Ağu
04
2017
--

Turgut Uyar’ın ‘Kayayı Delen İncir’ Ağacının Görüntüsü (Marmara Adası)

Turgut Uyar’ın “Kayayı Delen İncir” adlı
şiir kitabına adını veren ağacın görüntüsü..
(Büyütmek için tıklayınız.)


Tomris ve Turgut Uyar (oğulları Hayri ile birlikte) 10-15 yıl boyunca her yaz tatilinin yaklaşık bir ayını Marmara Adası’nda bulunan Marmara Otel’de geçirirdi. H. Can Yücel’le birlikte gerçekleştirdiğimiz araştırmalar ve o dönemin sözlü tanıklıkları doğrultusunda, Turgut Uyar’ın ünlü şiir kitabına ‘Kayayı Delen İncir’ başlığını Marmara Adası’nda koyduğunu öğrendik. Olasılıkları değerlendirerek ve gene o dönemin tanıklıklarını/anlatımlarını izleyerek Turgut Uyar’ın şiir kitabına başlık olan incir ağacını bulduk ve görüntüledik. Bu fotoğrafı Turgut Uyar‘ın doğumgününde tüm  dostlara ve EVV3L takipçilerine armağan ediyoruz. (Zy)

Önemli Not: Dönemin tanıklarının anlatımlarında elde edilen bir çıkarım da şudur: ‘Kayayı Delen İncir’ adlı şiir kitabının ilk sayfalarında sözü geçen Tonyalı Balıkçılar’ın 1920’li yıllarda Marmara Adası’na göç eden ve hâlâ Marmara Adası’nda balıkçılığa devam eden Karadenizli Balıkçılar olduğu düşünülmektedir.

Ayrıca bkz: http://evvel.org/?s=turgut+uyar



Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Turgut Uyar” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/?s=turgut+uyar adresinden ulaşabilirsiniz.

Mar
26
2017
--

“Turgut Uyar’ın ‘Yeni’ Çıkan Kitabı: VEYS” (Burcu Uğuz)


Karga Mecmua’nın Mart 2017 tarihli 113. sayısında yayımlanan yazının tam metnine http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/113/4219# adresinden ulaşabilirsiniz.


Nis
09
2016
--

57 Yıl Sonra; ‘Dünyanın En Güzel Arabistanı’nın İkinci Baskısı (Turgut Uyar)

dunyaninenguzelarabistani

‘Dünyanın En Güzel Arabistanı’ / Turgut Uyar
İlk Baskı (Açık Oturum Yayınları, 1959) ve 2. Baskı (YKY, 2016)


Turgut Uyar’ın 1959 yılında yayımlanan Dünyanın En Güzel Arabistanı’nın 57 yıl sonra YKY tarafından ikinci baskısının gerçekleştiğini gördüğümde tuhaf bir heyecan hissettim. Şöyle düşündüm: “Eğer bu şiir kitabı yayımlandığı ilk yıllarda okurlar tarafından anlaşılıp içselleştirilseydi, dünya bugün bambaşka bir yer olurdu.” (Zy)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Turgut Uyar” başlıklı ilgilere http://evvel.org/?s=turgut+uyar adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
22
2015
0

Turgut Uyar’ı saygıyla anıyoruz…

22 Ağustos 1985’te kaybettiğimiz Turgut Uyar’ı saygıyla anıyoruz…

EVV3L kapsamında yer alan Turgut Uyar ilgilerinin tamamına
http://evvel.org/?s=Turgut+Uyar adresinden ulaşabilirsiniz.


Turgut Uyar’ın Şiir Günlüğü’nden kendi elyazısı ile… (19-8-76)


EVV3L kapsamında yer alan Turgut Uyar ilgilerinin tamamına
http://evvel.org/?s=Turgut+Uyar adresinden ulaşabilirsiniz.


Oca
06
2015
0

Turgut Uyar Fotobiyografisi’nden…

tuyarfotobiyo2

Konya Askeri Ortaokulu’nda…


tuyarfotobiyo1

Bursa Askeri Lisesi’nde…


tuyarfotobiyo3

Konya Askeri Ortaokulu’nda…

*

İşbu fotoğraflar Ağustos 1989 tarihli Argos Dergisi’nin
“Turgut Uyar Fotobiyografisi” adlı özel bölümünde yayımlanmıştır.

*

Ayrıca bkz: http://evvel.org/babam-konuskan-bir-adam-degildi

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |
Eki
10
2013
0

Şiir: “Tomris” (Turgut Uyar)

IMG_7330293464656

*

Efemeralar “İkinci Yeni” faceebook grubu’ndan alıntılanmıştır.
Bkz: https://www.facebook.com/groups/ikinciyeni/

*

IMG_12251361739942

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “imzalı” ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Ağu
15
2013
0

Turgut Uyar’dan Tomris Uyar için: “Kayayı Delen İncir” Defteri (1981)

IMG_8417143696763

Turgut Uyar’ın Tomris Uyar’a ithafen nakşettiği bu önemli efemera, “ikinci yeni” adlı facebook grubundan alıntılanmıştır.

Ayrıca bkz: http://evvel.org/turgut-ve-tomris-uyarin-evlilik-cuzdani-1968

Eki
16
2012
0

Tel Cambazının Tel Üstündeki Durumunu Anlatır Şiirdir (Turgut Uyar)

Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Tanrınız büyük âmenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Bütün ağaçlarla uyumuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama ağaçlar şöyleymiş
Ama sokaklar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Ben tam dünyaya göre
Ben tam kendime göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Turgut Uyar

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |
Eyl
22
2012
0

Yeniden Yazım: “Acıyor” (Turgut Uyar)

acıyor’

mutsuzluktan söz etmek istiyorum
vektörel ve matris mutsuzluktan
mükemmel mutsuzluğundan geleceğin
anlam acıyor

biz giz dolu bir şey yaşamadık
onlar da orada yaşamadılar
bir dağın düzlüğünü
bir kut sanarak

en başta mutsuzluk elbet
Türkiye meyhanesi gibi
ağlayışı sokak lambasına vurup da
baş ucunda yansımayan
yani birinin solgun bir gökyüzünden kaptığı grip
öbürünün bir erkekten aldığı şiddet
bütün özgeçmişlerin tarihçesi
bütün tutulmayan sözlerin tarihçesi
anlam acıyor

yazık anlama diyor birisi
güzel gözlü bir çocuğun bile
o kadar korunmuş bir kışı yoktu
ne susmalıdır bilemiyorum
anlam acıyor
uçaklar gene kalkıp iniyor
evler aydınlanıp kararacaklar
ve bu kadar

tavrım bir şey bulmadan coşmaktır
sonbahar geldi yüzün
kış geldi beyaz yüzün
ey en aptal kişisi evrenin
bazen kış ortasında gecenin
anlam acıyor
kimi anlasam
kim beni anlasa

eylül toparlandı geldi işte
ekim falan da gelir bu gidişle
tarihten uyanan koca koca atlar
tarihe uyanır o kadar

Zafer Yalçınpınar
22 Eylül 2012

Hamiş: Şiirin Turgut Uyar tarafından kaleme alınan özbiçemine(orjinaline) http://siir.gen.tr/siir/t/turgut_uyar/aciyor.htm adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |
Nis
16
2011
1

Bu kez TURGUT UYAR adına; “ÖDÜLLER İNSANSIZDIR!”

Turgut Uyar adına bir şiir yarışması/ödülü düzenlendiğinden ve konunun ayrıntılarından –Egoist Okur adlı bir web sitesindeki duyuru aracılığıyla- bugün haberim oldu. Şiir-edebiyat ödüllerine, jüriciliğe, üleştirmenliğe ve genel olarak da “ödüllendirme sistematiği”ne karşı olarak  binbir türlü yazı yazdık, sıkı duruş sergiledik. Gerek Evvel Fanzin’de gerekse de diğer platformlarda yıllardır dile getirdiğimiz bu hakikatler, yeni sinsiyetin nemalanıcıları tarafından özel bir haysiyetsizlikle ve yüzsüzlükle anlamazlıktan geliniyor her defasında… Bu nedenle -aşağıda yazılanlarda olduğu gibi- bazı şeyleri sürekli tekrar etmek zorunda kalıyorum. Ve ne yazıktır ki tüm edebiyat kâhyalarına, kifayetsiz muhterislere, üleştirmenlere, haysiyetsizlere ve üçkâğıtçılara aşağıdaki sözleri tekrar etmek, hatırlatmak gibi bir haysiyete/göreve sahibim… Böylesi bir yükü yüklendim, istemeden:

Hande Edremit:“Denizaltı Edebiyatı” adlı bildirinizde “Ödüller insansızdır.” diyorsunuz. Ece Ayhan da “Şairlere ödüller verileceğini duyunca, şunları düşündüm: Demek yasalar da yetmemiş, ölüm şairlerle toplu fotoğraf çektirmek istiyor.” demişti. Günlük hayatta da biraz bu şekilde var olmaya çalışıyoruz sanki. Fotoğraflarla önceden belirlenmiş bir sahneyi yaratmaya daha kötüsü yaşamaya çalışarak…

Zafer Yalçınpınar: Ödül konusu son derece karışık bir konu… Şimdi, her şeyi bir kenara bırakalım ve meseleye dil açısından bakalım: Bugün, “Ödül” dediğimiz anda imgesel olarak ödülü alan kişiyi ya da eseri değil “ödül sistematiği”nin kendisini ya da ödülün metasını işaret ediyoruz, yüceltiyoruz, ayrıcalıklandırıyoruz. Eskiden böyle değildi. Şimdilerde, rekabet, kazanmak, yarışmak, hırs, farklılık, üstünlük filan gibi şeyler doğrudan aklımıza geliyor. Ödüllendirme denen şey, Yeni Kapitalizm’in yönetim süreçlerinin içerisinde düşünüldüğünde bir “isteklendirme” türüdür ve iktidar heveslileriyle iktidar sahiplerinin buluştuğu bir podyumdur. Ödül, iktidarın, kendi iktidarını kuvvetlendirdiği bir araçtır. Ödüller sahici değildir. “Ödül Sistematiği” denen şeyden podyumu, ışıkları, jüriyi, ödülü takdim edeni, alkış seslerini, o kırıtışları, gazetelerdeki haberleri, duyuruları filan kaldırın, geriye ne kalır? Şiltler, plaketler filan kalır. Zaten, bu şiltler, plaketler filan birer “simge” değil midir? İmgelemi kuvvetli bir şair için “ödül” denen şeyin karşılığı böylesi bir “sıradan simge” olamaz. Çünkü ödül sistematiğinin demin saydığım bileşenlerinin hiçbiri de imgelemin özgürleşmesiyle bağlantılı değildir. Şairin ödülü sıkı şiir yazmak, yazabilmektir. Şairin ödülü; tüm baskılara rağmen özgür bakışını, imgeselliğinin biricikliğini kaybetmemektir. Derdi şudur şairin; töze nüfuz edebilmek, tözü imlemek… Şair, şiirinin sıkılığını, dizelerinin gücünü yarışmalarla, ödüllerle filan teyit ettiremez. Bakın, bugünün edebiyat ortalığını birazcık araştırdığınızda “ödülsüz” bir şair bulmakta zorlanırsınız. Herkesin bir yığın ödülü var yahu… Nerede kaldı bu adamların ayrıcalığı filan? Ama benim dediğim anlamda, yani imgelemin özgürleşmesi ve töze nüfuz edebilmek yönünde ödüllendirilmiş şair sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez. Bu nedenle “Ödüller insansızdır” dedim.

Ayrıca bkz: Damperli Ödül Furyası ve Saygınlık Cukkalamak

Turgut Uyar’ın mezarının görüntüsü… (Yorumsuzdur!)


Denizaltı Edebiyatı Bildirisi‘nden… (2009)

(…)

3.1.1.1. Ödüller insansızdır.
3.1.1.1.1. Yükleniciler insansızdır.
3.1.1.1.2. Düzenleyiciler insansızdır.
3.1.1.1.3. Katılımcılar insansızdır.
3.1.1.1.4. Takdimciler insansızdır.
3.1.1.1.5. Jüri insansızdır.
3.1.1.2. Ödüller insansızlıktır.
3.1.1.2.1. Şartnameler insansızdır.
3.1.1.2.2. Şiltler ve plaketler insansızdır.
3.1.1.2.3. Mikrofonlar ve masalar insansızdır.
3.1.1.2.4. Ödül törenleri, kurdeleler, kuşaklar ve podyumlar
insansızdır.
3.1.1.2.5. Toplu fotoğraflar insansızdır.

(…)

Zafer Yalçınpınar

Written by Adabeyi in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:
Ara
19
2010
0

“Sadece şiir değil, her şey bir ‘lirik birim’ taşır içinde.” (Turgut Uyar)

(…)
Kendi şiirim üzerine “retorik” geliştirmek zor hatta imkânsız ama şöyle söyleyeyim; şiirin kendi sesi, özgün şairin kendi bulduğu sestir. Bununla birlikte, ne kadar özgün olunursa olunsun, her şiir anlayışı yaygınlaştığında kaçınılmaz bir biçimde kendi retoriğini de alttan alta bile olsa kurar.
(…)
Evet, her kuşak şairaneliği yerer ve kendisi bir şairanelik kurar. Örneğin bizim kuşağımız şairaneliğe karşı olduğu için şairane olmadığını sanıyordu. Oysa şairaneydi ve onun şairaneliği de imgeye çok fazla yaslanmak oldu…
(…)
Sadece şiir değil, her şey bir “lirik birim” taşır içinde. Benim için önemli olan bu lirik birimi coşkunluğa varmadan verebilmek. Ama şiirimi yaparken adını koymuyorum bunun. Ayrıca ben kendi şiirim için bir yöntemi de sözkonusu edemem. Şiir kendini yazdıran bir şeydir. Yazılırken temelindeki imgeleri ya da kavramları alıp başka yerlere götüren bir şey…
(…)
Şiirde hareketlilik birtakım kişiliklerin belirmesine bağlıdır. Eski değerleri sarsan birisi çıkar ya da yeni değerler getiren birisi gelir, ilk hareket belirir. Kişiliğin, tavrın olmadığı yerde durgunluk vardır. Diyelim ki 20 tane yeni şair var; hiçbirinde birşeyi yerinden oynatacak değer konusunda şüpheye düşürecek şiir yok. Böyle bir ortamda şiir üzerine düşünme imkânı kalmıyor.
(…)
Kişilik varolan mükemmellikten kaçınmaktır benim için.

Turgut Uyar
“Sonsuz ve Öbürü”, Haz: Tomris Uyar-Seyyit Nezir,  Broy Yay., 1985, s.103-107

Ara
19
2010
0

“Sonuç; anlamsız bir ortalama.” (Turgut Uyar)

Turgut Uyar’ın Şiir Günlüğü’nden kendi elyazısı ile… (19-8-76)


Ara
01
2010
0

“Şiirde şairane’ye hep karşı oldum…” (Turgut Uyar)

Gösteri Dergisi’nin Nisan 1981’de yayımlanan 5. sayısında Turgut  Uyar ile Tomris Uyar’ın gerçekleştirdiği bir söyleşiye rastladım. İşbu ilginç söyleşinin tam metnine http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/uyarlarsoylesi.jpg adresinden ulaşabiliirsiniz.

Eki
03
2010
0

Sonsuz ve Öbürü (Turgut Uyar)

En değerli vakitlerinizi bana ayırdınız
sağolunuz efendim
gökyüzününün sonsuz olduğunu bana öğrettiniz
öğrendim
yeryüzünün sonsuz olduğunu öğrettiniz
öğrendim
hayatın sonsuz olduğunu öğrettiniz
öğrendim
zamanın boyutlarının sonsuzluğunu
ve havanın bazen kuşa döndüğünü öğrettiniz
öğrendim efendim
ama sonsuz olmayan şeyleri öğretmediniz
efendim
baskının zulmun kıyımın açlığın
bir yerlere kıstırılıp kalmanın susturulmanın
aşk mutluluğunun ve eski hesapların
aritmetiğin bile
bunları bulmayı bana bıraktınız
size teşekkür ederim

18.5.82

İşbu şiir Borges Defteri arşivinde Turgut Uyar’ın kendi el yazısıyla bulunmaktadır.

Tem
24
2010
1

Yitiksiz’den… (Turgut Uyar)

Yitiksiz

(…)
Üç beş kalem insan gelip geçtiler
Benim aradığımı bulup geçtiler
Biliyorsunuz bu dünya bana yetmez
Biliyorsunuz bütün kapıları omuzladım
Kimini açtım kimini açamadım
Bütün gemileri dolaştım limanlarda
Hepsi rıhtımlara bağlıydılar
Bütün adalar yitikti
Sabaha karşı oturup ağladınız
Çünkü siz bulup da yitirdiniz

Ben yitirmem bir bulsam
Büyük kayaları üst üste korum
Ama biliyorsunuz her şey gelip geçecek
Süslü kadınlar gibi oymalı arabalarda
İki vakit arasında sessiz bir çiçek
Bir dökülecek bir açacak
Sonunda cılız köprülerin öte başında
Bir benim bulamadığım kalacak
(…)

Turgut Uyar
1954

Ben Başka Türlü Şiir de Yazmasını da Bilirim

Sokağın orta yerinde durdum
Bir adam tarçınlı şeker yiyordu
Bir uçurum almış başını gidiyordu
Bir bulut süklüm püklüm meydanda
Bir kadının gözleri büyüktü
Herkesin göğsünde kendi kalbi vuruyordu
Ya benim şaşkınlığım
Her şey benim olsa ne olur
Her şey benim olsa ne olur

Bir bıçak sol böğrüme
Bir bıçak sağ böğrüme
Benim zorum kendimden

Para eder ne var ne yok satmalı
Ay ışığında sabahlara kadar
(…)

Turgut Uyar
1953

Yitiksiz (kitaplarına girmemiş şiirleri), Haz: M.C. Doğan, YKY, 2010

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |
Tem
14
2010
0

Tel Cambazının Telden Düşerken Söylediği Şiirdir (Turgut Uyar)

Eğreti zamanlar kayıp geçti
Bir deli yıldızları sayıp geçti
Bir adam köprülerde ağlıyordu
O adam deliydi ben akıllıydım
Hu dedi ninnilerde güzel kızlar
Güzel kızlar var olsun

Dünyada bir ben varım
Bir de bu olmayası sahipsizliğim
(…)
Siz beni bu şehirden alıp götürün
Tükenmez yağmurlarda ıslatın
Elime iki kulaç ip verin
Düğümleyip düğümleyip çözeyim
Şehrin bütün ışıklarını söndürün
Kapatın bütün kapılarını
Beni bu şehirden alın götürün

Bir elim sağ cebimde
Bir elim sol cebimde
Bu hüznü siz de bilirsiniz
Anlat deseniz anlatamam
Enine boyuna yaşarım ancak
Bu koku bilmediğim bir koku
Bu gece kayık düşlerden birine benzer
Dört yanım karanlıkta
Büyük rüzgârlarda savrulacağız
Öylece dur kollarımda öylece
Karanlıkta telâşla seni hatırlıyorum.

(1954)

Turgut Uyar
Yitiksiz (Kitaplarına Girmemiş Şiirleri), Haz: M. C. Doğan, YKY, 2010, s.70-71

Haz
10
2010
0

Yitiksiz (Turgut Uyar)

Bkz: http://www.ykykultur.com.tr/kitap/?id=2245

Biliyorsunuz bütün kapıları omuzladım
Kimini açtım kimini açamadım
Bütün gemileri dolaştım limanlarda
Hepsi rıhtımlara bağlıydılar
Bütün adalar yitikti

Turgut Uyar

Nis
30
2010
0

Turgut Uyar, Mermer Adası’nda…

Turgut Uyar’ı yakından görüp tanışamadım. Dört yıl kadar evvel Marmara Adası’nda uzaktan gördüm. Başka bir ozan arkadaşım onun Turgut Uyar olduğunu söyledi. Orta boylu, sarışınla kumral arası genç bir insan. Ağır ağır yürüyor ve çevresiyle pek ilgilenmiyordu. Her halinde ozan olduğu belliydi. (…)

Baki Süha Ediboğlu
“Bizim Kuşak ve Ötekiler” adlı kitabından… (1968)

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
May
22
2009
0

Turgut Uyar’ın Girişimi (1966)

*

Papirüs Dergisi’nin 1966 yılında yayımlanan 4. sayısında, Cemal Süreya tarafından kaleme alınan “Turgut Uyar’ın Girişimi” başlıklı yazıya

http://groups.google.com/group/pustahali/browse_thread/thread/3bc9c2be80f6e098#

adresinden ulaşılabilir…

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |
Mar
15
2009
0

Turgut Uyar / Arz-ı-Hal (1949)

 

 

Turgut Uyar’ın 1949’da yayımladığı ilk şiir kitabının (Arz-ı-Hal) kapağıdır. İlginçtir.

