Eyl
04
2010
0

İp Cambazı’nın Antrenmanı (Philippe Petit)

Şaşkınlık günlerce sürmüştür. Her sabah çayırlarda, sıçrayarak ipine koşmuştur, ağlamamak ve fazla mutluluktan dalgınlaşmamak için büyük çaba harcamıştır ve sürekli bir baştan öbür başa yürümüştür. Bu gidiş gelişler sonucunda kendilerini ip cambazı olmuş sananlar vardır. Oysa gerçek ip cambazı bu yatay tekdüzeliği kabul etmez; üstünde bulunduğu çizginin kesinlikle ölçüsü olmadığını bilir. Daha yeni doğan bir cambaz olduğunu hatırlayarak, aklını başına toplar ve çalışmaya koyulur.
Tek başına ve sükûnet içinde, aşağıda öğrendiği her şeyi tele taşır. Mekâna uygun düşmeyen hareketlerden kaçınır ve öteki hareketleri sürekli geliştirir, inceltir, hafifleştirir ve daha çok kendisine mal eder.(…)
İp cambazı, işi öğrendikten sonra, antrenman süresi her seferinde daha uzun olur ve bu süre daha değerli hale gelir; gün ancak bir ip biçimini aldığı takdirde anlam kazanır.

Philippe Petit
“İp Cambazı”, Çev: İsmail Yerguz, Sel Yay., 2006, s.63,64

Eyl
04
2010
0

491’e ALTI!

491‘e ALTI!

“Kendini kendin ver kendine…”

http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/491alti.pdf

*

Yokoluşlarının ağıtını yazan o kifayetsiz muhterislerle senin ilgilenmeyişinin 2010’daki  yüzüdür 491
DÖRTDOKUZBİR “Evvel Fanzin” cakasıdır ve Kadıköy tribidir.

491‘in tüm sayılarını http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/491.html adresinden indirebilirsiniz.

E-posta: dortdokuzbir@gmail.com

Eyl
04
2010
0

Öze duyulan… (1952)

(…) Şair kelimelere, herkesin verdiği anlamı unutturmak, onlara yeni seziş imkânları kazandırmak için sürekli, yorucu bir işe girişir. Hiç şüphe edilmesin! Mısraların dış yapısı üzerinde ne kadar durulmuşsa, iç zenginliği o nisbette artmıştır. Bir solukta şiir yazıldığını romantiklere bırakalım!
Şiire, toplum sorunlarını savunmak görevini verenlerin bu işe kuyumculuk diyeceklerini biliyorum. Varsın desinler. Beğendikleri şairlerin çoğu kelimelerin nabzını yoklayamadıkları, onların esrarlı dünyasına giremedikleri için, bir tarafından şiire varılması mümkün olan toplum olaylarını, kötüsünden olmak üzere, birer makale parçasına çevirmişlerdir.
Şiire dost olmayan bir dönemde yaşıyoruz. Gerçek değerler bir kargaşalık içinde savrulup gidiyor. Öze duyulan açlık, hiçbir zaman kendini bugünkü kadar hissettirmemiştir. (…)

1952

Suut Kemal Yetkin
“Denemeler”, İş Bankası Kültür Yayınları, 1972, s.203

Eyl
02
2010
0

İmza: Nurullah Ataç

Nurullah Ataç’tan imzalı…

Hamiş: Kitabı bana ulaştıran sahaf Haluk Ceylandağ’a çok teşekkür ederim. (Zy)

Eyl
01
2010
0

Şiire ve Şiirde Primitif Anlayışa Dair. (1943)

Muzaffer Tayyip Uslu -ki kömürü elmasa dönüştüren şairlerdendir- 1943 yılında ilginç bir yazı kaleme almış… Yazının tam metnine http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/siirdeprimitif.jpg adresinden ulaşabilirsiniz.
İşbu yazı, Zonguldak’ta, Kara Elmas Dergisi’nin 17. sayısında yayımlanmış.

Eyl
01
2010
0

İmza: Burhan Arpad

Burhan Arpad, Hayat Ansiklopedisi yazarı ve
senarist Sezai Solelli’ye ithafen imzalamış… (1959)

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com