May
29
2025
--

Söyleşi: ORUÇ ARUOBA, USTA, USTALIK VE USTA DEFTERİ’NE DAİR… (Zafer Yalçınpınar)


31 Mayıs 2020 tarihinde vefat eden ustamız Oruç Aruoba’yı saygıyla anıyoruz: Upas Yayın’ın dostlarından Emrah Sönmezışık, Alparslan Beyhan, Cem Onur Seçkin ve B. Emir Alisipahi geçtiğimiz ay 6:45 Yayın tarafından kitaplaştırılan Oruç Aruoba, Usta Defteri hakkında Zafer Yalçınpınar’a çeşitli sorular yönelterek, usta ve ustalık olgularını irdeliyor…


ORUÇ ARUOBA, USTA, USTALIK
VE USTA DEFTERİ‘NE DAİR…


Emrah Sönmezışık: Oruç Oruoba ile gerçekleştirdiğiniz görüşmelerin “ustalık ile yaşama onuru” kıymeti taşıdığını belirtiyorsun. Usta ve ustalık kavramları birbirini oluşturan ve birbirinden ayrılması güç kavramlar. Kitabın girişindeki söylemin usta-çırak ilişkisinin ötesinde bir anlam mı taşımakta?

Zafer Yalçınpınar: Oruç Aruoba, 80’ler öncesi akademik yaşantısında da akademiden ayrıldıktan sonraki dönemde de “anlama, anlatma, öğrenme, öğretme” gibi işlevleri usta-çırak ilişkisi şeklinde biçimlendirmiştir. Evet, Aruoba akademiyi terk etmiştir, fakat anlamayı, anlatmayı, öğrenmeyi ve öğretmeyi bırakmamıştır. 90’ların sonunda ve 2000’lerin başında Gümüşlük Akademisi ile Açık Üniversite kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalar da bunu gösteriyor. Bu örneklerle birlikte bizim tüm görüşmelerimizde de bize aynı şekilde yaklaşmıştır. Hatta edebiyat, yayıncılık ve felsefe çevresinden yaşça büyük isimlere “Oruç Aruoba benim ustamdır,” dediğimde karşı taraftan “Oruç Aruoba hepimizin ustasıdır!” cevabını, tepkisini alıyorum. Burada önemli olan şey, Oruç Aruoba’nın hiçbir zaman, hiçbir durum karşısında bir “üstat” gibi davranmamasıdır. Üstat, tek başınadır. Üstatlar uğraştığı işleğin gizlerini ve özünü üçüncü kişilere aktarmazlar. Buna karşın “usta” öyle değildir. Usta, işleğin gizini ve özünü “yaşayarak” en iyi şekilde kavrar ve çeşitli yöntemlerle işleğin gizini-özünü yani zanaatını çırağına (hatta, çırak bu aktarımın idrakine eşzamanlı olarak kavuşmasa bile) aktarmaya çalışır. Usta iyiyse, çırak (çırağın kendisi farkına varmadan) zamanla ustalaşır. Usta öldüğünde yaşamının anlamı ve özü, çırağına, çıraklarına geçer. Aruoba’nın en önemli sözüdür çıraklarına: “Anlam, hep, sonradan gelir.” Bu silsile, ahilikten günümüze uzanan bir şekilde, ustanın hayatının anlamı ve sonucudur da. Fakat, üstat tek başınadır. Üstat öldüğünde yaşamının anlamını da kendisiyle beraber götürür. Bu bağlamda kesin bir şekilde söylüyorum: Oruç Aruoba ustaydı, ustamdı, ustamızdı. Günümüzün üstatları gibi yapmazdı ustamız! Örneğin, yaşarken kendi heykelini diktirtmemiştir, örneğin kendini yaşayan en büyük şair seçtirtmemiştir. Usta, diğer her şeyle birlikte “zamanlama”nın ve “yaşamın anlamı”nın da ustasıdır. Ustalık; ustanın kendi işleğiyle birlikte yaşamının anlamını önce yüklenmesi, sonra da çıraklarına özgün yöntemlerle aktarmasıdır.      

Alparslan Beyhan:Bir mühendis, ne kadar ahmaksa o kadar mühendistir. İyi bir mühendisse, yani, ahmaktır zaten. Üzülme!” Bu sözü biraz açar mısın?

Zafer Yalçınpınar: Açıklayayım. Mühendis tipolojisi, matematiksel modelleme (algoritma), mantık ve bilgi teorisi açısından deterministik sınama, ölçme ya da deneyleme yöntemleriyle çalışır. Fakat özellikle de kapitalist endüstri devrimi sonrasında matematiksel modellemenin değiştiği, deterministik bileşenlerin yanına her zaman %3, %5, %10 oranında bir stokastik bileşen, “hata payı” eklendiği görülür. Yani, matematiksel modeldeki deterministik bileşenlerinin açıklayamadığı her şey kendini stokastik bileşende ifade eder. Bunun felsefedeki karşılığı “bulanık mantık” veya “dilsel görelilik” olarak tanımlanabilir. Buna bilim dünyasında “entropi”,“insan faktörü”, “metal yorgunluğu” veya başka isimler de koyuldu. Mühendis tipolojisi ister ki modelinde “stokastik” bileşen olmasın. Her şey keskin, pürüzsüz, hatasız, sıfır hatayla işlesin ve kurduğu model 6 Sigma teorisindeki gibi mükemmelleşme yolunda çalışsın falan… Tamam, belki üretim, makineler, robotlar ve yazılım dünyasında durum böyledir veya özellikle endüstri 4.0 tipi büyük veri algoritmalarıyla teorik bir mükemmeliyete yaklaşılıyor. Ama hiçbir zaman bu mükemmeliyet hayali pratikte gerçekleşmeyecek. Çünkü hesaplama dili olan matematikte “sayılamaz sonsuz” diye bir kavram var. Ya da örneğin “pi sayısı” diye deterministik açıdan tam olarak ne/kaç olduğu kesinleşmemiş bir sayı var hâlâ… Şimdi bu tip bilinmezler varken tutup, “Ben pi sayısını tam olarak biliyorum, ben her şeyi mükemmelleştirdim, mükemmel bir model yarattım.” diyen bir mühendis -en hafif tabiriyle- ahmaktır. Fakat aynı mühendis söz konusu “hatasız modelleme gayreti” yolunda ilerlediği, çabaladığı için de deterministik gelişim açısından -yani hata payını azaltmak yolunda- iyi ve başarılı bir mühendistir. Aruoba, “ahmak” ifadesiyle bu çelişkiyi ve imkânsızlığı anlatmaya çalışıyor. Endüstri 4.0’ın ve dijitalleşmenin konuşulduğu çeşitli mecralarda şu şiirsel soruyu dile getiriyorum hep: “Robotlar düşünebiliyorlar, tutarlı hesaplarla öngörüler yapabiliyorlar ve hatta şiir yazabiliyorlar. Fakat rüya görebilecekler mi?” Ya da Ece Ayhan’ın efsanevi bir dizesiyle sorarsak; “düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?” Bilmem, anlatabildim mi…

Alparslan Beyhan: Aruoba’nın yazılarının toplanacağı iki ayrı çalışmanın bahsi geçiyor kitapta. “Yerli Yersiz Felsefe” ve “Benzemezler“. “Yerli Yersiz Felsefe” yazısını ve başka birtakım yazıları da ayrı ayrı yayımladın. Fakat sanırım “Benzemezler“i henüz bir araya getirmedin? Böyle bir niyetin veya çalışman var mı?

Zafer Yalçınpınar: Var… Yıllardır bu çalışmaları evvel.org kapsamında gerçekleştiriyor ve Aruoba’nın kitaplaşmamış metinlerini araştırıyoruz. Önümüzdeki yıllarda, acele etmeden, ustamızın istediği gibi “doğru bir işlekle” bu araştırmaları toparlayacağız, değerlendireceğiz ve başka birçok önemli yaklaşımla birlikte önce Türkçe’nin zihnine -sonrasında da insanlığın zihnine- sunacağız.

Alparslan Beyhan: Aruoba’nın yazmaya niyetlenip de yazamadığı, başlayıp da bitiremediği bir metin var mıydı son döneminde?

Zafer Yalçınpınar: Aruoba’nın yayımlanan son yazısının gezi parkı direnişi zamanında Tayyip Erdoğan’a ithafen kaleme aldığı açık mektup (Cumhuriyet Gazetesi, 17 Ağustos 2013) olduğunu tahmin ediyorum. Fakat, Usta Defteri’nde aktardığım görüşme sırasında (Mayıs 2011’de) “Bülent Arınç, Şevket Kazan ve Kasaba Avukatlığı” başlıklı bir yazıyı sürdürdüğünü ancak tamamlayamadığını ifade etmişti.

Alparslan Beyhan: Üst dudağını dik tutmanın mânâsı… Alternatif bir okuma olarak, bunu, dişlerimizi sıkarak mücadele ederken üst dudağımızın aldığı şekle yorabilir miyiz? Yani Usta, burada “terzi“liği bırakmamanı salık veriyor olabilir mi acaba? Eğer öyleyse, bu vasiyeti tutuyor musun?

Zafer Yalçınpınar: “Bilemiyorum Altan.” Bu tip şeylere zaman karar verir. Dahası, sizler, gelecek kuşaklar karar verecek. Ve şu kesin: “Anlam, hep, sonradan gelir.” Çeşitli iniş-çıkış ve türbülanslarla birlikte, Aruoba’nın öğüdünü uygulamaya ve işaret ettiği yolda ilerlemeye çalışıyorum…

B. Emir Alisipahi: “Yer görelidir; mutlak olan, yoldur —ya da, yürümek…” (Yürüme, s.123) “Hiç umut etme kazanacağın yolunda!” diyor sana Oruç Aruoba. Usta için yolu kazanmak -atımızdan inmeden- salt yolda olmak anlamı mı taşıyordu? Bu tümce, senin yaşamında neleri uyandırmıştır?

Zafer Yalçınpınar: Oruç Aruoba’nın “Yürüme” adlı kitabı -gerçekten de- en kuvvetli ve yol gösterici eseridir. Bir telefon görüşmemizde Aruoba’ya kendi hayatımla ilgili özel bir durumdan bahsetmiş ve anlatının sonuna da Yürüme’den şu tümceyi eklemiştim: “Yeni yer yoktur.” Aruoba anlattığım olaya gülmüş ve şöyle demişti: “Evet, yeni yer yoktur. Çünkü, yeni yol vardır.” Şimdi, sorduğun soruya Aruoba’nın tümceleriyle cevap vermek çok daha iyi olacak, sanıyorum: “Yaşamın, seni ulaşman gereken düzeyin altında tutmağa çalışan eğilimlerle (bu arada kendininkilerle de)savaşmakla geçecek. –Bu yüzden de, ulaşman gereken düzeye ulaşamayacaksın; yani, başarılı olacak o eğilimler, sonunda. Zaten, belki, istedikleri de budur: Senin, onlarla savaşmak yüzünden, ulaşman gereken düzeyin altında kalman… Ama savaşacaksın, gene de: sonuç her iki durumda da aynı olmayacak mı zaten – sen, zaten, ulaşman gereken düzeyin altında kalmayacak mısın ki? –Ama, savaşırsan, en azından (nereye gelebilirsen) geldiğin düzeye savaşarak gelmiş olacaksın –bu da boşuna olmayacak.” (De Ki İşte, s.44)

B. Emir Alisipahi: “Kurtuluş yoktur masalardan.” (İlhan Berk, Şeyler Kitabı, s.64) İlhan Berk, şeylerin tabiatını kurcalarken masa hakkında “Etik, masanın doğası gereğidir.” diyordu. Bu söylemin bir yansıması olarak usta, sandalyenin, sandalyelerin, masaya, masalara göre biçimlenmesi gerektiğini mi tembihliyordu bize?

Zafer Yalçınpınar: Güzel bir analoji kurdun kafanda… Fakat, hayır, Aruoba Gümüşlük Akademisi’ndeki masa-sandalye hikâyesini anlatırken benim “Ustamın tahtı…” söylemimle dalga geçiyordu sanki… “Gözünde büyütüyorsun her şeyi…” der gibiydi. Gülüyordu bana, masa-sandalye hikâyesini anlatırken…

Cem Onur Seçkin: “Şimdi, siz evlisiniz. Mutlu olmak için -kimsenin haberi olmadan- gidin, boşanın. Kimseye haber vermeyin. Sadece siz ikiniz bilin bunu. Daha mutlu olacağınızdan eminim. Ben bunu kendi eşime önermiştim. Ama o kabul etmedi. Sonra, gerçekten boşandık.” deyişiyle  ilginç bir diyaloga giriyor Usta. Aruoba’nın burada bahsetmek istediği şeyi biraz daha açabilir misin? Sence bir duygu-düşünce diyalektiği savunucusu günümüzde bu “evlilik” denilen kamu sponsor şirketlerini tamamen mi reddetmelidir?

Zafer Yalçınpınar: Bir kere, senin de vurgulamaya çalıştığın gibi evlilik dediğimiz resmî birliktelik türü (eğer boşanma ile sonuçlanırsa işbu boşanma süreçleri de dâhil olmak üzere) düğün, kiralama, lojistik, ev sahibi olma, eşya satın alma, doğum, çocuğun eğitimi falan gibi çekirdek aile konularını (özellikle de son 20 yılda) endüstrileştirdi. Eskiden -yarı şakayla- “evlilik müessesesi” denirdi. Şimdilerde ekonomik işlem hacmi olarak koskocaman bir “evlilik sektörü ve endüstrisi”nden bahsedebiliriz. Fakat Oruç Aruoba, senin de aktardığın söylemle, mevcut düzeneğin kapitalist bileşenlerine işaret etmiyordu. Aile ve evlilik kavramının toplumsal katman ve halkalardaki sosyolojik etkileşimini, bu etkileşimin bireyler ve ilişki üzerindeki olumsuzluğunu anlatmaya çalışıyordu. Evlilik, şu veya bu biçimde farklı bir sosyal statü oluşturuyor ve bazı teamüllerle birlikte sosyolojik katmanları ilişkiye dâhil ediyor. Bu da birbirini seven iki insan arasındaki ilişkinin saflığını, özünü ve niteliğini -üstelik de resmî bir şekilde- değiştiriyor. Diğer sosyolojik katmanların müdahalesiyle ilişkinin özü değişiyor; sosyolojik açıdan saflığını ve sivilliğini kaybediyor. Basitçe söylersek; evlilik sonrasında -zamanla- evlenen insanların “bağlılık biçimi” değişiyor, sosyal statü nedeniyle duygusal aşınmalar, farklı öz-değerlendirmeler ve sosyal baskılar oluşuyor. Oruç Aruoba, “İle” adlı eserinin bazı epizotlarında böylesi duygusal erozyonlardan bahseder ve bu tip konuları detaylıca irdeler.   

Alparslan Beyhan: Kitabın takdiminde “Aruoba’nın yayıncılık, yayınevleri ve editörlük ortamına dair anlattığı bazı olaylar ile dile getirdiği bazı isimler -ustanın kendisinin de işbu olaylarla ve isimlerle anılmak -istemediği” için kitaba alınmadı, diyorsun. İsim vermeden de olsa, Aruoba, nelerden/kimlerden dertliydi o sıralar?

Zafer Yalçınpınar: Bu sorunun cevabını geleceğe bırakıyorum. Fakat bu soruna -zamanı gelince- en yüksek perdahtan cevap vereceğimden emin olabilirsin. Tüm taifeye, hepinize, bu güzel sorular ve yaklaşımlar için çok teşekkür ediyorum…

31 Mayıs 2021
upas.evvel.org



Oruç Aruoba, Usta Defteri
(Aktaran: Zafer Yalçınpınar)
6:45 Yayın, Nisan 2021
Satın almak için tıklayın…


Hamiş: Yaklaşık 15 yıldır, EVV3L kapsamında gerçekleştirilen “Oruç Aruoba Arşivi” çalışmalarının tümüne https://evvel.org/ilgi/oruc-aruoba adresinden ulaşabilirsiniz

May
07
2025
--

(…) tuzların acısıyla kavrulan anılarımız (…) (Furkan Berber)

(…)
bir sonsuzluk doğururdu gökyüzünden
tuzların acısıyla kavrulan anılarımız
bir güneş yaklaşırdı zümrüt ormanlarıyla
(…)


Furkan BERBER tarafından kaleme alınan ‘Bir Yazın Sonsuzluk Doğuran Anıları’ adlı şiirin tam metnine https://upas.evvel.org/?p=3039 adresinden ulaşabilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Nis
25
2025
--

“Şimdi Sevişme Vakti” (Sait Faik Abasıyanık)

“Şimdi Sevişme Vakti”
Sait Faik Abasıyanık
(Sait Faik’in Şiirlerine dair
Önemli Bulgular’la birlikte…)

İlk Baskı 1953 Replikası
Ocak 2025, 62 Sayfa

okumak ve arşivlemek için: 
https://upas.evvel.org/simdisevismevakti.pdf


Türk Edebiyatı’nın en etkileyici hikâyecisi Sait Faik‘in tek şiir kitabı olan Şimdi Sevişme Vakti’nin 1953 yılında (vefatından önce) yayımlanan ilk baskı orjinal replikasını okurlarımıza sunmaktan gurur duyuyoruz. Zafer Yalçınpınar tarafından 2017 yılında kaleme alınan ‘Sait Faik’in Şiirlerine Dair Önemli Bulgular‘ başlıklı inceleme çalışması da Sait Faik’in ilk ve tek şiir kitabının yayın süreci ile diğer baskılarına ışık tutarak replikaya eşlik ediyor…


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Şub
20
2025
--

“SARNIÇ” (Sait Faik Abasıyanık)

“Sarnıç”
Sait Faik Abasıyanık
Hikâyeler, Şubat 2025, 120 Sayfa

okumak ve arşivlemek için: 
https://upas.evvel.org/sarnic.pdf


Türk Edebiyatı’nın en etkileyici hikâyecisi Sait Faik‘in 1939 yılında kendi imkânlarıyla yayımladığı ikinci hikâye kitabı olan Sarnıç‘ı okurlarımıza sunmaktan gurur duyuyoruz. 


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Şub
14
2025
--

Dipsiz Göl’ün ismi nerden geliyor… O çizgi nerden geliyor? (Zafer Yalçınpınar)



Bolu / Düzce / Kaynaşlı / TOPUK YAYLASI
Dipsiz Göl Köyü / Bıçkı Yanı Köyü



(Görselleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız…)


tam metin pdf: https://upas.evvel.org/dipsiz.pdf
basılı nüsha: https://www.kitapyurdu.com/kitap/dipsiz-gol/669036.html


(…)  Dipsiz Göl’de yer alan şiirler 2017’den günümüze kaleme aldığım 21 pâreden oluşuyor. Bu şiirleri fragmante varoluşlarından çıkararak, şiirlerin taşıdığı kırık ve acılı yükleri bütünsel bir düzlemde nasıl konumlandırırım diye uzun zamandır düşünüyordum:- maalesef şairler bazı tarihsel döngü noktalarında birer düşünür gibi davranmak zorunda kalır. Neyse…  Bahsettiğim ve ihtiyaç duyduğum konumlandırma noktasında yeni bir imgesel alan derinliği tasarımı oluşturmam gerekiyordu ki bu tasarımı oluşturabilmem için de 21 pâredeki benzerlikleri ve farklılıkları belirlemek çok önemliydi. Şiirlerin sınırlarını yoklamam, şiirsel dil açısından yakınsama ve ıraksama noktaları nasıl akışkanlaşıyor gibi sorulara cevap bulmam ve şiirlerin biçimsel öğelerini dönüştürmem gerekiyordu. İşte, senin ifade ettiğin ‘nefessiz imgesel düzlem’ veya ‘karanlık ormanlardan geçmek’ gibi benzetmeler böylesi bir ortak alanda anlam kazanıyor; Almancası ‘weltschmerz’… Bu ifadeyi ‘dünya ağrısı’ veya ‘varoluş sancısı’ olarak çevirebiliriz. Bugün içerisinde hayatta kalmaya çalıştığımız neoliberal düzenin kentsel gündemini ve tüm bileşenleriyle birlikte kurulu rant ekosistemini -gerçekten de- kötücül bir ‘karanlık orman’ olarak görebiliriz. Ve evet, bu palyatif ve tıknefes süreç bir yaşayıştan çok ‘hayatta kalma’ uğraşısı olabilir ancak… Ölümle kalım arasında… Uğur’un Taksim’deki düşüş ânı zihnimdeki imgesel haritada böylesi bir orijin oluşturdu. ‘Dipsiz Göl nerde, neresidir?’ diye sorsan bana, ‘Taksim’de, Uğur’un atladığı ânda ya da düştüğü yerde açılan bir paralel evrende!’ diye cevaplarım. Uğur’un ‘kazayla intihar’ olarak tanımladığım düşüşü ve vefatı zihnime bir şimşeğin görüntüsü gibi mıhlandı… (…)

Zafer Yalçınpınar
‘Bir Ölüm Kalım Meselesi Olarak Şiir ve Dipsiz Göl’ başlıklı söyleşiden…
Azimet Avcu- Zafer Yalçınpınar, Aralık 2023


Söyleşinin tam metni şurada: https://evvel.org/bir-olum-kalim-meselesi-olarak-siir-ve-dipsiz-gol-zafer-yalcinpinar-azimet-avcusoylesi


Zafer Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve kitaplarına https://www.zaferyalcinpinar.info adresinden ücretsiz pdf biçiminde ulaşabilirsiniz.

Oca
31
2025
--

“Küba /Te Amo” (Tunç Üvendire)

“Küba /Te Amo”, Tunç Üvendire
Ocak 2025, 33 Sayfa

okumak ve izlemek için: 
https://upas.evvel.org/kuba.pdf


Tunç Üvendire’nin Küba notları günlük yaşamın sosyokültürel görünümleri olarak okunmayı hak ediyor. Her karenin biçimsel bir analizini yapabildiğimiz gibi içerik okumasını da yapabiliyoruz. Bu özellik fotoğrafçının ürettiği doğrudan görünümlerin anlatımcı yapısına işaret ediyor. (Özcan Yurdalan)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Ara
19
2024
--

Tümülüs’ün oluşum süreci… (Ahmet Ali Uzun)

Emre Siyahoğlu: Tümülüs’ün oluşum süreci nasıl gelişti? Tümülüs’ü kendince nasıl ve hangi yönlerden tanımlarsın?

Ahmet Ali Uzun: Tümülüs benim için aslında çok yabancı sayılmaz, yer verdiğim mitolojik karakterler ve ögeler gereği ilk kitabım Mitologya’da ele almadığım bir panteonu, başka bir dünyanın inanışından dile getirdim diyebilirim. Aradaki en önemli fark; Tümülüs’te Türk Mitologyası’nın Promete’si sayılan Ülgen’in etrafında dönen yörüngeler, gezegenler, peşi sıra gelen sayıklamalar ve histerilerin onun ağzından ve benim aklımdan dile gelişi söz konusu iken; Mitologya’da ise birden fazla karakterin birbirleriyle farklı diyalogları ve bu diyalogların hepsinin kendi içerisinde pişmesi ve son noktayı, sahne biterken bir perde olarak indirmesi söz konusu.

İşlediğim temanın bana zuhur edişi başta o dönemde yaptığım araştırmalara, okumalara ve gözlemlediğim bağdaşımlarla gerçekleşiyor. Altyapıda her zaman bir neden-sonuç ilişkisi var, boşluklar bilinçli ve eksik. Tam burada Kam devreye giriyor. Kam ve Şamanlık geleneği bizim köklerimizi anlatan doğa ile aramızdaki köprü niteliğini taşıyan kültürel, spiritüelve mistik bir miras. Tümülüs’te aslında yapmak istediğim bunların kafamdaki çarklarda nasıl bir kıvama geleceğini görmekti. Bu şiir dosyası için gökte kümülüs, yerde ise “Tümülüs” arasına sıkışan bir zihnin kurtuluşunu hatırlama çabası diyebilirim. Nordik ve Yunan Mitolojilerine kıyasla daha arka planda kalmış olan Türk Mitologyası bu konuda halen bakir alanlara sahip. Olasılıklar sonsuz.

Kaynak: https://kendineozgu.substack.com/p/kendineozgu03-mailimde-yeni-bir-dijital


Satın almak için:
https://www.kitapyurdu.com/kitap/mitologya/675327.html

Ara
10
2024
--

“Tümülüs” (Ahmet Ali Uzun)

“Tümülüs”
Ahmet Ali Uzun
Aralık 2024, 18 Sayfa
okumak için: https://upas.evvel.org/tumulus.pdf


Tümülüs; göğün on altıncı katında yaşadığına inanılan ve iyiliklerin tanrısı olduğu düşünülen Ülgen’in insanlara ateş yakmayı öğretmesini kendi ağzından ele alırken, Ahmet Ali Uzun aynı zamanda hem kendinin hem de Ülgen’in varoluş sorgulamaları ve sayıklamalarıyla beraber şiirini işleyerek aynı sancıları okura da yansıtmayı amaçlıyor. Gökte kümülüs yerde ise “Tümülüs” arasına sıkışan bir zihnin kurtuluşunu hatırlama çabası…


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Kas
25
2024
--

“Myriorama” (Toprak Şems Tezcan & Nurefşan Büyükmelli)

“Myriorama”
Toprak Şems Tezcan
& Nurefşan Büyükmelli
Kasım 2024, 22 Sayfa
okumak için: https://upas.evvel.org/myriorama.pdf


‘Panorama’nın atası olan ‘Myriorama’ tekniği, yeniden düzenlenip farklı resimler oluşturulabilen, uyumlu arka planlar üzerinde insan, bina ve diğer görsellerin bulunduğu bir dizi resimli kartı tanımlıyor; söz konusu kartlar herhangi bir sırayla düzenlenebilir ve böylelikle tahayyül edilen manzaraların çeşitli şekillerde zihnimizde bütünlemesine olanak sağlar. İki perdeden oluşan bu şiir kitabında Myriorama tekniği, benzeşen alan derinlikleri uygulanarak şiir tiyatrosunu andıran bir ‘Şey’e evrilmiş, bu sayede Toprak Şems Tezcan ve Nurefşan Büyükmelli, zihinlerimizde yaratabileceğimiz tekinsiz sahnelerdeki görüngülerle tekrar ve tekrar oynayabilme fırsatı sunuyor bize… Myriorama artık ne bir kart ne bir tiyatro, ne de bir şiir! Sadece ve sadece okurun zihninde farklı şekillerde yaratılabilecek bir “Şey”.


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler: , ,
Kas
14
2024
--

Upas Yayın’ın 50. Kitabı: “Otuz İki Kısım Tekmili Birden İLHAN BERK” (Sıddık Akbayır)

“Otuz İki Kısım Tekmili Birden
İLHAN BERK”
Sıddık Akbayır
Ağustos 2024, 34 Sayfa
okumak için: https://upas.evvel.org/32ilhanberk.pdf


Sıddık Akbayır, hazırladığı biyografi ve portre çalışmalarıyla yakın dönem edebiyat tarihine çözümleme-karşılaştırma açısından en çok katkıyı sağlayan araştırmacılardan biridir. Akbayır’ın 2008 yılında İlhan Berk’e dair kaleme alarak çeşitli şiir mecralarında yayımladığı sıra dışı portre çalışmasını -bir kez daha- okurun ilgisine sunmaktan mutluluk duyuyoruz.


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz. EVV3L kapsamındaki İlhan Berk Arşivi’ne ise https://evvel.org/ilgi/ilhan-berk adresinden ulaşabilirsiniz.

Kas
08
2024
--

Okur Buluşması: BAHÇEDEN HAİKULAR // TAYFUN POLAT (12 Kasım 2024, Salı, 19.30, KARGART, Kadıköy) (Moderatör: Zafer Yalçınpınar)

12 Kasım 2024 salı günü saat 19.30’da kadim dost Tayfun Polat‘la yeni şiir kitabı ‘Bahçeden Haikular‘ üzerine söyleşecek, Upas Yayın ve dostlarıyla birlikte KARGART‘ta (https://maps.app.goo.gl/FA6gPPKwhrkz8f479) özel bir poetika çalışması gerçekleştireceğiz.

Bahçeden Haikular’ın basılı nüshasını https://www.dr.com.tr/kitap/bahceden-haikular/edebiyat/siir/turk-siiri/urunno=0002129017001 adresinden satın alabilir, tam metin dijital nüshasını ise https://upas.evvel.org/bahcedenhaikular.pdf adresinden okuyabilirsiniz. (Tayfun Polat’ın Upas Yayın kapsamında yayımlanan tüm eserleri -pdf olarak- şurada yer alıyor: https://upas.evvel.org/?tag=tayfun-polat)

Kas
02
2024
--

YANKI ODASI // 14. Bölüm // UPAS YAYIN’IN 6. YILI // 2 Kasım 2024 // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı // Zafer Yalçınpınar, Emir Alisipahi, Cem Onur Seçkin

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


Yankı Odası‘nın 14. Bölümü’nde Upas Yayın’ın (upas.evvel.org) 6. yılını kutlamak için özel bir yayın gerçekleştirdik. Canlı yayında  Emir Alisipahi & Cem Onur Seçkin konuğumuz oldu.


15. Bölüm, 10 Kasım 2024 Pazar günü 22.30‘da youtube kanalında canlı yayın olarak gerçekleşecek… (Yayın saatine ilişkin güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz.) instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Eki
31
2024
--

YANKI ODASI // 13,5. Bölüm // Bütünleme Yayını // 31 Ekim 2024 // Zafer Yalçınpınar // YouTube // Canlı Yayın Tekrarı

Zafer Yalçınpınar‘ın YANKI ODASI şurada:
https://www.youtube.com/channel/UC9E2wBnQTNSVuDvaFfMuzOQ


Yankı Odası’nın 13,5. Bölümü, Bütünleme Yayını, 31 Ekim 2024 Perşembe

13. Bölüm‘de teknik bir nedenden dolayı toplamda 42 dakika süren canlı yayının sadece 31 dakikalık kısmı videoda yer alabilmişti. Bu eksikliği ikmal etmek için 31 Ekim 2024 tarihinde saat 23.00’da bir canlı yayın daha gerçekleştirdik. (Yani; bu ‘bütünleme bölümü’nü 13,5. Bölüm olarak numaralandırdık.)

14. Bölüm, 2 Kasım 2024 Cumartesi günü 21.00‘da youtube kanalında canlı yayın olarak gerçekleşecek..(Yayın saatine ilişkin güncellemeler/değişiklikler için lütfen sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz.)(instagram: @evvelfanzin twitter: @calmayan)

ya da Yalçınpınar’ın YouTube Kanalı’na abone olunuz:
https://youtube.com/@zaferyalcinpinar


Hamişler:

1/ Yalçınpınar’ın kendisiyle konuşmalarının tümü şurada: https://evvel.org/ilgi/kendimle-konusmalar

2/ Yalçınpınar’ın özgeçmişine ve tüm kitaplarına (pdf olarak) şu adresten ulaşabilirsiniz: https://www.zaferyalcinpinar.info

Eyl
11
2024
--

R (Emir Alisipahi)

(…)
bilmezdim kaçında başlar saatlerin 
kaçı onu bulmaya atardı sokaklara gölgemi

bakırın önüne yüzlere ve işite

bilmezdim ilkin hangi gelir günlerin
o hangi günün kapısıydı ki zorlamadan geçtiği
(…)


Emir Alisipahi‘nin yeni şiiri “R”nin tam metnini okumak için https://upas.evvel.org/?p=2837 adresini ziyaret edebilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Tem
08
2024
--

ECE AYHAN’ın Bakışsız Bir Kedi Kara’sı ABD’nin sokaklarında da dolaşıyor! BLIND CAT BLACK! (Full MP3-Youtube-Full Albüm) ve filmin Türkiye gösteriminin hikâyesi… UPAS’ta…


30 Aralık 2008, BirGün Gazetesi

Blind Cat Black adlı albümdeki şarkılar ile
filmle ilgili çeşitli efemeralara
https://upas.evvel.org/?p=2746
adresinden ulaşabilirsiniz.



13 Temmuz 2010, Star Gazetesi

Hamiş: “Ece Ayhan” başlıklı araştırmalara https://evvel.org/ilgi/ece-ayhan adresinden, Ece Ayhan araştırmalarının indeksine https://evvel.org/eceayhanindeksi.pdf adresinden, Ece Ayhan web sitesine ise https://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Haz
13
2024
--

İSTİLA (Mustafa Yakışan)

(…)
Sırtımdaki kanca,
yırtılan zaman ve
kanı çekilmiş bir gövde.


Mustafa Yakışan‘ın “İstila” adlı şiirinin tam metnine https://upas.evvel.org/?p=2732 adresinden ulaşabilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Haz
13
2024
--

Emir Alisipahi’den EPİKA! UPAS’ta!

(…) görüm mor ışıklar çakıyor sağ el sol kapı. eklemlerinden ayrılmış bir cesedi ütülüyorum hû. elsiz ayaksız dalgın bir şecere. (…) ve bahçeleri astığını görsem havaya derim neci bu?


Emir Alisipahi‘nin “EPİKA” başlıklı metninin tamamını https://upas.evvel.org/?p=2726 adresinden okuyabilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
May
21
2024
--

UPAS MÜZİK: “Japonya’da Batı Kaynaklı Müzik Tarihi ve Yeraltı Gitar Gürültüsü” (Tolga Özbey)


1/ Kissu: Japonya’nın Batı Müziğiyle Teması 
(53 sayfa, tam metin, pdf)

2/ Japon Surf Müziği – Eleki Buumu! 
(79 sayfa, tam metin, pdf)

3/ İkinci Dünta Savaşı Sonrası, Japonya’da
Yeraltı Gitar Müziği ve Altkültürleri
 (173 sayfa, tam metin, pdf)


Tolga Özbey’in kaleme aldığı üç kitaplık bu özel seri, Açık Radyo’da sürdürdüğü Egzotik Yeraltı programına paralel olarak İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya’daki kültürel değişimin müzikal yansımaları üzerinde duruyor. Serinin tam metin pdf dosyalarına ulaşmak için https://upas.evvel.org/?p=2710 adresini ziyaret ediniz. 

May
20
2024
--

Deliliği de Metotlu (Toprak Şems Tezcan)

ör, rüzgâr dokuyan sen
üç kez daha soyluymuşsun benden

daha güçlü ol kabından; kır çürük kafesini!
düzensiz bir düzen olsun dilinde:
zaman bir dilencidir, her gün kanlarınızla
allık sürüyorsunuz ona.
(…)

Toprak Şems TEZCAN
Anthos Logeia (Toplu Şiirler 2013-2023)
Plüton Yayın, Mayıs 2024, ss. 225


Hamiş: Tezcan’ın şiirinin tam metnini https://upas.evvel.org/?p=2707 adresinde okuyabilirsiniz. Toprak Şems Tezcan, 2013-2023 yılları arasında kaleme aldığı şiirleri 800 sayfalık özel bir antolojide topladı. Anthos Logeia’yı https://www.kitapyurdu.com/kitap/anthos-logeia-toplu-siirler-20132023/682388.html adresinden satın alabilirsiniz.

May
20
2024
--

Kâhinin Mektupları’ndan (Arthur Rimbaud, 1871)

(…)
O halde şair sahiden ateş hırsızıdır.

İnsanlıktan sorumludur ve hatta hayvanlardan; buluşlarının hissedilmesini, elle tutulmasını, duyulmasını sağlamak zorunda kalacaktır; oradan getirdiği şeyin biçimi varsa, biçimi verir; biçimsizse, biçimsizi verir. Bulunması gereken bir dil;

-Her bir söz, bir düşünce olduğundan, evrensel bir dilin zamanı elbet gelecek! (…)

Bu dil ruhtan olacak, ruh için olacak, her şeyi içinde barındıracak, kokuları, sesleri, renkleri, düşünceye asılıp çeken düşünce. Şair, kendi zamanı boyunca evrensel ruhta uyanan bilinmezin miktarını belirleyecek. Düşüncesinin formülünden, İlerleme yürüyüşünün kaydından fazlasını verecek! Büyüklük norma dönüşüp, herkes tarafından özümsendiğinde, şair gerçekten bir ilerleme çarpanı olacak!
(…)

Ebedi sanatın kendi işlevleri olacak, zira şairler birer yurttaş olacaklar. Şiir bundan böyle Hareket’le aynı ritimde buluşmayacak; onun önünde gidecek.
(…)

Arthur RIMBAUD
Mayıs 1871, Charleville Hapishanesi
“Kâhinin Mektupları”, Çev: Ayberk Erkay
Sel Yayıncılık, 2020, 1. Baskı, ss. 27-29

May
10
2024
--

Bahçeden Haikular’ın özel bahar nüshası yayımlandı… (Tayfun Polat)

Bahçeden Haikular‘ın özel -bahar- edisyonu
basılı nüsha olarak Plüton Yayın tarafından kitaplaştırıldı…

Shopier’den satın almak için:
https://www.shopier.com/ShowProductNew/
products.php?id=25904002

Upas Yayın’da kapsamındaki tüm Tayfun Polat eserleri ise şurada:
https://upas.evvel.org/?tag=tayfun-polat

Şub
24
2024
--

“Bahçeden Haikular” (Tayfun Polat)


Bahçeden Haikular, Tayfun Polat
UPAS Yayın/Şiir, Mart 2024, 51 Sayfa
Okumak için: https://upas.evvel.org/bahcedenhaikular.pdf


Sıkı dostumuz Tayfun Polat‘ın bakışı… uzamda eşsiz bezemeler oluşturuyor: ânların yüzeyini bahçeden haikular‘a dönüştürerek… (Zafer Yalçınpınar)


Önemli Not: “Sıkı şiire öncelik vermek” ve “imgelemin özgürleşmesini sağlamak” amacıyla dijital yayıncılık serüvenine başlayan UPAS Yayın‘ın tüm kitaplarını upas.evvel.org adresinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler: , ,
Şub
20
2024
--

Dipsiz Göl’ün 2. edisyonu yayımlandı…


Dipsiz Göl, Zafer Yalçınpınar
Şiir Kitabı, 2. Edisyon, 50 Sayfa
Plüton Yayın, Aralık 2023

Satın almak için:
https://www.kitapyurdu.com/kitap/dipsiz-gol/669036.html


Dipsiz Göl, 2017-2023 yılları arasında yazılmış şiirlerden oluşuyor. Zafer Yalçınpınar‘ın daha önceki şiir kitaplarında yer almayan bu 21 pâre, tek bir imgenin alan derinliğinde, tek bir şiir olarak kurgulanmış. Yalçınpınar, altıncı şiir kitabını 27 yaşında hayatını kaybeden sıkı dostu Uğur Yanıkel‘e ithaf ediyor…



Dipsiz Göl, Zafer Yalçınpınar
Şiir Kitabı, 2. Edisyon, 50 Sayfa
Plüton Yayın, Aralık 2023

Satın almak için:
https://www.kitapyurdu.com/kitap/dipsiz-gol/669036.html

Hamiş: Dipsiz Göl’ün Upas Yayın tarafından yayımlanan ilk edisyonunun tam metnini pdf dosyası olarak https://upas.evvel.org/dipsiz.pdf adresinden indirerek arşivleyebilirsiniz. Zafer Yalçınpınar’ın tüm şiirlerine ve kitaplarına https://www.zaferyalcinpinar.info adresinden ücretsiz pdf biçiminde ulaşabilirsiniz.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com