Tem
31
2019

Sait Faik ve Doktor Besançon

EVV3L’in sıkı takipçilerinden -eksik olmasın- Halûk Cengiz, Sait Faik’e dair ilginç bir buluntu paylaştı. Buluntuyu ve buluntuya dair Halûk Cengiz’in oluşturduğu bilgi notunu aşağıda ilginize sunuyoruz. (Zy)


saitfaikmuzesi.org adresinde kronolojik bir liste bulunuyor. Bu listede Sait Faik’in muayene için Paris’e seyahatiyle ilgili olarak şu ifadeler yer alıyor:

29 Ocak 1951: Doktor Kazım İsmail Gürkan’ın tavsiyesiyle Doktor Justin Besançon’a muayene olmak için Paris’e gider. Doktor, on beş gün kadar hastanede yatması ve karaciğerinden parça alınması gerektiğini söyler. Bütün bunlardan korkan Sait Faik beş gün sonra İstanbul’a döner.

Nazlı Karabiyikoğlu tarafından artfulliving.com.tr‘de kaleme alınan “Sait Faik’in Paris’teki Bilinmeyen Beş Günü” başlıklı yazıda şu bilgilere yer verilmiş:

“(…) Sait Faik’in karaciğer problemleri ilerleyince Burgazada’da artık tam zamanlı kaldığını, tedavi için Fransa’ya gittiğini, hepimiz biliriz -kitaplarının biyografi kısmında yazanlar ezberimizdedir-. Wikipedia’yı açabilirsek şu bilgiyle karşılaşabiliriz: “Yazara, 1948 yılında siroz teşhisi kondu. Sık sık doktorlara da görünmesine rağmen hastalığının kötüye gitmesi üzerine 1951 yılında Fransa’ya gidip orada tedavi olmaya karar verdi. 31 Ocak 1951’de amcası ve Samet Ağaoğlu’nun desteği ile gittiği Paris’te sadece beş gün kalıp, İstanbul’dan uzakta öleceği ve tedavinin ağırlığının korkusu ile geri döndü. Sait Faik, daha sonra amcasına yazdığı bir mektupta geri dönüş sebebini doktorlarla olan konuşması ile hastaneye yatması kararı verildikten sonra düştüğü panik ve yaşadığı kriz olarak açıkladı. Paris’teki doktorlar, Sait Faik’e ciğerinden parça almaları gerektiğini söyleyince yazar paniğe kapılmıştı. Fransa’dan döndükten bir hafta sonra pişman oldu. Annesinin de baskısıyla Paris’e tedavisine geri dönme arzusunu ölene kadar muhafaza etti. Paris yolculuğunun ardından büyük bir umutsuzluğa düşen Abasıyanık, aynı zamanda yazarlık kariyerinin en verimli günlerini geçirmeye başladı.” Peki gerçekten ne olmuştu o beş günde Sait Faik’e? Onu Paris’ten kaçarcasına uzaklaştıran sadece ciğerinden alınacak parçanın verdiği panik miydi? Ne hissediyordu Sait Faik? Ne yiyor, ne içiyor, kendine dar ettiği o beş günde aslında ne yapıyordu? (…)”

Naim Tirali’nin (o tarihlerde Tirali de Paris’tedir ve sıklıkla birliktedirler) 16 Mayıs 1975 tarihli Milliyet Sanat’ın 132. sayısında yayımlanan yazısı önemli. (Bkz:“Sait Faik’in Paris’teki Bilinmeyen Beş Günü” )

İnsan Ömrü başlıklı kitabın bendeki 1945 yılında yapılan 3. baskısı. Ne yazık ki kitabı dilimize çeviren Sadık Gören, kitaba bir önsöz yazmış olmasına karşın doktorun kimliğine ilişkin pek fazla bir bilgi vermiyor. Sadece “Fransa tıp âleminin meşhur simalarından olan Doktor Besançon’un İNSAN ÖMRÜ adını verdiği eserini kısaltarak dilimize çevirdim” diyor. Bu konuda oldukça fazla kaynağa rastladım. Ama hep benzeri bilgiler paylaşılıyor. Ne var, hemen hepsinde tam adı Justin Besançon olan doktorun adı Doktor Besançon olarak anılıyor. 1940’ların ortalarında “Fransa tıp âleminin ünlü simalarından” olan, 1951’de Sait Faik’in tedavi amacıyla gidip görüştüğü doktor bence bu doktor Justin Besançon olmalıdır.

Halûk CENGİZ
halukcengiz57@gmail.com
30 Temmuz 2019


Hamiş: EVV3L kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Yorum yapılmamış

Comments are closed.

RSS feed for comments on this post.


Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com