Mar
20
2014
0

Afif Yesari’den Sait Faik’e…

20140221_121954

“En kuvvetli hikâyeci, Ustad Said Faik Abasıyanık’a
Hürmet, sevgi ve hayranlıkla… Afif Yesari, 949″
(Sait Faik Müzesi Arşivi’nden…)

Ayrıca bkz: http://evvel.org/fotograf-sait-faik-ve-afif-yesari-1945

*

Hamişler:

Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “İmzalı” başlıklı ilgilere ise http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Mar
19
2014
0

Leopoldo Méndez’in Grafik Çalışmaları

Grafik tasarımına ilişkin buluntularıyla edebiyat efemerası kapsamında efsaneleşen “50watts.com” adlı web sitesi, Meksikalı sıkı tasarımcı Leopoldo Méndez’in 1927-1947 yılları arasında gerçekleştirdiği illüstratif çalışmalara odaklanan sıkı bir derleme hazırlamış. Bkz: http://50watts.com/Melodic-Incidents-of-the-Irrational-World

16-Leopoldo-Mendez

09-Leopoldo-Mendez

Written by in: Usta Beni Öldür! (AKSAK KOLAj) | Etiketler:
Mar
19
2014
0

Edebi Eserler Mezatı (Artemis Sahaf, 23 Mart 2014)

artemismezat

Artemis Sahaf Edebi Eserler Mezatı
23 Mart 2014, saat: 13.30

İcadiye Cad. 86/B Kuzguncuk, İstanbul

Bkz: https://www.facebook.com/events/638493796200385

*

Written by in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:
Mar
13
2014
1

(Dr.) Fikret Ürgüp’ten Sait Faik’e Reçeteler (1952)

Untitled-1

Sıkı hikâyeci ve iç hastalıkları uzmanı Dr. Fikret Ürgüp‘ün 1952 yılında
Sait Faik’e yazdığıreçetelerden bazıları…
(Sait Faik Müzesi Arşivi’nden…)

*

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Written by in: Buluntular (Efemeralar) | Etiketler:,
Şub
11
2014
0

Karaköy’de Gizli: Bedri Rahmi Eyüboğlu Mozaikleri

brmozaik

Ekin Karaca tarafından hazırlanan ilginç habere şu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.bianet.org/bianet/kultur/153046-kasapta-gizli-kalan-bedri-rahmi-mozaikleri

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Bedri Rahmi Eyüboğlu” ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/bedri-rahmi adresinden ulaşabilirsiniz.

Oca
10
2014
0

Girdaplar

girdaplar

“Girdaplar” (Whirlpools)
M.C. Escher

Oca
05
2014
0

Miro Sergisi Hakkında…

Bkz: http://www.radikal.com.tr/kultur/resmi_aciklama_miro_sergisi_sahte-1169266

Kült Sergi Organizasyonu’ndan yapılan açıklama şöyle: “20 Kasım 2013 tarihinde Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi ’nde açılan Joan Miro Sergisi’ne dair İspanya’da bulunan Miro Vakfı’ndan gönderilen ve sergilenen eserlerin bazılarının üzerindeki imzaların orjinalliğinden şüphe duyulduğunu belirten elektronik posta üzerine, Joan Miro Sergisi’ne 20 Aralık 2013 tarihinden itibaren ziyaretçi girişi durdurulmuştur. Koleksiyonun sahibi ARETE Sanat Galerisi ile Miro Vakfı arasındaki bu anlaşmazlık çerçevesinde 23 Aralık 2013’te Miro Vakfı’ndan konu hakkında yetkili uzman İstanbul ’a gelip sergide incelemelerde bulunmuş; inceleme sonucunda 3 Ocak 2014 tarihinde tarafımıza gönderilen teknik raporda eser imzalarının orjinal olmadığı öne sürülmüştür. Konuyu hukuki boyuta intikal ettirdiğimizden, gerekli yasal başvurları yaptığımızdan dolayı, Türk mahkemelerince atanacak bilirkişi incelemesinin ardından detaylı bir inceleme için Miro Vakfı’nın da talebi üzerine eserler İspanya’ya gönderilecektir. Öncelikle ziyaretçilerimize ve sergiye mekan sponsorluğu yapan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne üzüntülerimizi bildirir, söz konusu süreçle ilgili oluşacak yeni gelişmelerden kamuoyunu bilgilendireceğimizi belirtmek isteriz.”

