Nis
26
2016
--

“Bir Mücadele Aracı Olarak Edebiyat” (Taylan Kara)

21. İzmir Kitap Fuarı, son gününde ilginç bir panele tanıklık etti. “Bir Mücadele Aracı Olarak Edebiyat” konulu ve Hayal Yayınları tarafından düzenlenen panelde konuşam Taylan Kara, Türkiye sol, sosyalist, muhalif ve ilerici yayın organlarının kültür-sanat sayfalarının en iyimser ifadeyle liberal olduğunu savundu: http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/taylan-kara-degerlerimizi-degerlerimize-kufredenlere-madalya-yapiyorlar-153813

Nis
24
2016
--
Nis
22
2016
--
Nis
20
2016
--

“Yıldızlı, berrak geceye karşı ağaç dallarından oluşan çizimi izlemek…” (Julio Cortázar)

cortazar


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan ‘Julio Cortazar’ başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/julio-cortazar adresinden ulaşabilirsiniz.

Nis
17
2016
--

Şiir: “Çay Saatinde Sorular” (Nicanor Parra)

caysaatindesorularnicanorparra

Nicanor Parra
“Şiirler, Karşışiirler, Başka Şiirler”
Çev: Bülent Kale, İthaki Yay., Aralık 2015, s. 29

Nis
09
2016
--

57 Yıl Sonra; ‘Dünyanın En Güzel Arabistanı’nın İkinci Baskısı (Turgut Uyar)

dunyaninenguzelarabistani

‘Dünyanın En Güzel Arabistanı’ / Turgut Uyar
İlk Baskı (Açık Oturum Yayınları, 1959) ve 2. Baskı (YKY, 2016)


Turgut Uyar’ın 1959 yılında yayımlanan Dünyanın En Güzel Arabistanı’nın 57 yıl sonra YKY tarafından ikinci baskısının gerçekleştiğini gördüğümde tuhaf bir heyecan hissettim. Şöyle düşündüm: “Eğer bu şiir kitabı yayımlandığı ilk yıllarda okurlar tarafından anlaşılıp içselleştirilseydi, dünya bugün bambaşka bir yer olurdu.” (Zy)


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Turgut Uyar” başlıklı ilgilere http://evvel.org/?s=turgut+uyar adresinden ulaşabilirsiniz.

Nis
08
2016
--

Göçebe (Nicanor Parra)

(…)

Yıllar boyunca şişelenmiş duran bir ruh
Bir tür cinsel ve entelektüel uçurumda
Burnundan, o da çok az beslenebilmiş
Ve sizler tarafından dinlenilmek istiyor
(…)

Sizler saçınızı tarıyorsunuz, bu doğru, bahçelerde yürüyorsunuz,
Derinizin altında sizin bir başka deri var,
Sizin o derileri otomatik olarak değiştirmenizi
Sağlayan bir yedinci duyunuz daha.
Ama ben bir çocuğum kayaların arkasından annesini çağıran,
Ben taşları burnu hizasına kadar sektirebilen bir yolcuyum,
Ve bağırarak üzerinin yapraklarla örtülmesini isteyen bir ağaç.

Nicanor Parra
“Şiirler, Karşışiirler, Başka Şiirler”
Çev: Bülent Kale, İthaki Yay., Aralık 2015, s. 29

Nis
04
2016
0

Ece Ayhan’ın “Özgür Gündem” Gazetesi’nde Kaleme Aldığı Yazılar ile “Gökkuşağı” Köşesi

eceayhangokkusagi

Ece Ayhan’ın “Özgür Gündem” Gazetesi’nde yayımladığı yazıların içeriği, Ece Ayhan’ın yaşamını ve poetikasını inceleyenler için tuhaf bir “gri bölge” oluştururarak bilinmezliğini sürdürüyor ve hiçbir yazınsal mecrada yüksek sesle ifade edilmiyordu. Pasaj69.org taifesinden Uğur Yanıkel‘in araştırmaları bu belirsizliği ortadan kaldırıyor. Uğur Yanıkel, Ece Ayhan’ın 1992 yılında Özgür Gündem’de kaleme aldığı yazıları (özgün, yayımlandıkları biçemleriyle birlikte) “Kürt Çiçekleri” adlı belgesel bir kitapçıkta toplayarak edebiyat tarihine sundu. Kitapçığa http://bit.ly/ozgurgundem adresinden ulaşabilirsiniz.


ISSUU okuyucuları için alternatif adres şöyle:
https://issuu.com/adabeyi/docs/eceayhanozgurgundem

eceayhanozgurgundem


Hamişler:

1/ Uğur Yanıkel’e işbu özverili ve titiz çalışmayı evvel.org ve takipçileriyle paylaştığı için çok teşekkür ediyoruz.

2/ Kitapçığa EVV3L’in ISSUU alanındaki şu adresten de ulaşabilirsiniz: https://issuu.com/adabeyi/docs/eceayhanozgurgundem

3/ EVV3L  kapsamında yayımlanan Ece Ayhan ilgilerinin indeksine http://bit.ly/eceindeks adresinden, “Bakışsız Bir Kedi Kara” adlı Ece Ayhan web sitesine ise http://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Nis
02
2016
--

Fütürizm ve Nâzım Hikmet

Fütürizm, endüstri devriminin en yoğun döneminde yani 1880-1920 aralığında -büyük buhrana kadar, 1. Dünya Savaşı sürecinde- tezahür etmiş “aceleci bir farkındalık” durumudur. Yani bir açıdan bakıldığında sanayi devriminin gündelik yaşam üzerinde yarattığı makineli yönsemenin, kültürel alana yansımasıdır. Bu yansımanın bütünsel bir reddediş içerdiği aşikâr… Ama tabiî, topyekûn reddedişin sunduğu manifestoların tutarlı bir gelecek kuramı oluşturabildiği konusunda şüpheliyim. Fütüristler, o günlerdeki kültürel değişimi hissediyorlar. Başka bir çağın başladığını, hızın ve endüstrinin kültürel hayata egemen olacağını biliyorlar. Ancak bu değişimin çevrimsel bir dalgalanma olduğunu, post-modernite ya da neo-kapitalizm gibi daha büyük bir eğilimin başlangıcı olduğunu bilmiyorlar. Aslında, Rusya’daki tezahür de böylesi bir durum. Rus romantiklerinin reddedilerek imgeciliğin ön-plana çıkması… Sanırım, gerçeküstücülük ve imgesel yoğunluk fütürizmi geri plana itmiş tarihsel olarak… Marinetti’nin tüm metinlerinde şu duyguyu seziyorum: “Büyük bir değişim var, bildiğimiz her şey yıkılacak. Hızla… Bunun kuramını yazmalıyız.” Yıkım konusunda haklı Marinetti… Ama bu yıkımın neo-kapitalist bir dönüşümle “yapıcı yıkıcılığa” evrileceğini ve tarihsellikten kopmayacağını fark edemiyor.

Nâzım Hikmet’in poetikasında ‘gelecek’ teması ve geleceğin getireceği umutlu beklentiler çokça işleniyor. Ama tabiî fütürizmin tarihsel varoluşu açısından birçok nosyon farkı var. Nâzım Hikmet’teki gelecekçilik nosyonu, fütürizmin parladığı ve diğer akımlara yön verdiği 1890-1920 İtalyanlarına (Boccioni ile Marinetti’ye) bütün bütün benzemiyor. Yani, Nâzım Hikmet’in “Müzeler mezarlıktır” söylemini ya da sarsıcı fütürist manifestoları tüm hatlarıyla benimsediğini düşünmüyorum. Sanırım, aynı dönemdeki (1880-1910) Paris-Montparnasse şairlerinin fütürist yönsemesi ya da M. Jacob ile Apollinaire’in fütürizme yakınsayan bazı çalışmaları Nâzım Hikmet’in poetikasındaki fütürist biçemlerle daha çok örtüşüyor… Paris’teki fütüristlerin imgelemi, İtalyan fütüristlerinki gibi yıkıcı ve dışsallaştırıcı unsurlar taşımıyor. Oradaki dil daha konvansiyonel… Yani, Paris’teki fütürizm “biraz daha az deneysel” desek yeridir. Bununla birlikte, Nâzım Hikmet’teki belirleyici açı tabiî ki sosyalizm ve komünizm olmuştur. Nâzım Hikmet için fütürizm bir teknik araç ya da tahayyül unsuru gibi duruyor. Nâzım Hikmet’in şiirinde içeriği belirleyen şey çok açıktır: Sosyalist bir dünya tahayyülü… Bu bağlamda Nâzım Hikmet, şiirinde yeni bir tarihsel ve hümanist perspektif ortaya koyar. Bu perspektif Türkçe’deki şiirselliği ve şiir dilini tamamıyla değiştirir. Böylesi bir dönüştürücü uzgörüyü ne İtalyanlarda, ne de Montparnasse şairlerinde bulamazsınız. Zaten, Avrupa’daki fütürizm de 1. Dünya Savaşı’yla birlikte -savaşın acılarının yarattığı semantik boşlukla birlikte- yerini dadacılık, gerçeküstücülük gibi daha farklı noktalara bırakacaktır. Varoluşçulara kadar da çok kaygan ve değişken bir zeminde ilerleyecektir avangard batı edebiyatı…

Zafer Yalçınpınar
2 Nisan 2016


Hamiş: Zafer Yalçınpınar’ın kişisel web sitesine http://zaferyalcinpinar.com adresinden, kitaplarına ve özgeçmişine http://zaferyalcinpinar.blogspot.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Nis
02
2016
--

2000’li Yıllara Egemen Olmuş Kötücül Bir Kavram: “YENİ SİNSİYET”

ys

Yaşadığımız “korkunç” durumun ve tüm kötülüklerin sebebini “Yeni Sinsiyet Tipolojisi”nin egemen olmasında bulabiliriz. 2010 yılından bugüne anlatıyoruz… Okuması olanlara, iyi okumalar dileriz…


YENİ SİNSİYET TİPOLOJİSİ KAVRAMSAL YAZILAR
(2010-2015, Zafer Yalçınpınar)

1/ “Yeni Sinsiyet ve Bazı Enstrümanları”
12 Nisan 2010, BirGün Gazetesi
Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i21.html

2/ “Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin ‘Biz’ Söylemi ve Retorik Arsızlığı”
26 Eylül 2010, BirGün Gazetesi
Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i22.html

3/ “Yeni Sinsiyet’in Seçkinlik Arayışı”
Ocak 2011, Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i23.html

4/ “Yeni Sinsiyet’in İkbal Ezberi”
11 Kasım 2012, Bkz: http://zaferyalcinpinar.com/i29.html

5/ “Yeni Sinsiyet’in Haksızlık Yordamı”
1 Haziran 2014, Bkz: http://bit.ly/haksizlik

6/ “Yeni Sinsiyet’in Kokmuş Tuz Çeşitlemesi”
11 Mayıs 2015, Bkz: http://bit.ly/kokmustuzcesitlemesi


Zafer Yalçınpınar kimdir: http://bit.ly/zykimdir
Zaman Tüneli: http://bit.ly/zytunel

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel