Şub
02
2010
0

Kuzgun Acar’ın Maskları

Kuzgun Acar’ın masklarının görüntülerine http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/kuzgunacar.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.

***

“1984 yılında Paris’te, Kuzgun Acar’ın maskelerini ilk kez görmüştüm. Mehmet Ulusoy tarafindan sahnelenen Kafkas Tebeşir Dairesi(Brecht) adlı oyun için ürettiği maskeleri oyun sahneye koyulurken görüyordum.Yakın dostum Simon Telvi, Ulusoy’un asistanı idi. Bu maskeleri elime de almıştım. Aynı zamanlar içinde, bir kez, atölyemde, hatıramda kalan bir maskeden bu suluboyayi yapmıştım. Kollar ve ayaklar çataldan, başın üstünde kaşık olan maskeden bahsediyorum. Acar’in maskeleri beni çok heyecanlandırmış ve tesir etmişti.” (Paris’ten, Ody Saban)

***

Şub
02
2010
0

Kuzgun Acar hakkında kupürler…

Kuzgun Acar hakkında basında yeralan bazı kupürlere http://www.kuzgunacar.com/basindan.htm adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
02
2010
0

Kuzgun Acar’a İşaret Etmek İçin 16 Neden

Karga Mecmua’nın Şubat 2009 tarihli 24. sayısında yer alan yazıya http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/k10.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Şub
02
2010
0

Kuzgun Acar Paris’te… (1961)

(…) Kuzgun Acar, bir şakası anımsandı mı ardından bir başkası anlatılanlardandı. 1961 yılında Genç Sanatçılar Bienali’nde birincilik kazanınca ilk kez Paris’e gidişlerini anlatmıştı bir arkadaşımız. Havaalanında (daha bizde pek benzeri olmayan) güvenlik kapısından bir türlü geçemiyorlar. Çünkü Kuzgun habire ötüyor. Kuzgun’un sırtında parasızlıktan kendi uydurduğu bir kılık, cübbe ile harmaniye arası bir şey var, boynunda takı gibi bir şeyler, kuşağı da püsküllü. Her ötüşte takılarından, kılığından bir şeyler eksiltiyor. A-ah! Yine çıngır mıngır ötüyor. Adamlar iyice sinir durumdalar. Bu sinirin biraz da Kuzgun’un rengine ve kılığına olduğu sanılıyor. Kuzgun’un yanındaki arkadaş neredeyse ağlamak üzere. Kuzgun kahkahalarla “Söyle şunlara” diyor “Boşuna aramasınlar, ben bugün ıspanak yedim, onun demiri ötüyor.” (…)

Sennur Sezer, 2004

***

Milliyet Gazetesi’nden Kuzgun Acar’a ilişkin 1961 tarihli bir kupür…

*

Paris Modern Sanatlar Müzesi’nde Kuzgun Acar’ın gerçekleştirdiği serginin davetiyesi… Kuzgun Acar, davetiyenin üzerine, Bige Berker’e ithafen çeşitli notlar  yazmış. (Kaynak: Murat Ural)

Şub
01
2010
0

Hanım İğnesi

“Kuzgun’un en büyük tutkularından biri de tekneydi. Kanlıca’da bu tutkusunu, arzuladığı gibi bir tekneyle değil en fazla kıçtan bozma kayıklarla da olsa biraz yaşadı. Hisaryolu’na taşınınca yakındaki kayıkhaneden eski bir kayık almıştık. Kuzgun adını “Hanım İğnesi” koydu. Son derece ince, zarif ve hafif harika bir kayıktı. Ne varki hep su alırdı. Durmadan su boşaltırdık. Batırıp şişirmeye çalışırdık. ” (Bige Berker)

Şub
01
2010
0

Kuzgun Acar’ın Yapıtları

Kuzgun Acar’ın eserlerinden örnekler…

*

Ayrıca bkz:

http://www.kuzgunacar.com/heykel.htm

http://www.kuzgunacar.com/desen.htm

*

“Tüm yontularımda bir çığlık vardır.”
(…)
“Kuşun kendisinin değil de hareketinin heykelini yaptım.”
(…)
“Çünkü insanoğlunu zaptetmeye imkân yok! ”
(…)
“Çivilerimi seviyorum:  İrkilmeden yanlarına sokulamadığımız için…”

Kuzgun ACAR

Şub
01
2010
0

Kuşlar kuşlarla…

Kuzgun Acar’ın Unkapanı-İMÇ’nin duvarında yer alan “Kuşlar” adlı rölyefi, kuşlarla beraber… (Fotoğraflayan: Sinem Yalçınpınar)

*

Söylenceye göredir;
“Müteahhit firma, Kuzgun Acar’dan İMÇ için bir rölyef yapmasını istiyor. Acar da bu iş için bir fiyat teklifi veriyor. Teklifi yüksek bulanlar, bunun üzerine, rölyefte kullanılacak malzemelerin bir fiyat listesini Kuzgun Acar’dan istiyorlar. Kuzgun listeyi veriyor ve İMÇ müteahhitleri kendilerince bir hesap yapıp, malzeme listesindeki fiyatı ikiyle çarpıp Kuzgun Acar’a yapmakta olduğu rölyef için bu düşük bedeli ödüyorlar. (Meseleye otomobil tamircisi gibi yaklaşıyorlar) Yapılan ödeme Kuzgun’un istediği bedelin neredeyse 1/3’ü kadar… Kuzgun bu duruma çok sinirleniyor. Parayı aldıktan sonra, Kuzgun Acar, İMÇ için yaptığı “Kuşlar” adlı rölyefin boyutunu 1/3 oranında küçültüyor.”

*

Hamiş: Şubat ayı, Kuzgun Acar’ın doğum ve ölüm yıldönümüdür.

2. Hamiş: “Kuzgun Acar Kimdir?” diyenler http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuzgun_Acar veya http://www.kuzgunacar.com/yasami.htm ya da  http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/blog/?tag=kuzgun-acar adreslerine bakabilirler…

Ara
25
2009
0

Kuzgun’un Yeri (1972)

Kuzgun Acar’ın meyhanesinin, Sinamatek tarafından yayımlanan Filim Dergisi’ndeki reklam kupürüdür.

Kuzgun Acar, ekonomik açıdan bir destek sağlayabilmek amacıyla Galata Kulesi’nde “Kuzgun’un Yeri, Ceneviz Meyhanesi”nin işletmeciliğini üstlendi. Aynı yerde düzenlediği Galata Kulesi Sanat Galerisi’ni Tan Oral’ın karikatürleri, Gültekin Çizgen’in fotoğrafları ve Orhan Taylan’ın desenlerinden oluşan bir karma sergi ile açtı. Ancak bu girişimi uzun ömürlü olmayacak ve beklentilerini karşılamayacaktı. Meyhane kısa bir süre sonra Kuzgun Acar’ın dostlarını ağırladığı bir yer haline dönüşecekti.
Bige Berker’e yazdığı 12 Mayıs 1972 tarihli mektupta içinde bulunduğu durumu şöyle anlatıyordu: “Ben iki buçuk aydır 17.30-00.02 Galata kulesindeyim aralıksız. Sembolik bir zayıflama ile sabah kusmaları dışında her zamanki Kuzgun. Heykel yapmak istemiyor canım. Bir-iki kalem istek dışı, nötr olmaya vardım varmaksa. Belki yaşdönümü.”

Murat Ural
“Kuzgun Acar”, Milli Reasürans Sanat Galerisi Yayınları, 1997,  s.80

Kas
13
2009
0

“Türkiye” Rölyefi (Kuzgun Acar)

Kuzgun Acar’ın “Türkiye” rölyefinin genel görünüşüdür. Fotoğraf, Yusuf Taktak arşivindendir ve 1967’de çekilmiştir.

*

“Türkiye’nin ilk gökdeleni Emek İşhanı’nın cephesine 13 metre boyunda bugüne kadar memleketimizde yapılan rölyeflerin en büyüğü konulmaktadır. Altı ay geceli gündüzlü çetin bir çalışmanın biraz da maceralı geçen uzun devrenin sonunda ortaya çıkan bu yeni sanat eserinin Kuzgun Acar nezaretinde Kızılay’daki büyük işhanının alana bakan cephesindeki boş kısma monte edilmesine başlandı.”

Yeni Gazete, 31 Ocak 1967

*

Ayrıca bkz:  Kuzgun Acar’ın eseri hurda fiyatına satıldı! (1988).

Kas
06
2009
0

1967’den 1988’e Kuzgun Acar’ın Türkiye Rölyefi

Kuzgun Acar’ın bazı eserleri tartışmalara sebep olmuş ve sökülüp depolara kaldırılmıştır; Ankara’da Emek İş Hanı’nın ön girişine Anadolu’nun çoraklaşma sonucu kaybettiği toprakları ifade etmek üzere 1966’da yaptığı büyük boyutlu metal Türkiye rölyefi yerinden kaldırıldı, depolarda bekletildikten sonra hurda olarak satıldığı yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıktı. (Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuzgun_Acar)

Konuyla ilgili iki (1967,1988) gazete kupürü  aşağıda yer almaktadır:

***

***

Kuzgun Acar’ın diğer eserlerinden bazılarının başına da benzer şeyler geldi.

Metal-İş Gönen tesisleri için yaptığı heykel 1980 sonrasında sökülerek bir depoya kaldırıldı, 1997’de hatırlanarak depodan çıkarıldı ve yerine asıldı; 1975 Heykel Sempozyumu için 1940’lı yılların Antalya valisi Haşim İşcan anısına yaptığı dev el heykeli ise, bir süre sonra bir depoya kaldırılmış, uzun zaman sonra Antalya’nın girişinde bir kavşağa yerleştirildi. (…) Sanatçı, Marmara Adası’na konulması tasarlanan bir anıt hazırlamaya başladı (balıkçılarla ağ çeken bir Atatürk heykeli), ancak tamamlayamadı.Yarım kalan eserin nerde olduğu bilinmiyor. Acar, bir duvar rölyefi üzerinde çalışırken merdivenden düştü ve beyin kanamasını nedeniyle 4 Şubat 1976 günü 48 yaşında hayatını kaybetti. (Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuzgun_Acar)

Kas
06
2009
0

‘Afrikalı bir büyücü’, ‘İstanbullu bir beyefendi’ ve ‘geçen yüzyıldan kalma bir nihilist’ti.

Bana göre Kuzgun, aynı zamanda ‘Afrikalı bir büyücü’, ‘İstanbullu bir beyefendi’ ve ‘geçen yüzyıldan kalma bir nihilist’ti. Rue Mosieur Le Prince’te bir otelin çatı katında, taraçayı çevreleyen alçak duvarın üstünde bir yandan kafes tellerine inanılmaz formlar verirken öbür yandan gazocağının üstünde mineler yapışını unutmam imkansız. Demir, tel, çivi, mika, sac yani genellikle bir hurdacıda rastlayabileceğiniz o sayısız hırtı pırtı ile kendi evrenine bir biçim veriyordu. Kuzgun için, ister Melquiades deyin ister Afrikalı bir büyücü.

Onat Kutlar
Milliyet Sanat Dergisi, Aralık 1988, Sayı: 205


Ağu
20
2008
1

Marmara Adası ve Kuzgun Acar

(…)
Bayrampaşa Belediye Başkanı, Kuzgun’u Antalya’da Haşim İşcan anıtını yaparken tanımış ve bir sohbet sırasında kendi projelerinden söz ederek Atatürk anıtı düşüncesini açmıştı. Kuzgun, “bir iş bulduk!” diye atlamamış işin üzerine, incecik sormuştu Bayrampaşa Belediye Başkanı’na, “Ben kendi kafamın içindeki Atatürk’ü mü yapacağım, sizin kafanızın içindeki Atatürk’ü mü?” Sonra oturmuş anıtın maketini çıkarmış, başta Belediye Başkanı olmak üzere ortaya çıkan anıt maketine kimse, hiçbir Bayrampaşalı “Hayır” dememişti.
Marmara Adası Belediye Başkanı Ahmet Enön de Antalya Festival gazetesinden Kuzgun’u tanımış ve Kuzgun, bir hafta sonu soluk almak için Marmara Adasına gittiğinde  Kuzgun’a bir heykel için asılmış. Sonunda orada da Bayrampaşa Belediye Başkanı’na sorulan soru sorulmuş, cevap alınmış ve “Balıkçılarla balık ağları çeken” Atatürk anıtı maketi ortaya çıkmıştı.
Kuzgun coşkuyla sıvanmıştı bu anıtlara… Hatta Marmara Adası işini öylesine sevmişti ki “Bu anıt istediğim gibi çıkarsa, en çok bu anıtı özlerim” diyerek yaşamı Marmara Adası’nda kıyıya çekmeyi bile kurmuştu.
(…)

Tanju Cılızoğlu
Tiyatro Dergisi, sayı:32, 1976, s.21-22

Mar
03
2008
0

Sonradan…

“Kafkas Tebeşir Dairesi için 140 mask yaptım; 14 oyuncu değiştire değiştire 86’sını kullandı. Zor iştir maskı oyuncuya sevdirmek… Kolay mı, adama “yok ol, silin” diyorsun. Malzemeyi ön-plana çıkarıyorsun. Ancak, önce maskı istemeyen oyuncu, sonradan maskla korkunç bir şekilde bütünleşti. Öyle ki, açılış günü tiyatronun kapısına iki mask koymak istediğimizde, hiçbir oyuncunun elinden maskını alamadık.”

Kuzgun Acar

Oca
26
2008
0

Görsel İş: “Kuşlar”

KUŞLAR-Zafer Yalçınpınar

Kuzgun Acar’ın anısına, saygıyla…

Not: Görsel işin büyük biçemine http://zaferyal.kuzeyyildizi.com/kuslar.jpg adresinden bakabilirsiniz.

Powered by WordPress | Theme: Aeros 2.0 by TheBuckmaker.com