20
2025
“SARNIÇ” (Sait Faik Abasıyanık)
“Sarnıç”
Sait Faik Abasıyanık
Hikâyeler, Şubat 2025, 120 Sayfa
okumak ve arşivlemek için:
https://upas.evvel.org/sarnic.pdf
Türk Edebiyatı’nın en etkileyici hikâyecisi Sait Faik‘in 1939 yılında kendi imkânlarıyla yayımladığı ikinci hikâye kitabı olan Sarnıç‘ı okurlarımıza sunmaktan gurur duyuyoruz.
Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.
18
2025
Kuzgun Acar Özel Sayısı (Milliyet Sanat, 13 Şubat 1976)
13 Şubat 1976 tarihinde yayımlanan Milliyet Sanat Dergisi-Kuzgun Acar Özel Sayısı’nın tam metnini (pdf dosyası biçeminde) https://evvel.org/milliyetsanat76kuzgunacar.pdf adresinden okuyabilir ve arşivleyebilirsiniz. Özel sayıda Zühtü Müritoğlu, Haldun Taner, Onat Kutlar, Namık Denizhan, Mengü Ertel, Özdemir Nutku ve Ziya Metin’in yazıları bulunuyor…
Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Kuzgun Acar başlıklı ilgilerin tümünü https://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden inceleyebilirsiniz.
17
2025
YANKI ODASI // 20. Bölüm // KUZGUN ACAR’A SAYGI // ÖZEL YAYIN // 13 Şubat 2025 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar
Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ
Yankı Odası‘nın 20. Bölümü’nde ‘sıkı yontucu (heykeltraş) Kuzgun Acar’ı saygıyla andık ve evvel.org arşivinin içinde gezindik…
21. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)
ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar
Hamişler:
1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar
2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info
16
2025
Tiyatro Dergisi: Kuzgun Acar Özel Sayısı (Mayıs, 1976)
Kuzgun Acar‘ın da yayın kurulunda yer aldığı Tiyatro Dergisi’nin (vefatından 2 ay sonra yayımlanan ilk sayısı, 3 Mayıs 1976, No: 32) Kuzgun Acar için özel bir anma bölümü içeriyor. Dergide bulunan anma metinlerinin tamamını (pdf dosyası biçeminde) https://evvel.org/tiyatro76kuzgunacar.pdf adresinden okuyabilir ve arşivleyebilirsiniz.
Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Kuzgun Acar başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden ulaşabilirsiniz.
14
2025
Dipsiz Göl’ün ismi nerden geliyor… O çizgi nerden geliyor? (Zafer Yalçınpınar)
Bolu / Düzce / Kaynaşlı / TOPUK YAYLASI
Dipsiz Göl Köyü / Bıçkı Yanı Köyü









(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız…)


tam metin pdf: https://upas.evvel.org/dipsiz.pdf
basılı nüsha: https://www.kitapyurdu.com/kitap/dipsiz-gol/669036.html
(…) Dipsiz Göl’de yer alan şiirler 2017’den günümüze kaleme aldığım 21 pâreden oluşuyor. Bu şiirleri fragmante varoluşlarından çıkararak, şiirlerin taşıdığı kırık ve acılı yükleri bütünsel bir düzlemde nasıl konumlandırırım diye uzun zamandır düşünüyordum:- maalesef şairler bazı tarihsel döngü noktalarında birer düşünür gibi davranmak zorunda kalır. Neyse… Bahsettiğim ve ihtiyaç duyduğum konumlandırma noktasında yeni bir imgesel alan derinliği tasarımı oluşturmam gerekiyordu ki bu tasarımı oluşturabilmem için de 21 pâredeki benzerlikleri ve farklılıkları belirlemek çok önemliydi. Şiirlerin sınırlarını yoklamam, şiirsel dil açısından yakınsama ve ıraksama noktaları nasıl akışkanlaşıyor gibi sorulara cevap bulmam ve şiirlerin biçimsel öğelerini dönüştürmem gerekiyordu. İşte, senin ifade ettiğin ‘nefessiz imgesel düzlem’ veya ‘karanlık ormanlardan geçmek’ gibi benzetmeler böylesi bir ortak alanda anlam kazanıyor; Almancası ‘weltschmerz’… Bu ifadeyi ‘dünya ağrısı’ veya ‘varoluş sancısı’ olarak çevirebiliriz. Bugün içerisinde hayatta kalmaya çalıştığımız neoliberal düzenin kentsel gündemini ve tüm bileşenleriyle birlikte kurulu rant ekosistemini -gerçekten de- kötücül bir ‘karanlık orman’ olarak görebiliriz. Ve evet, bu palyatif ve tıknefes süreç bir yaşayıştan çok ‘hayatta kalma’ uğraşısı olabilir ancak… Ölümle kalım arasında… Uğur’un Taksim’deki düşüş ânı zihnimdeki imgesel haritada böylesi bir orijin oluşturdu. ‘Dipsiz Göl nerde, neresidir?’ diye sorsan bana, ‘Taksim’de, Uğur’un atladığı ânda ya da düştüğü yerde açılan bir paralel evrende!’ diye cevaplarım. Uğur’un ‘kazayla intihar’ olarak tanımladığım düşüşü ve vefatı zihnime bir şimşeğin görüntüsü gibi mıhlandı… (…)
Zafer Yalçınpınar
‘Bir Ölüm Kalım Meselesi Olarak Şiir ve Dipsiz Göl’ başlıklı söyleşiden…
Azimet Avcu- Zafer Yalçınpınar, Aralık 2023
Söyleşinin tam metni şurada: https://evvel.org/bir-olum-kalim-meselesi-olarak-siir-ve-dipsiz-gol-zafer-yalcinpinar-azimet-avcusoylesi
Zafer Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve kitaplarına https://www.zaferyalcinpinar.info adresinden ücretsiz pdf biçiminde ulaşabilirsiniz.
12
2025
ECE AYHAN VİDEO ARŞİVİ




Ece Ayhan’a dair video arşivine https://youtube.com/playlist?list=PL-xdB10oBNDXU6wkU5PgEecyyg1BePwuh adresinden ulaşabilirsiniz.
Hamiş: “Ece Ayhan” başlıklı araştırmalara https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan adresinden, Ece Ayhan araştırmalarının indeksine https://evvel.org/eceayhanindeksi.pdf adresinden, Ece Ayhan web sitesine ise https://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.
10
2025
Performans öznesi kendini sömürür. Sömüren aynı zamanda sömürülendir de. Fail ve kurban burada birdir. (Byung-Chul Han)
(…) “Şeffaf Toplum” ütopyası gözetlemenin sınırlarının kaldırılmasına dayanır. Güç ve hâkimiyet ilişkileri oluşturan her tür asimetrik enformasyon akışı ortadan kaldırılmalıdır. Yani talep edilen karşılıklı olarak aydınlatmadır. Sadece aşağısı yukarısı tarafından değil, yukarısı da aşağısı tarafından gözetlenecektir. Herkes herkesi görünürlüğe ve kontrole itecektir, üstelik de özel hayatlar buna dahil olacak şekilde. Bu topyekûn gözetleme “Şeffaf Toplum”u insanlıkdışı bir kontrol toplumu haline getirir. Herkes herkesi kontrol eder.
(…) Dahası topyekûn kontrol, eylem özgürlüğünü yok eder ve sonuçta herkesin hizaya getirilmesiyle sonuçlanır. Özgür eylem alanları açan güvenin yerine kontrolü geçirivermek mümkün değildir: “İnsanlar yöneticilerine inanmak ve ona güvenmek zorundadır; güvenleriyle ona belli bir eylem özgürlüğü verir ve sürekli bir gözetim ve denetimden feragat ederler. Böyle bir otonomi olmasa yöneticinin gerçekte tek bir adım atması mümkün olmazdı.” (95)
(…)
Şeffaflık toplumu tam da performns toplumunun mantığıyla hareket eder. Performans/başarı öznesinin karşısında onu çalışmaya zorlayan ve sömüren bir tahakküm mercii yoktur. O kendisinin efendisi ve girişimcisidir. Ama tahakküm merciinin yok oluşu gerçek bir özgürlüğe ve zorlamadan kurtuluşa yol açmaz, çünkü performans öznesi kendini sömürür. Sömüren aynı zamanda sömürülendir de. Fail ve kurban burada birdir. Kendini-sömürü, ötekili-sömürüden daha verimlidir, çünkü bir özgürlük duygusu eşliğinde gerçekleşir. Performans öznesi özgür, kendisi tarafından oluşturulmuş bir mecburiyete tabi kılar kendini. Kontrol toplumunun temelinde de bu özgürlük diyalektiği vardır. Kendini ışıklandırma ötekili-ışıklandırmadan daha etkilidir, çünkü bir özgürlük duygusuyla birlikte var olur.
(…) Kendini ışıklandıran herkes kendini sömürüye teslim eder. Işıklandırma (Ausleuchtung) sömürüdür (Ausbeutung). Kişinin aşırı ışıklandırılması ekonomik etkinliğini en üst noktaya çıkarır. Şeffaf müşteri dijital panoptikonun yeni mahkûmu, homo sacer’idir hatta.



Byung-Chul HAN
Şeffaflık Toplumu, Çev: Haluk Barışcan
Metis Yay., 9. Baskı, ss. 69-72
09
2025
John Steinbeck’in Romanları’nın Eski Baskılarından Şömizler ve Ciltler Seçkisi


(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız…)


EVV3L kapsamındaki John Steinbeck Arşivi:
1/ https://evvel.org/ilgi/john-steinbeck
2/ https://evvel.org/ilgi/john-steinbeck/page/2
(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız…)


EVV3L kapsamındaki John Steinbeck Arşivi:
1/ https://evvel.org/ilgi/john-steinbeck
2/ https://evvel.org/ilgi/john-steinbeck/page/2




(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız…)
EVV3L kapsamındaki John Steinbeck Arşivi:
1/ https://evvel.org/ilgi/john-steinbeck
2/ https://evvel.org/ilgi/john-steinbeck/page/2
07
2025
Türkiye’de Neoliberal Popülizm, Otoriterleşme ve Kriz (Doç. Dr. Ümit Akçay)
Popülizm, içeriği farklı şekilde doldurulan, bazı durumlarda birbirinden çok farklı gelişmeleri açıklamak için kullanılan esnek bir kavram olagelmiştir. Hatta, bir özelliği de net bir tanımın olmamasıdır (Laclau, 1977: 143). Popülizm kavramının kendisi gibi ekonomik içeriği de tarihsel olarak şekillenir. Ancak son dönemde kavramın daha sık gündeme gelmesinin nedeni, 2008’de patlak veren ve halen aşılamayan küresel ekonomik kriz sonrasında dünya ekonomisinde ve siyasetinde yaşanan gelişmelerdir. Bu gelişmeler arasında belki de en kritik olanı, kriz öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında ekonomi politikalarında bir değişim olmaması, yani erken kapitalistleşmiş ülkelerde krize verilen politika tepkisinin “daha fazla neoliberalizm” olarak şekillenmesidir. Bizzat sorunun kaynağı olan ekonomi politikalarındaki bu ısrar gelir dağılımı adaletsizliklerini daha da artırarak, gerek ABD’de gerekse Avrupa’da merkez (sağ ve sol) siyasetin itibar kaybetmesinde ve farklı tonlardaki popülizmlerin yükselmesinde büyük rol oynamıştır. (…)
2019 yılında Toplum ve Bilim Dergisi‘nin 147. sayısında yayımlanan ve Doç. Dr. Ümit Akçay tarafından kaleme alınan makelenin tam metnini https://evvel.org/neoliberalpopulizm.pdf adresinden okuyabilirsiniz.
06
2025
Çılgın Dünyadan Uzak: John Steinbeck ile Ed Ricketts’ın Dostluğu

Ed Ricketts, John Steinbeck’in “Sardalye Sokağı” ve “Tatlı Perşembe” adlı eserlerinde yer alan laborant (Doc) karakterinin gerçek hayattaki karşılığıdır. Ricketts, Kaliforniya’nın Monterey Körfezi’nde yaşayan bir deniz biyoloğudur ve ilham verici davranış, buluş ve düşünceleriyle Steinbeck’in yaşamını etkileyerek kitaplarına önemli bir karakter olarak yansımıştır. Tuhaf bir olay sonucunda 1948’de vefat eden Ricketts’a ithafen John Steinbeck, “The Log From The Sea of Cortez” adlı eseri kaleme almıştır ve kitabın girişine de Ed Ricketts’ın yaşamı ile ilginç görüşlerini içeren uzun bir makale eklemiştir. Kitap, 1967 yılında Halk Kitabevi tarafından ‘Çılgın Dünyadan Uzak’ ismiyle Türkçe’de yayımlanmıştır. (Çeviren: Öznur Özer) Ed Ricketts ile John Steinbeck’in dostluğuna dair daha detaylı bilgilere İngilizce olarak aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz. (Zy)
1/ https://www.naturespeace.org/edricketts51steinbeck.htm
2/ https://www.westernflyer.org






Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan John Steinbeck başlıklı ilgilere https://evvel.org/ilgi/john-steinbeck adresinden ulaşabilirsiniz.
06
2025
Pippin IV’ün Kısa Süren Saltanatı’ndan… (John Steinbeck)
(…)
“… Şimdi taşı kaldırmak ve altındaki böcekleri görmek istiyorsun. İnsan fazilet arar…
Ta ki bu faziletin tatbik edildiği noktaya varıncaya kadar. (…)”
(…)
“Bana tacı zorla kabul ettirenler bana hiçbir şey vermek niyetinde değiller.”
“Oh, nihayet anlıyorsun. Gerçekten korkanların sinik dedikleri insan tipi olmaya başlıyorsun. Yani dönmeyen bir tekerlek, çiçeksiz bir bitki olduğunu anlıyorsun.”
(…)
“Ticaretin birinci ödevi talep yaramak, ikincisi ise bu talebi karşılamaktır. İnsanlara ihtiyaçları olduğu söylenmeseydi birçok şeyler yapılamazdı. İlaçlar, kozmetikler ve deodorantlar vesaire. Otomobilin lüzumsuz bir israf olduğunu, insanları ihtiyaçları olmayan ulaştırma araçları için boşu boşuna borca sktuğunu söyleyebilir misiniz? Bunun doğru olduğunu onlar da, siz de bilseniz bunu otomobil isteklilerine söyleyemezsiniz.” (İletişim Yay., 1. Baskı, 2022, ss. 82-84)
(…)


John Steinbeck / Pippin IV’ün Kısa Süren Saltanatı
Kapak (ve Şömiz) Görüntüleri
(Zafer Yalçınpınar Koleksiyonu’ndan…)
(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayın…)


Çevirmen Rasih Güran‘ın İthaflı İmzası
(Zafer Yalçınpınar Koleksiyonu’ndan…)
(Görseli büyütmek için üzerlerine tıklayın…)





John Steinbeck / Pippin IV’ün Kısa Süren Saltanatı
Remzi Kitabevi, İlk Baskı,1963
Kapak, Şömiz ve Cilt Görüntüleri
(Zafer Yalçınpınar Koleksiyonu’ndan…)
(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayın…)

John Steinbeck
Pippin IV’ün Kısa Süren Saltanatı, Çev: Rasih Güran
İletişim Yay., 1.Baskı, 2022, s.116
Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan John Steinbeck arşivine https://evvel.org/ilgi/john-steinbeck adresinden ulaşabilirsiniz.
05
2025
“Kuzgun Acar’a İşaret Etmek için 16 Neden” (Zafer Yalçınpınar)
Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan Kuzgun Acar başlıklı ilgilerin tümüne https://evvel.org/ilgi/kuzgun-acar adresinden ulaşabilirsiniz.
03
2025
Bir Uğur Yanıkel Perspektifi ve Uğur Yanıkel’e Saygı Mesajları (23 Aralık 2024)
BİR UĞUR YANIKEL PERSPEKTİFİ (Azimet Avcu)
Uğur Yanıkel kısa yaşamında edebiyat hakkında çok şeyler yaptı ve bunun için bugün onun adını anıyoruz. Uğur’la 2015 yılında bir dergi fuarında tanışmıştık. 20 yaşında pırıl pırıl bir insandı. O yaşlarda edebiyat hakkında keskin çizgileri olan ve bir amaç uğruna bu denli çabalayan çok az insana rastlanır. O dönemlerde, fanzinlerin ve dergilerin birbiriyle yarıştığı dönemde her köşede insanlarla bağ kuran şiirin bu kafes içinde gerçeklerle uğraşmasını gerektiğini düşünen birisiydi. Bu noktada kendine Ece Ayhan’ı rehber edinmişti ve onun arşivlerini didik didik etmekle meşguldü. Ece Ayhan’ın aksi ve kendine has tavrının bir değişiği de Uğur’da yer alıyordu. Kendi sınırlarını çok net çizer yaşamına çok az insan alırdı. Yaşamına aldığı insanlarla muhteşem bir diyaloğu vardı. Bunun yanında enerjisi hiç tükenmezdi. Kendine has söylemleri, her gün yeni bulduğu hitap biçimleriyle yaptığı laf cambazlıkları hiçbir zaman unutulmayacaktır. Uğur’un kişisel tanımını böyle sayfalarca yapabilirim. Ama bugün daha çok yaptığı işlere değinmek istiyorum.
1/ ŞAİRLİK YANI
Şiirleri ve yazıları, Aydınlık Kitap, Diri Ozanlar Derneği, Karanfil, Karazin, Panoptikon, Parende, Peyniraltı Edebiyatı, Dünyadan Çıkış Yolları, Gard, Sipsi Majör gibi dergi ve fanzinlerde yayımlanmıştır. Uğur Yanıkel’in şiiri, bir nehirde suyun kırıldığı küçük şelalelere benzer. Şiirinde, Ece Ayhan’dan fazlasıyla beslenen bir tarihsel derinlik, kapalılık ve kelime oyunları hakimdir. Hatta bazen şiirine o denli bürünür ki, bazı şiir çevrelerinde “Paşa dedesi” olduğu yönünde söylemler duyulmuştur. Silahlar, Bandolar, Hanlar ve Pasajlar gibi şiirlerinde bu temalar sıkça yer alır. Kendisini, Ece Ayhan’ın “Ortodoks”u olarak görür zaman zaman, karşısına kilise papazları çıkar. Dünyada sürekli yerini arayan Uğur, kendisini Meçhul Öğrenci Anıtı’nın kaderini yaşayan biri olarak hisseder. 2018’den sonra şiire ara vermiş ve 23 yaşından sonra bir daha şiir yazmamaya karar vermiştir; çünkü şiir, onu karanlıktan öteye götürememiştir.
Görsel Şiir Çalışmaları:
Görsel şiir üzerine birçok çalışma yapmış olan Uğur Yanıkel, bu çalışmalarının büyük bir kısmını Glitchnâme adlı kitabında toplamıştır. Kitap, yalnızca yayin.pasaj69.org sitesi üzerinden yayımlanmış ve bir süre sonra yayından kaldırılmıştır. Şu an kitaba ulaşılamamakta olup basılı bir nüshası bulunmamaktadır. Ayrıca, Sipsi Majör fanzininde ve bazı sosyal medya platformlarında görsel şiirlerine yer verilmiştir. Bunun dışında resimle de ilgilenmiş olup, resim ve kolaj çalışmalarına imza atmıştır.
2/ DERGİCİLİK YANI
Karazin isimli bir dergiyi iki sayı çıkarabilmiş ekonomik koşullardan dolayı devam edememiştir. Parende Dergisi‘nin son sayılarında yayın kurulunda yer almıştır.
3/ YAYINCILIK YANI
Matbu yayıncılığın artık çağın koşullarına uymadığını ve ekonomik düzeyde sürdürebilir olmayacağını her fırsatta savunan Uğur Yanıkel, Pasaj69 adında otonom bir yayıncılık sitesi kurmuştur. Sitesi hâlâ aktif konumdadır. Burada 13 kitap yayınlamıştır. Kitaplar;
- DERLEME: Kürt Çiçekleri: Özgür Gündem’den Yazılar (Ece Ayhan)
- DERLEME: Express Görüşme Notları: Ümit Bayazoğlu’nun Ece Ayhan İle Yaptığı Görüşmeden Notlar
- DERLEME: İyi Bir Güneş: Ece Ayhan’dan Hikâyeler
- ELEŞTİRİ: YAKIŞMIYOR! Günümüz Edebiyat Ortamına Bir Bakış (Halûk Cengiz)
- ARŞİV ÇALIŞMASI: BAKMAK: Dergilerden Yazılar (İlhan Berk)
- ARŞİV ÇALIŞMASI: Yarı-Saklı Günlükler: Mısırkalyoniğne ve Yugoslavya Günlükleri (İlhan Berk)
- ANLATI: Rüzgâr Defteri (Zafer Yalçınpınar)
- SÖZLÜK: Sonu Zor Sözlüğü (Mustafa Irgat)
- ŞİİR: Aksi İspatlanana Kadar Ayna (Ahmet Keskinkılıç)
- ŞİİR: Kış Algını (İlker Şaguj)
- ŞİİR: Tarihinsancısı (Zafer Yalçınpınar)
- ŞİİR: Ben Hayatımı Kaybederek Kazanıyorum (Murat Çelik)
- ŞİİR: Biraz Birlikte Yürüseydik Ya (Can Küçükoğlu)
4/ ARŞİVCİLİK YANI
Uğur Yanıkel, her şeyden önce bir edebiyat arşivcisiydi. Arşiv odalarında sürekli olarak gezip, bulduğu en küçük ipucunun peşinden giderdi. Bu arşiv çalışmalarının bir kısmını, Zafer Yalçınpınar’ın öncülük ettiği evvel.org‘da ve daha sonra kurduğu Pasaj69 üzerinden yayımlamayı sürdürmüştür. Ece Ayhan’ın öykülerini ilk defa gün yüzüne çıkarmış, Özgür Gündem’de yer alan cesur eleştiri yazılarını da dosya çalışması olarak yayınlamıştır. Ayrıca Haluk Cengiz’in eleştiri yazılarını ve Ümit Bayazoğlu’nun Ece Ayhan ile yaptığı görüşmeleri bir araya getirip kitaplaştırmıştır.
5/ EDİTÖRLÜK VE TASARIMCILIK YANI
Pasaj69’da yayımladığı kitaplarının yanı sıra, çeşitli fanzin ve dergilere de editörlük yapmış ve tasarımlarını üstlenmiştir. Horplak, Sipsi Majör, Karazin gibi dergilere tasarım desteği sağlamıştır. Son dönemlerde ise kitap kapakları üzerine çalışmalar yaparak bir portföy oluşturmuştur.
6/ ELEŞTİREL YANI
Uğur Yanıkel, şiir emlakçılığına, edebiyat yarışmalarına, edebiyat kanonlarına, emek hırsızlarına, yazar isimlerinin parsellenmesine karşıydı. Telif hakları yüzünden edebiyat dünyasında yaşanan sorunlara karşı büyük bir mücadele içindeydi. Özellikle, telif hakları nedeniyle eserlere çöken yayınevlerine ve yine aynı sebeple toplumun ortak malı haline gelen yazarların eserlerini parayla satan piyasa düzenine karşı duruyordu. Edebiyat yarışmalarında, hep aynı jürilerin yer aldığı, objektiflikten uzak, yazarı sadece bir yarış atına dönüştüren sisteme de şiddetle karşı çıkıyordu. Ayrıca, yalnızca telif hakkı yüzünden emeği sömürülen yazarların haklarını savunarak, mahkemelerle karşılaştığı tehditlere rağmen dimdik durmayı başarmıştır. Örneğin, Ece Ayhan’ın öykülerini ilk kez bulan ve yayımlayan kişi olarak, telif hakları yüzünden tehdit edilmiştir. Ancak emeği üzerine çökülerek, bir yayınevi tarafından ismi dahi anılmadan Uğur’un bulduğu eserler kitaplaştırılmıştır. Yanıkel, yazarların isimlerini kullanarak ödüller ve paralar dağıtan yarışmalar düzenleyen çevrelere karşı da gazetelerde yazılar yazmış, bu tür düzenlerin yazarların emeğinden nasıl nemalandığını, haklarını nasıl gasp ettiğini ortaya koymuştur.
Sizlere kısaca bir Uğur Yanıkel perspektifi çizmeye çalıştım. O kısa zamanda uzun şeyler söyleyerek direnmiş, kendini Beyoğlu – Kurtuluş arasından çıkararak bize bu çürük toplum içinde bir hakikati söylemeye çalışmıştır. Uğur’u biz dostları olarak tarih içinde yaşatmaya ve bu ahlaki savaşını sürdürmeye devam edeceğiz. Işıklar içinde uyusun.
(Azimet Avcu)
Uğur Yanıkel’i düşünüyorum iki üç gündür. Ne esaslı şairdi, ne keçi başlı bir oğlandı. Kurtuluş’tan Taksim’e doğru dalgın dalgın yürüyen bu adamı nerde görsem tanırdım. Gencecik yaşında kişiliği olan şiirler yazdı, yazılara, araştırmalara imza attı. Uğur Yanıkel’leri kim korur?
İlk şiir denemelerinden bazılarını “abi bir baksana nasıl bunlar?” diye bana atmıştı. Okumuş, pek beğenmemiştim ama açıkcası dili ve tavrı da hoşuma gitmişti. Daha sonra o bana öğretti. Oya gibi işledi kendini kendi yazın diline. Oradan şahsına münhasır bir ses çıkarttı.
Yazdıkları günden güne kişilik ve eda kazandı. Sonra sevdim. Uzun uzun münazaralar ettiğimiz de oldu. Çok derin bir şairdi. Kasıntı şiirden ve sanatın laf salatası beylik laflar kısmından hiç hoşlanmazdı. Öyle sıradan bir hikâye anlatır gibi anlatmak istiyordu kendini.
Şimdi bakıyorum da Uğur Yanıkel gibi bir şairi ve araştırmacıyı geçtim, -insan ne kadar az! Uğur’un bir kişilik anıtı olarak ortaya koyduğu yaşamını ve eserlerini saygıyla anmaya ve Uğur gibi değerlere her yerde sahip çıkmaya devam etmeliyiz. Pek çok değerli genç yazar var.
Uğur’u bir akşam Ses Tiyatrosu’na, Ferhan Şensoy’u seyretmeye davet etmiştim. Kırmamış, gelmişti. En öndeki localardan birinden hayranlıkla seyretmiştik Ferhan Usta’yı!
Şimdi ikisi de gökyüzündeki o neşeli meyhanede! İnsan, insanı hatırlamalı!
Böyle varırız biz bize!
Uğur’um, çiçeğim, güzel kardeşim, esaslı şairim, aklı beş karış havada âşık oğlanım!
Ben senden razıyım, umarım sen de benden razısındır. Umarım gittiğin o yerlerde rahatsındır.
Öperim çok!
(Tekin Deniz)
(Toprak Şems Tezcan)
“Sürekli içimizden birilerini yitiriyoruz ve iki sene önce Yaşamımızdaki Uğur, ölümdeki Uğur’suzluğa terk edildi. Nasıl söylesek nasıl teselli etsek kendimizi bilemiyorum. Sonsuzlukta devinen şiirleriyle yaşayacaktır kardeşimiz. Yıldızlar yoldaşı olsun Uğur’un.” (Cem Onur Seçkin)
“Uğur kardeşimizi bugün ölümün ötesinde düşlüyoruz gene. gerçekleştirdiği özverili çalışmaları ve şiirleriyle hatırlıyoruz. Dünyada olan her şey ölümden haberdardır diye not almıştım deftere geçen. İşte bunu düşünerek yaşadı Uğur ve yapmaktan hiç geri durmadı. Tüm bu çaban için sonsuz teşekkürler kardeşim. (Emir Alisipahi)
EVV3L kapsamında yer alan
Uğur Yanıkel Arşivi’nin tamamına
https://evvel.org/ilgi/ugur-yanikel
adresinden ulaşabilirsiniz.
31
2025
“Küba /Te Amo” (Tunç Üvendire)
“Küba /Te Amo”, Tunç Üvendire
Ocak 2025, 33 Sayfa
okumak ve izlemek için:
https://upas.evvel.org/kuba.pdf
Tunç Üvendire’nin Küba notları günlük yaşamın sosyokültürel görünümleri olarak okunmayı hak ediyor. Her karenin biçimsel bir analizini yapabildiğimiz gibi içerik okumasını da yapabiliyoruz. Bu özellik fotoğrafçının ürettiği doğrudan görünümlerin anlatımcı yapısına işaret ediyor. (Özcan Yurdalan)
Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.
26
2025
Yeni Şiir: KİLİT TAŞI (Zafer Yalçınpınar)

KİLİT TAŞI
kentsiz bir yerdeydik
_____________yüksekte
bir atmaca
kanatlarını deniyor
bulutlara
____uyku yok
gökyüzü
____her şeyden önce
______________geliyorbirbirini yaşıyor parıltılar
toprağın ellerindeki
________________çizgilerde
ilmeklerin dip dalgasıyla
yolu kesişiyor suların
ve yükseliyor örgü sesi
çok eskiden iyi -bir güneş’inyağmur geçmişin izlerini siliyor
yapraklarını döken bir ağaç gibi
gece oluyorunutkanlaşıyorum
zamanın kendisi gece
gecenin kendisi zaman
ve her yeri uyku bastırıyorve bir KİLİT TAŞI sürüyoruz
______________yaşamla aramızave saklanıyoruz
________yeryüzünün her şeyinden
sönüyor lambalar
bir yorgan gibi sarıyor
___________karanlık
yüreğimizin taşlaşmış
________soğukluğunu
gözenekleriyle birlikte
büyük bir yeraltı şehrindeyiz
hiçbir ölçüt yok zamanı yaralayan
kendi içimizdeki evrenleri anlamak için
______karanlıkla besleniyoruzendişe etmeyerek
_________geleceğin
____________sonrasızlığındanbiz buzullara şiir gömdük
ve onurumuzla öldük
Zafer Yalçınpınar
Ocak 2025
Hamiş: Yalçınpınar’ın tüm şiirleri ve şiir kitapları ücretsiz olarak şurada: https://www.zaferyalcinpinar.info/2016/12/zafer-yalcnpnarn-tum-siirleri.html
26
2025
“Dünya havadan ibaretti, bekliyordu.” (Duygu Gündeş’in anısına…)
Sappho, Bölüm 31, Sevgiliye Övgü’den… (Çev: Duygu Gündeş)
Kaçak Yayın Dergisi, Sayı: 49, Temmuz-Ağustos 2007
26 Ocak 2019’da yaşamına son veren
Duygu Gündeş‘in tüm edebiyat çalışmalarına
https://duygugundes.info adresinden,
şiir çevirilerine https://upas.evvel.org/cevirisiirler.pdf adresinden,
Duygu Gündeş’e ağıt olarak kaleme alınan
Ölümcül Defter’e ise https://upas.evvel.org/olumculdefter.pdf
adresinden ulaşabilirsiniz.
(Ölümcül Defter’in basılı nüshası da şurada:
https://www.kitapyurdu.com/kitap/olumcul-defter/617360.html)
Koridor Dergisi, Sayı:5, Kış 2008
25
2025
Yalnız Farenin Kafesi (Nevzat Evrim Önal)
Kafesinde, yaşamak için ihtiyaç duyduğu her şey vardı farenin.
Bir mama kabı ve bir koşma tekerleği vardı mesela. Tekerleğe binip koştukça, dışarıya bağlı bir borudan kabına mama doluyordu. Tekerleği döndürdüğü her tur için bir lokma. Boş mama kabına düşen mamaların tıkırtısını duydukça daha hevesle koşuyordu fare. Mamaları yanaklarını doldura doldura nasıl yiyeceğini, sonra tok karnına nasıl uyuyacağını hayal ediyordu.
Tekerleği kafesin dışındaki bir üretece bağlıydı. Kendisi için bir kap mama ürettiğinde, onu kafese koymuş efendileri için on kap, yirmi kap mama üretmiş oluyordu. Ama bunun farkında değildi fare. Bilmiyordu ama koşuyordu.
Ne var ki, bazen farenin tekerleği kilitleniveriyordu. Ne kadar koşsa dönmüyor, kabına mama dolmaz oluyordu. Böyle zamanlarda çaresiz, efendilerine yakarıyor; yeterince hızlı koşmadığını bildiğini, kilidi açarlarsa daha hızlı koşacağını söylüyordu.
(…)
Abartılmış hiçbir şey yok bu kıssada. Patron sınıfının hayal ettiği gelecek, kapitalizmin ütopyası böyle bir şey.
Tam olarak böyle yaşamıyorsak, bunun bir sebebi sermaye düzeninin henüz her bir insanı bu kadar yalnızlaştırabilecek derecede “gelişmiş” olmaması. Dünyanın her yerinde, emekçi insanların birbirleriyle kurduğu her sosyal ilişkinin yerine metalarla kuracakları tüketim ilişkileri koyamıyor. Çünkü bu metaların hepsinin öncelikle emekçilere satılabilmesi gerekiyor ve emekçi sınıfın emek üretkenliğinin düzeyi, bir yandan her bir emekçinin, böyle metalarla kuşatılmış, yalnız ve izole bir hayat yaşayacağı tüketim düzeyini mümkün kılacak, diğer yanda ise sermaye birikimini sürdürecek bir noktaya henüz ulaşmadı.
(…)
Fare benzetmesinden rahatsız olan varsa, hatırlatmak isterim: İnsanın evrimini geriye doğru takip ettiğinizde, kendi erkekliğini balyoz zannedip “alfayım malfayım” diye etrafta gezinen bilumum dallamanın kendini benzettiği yırtıcı hayvanlara, kurtlara, aslanlara, kaplanlara, kartallara falan değil fareye varıyorsunuz. Tıbbi deneyler bu yüzden fareler üzerinde yapılıyor.
Bu deneylerden biri antidepresan ilaçların etkinliğini ölçmek için kullanılıyor. Bir ismi “Davranışsal Umutsuzluk Testi” ama sevimsiz çağrışımlarından dolayı “Zorunlu Yüzme Testi” ismi kullanılıyor. Bu testte önce fareyi kaçma imkânı olmayan su ile dolu bir kavanoza atıyorsunuz. Hayvan 15 dakika debelendikten sonra çıkartıp 24 saat bekletiyorsunuz. Sonra hayvanı bir kez daha kavanoza atıp, bu kez beş dakika bekletiyor ve bu beş dakika içerisinde hayvanın kurtulmaya çalışmadığı, yani sadece kafasını suyun üzerinde tutmak için gereken eforu gösterdiği süreyi ölçüyorsunuz.
Bir antidepresanın etkinliği, hayvanın kavanoza ikinci kez atıldığında pasif bekleme süresinin kısalmasıyla, yani kurtulamayacağını bilse de çaba göstermesiyle ölçülüyor.
***
Son 40-50 yılda giderek daha fazla konuşulur hale gelmiş sorunlara bakın; obezite, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, her türlü bağımlılık, narsisizm, depresyon… Tamamında yukarıda anlattığım gidişatın olumsuz yönde ve güçlü bir katkısı olduğunu görürsünüz.
Kapitalizmi savunan liberaller sürekli kişi başına düşen tüketimin yükseldiğinden, ortalama ömrün uzadığından bahsediyor. Her yıl herkese yetecek olandan çok daha fazla gıda üreten bu bolluk düzeninin halen yılda dokuz milyondan fazla insanın açlıktan ölmesini engelleyemiyor olması bir yana; insanlar daha fazla meta tüketirken de “iyi” hayatlar yaşanmıyor. Kapitalizm geliştikçe emekçi insanlar özgürleşmiyor; bir esaretin yerini başka bir esaret alıyor. Yoksunluğun en kaba biçimi olan açlık aşılıyor, bu sefer de giderek tüm insani değer ve ilişkilerin yerini metaların aldığı, insanların kendi ürettikleri şeylerin kölesi haline geldiği bir tüketim hayatının yarattığı yoksunluklara, bu yoksunluklardan üreyen sağlıksızlıklara varılıyor.
(…)
Nevzat Evrim ÖNAL
20 Ocak 2025, sol.org.tr
Yazının tam metnini https://haber.sol.org.tr/yazar/yalniz-farenin-kafesi-397548 adresinden okuyabilirsiniz.
19
2025
Nâzım Hikmet’in gerçek yaşamını anlamak için kitap önerileri…
EVV3L kapsamında yayımlanan
NÂZIM HİKMET İlgileri:
1/ https://evvel.org/ilgi/tas-ucak
2/ https://evvel.org/ilgi/tas-ucak/page/2
3/ https://evvel.org/ilgi/tas-ucak/page/3
4/ https://evvel.org/ilgi/tas-ucak/page/4
5/ https://evvel.org/ilgi/tas-ucak/page/5
6/ https://evvel.org/ilgi/tas-ucak/page/6
18
2025
Emir Alisipahi âlemi TERS’liyor: Hepsinde Gözüm Var!
Spotify‘da dinlemek için:
https://open.spotify.com/track/6Zz3bnk1nLUIp5W1tORYDV
Not: Emir Alisipahi’nin Upas Yayın kapsamında yer alan eserlerine https://upas.evvel.org/?tag=emir-alisipahi adresinden ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.
17
2025
David Lynch ve Gezi Direnişi
ABD’li yönetmen David Lynch, 78 yaşında hayatın kaybetti. Birçok unutulmaz filme imza atan David Lynch, Gezi Parkı eylemlerine destek vermişti: https://12punto.com.tr/yasam/david-lynch-gezi-icin-destek-vermisti-iste-o-fotografin-hikayesi-69296
12
2025
YANKI ODASI // 19. Bölüm // 12 Ocak 2025 // Zafer Yalçınpınar // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı
Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ
Yankı Odası’nın 19. Bölümü, 12 Ocak 2025
20. Bölüm’ün yayın tarihine/saatine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)
ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar
Hamişler:
1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar
2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info
07
2025
Cemal Süreya ve iki farklı Papirüs Dergisi… (1961 ve 1966)
Edebiyat tarihinde ün salmış Papirüs Dergisi, ilk önce 1961 yılında Ankara’da 2 yaprak ebadında yayımlanmaya başladı. Sonra 1965-66 döneminde -bu kez İstanbul’da- kitap şeklinde yayımlanmaya devam etti. İstanbul menşeli ikinci seriden önceki Ankara menşeli baskılar, edebiyat dünyası tarafından pek bilinmez. -Hatta, “Cemal Süreya’yı anmak için Papirüs’ün tıpkıbasımlarını yayımlıyoruz!” iddiasında olan yayınevleri (Artshop vs.) filan da bu önemli ayrıntıyı bilmezler, atlamışlardır ya da daha kötüsü; nazara almamışlardır!.-
Papirüs Dergisi’nin Ankara menşeli 4. sayısı(1961) ile İstanbul menşeli 4. sayısının(1966) kapak görüntüleri ve künye bilgileri, karşılaştırmalı olarak (karşılaştırılsın diyedir) aşağıda bulunmaktadır. (Zy)
Papirüs’ün 1961’de yayımlanan ilk serisinden 4. sayının kapak görüntüsü.
(Muzaffer İ. Erdost ile Cemal Süreya’nın yazıları yan yana…)
*
Papirüs’ün 1961’de yayımlanan ilk serisinden 4. sayının künyesi…
(Büyütmek için tıklayınız…)
*
Papirüs’ün 1966’da yayımlanan ikinci serisinden 4. sayının kapak görüntüsü.
*

Papirüs’ün 1966’da yayımlanan ikinci serisinden 4. sayının künyesi…
*
Hamiş: Papirüs’ün 1961 serisinin 4. sayısını Evvel Fanzin’e ulaştıran Aydedim Sahaf‘a teşekkür ederiz.
07
2025
Ali Koç’la birlikte başarısızlığın kaçıncı yılındayız?!
Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Fenerbahçe” ilgilerine https://evvel.org/ilgi/kara-deryalarda-bir-fenersin adresinden, Kadıköy başlıklı ilgilere ise https://evvel.org/ilgi/kadikoy adresinden ulaşabilirsiniz.
06
2025
YANKI ODASI / 2024 / TÜM CANLI YAYINLAR (18 Bölüm, İzleme Listesi)
2024 Tüm Canlı Yayınlar İzleme Listesi (18 Bölüm)
PLAYLIST: https://www.youtube.com/playlist?list=PL
-xdB10oBNDWRLUdJSfNfE8sUx0B317V0
YANKI ODASI’NIN TÜM BÖLÜMLERİ 2024 (18 Bölüm)
İzleme Listesi: https://www.youtube.com/playlist?list=
PL-xdB10oBNDWRLUdJSfNfE8sUx0B317V0
2025 yılındaki yayın tarihlerine/saatlerine ilişkin bilgiler/güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz. (instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)
ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar
Hamişler:
1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar
2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info














































































