Kas
04
2010
0

“Canım kahve istemedi.” (Yaşar Nabi)

60’lı yıllardır. “Erol T.” adlı bir hukuk öğrencisi Yaşar Nabi’nin Cağaloğlu’ndaki bürosuna gider. Kızgındır, öyküsü Varlık’ta yayımlanmamıştır. Hesap soracaktır. Yaşar Nabi odasındadır; Yeni Harman sigarasıyla boğulmuş, kapalı pencereli odasındadır. Yaşar Nabi birkaç saat beklettikten sonra, bir el işaretiyle Erol’u karşısına çağırır. “Öykünü basmadım…” der. “Çünkü kurşun kalemle yazmışsın. Ama öykünü okudum. Eğer bir öyküyü okuduktan sonra canım kahve  istemezse o öykü henüz tam değildir. Zamanın var, daha çok çalış. Bir de yazdıklarını daktilo et de öyle gönder.” diye bitirir.

Editörlük teraneleri, bugün, 2010’da, hâlâ böylesine devam etmektedir.

Zy

Eki
31
2010
0

Arthur Rimbaud’nun Illuminations’unda ve Ece Ayhan’ın Bakışsız Bir Kedi Kara’sında Ateş Diyalektiği (Yavuz Kızılçim)

Atatürk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Yavuz Kızılçim, Arthur Rimbaud ve Ece Ayhan arasındaki benzeşimler ile farklılaşmaları Gaston Bachelard’ın “ateşin psikanalizi” adlı yapıtı çerçevesinde incelemiş…  Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi’nin 2008’de yayımlanan 11. cildinde yer alan yazının pdf biçemine https://e-dergi.atauni.edu.tr/index.php/SBED/article/view/496/489 adresinden ulaşabilirsiniz.

(…) Gerek Rimbaud’da, gerekse Ayhan’da ateş diyalektiği üzerine kurulu yapıların sıklığı ve baskınlığı doğal olarak bizi, onları bu bakışla incelemeye yöneltti. Ve her iki yazarın da ateş üzerindeki ısrarı bu çalışmanın Bachelard’ın yöntemiyle çözümlenebilirliğini gösterdi. Nesnel bir bilginin ruh çözümlemesinde bu kadar karmaşık yapının ortaya çıkmasından daha doğal ne olabilir ? Bachelard, karmaşadan söz ederken sürekli olarak bir nesnenin kendi içinde yanmasına vurgu yapar, bu vurgu süreklidir; çünkü, yaşamın bizzat kendisi kesintisiz bir sürekliliği dayatır: bir kartal her gün gelir ve Prometheus‘un ciğerini parçalayarak yer; Kartalın her gün gelişi ve ciğerin sürekli yeniden yaratılması, ateş diyalektiğindeki sürecin katlanarak çoğalmasını simgeler. Her iki şairden seçtiğimiz örneklerde gözlemlediğimiz kadarıyla ateş çoğalır ve çoğaltır; çünkü, her koşulda kuşatıcı ve kapsayıcıdır; hiçbir şey ateşin kendine özgü değiştirici ve dönüştürücü niteliğine zarar veremez. Ateşin bu anlamda kullanımı yok etmek ya da yok olmak eylemleriyle aynı anlama gelmektedir. Ateş hem var edici, hem de yok edici bir nesnedir; asıl düşünce soğuk/sıcak derinlikte ve tam anlamıyla dile getirilmemiş sözlerde ve anlatımlarda gizlidir.

Yavuz Kızılçim

Eki
30
2010
0

“Desen Bir Bütün, Öncesi Sonrası Yok!..” (Tiraje Dikmen)

(…)

Tiraje Dikmen: Benim desenlerimde anın ‘heyecanı’ hızla dışa yansıyor; spontane olarak. Konuların farklılığı, hareketi ve hızı değiştirmiyor. Michaux desenlerinde ’düşüncesini’ çiziyor, cerebrale olarak. Düşüncesi: Hız. Jean-Dominique Rey’in kitabındaki söyleşisinde Michaux diyor ki: “Resim ve heykel hâlâ ortaçağın yavaşlığı içindeler. Oysa günümüz hızı konuşuyor. Kapımdan çıkar çıkmaz hız dünyasının içinde buluyorum kendimi. Hız devrimizin esaslı bir fenomeni olduğu halde, hızla ilgilenen ressamların bu kadar az sayıda olmasına her zaman şaşırıyorum. Uzun süre yalnız suluboya kullandım; çok hızlı bir medium. Mürekkep çok hızlı gitmeyi sağlıyor; hatta akrilik daha da hızlı.”

Bu açık farklılığa rağmen, yüzeysel de olsa, dış görüntüdeki bu benzerlik nereden geliyor? Herhalde, tek ortak yanımız olan yaşadığımız dünyadaki ’Hava’dan! Haberleşmenin büyük hızıyla giderek yoğunlaşan bu hava, dünyayı küçülttü. Aslında küçük bir dünyada yaşıyoruz. Bir küçük mekanda gibi. Üstümüzde esiyor hepimizi içine alan bu Hava. Hız ve hareket de onun içinde!
(…)

Ali Artun’un Tiraje Dikmen’le gerçekleştirdiği ve Aries Dergisi’nin Temmuz-Ağustos 2003 tarihli 3. sayısında yayımlanan söyleşinin tam metnine https://www.aliartun.com/content/detail/35 adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
29
2010
0

Yeni Dergi: “Yeni”

Sonunda, gerçekten “yeni” diyebileceğimiz sıkı ve vizyoner bir dergi “Yeni”, Kırmızı Yayınları tarafından yayımlanmaya başladı…

Bkz: https://www.kirmiziyayinlari.com/productDetail.asp?id=221&kat_id=39

Ideefixe Bağlantısı: https://www.idefix.com/kitap/yeni-dergi-sayi-1-kolektif/tanim.asp?sid=B1CGETSJJ3KF1WMII482

Eki
24
2010
0

1979’da Ece Ayhan’la Söyleşmek (Arslan Kaynardağ)

“Somut” adlı derginin  Kasım 1979’da yayımlanan 11. sayısında Ece Ayhan’la gerçekleştirilmiş bir söyleşinin ilginç notlarına rastladım… Arslan Kaynardağ’ın kaleme aldığı notlara https://zaferyalcinpinar.com/eceayhankonusma.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
20
2010
0

fmag: içerik platformu

Muhteviyat, altZine, Futuristika! ve GriZine kolektif atölye çalışmaları 23 Ekim, 06 Kasım, 27 Kasım ve 07 Aralık tarihlerinde DEPO’da gerçekleşiyor.

Türkiyeʼnin genç dijital bağımsız yayınlarından GriZine, altZine, Futuristika! ve Muhteviyat’tan oluşan fmag: içerik platformu, Aralık ayındaki GriZine 1. yaş etkinliklerinin ilk ayağını gerçekleştiriyor. fmag: içerik platformu, DEPO’da atölye çalışmaları ile yer alacak.

Atölye çalışmalarının ayrıntılı programına https://www.grizine.com/fmag/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
16
2010
0

“kapalımetin” bir fanzin…

“kapalımetin” adlı fanzinin ilk sayısı yayımlandı.

Bkz: https://www.facebook.com/group.php?gid=149531311751452

E-posta: kapalimetin@gmail.com

Eki
15
2010
0

S. Zweig’dan M. Gorki’ye mektuplar…

19.12.1926

Sevgili ve büyük Maksim Gorki,

(…)Öyle sanıyorum ki, dünyamız dış görünüşü açısından tekdüzeleştiğinden, yaşamın çizgileri birbirine benzemeye başladığından bu yana yapılması gereken,ruhun içersinde, derinliklerde farkları aramak, serşnkanlı ve bu arada içten olmak. Bizim görevimiz, gözlerimiz önünde akıp giden sonrasız sürecin tanıklığını yapmak: düşünülebilecek en büyük yoğunluk düzeyinde  gerçeklik ve açıklık adına konuşabilmek, bundan başka yapabileceğimiz bir şey yok. Balzac veya Dostoyevski gibi bir evren yaratabilecek gücümüz kaldı mı, bilmiyorum. Belki de tek bir bakışın alanına sığdırılamayacak kadar hareketli bir çağda yaşamaktayız. Ama tek tek eserler, belki de gelecekteki kuşaklara ruhsal konumumuza ilişkin derli toplu bir görüntü sunabilecektir.
(…)

Stefan Zweig


10.3.1927

Sevgili, büyük Maksim Gorki,

(…) Gerçek büyüklüğe erişmem için neyimin eksik olduğunu çok iyi biliyorum: büyük bir yalınlık ve uzun vadeli planlar üzerinde yoğunlaşabilmek. Eğer o korkunç yıllar yoğunlaşmamı engellemeseydi, belki de kapsamlı bir esere başlayabilirdim. Günlük olaylar için bir sanatçı olarak kalıcı eserler vermemizi olanaksız kılacak kadar çok çaba harcadık: son büyük çağın kahramanları, Dotoyevski, Tolstoy, büyük İngiliz yazarları sakin, tutkulardan uzak bir dünyada yalnızca eserleri için yaşadılar. Bizim çağımız ise eserlerimizin düşmanıydı.
(…)

Stefan Zweig

Argos Dergisi, Sayı 12, Ağustos 1989
Çev: Ahmet Cemal

Eki
05
2010
0

Baudelaire’in “Kötülük Çiçekleri” İçin Tasarladığı Önsöz

Kötülük Çiçekleri’nin -Baudelaire tarafından yapılan
tashihlerle birlikte- ilk baskısının kapak görüntüsü


Charles Baudelaire’in “Kötülük Çiçekleri” için yazdığı -fakat sonradan kitaba eklemekten vazgeçtiği- önsöz taslağının Türkçe çevirisiyle Adam Sanat Dergisi’nin Kasım 1997 tarihli 144. sayısında karşılaştım. Taslağın tam metnine https://zaferyalcinpinar.com/tasarionsoz.jpg adresinden ulaşabilirsiniz. Çeviri Gürhan Tümer’e ait…

Eki
04
2010
0

Hüseyin Cöntürk’ün Mektupları

Borges Defteri (https://borgesdefteri.blogspot.com), E-Kitap Projesi kapsamında altıncı özgün e-kitabını yayımladı.  Hüseyin Cöntürk’ün mektuplarından oluşan bu sıkı çalışmaya https://www.mediafire.com/?hhsjlrcfuuaguqa adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
03
2010
0

491’e YEDİ!

491‘e YEDİ!

“Yemcilerin yemlerini yeme!”

https://zaferyalcinpinar.com/491yedi.pdf

*

Yokoluşlarının ağıtını yazan o kifayetsiz muhterislerle senin ilgilenmeyişinin 2010’daki  yüzüdür 491
DÖRTDOKUZBİR “Evvel Fanzin” cakasıdır ve Kadıköy tribidir.

491‘in tüm sayılarını https://zaferyalcinpinar.com/491.html adresinden indirebilirsiniz. (E-posta: dortdokuzbir@gmail.com)

Not: 491‘in 8. sayısı  “Müzayede Özel Sayısı” olarak Kasım ayının son haftası yayımlanacaktır.

Eyl
28
2010
0

Oğuz Atay’la Konuşma (1972)

Oğuz Atay’la “Tutunamayanlar” üzerine yapılan bir söyleşiden;

(…)
Pakize Kutlu:
Tutunamayanlar’dan Selim Işık kimdir?

Oğuz Atay: Selim Işık, birçok tutunamayanın bileşkesidir. İntihar eden bir arkadaşım Ural var; ama bütünüyle Selim Işık o kadar değil. Belki ben varım. (Bu cümleyi yazmayın) Adlarını saymanın sakıncalı olduğu birçok arkadaşım var. Herkesin “tutunan” olmak istediği bir ülkede tutunamayanlığı seçen Selim Işık’la yakınlığı olmak birçok kimseye dokunur diye onların adlarını saymak istemiyorum. Selim öldü; Selimlik de ölmüştür. Başarının insanı sevimsizleştirdiğini yazmıştım bir yerde; fakat tutunamayanlığın sevimliliğine de kimsenin yanaşamadığını görüyorum. Neden yanaşsınlar? Bir arkadaşımın dediğine göre ben romanda herkesi bir bakıma tutunamayanlığa çağırıyormuşum. Henüz bir karşılık alamadım.

P.K.: Ya Turgut Özben?

O.A.: Turgut Özben’in durumu farklı bir bakıma. Turgut, bütün çabasına rağmen tutunamıyor. Bu açıdan Selim kadar akıllı değil. Belki de Turgut, bir kişinin, bir tutunamayanlar prensinin ortaya çıkarak hepsi adına sonuna kadar dayanmasını istediği için kata, arabaya ve küçük burjuva nimetlerine boş verip tutunamamayı seçiyor. Selim’le birlikte Selim öldükten sonra yola çıkıyor. Son olarak bir trende görmüşler onu. Belki yolculuğu bitmemiştir daha.
(…)

Yeni Ortam Dergisi, 30.09.1972

Söyleşinin tam metnine https://www.cafrande.org/?p=21435 adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
26
2010
0

Yazı, yaşam, ölüm… (İlhan Berk)

İlhan Berk’in cehennemvari poetikasını ve “yazmak” eylemine bakışını ifade eden iki yazı… Milliyet Sanat Dergisi’nin 70’li yıllardaki eski sayılarından;

Yazmak-Yaşamak (29 Ekim 1976, Milliyet Sanat Dergisi, Sayı:203)
Bkz: https://zaferyalcinpinar.com/iberkyasamak.jpg

*

Yazmak Öldürmektir (28 Mayıs 1976, Milliyet Sanat Dergisi, Sayı: 186)
Bkz: https://zaferyalcinpinar.com/iberkyazmak.jpg

Eyl
26
2010
0

Bir Yaratış Biçimi Olarak Dil (İlhan Berk)

İlhan Berk, Milliyet Sanat Dergisi’nin  11 Nisan 1975 tarihli 127. sayısında “Bir Yaratış Biçimi Olarak Dil” başlıklı bir yazı kaleme almış.  İlhan Berk’in kitaplarında yer almayan bu yazıya https://zaferyalcinpinar.com/iberkyaratis.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.

1. Hamiş: Önümüzdeki günlerde İlhan Berk’in kitaplarına girmeyen bazı metinleri, tekrardan Evvel Fanzin kapsamında paylaşılacaktır.

2. Hamiş: “Evvel Fanzin” kapsamında yer alan, İlhan Berk konulu yazıların ve buluntuların tümüne https://zaferyalcinpinar.com/blog/?tag=ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
20
2010
0

Bir Görsel Şiir Dergisi

Andrew Topel ve Avatacular Press taifesi “Renegade” adında “on____line” bir görsel şiir dergisi oluşturmuş…

Bkz: https://visualpoetryrenegade.blogspot.com/

“Yığınlar”

by Derek Beaulieu

Eyl
17
2010
0

Yapısal bir sorun: BONO (Ulus Atayurt)

Ulus Atayurt’un sıkı yazısına https://birdirbir.org/blog/2010/09/11/yapisal-bir-sorun-bono/ adresinden ulaşabilirsiniz. Ulus’un yazısı yeni kapitalizmin hileli tipolojisi hakkında çok önemli bilgiler de içeriyor…

Eyl
16
2010
0

Bininci

Şu an okumakta olduğunuz bu “yayım” ya da “başlık” Evvel Fanzin’de bininci paylaşıma ulaştığımızı gösteriyor. Yani, 2006 yılından bugüne toplamda bin adet başlıktan oluşan paylaşım/yayım bu sayfalar -ya da işte ekranlar- üzerinden gerçekleştirilmiş…
Sayıların herkesin diline düşen bön ya da “duvar saatleri gibi ahmak” taraflarıyla konuşmayı sevmem, ancak, Evvel Fanzin kapsamında okuyucuyla paylaştığım görsel işleri, değinileri, duyuruları, anlatıları, şiirleri, dizeleri, ifşaatları, lobutları, buluntuları, efemeraları, Ece Ayhan, İlhan Berk, Kuzgun Acar, Kerim Çaplı, Yavuz Çetin, Sait Faik, Oruç Aruoba gibi hususi ilgileri,  alıntıları, etkinlikleri, tartışmaları, incelemeleri, kitapları, Kadıköy’ü, söyleşileri, izlenimleri, deneyimleri, sahafları, e-kitapları, dergileri, sokak sanatını, dilbilimi, mücadeleleri ve tüm bu paylaşımların etrafında yer alan insanları düşündüğümde (nitelikle eşanlı olarak garip bir nicelikte de kendini bulan) söz konusu cehennemvari “Aksak Kolaj”ın imgesel uzamı, içerdiği duygudurum tuşeleri, çeşitlenen morfolojik yapısı ve göstergesel derinliği beni coşkuyla dolduruyor.

Evvel Fanzin’in yayım hayatının üçyüzbininci başlığa/paylaşıma/yayıma ulaşmasını dileyerek ve Turgut Uyar’ın “üçyüzbin” adlı şiirinden kısa bir bölüm alıntılayarak sözlerimi sonlandırayım:

bu kıvırcık ateşten yalanlar
300.000
kimi sularca inanıyorum kimi zulüm yakıcı
çocuksu, deli deli zincirler boğuntusu gök
elimde kolumda senin seslerin var gel de aldırma
(…)
seni kentlere seni bankalar seni seni
300.000
seni zamansız ölümlere karşı koyuyorum hep aklımdasın
yükün ağır, bir irisin bir ufaksın yetiştiremiyorum 300.000
kapattığımız sağnak akşamları açtığımız sabahları
300.000
elimden tut beni acar balıklara alıştır
tekin durmayı öğret acıkmış aç kayalarda
(…)

TURGUT UYAR

Eyl
05
2010
0

Anlayışın Önündeki Bir Engel Olarak Paradigma Arayışı (Albert O. Hirschman)

Albert O. Hirschman’ın toplumsal bilimlerle ilgili eleştirel makalesinde yer alan ve “teorik!” açısından çok önemli bulduğum bir episoda https://zaferyalcinpinar.com/anlayisengel.jpg adresinden ulaşabilirsiniz. Hirschman’ın yazısı Cogito Dergisi’nin Yaz-1996 sayısında yayımlanmış…

Eyl
04
2010
0

491’e ALTI!

491‘e ALTI!

“Kendini kendin ver kendine…”

https://zaferyalcinpinar.com/491alti.pdf

*

Yokoluşlarının ağıtını yazan o kifayetsiz muhterislerle senin ilgilenmeyişinin 2010’daki  yüzüdür 491
DÖRTDOKUZBİR “Evvel Fanzin” cakasıdır ve Kadıköy tribidir.

491‘in tüm sayılarını https://zaferyalcinpinar.com/491.html adresinden indirebilirsiniz.

E-posta: dortdokuzbir@gmail.com

Eyl
01
2010
0

Şiire ve Şiirde Primitif Anlayışa Dair. (1943)

Muzaffer Tayyip Uslu -ki kömürü elmasa dönüştüren şairlerdendir- 1943 yılında ilginç bir yazı kaleme almış… Yazının tam metnine https://zaferyalcinpinar.com/siirdeprimitif.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.
İşbu yazı, Zonguldak’ta, Kara Elmas Dergisi’nin 17. sayısında yayımlanmış.

Ağu
31
2010
0

“Ortodoksluklar” Üzerine… (Sezer Tansuğ)

Sezer Tansuğ, “Yeni Dergi”nin 1968’de yayımlanan 48. sayısının “değinmeler” bölümünde Ece Ayhan’ın “Ortodoksluklar”  adlı kitabına ilişkin bir yazı kaleme almış… O günlerde “Ortodoksluklar” yeni yayımlanmıştı… Sözkonusu yazının tam metnine https://zaferyalcinpinar.com/ecesezertansug.jpg adresinden ulaşabilirsiniz…

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com