Written by in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:
Ara
16
2013
0

Prof. Dr. Metin Özek’in Damgası

metinozek

70 ve 80’lerin ünlü ve aydın psikiyatrlarından Prof. Dr. Metin Özek‘in özel damgasıyla, Türk Dil Kurumu tarafından 70’li yıllarda yayımlanan birçok kitapta sıkça karşılaşıyorum bugünlerde… (Zy)

1. Hamiş: Okuma notlarıma göre, Nilgün Marmara’nın da psikiyatrı olan Prof. Dr. Metin Özek’in, Ece Ayhan tarafından pek sevilmediği aşikar!

2. Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “İmzalı” ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
15
2013
0

Başka Haber: “147 ton kitap ’15kuruş/1kg’ fiyatından satılmış…”

Çok yazık, çok üzüldüm… (Zy)

Milli Kütüphane’nin Depolarında Bulunan
147 Ton Kitap Kilosu 15 Kuruştan Satıldı
Bkz: http://www.baskahaber.org/2013/12/
milli-kutuphanenin-depolarnda-bulunan.html

Written by in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:
Ara
13
2013
0

Sait Faik’in “Uluslararası Mark Twain Topluluğu” Katılım/Onur Belgesi

marktwainbelgesi

Sait Faik’in “Uluslararası Mark Twain Topluluğu” Katılım/Onur Belgesi

“Sait Faik Müzesi arşivinden…”
(Belgeyi büyük biçemde görmek için üzerine tıklayınız.)

Ayrıca bkz:
“Sait Faik, Atatürk’ten sonra
Mark Twain derneğine üye olan ilk Türk’tü”

*

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Sait Faik” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Ara
08
2013
0

Abidin Dino’yu saygıyla anıyoruz…

abidindinoilgileri

o   Abidin Dino (Serpil Güvenç)

o Nâzım Hikmet’in son kitabına desenler… (Abidin Dino)

o   Güzin Dino’yu yitirdik…

o   Sait Faik’ten “D Grubu ve Resim Sanatı” üzerine bir eleştiri… (1947)

o   Sergi Kitabı/Katalog: Yüzyıl (Abidin Dino)

o   Dino’nun Aşık Veysel Çizimi

o   Ölüm mü? Ne buluş! (Abidin Dino)

o   Nâzim Hikmet şiirleri için üç desen… (Abidin Dino)

o   Sergi: Valerio Adami – Abidin Dino

o   Nâzım Hikmet’in Açlık Grevi Günleri (Abidin Dino)

o   Abidin Dino’nun Futbol Çizimleri

o   ABİDİNDİNOMASAL

o   16 Haziran 2012 Karma Eserler Müzayedesi’nde Edebiyat Efemeraları

o   “İyi ki doğdun Abidin”

o   Abidin Dino ya da “Kanatlanan El”

o   Balıkta… (Abidin Dino)

o   Kültür Komprodorları

o   Kapak: “Açıl Kilidim Açıl” (Ercümend Behzat Lav)

o   Desen: Enayi (Abidin Dino)

o   “Saman Sarısı” için, devam… (Abidin Dino)

o   “Saman Sarısı” için… (Abidin Dino)

o   Fikret Mualla’nın Portresi (Abidin Dino)

o   Abidin Dino’dan…

o   İkamete Memur

o   Paris’te Bir Mezat Ya da Fikret Mualla’nın Serüveni (Abidin Dino)

o   “Deniz Küstü” Desenleri (Abidin Dino)

o   Abidin Dino’dan İlhan Berk’e Mektup

o   Rahatı Kaçan Ağaç (1946)

o   İlhan Berk’in İmgeselliği ve Görüngüleri (Abidin Dino)

o   Taş Uçak

*

Kas
14
2013
0

İmge Sahaf’ın Efemera ve Dergi Modülü

20131108_135447

Kadıköy’ün 25 yıllık lider sahafı “İmge Sahaf”, dükkânına yeni bir dergi ve efemera modülü ekleyerek sahhaflık teamülünün geleceğine açılım sağlamaya çabalıyor; sosyolog Haluk Ceylandağ, İmge Sahaf’ın mutat yerinin hemen yanında dergi ve efemeralarla dolu yeni bir dükkân oluşturmuş. Yeni modülde yer alan eserlerin fiyatları -dükkândan satışlarda- son derece uygun/hesaplı görünüyor. Tüm edebiyat efemerası ve dergi heveskârlarına bu panayır benzeri yeni mekânı öneririm.

Hamiş: İmge Sahaf’ın koleksiyonunu http://www.imgesahaf.com/ adresinden inceleyebilirsiniz.

20131108_135306

Kas
11
2013
0

Buluntu: Ece Ayhan’dan Arif Damar’a Acı Bir Mektup… (10 Ocak 1981)

Resim (3)

Hayâl Dergisi’nin Ekim-Aralık 2013 tarihli 47. sayısıyla (Mektup Özel Sayısı) gün ışığına çıkan, Ece Ayhan’ın Arif Damar’a yazdığı 10 Ocak 1981 tarihli mektubun tam metnine http://zaferyalcinpinar.com/eceayhanarifdamarmektup.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Ece Ayhan” başlıklı ilgilerin indeksine http://bit.ly/eceindeks adresinden erişiliyor…

Eki
12
2013
0

“Hayâl” Dergisi’nin 47. sayısında edebiyat efemeraları…

Müslüm Çizmeci tarafından yayına hazırlanan “Hayâl” Dergisi’nin “Ekim-Aralık 2013” tarihli 47. sayısından söz etmemek imkânsız… Derginin dosya konusu “Edebiyat ve Mektup” olarak belirlenmiş. Edebiyat efemerasına ilgi duyan araştırıcılar için bu özel sayı bir hazine niteliğinde derlenmiş.

Özellikle, İlhan Berk’in kaleme aldığı bir mektup ve kartpostal ile Ece Ayhan’ın Arif Damar’a(nam-ı diğer Ece Ovalı’ya) yazdığı “inanılmaz derecede önemli” bir mektup benim ilgi-inceleme alanıma giriyor. Kısacası, Hayâl’in 47. sayısını edebiyat efemerası açısından Ocak-Ekim 2013 döneminin en sıkı “olayı” olarak görüyorum.

Kimse kaçırmasın, derim.

Sahicilikle
Zy

hayal47

Eki
10
2013
0

Şiir: “Tomris” (Turgut Uyar)

IMG_7330293464656

*

Efemeralar “İkinci Yeni” faceebook grubu’ndan alıntılanmıştır.
Bkz: https://www.facebook.com/groups/ikinciyeni/

*

IMG_12251361739942

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “imzalı” ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/imzali adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
06
2013
0

Anne ben hıyar mıyım? (Ali Artun)

Ali Artun’un sımsıkı Bienal eleştirisinin tam metnine http://www.e-skop.com/skopbulten/anne-ben-hiyar-miyim/1510 adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
22
2013
0

Çakır Hikâyeci’nin Yalnızlık Gözleri

İki suret… Yalnızlığın gözleri…

saitportre

Sabri Esat Siyavuşgil’in “Sait Faik” Portresi
(Sait Faik Abasıyanık Müzesi Arşivi’nden…)

*

saityalniz

Sait Faik Abasıyanık Müzesi arşivinden bir fotoğraf…

*

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan ” Sait Faik” ilgilerinin tümüne http://evvel.org/ilgi/sait-faik adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
12
2013
0

Pera’nın tüm kitapçıları üzgün…

arkeopera

Bkz: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=440732

Arkeoloji temalı kitabevi, aynı zamanda Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nin yayın bürosu Arkeopera, Galatasaray’daki binasının otele dönüştürülmek istenmesi nedeniyle kepenk kapatacak.

20 Eylül’e dek mekânı boşaltmak durumunda olan Arkeopera, aynı bölgede başka bir mekânda varlığını sürdürebilmek için direniyor.

Arkeoloji yayınları satışının yanı sıra düzenlenen sergiler ve konferanslarla da bir kültür evi niteliğindeki üç katlı Arkeopera Kitabevi, 2000 yılından bu yana işlevini sürdürüyor. Yerli yabancı pek çok ziyaretçisi bulunan Arkeopera yabancı turizm dergilerinde de İstanbul’da görülmesi gereken yerler arasında gösteriliyor.

Tarih öncesinden günümüze Türkiye arkeolojisi, eski uygarlıklar, tarihi eserler, sanat tarihi, mimarlık tarihi ile ilgili pek çok yayına yer veren kitabevi arkeoloji ile ilgili hazırladığı yayınlarla da tanınıyor.

Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nin yayın yönetmeni, Arkeopera’nın kurucusu arkeolog Nezih Başgelen, günümüz İstanbul’unda otel-rezidans-AVM sarmalından kurtuluş olmadığını vurgulayarak “Anlıyorum ki bu şehirde kültür ve sanatın akropolisi sayılan Beyoğlu’nda da artık bizim gibi kültür girişimlerine, kitaba ve kitabevlerine yer bulabilmek zorlaşıyor, hatta imkânsızlaşıyor” dedi.

Başgelen, bu durum nedeniyle arşivlerini depoya kaldırdıklarını, on binlerce değerli harita, gravür, fotoğraf, kitap ve görsel belgeyi kutulara koyduklarını, ancak eserlerin bu şekilde çürüme tehlikesi içinde olduklarını belirtti.

Başgelen, “İğneyle kuyu kazarcasına arkeoloji ve sanat alanında 1978’den bu yana araştırarak ürettik. Sayısı 1500’e ulaşan yayın projesini Türkiye’ye kazandırdık. Müslüman mahallesinde salyangoz mu satacaksınız denilen ortamda 35 yılda imkânsız denen pek çok kültürel girişimi başardık ve Türkiye’de arkeoloji yayıncılığının öncüsü olduk” dedi.

12 Eylül 2013, Cumhuriyet Gazetesi
Haber: Ceren Çıplak

Written by in: Duyurular, Tartışmalar | Etiketler:
Eyl
07
2013
0

Mermer Adası’nda Mermer Heykeller

mermerheykel6

Mermer (Marmara) Adası’nda yer alan Saraylar beldesi ve mermer ocakları, iyi kristalleşmiş özel mermeriyle (bkz: http://www.maden.org.tr/resimler/ekler/145.pdf )  Türkiye’nin mermer ihtiyacının %20’sini karşılıyor… Belde, ismini, Roma döneminden günümüze kadar inşa edilen -deniz aşırı- saraylara mermer sağlaması nedeniyle “Saraylar” olarak almış.

mermerheykel2

Saraylar beldesini, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nün yürüttüğü bir proje kapsamında öğrenciler tarafından icra edilen mermer heykeller süslüyor.

mermerheykel1

*

Mermer (Marmara) Adası, Saraylar beldesinde yer alan
mermer heykellerin birçoğunun görüntüsüne -pdf dosyası biçeminde-
http://zaferyalcinpinar.com/mermeradasindaheykeller.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

*

mermerheykel4

Türkiye’nin ilk mermer üretim fabrikası “Mermer Taş” 1912 yılında marmara adasında kurulmuş ve 60’lı yıllara kadar üretime devam etmiş. Beldede antik mermer işçiliği örneklerinden oluşan bir de açıkhava müzesi bulunuyor. Bu garip ve mistik müze, 1972’de derlenmiş…

mermerheykel5

mermerheykel3

Fotoğraflar: Zy

*

Mermer (Marmara) Adası, Saraylar beldesinde yer alan mermer heykellerin
birçoğunun görüntüsüne -pdf dosyası biçeminde- http://zaferyalcinpinar.com/mermeradasindaheykeller.pdf  adresinden ulaşabilirsiniz.

Hamiş: Evvel Fanzin kapsamında yayımlanan “Adalar Kültürü” başlıklı ilgilerin tümüne http://evvel.org/ilgi/mermer-adasi adresinden ulaşabilirsiniz.

Eyl
06
2013
0

“Librairie de Péra kitabevi yaşayacak”

fft64_mf1631056

Bkz: http://www.radikal.com.tr/kultur/
librairie_de_pra_kitabevi_yasayacak-1149345

Pazartesi günü kapılarını kapatmak zoruda kalan İstanbul’un en eski kitabevi Librairie de Péra için umut doğdu. Kitapevinin de bulunduğu binanın ihalesini alan dört ortaktan Ali Tanrıkulu iki yıl sürmesi planlanan restorasyon çalışmasının ardından, teknik bir aksaklık çıkmazsa Librairie de Péra’yı aynı isimle yaşatmak istediklerini söyledi. Binanın bir bütün olarak kiralandığını söyleyen Tanrıkulu, kitapçının içinde bulunduğu kısmın düzenlemenin ardından yeniden açılması taraftarı olduklarını belirtti. Bu konuda nihai kararın ise Kültür Bakanlığı ve Vakıflar Müdürlüğü’ne ait olacağını dile getiren Tanrıkulu binayı boşaltma işinin bakanlıkça yürütüldüğünü aktardı. Librairie de Péra’nın akıbeti ne olacak sorusuna ise eğer prensipte anlaşılırsa dükkânı yine Uğur Güracar’a kiralamayı istedikleri cevabını veren Tanrıkulu, talep edilecek kira miktarının sorun olmayacağını ifade etti. Anlaşmanın sağlanamama durumunda ise “Aynı konseptle ve aynı isimle mekânı yaşatmak istiyoruz” diyen Tanrıkulu burada kararın Vakıflar Müdürlüğü, içinde bulunduğu ortaklık ve Librairie de Péra’nın sahibi Uğur Güracar’a bağlı olduğunu söylüyor. Tanrıkulu’nun Librairie de Péra’nın restorasyon sonrası yeniden açılacağını taahhüdünün ardından görüşlerine başvurduğumuz Uğur Güracar ise “Yaptığım işin karşılayabileceği fiyat verilirse muhteşem olur tabi” cevabını verdi.

Radikal Gazetesi, Hülya Avtan
5 Eylül 2013

Ağu
25
2013
0

Bozcaada Kitapçısı’ndan Hediyeler

bozkitap1

bozkitap4

Bozcaada’yı ziyaret eden bir arkadaşım, Bozcaada’nın sahafı Selmin Hanım’ın dükkânından iki özel kitabı hediye olarak getirdi. Duygu’ya bu sıkı hediyeler için çok teşekķür ediyorum… (Zy)

*

bozkitap2
Sait Faik’in hikâyelerinin Slovakça çevirileriyle derlenmiş bir kitap:
“Kırlangıç Yuvasında Kadın”, 1982, Bratislava, Çev: Xénia Celnarova
(Hamiş: Bu kitabın başka bir nüshası, Burgazada’da yer alan -ve 2013 itibariyle yenilenen- Sait Faik Abasıyanık Müzesi koleksiyonunda bulunuyor. Zy)

*

bozkitap3
KITAGAWA UTAMARO, Resim Kataloğu; “kurtısanen”
1955, Almanya Baskısı

*

bozkitap5

Ağu
25
2013
0

#DirenKitap #DirenKitapçı #DirenBeyoğlu

fft64_mf1610494

Bkz: http://www.radikal.com.tr/kultur/beyoglunda_dort_kitapci_birden_kapaniyor-1147556

Çok değil bir beş-altı yıl öncesinde Galatasaray Lisesi, İstiklal Caddesi’nin derebendi gibi bir şeydi. Taksim’den itibaren 7/24 akan kitleler, tuhaf bir ortak bildiriye imza atmışçasına Galatasaray civarında kesilir, Tünel meydanına kadar ancak 15 – 20 kişiye denk gelinirdi. Eğer Galatasaray sınırı aşılacaksa destinasyonlar da belliydi: Babylon, Galata’ya inen sokağın başındaki müzik alet edavatı dükkanları, belki Lale Plak ve tabii ki Robinson Crusoe 389…

Artık Galatasaray – Tünel arası, İstiklal’in geri kalanı kadar yoğun (hatta belki daha da fazla) bir insan trafiğine sahne oluyor. Ancak manzara da haliyle eskisine göre epey farklı. Caddenin bu kısmında göreceğinizi düşünmeyeceğiniz zincirler peşi sıra açılıyor.

Şu anda sadece Tünel civarında üç tane ‘gurme hamburgerci’, Taksim – Galatasaray arasında halihazırda dev bir mağazası olan giyim markalarının ikinci çok katlı mağazaları, bilumum ‘saraylar’, ‘evler’, ‘point’ler vs. mevcut. Ve tabii, Robinson Crusoe 389 gibi bu zincir furyasında artan kiralarla baş etmekte zorlanan eski İstiklal sakinleri…

Robinson Crusoe 389, geçenlerde bu furyayla başa çıkabilmek için yine okuyuculara, müdavimlerine başvuracağını, RobKart uygulamasını başlatacaklarını açıkladı. Kitabevinin ‘öngörülmüş ama gecikmiş bir proje’ diyerek duyurduğu kampanya, ‘nakit sıkıntısını daha hızlı atlatabilmek’ için ‘önce öde sonra al’ sistemini getiriyor, aynı zamanda hediye de edilebilen 500 ve 1000 liralık ya da bunların dışında ‘tutarını –50 liradan az olmamak koşuluyla– kart sahibinin kendi belirleyebileceği’ RobKart’ları sunuyor. Söz konusu kartlar, Robinson Crusoe’nun çizgi roman şubesi Gon’da da geçerli.

Robinson Crusoe’dan H. Burçin Kimmet, “Benzer sıkıntılar yaşadığımız dönemler oldu” diyor. Daha önceki genel ekonomik krizlerden paylarını almışlar. Ancak aynı zamanda “Ama Robinson Crusoe 389’un biteceğine dair bir düşünceye hiç kapılmadık. Böyle bir şey olursa da asıl pay bizdedir diye düşündük” demeyi de ihmal etmiyor. Şimdiki durumu öncekilerden ayıran ise genel bir ekonomik krizden farklı olarak krizin İstiklal Caddesi’nin eski sakinlerini odağına alması. Astronomik seviyelere ulaşan kiralar bir yana Taksim Yayalaştırma Projesi sonrası caddeye ulaşımın gayet zahmetli bir hal alması, kentsel dönüşümün cadde üzerindeki yoğun etkisi, Robinson Crusoe 389 gibi bağımsız dükkânların önüne çıkan zorluklardan sadece birkaç tanesi.

Kimmet, kentsel dönüşümün etkileri üzerine hep aynı örneği verdiklerini söylüyor: “İsmimizdeki 389, aslında eski kapı numaramız. Bülent Erkmen, 100 sene önceki fotoğrafları getirip ‘Bakın, o zaman da aynıymış’ demişti. Tabii o kapı numarası değişti ve bu rakam sadece adımızda ve logomuzda kaldı. Bunu yurtdışından gelenlere anlatamıyorsunuz. Sonuçta diyelim ‘Lamartine’de rakamlar değişir mi’ gibi bir mantıkları olduğundan anlamaları epey uzun bir zaman alıyor. Bunların böyle değişmesi, tepedekilerin kentleşmeye nasıl baktığının da bir örneği aslında.”

fft64_mf1610745

 

Robinson Crusoe 389, 1994’te sahiplerinin, kendi gitmek istedikleri gibi bir kitabevi kurma arzusuyla ortaya çıkıyor. O zaman çoğunluğun niye ‘Galatasaray öncesinde bir yer tutmuyorsunuz?’ itirazlarına karşın Odakule’nin biraz ilerisinde 389 numaralı bloku gözlerine kestiriyorlar. O dönem üzerinde bir ‘Kiralık’ ibaresi bile olmayan bu dükkanı tutmalarındaki amaç Kimmet’e göre “günün modasına kapılmadan kendi önceliklerini koyan bir yer” kurmak. Atmosferiyle bildik kitabevlerinden ayrışan projeyi Han Tümertekin çiziyor. Grafiklerse Bülent Erkmen imzalı. Tümertekin’in proje metninde şunlar yazılı: “Kitapların herkesin erişebileceği şekilde sergilendiği, paylaşıldığı bir arşiv. Bakıp duyanların değil, görüp dinleyenlerin buluştuğu bir meydan. Sadece kitap almak için değil, kitap aramak, kitap sormak, kitap karıştırmak, kitap yazmak, kitap koklamak, kitapla buluşmak için gidilen bir kitaplık”. Robinson Crusoe 389’u özel kılan bir ayrıntı da, İngilizce kitapların çok dolaşımda olmadığı dönemde bu alana verdiği önem. Kimmet, “Öncesinde mimarlara, grafik tasarımcılara yönelik kitapları getirenler zaten vardı. Bizim amacımız şuydu: Türkiye ’deki bir ortalama kitapevinde olabilecek türlerde farklı kitapların aynısının İngilizcesinin de bulunması… Dolayısıyla guide’ından, mimari kitabına, hobi kitabına, tabii ki edebiyatına, özellikle bizim kendi ilgi alanlarımız olduğu için sinema , tiyatro gibi çeşitli alanlarda gittikçe çeşitlendik” diyor.

Mekân, gerçekten de sadece kitap almak için girilmeyen, içine girilip vakit geçirilebilecek, tavana kadar uzanan kitapların karıştırılabildiği bir kitabevine dönüşüyor. Kimmet’e göre Robinson Crusoe 389, bir ticarethane ve bir kültür merkezi… İstiklal’de gezintiye çıkıp “Robinson’a bir uğrayalım” demenin âdetten olması da Kimmet’i doğruluyor. Sonuçta Panter Kırtasiye’ye gidip ‘eski ekol’ kırtasiye havası solumak, Kelebek Korse’nin 1950’lerde donmuş kalmış gibi duran vitrinine her seferinde hayretle bakmak ve Robinson Crusoe 389’u ihmal etmemek, bir İstiklal gezintisinin olmazsa olmazları. İtirazın sebebi sade suya bir geçmişe özlem edebiyatı ya da muhafazakârlık değil. Doğrudan sokağa açılan, kendi tarihleri, hikâyeleri olan böyle mekânlar, İstiklal gibi yaya odaklı bir caddeye sağlı sollu sıralanan AVM’lerden, dev mağazalardan çok daha uygun. Umarız Robinson Crusoe 389, ismini aldığı ‘zorlu koşullara akıl yoluyla direnen’ kahramanın sebatını gösterir. Onun ve diğerlerinin olmadığı bir İstiklal’in alelade bir alışveriş caddesinden ne farkı kalır ki?

Büyükparmakkapı ve Hasnun Galip sokaklarının köşesindeki bina el değiştirince dört kitapçı dükkanının birden geleceği belirsizleşti. Beyoğlu’nun en eski kitapçılarından Pandora’nın yabancı yayınlar satan dükkanı da bu binada bulunuyor. Binanın Büyükparmakkapı Sokak 8 numaradaki cephesinde Pandora’nın İngilizce Yayınlar dükkanı, onun hemen altında ise sahafiye satan Kelepir Kitap var. Binanın Hasnun Galip Sokak’taki kiracıları ise Bengi Kitabevi ile Ana Kitabevi. Beyoğlu’nun yeni sakinlerinden olan bu iki kitapçı Simurg Kitapevi’nin eski yerini paylaşıyor.

İki ay önce el değiştiren binayı Taksim Hill Otel’in de sahibi olan turizm grubu aldı. Firma avukatlarının toplantıya davet ettiği kitapçılar binanın otele dönüştürüleceğini ama şimdilik kendilerine her hangi bir resmi teklif ya da tebligatta bulunulmadığını söylüyor. Binanın üst katlarında ise intenet kafeler ve bürolar var. İkinci derece tarihi eser olan binada otel inşaatının bir iki yıl içinde başlaması bekleniyor.

ERMAN ATA UNCU
24 Ağustos 2013, Radikal Gazetesi

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com