şiir kitabını Kasım 1952’de “Cânım Sait’e…” ithafıyla imzalamış… Mercan Usta ile Sait Faik’in özdeşleştirilmesi gibi “sivil ve sahici” bir amaç doğrultusunda Bedri Rahmi tarafından çizilen o ünlü desenin orjinali ile Çakır Hikâyeci’nin kullandığı hançerden devşirme özel “mektup açıcağı” da imgesel olarak çok kuvvetliydi.
Kısacası, yıllardır kapalı olan Sait Faik Müzesi’ni ziyaret edebilmekten -birçok efemerayı tekrar incelemekten- ve ardından da Kalpazankaya’da öyküler, şiirler okumaktan, Çakır Hikâyeci’nin imgelemini düşünmekten, konuşmaktan feyz aldık.
Not: Önümüzdeki günlerde “Çakır Hikâyeci” adında tek sayılık bir E V V E L cakasını (fanzini) sürüme sokmayı düşünüyoruz.
Sahicilikle
Z. Yalçınpınar
12 Mayıs 2013
Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com