 

 

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |
Ara
10
2008
0

İmza: Türkiyem (Turgut Uyar)

Turgut Uyar tarafından (İsmail Gençtürk’e ithafen) imzalanmış “Türkiyem” adlı kitabı koleksiyonuma eklemenin mutluluğunu yaşıyorum bugün…

Haz
28
2013
0

Turgut ve Tomris Uyar’ın Evlilik Cüzdanı (1968)

Turgut ve Tomris Uyar’ın Evlilik Cüzdanı’ndan bir görüntü…
(Büyütmek için resmi tıklayınız.)

1. Hamiş: Yukarıdaki edebiyat efemerası “İkinci Yeni” adlı facebook sayfasında yayımlanmıştır. Bkz: https://www.facebook.com/ikinciyeni

2. Hamiş: Efemerayı Evvel Fanzin’e haber veren Tekin Deniz’e çok teşekkür ederiz.

Eyl
10
2014
0

Özel bir fotoğraf: Ece Ayhan, Tomris Uyar, Tevfik Akdağ, Nilgün Marmara, Cemal Süreya, İlhan Berk

ecenilgun

Kaynak: http://hturgut.uyar.info/post/95080065283/bu-fotografa-iliskin-herhangi-bir-not-yok-nerede

Ece Ayhan’ın, Tomris Uyar’ın, Tevfik Akdağ’ın, Nilgün Marmara’nın, Cemal Süreya’nın ve İlhan Berk’in belirgin olduğu bir fotoğraf… Fotoğrafın, 1980’li yılların ortasında Nilgün Marmara’nın Kızıltoprak’taki evinde çekildiği düşünülmektedir.

(Not: Ece Ayhan, Öküz Dergisi’ndeki yazılarından birinde -İstanbul Günlüğü’nde- Nilgün Marmara’nın Kızıltoprak’taki evinde bulunan geniş ahşap parkeli salondan ve bu ahşap parkelerin 1mm. inceltilerek (kazınarak) cilaya hazır biçime getirilmesinden bahseder. Zy)


Hamiş: EVV3L  kapsamında yayımlanan Ece Ayhan ilgilerinin indeksine http://bit.ly/eceindeks adresinden, “Bakışsız Bir Kedi Kara” adlı Ece Ayhan web sitesine ise http://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
24
2013
0

Oğul: “Bekir Tunga Uyar”

18 Eylül 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde üzücü bir haberle karşılaştık…

Bkz: http://haber.gazetevatan.com/turgut-uyarin-oglu-bakimevinde/400512/7/yasam

“İkinci Yeni akımının önemli şairlerinden Turgut Uyar’ın oğlu 60 yaşındaki Bekir Tunga Uyar, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin barınma merkezinde kalıyor…

“Arz-ı Hal”, “Türkiyem”, “Dünyanın En Güzel Arabistan’ı”, “Tütünler Islak”, “Her Pazartesi”, “Divan”, “Göğe Bakma Durağı”, “Toplandılar” “Kayayı Delen İncir”, “Dün Yok mu”, “Büyük Saat” gibi başlıca şiirleriyle tanınan, İkinci Yeni akımının önemli şairlerinden Turgut Uyar’ın 4 çocuğundan biri olan Bekir Tunga Uyar, annesinin 1,5 yıl önce vefat etmesinin ardından Gölcük ilçesinde kirada kaldıkları evden ayrılarak yakınlarının tavsiyesiyle barınma ihtiyacını Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Barınma Merkezi aracılığıyla gidermeye başladı.

Uyar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul’da reklam sektöründe çalıştığı sırada tanıştığı Sıla Bektaş ile 1976 yılında evlendiğini, evliliğin ilk yıllarında çok mutlu bir yaşam sürdürdüklerini, 1978 yılında kızları Turna’nın dünyaya geldiğini söyledi.

Bir süre sonra anlaşamadıkları için boşandıklarını ve kızları Turna’nın velayetinin boşandığı eşinde kaldığını dile getiren Uyar, Amerika’da ikamet eden kızını yaklaşık 20 yıldır görmediğini bildirdi.

Reklam sektöründe başarılı işler yaptığına, Barış Manço ve yönetmen Osman Sınav gibi ünlü isimlerle çalışma imkanı bulduğuna değinen Uyar, iş hayatından sıkılarak 1999 yılında Kocaeli’nin Gölcük ilçesi Değirmendere Mahallesi’nde kiraladığı evde annesi Yezdan Şener ile yaşamaya başladığını, annesinin 1,5 yıl önce vefat etmesinin ardından yakınlarının tavsiyesiyle Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Barınma Merkezi’nde kalmaya başladığını kaydetti.

İlk defa böyle bir yerde kaldığı için kendini ilk günler tuhaf hissettiğini ifade eden Uyar, şöyle konuştu:

“Merakla, hayretle etrafıma bakardım. Ama zamanla alışıyor insan, ne kadar yabancılık çekse de… Kaldığım yer de Kocaeli’de çok kozmopolit bir yer. İsteseniz biraraya getiremeyeceğiniz insanlar birlikte yaşıyor. Bu durumun tatlı olan yönleri de acı yönleri de var. Dünyanın acımasızlığının farkına burada varıyorum. Burada her yerden, her çeşitten, kendince her şeyi yaşamış insan tipleri var. Ben de onlardan birisiyim. Şu an yaşamımı burada sürdürmekten memnunum. Çok farklı insanlar, kalıcı bir yer bulunana kadar bir arada ev sıcaklığında yaşatılıyor. Yarın ne getirecek bilmiyoruz, ama delicesine bağlıyız yaşama. Burası ’beni kurtaracak’ diye bakıyorum. Daha batmış değilim, kendimi toparladım zannediyorum. Burada bana çok yardımcı oluyorlar.”

İş yaşamında çeşitli şirketlerde hep prodüksiyon görevlisi olarak çalıştığına değinen Uyar, Osman Sınav ile çalıştığını, sektörün yoğun iş temposu dolayısıyla bir ’istememezlik’ durumunun söz konusu olduğunu, bunun da aile yaşantısını olumsuz etkilediğini ifade etti.

“Reklam sektöründe çalışan insanların manevi olarak doymuş olmaları gerekiyor” diyen Uyar, şöyle devam etti:

“Maddi olarak çok iyi şartları olan, insanı maddi anlamda doyuran bir meslek. Osman Sınav ile ayrıldıktan sonra kısa bir süre 7’den 77’ye adlı televizyon programında Barış Manço ile çalıştım. Bir iki televizyon dizisinde görev aldım. Kocaeli’ye geldiğim zaman zaten sektörle bir ilişkim kalmamıştı. Fizik olarak çok yorgundum. Sektörde zaman kavramı yok. Bir çekim iki gün sürüyorsa iki gün uykusuz kalıyorsunuz. Çok fazla sorumluluk var. Acımasız sektörde görev yaptığım sürece kendimi çok yalnız hissettim. Reklam ve televizyon sektöründe çalışmak isteyen kişiler işlerini sevmeli. Her sabah ’iyi ki iş var’ diyerek işe gitmeli.”

Kızı Turna ile yaklaşık 20 yıldır yüz yüze görüşemediğini, yeniden görüşme gibi bir çabası da olmadığını kaydeden Uyar, “İnsan zamanla her şeye alışıyor. Araya zaman girdikçe insan unutuyor zaten. Alıştım, ’böyleymiş’ diyorum, böyle gidiyor. Mutlu olsunlar bana yeter. 3 yaşında bir torunum da var, adı Clea. Bende fotoğrafları var, hırçın bir kıza benziyor. ’Clea’ Latince ’hırçın kız’ anlamına geliyor zaten” dedi.”

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel