Haz
30
2013
0

Türk Tabipleri Birliği: “Binlerce yıldır burada, bu topraklarda hekimlik yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz!”

Türk Tabipleri Birliği 63. Büyük Kongresi, Dünya Tabipler Birliği ve çeşitli Avrupa hekim örgütlerinin katılımıyla hekimlik değerlerinin ve hekim bağımsızlığının ele alındığı gündemlerle 29 Haziran 2013 tarihinde Ankara’da toplandı. Kongrede, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası Önü’nde TTB tarafından bir basın açıklaması da gerçekleştirildi. Basın açıklaması metni TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan tarafından okundu. Basın açıklamasının tam metnine http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=16485 adresinden ulaşabilirsiniz.

Haz
29
2013
0

Cennette Sıkıntı (S. Zizek)

Slavoj Zizek, iki gün önce London Review of Books’da yayımlanan makalesinde Türkiye ve Yunanistan’daki protestoları ele aldı.

Bkz: http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=16469&pid=19

Haz
29
2013
0

Taksim Dayanışması’nın Basın Duyurusu (29 Haziran 2013)

Taksim Dayanışması’nın 29 Haziran 2013 tarihli basın açıklamasına aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz:

http://taksimdayanisma.org/basina-ve-kamuoyuna-29-haziran-2013

Haz
29
2013
0
Haz
29
2013
0

“Neruda’nın Ölümü” (Aslı Kayabal)

nerudaninolumu

“Neruda’nın Ölümü” adlı eser üzerine Aslı Kayabal’ın gerçekleştirdiği incelemeye  http://haber.sol.org.tr/yazarlar/asli-kayabal/nerudanin-olumu-75512 adresinden ulaşabilirsiniz.

Haz
28
2013
0

Mike Figgis Röportajı

Bantmag taifesinden Leyla Aksu, sıkı yönetmen Mike Figgis (Leaving Las Vegas, 1995)  ile bir röportaj gerçekleştirmiş. Bantmag oluşumunun Mayıs 2013 tarihli 19. sayısında bir bölümü yayımlanan bu önemli röportaja http://zaferyalcinpinar.com/figgis.jpg adresinden ulaşabilirsiniz. Röportajın tam metni ise bantmag.com adresinde…

Ayrıca bkz: düşündüm de… düşündüm de taşınabilirim.

Haz
28
2013
0

Turgut ve Tomris Uyar’ın Evlilik Cüzdanı (1968)

Turgut ve Tomris Uyar’ın Evlilik Cüzdanı’ndan bir görüntü…
(Büyütmek için resmi tıklayınız.)

1. Hamiş: Yukarıdaki edebiyat efemerası “İkinci Yeni” adlı facebook sayfasında yayımlanmıştır. Bkz: https://www.facebook.com/ikinciyeni

2. Hamiş: Efemerayı Evvel Fanzin’e haber veren Tekin Deniz’e çok teşekkür ederiz.

Haz
28
2013
0

Boğucu Kültür (Jean Dubuffet)

(…)
Yalnız halkın değil bizzat sanatçıların tutumları da, kültürel propagandanın gerçekleştirmeye çalıştığı, asıl değerin reklama verilmesi olayından dolayı değişime uğruyor. Onlar da reklamın eserlerin içeriğinden önce geldiğini düşünme noktasına geliyorlar. Ve böylece, reklamı eserin  -yaratıldıktan sonraki- niteliğine bağlı sayacak yerde, eseri -yaratılma sürecindeyken- yapılmasına vesile olacağı reklama bağlı sayma durumuna düşüyorlar. (s.22)
(…)
…önce nicelik sorunu gündeme gelir. Birazcık bilginin -iyi özümsenmemiş sığ bilgileri değil, sayıca az bilgiyi kastediyorum- daha fazla sayıda bilgiye kıyasla tamamen başka etkileri olabilir. Bu “sayı fazlalığı” kuşkusuz derinleşmenin zararına her halükârda söz konusu bilgileri alımlayacak zihin tazeliğinin zararına olacaktır. Bu tazeliği bozmaktan, zihnin alımlamaya hazır niteliğini yıpratmaktan, köreltmekten sakınmalıdır. (s.30)
(…)
Bu kir kabuk neden yapılmıştır? Sayı ve nicelik kavramı burada da işe karışıyor. Basit ve çocukça bir özlemden, olabildiğince çok sayıda düşünce anıtını tanıma özleminden -hatta daha da çocukçası, anıtların hepsini, hiç olmazsa sınıflama sonucu en iyilerin hepsini tanıma özleminden- yapılmıştır bu kabuk. Kültürün bu “sayımlayıcı” yönü, safdilce eksiksiz ve kesin sayımlar yapma, envanterler çıkarma iddiası son derece yanıltıcı ve çarpıtıcıdır. Dünyanın pek geniş, sayıya, hesaba gelmez olduğu bilincinin yitirilmesi, devasa çarpıklıklara, gülünç biçim ve doğa bozulmalarına yol açabilir. (s.31)
(…)
Batı düşüncesi (…) Hangi kavramı ele alsa, ışığını üzerine tutmak için ön tarafına konuşlanır, görüş alanına girmeyen yan yüzleri, hele arkayı hiç umursamaz. Kavramları, kalınlıktan tamamen yoksunlarmış gibi işleme tabi tutar, madalyanın sadece ön yüzünü dikkate alır. Oysa bütün kavramlar çok yüzlüdürler, ve bir bakışta bu yüzlerden ancak biri görülebilir. Görüşten kaynaklanan düşünce de, onun gibi, nesnelerin sadece kendi karşısına düşen bir tek yüzlerine ulaşmaya imkân verir; incelemesine devam etmek için (nesnenin çevresinde) dönmesi gerekir; ama o zaman da , çoğu kez düşünen hiç farkında olmaksızın, tüm çevrenin doğrultusu değişir. Düşüncenin yakalayabildiği gerçeklik parça parçadır, ancak parçalar halinde oluşabilir, ve Batı düşüncesi işte bunun yeterince bilincinde değildir. (s.32)

(…) Düşünceyi yerine çakma aracıdır kültür aygıtı, kanatlara kurşun bağlar. (s.34)

(…)
Kültürün durumu, adı söylenir söylenmez erdemi-etkisi uçup giden birçok başka şeyin durumu gibidir. İlk aşamada diri ve gürbüz, karşılıksız ve özsuyuyla dolup taşan sanat vardır. İkincisinde kültür sözcüğünün icadına tanık oluruz, sanatın kanadına kurşun bağlayan. Üçüncüsünde, artık “şok kültür”, onbaşılaşmış kültür vardır, sanat ise yok olmuştur. (s.37)
(…)

Jean Dubuffet
“Boğucu Kültür”, Çev: İsmet Birkan, Dost Kitabevi, 2. Baskı, 2010

Haz
28
2013
0

“Benim Titiz, Vehhâm, Dalgın ve Mahcup Dostum” / Abdülhak Şinasi Hisar Anıları (Sermet Sami Uysal)

NTV Tarih Dergisi’nin “Mayıs 2013” sayısında özel ve önemli bir Abdülhak Şinasi Hisar dosyası bulunuyor. Dosyada bulunan ve Sermet Sami Uysal tarafından kaleme alınan “Benim Titiz, Vehhâm, Dalgın ve Mahcup Dostum” adlı yazıya http://evvel.org/wp-content/uploads/2013/06/sermetsami.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.

sermetsami

Haz
27
2013
0

Taksim Dayanışması’nın Buluşma Çağrısı: “Adalet için Taksim’e…” (27 Haziran 2013)

Bkz: http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/taksim-dayanismasi-adalet-icin-cumartesi-taksime-haberi-75434

Taksim Dayanışması tarafından yapılan açıklamada, Ethem Sarısülük’ün ölümüne neden olan polisin serbest bırakılmasını protesto etmek ve gösteriler sırasında gözaltına alındıktan sonra tutuklananların serbest bırakılması talebiyle, 29 Haziran Cumartesi günü Taksim’de buluşma çağrısı yapıldı.

Gezi Parkı direnişine katılan ve aralarında meslek oda ve birlikleri, sivil toplum örgütleri, bazı siyasal partiler, gençlik, kadın ve LGBBT dernekleri ile birçok siyasal çevrenin bulunduğu yaklaşık 120 bileşen tarafından oluşturulan Taksim Dayanışması, 29 Haziran Cumartesi günü 19.00’da Taksim’de büyük bir buluşma gerçekleştirileceğini açıkladı.

22 Haziran Cumartesi günü de Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla, gösteriler sırasında hayatını kaybedenler için ellerinde karanfillerle Taksim Meydanı’na gelen binlerce kişi, polisin tazyikli su ve biber gazlı müdahalesine maruz kalmış, Taksim ve çevresindeki polis müdahaleleri gece geç saatlere kadar devam etmişti.

Ayrıca 1 Temmuz Pazartesi günü de Çağlayan ’daki İstanbul Adliye Sarayı’nda ‘polis şiddetinin sorumluları’ hakkında kitlesel suç duyurusunda bulunulacağı açıklandı.

(Kaynak: soL haber portalı)

Haz
27
2013
0

Avusturya PEN Merkezi’nden Gezi Parkı Kitabı

Bkz: http://www.pen.org.tr/tr/node/1830

Avusturya PEN Merkezi protesto olarak Gezi Parkı kitabı hazırlıyor:

Dünya Yazarlar Birliği PEN Avusturya Merkezi, Gezi Parkı protestolarına hükümetin polis şiddeti, sansür, tutuklama ve tehditlerle karşılık vermesi üzerine dünyada kampanya açtı: Hazırlanacak Gezi Parkı kitabı için mesaj, şiir, anı, ve başka türlerde ve çeşitli dillerdeki yazıların 15 Temmuzdan önce info@penclub.at adresine iletilmesi rica ediliyor. Kitabın ilk nüshası Türkiye’nin Avusturya’daki Büyükelçisi’ne sunulacak. Lütfen bkz: http://penclub.at/aktuell/turkey-violence-against-protests-time-to-say-n…

Kamuoyunun ilgisine, saygıyla.

PEN Türkiye Merkezi

Yaziyi gonderen in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:
Haz
27
2013
0

Türk Tabipleri Birliği’nin “Kimyasalla Temas” Raporu (27 Haziran 2013)

Türk Tabipleri Birliği, biber gazlarına maruz kalan yurttaşlardan elde ettiği bilgilere dayanarak bir rapor hazırladı. Raporun özetine http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/ttbden-kimyasalla-temas-raporu-haberi-75443 adresinden, tam metnine ise http://www.ttb.org.tr/images/stories/file/gaz_rapor1.pdf adresinden ulaşılıyor…

Haz
26
2013
0

‘Tanrı’ Nasıl ‘Öldü’? (Oruç Aruoba)

“Felsefe, Tanrı ve Din” üst-başlığının işlendiği Asos’ta Felsefe Günleri (1-2 Şubat 2013) kapsamında Oruç Aruoba’nın gerçekleştirdiği ‘Tanrı’ Nasıl ‘Öldü’? başlıklı konuşmayı aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. Konuşmanın mp3 biçemine ise http://kiwi6.com/file/6llhinv40t adresinden ulaşabilirsiniz.

Bkz: http://youtu.be/JdrFpTV0iqE

*

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yer alan Oruç Aruoba başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba adresinden ulaşabilirsiniz.

Haz
26
2013
0

İngiliz PEN Merkezi’nin Önemli Çağrısı (24 Haziran 2013)

Bkz: http://www.pen.org.tr/tr/node/1829

Uluslar arası yazarlar birliğinin kurucu merkezi English PEN, Başbakan Erdoğan’a Türkiye’de Mayıs 2013’te başlayan gösterilerde insan hakları ihlalleri, özellikle ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarının ihlali konusunda kaygılarını ifade eden bir açık mektup yollamıştır.

Uluslar arası yazarlar birliğinin kurucu merkezi English PEN adına, özellikle ifade özgürlüğü hakkı ve barışçıl toplanma hakkını göz önünde bulundurarak, Türkiye’de Mayıs sonu başlayan gösteriler boyunca insan hakkı ihlalleri konusundaki endişelerimizi dile getirmek üzere sizlere yazmaktayız.

English PEN, İstanbul Taksim’de bulunan Gezi Parkı’nın yıkımına tepki koymak amacıyla üç hafta süren gösteriler boyunca barışçıl göstericilere karşı polisin aşırı güç kullanımına son derece protesto etmektedir. Türk Tabipler Birliği’nin verilerine göre, en az 7.800 kişi yaralanmış ve en az dört can kaybı yaşanmıştır. English PEN olarak bizi özellikle kaygılandıran ise kardeş birliğimiz PEN Türkiye Merkezi üyesi Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu gazeteci ve yazarların gösterilerde yaralanmasıdır.

Türk yetkililerini polis şiddetine ilişkin tüm iddiaları soruşturmaya ve uygun mercilerde sorumlulara dava açmaya çağırıyoruz.

Gösterilere katılmaları neticesinde gözaltında tutulan göstericilerin olduğu haberleri de bizi oldukça kaygılandırmaktadır. Bu bireylerin çoğunluğunun ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakları çiğnenerek tutuklandıkları veya gözaltına alındıkları yönünde çok ciddi endişeler var. Tutuklanan gazeteci ve yazar arkadaşlarımız konusunda özellikle endişe duymaktayız.

Yetkilileri, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakları çiğnenerek gözaltına alınan herkesi derhal ve kayıtsız şartsız serbest bırakmaya çağırıyoruz.

Ayrıca, önde gelen yazar ve gazetecilerin makaleler veya sosyal medya aracılığıyla ifade ettikleri görüşleri nedeniyle korkutuldukları ve ölüm tehditleri aldıkları yönündeki haberler de bizi son derece endişelendirmektedir.

Yetkilileri bu tehditleri soruşturmaya ve sorumlularını adalete teslim etmeye davet ediyoruz.

English PEN için bir başka kaygı unsuru da ana akım Türk medyasının gösterileri kısıtlı olarak yayınlaması olmuştur. Son yaşanan olayları yayınlamaları sebebiyle dört TV kanalının cezalandırılması; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun ise ceza gerekçesi olarak “çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verecek” yayınlar yapıldığını göstermesi haberi bizi son derece kaygılandırmıştır.

Öte yandan, BBC Dünya Servisi Direktörü Peter Horrocks 14 Haziran’da yayınladığı bir beyanatta NTV’nin “Dünya Gündemi” [World Agenda] adlı BBC programını yayınlamama kararı ertesinde BBC’nin derhal geçerli olmak üzere NTV’yle ortaklıklarını askıya aldıklarını bildirdi. Horrocks beyanatta şu ifadelere yer verdi: “BBC yayıncılığına herhangi bir müdahale asla kabul edilemez. Türkiye’deki durumun bu denli uluslar arası kaygıya yol açtığı bir zamanda BBC’nin izleyicilere tarafsız hizmet sunması hayati önem arz etmektedir.”

Yetkilileri ve medya sahiplerine, medya kuruluşlarının doğru bir biçimde ve misillemeden korkmayacak şekilde olayları yayınlamasını sağlama konusunda şiddetle çağrıda bulunuyoruz.

Ana akım medyada sınırlı haber yapıldığı için, hem soysal medya hem yabancı medya kuruluşları devam etmekte olan gösterilerin duyurulmasında mühim bir rol oynadı. Bu nedenle ‘sosyal medya topluma en büyük tehdidi oluşturuyor’ yorumunuzu Twitter’ın gösterileri kontrol altına almak adına engellenebileceği yönündeki haberlerle birlikte cesaret kırıcı buluyoruz. English PEN için daha endişe verici olan durum ise Twitter ve sosyal medyayı asılsız bilgi paylaşmak ve insanları gösteriye katılmaya kışkırtmak için kullanmak suçuyla İzmir’de 25 kişinin tutuklanmış olma ihtimalidir. İçişleri bakanı Muammer Güler de Twitter ve diğer sosyal medya araçlarını düzenlemek adına yetkililerin çalışma yapacağını teyit etti.

Yetkilileri sosyal medya kullanıcılarını soruştururken ve Türkiye’de sosyal medya kullanımını düzenlemeyi düşünürken ifade özgürlüğü hakkına ve halkın haber alma hakkına saygı duymaya çağırıyoruz.

Gösteriler boyunca polisin ve hükümet yetkililerinin tutumlarına dair tam gerçekleri belirlemek ve halkın hükümete olan güvenini yeniden tesis etmesi için bağımsız bir soruşturma gerektiğini düşünüyoruz.

İngiltere’de ve dünya çapında yazarları temsil eden bir kuruluş olarak, Türkiye’deki yazarlar ve gazetecilerle kuvvetli bağlarımız bulunmaktadır ve onların ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma özgürlüklerini kullanma özgürlüklerini kuvvetle desteklemekteyiz. Kişisel ve Siyasi Haklar Uluslar arası Sözleşmesi ve Avrupa Kişisel ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’ni imzalayan bir devlet olarak Türk hükümeti bu hakları koruma vaadi vermiştir.

Çağrımıza vereceğiniz cevabı memnuniyetle karşılayacağız.

Saygılarımızla,

Jo Glanville
Director, English PEN

Haz
26
2013
0

“Farklı Kaydet: Toplumsal Bellek” (26-27 Haziran 2013)

Bkz: http://www.saltonline.org/tr/600/

Gezi direnişi süresince tartışılanlar arasında, tecrübe edilen olay, duygu, kazanç ve kayıpların nasıl hayatta tutulacağı konusu da yer aldı. Kayıt altına alınanlar, çok çeşitli mecralarda sunuldu, depolanmaya çalışıldı. Ancak şimdiye dek, hızla büyümekte olan bu arşivin ne eleştirisi yapılabildi ne de teknolojik imkânlarla derlenmiş bütünlüklü bir içerik yaratılabildi.

Bu çerçevede düzenlenen “Farklı Kaydet: Toplumsal Bellek” sempozyumu, yazılım sanatı, arşivleme ve medya arkeolojisi alanından üç sanatçı, bir küratör ve bir akademisyeni bir araya getiriyor. Sempozyumda, teknolojinin dilini kullanan sanatsal pratiklerin yanı sıra, dijital olarak yaratılmış içeriğin korunması ve belleğe alınması konuları incelenecek. Ayrıca, olay anlarında arşivleme, kriz zamanı algoritmik küratörlük, eleştirel kolektif zeka ve bir düşünce aracı olarak teknolojik dil meseleleri tartışmaya açılacak.

Katılımcılar: Burak Arıkan, Joasia Krysia, Nicolas Malevé, Ali Miharbi, Jussi Parikka

26-27 Haziran 2013, SALT GALATA

Haz
24
2013
0

Taksim Dayanışması’nın Açıklaması: “Hepimiz Şahidiz!” (24 Haziran 2013)

Taksim Dayanışması Platformu’nun 24 Haziran Tarihli Açıklamasıdır:

Arkadaşımız, Gezi Parkı direnişçisi Ethem Sarısülük, kameraların önünde,  Taksim Gezi Parkı direnişinin birinci haftasında, 1 Haziran’da, Ankara Kızılay Meydanı’ndaki destek eyleminde polis tarafından başından kurşunla vurularak yaralanmış, 14 günlük yaşam mücadelesini 14 Haziran’da kaybetmişti.

Daha eşitlikçi, daha özgürlükçü ve daha kardeşçe bir dünya özlemiyle sokaklara hak arayışına çıkan canlarımızdan Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş ve Ethem Sarısülük savaş sırasında bile görülmeyen bir vahşet, nefret ve şiddetinin kurbanları olmuşlardır. Yaşamlarının baharında aramızdan koparılıp alınan canlarımızdan Ethem Sarısülük’ün cenazesinde yaşanan şiddet olayları henüz hafızalarımızdan silinmemişken, öğreniyoruz ki ölümüne yol açan Çevik Kuvvet polisi bugün serbest bırakılmıştır.

Ethem Sarısülük’ün ölümüne yol açan polis memurunun tutuksuz yargılanmasına gerekçe olarak, şüphelinin “meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı” kaydedilmiştir.

Demokratik haklarını kullanan insanlara şiddet uygulayan polisin aksine, Ethem’in ne kaskı, ne yeleği, ne de silahı vardı. Ethem orada bizlerle yani arkadaşlarıyla, barışçıl bir hak arayışındaydı. Polisin uygulamış olduğu şiddetin meşru müdafaa olarak adlandırılması kabul edilebilir değildir. Hepimiz gördük, video kaydı ile tüm Dünya gördü ve şahit oldu.

Hepimiz meşru kılınmaya çalışılanın insanlara karşı kolluk kuvvetlerinin uyguladığı akıl almaz şiddet olduğunun farkındayız. Anayasal haklarını kullanırken gözaltına alınan, tutuklanan ve kaybolan arkadaşlarımız hala bizlerden uzakken, tüm delillerle yapmış olduğu suç ortada olanların serbest bırakılması gerçeğiyle karşı karşıyayız. Şiddetin gerçek sorumluları, verdikleri hukuka aykırı emirleri uygulayan görevlileri “aklayarak” içinde bulundukları sorumluluklardan kurtulabileceklerini zannediyorlarsa, bilmeliler ki yanılıyorlar.

Bugün yurdun dört bir yanında Ethem’i,  Abdullah’ı ve Mehmet’i, sokaklarda, parklarda, evlerimizde, her neredeysek orada anacağız. Ethem’in, Abdullah’ın ve Mehmet’in ailelerinin yanındayız, sorumlular yargılanana dek sürecin takipçisi olacağız.

TAKSİM DAYANIŞMASI

Haz
23
2013
0

Bilge Karasu üzerine…(Oruç Aruoba, 13 Haziran 2013)

Oruç Aruoba, 13 Haziran 2013 tarihinde gerçekleştirilen “Mektupları ve dostlarıyla Bilge Karasu…” paneline rahatsızlığı nedeniyle katılamamıştır. Ancak panel katılımcılarına okunması için özel bir mektup göndermiştir. Mektubun tam metni aşağıda yer almaktadır:

Sevgili ve Saygıdeğer Bilge Karasu Dostları,

Ustam ve Dostum Bilge Karasu’nun anılacağı bu toplantıda bulunamamak, bana, doktorlarımın ayağa kalkmamı bile yasaklamalarına yol açan sıkıntımın verdiğinden daha çok acı veriyor; ama, heyhat, işte orada olamadım, değilim… Orada olabilseydim, birkaç yüz metre uzağınızda, belki şu anda, benim sözlerimi dinlerken de işittiğiniz gürültü-patırtı içinde yaşanan insan olayları üzerine Karasu-gözüyle birşeyler söylemek isterdim—

—şu kadarını şimdi söyleyebilirim ki, Bilge Karasu’nun hem kişisel dünyagörüşünün hem de yazdıklarının, temelinde (ki bunlar arasında fark yapmak istemezdi); sevgiden sonra en yüksek değer olarak gördüğü, özgürlüktü—hatta, belki, bu iki değer arasında bir sıralama yapmayı bile reddedip, ikisini de, birlikte, aynı temel değer sayabilirdi.—

Bu düşünceyi orada söylenmiş saymanızı rica ederim—

—özürümü kabul edip beni affetmenizi dileyerek,
sevgilerimi ve saygılarımı sunar, toplantınıza başarılar dilerim.

Oruç Aruoba
13 Haziran 2013

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan Bilge Karasu ilgilerine http://evvel.org/ilgi/bilge-karasu adresinden, Oruç Aruoba ilgilerine ise http://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba adresinden ulaşabilirsiniz.
Haz
22
2013
0
Haz
22
2013
0

Kimya Mühendisleri Odası’ndan Biber Gazı Açıklaması (22 Haziran 2013)

Bkz: http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/kimya-muhendisleri-odasindan-biber-gazi-aciklamasi-haberi-75155

KMO Ankara Şubesi, biber gazının insan sağlığına olumsuz etkileri üzerine yaptığı basın toplantısında CS maddesini içeren fişek ve el bombalarının kullanımıza son verilmesi ve imha edilmelisi gerektiği belirtildi.

Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, Gezi Parkı olayları sırasında polisin sıklıkla kullandığı biber gazının insan sağlığı üerindeki olumsuz etkilerinin altını çizen bir basın toplantısı yaptı.

KMO Ankara Şube Başkanı İbrahim Akyürek ve 2. Başkanı Erkin Etike tarafından yapılan basın toplantısında Sağlık Bakanlığı’nın 2010 tarihli raporunda göz yaşartıcı mühimmatın sağlığa zararlı olduğunu ve ölümlere yol açabileceğini saptamış olduğu belirtilerek söz konusu rapora göre kullanılan CS maddesinin kalp yetmezliği, akciğer ödemi, karaciğer ve böbrek hasarına yol açabileceğinin altı çizildi.

Açıklamada CS maddesini içeren fişek ve el bombalarının kullanımı derhal durdurulup stoklardaki mühimmat imha edilmesi ve TOMA suyuna kimyasal madde katılması derhal durdurulması talep edildi.

Açıklamada Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı’nın 30.12.2010 tarihli raporunda dikkat çeken şu ifadelere yer verildi:

“Bu tür kimyasallar kullanım amacına, uygulama şekline ve uygulanan miktarına bağlı olarak klinik bulgulara yol açabilmektedir. Yüksek yoğunlukta kimyasala maruz kalınması durumunda kalp yetmezliği görüldüğü bildirilmiştir. Solunum sistemine ait komplikasyonlara bağlı ölümler bildirilmiştir. Bu maddelerin karaciğer ve böbrek hasarı yaptığı, maruz kalıştan birkaç gün sonra büllü cilt lezyonlarının ortaya çıktığı bilim kaynaklarında yer almaktadır. Bunlara ilaveten hastalarda panik reaksiyonları, ajitasyon ve bayılma da rapor edilmiştir. CS gazının kimyasal yanık, gözlerde keratit ve görme kaybına da yol açabileceği bildirilmektedir.  Zararlı olduğu ve ölümlere yol açtığı, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından açıkça saptanan CS maddesinin yurttaşlarımız üzerinde kullanılmasına derhal son verilmelidir. İçişleri Bakanlığı stoklarındaki CS maddesini içeren fişek ve el bombaları imha edilmelidir. Yaralanma ve ölümlere yol açtığı saptanan göz yaşartıcı gazlar ve tozlar, Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 16/3-b maddesinde tanımlanan ‘maddi güç’ tanımı içinden çıkarılmalı ve silah olarak tanımlanmalıdır.

Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 16. maddesi, kanuni şartları oluştuğu takdirde, ‘basınçlı su’ kullanımına izin vermektedir. Basınçlı suyun içerisine kimyasal madde katılmasının ise kanuni dayanağı yoktur. Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) içerisinden yurttaşlara püskürtülen basınçlı suyun içerisine her türlü kimyasal madde katılmasına son verilmelidir.”

(Kaynak: soL Haber Portalı)

Haz
22
2013
0

Taksim Dayanışması: ‘Ellerimizde karanfiller 22 Haziran’da Taksim’deyiz’

Bkz: http://haber.sol.org.tr/sonuncu-kavga/taksim-dayanismasi-ellerimizde-karanfiller-22-haziranda-taksimdeyiz-haberi-75103

Taksim Dayanışması, tüm direnişçileri kaybedilenleri anmak, talepleri tekrar hatırlatmak ve tüm Türkiye’de yaşanan şiddeti kınamak üzere 22 Haziran Cumartesi günü saat 19.00’da karanfillerle Taksim Meydanı’nda buluşmaya çağırdı. Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nda elbirliği ile yaratılan demokrasi ve dayanışma cennetinden yayılan özgürlük şarkısının bütün engellemelere karşın tüm dünyaya dalga dalga yayıldığını vurgulayan Taksim Dayanışması, “Taleplerimizden ve kazanımlarımızdan vazgeçmedik ve vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Taksim Dayanışması tarafından yapılan eylem çağrısında şu ifadelere yer verildi:

“Yurdumuzun dört bir yanında parklarımız ve meydanlarımızda yeşeren ve ortak irademizi oluşturmak için gerçekleştirilen forumlar; demokrasi, dayanışma ve barış içinde yeni bir yaşam için zifiri karanlıkta yol gösteren umut ışıklarımız olmuştur.

Tekrar ediyoruz, bizi biz yapan bütün değer ve renklerimizle, sarsılmaz bir sağduyu, direnme gücü, kararlılık ve inanılmaz bir yaratıcılıkla, yaşamın olduğu her alanda hala bir aradayız.

Kayıplarımızı anmak, taleplerimizi tekrar hatırlatmak ve hala bugün Mersin’de, Ankara’da ve tüm Türkiye’de yaşanan şiddeti kınamak üzere Cumartesi günü saat 19.00’da karanfillerimizle Taksim Meydanımızda buluşuyoruz.

Yaşasın dayanışmamız…

Her yer Taksim her yer direniş…”

TAKSİM DAYANIŞMASI

Yaziyi gonderen in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel