Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, YENİ TÜRK EDEBİYATI ANABİLİM DALI bünyesinde Erdoğan Kul’un hazırladığı “Ece Ayhan’ın Şiirleri Üzerine Bir Araştırma” adlı doktora tezini yeni farkettim. (Tezin 550 sayfalık tam metnini https://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/2532.pdf adresinden indirebilirsiniz.)
Dün gibi hatırlıyorum; bundan 3 sene önce bir toplantıda Sezai Sarıoğlu’yla karşılaşmıştık. Ona Ece Ayhan’dan bahsettim ve bildiğim bazı şeyleri anlattım, o ise söylediklerimi dikkate almayıp “Ece Ayhan kötücüldür ve önemsenecek bir tarafı da yoktur…” demişti. Ben de yanlış ve eksik düşündüğünü, Ece Ayhan ve yazdıkları hakkında bir yüksek lisans derecesi tezinin yazılmış olduğunu söyledim. Şaşırmış, kızmış ve bana inanmamıştı. Ben de tuttum, katıldığımız toplantının ertesi günü söz konusu tezi e-posta aracılığıyla ona gönderdim…
Şimdi ise, bugün gelinen seviyede, Ece Ayhan üzerine bir doktora tezi yazılmış, tamamlanmış bulunuyor. Bu durumdan sonsuz derecede heyecanlandığımı hemen bildireyim. Dün ve bugün, hemen ilgili tezden bölümler okuyup durdum ve Erdoğan Kul’un Ece Ayhan şiirini iyi/sıkı biçimde içselleştirmiş olduğu, Ece Ayhan şiirini son derece derli toplu, tutarlı ve yetkin bir biçimde ele aldığı/sezdiği kanısındayım. Tezi okumayı ne zaman bitiririm, nihai izlenime ne zaman sahip olurum tam olarak bilmiyorum ama, işbu tezin bir şekilde kitaplaştırılması gerektiğine inanıyorum. Erdoğan Kul’u tanımam etmem, ama Sezar’ın hakkını -öyle ya da böyle- Sezar’a vermek gerekiyor: Sıkı bir iş çıkmış ortaya… Umarım, Erdoğan Kul, Ece Ayhan çalışmalarına Doçentlik seviyesinde de devam eder.
Bu tez de dahil olmak üzre, geçtiğimiz 2007 yılı bize Ece Ayhan hakkında şu işleri sunmuş oluyor:
– “Ece Ayhan – Poelitika” yayımlandı.
– Emine Sevgi’nin Ece Ayhan anıları YKY’den yayımlandı.
– Ece Ayhan hakkında 550 sayfalık bir doktora tezi tamamlandı ve internetten yayımlandı.
– Ece Ayhan’la ilgili çıkan yeni kitaplara yönelik yazılara ve söyleşilere gazeteler ile gazetelerin kitap eklerinde yer verildi.
– Daha 2 gün önce Ece Ayhan’ın ismini duyduğunda silahına davranan bir sürü dandik yazar ve şiir heveslisi, yazdıkları -sözde- poetika metinlerinde “Ece Ayhan”ın ismini saçma bağlamlarla, kuru alıntılarla, uyduruk söylemlerle (Ece Ayhan’ın sıkılığından bihaber bir şekilde) de olsa anmaya başladılar. Titrek editörler de bu -kahrolası- Ece Ayhan merkezli yazıları belki “seve seve”, belki de ” s.ke s.ke” yayımladılar.
– “Soldan çok solcu” olan o eski ve tıfıl abiler, meyhane muhabbetlerinde Ece Ayhan’ın adını bol bol anmaya, onun ismini mücbir sebeplerden dolayı bol bol telaffuz etmeye başladılar.
Bu olanların tümünden sonsuz keyif aldığımı bildirmeliyim. Bildirmeliyim çünkü “haklılığın inadı” diye bir şey vardır. Bâzı fikir keli adamlar bunu yeni yeni kavrıyorlar. Ama “seve seve” mi yoksa ” s.ke s.ke” mi kavrıyorlar, işin orasını tam olarak bilemem. Bilinmez de.





İhsan Doğramacı ve Nişanları












































