Eki
14
2018
--

Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı saygıyla anıyoruz…


15 Ekim 2008’de vefat eden büyük şair
Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı saygıyla anıyoruz…


“Dağlarca’nın Şiirlerindeki Sonsuzluk”
http://evvel.org/daglarcanin-siirlerindeki-sonsuzluk-zafer-yalcinpinar


Fazıl Hüsnü Dağlarca Kitap Kapakları Seçkisi
http://evvel.org/fazil-husnu-daglarca-kitap-kapaklari-seckisi



“Yaşamamalarda”
http://evvel.org/yasamamalarda-fazil-husnu-daglarca


‘Dağlarca’nın Haysiyeti’ bizim meşru direnişimizdir!
http://evvel.org/daglarcanin-haysiyeti-
bizim-mesru-direnisimizdir-z-yalcinpinar


Dağlarca’nın Önemi:
http://evvel.org/daglarcanin-onemi


Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Sivaslı Karınca’sı için Çizimler
http://evvel.org/fazil-husnu-daglarcanin-sivasli-
karincasi-icin-cizimler-nurullah-berk-1960


Oranın Kör Basamakları:
http://evvel.org/daglarca-oranin-kor-basamaklari


Dar olan…
http://evvel.org/dar-olan-daglarca


“Dağlarca 100 Yaşında” Sergisi’nden İzlenimler:
http://evvel.org/daglarca-100-yasinda-sergisinden-izlenimler



Başlangıç Olayı:
http://evvel.org/baslangic-olayi


Üç Şiir: “Yanmak, Gündüz, Yeşil”
http://evvel.org/uc-siir-yanmak-gunduz-yesil-f-h-daglarca


Ece Ayhan ve Dağlarca:
http://evvel.org/ece-ayhan-ve-daglarca


Denizden Gelen…
http://evvel.org/denizden-gelen


Görmek
http://evvel.org/gormek


“Bir sanat eseriyle karşı karşıya olduğumuzu anlasak,
daha doğrusu anlasalar, bize yetecek.” (O. Rifat)
http://evvel.org/bir-sanat-eseriyle-karsi-karsiya-oldugumuzu
-anlasak-daha-dogrusu-anlasalar-bize-yetecek-o-rifat


Sessizlik
http://evvel.org/sessizlik


Meçhul Çocukların El İşi Vazifesi
http://evvel.org/mechul-cocuklarin-el-isi-vazifesi-daglarca


Kalıt
http://evvel.org/kalit


Kişilik
http://evvel.org/siir-kisilik-fh-daglarca


Dağlarca İmzaları ve “Karşı Duvar” Dergisi
http://evvel.org/daglarca-imzalari-ve-karsi-duvar-dergisi


Eki
14
2018
--

Sergi: “TİNSEL KUŞATMA” (2 Kasım-22 Aralık 2018, Kare Sanat Galerisi)


Küratör: Rafet Arslan

Sanatçılar: Sadık Arı, Zeynep Beler, Betül Bolat, Canavar,
Gökhan Çiçek, İsmet Doğan, Elif Varol Ergen, Dilara Göl,
Alper T. İnce, Ece Nada, Onston, Gümüş Özdeş

Etkinlik/Konuşma: Esra Özkan, Ahmet Ergenç, Can Batukan
(17 Kasım Cumartesi, saat: 18:00)


“Bedenin coğrafyasında politik olanla erotik olan sürekli yer değiştirirler. Bir yerde bastırılan şey, aynı anda sonuna dek yaşanan ve hatta tüketilen şey haline gelir. Tıpkı gizil kılınan şeylerin aslında birer göstergeler imparatorluğu yaratması gibi… Aktöre ve inanç alanına yaslanarak her coğrafya da kendine menkul kurallarını kuran kamusal alan, aslında büyük bir tutarsızlık, riya ve çürüme yatağında debelenen bir çeşit kara kamudur. Bir yerde ne kadar ahlaktan bahsediliyorsa aslında toplumun derin çukurlarında istismar, beden ve onu giydiren kimliklere değin bastırma ve tahakküm; hatta sapıklık ve yoldan çıkmışlık o denli yoğundur. Toplumsalın kaosundan yani kentin içsel hegemonya ağları ve sürekli ona karşı kendini dayatan ama kentin tinsel yoksunluğunu kendi ikiyüzlü katılığında sürekli inşa eden taşradan, ancak doğaya ve onun usulünde doğal (yaban) olana yaklaştığımızda denetim ve kontrol ağlarından uzaklaşıp; bedeni ya da eti çıplak olarak idrak edecek noktalara varırız. Şimdi gündeliğin her yerini kuşatan ağın ya da bedene (ve zihne) eklemlenen teknolojinin yeni bir sınırsızlık elde edene değin insanı sınamaya başladığı, teknoloji çoktan bir aparattan önce bir çeşit uzva dönüştüğü bir zamandayız. Teknoloji, bir adım ötedeki gelecekte nano-teknoloji ve üç boyutlu yeni arttırılmış gerçeklik evrenlerinde etsel olana karşı kendi kapatma aygıtlarını kurmaya hazırlanıyor. Özellikle çağdaş sanatın yaşadığımız çağın git gide kararan, ağır gündemiyle topu sürekli taca attığını; soyuta ve dekoratif olana yaslandığını bir dönem de, tinsel olana geri dönmek için önce et’e çıplak bakmak, bedeni yeniden tartışmaya açmak önemli. Figür olan ve olmayan, etin bedenleşmesi, bedenin iktidarlaşması, tenin tini yiyişi bu tartışmanın menzilindedir. Teknoloji uzam ve sanal yaşamla iç içe geçmiş gündelik yaşamlarımızla, şimdi “etin fenomenolojisini” ameliyat masasına yatırma ve simülasyon evresinde “et imgesine” minör bir bakış atma vakti. Ya da “Hayaletin Eti” üzerine yeniden ve yeniden düşünmenin…” (Rafet Arslan)

Eki
14
2018
--

Söyleşi: “Sanatı saf şiire kavuşturmak için kurulan reddiye hatları” (Rafet Arslan)


Rafet Arslan


Zafer Yalçınpınar: Kirli Çıkın… ki ilk şiir kitabın olarak tanımlıyorsun, Eylül’de yayımlandı. Kirli Çıkın’ın kökleriyle, doğuşuyla ilgili birçok ipucu içeren detaylı bir yazı kaleme aldın, ama tekrardan vurgulamak, sormak istiyorum: Şiir dilini ve tahayyülünü etkileyen süreci, o kimyayı, o birikimi anlatır mısın?

Rafet Arslan: Kirli Çıkın; yazan, düşünen, resmeden ve performans yapan kişinin tüm biriktirdiklerinden damıttığı, otonom bir alanın kendisidir. Bu noktada kendi seçtiğim hayat; onu yaşamak için tüm çabalarım, girdiğim çıkmaz sokaklar, kazdığım tüm tüneller, keşfettiğim yeni yollar bu kitabın yazın öyküsünü oluşturmuştur. Ve bitmiş bir öykü değildir bu; o menzildeyim hâlâ; TV kanalları arasında çıkan sinyalsiz ekranın yarattığı metafizik boşluğun içinde. Hâlâ tutkuyla bağlı olduğu şairleri honore eden ve bunu yaparken kendine ait bir dili arayan, yoklayan bir kalem olarak. Hiçbirimiz bu dünyada neden olduğumuzu ve geleceğin bizi nerelere sürükleyeceğini bilmiyoruz. Apollon’un kehanet merkezleri çoktan toprak altında kaldı, Delphi kâhinleri ise yüzyıllardır sus pus. Şimdi makinesel bir kıyametin şafağında bir yazılıma henüz dönüşmeden zihnimin ve ruhumuzun özgürlüğünü aramaya devam ediyorum. Benim için bu arayışın tümünün adı: Şiir’dir.

(…) Söyleşinin tam metnini http://upas.evvel.org/?p=382 adresinde okuyabilirsiniz.

 


Kirli Çıkın, Rafet Arslan
UPAS Yayın/Şiir, Eylül 2018, 30 Sayfa
Okumak için: bit.ly/kirlicikin


Rafet Arslan, gerçeküstü kolajlarında ve kadrajlarında imgesel açıdan külyutmaz bir devinim sergiler. Kendisinin “ilk şiir kitabı” olarak tanımladığı Kirli Çıkın, gerçeğin matematiğini yeniden oluşturmak ve sanatı saf şiire kavuşturmak için yazılmış modern bir hiyeroglif (yeni bir alfabe) şeklinde okunmalı… Belli ki Rafet, Kirli Çıkın’ında alev alacak türden bir poetikayı gerçeküstücü sanatın birikimiyle yıllarca kurgulamış.” (Zy)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
13
2018
--

KalemKahveKlavye’nin Dijital Kütüphanesi

“Bugünün Edebiyatı” Dosyası


Geçtiğimiz yıllarda “Kalem Kahve Klavye” ekseninde çok önemli eleştirel soruşturmalar gerçekleştirildi. Soruşturma dosyalarına bütünsel olarak ulaşabileceğiniz dijital platform http://kutuphane.kalemkahveklavye.com/ adresinde yayın hayatına başladı. EVV3L taifesi olarak, hakikate temas eden sıkı çalışmaları derli toplu bir biçimde arşivleştirerek okurla buluşturan Koray Sarıdoğan‘a bu yeni projesinde başarılar diliyoruz.


Eki
09
2018
--

“Hasta la victoria siempre!”


Emperyalizme karşı mücadele kararlılığı ve devrimle özdeşleşen
Ernesto Che Guevera‘yı saygıyla anıyoruz. Büyük devrimciyi
ve tarihsel mücadelesini Julio Cortazár’ın “Buluşma” adlı efsanevi
metniyle selâmlıyoruz: http://bit.ly/cortazarbulusma


Eki
07
2018
--

“ARTIK SIĞINAĞIN KALMADI” (Georges Perec)

(…)

(…)

Georges Perec
“Uyuyan Adam”, Çev: Sosi Dolanoğlu, 4. Baskı, 2016, s. 93

Eki
07
2018
--

Banksy’den İmha Eylemi: “Satıyorum, satıyorum, sattım!”


“Sotheby firmasının Cuma günü Londra’da yaptığı açık arttırmada 1.04 milyon pounda (1.2 milyon dolar) alıcı bulan Banksy’nin Balonlu Kız isimli eseri açık arttırmanın kapanmasından hemen sonra çerçevenin içerisine gizlenmiş olan kağıt öğütücü tarafından parçalara ayrıldı.

Sotheby’ın Avrupa Modern Sanatlar Müdürü Alex Branczik açık arttırmanın ardından yapılan basın toplantısında “Az önce Banksy’lendik” şeklinde bir açıklama yaptı.

Balonlu Kız geçtiğimiz sene John Constable’ın 1821 tarihli The Way Hain isimli eserini geride bırakarak İngiltere’nin En Sevilen Tablosu unvanını kazanmıştı. Kimliğini saklayan protest sokak sanatçısı Banksy, kendi Instagram hesabı üzerinden eserin rendelenmiş fotoğrafını “Satıyorum, satıyorum, sattım…” yorumuyla paylaştı.”

Bkz: https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/
2018/10/06/banksynin-eseri-kendini-imha-etti/


Eki
07
2018
--

Sülün Osman’ın Açıklaması


İstanbul’un efsanevi karekterlerinden Sülün Osman,
“Şiir dünyamıza yeni bir soluk getiren Upas Yayın‘ı ben de
zevkle takip ediyorum…”
dedi.


Eki
06
2018
--

UPAS YAYIN ve dokuzlusu…

 



Tan Tolga Demirci, Varoluş Denemeleri
Duygu Gündeş, Çeviri Şiirler  –  Zafer Yalçınpınar, Kötü  
Eren Burhan, Ölü Deve Dikeni
Doğuş Furat, Sarı Kedinin Günlüğü
Rafet Arslan Kirli Çıkın  –  Yonca Enderer, Mai
Zafer Yalçınpınar, ilhanberkiğne
 


  
 

Eki
04
2018
--

Artistik Bellek #17

Artistik Bellek‘in Ekim 2018 tarihli 17. sayısı
sıkı şiirleriyle birlikte sürüme hazırlanıyor!
Yakında dağıtım noktalarında…

Eki
04
2018
--

“Mai” (Yonca Enderer)

Mai, Yonca Enderer
UPAS Yayın/Şiir, Ekim 2018, 66 Sayfa
Okumak için: bit.ly/maisiir


Yonca Enderer‘in kurduğu şiir dili, çağrışımsal bir zekâyla, karmaşık duygu-durumlarla ve ‘karanlık neşe’ olarak tanımlayabileceğimiz özel bir ironiyle biçimleniyor… Lirizmin günümüze ait yeni açılımlarını Mai‘nin çevikliğinde görecek, lirik imgelerin gerçeğe dönüşümünü Mai’deki müzikal tuşelerle fark edeceksiniz.”


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Eki
01
2018
--

“Kanar Doğam Yoksuldur” (Kaan Turhan)

serçe yüreklim
kırgınlığım, kuzgunum

ölüm davulları yakar dudağımızı
kavga dilinde söylenmiştir
o türküye ineriz dağları
gölgeler eşliğinde mağaralara
oyuklanırız, dere tepe
ağzımızda kırlangıç çığlığıyla
çağlayan bedeni yasaklarız
bu mahpus bizim, bu yara
dağlı yara kapımızda
el ayak çekilir, yazılı kâğıtlardan
gemilere mum dikeriz,
akarsular bizim

serçe yüreklim
kırılganlığım, kerkenezim

kovuklarda yankılanır esaret
bir kanat koparken dillenir
yaprakça yanarız, kanarız
vaatlerde kendimizi ararken
burkulur iç yanımız, asasıyla
peygamber düşleyerek
yol veririz, çakılsız, taşsız
kumullarda sevip, damıtırız
remillerden cân alırız
bu deniz bizim

Kaan Turhan
18 Haziran 2018, gercekedebiyat.com


Not: Kaan Turhan’ın vefatına ilişkin olarak Zafer Yalçınpınar’ın yayımladığı mesajı http://evvel.org/kaan-turhan-hayatini-kaybetti adresinden okuyabilirsiniz.

Eki
01
2018
--

Kaan Turhan hayatını kaybetti…

Üvercinka Dergisi‘nden tanıdığım şair Kaan Turhan hayatını kaybetmiş… Ölüm sebebinin intihar olduğu düşünülüyormuş…

Kaan Turhan, yürekli ve cesur bir şairdi: Şiirleriyle ve siyasal analizleriyle boyaları kazıdı; neo-liberalizmin ödüllerine ve makyajlarına hiçbir zaman aldanmadı! Hakikat yolundaki kalb ve vicdan arayışını her zaman kararlılıkla sürdürdü. Masonik edebiyat oligarşisine, ‘yeni sinsiyet tipolojisi’ne karşı yürüttüğümüz haysiyet mücadelesinin en kritik noktalarında bize tam destek verdi…

Yalanın, hırsızlığın, dolandırıcılığın, hukuksuzluğun, sömürünün, katilliğin ve pisliğin taçlandırıldığı bu tuhaf coğrafyada daha fazla yaşamak istemedi sanırım.

İnanılmaz üzgünüm, tarif edemiyorum üzgünlüğümü… Kaan, 36 yaşındaydı…

Zafer Yalçınpınar
1 Ekim 2018


Not: Kaan Turhan’ın vefatına ilişkin olarak yayımlanan ilk gazete haberine http://www.milliyet.com.tr/kayip-kirtasiyeci-olu-bulundu-balikesir-yerelhaber-3065311/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com