Oca
12
2010
0

Durmadan düşünüyorum ne kadar çok öldük yaşamak için.

(…)

Islanınca esmer defterleri yüzümüzün
bu çamurla kanla alınteriyle gizli bir yazgı
çakıyor bir an. Karanlık feneri ülkemizin.
Nasıl bir yalnızlık, unutulmuş bir ışık diliyle
çırpınırken biz üstümüze geliyor büyük gemisi geleceğin
Bir tenis topu, koşan bir çocuk, bir gözyaşı bile değiliz.
Yalnızca bir ağaç ailesi ve bir köşede
yıllardır bizi gözleyen hep aynı balta: Dalgınlık.
Düşünüyorum nasıl budandık bahara ulaşmak için.
Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin
unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz
ölü balıklar geçiyor kırışık bir deniz sofrasından
ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım
durmadan düşünüyorum ne kadar çok öldük yaşamak için.

Onat Kutlar
“Unutulmuş Kent”ten…

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |
Oca
12
2010
0

İshak

“İshak’ı yirmi yaşlarındayken yazdım. Büyük kente gelmiş bir taşralıydım o sırada. Gürültü ve soğukta yazdığım o öyküler hep çocukluğumun kentiyle ilgili: Antep. İshak, bir Anadolu kentindeki gerçeklerin ne yorumudur, ne de sorunlarının çözümü. Küçük alçakgönüllü kesitlerdir bu öyküler. O kenti tanımaya çalıştım yıllar önce. Mevsimlerine, yapı taşlarının çeşitlerine, toprağının kokusuna ve tüm sokaklarına, insanlarına, çocuklarına dikkat ettim: Avcının iyisi uçanı vurur. İyi öykücü, akıp giden zamanın ritmine, onu durdurmadan kalemini uydurandır. Bir süre birlikte döner o çarkla. Ve bir ölü noktayı geçince bırakır. Öyle gördük ustalarımızdan.”

Onat Kutlar

Written by Adabeyi in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) |
Kas
06
2009
0

‘Afrikalı bir büyücü’, ‘İstanbullu bir beyefendi’ ve ‘geçen yüzyıldan kalma bir nihilist’ti.

Bana göre Kuzgun, aynı zamanda ‘Afrikalı bir büyücü’, ‘İstanbullu bir beyefendi’ ve ‘geçen yüzyıldan kalma bir nihilist’ti. Rue Mosieur Le Prince’te bir otelin çatı katında, taraçayı çevreleyen alçak duvarın üstünde bir yandan kafes tellerine inanılmaz formlar verirken öbür yandan gazocağının üstünde mineler yapışını unutmam imkansız. Demir, tel, çivi, mika, sac yani genellikle bir hurdacıda rastlayabileceğiniz o sayısız hırtı pırtı ile kendi evrenine bir biçim veriyordu. Kuzgun için, ister Melquiades deyin ister Afrikalı bir büyücü.

Onat Kutlar
Milliyet Sanat Dergisi, Aralık 1988, Sayı: 205


Ara
02
2015
0

Haber: Ece Ayhan’ın 1970’li yıllarda muhatap olduğu hukuki davalara ilişkin mektuplar ve bazı belgeler Gezegen Sahaf’ın müzayedesinde satışa çıkarıldı.

eceayhanbelgelermuzayede

Gezegen Sahaf’ın (Sedat Yardımcı’nın) 21 Kasım 2015 tarihinde Beyoğlu-İstanbul’da gerçekleştirdiği özel bir müzayede kapsamında Ece Ayhan’a ait bazı mektuplar ve belgeler satışa çıkarıldı.

Ece Ayhan’ın 1970’li yılların ortasında muhatabı olduğu hukuki dava dosyalarına dair bazı ayrıntıları içeren ve Demir Özlü’ye hitaben yazılmış özel mektuplar ile söz konusu hukuki davalara dair bazı belgeler 2000 TL açılış fiyatıyla açık arttırmaya sunuldu. Açık arttırma sırasında pey veren çıkmadığı/olmadığı için ilgili lot satılamadı. Konuya yönelik olarak görüşlerini aldığımız Gezegen Sahaf (Sedat Yardımcı), Ece Ayhan’a dair belgelerin Aralık ayının son haftasında gerçekleştirilecek diğer bir müzayede kapsamında satışa sunulacağını, işbu belgelerin sahibinin (belgeleri satışa sunan/satışa açan şahsın) kim olduğunun ise gerçekleştirilecek diğer müzayedenin sonuçlanmasına kadar açıklanmayacağını bildirdi. (Zy)


Ayrıca bkz: http://evvel.org/buluntutartisma-onat-kutlarin-ishaki-uzerine-ece-ayhan-demir-ozlu-onay-sozer-erdal-oz


Hamiş: EVV3L  kapsamında yayımlanan Ece Ayhan ilgilerinin indeksine http://bit.ly/eceindeks adresinden, “Bakışsız Bir Kedi Kara” adlı Ece Ayhan web sitesine ise http://zaferyalcinpinar.com/bakissiz.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
10
2015
0

#ÂnKARA

lanet

İnsanları/insanlığı öldürenleri ve ölümden beslenenleri lanetliyorum.
Lanet olsun bu insansızlığa, gaddarlığa, ortaçağ kafasına! (Zy)

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com